İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/8377 E. 2023/1712 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/8377
- Karar No
- 2023/1712
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/165 Esas KARAR NO :2024/536 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:09/03/2023 KARAR TARİHİ:03/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Bağcılar Şubesi ile dava dışı kredi lehtarı ... Teks. San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. firması arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, davalı kefilinde işbu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, KGF'nun da kefaleti tahtında taksitli kredi kullandırıldığını, verilen kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemesi üzerine .... Noterliğinin 31.05.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile hesabın kat edildiğini, 7 gün içinde borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinde takibe geçildiğini, davalının takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını, % 20 oranında icra inkar tazminatı ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibine yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini, icra takibine itiraz tarihinin 16.09.2020 olduğunu, dava açmak için gereken 1 yıllık yasal sürenin geçtikten sonra davanın açıldığını, borca itiraza yönelik herhangi bir tebligat yapılmamışsa da, tarafımızca icra dosyasına itirazın yapılmasının yanı sıra .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında 18.09.2020 tarihinde mükerrerlik nedeniyle takibin iptali davası ikame edildiğini, mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, dosyanın ... Bankası A.Ş. tarafından temyiz etmesi üzerine dosya Yargıtay'a gönderildiği henüz dosyanın gelmemesi sebebiyle huzurundaki davanın yasal süresinde açılmadığından davanın reddi gerektiğini, davacı banka tarafından müvekkiline karşı taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesine istinaden hem .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip, hem de işbu davaya konu olan .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, mükerrerlik nedeniyle .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, yerel mahkemece davamızın kabulüne karar verildiğini, ... Bankası A.Ş. tarafından istinaf kanun yoluna başvurduğunu, istinaf mahkemesi tarafından bankanın istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verildiğini, her iki tarafında temyizi üzerine dosyanın Yargıtay aşamasında yargılamasının halen devam ettiğini, bu kapsamda davanın usulden ve esastan davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesini istemiştir. DELİLLER; .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı, .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyaları dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 17/04/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Davacı banka ile dava dışı kredi lehtarı/ borçlusu (asıl borçlu) ... Teks. San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. firması arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşmeyi davalı kefilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalı hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, Kefalet Limiti ve Davalı Kefillerin Sorumluluğu: Davalı kefilin sözleşmede gösterilen kefalet limitinin 3.500.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarı 561.733,67 TL'sının kefalet limitlerinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefilin kendi temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceği, davacı bankanın takip tarihi itibariyle hesaplanıp davalı kefilin müteselsilen sorumlu olduğu" yönününde görüş ve kanaat bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı bankanın, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı bankanın davalı ve dava dışı asıl borçlu aleyhinde dayanak toplam 611.363,53 TL alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %66 oranında işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçlulara ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlunun süresinde borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı icra takibine itirazında icra dairesinin yetkisiz olduğu beyan etmiş ise de davalı asıl borçlunun kullandığı kredinin ticari kredi olduğu, sözleşmedeki yetki şartının geçerli olduğu görülmekle davalının icra dairesinin yetkisine itirazı yerinde görülmemiştir. Davalı vekili aynı alacak kalemlerine ilişkin hem ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip hem de .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından ilamsız takip başlatılarak müvekkillerine karşı aynı alacak kalemlerine ilişkin iki ayrı takip başlatılmış olduğunu, bu hususta .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini bildirmiş; celbedilen .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinafı üzerine istinaf mahkemesi tarafından asıl borçlu şirketin doğmuş ve doğacak borçlarının rehinle teminat altına alınmış olması nedeniyle asıl borçlu hakkında öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerektiği, rehnin paraya çevrilmesi sonucu alacağın tamamıyla tahsil edilmemesi halinde asıl borçlu aleyhine haciz yoluyla takibe devam edilebileceğinden asıl borçlu şirket aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipten önce genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatılması doğru olmadığından şirket yönünden takibin iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, kredi sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olan ve aynı zamanda asıl borçlunun borçlarına karşılık taşınmazı üzerine ipotek tesis edilen ...'nın, kefaletinden kaynaklı borçlarının ipotekle teminat altına alınması söz konusu olmadığından ... aleyhine ipotek borçlusu sıfatıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip ve kredi sözleşmesindeki müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız takip olarak iki ayrı takip başlatılmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, gerekçesiyle ... Tekstil San. Ltd. Şti yönünden takibin iptali, ...'nın şikayetinin ise reddine karar verdiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/8377 E.