İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/845 E. 2026/56 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/845
- Karar No
- 2026/56
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2022/845 Esas KARAR NO : 2026/56
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:10/02/2022 KARAR TARİHİ:28/01/2026
BİRLEŞEN ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2022/... ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:15/02/2022
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı aleyhine .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden takibe girişildiğini ancak davacının takip alacaklısına ve diğer müracaat borçlularına takip konusu çekle ilgili herhangi bir borcunun bulunmadığını, zira takibe dayanak ve diğer çeklerin de aralarında olduğu 4 çekin İstanbul'a gönderilmek üzere kargoya verildiğini ve fakat çeklerin kargoda zayi olduğunu, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan 2021/... Esas sayılı çek iptali davasında 04.02.2022 tarihinde kabul kararı verildiğini, bu süreçte zayi olan çeklerden ... 9.073 TL bedelli çekin ... firmasından whatsapp üzerinden fotoğrafı atılarak kırdırılmak istendiğinin ortaya çıktığını, çekin zayii olmasından dolayı geçerli bir ticari ilişki olmadan ciro zinciri bozularak kötü niyetli kişilerce ciro işlemine devam edilerek davacı hakkında takip başlatılmasının yasal olmadığını, davacının takip alacaklısını ve kendisinden sonra gelen ciro sahibini tanımadığını, aralarında herhangi bir ticari ilişki mevcut olmadığını beyanla öncelikle davacı hakkında girişilen .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasındaki icra takibinin mahkemenin uygun göreceği teminatla tedbiren durdurulmasını, mümkün değilse davacı tarafından dosyaya yatırılacak miktarın alacaklıya ödenmemesi için tedbir kararı verilmesine, davacının zayii olan 10.000 TL tutarında 05.10.2021 tarihli E1-... seri numaralı ... Bankasına ait çek için borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olmasından dolayı takip miktarı olan 10.000 TL nin %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... esas sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili davacı aleyhine .... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı takip dosyası üzerinden takibe gidişildiğini ancak davacının takip alacaklısına ve ciro zincirinde kendisinden sonra yer alanlara borcu bulunmadığını, zira takibe dayanak ... Bankası'na ait ... seri numaralı 03.10.2021 tarihli 20.000-TL bedelli çekin de aralarında olduğu 4 çekin İstanbul'a gönderilmek üzere kargoya verildiğini ve fakat çeklerin kargoda zayi olduğunu, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan 2021/... Esas sayılı çek iptali davasında 04.02.2022 tarihinde kabul kararı verildiğini, bu süreçte zayi olan çeklerden ...'a ait 10.000-TL bedelli çeke dayalı olarak aynı davalı tarafından takibe girişildiğini ve davacı tarafından aynı davalıya karşı ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açıldığını, davanın derdest olduğunu beyanla, işbu davanın ... Esas sayılı davası ile birleştirilmesini ve davacının ... Bankası'na ait ... seri numaralı 03.10.2021 tarihli 20.000-TL bedelli çek sebebiyle davalılara borçlu olmadığının tespitini, davalıların tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, İİK 72/8 md. gereği icra takibinden sonra açılan menfi tespit ve istirdat davasında yetkili mahkemenin genel hükümler saklı kalmak kaydı ile davalının yerleşim yeri mahkemesi veya takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinin olduğunun açıkça belirtildiğini, icra takibinin başlatıldığı yerin İstanbul İcra Daireleri olduğu dikkate alındığında iş bu davanın öncelikle usulden reddedilerek dosyanın İstanbul Adliyesi Mahkemelerine gönderilmesini, davacı tarafından usuli şartlara uyulmaksızın iş bu dava ikame edilmiş olup bu sebepten davanın usulden reddini talep ettiğini, davacı taraf çekteki imzasını ikrar etmekle birlikte kıymetli