İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/90 E. 2024/940 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/90
- Karar No
- 2024/940
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/90 Esas
KARAR NO : 2024/940
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 27/01/2022
KARAR TARİHİ: 28/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile 01/11/2021 tarihinde, İzmir ili, Torbalı ilçesinde maliki ... ve kaza anındaki sürücüsü ... olan ... plakalı aracın çarpışması sonucunda yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkilinin ağır bir şekilde yaralandığını, ayaklarında kırıklar meydana geldiğini, birden fazla ameliyat geçirdiğini, sağ ayağında platin sol ayağında ise 4 adet demir bulunduğunu, sol omuz köprücük kemiğinin yalnış kaynadığını, müvekkilinin halen ayağının üzerine basamadığını, sol kolunu kullanamadığını, bir kişinin yardımı olmadan ihtiyaçlarını karşılayamadığını, müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklette ise ağır hasar mevcut meydana geldiğini, yaralamalı trafik kazası tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere kazaya davalı ...' nin tam ve asli kusuru ile sebebiyet verdiğini, müvekkilinin kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, söz konusu zararların tazmini için sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak müvekkilinin zararlarının karşılanmadığını beyanla fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla 100-TL araç için maddi hasarın ve 100,00-TL değer kaybının davalılar ... ve ... için kaza tarihinden, ...İ Sigorta A.Ş. için temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta yönünden teminat limitleri dahilinde olmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100-TL iş görememezlik tazminatının davalılar ... ve ... için kaza tarihinden, ...İ Sigorta A.Ş. için temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta yönünden teminat limitleri dahilinde olmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100-TL geçici iş görememezlik tazminatının davalılar ... ve ... için kaza tarihinden, ...İ Sigorta A.Ş. için temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta yönünden teminat limitleri dahilinde olmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100-TL bakıcı giderlerinin davalılar ... ve ... için kaza tarihinden, ...İ Sigorta A.Ş. için temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta yönünden teminat limitleri dahilinde olmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100-TL SGK'nın karşılamadığı tedavi giderlerinin davalılar ... ve ... için kaza tarihinden, ...İ Sigorta A.Ş. için temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta yönünden teminat limitleri dahilinde olmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100-TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100.000-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava değerinin belirlenmesi; Davacı vekili 18/10/2024 havale tarihli dilekçesi ile; 100-TL olarak talep edilen araç mahrumiyet bedelini 1.025,00-TL arttırarak 1.125,00-TL, 100-TL olarak talep edilen sürekli iş görememezlik tazminatını 661.736,09-TL arttırarak 661.836,09-TL, 100-TL olarak talep edilen geçici iş görememezlik tazminatını 86.227,23-TL arttırarak 86.327,23-TL, 100-TL olarak talep edilen bakıcı giderlerini 2.583,12-TL arttırarak 2.683,12-TL, 100-TL olarak talep edilen SGK'nın karşılamadığı tedavi giderlerini 8.539,59-TL arttırarak 8.639,59-TL olarak talep ettiklerini beyan etmiş, talebe ilişkin harç ikmal edilmiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 01.11.2021 tarihinde müvekkilinin Şehitler Mahallesindeki evinden, çalıştığı işyerinin aracı ile çıkmak istediği sırada aracının, evinin önündeki çamura saplandığını görmüş olup aracını çamurdan çıkartmak için biraz uğraştıktan sonra ... Yolu istikametine çıkmak üzere yolu kontrol ettiğini, müvekkilinin kendi şeridinden yola çıkmaya çalışırken davacının motosikleti ile yasal hız sınırını aşar hızlı bir vaziyette müvekkilin aracına sağ yandan hızlıca çarparak trafik kazasına sebebiyet verdiğini, davacının anayoldan ayrıldıktan sonra müvekkile çarpana kadar geldiği yolun uzun ve düz bir yol olup şeridinde olan müvekkili görmediği ve oldukça süratli bir şekilde seyrettiğinden yasal hız sınırını aşarak açıkça kural ihlali yaparak müvekkilin kullandığı araca çarptığını, davacının ok hızlı olduğunu gören tanıkların mevcut olduğunu, davacının kendi kusurunu örtbas ederek haksız bir şekilde tüm kusuru müvekkiline yüklediğini, trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet veren asıl kişinin davacı olup trafik kazası tespit tutanağının olayı tam yansıtır şekilde düzenlenmediğini, tanık anlatımları ile bilirkişi tarafından yapılacak olan inceleme, keşif neticesinde de davacının kusurlu olduğu ortaya çıkacağını, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas dairesine gönderilmesini talep ettiklerini, kaza sonrasında müvekkilinin davacı ile bizzat birebir ilgilendiğini, davacıya yardım ettiğini, davacının hastaneden taburcu olması sonrası müvekkilinin kendi ailesi ile davacıyı ziyarete gittiğini, davacının kendi ihtiyaçlarını bir kişinin yardımı olmadan sağlayamadığı iddia edilmişse de davacının tam teşekküllü bir hastaneye sevki sağlanarak işbu maluliyet oranının tespit edilmesi ve bu maluliyetinin günlük ihtiyaçlarını gerçekleştirmesine ne kadar yansıdığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının, kaza neticesinde büyük bir manevi çöküntü ve psikolojik bunalım içine girdiği iddia edilerek fahiş miktarda manevi tazminat talebinde bulunulduğunu, manevi tazminat miktarının fahiş ve sebepsiz zenginleşme niteliği taşıdığını, haksız kazanç elde etme peşinde olduğuna da dayanak oluşturtuğunu,, davacının kazanın meydana gelmesinde asli kusuru bulunmasına rağmen manevi tazminat talep etmiş olmasının da hukuka aykırı olduğunu, beyanla haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait aracın kaza tarihinde; diğer davalı ... tarafından izin ve rıza alınmaksızın kullanıldığından meydana gelen kazadan işleten sıfatıyla sorumlu tutulması mümkün olmadığından davanın müvekkil yönünden reddini, kazanın meydana gelişinde davacı yan asli kusurlu olup yapılacak keşif, bilirkişi incelemesi, dinlenecek tanık beyanları ve adli tıp kurumundan alınacak kusur raporu ile bu hususun tespit edileceğini, kazanın meydana geldiği yerin yerleşim yeri içinde bulunan, iki yönlü, eğimsiz, düz, açık ve görüş mesafesi yüksek olan, aydınlatmanın da bulunduğu bir yer olduğunu, kazanın meydana geldiği an itibariyle davacının seyir yönünden kazanın meydana geldiği yerin oldukça uzak mesafeden net bir şekilde görülebilmekte olduğunu, yerleşim yerleri içerisinde olan kaza mahallinde hız sınırının 50 km/s olup; davacı tarafından hız limitleri aşılarak motosiklet kullanıldığından müvekkilin aracını uzaktan görmesine rağmen yavaşlayamaması, hız yüksekliği sebebiyle manevra yapamaması ve yolun ortasından seyir halinde iken kendi şeridine geçip sağ alandaki şerit boşluğunu kullanamaması sebebiyle kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin meydana gelen kazada hiç bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, kaza tespit tutanağının sonunda her ne kadar davacı yanın kusursuz olarak değerlendirilmiş ise de Tutanağın 2/2. Sayfasında Sürücü Kural İhlali kısmında Davacının un KTK 52/1-b maddesini ihlal ettiği açıkça da belirtildiğini, müvekkiline ait... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş. tarafından zmms kapsamında sigortalanmış olup; zararı kabul anlamına gelmemekle birlikte dava dilekçesinde talep edilen tüm maddi tazminatlardan sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, davacı yan tarafından "ulaşımını taksi ile sağlamak zorunda kalındığı", "bakıcı giderlerinin doğduğu" iddia edilmiş ise de işbu iddiaların somut delillerle ispatlanması gerekmesine rağmen hiçbir makbuz fatura sunulmadığını, iş bu giderlerin yapıldığına ilişkin ispat yükünün davacıda olduğunu, davacıya sgk tarafından gerekli ödemelerin yapıldığını, dava dilekçesi ile talep edilen tazminatların kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsili talep edilmiş ise de müvekkile ihbar yükümlülüğü yerine getirilmediğinden muacceliyet doğmadığı dikkate alınarak davacı yanın faiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı yan tarafından davaya konu trafik kazası sebebiyle 100.000,00-TL manevi tazminat talep edilmiş ise de manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağı dikkate alınarak fahiş tazminat talebinin reddi gerektiğini beyanla öncelikle müvekkilin aracının rızası dışında diğer davalı ... tarafından işletildiği dikkate alınarak müvekkilin işleten sıfatı bulunmadığından davanın reddine; mahkemenin aksi kanaatte olunması halinde davacı yanın müvekkilin aracının bulunduğu şeride geçerek kazaya sebebiyet verdiği, hız limitlerine uymadığı, motosiklet sürücüsü olmasına binaen kullandığı aracın özelliklerini dikkate almayarak ve koruyucu ekipmansız (dizliksiz) araç sürerek kazadan doğan zararı artırdığı ve kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirkete başvuru üzerine ... no’lu hasar dosyası açıldığını, açılan hasar dosyası kapsamında, yapılan değerlendirmeler neticesinde tanzim edilen ekspertiz raporu doğrultusunda davacının aracının onarılmasının ekonomik olmayacağı dikkate alınarak aracın pert olarak değerlendirildiği ve davacı ile mutabık kalınması neticesinde aracın 31.000,00-TL tutarındaki rayiç değerinden, 13.950,00-TL tutarındaki sovtaj değeri düşülerek tespit edilen 17.050,00-TL nin ibraname tahtında, 21.12.2021 tarihinde davacıya ödendiğini, davacının imzalamış olduğu ibraname ile müvekkil şirketi kayıtsız şartsız şekilde ibra ettiğini ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu, bu nedenle rayiç değere itiraz edilemeyeceğini, müvekkil sigorta şirketine maluliyet ve diğer bedeni zararları için başvuru yapılmamış olması sebebiyle işbu davaya konu zarardan sorumluluğun doğmadığını, müvekkili şirketin işbu kazadan davanın ihbarı ile haberdar olduğunu, davacının müvekkil şirkete maluliyet raporu ile birlikte başvuruda bulunduğunun ispatı gerekeceğini aksi takdirde davanın müvekkil şirkete başvuru yapılmak üzere usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, bu nedenle kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, bu hususun Yargıtay içtihatlarıyla da sabit olduğunu, Adli Tıp Kurumundan kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, ayrıca maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi hususunun Adli Tıp Kurumu tarafından yerine getirilmesi gerektiğini, davacının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas dairesine sevkinin sağlanarak, kazadan sonra gördüğü tedavilere ilişkin, teşhis ve tedavi dosyalarının da ikmal edilmek suretiyle; muayenesinin yapılması ve dava konusu trafik kazasına bağlı yaralanması nedeni ile uğramış olduğu maluliyetin tespiti amacıyla Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine uygun olarak heyet raporu alınmasını talep ettiklerini, davaya konu geçici iş göremezlik zararı, bakıcı gideri zararı ve tedavi giderine ilişkin zararlar poliçe teminatı kapsamı dışında olup, sosyal güvenlik kurumu başkanlığının sorumluluğunda olduğunu, zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, davacının sürekli malul olup olmadığı adli tıp kurumu tarafından tespit edildikten ve alınan kusur raporunda sigortalıya kusur atfedilmesi üzerine yapılacak tazminat hesaplamasında esas alınacak unsurların, genel şartlar'da açıkça belirlenmiş olup, yapılacak hesaplamada genel şart hükümlerinin esas alınması gerektiğini, davacının söz konusu olaydan dolayı sosyal güvenlik kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti ile davacının resmi geliri çerçevesinde hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkil şirkete başvuru yapılmamış olması sebebiyle müvekkil şirket temerrüde düşmediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
1-Trafik Kazası Tespit Tutanağı
2-Davalı sigorta şirketi nezdindeki hasar dosyası
Davalı sigorta şirketi tarafından ...numaralı ZMMS sigorta poliçesi ile hasar dosyası kapsamı Mahkememize sunulmuş, hasar dosyası kapsamında alınan ekspertiz raporu kapsamında davacıya ait aracın 31.000,00-TL tutarındaki rayiç değerinden, 13.950,00-TL tutarındaki sovtaj değeri düşülerek tespit edilen 17.050,00-TL nin taraflar arasında akdedilen 10.12.2021 tarihli ibraname doğrultusunda davacıya 21.12.2021 tarihinde ödendiğinin bildirildiği, ödeme dekontunun ve ibranamenin ibraz edildiği anlaşılmıştır.
3-Ekspertiz Raporu
Davalı sigorta şirketi tarafından açılan ... nolu hasar dosyası kapsamında aldırılan 16/12/2021 tarihli ekspertiz raporunda özetle; "... plaka sayılı araçta iskontolu yedek parça ve işçilik olmak üzere KDV dahil 25.460,27-TL hasar meydana geldiği, aracın piyasa rayiç değerinin 31.000,00-TL, sovtaj değerinin ise 13.950,00-TL olduğu, araçta meydana gelen hasarın 17.050,00-TL olduğu tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
4- Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtları
Davacı tarafa ait olup, dava konusu tarihli trafik kazası sebebiyle hasarlandığı ve değer kaybı meydana geldiği belirtilen ... plakalı motosikletin dava konusu trafik kazasından önceye ilişkin hasar kaydının bulunup bulunmadığı hususunda Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılmış, celp edilen kayıtlardan aracın dava konusu trafik kazasından önce hasar kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır.
5-Türkiye Noterler Birliği kayıtları
Davacının, dava konusu kaza sebebiyle oluştuğunu iddia ettiği hasar bedeli ve değer kaybının tazminini talep ettiği ... (yeni ...) plakalı motosiklete ve davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı diğer davalıların maliki ve sürücüsü olduğu ... plaka sayılı araca ilişkin trafik tescil kayıtları celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
6-Hastane kayıt ve belgeleri
Davacıya ait tedavi kayıt ve belgeleri ile radyolojik görüntüleri içerir CD formatında evraklar Torbalı Devlet Hastanesinden celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
7- SGK Kayıtları
Davaya konu 01.11.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacıya bir ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise buna ilişkin belgelerin ibrazı hususunda SGK İzmir İl Müdürlüğüne müzekkere yazılmış, İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 15/03/2022 tarihli cevabi yazısında davacının kaza nedeniyle 01.11.2021 ile 06.01.2022 ve 07.01.2022 ile 05.02.2022 tarihleri aralığında hastalık (trafik kazası) vaka türünden rapor kullandığının tespit edildiğinin bildirildiği, rapor dökümleri ve ödeme bilgilerinin ibraz edildiği, ödeme belgelerinin incelesinde; davacıya geçici iş göremezlik ödemesi olarak toplam 16.820,64 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
8-Sosyal ve Ekonomik Durum Araştırması
Davacı ... ile davalılar ... ve ...'ın mali ve sosyal durumlarının araştırılması için Torbalı İlçe Emniyet Müdürlüğü müzekkere yazılmış, Torbalı İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından tanzim edilen tutanaklar dosyamız arasına alınmıştır.
9-Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/10700 Sr. sayılı dosyası
UYAP üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınan dosyanın incelemesinde; ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile evin bahçesinden kontrolsüz olarak yola çıkıp ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen kazada müşteki ...' un BTM ile giderilemeyecek ve hayati fonksiyonlara 5. derecede etki eden kemik kırığına sebep olacak şekilde yaralanması şeklinde 01/11/2021 tarihinde meydana gelen taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçuna ilişkin yürütülen soruşturma olduğu,
Yürütülen soruşturma kapsamında savcılık tarafından kusura ilişkin adli trafik bilirkişisinden aldırılan 28/06/2022 tarihli raporda; ... plakalı kamyonet sürücüsü ...' nin 2918 s.KTKnun Madde 57" a) Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar." "b) Trafik zabıtası veya trafik işaret levhası veya ışıklı trafik işaret cihazları bulunmayan kavşaklarda; biz iz veya mülkten çıkan sürücüler, karayoldan gelen araçlara geçiş hakkını vermek zorundadırtlar". Madde 53 a) "sağa ve sola dönecek olan sürücüler sağa dönüşlerde dair bir kavisle dönmeye, dönülen karayoluna gidiş şeridine veya gidişine ayrılmış en sağ şeridine girmeye zorundadırlar " Madde 84 "f) doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma, h)kavşaklarda geçiş önceliğine uymama hallerinde asli kusurlu sayılırlar" hükümlerini ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda tek başına ETKEN olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...' un Karayolları Trafik Kanununu ihlal eden bir davranışının bulunmadığı tespitlerinin yapıldığı anlaşılmış,
Savcılıkça yapılan soruşturma neticesinde; 24/05/2023 tarih 2023/1933 nolu iddianame ile Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında kamu davasının açıldığı, davanın derdest olduğu anlaşılmıştır.
10-Tanık beyanları
Mahkememiz 07/07/2022 tarihli celsesinde dinlenen davalı tanıkları;
...; "olay günü ben oğlumun Şehitler Mahallesi 1.Küme evleri No:16 daki evinin bahçesinde eşim ve oğlumla birlikte oturuyordum. Bahçe direk yola açılmaktadır. Yol tamamen bahçeden görülmektedir. Oğlumun komşusu olan ... nin kamyoneti ile evinin önünden hareket etmeye çalıştığını gördüm ancak ön arka tekerleği patinaj yaptığı için çıkamadı. Arabanın önü 1 metre kadar yola çıkmış durumdaydı. O sırada çok hızlı bir şekilde bir motosikletin gelip kamyonetin tamponuna çarptığını sonra çöp konteynırına vurduğunu sonra da motorun havada uçtuğunu ve beton direklere çarptığını gördüm. En son çam ağacına çarparak durdu. Hemen ben motosikletli şahsın yanına koştum iyi misin diye sordum bilinci yerindeydi hemen 112 yi aradım. Bu kazanın oluşumunda motosikletli şahsın kusurlu olduğunu düşünüyorum çünkü tali bir yolda yaklaşık 100km hızın üzerinde bir hızla seyrediyordu. Hiç fren izi yoktu. Benim çocuklarımda motorları vardır. O yüzden davacının kullandığı motosikleti de çok iyi biliyorum. Kaza olduğunda 250 metre kadar görüş mesafesi vardı motosikletin aracı görmemesi mümkün değildi. Kamyonda motosikleti görebilecek açık alandaydı ancak motosiklet o kadar hızlıydı ki kamyonet şoförünün ikinci dönüşünde zaten motosiklet çarpmıştı. Kamyonetin patinaj yapmasının yol kenarındaki çamurdu çünkü önceki günlerde yağmur yağmıştı ancak yol ıslak değil kuruydu. Kamyonet yola doğru çıktığı için önünde kurtarabileceği bir alan yoktu. Motosikletin dikkatli geçmesi gerekiyordu. Benim bilgim görgüm bundan ibarettir ", beyanında,
... Kanlı; " davalı ... benim karşı komşum olur. Evlerimiz arasında yol vardır. Olay günü ben bahçedeki telin üzerinden çöp konteynırına çöp attım. Davalı ... de kamyonetiyle evinin önünden çıkmaya çalışıyordu. Önceki gün yağmur yağdığından yolun kenarında çamur vardı. Çamura saplandığı için önce patinaj yaptı. Ben çöpü döküp döndüğüm anda bir motosikletin hızlı bir şekilde gelerek kamyonete vurduğunu ve havada takla attığını gördüm. Ben kendimde motosiklet kullanan biriyim. Motosikletli şahsın hızı 100 km nin üzerindeydi tali yoldan çok hızlı bir şekilde çıktı. Babam hemen motosikletlinin yanına gidip durumuna baktı ambulansa haber verdi. Motosikletlinin kafasında kask vardı halen duruyordu. Benim bilgim görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
11-Kusur raporları
i)ATK Trafik İhtisas Dairesi Raporu
Mahkememizce Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan 29/11/2022 tarihli raporda özetle;
Davacı sürücü ... yönetimindeki motosiklet ile yola gereken dikkatini verip yolun sağ tarafından müteyakkız bir şekilde seyretmediği, yolu ortalayarak seyredip sol tarafından çıkan araca karşı zamanında etkin tedbir almadığı kazada %25 oranında tali kusurlu olduğu,
Davalı sürücü ... yönetimindeki kamyoneti ile mülkten çıkarken gerekli ve yeterli kontrollerini yaparak tedbirli bir şekilde şeridi içerisinde kalacak şekilde yola katılması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip karşı seyir şeridine geçerek şerit ihlali yaparak dönüş yapıp kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde araç kullanması nedeniyle meydana gelen kazada %75 oranında asli kusurlu olduğu,
Davaya konu 17.446 km'de 2017 model ... plaka sayılı... tipi motosiklette meydana gelen hasarların durum ve miktarı ekspertiz raporunda belirtilmiş olup, yapılan değerlendirmeler sonucunda, davaya konu araçta meydana gelen toplam hasar miktarının 25.460,27-TL (KDV Dahil) olduğu, aracın ikince el piyasa değerinin 31.000-TL olduğu, aracın tamirinin ekonomik olmayacağı, aracın hasarlı haldeki değerinin 13.950-TL olduğu bu durumda meydana gelen zararın; 31.000,00-TL- 13.950,00-TL= 17.050,00-TL olduğu, kaza sonrası oluşan hasar kalemlerine, oluş şekline ve alınan darbelere uygun olduğu aracın tamirinin ekonomik olmaması nedeniyle araçta değer kaybı meydana gelmeyeceği,
Aracını tamirinin ekonomik olmaması nedeniyle muadil bir aracın temin edilmesi için makul sürenin 5 günün yeterli olduğu bu süre zarfında meydana gelebilecek araç mahrumiyet bedelinin 5X150,00-TL =750,00-TL olduğu kanaatine varıldığı, rapor edilmiştir.
Taraf vekillerinin beyan ve itirazları doğrultusunda Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan 13/06/2023 tarihli ek raporda özetle; kök raporda yapılan tespitlerin yinelendiği anlaşılmıştır.
ii)İTÜ Heyet Raporu
Mahkememizce, dava konusu 01/11/2021 tarihli kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı ile Mahkememizce Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan rapor arasında çelişki meydana geldiğinden, kaza tespit tutanağı, dosyamız içerisinde bulunan Torbalı CBS'nin 2021/10700 soruşturma sayılı dosyası ile Ankara ATK'dan alınan rapor değerlendirilmek suretiyle, çelişkileri gideren ve meydana gelen trafik kazasında tarafların kusuru durumlarını tespit eden, davacının hasar bedeli- değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı yönünden, davacıya ait aracın kaza tarihi itibariyle rayiç bedelinin ve aracın tamir bedelinin ne kadar olduğunun belirlenmesi, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının, aracın pert-total işlemi gerektirip gerektirmediğinin değerlendirilmesi, araç pert-total gerektiriyor ise (aracın hurdasının davacıda olduğu gözetilerek) aracın kaza tarihindeki ikinci el piyasa rayiç değerinden sovtaj bedeli mahsup edilerek gerçek zarar miktarının belirlenmesi, şayet onarımı mümkün ise onarım bedelinin belirlenmesi, davacının maliki olduğu araçta davaya konu kaza neticesinde herhangi bir değer kaybı meydana gelip gelmediğinin, geldi ise meydana gelen değer kaybı miktarının objektif değer esas alınarak, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre ve KTK 90'ıncı madde 1-a uyarınca piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak hesaplanmasına, davacının araç mahrumiyet (ikame araç) bedeli istemi yönünden, davaya konu kaza sebebiyle hasarlandığı belirtilen davacı aracında meydana gelen hasarın giderilmesi (aracın tam hasara uğradığının kabul edilmesi halinde davacı aracı ile aynı nitelikteki bir aracın yeniden satın alınması) için gerekli olan makul sürenin ne olduğunun belirlenip, bu süre için araç mahrumiyet zararının hesaplanması hususlarında İTÜ'de görevli 3 kişiden oluşan Makine Mühendisi bilirkişi heyetinden aldırılan 06/02/2024 havale tarihli raporda özetle;
