İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/892 E. 2026/142 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/892
- Karar No
- 2026/142
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/892 Esas KARAR NO : 2026/142
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/10/2022 KARAR TARİHİ : 11/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Başkanlığı tarafından yapılan ihale ile davalı şirkete ihale edilerek ihalenin kesinleşmesini müteakip Melen Havzası Çevre Koruma Projesi kapsamında mütefferik atıksu arıtma tesisleri ve kanal işine ilişkin düzenlenen sözleşme kapsamındaki palplans çakım ve söküm işlerinin davacı şirkete taşere edilmesi ilişkin olarak davacı şirket ile davalı şirket arasında 05.01.2022 tarihli taşeron sözleşmesinin bağıtlandığını, sözleşme ile kira bedelinin m2 bazında 68,00 TL+ KDV olarak belirlendiğini, 05.1.2022 tarihi itibariyle bu fiyatın piyasa rayiçlerine yakın bir fiyat olduğunu bu tarihten sonra döviz fiyatlarındaki öngörülemeyen artış ve buna bağlı olarak makro ekonomik dengelerin bozulması sonucunda meydana gelen maliyet artışları sebebi ile taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini kuran işlemin temelli çöktüğünü, yargıtay kararları ile de kabul edildiği üzere, sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan dengenin sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle tarafların biri aleyhine katlanılmayacak derecede bozulabileceğini, bu durumda sözleşmeye bağlılık ilkesine sıkı sıkıya bağlı kalmanın, adalet, hakkaniyet ve objektif hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir durum yaratır hale geleceğini, bu durumun davacı şirketin başına gelmiş olduğunu, davalının devletten ek fiyat farkı almasına rağmen davacının bu kazanımdan yararlanmaması ve sözleşmeden kararlaştırılan rakamlar üzerinden hizmet vermesinin, davacı şirketin ekonomik anlamda katlanılamayacak derecede zarar etmesine sebebiyet verdiğini, davalı şirket tarafından fiyat farkı kararnamesi kapsamında kamu işvereninden hak ediş alacakları yönünden fiyat farkı talep ve tahsil edilmesine rağmen, davacı şirket tarafından sözleşmenin birim fiyatının da bu doğrultuda güncellenmesi talebinin her defasında reddedildiğini, fiyat artışlarının sözleşme birim fiyatlarına yansıtılması gerekirken reddedildiğini, davacı şirketin bu yönlü talepleri davalı şirket tarafından her defasında reddedilerek bu fiyata çalışmayı kabul etmiyorsanız gidebilirsiniz denildiğini, taraflar arasında yapılan 01.12.2021 tarihli taşeron sözleşmesinin 4. Maddesinde palplanş imalatının yapıldığı alanın güvenliği işverenin sorumluluğundadır şeklideki hükümle şantiye sahasındaki güvenlikle ilgili tüm yükümlülüğün davalı işverene yüklendiğini, durum bu haldeyken ... tescil plaka no.lu ekskavatör ile kullanılmakta olan ... grup firma üretimli ... model ... seri nolu vibrasyon makinasının 11.07.2022 tarihinde davalı şirketin sorumluluğunda bulunan şantiyeden çalınarak kaybedildiğini, davalı şirketin şikayeti üzerine Düzce Cumhuriyet Başsavcılığında ... soruşturma numaralı savcılık dosyası açıldığını, davalı şirketin başvurusu üzerine .... Sigorta A.Ş. Tarafından düzenlenen All risk inşaat sigorta poliçesi kapsamında ... numaralı hasar dosyası açılmışsa da sigorta şirketince hasarın ödenip ödenmemesiyle sürecin sonuçlanmasına gerek bulunmayıp sözleşme hükmü uyarınca tüm yükümlülüğü davalı şirkete ait olan dava tarihinde rayiç piyasa fiyatı 40.000,00 Euro olan vibrasyon makinasının zararı için 40.000,00 Euro tutarlı maddi tazminatın davalı şirketten tahsili için başvuru zorunluluğunun doğduğunu, davalı şirketin kusurları yüzünden işe devam edilememesi sebebi ile davacı şirketin makine ekipmanının 2 defa mobilize ve 1 defa demobilize edilmesi sebebiyle ıslah ve fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik uğramış olduğu 75.000,00 TL'nin arabuluculuk başlangıç tarihi olan 18.