evrak hukukunun sonucu olarak yetkili hamile karşı olan borç sorumluluğunu kabul ettiğini, zira cironun kabulü, çekin ve ona bağlı sorumlulukların varlığının da kabulü sonucunu doğurduğunu, dolayısıyla davacının kambiyo sorumluluğunun bulunduğu hususunda herhangi tartışma bulunmadığının bu itibarla haksız yere iş bu davayı ikame eden davacının taleplerinin reddinin gerektiğini, davacı firmanın söz konusu çeki ticari faaliyetleri neticesinde iktisap ettiği ve akabinde nakit ihtiyacı sebebi ile iktisap etmiş olduğunu, söz konusu çeki yasaya ve usule uygun olarak tahsili yoluna gittiğini, bu sebeple iyi niyetli üçüncü kişi olan davalı firma dava konusu çekin sıhhatli biçimde birbirini takip eden ciro zinciri içerisinde bulunan yetkili ve meşru hamili olduğundan davanın reddinin gerektiğini savunmuştur. Birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... esas sayılı dosyada davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davalının yetkili ve meşru hamili olduğu ... ... ... Şubesine ait 03/10/2021 keşide tarihli ... seri numaralı 20.000 TL bedelli çeke müstenit alacağına binaen taraflarınca ....İcra Müdürlüğü nezdinde 2022/... E. Numaralı icra dosyası ile alacağın tahsili yoluna başvurulduğunu, İİK 72/8 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında yetkili mahkemeyi işaret ettiğini, ilgili hüküm uyarınca menfi tespit ve istirdat davasında yetkili mahkemenin genel hükümler saklı kalmak kaydı ile davalının yerleşim yeri mahkemesi veya takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinin olduğunun açıkça belirtildiğini, icra takibinin başlatıldığı yerin İstanbul İcra Daireleri olduğu dikkate alındığında iş bu davanın öncelikle usulden reddedilerek dosyanın İstanbul Adliyesi Mahkemelerine gönderilmesini, davacı tarafından usuli şartlara uyulmaksızın iş bu dava ikame edilmiş olup bu sebepten davanın usulden reddini talep ettiğini, davacı taraf çekteki imzasını ikrar etmekle birlikte kıymetli evrak hukukunun sonucu olarak yetkili hamile karşı olan borç sorumluluğunu kabul ettiğini, zira cironun kabulü, çekin ve ona bağlı sorumlulukların varlığının da kabulü sonucunu doğurduğunu, dolayısıyla davacının kambiyo sorumluluğunun bulunduğu hususunda herhangi tartışma bulunmadığının bu itibarla haksız yere iş bu davayı ikame eden davacının taleplerinin reddinin gerektiğini, davacı firmanın söz konusu çeki ticari faaliyetleri neticesinde iktisap ettiği ve akabinde nakit ihtiyacı sebebi ile iktisap etmiş olduğunu, söz konusu çeki yasaya ve usule uygun olarak tahsili yoluna gittiğini, bu sebeple iyi niyetli üçüncü kişi olan davalı firma dava konusu çekin sıhhatli biçimde birbirini takip eden ciro zinciri içerisinde bulunan yetkili ve meşru hamili olduğundan davanın reddinin gerektiğini savunmuştur. DELİLLER: Davalı vekilince sunulan hasar dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Mahkememizce imza ve yazı örneklerinin asıllarının celp etmek üzere davacı vekilince bildirilen kurum ve kuruluşlara müzekkere yazılmış, delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp edilmiş olup incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. Mahkememize tensip ara kararı gereği, ...Cumhuriyet Başsavcılığı 2023/... soruşturma sayılı dosyası ile .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyalarının UYAP sistemi üzerinden celbine yönelik müzekkere yazılmış gelen cevabi yazılar incelenerek dosyamız arasına alındığı görülmüştür. Grafoloji uzmanı bilirkişi ... Tarafından hazırlanan 30.11.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle ; İhtilaf ve incelemeye konu çek arkasındaki ciro imzasının, davacı ...'in mevcut imza örnekleriyle tamamen farklı bir dizaynda atılmış olması ve son derece basit bir imza olması nedeniyle ...'in imza örnekleriyle aynı elden çıktığını gösterebilecek karakteristik bir unsur ihtiva etmediği, bu nedenle de ...'in eli ürünü olmadığı yönünde görüş ve kanaatlerini içerir raporu sundukları görülmüştür. Grafoloji uzmanı bilirkişi ... Tarafından hazırlanan 30.04.2025 tarihli bilirkişi heyet EK raporunda özetle ; İhtilaf ve incelemeye konu çek arkasındaki ciro imzasının, davacı ...'in mevcut imza örnekleriyle tamamen farklı bir dizaynda atılmış olması ve son derece basit bir imza olması nedeniyle, ...'in imza örnekleriyle aynı elden çıktığını gösterebilecek karakteristik bir unsur ihtiva etmediği, bu nedenle de ...'in eli ürünü olmadığı görüş ve kanaatini içerir rapor sundukları görülmüştür. Bilirkişi kök ve ek raporları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasına konu edilen çekteki imzanın davacıya ait olup olmadığı, çek nedeniyle davacının davalıya borcunun bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas 2022/1013 Karar sayılı kararı ile ; "... Davacı tarafından açılan davanın usulden reddi ile; mahkememizin yetkisizliğine , Görevli ve yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine " dair verilen karar üzerine 06.12.2022 tarihinde kararın kesinleştirilerek dosyanın gönderildiği ve mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili 20.02.2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle ; Dava dilekçesinde ıslahın konusuna girmeyen tüm işlemler ve tedbir talebinin geçerli kalmak kaydıyla (HMK m. 179/1) kısmi ıslah ile yaptığımız imza itirazı sonucu, talep sonucu da değişmeyerek, takip konusu 20.000,00 TL bedelli çek nedeniyle müvekkilin takip alacaklısına ve cirantalara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, müvekkilin takip alacaklısı ve cirantalara 20.000,00 TL tutarında 30.10.2021 tarihli ... seri numaralı ... Bankası Çeki için için borçlu olmadığının tespitini, Davalının haksız ve kötüniyetli takip yapmış olmasından dolayı takip miktarı olan 10.000,00 TL nin %20 sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesinine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davacı vekili 20.02.2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle ; imza itirazı nedeniyle ıslahen fazlaya ilişkin talep ve dava hakkının saklı kalmasa ile müvekkilinin takip alacaklısı ve cirantalara 10.000,00 TL tutarında 05.10.2021 tarihli E1-... Seri numaralı ... Bankasına ait Çek için borçlu olmadığının tespitini ,davalının haksız ve kötüniyetli takip yapmış olmasından dolayı takip miktarı olan 10.000,00 TL nin %20 sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesi talep ettiği görülmüştür. Huzurdaki ıslah edilen asıl davada davaya konu .... İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasında ve dayanak, 05.10.2021 tarihli, E1-... seri numaralı, 10.000-TL bedelli çek üzerindeki imzanın davacı...'e ait olup olmadığı, imza inkarına dayalı menfi tespit istemininde bulunulduğu, yine ıslah edilen birleşen davada .... İcra Dairesi'nin 2022/... sayılı takip dosyasında ve dayanak 03.10.2021 tarihli, ... çek numaralı, 20.000-TL bedelli çekteki imzanın sahteliği iddiasıyla eldeki davaların ikame edildiği görülmekle davacının iddialarının değerlendirilmesi hususunda grafoloji bilirkişi heyeti oluşturularak imza inkarı hususunda inceleme yapılması hususunda dosya mahkememizce asıl ve birleşen davaya konu imza inkarı yöneltilen çek asılları getirtilmiş, davacı asilin incelemeye elverişli imzaları içerir belge asılları, davaya ve imza inkarına konu çeklerin düzenleme tarihinden önceki ve yakın dönemlere ait mukayeseye elverişli belgeler, yine bononun düzenlenme tarihinden önceki döneme ait resmi kurumlar önünde atılmış imzaları içerir belge asılları celp edilmiş, mahkeme huzurunda imza örnekleri alınmış, bilirkişi heyetince raporlar düzenlenmiştir. Kural olarak, imzası inkar edilmeyen senetlere karşı açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçludadır. Ancak senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzasının borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (Yargıtay HGK’nın 2006/12-259 Esas,2006/31 Karar sayılı kararı). Kambiyo senetlerinde imzada sahtecilik mutlak defilerden olup, borçlu olunmadığı iddiası bonoyu elinde bulunduran herkese karşı ileri sürülebilir. Bu anlamda davalının söz konusu bonodaki imzanın davacıya ait olmadığını bilemeyeceğine dair savunmasına itibar edilemez.