Karayolları Trafik Kanununun kavşaklarda geçiş ile ilgili Kurallar ile ilgili 57.maddesinde; a) Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaklardaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların öne geçmesine imkan vermek zorundadırlar." , b) Trafik zabıtası veya trafik işaret levhası veya ışıklı trafik cihazları bulunmayan kavşaklarda; 7. Bir iz veya mülkten çıkan sürücüler, karayolundan gelen araçlara, İlk geçiş hakkını vermek zorunda olduklarının belirtildiği, davalı sürücü ...'nin belirtilen kurallara uymadan seyrini sürdürüp anayolu dikkatlice kontrol etmeden seradan anayola çıktığından, kazanın meydana gelmesinde %75 oranında asli kusurlu görüldüğü,
Karayolları Trafik Kanununun 52.maddesinde sürücülerin ;a)"kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak",, b) "hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik, durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak", zorunda olduklarının belirtildiği, davacı motosiklet sürücüsü ... yönetimindeki motosiklet ile hızını yol şartlarına göre ayarlamadığından olayda %25 oranında tali kusurlu görüldüğü,
Yapılan değerlendirmeler sonucunda, davaya konu araçta meydana gelen toplam hasar miktarının 25.460,27-TL (KDV Dahil) olduğu, aracın ikince el piyasa değerinin 31.000-TL olduğu, aracın tamirinin ekonomik olmayacağı, aracın hasarlı haldeki değerinin 13.950- TL olduğu bu durumda meydana gelen zararın; 31.000,00. -TL- 13.950,00.-TL= 17.050.00.TL olduğu, kaza sonrası oluşan hasar kalemlerine, oluş şekline ve alınan darbelere uygun olduğu aracın tamirinin ekonomik olmaması nedeniyle araçta değer kaybı meydana gelmeyeceği,
İtirazların incelenmesinde; olay tarihinde 1 USD= 9,56 TL, güncel USD 30,30 TL olduğu ve dolar kurunun 30,3 / 9,56 = 3,17 kat artmış olduğu dikkate alınarak, dava konusu motosikletin güncel değerinin (tablodaki benzer araçların için yapılan satış fiyat teklifleri değerlendirilerek) 90.000-TL olduğu, böylece olay tarihinde söz konusu motosikletin değerinin: 90.000 / 3,17 = 28.391-TL mertebesinde olacağı, bu nedenle araç değeri olarak kabul edilen 31.000-TL nın heyetçe uygun olduğu kanaatine varıldığı, tespit edilen onarım masrafı ile aracın onarımı ekonomik görülmediği, hurda olarak kabulünün uygun görüldüğü, buna göre araçta meydana gelen hasar rayiç bedeli 31.000,00-TL de kadri maruf sovtaj bedeli 13.950,00 TL nin çıkarılması sonucu 31.000,00 - 13.950,00 = 17.050,00-TL olarak değerlendirildiği ve ATK raporuna iştirak edildiği,
Aracın hurdaya ayrılması nedeni ile yenisinin temin edilmesi için geçen makul sürenin Adli Tıp Kurumu raporunda belirtilen 5 günden fazla olacağı, zira yapılacak resmi işler sonrasında aracın araştırılması için geçecek süre de dikkate alındığında makul sürenin 10 gün olacağı kanaatine varıldığı, buna göre; davacının günlük araç mahrumiyet zararının 150,00x 10 = 1.500,00-TL olduğunun tespit edildiği, davalı araç maliki ve sürücünün bu tutarın % 75 i olan 1.125,00-TL'sinden sorumlu olduğu, rapor edilmiştir.
12-Maluliyet Oranı Tespitine İlişkin Sağlık Kurulu Raporu:
Mahkememizce, davacı Ege Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına sevk edilerek; Erişkinler İçin Engellilik değerlendirilmesi hakkında yönetmelik hükümleri kapsamında geçici ve kalıcı maluliyet oranının tespiti ile bakıcı ihtiyacı olup olmadığı, var ise süresi hususlarında rapor tanzimi istenilmiş, Ege Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca tanzim edilen 06/07/2022 tarih ve 22/12/2022 tarihli sağlık kurulu raporlarında; davacının davaya konu 01.11.2022 tarihli trafik kazasında meydana gelen kemik kırıklarının tıbben kabul edilmiş ortalama iyileşme süresi henüz tamamlanmadan muayeneye olay tarihinden yaklaşık 8 ay sonra gönderildiği görüldüğünden, davacının olay tarihinden en az 1 (bir) yıl sonra Anabilim Dalına gönderilmesi ile yapılacak muayenesi sonrası istenen hususlardaki raporun düzenlenmesinin daha uygun olacağının ve davacının takip ve tedavisi henüz tamamlanmadığından tamamlandıktan sonra müracaatı halinde istenen hususlarda rapor düzenlenmesinin daha uygun olacağı mütalaasına varıldığı, belirtilmiştir.
Mahkememizce, Sağlık kurul raporlarında beklenmesi belirtilen iyileşme süresi ile takip ve tedavi tamamlanma süresi sonrası davacı yeniden Ege Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına sevk edilerek; Erişkinler İçin Engellilik değerlendirilmesi hakkında yönetmelik hükümleri kapsamında geçici ve kalıcı maluliyet oranının tespiti ile bakıcı ihtiyacı olup olmadığı, var ise süresi hususlarında rapor tanzimi istenilmiş, Ege Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca tanzim edilen 19/10/2023 tarihli sağlık kurulu raporunda; Davacının 01.11.2021 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan engellilik oranı, olay tarihinde yürürlükte olan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” dikkate alınarak değerlendirildiğinde;
Davacıda birden fazla arıza olması nedeniyle Balthazard Formülü uygulandığında kişinin engellilik oranının %5,9 olarak bulunduğu, tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 18 ay olarak kabulünün uygun olacağı, ancak varsa kesin iyileşme süresinin kişinin takip ve tedavisini yapan hekimler tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceği, davacının yaralanma nedeniyle sürekli bakıma muhtaç olmadığı, geçici olarak bakıcıya muhtaç olunan süre ile ilgili olarak yönetmelikte bir değerlendirme olmamakla birlikte olaya bağlı yaralanmaları nedeniyle yardıma ihtiyaç duyacağı sürenin 1 (bir) ay olarak kabulünün uygun olacağı mütalaasına varıldığı, rapor edilmiştir.