- 2023/1712 K. Sayılı ilamı ile kararın onandığı görülmüştür. Davalı tarafça .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibin iptali için açılan .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında da davanın reddine dair verilen kararın istinaf ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği görülmüştür. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Davacı banka ile dava dışı kredi lehtarı borçlusu (asıl borçlu) ... Teks. San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşmeyi davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, davalı kefilin kredi tarihinde borçlu şirketin yetkilisi ve ortağı olduğu anlaşıldığından TBK 584.madde gereği eş muvafakatine gerek olmadığı, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu, davalı kefilin kefalet limiti sorumluluğunun sözleşmede gösterilen kefalet limiti olan 3.500.000,00 TL olduğu görülmüştür. TBK'nın 589. maddesi hükmü uyarınca; müteselsil kefil, her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar asıl borç ile borçlunun kusur veya temerrüdünün yasal sonuçlarından sorumludur. Kefilin kefalet limiti üzerinde sorumluluğu, ancak kendi temerrüdünden doğar. Muaccel olan borçtan kefalet limiti miktarınca sorumlu olan kefilin, hakkında alacaklının keşide edeceği ihtar ile temerrüde düşürülmesi halinde, kefalet limitinin üzerinde ayrıca temerrüt faizinden de sorumluluğu doğar. Somut olayda; icra takibi ile talep edilen asıl alacak miktarının davalı müteselsil kefilin kefalet limitleri kapsamında olduğu, kendi temerrütlerinin sonuçlarından kefalet limiti ile sınırlı olmaksızın mevcut borcun tamamından asıl borçlu ile müteselsilen sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin temerrüt faizini düzenleyen 10.5. maddesinde "müşteri, borcun hangi tür krediden doğduğuna ve bu kredi vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren ödeme tarihine kadar geçecek günler için temerrüt tarihinde bankaca, borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder.” şeklinde düzenleme olduğu görülmüştür. Dava konusu alacak taksitli krediye ilişkindir. Bilirkişi raporunda terditli olarak dava konusu taksitli kredilere fiilen uygulanan akdi faize göre temerrüt faizi %28,32 olarak belirlenmiş ise de sözleşme hükmünde emsal nitelikteki krediyi borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredi olarak belirlendiğinden emsal nitelikteki BCH kredilerine fiilen uygulanan en yüksek akdi faiz oranı esas alınarak belirlenen % 66 oranına itibar edilmiş ve bankanın takipteki faiz oranı talebi yerinde görülmüştür. Davacı tarafça .... Noterliğinin 31.05.20219 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 703.542,52 TL nakdi alacak yönünden hesabın 29/05/2019 tarihinde kat edildiği, kat ihtarının asıl borçluya ve kefile tebliğe çıkarıldığı, borçluya çıkarılan tebligatın 10/06/2019 tarihinde tebliğ yapılmış sayıldığı, davalı kefile çıkarılan tebligatın da 10/06/2019 tarihinde tebliğ edildiği ihtarname ekindeki tebliğ şerhlerinden anlaşılmıştır. Dava dışı asıl borçlunun ve davalı kefilin 18/06/2019 tarihi itibariyle temerrüde düştükleri kabul edilmiştir. Bu doğrultuda hazırlanan 17/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda davalı kefilden talep edilebilecek toplam alacak 582.981,22 TL olarak hesap edilmiş olup, yapılan hesaplama mahkememizce de yerinde görülmüş, alınan rapor denetime elverişli ve teknik olarak yeterli görüldüğünden rapora itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine, reddedilen miktar yönünden ise davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamamış olup davalının kötü niyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine, karar verilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 2-.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 558.588,50 TL asıl alacak, 23.231,16 TL işlemiş faiz, 1.161,56 TL BSMV olmak üzere toplam 582.981,22 TL alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar takip tarihinden itibaren yıllık %66 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faizin %5’i oranında BSMV uygulanmasına, 4-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarının %20’i oranına tekabül eden 116.596,24 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalının kötü niyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine, 6-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 39.823,44 TL harç bedelinden peşin alınan 7.383,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 32.439,69 TL harç bedelinin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 7-Davacı tarafından yatırılan 7.383,75 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı ile 25,60 TL vekalet harcından oluşan toplam 7.589,25 TL bedelin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 3.211,00 TL yargılama giderinden davanın kabulü reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 3.061,95 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince kabul edilen miktar yönünden hesap olunan 91.447,18 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi 13/2 maddesi gereğince reddedilen miktar yönünden hesap olunan 28.382,31 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-Arabuluculuk ücretinin davanın kabulü reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 144,85 TL bedelin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 12-Arabuluculuk ücretinin davanın kabulü reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 2.975,15 TL bedelin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 13-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne (e-duruşma ile), ; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/10/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır