Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/687 E. 2026/105 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/687
- Karar No
- 2026/105
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/687 Esas
KARAR NO: 2026/105
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/11/2021
NUMARASI: 2021/431 Esas, 2021/1131 Karar
DAVA:ALACAK (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 22/01/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; İstanbul'da 10-13 Haziran 2020 tarihleri arasında düzenlenecek olan ... ... Sanayi Fuarına müvekkili şirketin katılımı hususunda taraflar arasında Fuar Katılım Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin fuar katılım bedeli olarak kararlaştırılan 15.701,14 TL'nin ödenmesi amacıyla davalı şirkete senetler verdiğini, ancak davalının fuarı iptal ettiğini, sözleşmenin 2. maddesi uyarınca fuar iptali halinde ödenen katılım ücretinin iade edilmesi gerektiğini, ancak davalının senetleri iade etmediğini ve senetlere dayanarak İstanbul .... İcra Dairesi'nin ..... Esas Sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, sözleşmede uyuşmazlık halinde Bakırköy İcra Daireleri yetkili kılınmasına rağmen takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, müvekkili firmanın icra tehdidi altında takip masrafları da dahil olmak üzere toplam 19.845,68 TL ödemek zorunda kaldığını, ücreti tahsil edilen fuarın başka bir tarihte de yapılmadığını, yapıldıysa bile müvekkili şirketin davet edilmediğini ileri sürerek davalı şirkete haksız olarak ödenen 19.845,68 TL'nin ödeme gününden itibaren işleyecek olan reskont faizi ile birlikte müvekkile iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında; Covid 19 salgın hastalığının ortaya çıkması ile birlikte alınan önlemler kapsamında fuarcılık faaliyetlerinin durdurulduğunu, bu nedenle fuarın ileri bir tarihe ertelendiğini, nihayetinde söz konusu fuarın ertelenen tarih olan 18-21 Kasım 2020 tarihine gerçekleştirildiğini, müvekkili şirket fuarı mücbir sebeple ertelemiş olsa da, Fuar Katılım Sözleşmesi'nin ikinci maddesine göre, müvekkilinin gerekli görmesi halinde fuar tarihini değiştirme hakkına sahip olduğunu, fuar tarihinin değiştirilmesinin katılımcıya fesih hakkı vermeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 2. maddesinde, davalı tarafın sözleşmeye konu fuarı tek taraflı olarak erteleme yetkisinin bulunduğu ve erteleme durumunda davacının ödeme yükümlülüğünün devam edeceğinin kararlaştırıldığı, fuarın ertelenmesinin, "Fuar Katılım Bedeli" olarak davalıya verilen bononun bedelsizliği sonucunu doğurmayacağı, davacının sözleşmeden kaynaklanan ödeme yükümlülüğünün devam edeceği, fuarın gerçekleştirilmiş olmasına rağmen davacı tarafından fuara katılınmaması nedeniyle davacının söz konusu bono ile ilgili istirdat talebinin dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalı vekiline yeni fuar tarihinin müvekkiline bildirilip bildirilmediği ile ilgili kesin süre verilmesine rağmen davalının kesin süre içerisinde herhangi bir belge ibraz etmediğini, sadece yeni fuar tarihinin e-posta ile bildirildiğini beyan ettiğini, mahkemenin salt beyanı esas alarak yeni fuar tarihinin bildirildiğini kabul ederek davayı reddettiğini, fuarın iptali halinde ücretin iadesi gerektiğini, ancak davalının fuarı iptal etmesine rağmen senetleri iade etmediğini, fuarın başka bir tarihte yapıldığını dosyaya sunulan dilekçelerden öğrendiklerini, istirdat nedeni olarak yetkisiz icra dairesinde takip yapılmasını da göstermişlerse de, bu beyanlarının hiç değerlendirilmediğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava; kesinleşen icra takibinde ödenen borcun, borcun bulunmadığı gerekçesiyle istirdadı istemine ilişkindir.İİK'nın 72/5. maddesi; "Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir." hükmünü düzenlemektedir.Dosya kapsamından, davalının 15.701,00 TL senet bedelleri ile ferilerinin tahsili için davacı aleyhine takip başlattığı, takibin itiraz edilmeden kesinleştiği, davacının 19.01.2021 tarihinde icra dosyasına 19.850,00 TL ödediği, davacının borçlu olmadığı gerekçesiyle ödenen tutarın geri verilmesi için bir yıllık hak düşürücü süre içinde, 20.05.2021 tarihinde işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır.İlk derece mahkemesi, davalının sözleşmenin 2. maddesi gereği fuar tarihinde değişiklik yapabileceği ve davacı katılımcının bu nedenle sözleşmenin feshini ve ödenen ücretin iadesini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davacının fuar katılım sözleşmesi nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.
1-İtirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra dairesinde usulüne uygun yapılmış bir takip bulunması gerekir. Yetkili icra dairesinde yapılmış bir takip yoksa, itirazın iptali davasının özel dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmelidir. Somut davada davacı borçlu, icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmadığını ileri sürmüşse de, borçlu takipte İstanbul İcra Dairesinin yetkisine itiraz etmediğinden, icra dairesinin yetkisi kesinleşmiştir. Bu nedenle icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemesi nedeniyle yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir takip bulunduğunun kabulü gerektiğinden, ilk derece mahkemesinin işin esasını incelemesinde usule aykırılık görülmemiştir.
2-Davacı vekili, ilk derece mahkemesinin verdiği kesin süreye rağmen, ertelenen yeni fuar tarihinin müvekkiline bildirildiğine dair bilgi ve belge sunulmayıp sadece beyanda bulunulduğu, bu beyana göre davanın reddedildiğini ileri sürerek hükmü istinaf etmiştir.
HMK'nın 94/2 fıkrasında; "Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Bu takdirde hâkim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar eder." hükmü yer almaktadır.
Somut davada, ilk derece mahkemesinin 12.10.2021 tarihli celsesinde davalıya iki haftalık kesin süre içerisinde fuarın yeni tarihinin davacıya bildirilmesi için iki haftalık kesin süre verilmişse de, süreye uymamanın yaptırımı açıklanmadığından, usulüne uygun kesin süre verildiğinden sözedilemez. O halde davacının, davalının kesin sürede verilen işlemin gereğini yerine getirmediğine dair istinaf nedeni de yerinde değildir.
3-Ayrıca davacı, fuarın iptal edilmesi nedeniyle ödenen ücretin iadesi gerektiğini ileri sürmüştür. Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Bir başka söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Gerçekten de sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır.Somut olayda 10-13 Haziran 2020 tarihleri arasında gerçekleştirilecek fuara davacının katılımı hususunda taraflar arasında Fuar Katılım Sözleşmesi düzenlenmiş, davacı davalıya katılım bedeli olarak 15.701,14 TL bedelli senet vermiştir. Davacının keşidecesi olduğu davaya konu senetlerin, fuar katılım ücreti olarak davalı şirkete verildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözkonusu sözleşmenin 2. maddesinde; "KATILIMCI, fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri, KATILIMCI'nın fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, ünvanı vb. hususlarda DÜZENLEYİCİ'nin, sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri (fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil) peşinen kabul eder." hükmü yer almaktadır. Sözleşmenin fuara katılım koşullarına ilişkin 2. maddesi gereği, davalı şirketin fuarın düzenleme tarihi ve fuar alanındaki katılımcının yerini tek taraflı olarak değiştirme hakkı bulunup, bu değişiklikler sözleşmenin fesih sebebi yapılamayacağı gibi, katılımcının ücret ödeme yükümlülüğünü de kaldırmamaktadır. Nitekim benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 23. HD'nin 2014/5250 Esas, 2014/7346 karar sayılı kararı bu doğrultudadır. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/431Esas, 2021/1131 Karar sayılı ve 30/11/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.22/01/2026