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili zorunluluğu doğduğunu, yukarıda izah edilen sebeplerle, taraflar arasında gerçekleşen sözleşmede belirlenen birim fiyatın 6098 s. Türk borçlar kanunun 138. Maddesi uyarınca hakimin sözleşmeye müdahalesi suretiyle işlem temelinin çökmesi sebebi ile hak ve nefaset kurallarına göre belirlenmesine, 11.07.2022 tarihinde ... tescil plaka no.lu ekskavatör ile kullanılmakta olan ... grup firma üretimli ... model .... seri nolu vibrasyon makinasının davalı şirkete ait şantiyede davalı şirket çalışanlarınca çalınarak yok edilmesi sebebiyle anılı aracın piyasa değeri olan 40.000,00 Euro tutarındaki tazminatın, arabulucuya başvuru tarihi olan 18.08.2022 tarihinden itibaren işlemiş 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, dava konusu vibrasyon makinasının belirtilen şekilde yok edilmesi sebebi ile davacı şirketin vibrasyon makinasını çalıştıramamış olması sebebiyle dava tarihine kadar olan dönemde bu surette uğramış olduğu müspet zarardan müteşekkil şimdilik 200.000,00.-TL maddi tazminatın arabulucuya başvuru tarihi olan tarihten itibaren işlemiş avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine, ıslah ve fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı şirketin kusurları yüzünden işlere devam edilememesi sebebi ile davacı şirketin makine ekipmanının 2 defa mobilize ve | defa demobilize edilmesi sebebiyle şimdilik uğramış olduğu 75.000,00.-TL”nin arabulucuya başvuru tarihi olan tarihten işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine, davalının kusuru ve hatasına istinaden yapıldığından dolayı delil olarak dayandıkları Bornova ... Noterliğinin 29.07.2022 tarihli ve ... yevmiye no.lu ihtarnameye ilişkin toplam 493,36.-TL ihtarname masrafının da davalıdan alınarak davacıya verilmesi hususunun karara bağlanmasına, haksız ve hukuka aykırı işlemleri ile işbu davayı açmaya sebebiyet vererek kötü niyetli olduğunu açıkça ortaya koyan davalı aleyhine H.M.K. M. 329/1 Uyarınca asgari ücret tarifesinden ayrı vekalet ücretine ve HMK m.329/2 uyarınca disiplin para cezasına hükmedilmesine, yargılama giderleri, arabuluculuk ücreti ve dava vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin imzalanmasına müteakip davacının imalatlara başlaması amacıyla kendisine derhal yer teslimi yapılarak, gerekli her türlü olanakların hazır hale getirildiğini, şantiye sahası üretim yapılır hale dönüştürüldüğünü, davacıyla sözleşme süresince yerine getirdiği palplanş söküm ve çakım işiyle ilgili olarak davacıya 09.12.2021 tarihli taşeron sözleşmesi düzenlendiğini, davacıya sözleşme süresince yerine getirdiği palplanş söküm ve çakım işiyle ilgili olarak 29.01.2022 ve 06.07.2022 tarihli olmak üzere iki ayrı hak ediş düzenlendiğini, hak ediş bedellerinin sözleşmede kararlaştırılan ödeme şekliyle kendisine ödendiğini, ödemeler sonrasında davacının, davalı firmadan herhangi bir hak ve alacağının kalmadığını, taraflar arasında düzenlenen taşeron sözleşmesinin 5/1 maddesinde yapılacak işin m2 birim fiyatının 68.00 TL4 KDV olacağının kararlaştırıldığını, aynı sözleşmenin 4/3 maddesinde ise, imalat için gerekli olan makine ve el aletleri, montaj malzemeleri ve her türlü imalatın teklif edilen birim maliyet fiyatı olan 68.00.-TL'nin içinde olduğu ve taşeronun ilave bir bedel talep etmeyeceğinin açıkça kararlaştırıldığını, döviz ve maliyet artışlarından kaynaklı ekonomik daralmalardan sadece davacının değil, davalı firmanın da etkilendiğini, davacının sermaye şirketi olması nedeniyle ortama bir bireyden daha fazla ekonomik riskleri göz önüne alarak ticari faaliyetlerini icra etme zorunluluğunun bulunduğunu, davacının sonradan uyarlama talep etmesine neden olan olgunun kendisinden kaynaklandığını, dava konusu talepte dürüstlük kuralına uygunluk bulunmadığını, dava dilekçesinde mülkiyeti kendilerine ait olan ... grup üretimli ... model ... seri nolu, vibro çakıcı parçasının çalınmasından davalı firmanın sorumlu olduğunu belirttiğini, taraflar arasındaki sözleşmede üretim yapılacak alanın güvenliğinin davalı firma tarafından sağlanacağı belirtilmiş ise de bu sözleşme şartının yalnızca çalışma yapılacak alanın üretime uygun hale getirilmesiyle sınırlı bir durum olduğunu, sözleşmenin cari olduğu dönemde davalının bu güvenlik şartını da yerine getirdiğini, sözleşmenin 4/4 maddesinde imalat yapılan alanın güvenliğinin davalı firmaya ait olduğu, ancak davacıya ait makine ve ekipmanların güvenliğinin davalı firma tarafından sağlanacağına ilişkin açık bir sözleşme hükmü bulunmadığını, davacının mailleri sonrasında kendisine ait makine ve ekipmanlar üzerinde davalı firmanın herhangi bir tasarrufu kalmadığını, makinelerin güvenliği ile zilyetinin davacıya geçtiğini, davacının sözleşme feshine ilişkin iradesi sonrasında, davalının davacıya ait makine ve ekipmanlar üzerinde tasarrufta bulunmasının mümkün olmayacağını, dava dilekçesinde hırsızlığa konu makine parçasının 40.000 Euro olduğu belirtilmişse de bu durumun gerçeği yansıtmadığını, söz konusu makinenin 2016 yılında üretilmiş olduğunu, 8 yıllık bir ürün olduğunu bu durumda makine parçasının ikinci el piyasasındaki değerinin göz önüne alınması gerektiğini, davacının makine parçasının çalıştırılamamış olması nedeniyle 200.000,00.-TL maddi zararı olduğunu beyan ettiğini, TBK md. 125. Gereğince müspet zararın borçlunun sözleşmeden kaynaklı edimini hiç veya gereği gibi ifa etmemesi nedeniyle alacaklının uğradığı zararı ifa ettiğini, davalı firmanın sözleşmeden kaynaklı edimini yerine getirmediğine ilişkin herhangi bir kanıt bulunmadığını, aksine davacı firmanın sözleşme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının dava dilekçesinde makine ekipmanın iki defa mobilize bir defa da demobilize olduğu gerekçesiyle 75.000,00 TL maddi zararının olduğunu ifade ettiğini, davacı firmanın, sözleşme kapsamında üzerinde düşen işlemleri yapabilmesi için makine ekipmanlarını mobilize etmek zorunda olduğunu, makine ekipmanlarının kurulumu yapılmadan üretim faaliyetine geçilmesinin mümkün olmayacağını, davacının asli yükümlü olan bu işlemden dolayı davalıya kusur atfetmesinin maddi gerçeklikle de uyuşmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, dava konusu şantiyenin ... Sigorta A.Ş. tarafından .... sayılı poliçe kapsamında All Risk sigortası ile teminat altına alınmasından ötürü davanın bu sigorta şirketine ihbarına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sözleşmenin uyarlanması, müsbet ve menfi zararın tazmini ile çalınan makine bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı, davalı ile aralarında taşeron sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmede birim fiyatın 68-TL+KDV olarak belirlendiğini, sözleşme kapsamında imalatlara başladıklarını, davalının şantiye sahası ile ilgili plansızlığı nedeniyle imalatların sekteye uğradığını, bu tarihten sonra döviz fiyatlarında öngörülemeyen artış ve aşırı enflasyon nedeniyle mal ve hizmet fiyatlarının öngörülemeyen şekilde arttığını, meydana gelen bu maliyet artışları nedeniyle sözleşmenin yapıldığı andaki işlem temelinin çöktüğünü, sözleşmenin değişen şartlara uyarlanması gerektiğini, davalının resmi kurumlardan ek fiyat farkı aldığını, ancak taşeron olarak kendilerine yansıtmadığını, bu nedenlerle sözleşmede belirlenen birim