13-Aktüer Bilirkişi Raporu;
Mahkememizce, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararı ile bakıcı ve tedavi giderinin TRH 2010 tablosu ve progresif rant yöntemi uyarınca hesaplanması hususlarında aktüerya bilirkişisinden aldırılan 17/09/2024 havale tarihli raporda özetle;
TRH-2010 tablosu ile %10 artırım ve iskonto uygulanmak suretiyle progresif rant sistemi esas alınarak, dosya kapsamındaki kusur oranları, yapılan ödemeler ve tüm veriler göz önüne alınarak yapılan incelemeler neticesinde; 01.11.2021 tarihinde yaralanan davacının geçici iş göremezlikten kaynaklı bakiye maddi tazminat alacağının 86.327,23 TL olduğu, sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağı 882.448,13 TL olup, olaydaki kusurunun (%25) indirilmesi sonrası bakiye alacağının 661.836,09 TL olduğu, bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 3.577,50 TL olup, olaydaki kusurunun indirilmesi sonrası bakiye alacağının 2.683,12 TL olduğu, SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi gideri 2.211,96 TL olup, olaydaki kusurunun indirilmesi sonrası bakiye alacağının 1.658,97 TL olduğu, İleriye dönük muhtemel tedavi giderinin 5.500,00 TL olup, olaydaki kusurunun indirilmesi sonrası bakiye alacağının 4.125,00 TL olduğu, FTR uygulamasından kaynaklı tedavi gideri 2.407,50 TL olup, olaydaki kusurunun indirilmesi sonrası bakiye alacağının 1.805,62 TL olduğu, tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım gideri 1.400,00 TL olup, olaydaki kusurunun indirilmesi sonrası bakiye alacağının 1.050,00 TL olduğu, davacının toplam maddi tazminat alacağının 759.486,03 TL'ye tekabül ettiği, davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava açılmadan önce başvuru şartının yerine getirilmediği iddiası yönünden:
KTK'nın 97.maddesi "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." şeklindedir. Davacının bu kapsamda dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvurduğu, madde metninde başvuru sırasında hangi belgelerin sunulacağına ilişkin bir hükmün bulunmadığı sabit olduğundan davalı sigorta şirketi vekilinin gerekli belgelerle başvurulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin itirazlarına itibar edilememiştir. (Emsal olarak; Yargıtay 4. ...'nin 25/10/2021 tarih ... E. ...K. Sayılı kararı )
Davanın esası yönünden:
Mahkememizce yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, 6098 sayılı TBK md. 54 gereğince bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat (geçici-sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ile tedavi gideri) ve TBK md. 56 gereğince manevi tazminat ile trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluştuğu iddia edilen bakiye hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının sevk ve idaresinde olan ... plaka sayılı araç ile sürücüsü davalı ..., malikinin ..., ZMMS sigortacısı davalı ...İ Sigorta olan, ... plaka sayılı araçlar arasında 01.11.2021 tarihinde meydana gelen kazada kusur oranı, davacının aracında hasar ve değer kaybı olup olmadığı, var ise miktarı, davacının araç mahrumiyet bedeli talep edip edemeyeceği, edebilecek ise miktarı, davacının kaza nedeni ile geçici ve kalıcı maluliyetinin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı, geçici ve kalıcı maluliyet tazminatı talep edip edemeyeceği, edebilecek ise miktarı, davacının bakıcı gideri ve SGK dışında kalan tedavi gideri olup olmadığı, var ise miktarı, davacının manevi zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise manevi tazminat miktarı, davalıların kendilerinden talep edilen tazminatlardan sorumlu olup olmadıkları noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder." şeklinde ifade edilmiştir.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54'te özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda, tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davaya konu kazanın, 01/11/2021 günü saat 18:20 sıralarında davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikleti ile 1.küme evleri Caddesi üzerinde Aslanlar mahallesi yönünden Şehitler mahallesi yönüne seyir halinde iken yolun sol tarafında bulunan seradan çıkarak dönüş yapan davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonetin sağ ön kısımlarıyla davacıya çarpması neticesinde meydana geldiği,
Kazanın oluşumunda, ... plakalı araç sürücüsü olan davalı ...' nin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun kavşaklarda geçiş ile ilgili kurallar ile ilgili 57.maddesinde; a) Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaklardaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların öne geçmesine imkan vermek zorundadırlar." , b) Trafik zabıtası veya trafik işaret levhası veya ışıklı trafik cihazları bulunmayan kavşaklarda bir iz veya mülkten çıkan sürücüler, karayolundan gelen araçlara, İlk geçiş hakkını vermek zorundadırlar" hükümlerini ihlali ile belirtilen kurallara uymadan seyrini sürdürüp anayolu dikkatlice kontrol etmeden seradan anayola çıktığı anlaşıldığından %75 oranında asli kusurlu olduğu,
Davacının, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52.maddesinde belirtilen sürücülerin a)"kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak", b) "hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik, durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar", hükümlerini ihlali ile belirtilen kurallara uymadan sevk ve idaresindeki motosiklet ile hızını yol şartlarına göre ayarlamadığından %25 oranında tali kusurlu olduğu, aldırılan Adli Tıp Kurumu raporu ve İTÜ bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda Mahkememizce değerlendirilmiştir.
Kazanın oluşumunda %75 oranında asli kusurlu olan ... plakalı aracın kaza tarihini de kapsayan süreçte davalı sigorta şirketi nezdinde geçerli bir ZMMS poliçesinin bulunduğu, davalı ...'ın aracın işleteni, diğer davalı ...'nin aracın kaza anındaki sürücüsü olduğu anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında kusur raporu aldırıldıktan sonra, davacının yaralanması sebebiyle sürekli iş göremezlik oranının, geçici iş göremezlik süresinin ve bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığının belirlenmesi yönünden rapor alındıktan sonra konusunda uzman bilirkişiye maddi tazminat hesabı yaptırılmıştır.
Maddi Tazminat Talebi Yönünden;
i)Araçtaki Maddi Hasara İlişkin
Yukarıdaki izah şeklinde meydana geldiği anlaşılan trafik kazasında, kazaya %25 oranında tali kusuru bulunan davacıya ait ... plakalı motosikletin hasar gördüğü, olayda ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'nin kazanın oluşumunda %75 oranında asli kusurlu olduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli Adli Tıp Kurumu ve İTÜ bilirkişi heyet raporu doğrultusunda, davaya konu ... plaka sayılı motosiklette yedek parça ve işçilik olmak üzere KDV dahil 25.460,27-TL hasar meydana geldiği, davaya konu ... plakalı motosikletin yapılan piyasa araştırmaları neticesinde kaza tarihinde 2.el piyasa rayiç değerinin 31.000,00-TL, sovtaj değerinin ise 13.950,00-TL olarak belirlendiği, buna göre Yargıtay kararları doğrultusunda olay sonrası oluşan hasar miktarının, araç rayicinin %50'sini aşması nedeniyle tamirinin ekonomik olmadığı, aracın mevcut hali ile pert-total işlemine tabii tutulması gerektiği, bu surette aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değerinden (31.000,00-TL) aracın sovtaj değeri (13.950,00-TL) mahsup edildiğinde davacının gerçek zararının 17.050,00-TL olduğunun ve kaza sonrası oluşan hasar kalemlerine, oluş şekline ve alınan darbelere uygun olduğu aracın tamirinin ekonomik olmaması nedeniyle araçta değer kaybı meydana gelmeyeceğin, aracın hurdaya ayrılması nedeni ile yenisinin temin edilmesi için geçen makul sürenin 10 gün olacağının ve aracın onarım süresince yerine ikame edilecek araç bedelinin günlük 150,00-TL olduğunun, bu surette davacının araç yoksunluk zararının 1.500,00-TL olacağının tespit edildiği,
Tüm bu tespitler doğrultusunda; davalı sigorta şirketi tarafından dava tarihinden önce 10.12.2021 tarihli ibraname doğrultusunda davacıya 21.12.2021 tarihinde 17.050,00-TL hasar ödemesi yapılmış olduğu, yapılan bu ödemenin esasen davacının haksız fiil tarihi itibariyle meydana gelen hasar bedeline ilişkin zararını karşıladığı anlaşılmakla, davacının meydana gelen gerçek zararı dava tarihinden önce yapılan ödeme ile giderildiğinden, bakiye hasar bedeli zararının bulunmadığı kanaatiyle sübut bulmayan talebe ilişkin davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının değer kaybı tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede, Yargıtay içtihatları doğrultusunda pert-total olan ve sovtaj bedeli tespit edilen araçta piyasa değeri göz önüne alınarak zarar hesaplandığından, araç sahibinin bir zararı oluşmayacağı, bu surette Mahkememizce aldırılan Adli Tıp Kurumu ve bilirkişi heyet raporu doğrultusunda davacının aracının kaza tarihindeki piyasa rayiç değerinin 31.000,00-TL seviyelerinde olabileceği, davacının aracında kaza sebebiyle meydana gelen hasar bedeli olan 25.460,27-TL gözetildiğinde, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi" başlıklı B.2'nci maddesinin "...2.3. Onarım masraflarının zarar gören aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile aracın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tespit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır." şeklindeki düzenlemesi uyarınca araca pert- total işleminin yapılması gerektiği, bu sebeple değer kaybı oluşmayacağından değer kaybı tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacının ikame araç bedelinin tazmini talebi yönünden, mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporunda tespit edildiği üzere, davacı aracında meydana gelen hasarın tamiri için gerekli makul sürenin 10 gün olduğu ve aracın onarım süresince yerine ikame edilecek araç bedelinin günlük 150,00-TL olduğu, bu surette davacının meydana gelen kazada %25 kusur oranı göz önüne alındığında davacının araç yoksunluk zararının 1.125,00-TL olacağı anlaşıldığından meydana gelen trafik kazası sonucunda oluşan bu zarardan işleten ile araç sürücüsü olarak müteselsilen davalıların sorumlu olacağı değerlendirilmiştir.
ii)Davacının Bedensel Zararına İlişkin
Dosya kapsamında kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler için Engellilik Değerlendirme Yönetmeliği hükümlerine göre, davacının maluliyet oranı ve geçici iş göremezlik süresinin tespiti hususunda Ege Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından aldırılan raporda davacının 01.11.2021 tarihli trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle oluşan engellilik oranının %5,9 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 18 ay olacağı, yaralanmaları nedeniyle 1 ay süre ile geçici olarak bakıma ihtiyaç duyacağı tespitine yer verilmiş, alınan rapor hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğundan Mahkememizce rapora itibar edilmiştir.
Oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Erişkinler için Engellilik Değerlendirme Yönetmeliği" hükümlerine uygun olarak düzenlenen Ege Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan rapordaki tespitlere dayalı olarak TRH 2010 tablosu esas alınarak progresif rant yöntemine göre yapılan tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasının yerinde olacağı kanaatine varılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması sebebiyle bedensel zararlarının tazminine karşılık davalı ... Sigorta A.Ş.'nin teminat limiti üzerinden sorumluluğu bulunduğu anlaşıldığından davanın artırılan miktar üzerinden kabulüne karar verilerek 86.327,23-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 661.836,09-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.683,12-TL bakıcı gideri ile 8.639,59-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 759.486,03-TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olarak takdir edilen 21/12/2021 (kısmi ödeme) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalılar ... ile ... yönünden kaza tarihi olan 01/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
iii)Tedavi gideri ve bakıcı gideri talepleri yönünden;
Yargıtay 17. ...'nin ...E. ... K. Sayılı kararında; "2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'un 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ve geçici 1. maddesi ile, sigorta şirketleri ve sigorta şirketinin sorumluluğunu üstlendiği araç işleteni ve sürücüsünün belgeli tedavi giderleri yönünden sorumluluğu son bulmuştur. Sosyal Güvenlik Kurumu, 6111 sayılı Kanun ile değiştirilen 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesi kapsamında tüm tedavi giderlerinden değil, ancak sözkonusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeye dayanmayan tedavi giderlerleri, 6111 sayılı Kanun kapsamında değildir. Belgeli olmayan tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmayıp, sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmektedir." şeklinde belirtildiği üzere davalının, davacı tarafın belgesiz tedavi giderlerinden sorumlu oldukları, davacının geçici bakıcı gideri zararının da Yargıtay 4 ...'nin yerleşik uygulamaları gereği tedavi giderleri teminatında yer aldığı değerlendirilmiştir. Bu surette davacının 2.683,12-TL bakıcı gideri zararı ile 8.639,59-TL tedavi gideri zararının davalılardan müteselsilen tazminine karar verilmiştir.
Davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden sakatlanma ve ölüm teminatı kapsamında teminat limitinin 430.000,00-TL, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi ve bakıcı giderinden ise sağlık teminatı olan 430.000,00-TL olduğu anlaşıldığından davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe teminat limitleri ile sınırlı olması kaydıyla karar verilmiştir.
iv)Müterafık kusur yönünden yapılan değerlendirmede;
Davacının kask takmamasının kazanın oluşumuna değil, zararın artmasına yol açan bir etmen olması nedeniyle, bu husus bir takdiri indirim sebebi ise de, salt kask takılmamasının tek başına indirim yapılmasına imkân vermeyip, kask takmama eylemi ile zarar arasında illiyet bağının bulunması da gereklidir. Somut olayda kaza tespit tutanağında bulunan mevcut tabloda kask “takılı değil” yerine “tespit edilemedi” olarak işaretlemenin yapılmış olduğu, bu tespitin aksinin davalı tarafça ispat edilemediği ve davacının kaza sırasında kask takmadığını kanıtlayan bir somut delil bulunmadığı anlaşılmakla müterafık kusur indirimi yapılmamıştır. Yine davacının kaza sebebiyle yaralanma bölgeleri (bacak kırığı, köprücük kemiği kırığı) gözetildiğinde koruyucu tertibat (kask- dizlik) kullanmamasının meydana gelen kazada yaralanan davacının zararını artırıcı bir etken olmadığı da değerlendirilerek müterafık kusur indirimi yapılmamıştır.
v)Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderleri zararının poliçe teminatı kapsamında olmadığı savunması yönünden yapılan değerlendirmede;
TBK'nın 54.maddesi ile KTK'nın 98.maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilememiştir. (Bu yönde emsal olarak bkz. Yargıtay 4. ...’nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 4. ...’nin... Esas ve ...Karar sayılı ilamı)
Manevi Tazminat Talebi Yönünden;
Türk Borçlar Kanunu'nun 56/II. maddesi uyarınca Hakim, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir. Buna göre haksız fiil sonucu ölüm halinde ölenin yakınlarına hakimin adalete uygun, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek, zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesini sağlayacak oranda, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar manevi tazminata hükmetmelidir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, meydana gelen trafik kazasında davalı araç sürücüsünün meydana gelen trafik kazasındaki kusur oranı, davacının ve davalıların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli ile kaza neticesinde davacıdan meydana gelen kalıcı iş göremezlik oranı ile geçici iş göremezlik süresi gözetilerek davacı lehine 100.000,00-TL manevi tazminata hükmetmenin hak ve nesafet kurallarına uygun olduğu değerlendirilerek manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Maddi hata tashihi: Her ne kadar mahkememizce 28/11/2024 tarihinde açıklanan kısa kararda manevi tazminat davası yönünden verilen hükümde davalı gerçek kişi ismi maddi hata sonucu ... olarak yazılmış ise de, HMK md. 304 hükmü gereği hükümdeki yazı ve diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen düzeltilebileceğinden gerekçeli kararda davalıların isimleri ... ve ... olarak düzeltilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
A)Maddi tazminat davası yönünden davanın KISMEN KABULÜNE,
1- 86.327,23-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 661.836,09-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.683,12-TL bakıcı gideri ile 8.639,59-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 759.486,03-TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olarak takdir edilen 21/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalılar ... ile ... yönünden kaza tarihi olan 01/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... Sigorta A.Ş. sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden sakatlanma ve ölüm teminatı kapsamında 430.000,00-TL limit ile, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi ve bakıcı giderinden ise sağlık gideri teminatı olan 430.000,00-TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydı ile),
2- Davacının hasar bedeli, değer kaybına ilişkin maddi tazminat taleplerinin REDDİNE,
3- 1.125,00-TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 01/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
B) Manevi tazminat davası yönünden davanın KABULÜNE, 100.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Maddi Tazminat yönünden;
4-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 51.957,33-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2,39-TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 2.597,00-TL nin mahsubu ile bakiye 49.357,94-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (davalı ... Sigorta A.Ş. 34.240,51-TL'sinden müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla),
5-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince İzmir Arabuluculuk Bürosunun 2021/7466 başvuru nolu dosyası ile taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin yargılama gideri olarak davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 2,39-TL peşin harç ve 2.597,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.599,39-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... Sigorta A.Ş. 1.803,24-TL'sinden müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla),
7-Davacının maddi tazminat davası yönünden yaptığı ve karşıladığı toplam 6.792,35-TL(başvurma harcı+posta+ tebligat+ ATK rapor ücreti+ bilirkişi ücreti+Sağlık Kurul raporu ödemeleri) yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 6.790,56-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, (davalı ... Sigorta A.Ş. 4.710,73-TL'sinden müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla),
8-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince davanın kabul edilen bölümü üzerinden hesap edilen 118.091,65-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... Sigorta A.Ş. 83.147,49-TL'sinden müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla),
9-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden AAÜT gereğince davanın red edilen bölümü üzerinden hesap edilen 200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Manevi tazminat yönünden ;
10-Alınması gereken 6.831,00-TL harçtan peşin alınan 341,56-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6.489,44-TL harcın davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
11-Davacı tarafından yatırılan 40,35-TL başvuru harcı ve 341,56-TL peşin harç olmak üzere 381,91-TL den oluşan yargılama giderinin davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
12-Davacının manevi tazminat davası yönünden yaptığı ve karşıladığı toplam 6.752,00-TL (başvurma harcı+posta+ tebligat+ ATK rapor ücreti+ bilirkişi ücreti+Sağlık Kurul raporu ödemeleri) yargılama giderinin davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
13-Davalı ...'ın iş bu dava yönünden yaptığı ve karşıladığı toplam 150,00-TL yargılama giderinin davalının kendi üzerinde bırakılmasına,
14-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince davanın kabul edilen bölümü üzerinden hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
15-Kararın kesinleşmesi halinde ayrıca karar yazılmaya gerek kalmadan artan gider avansının ilgilisine resen iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı ... ve ... vekillerinin yüzüne karşı, diğer davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı.28/11/2024
Katip...
¸
Hakim ...
¸