(İstanbul BAM 43. HD. 2020/2187 E, 2024/118) Sahtelik def'i, mutlak def'i olduğundan iyiniyetli olsa dâhi hamile karşı da ileri sürülebilmekte olup (Yargıtay 19.H.D 2013/18072 esas, 2014/1981 sayılı kararı) asıl ve birleşen davaya konu çekler üzerindeki imzasının davacıya ait olmadığı anılı raporlar ile tespit edilmekle davacı yanın menfi tespit isteminde haklı olduğu sonucuna varılmıştır. Yukarıda yapılan tüm açıklamalar doğrultusunda; davacının kambiyo senetlerine dayalı menfi tespit asıl ve birleşen davasında imza sahteliği iddiasına dayandığı ve bu iddianın ispatladığı, davacı n tarafından açılan asıl ve birlen davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Kötü niyet tazminatı talebi bakımından ise imzanın sahteliği tek başına davalı alacaklının kötü niyetli olduğunu ispatlamaya yeterli olmadığından ve davalıların bile bile davacı borçlu aleyhine takip başlattığı hususu yani davalıların kötü niyetli olduğu mevcut dosyadaki delillerle ispatlanamadığından kötü niyet tazminatına hükmedilmeyerek ve bu hususun duruşma sırasında hükmün tefhimi sırasında sehven zapta geçmediği anlaşılmakla gerekçeli kararın yazımı sırasında HMK'nın 305/A maddesi gereğince hüküm tamamlanmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; A-Asıl Dava Bakımından; 1-Davanın KABULÜ ile, Davacının .... İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasında ve dayanak, 05.10.2021 tarihli, E1-... seri numaralı, 10.000-TL bedelli, ... .../... Şubesi ... Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. Tarafından ... adına düzenlenen çek nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, 2-Kötü niyet tazminatı talebi şartları oluşmadığından reddine, B-Birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... Esas Sayılı Dosyası Bakımından; 1-Davanın KABULÜ ile, Davacının .... İcra Dairesi'nin 2022/... sayılı takip dosyasında ve dayanak 03.10.2021 tarihli, ... çek numaralı, 20.000-TL bedelli, ... .../... Şubesi ... Tarafından ... adına düzenlenen çek nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, 2-Kötü niyet tazminatı talebi şartları oluşmadığından reddine, 3-Asıl dava bakımından; alınması gereken 683,10 TL peşin harçtan, başlangıçta peşin olarak yatırılan 170,78 TL harcın mahsubu ile eksik 512,32 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 4-Birleşen dava bakımından; alınması gereken 1.366,20 TL peşin harçtan, başlangıçta peşin olarak yatırılan 341,55 TL harcın mahsubu ile eksik 1.024,65 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 5-Asıl dava bakımından; davacının peşin olarak yatırmış olduğu 80,70 TL başvurma harcı ve 170,78 TL peşin harç olmak üzere toplam 251,48 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Birleşen dava bakımından; davacının peşin olarak yatırmış olduğu 80,70 TL başvurma harcı ve 341,55 TL peşin harç olmak üzere toplam 422,25 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Asıl dava bakımından; davacı tarafından yapılan 9.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.699,75 TL tebligat ve yazışma gideri olmak üzere toplam 10.699,75 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8-Birleşen dava bakımından; davacı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığı anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Asıl ve birleşen dava bakımından; davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Asıl dava bakımından; davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 11-Birleşen dava bakımından; davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 12-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, asıl ve birleşen dava davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/01/2026
Katip ... E-İMZA
Hakim ... E-İMZA