fiyatına hakimin müdahalesi yoluyla birim fiyatın uyarlanmasına, vibrasyon makinesinin davalıya ait şantiyede çalınması nedeniyle makine bedelinin davalıdan tahsiline, makinenin çalıştırılamamış olan zaman nedeniyle uğranılan müsbet zararlar ile işlere devam edilememesi nedeniyle makine ve ekipmanların mobilize ve demobilize edilmesi için uğranılan zararların davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı ise, davacının sözleşmenin uyarlanması isteminin yerinde olmadığını, davacının yapmış olduğu imalatlara karşılık hakedişlerinin eksiksiz olarak ödendiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 4/3.maddesinde birim fiyatın 68-TL olarak kararlaştırıldığı ve taşeronun ilave bir bedel talep etmeyeceğinin açıkça düzenlendiğini, davacının basiretli tacir olarak ekonomik riskleri göze alması gerektiğini, şantiye sahasında kaybolan makine nedeniyle sorumluluklarının bulunmadığını, davacının kendilerine gönderdiği e-postalar ile sözleşmeyi fesih iradelerini ortaya koymuş olmaları nedeniyle uyarlama talebinin iyi niyetli olmadığını, somut olayda müsbet zararın istenemeyeceğini, makinelerin mobilize ve demobilize masraflarının zaten sözleşme gereğince davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkememizce toplanan delil ve belgeler ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, mahkemece SMMM, makine mühendisi ve borçlar hukuku uzmanından oluşturulan bilirkişi kurulundan rapor aldırılmıştır. Dosyaya sunulan 22/05/2025 tarihli kök raporda özetle; Taraflar arasındaki sözleşmenin 09.12.2021 tarihli olduğu, dosyaya mübrez revize fiyat talepli mailin 15.06.2022 tarihli olduğu, sözleşmenin akdedildiği tarihten uyarlama talep edildiği tarihte kadar sürede gerçekleşen maliyet artışlarının ifayı engellediği kanaatinde olunması halinde borcun ifasının davacı şirket yönünden aşırı derecede güçleştiği ifade edilebileceği, buna karşın Mahkemece maliyet artışının ifayı engellemediği kanaatinde olunması halinde ise borcun ifasının davacı şirket yönünden aşırı derecede güçleştiğinden bahsetmenin mümkün olmayacağı, davacının, aşırı ifa güçlüğüne sebebiyetin döviz fiyatlarındaki öngörülemeyen artış ve buna bağlı olarak makro ekonomik dengelerin bozulması sonucunda meydana gelen maliyet artışları olduğunu ileri sürdüğü, taraflar arasında akdedilen ilk sözleşmenin 09.12.2021 tarihli olduğu dikkate alındığında Mahkemece “Taşeron Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin yapıldığı esnada maliyet artışlarının öngörülemeyeceği halinde bu şartın sağlandığı, şayet Mahkemece sözleşmedeki ek bedel talep edilemeyeceğine dair hüküm ile davacının (aşırı ifa güçlüğü savunmasını ileri süren tarafın), değişen koşullardan kaynaklanan riski üstlenmiş olduğu, madde lafzı ile ek bedel talep edemeyeceği kanaatinde olunması halinde bu şartın sağlanmadığı, Şayet Mahkemece, davalının idareden ek ücret aldığı iddiası bakımından davacının da ek ücret talep edebileceği kanaatine varılması halinde ise bu şartın sağlandığı, aşırı ifa güçlüğü iddiasının ileri sürülebilmesi için davanın temelini oluşturan maliyet artışlarının, sözleşme taraflarının etki alanı dışında gerçekleştiği, hâl böyle olunca nihai takdir ve kanaatin Mahkemeye ait olmak üzere şayet Mahkemece irdelenen üç koşuşun kümülatif bir biçimde sağlandığı kanaatinde olunması halinde bu koşulun da sağlanmış olması sebebiyle TBK m. 138 hükmüne dayalı olarak ileri sürülen uyarlama talebinin kabul görebileceği; buna karşın Mahkemece aranan koşullarının birinin dahi sağlanmadığı kanaatinde olunması halinde ise TBK m. 138 hükmüne dayalı olarak ileri sürülen uyarlama talebinin kabul görmeyeceği, vibrasyon makinesinin çalınması yönünden sözleşmedeki güvenliğe ilişkin madde lafzından imalat yapılan alanın güvenliğinin işverende olduğu, güvenlik eksikliğinden kaynaklı sorumluluğun da davalı şirkette olduğu, somut ihtilafta sigorta poliçesi kapsamında hasarın ödenip ödenmemesiyle ilgili tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davacının davalı şirkete başvurabileceği, sigorta şirketinin davacıya yaptığı bir ödemenin bulunması halinde davalıya başvurulamayacağı, davacının vibrasyon makinesini çalıştıramadığı gerekçesiyle kar kaybı ve makine ekipmanının 2 defa mobilize 1 defa da demobilize etmesi nedeniyle zararını talep ettiği, bu yönüyle davacının dava dilekçesinde menfi ve müspet zararlarının tazminini talep ettiği, kar kaybının olumlu zarar, makine ekipmanının mobilize ve demobilize edilmesinin ise sözleşmenin yerine getirilmesi için uğranılan zarar olduğu bu sebeple olumsuz zarar olduğu, menfi ve müspet zararın bir arada talep edilemeyeceği, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinde davacı taraf sözleşmeyi feshetmediğini belirterek sözleşmenin uyarlanmasını talep etmesi bakımından sözleşmenin ifasını talep ettiği, sözleşmenin ifasını talep eden davacının ifa talebiyle birlikte müspet zararını talep edebileceği, şayet Mahkemece davacının edimini ifa etmesinin davalı tarafından engellendiği kanaatine varılır ise davacının makineyi çalıştıramamasından kaynaklı kar kaybını talep edebileceği, dava konusu 2016 Model ... Model ... Seri nolu ... Makinesinin dava tarihi ile değerinin 361.460 TL * KDV olacağı fakat, somut ihtilafta sigorta poliçesi kapsamında hasarın ödenip ödenmemesiyle ilgili tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davacının davalı şirkete başvurabileceği, sigorta şirketinin davacıya yaptığı bir ödemenin bulunması halinde davalıya başvurulamayacağı, cihazın çalışmamasından dolayı iş kaybı, demontaj, montaj ve nakliyesinden kaynaklanan giderler yönünden dava dilekçesinde beyan edilen toplam 275.000,00-TL tutarın kadri maruf olduğu ancak Mahkemece davacının edimini ifa etmesinin davalı tarafından engellendiği kanaatine varılır ve davacının makineyi çalıştıramamasından kaynaklı kar kaybını talep edebileceği görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Tarafların kök rapora karşı beyan ve itirazları da gözetilerek aynı bilirkişi heyetinden ek rapor hazırlaması istenmiş olup, dosyaya sunulan 12/11/2025 tarihli ek raporda özetle; Kamu İhale Kurulu'nun ek fiyatın alt yüklenicilere yansıtılıp yanstılmayacağına ilişkin sözleşmenin ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik kararı da nazara alındığında şayet Mahkemece sözleşmedeki alıntılanan bu hüküm ile davacının (aşırı ifa güçlüğü savunmasını ileri süren tarafın), değişen koşullardan kaynaklanan riski üstlenmiş olduğu, madde lafzı ile ek bedel talep edemeyeceği kanaatinde olunması halinde bu şartın sağlanmadığı ifade edilebileceği, şayet Mahkemece, davalının idareden ek ücret aldığı iddiası bakımından davacının da ek ücret talep edebileceği kanaatine varılması halinde ise bu şartın sağlandığı ifade edilebileceğine dair görüşlerinin muhafaza edildiği, vibrasyon makinesinin çalınması bakımından davacının dava dilekçesinde sözleşmenin 4. maddesine atıf yaparak sözleşmeye dayandığı müşahede edildiği, vibrasyon makinesinin çalınmasından ve makine ekipmanının mobilize ve demobilize edilmesinden kaynaklı zarar taleplerinin aynı sözleşmeye dayanılarak talep edildiği anlaşıldığı dolayısıyla kök rapordaki menfi ve müspet zararın aynı anda talep edilemeyeceğine dair görüşlerinin muhafaza edildiği, dosyaya mübrez maillerin incelendiği, sahanın tahliye edileceğine dair yazışmalar olduğu müşahede edilse de makinenin çalındığı iddia edilen 11.07.2022 tarihinden önce davacı tarafından sahadan tahliye edilmiş olduğuna yönelik herhangi bir bilgi belgeye rastlanılamadığı, sorumluluğun imalat sahasındaki sorumluluğunun sadece üretime uygun hale getirmeye yönelik sınırlı sorumluluk olduğuna ilişkin ise sözleşme maddesi incelendiğinde ise maddeye göre güvenlikle ilgili herhangi bir maliyet talebinde bulunmayacağının düzenlenmesinden davalının güvenlikten de sorumlu olduğu düşünüldüğü, davacının huzurdaki dava ile uyarlama talebinde bulunduğu, dosyaya mübrez Bornova ... Noterliği ... yevmiye numaralı 29.07.2022 tarihli ihtarname ile davacının uyarlama talep ettiği anlaşıldığı, bunun üzerine davalı şirketin İstanbul .... Noterliğinin 02.08.2022 Tarih, ... Yevmiye numaralı ihtarnamesinde 15.06.2022 tarihli mail ile davacının sözleşmeyi feshettiği belirtildiği, fakat, bu mailin üzerine taraflar arasında ek fiyata yönelik mailleşmelerin devam ettiği görüldüğü, 06.07.2022 tarihli mailde bulunan davacı şirketin beyanının zımni fesih olarak kabul edilebileceği, nihai takdir ve kanaatin Mahkemeye ait olmak üzere davacı şirketin maildeki beyanları fesih iradesi olduğu kanaatine varılırsa davacının zarar talep edebilmesi için sözleşme ilişkisinin davalı tarafın kusuru sebebi ile ifa edilememiş olması gerektiği, bu hususta davacının fiyat artışı talebi olduğu davalının bu talebi yerine getirmediği görüldüğü, evvelce de ifade edildiği üzere Kamu İhale Kurulu'nun ek fiyatın alt yüklenicilere yansıtılıp yanstılmayacağına ilişkin sözleşmenin ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik kararı olduğu, davacının sözleşmede değişen koşullardan kaynaklanan riski üstlenmiş olduğu, madde lafzı ile ek bedel talep edemeyeceği kanaatine varılırsa davalının kusurlu olmadığı dolayısıyla davacının zarar talebinde bulunamayacağı ifade edilebileceği, davaya konu ... Model ... Seri ...nın, Kök rapor tarihi (Mayıs 2025) itibariyle sıfırının fiyatının 35.000 Euro+KDV olduğu, dava tarihi itibariyle ikinci el ortalama değerinin 20.000 Euro + KDV olduğu görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Tüm bu açıklamalar ışığında; davacı ile davalı arasında 05/01/2022 tarihli Taşeron Sözleşmesi imzalandığı, metre kare birim fiyatın 68-TL + KDV olarak belirlendiği, davacının şantiye sahasına ekipmanlarını kurarak imalatlara başladığı, davalı şirketin şantiye yönetimindeki plansızlık nedeniyle davacının imalatlara devam etmesinin sekteye uğraması, uyarılara rağmen durumun değişmemesi ve akabinde döviz fiyatlarındaki ön görülemeyen artış ve yüksek enflasyon nedeniyle maliyetlerin aşırı şekilde yükseldiği iddiasıyla davacının aşırı ifa güçlüğünden kaynaklı sözleşmenin değişen koşullara uyarlanması, müsbet ve menfi zararlarının tazmini ile şantiye sahasında çalınan vibrasyon makinesinin bedeli ile makine ve ekipmanların mobilize ve demobilize masraflarının davalıdan tahsilinin istendiği; davalının iddiaları kabul etmeyerek davacının kendilerine gönderdiği e-postalar aracılığıyla sözleşmeyi sonlandırma iradesini ortaya koyduğunu, bu nedenle uyarlama istemesinin iyi niyetli olmadığını, sermaye şirketi olan davacının basiretli tacir olarak ekonomik riskleri sözleşme imzalarken gözetmesi gerektiğini, sözleşmenin uyarlama koşullarının bulunmadığını, çalınan makineden dolayı sorumluluklarının bulunmadığını, müsbet ve menfi zarar istemlerinin de yerinde olmadığını savunmuştur. Davacının sözleşme kapsamında yaptığı imalatlara karşılık olarak davalı tarafından 29/01/2022 ve 06/07/2022 tarihlerinde iki ayrı hak ediş raporu düzenlenerek sözleşmeye uygun olarak ödemelerin gerçekleştirildiği, davacının yapmış olduğu imalatlara karşı alacağının bulunmadığı sabittir. Sözleşme tarihi ile uyarlama talep edilen işbu dava tarihi arasındaki sürenin kısalığı da gözetildiğinde, ülkemizde ekonomik krizler ve dövizin aşırı dalgalanmasının sözleşme tarihinden önce de var olması nedeniyle öngörülemeyen bir halden bahsetmek mümkün olmayacaktır. Kaldı ki taraflar arasındaki sözleşmenin 4/3.maddesinde "Birim fiyatın 68-TL + KDV olduğu ve taşeronun ilave bir ücret talep edemeyeceği" hususu da açıkça kabul edilmiş olduğundan, somut olayda sözleşmenin uyarlanması şartları bulunmamaktadır. Davacının davalıya ait şantiye sahasında çalınan vibrasyon makinesi bedeli istemi yönünden; taraflar arasındaki taşeron sözleşmesinin 4.maddesinde imalatın yapıldığı alanın güvenliğinin davalı işveren sorumluluğunda olduğu açıkça kararlaştırılmış olduğundan, davacının şantiye sahasında çalındığı anlaşılan vibrasyon makinesi bedelini isteme hakkı bulunmaktadır. Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemeleri ile makinenin 2.el ortalama değerinin 20.000,00-Euro + KDV olduğu anlaşıldığından bu bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacının çalınan makinenin çalıştırılamaması nedeniyle oluşan zarar (kâr kaybı) isteminin müsbet zarar niteliğinde olduğu ve menfi zarar ile müsbet zararın birlikte istenmesinin mümkün olmadığı gözetildiğinde; davacının bu isteminin yerinde olmadığı anlaşıldığından buna ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davacının sözleşme kapsamında çalışmaya devam edememesi nedeniyle makine ve ekipmanların mobilize ve demobilize masraflarını da istediği görülmüş ise de, bu işlemlerin sözleşme gereğince davacıya ait olduğu ve mobilize ve demobilize işlemlerinin sözleşmenin ifası için zorunlu olduğu gözetilerek bu talebin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacının sözleşmesinin uyarlanması talebinin REDDİNE, 2-Davacının "Makinenin çalınmış olması nedeniyle çalıştırılamaması" nedeniyle müspet zarar talebinin REDDİNE, 3- Davacının "Davalının kusuruyla işlere devam edilememesi" nedeniyle makine ve ekipmanların mobilize ve demobilize edilmesi masraflarına ilişkin talebinin REDDİNE, 4-Davacının çalınan vibrasyon makinesinin bedeline ilişkin talebinin KISMEN KABULÜ İLE; Makine bedeli olarak tespit edilen 20.000,00-Euro + KDV'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4-a maddesine göre işleyecek faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 5-Davalının ihtarname masrafına ilişkin talebinin yargılama giderleri kısmında değerlendirilmesine, 6-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 24.728,36-TL harçtan daha önceden ödenen peşin harç ve tamamlama harcı olmak üzere toplam 18.727,53-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 6.000,83-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 57.920,32-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca reddedilen kısma göre hesaplanan 116.550,30-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL başvuru harcı, peşin harç + tamamlama harcı olan 18.727,53-TL ile toplam 18.808,23-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davacı tarafından yapılan; tebligat, posta, bilirkişi ücreti ve ihtarname ücreti(493,36-TL) olmak üzere toplam 51.769,36-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 17.052,36-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 11-Davalı tarafından yapılan; tebligat, posta, diğer masraflar olmak üzere toplam 200,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 134,12-TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı üzerinde bırakılmasına, 12-Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00-TL'nin kabul ret oranına göre 513,85-TL'sinin davalıdan alınarak, bakiye kalan kısmın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 13-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/02/2026
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır