İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/795 E. 2025/1037 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/795
Karar No
2025/1037
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : ... KARAR NO : ...

HAKİM :... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 3- ... VEKİLİ : Av.... İHBAR OLUNAN : ... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ... KARAR YAZIM TARİHİ : ... Mahkememize açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "müvekkil ...'ın 10/01/2022 tarihinde ... plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunduğu sırada davalı ... yönetimindeki ... plakalı araç ile Hacı ... yönetimindeki ... plakalı araçla çarpışması kaza meydana geldiğini, meydana gelen yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası neticesinde müvekkilin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek derecede ağır yaralandığını, araç sahibi ...'a %75 oranında kusurlu olduğunu ve alkol kontrolünde 0.83 promil alkollü olduğunu, ... plakalı araç sahibine ise %25 oranında kusur tespiti yapıldığını, davalı ... yönetimindeki ... plakalı aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesiyle ... Sigorta A.Ş. Tarafından sigortalandığını, ... Plakalı aracın ise ... Sigorta A.Ş. tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesiyle sigortalı olduğunu, doğan zarardan sigorta şirketinin de sorumlu olduğunu, müvekkilin meydana gelen trafik kazasında ağır yaralandığını ve uzun bir süre hastanede tedavi gördüğünü, kafasında ve yüzünde yaralanma, dizinde hematom ve göğüs kafesinde kalbe yakın bölgede çatlak tespit edildiğini, müvekkilin kazanın etkilerini hala taşıdığını, eski çalışma performansına ve yürüme becerisine halen ulaşamadığını, müvekkilde söz konusu kaza sebebiyle bir çok engel durumu meydana geldiğini, bu durumun kaza sonrası yaşamını önemli derecede etkilediğini ve devam eden yaşamını da aynı şekilde önemli derecede etkileyeceğini, günlük hayatında ve diğer işlerinde başka insanlara muhtaç duruma geldiğini, müvekkilin sürekli iş göremez duruma gelmesi sebebiyle bu mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini, yaşanan trafik kazası neticesinde yaranlaması sebebi ile kişisel ihtiyaçlarını kendisi karşılayamayacak derecede yaralanmış ve bu nedenle kendisine hasta bakıcı tutmak zorunda kaldığını, kazadan sonra travma yaşamış ve psikolojisinin bozulduğunu, arabuluculuk aşamalarının anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle şimdilik müvekkilin uğramış olduğu Geçici İş Göremezliğe ilişkin 1.000,00 TL, Sürekli İş Göremezliğe ilişkin 1.000,00 TL, tedavi giderleri ve diğer maddi giderleri nedeniyle 1.000,00 TL davalılardan müştereken ve müteselsilen 50.000,00 TL Manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesi ile tüm yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına, karar verilmesini " talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... Sigorta vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; "davacı tarafça dava öncesi müvekkil şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından, başvuru şartının gerçekleşmediğini, manevi tazminatın poliçe teminatına dahil olmadığını, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa işletene düşen bir sorumluluğunun olmadığını, sigortalı aracın kusur oranının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek kusur raporu alınması gerektiğini, davacı tarafın kaza sırasında emniyet kemerini takmadığı için müterafik kusurlu olduğunu, emniyet kemeri takılması, kabul anlamına gelmemekle müvekkil şirketin işbu davaya konu trafik kazasından sorumlu olacağı kabul edilse dahi hükmedilecek tazminattan davacının müterafik kusurluluğu oranında indirim yapılması gerektiğini, davacı yana SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının tespiti için ilgili yerlere müzekkere yazılması gerektiğini, maluliyet için ise “özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmeliğe” göre tespiti yapılması gerektiğini, bilirkişi incelemesi yapılırken Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve eki olan TRH 2010 tablosu uygulanması gerektiğini, sürekli sakatlık tazminatı belirlenirken vergilendirilmiş gelir yoksa asgari ücret baz alınması gerektiğini, davacı yanın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiz talebinin haksız olduğunu, yukarıda belirtilen sebeplerle davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin " karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; " davacı tarafın müvekkil ... Sigorta Anonim Şirketi'ne Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesine uygun şekilde başvuruda bulunmadığını, davacı tarafın manevi tazminat talebinden genel şartlar uyarınca müvekkil sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, maddi tazminat adı altında talep edilmekte olan tedavi giderleri ve iş göremezlik tazminatından SGK'nın sorumlu olduğunu, husumet yokluğu nedeniyle reddine kararı verilmesi gerektiğini, dosyada kusur oranına ve maluliyete ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, davacı taraf kaza sırasında emniyet kemerini takmadığını bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat hesaplamasının zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartlarına göre yapılması gerektiğini, sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur oranı ve teminat limiti ile sınırlı olduğunu, dava dışı Hacı ...'ın davaya ihbar olunmasını talep ettiğini, müvekkil şirketin sorumluluğu yalnızca maddi zararlar kapsamında olup davacı tarafın manevi tazminat talebi bakımından sorumlu olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi ile tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini " talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne, Kayseri Şehir Hastanesi ve Medical Palace Hastanesi'ne müzekkere yazılarak 10/01/2022 tarihinde trafik kazası nedeniyle davacının yaralanmasından dolayı bu hastanede gördüğü tedavilere ilişkin tedavi evrakları celp edilmiştir. ... Sigorta Anonim Şirketine müzekkere yazılarak ... plakalı aracın ve ... plakalı aracın 10/01/2022 tarihli trafik kazasından dolayı açılan hasar dosyası ve poliçe örneği celp edilmiş, ... plakalı aracın 07/01/2022 başlangıç ve 07/01/2023 bitiş tarihli, ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür. ... Sigorta Anonim Şirketine müzekkere yazılarak ... plakalı aracın ve ... plakalı aracın 10/01/2022 tarihli trafik kazasından dolayı açılan hasar dosyası ve poliçe örneği celp edilmiş, ... plakalı aracın 03/08/2021 başlangıç ve 03/08/2022 bitiş tarihli, ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür.

SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacının 10/01/2022 tarihinde trafik kazası geçirmesi nedeniyle yaralanmasından dolayı SGK tarafından davacıya rücua tabi maaş veya gelir bağlanıp bağlanmadığı sorulmuş, gelen yazı cevabıyla, kurum sigortalısı olmaması sebebiyle geçici iş göremezlik ödeneği ödenmediği, kaza nedeniyle gelir ya da maaş bağlanmadığı görülmüştür. Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Menemen İlçe Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür.

Kayseri Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak dava konusu kazaya ilişkin; görüntü, fotoğraf, mobese kamerası kaydı, trafik kaza tespit tutanağı vs. tüm belgelerin gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabı ile, kayıtların ortalama 30 (otuz) gün süre ile kaydedildiği ve kaza tespit tutanağına rastlanılmadığı bildirilmiştir. Kayseri 1. ASCM'nin ... esas sayılı dosyasının celp edildiği görüldü. Dosyanın Ankara Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesi ile trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne oranda kusurlu olduğu hususunda açıklamalı oransal rapor düzenlenmesinin istenildiği, 13/04/2023 tarihli raporda özetle; A) Davalı sürücü ...'ın %75(yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğuna, B) Sürücü Hacı ...'ın %25(yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğuna oy birliğiyle karar verildiği kanaatini bildirir müşterek rapordur. Kanaatini bildirir raporunu mahkememize sunulduğu görülmüştür. Adli Tıp Raporunun usule uygun olarak taraflara tebliğ edildiği görülmüştür.

Davacının Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına sevk edilmiş, 10/11/2023 tarihli raporda özetle; Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden cide edilerek yukarıda kaydedilen mevcut bilgi ve bulgular Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde; ...'ın 10.01.2022 tarihli trafik kazası sonucu sonucu meydana gelen kemik (3,4. kot, sternum) kırıkları nedeniyle; 1-Bir (1) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 1 (bir) ay olduğu), 2-Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının a 0 (yüzdesifir) olduğu, 3-Mevcut evrak içeriğinden trafik kazasıyla ilgili SGK kapsamında olmayan tedavi masrafi tespit edilmediği, bununla birlikte ek bilgi, belge (makbuz, fatura, dekont, ayrıntılı hastane hasta hizmeti, fiyat, tutar dökümü, ilave ücreti gösterir belge vb.) sunulması ve talep edilmesi halinde bu hususun tekrar değerlendirilebileceği kanaatini bildirir rapordur. Raporunu mahkememize sunulduğu görülmüştür. Adli Tıp Raporunun usule uygun olarak taraflara tebliğ edildiği görülmüştür. Mahkememizce Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın raporuna ve Kayseri Şehir Hastanesi'nce sunulan rapor arasında çelişki olduğundan dosyanın ATK 2. İhtisas Dairesi Üst Kurulu'na sevki ile, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine raporlar arasındaki çelişkinin giderilerek geçici ve sürekli iş göremezliğin belirlenmesinin istenildiği, 14/08/2024 tarihli raporda özetle; Mevcut belgelere göre; 1- Olay tarihli tıbbi belgelerde kişinin sağ dizinde yumuşak doku yaralanması tarif edildiği, Kayseri Şehir Hastanesinin 30.09.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda kayıtlı olan antaljik yürüme ile dava konusu trafik kazası arasında illiyet bağı bulunmadığı, 2- Kişide Kurulumuzun 10.06.2024 tarihli muayenesinde sağ dizde tespit edilen skarın boyutu, kapladığı alan ve niteliği göz önüne alınarak yapılan değerlendirmede Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümleri kapsamındaki kriterleri tam olarak karşılamadığı cihetle; 3- Duran ve Bahar kızı 02.03.1959 doğumlu, ...’ın 10.01.2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümleri kapsamında engelliliğe neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğu dolayısıyla; 1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1,5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceği, 3. Başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur. Raporun mahkememize sunulduğu görülmüştür. Adli Tıp Raporunun usule uygun olarak taraflara tebliğ edildiği görülmüştür. Mahkememizce dosya arasında bulunan Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın ve İstanbul ATK 2. İhtisas kurulunun raporuna yine Kayseri Şehir Hastanesi'nce sunulan raporda çelişki bulunması nedeniyle dosyanın İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesi Üst Kurulu'na sevki ile, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine raporlar arasındaki çelişkinin giderilerek geçici ve sürekli iş göremezliğin belirlenmesinin istenildiği, 13/03/2025 tarihli raporda özetle;

... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Mevcut belgelere ve İlgili İhtisas Kurulunda yapılan muayenesine göre; 1-Olay tarihli tıbbi belgelerde kişinin sağ dizinde yumuşak doku yaralanması tarif edildiği, Kayseri Şehir Hastanesinin 30.09.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda kayıtlı olan antaljik yürüme ile dava konusu trafik kazası arasında illiyet bağı bulunmadığı, 2-Kişide Kurulumuzun 10.06.2024 tarihli muayenesinde sağ dizde tespit edilen skarın boyutu, kapladığı alan ve niteliği göz önüne alınarak yapılan değerlendirmede Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümleri kapsamındaki kriterleri tam olarak karşılamadığı cihetle; 3-... ve ... kızı ... doğumlu, ...’ın 10.01.2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümleri kapsamında engelliliğe neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğu dolayısıyla; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0(yüzdesıfır) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1,5(birbuçuk) aya kadar uzayabileceği, 3.Başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığının oy birliği ile mütalaa olunur. Raporun mahkememize sunulduğu görülmüştür. Adli Tıp Raporunun usule uygun olarak taraflara tebliğ edildiği görülmüştür. Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, dosyanın bir aktüerya ve adli tıp uzmanı bilirkişiye tevdine kararı verilmiş, bilirkişi heyetinin 11/07/2025 tarihli raporunda özetle; Davaya konu kaza sonrasında davacının: -Bakıcı gideri zararının bulunmadığı, -Sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı -Geçici iş göremezlik zararının 6.380,10 TL olduğu, -Tedavi gideri zararının 4.692,00 TL olduğu, Toplam (geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri) zararının 11.072,10 TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketleri tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 500.000,00 TL) kapsamında kaldığı kanaatinde olduğumuz hususlarına dair kanaatini bildirir raporunu sunmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekili ve davalı ... Sigorta vekilinin beyan/itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Davacı vekilinin 03/10/2025 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu harcını tamamladığı, dilekçeden bir örneğin davalı tarafa tebliğ edildiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle geçici, sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. Zira dava ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketine karşı açılmıştır. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile dava, tek hakim tarafından sonuçlandırılmıştır. Dava dilekçesinde10/01/2022 tarihinde davacının içinde yolcu olarak bulunduğu davalı ... sigorta nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ... plaka sayılı araçla davalı ...'ın sevk ve idaresinde, davalı ... Sigorta nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olan 43FR447 plakalı araç arasında meydana gelen kazada davacının yaralanması nedeniyle 1000,00 TL sürekli iş göremezlik, 1000,00 TL geçici iş göremezlik, 500,00 TL dava tarihi öncesi tedavi gideri, 500,00 TLdava tarihi sonrası tedavi gideri ve manevi tazminatı talep edilmiştir.

KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde; Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Dosya içesindeki bilgi ve belgelerden davacı tarafın dava açılmadan önce davalı sigorta şirketlerine başvurduğu anlaşılmıştır. Kusur durumunun değerlendirmesinde; Mahkememiz olayla ilgili soruşturma/ceza dosyasının bir örneğini dosyamız arasına almıştır. Kaza tespit tutanağı ve Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında alınan kusur raporu ve mahkememizce alınan kusur raporunda tespit edildiği üzere davalı araç sürücüsü ...'ın KTK 84/h maddesini ihlal ettiği %75(yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, karşı taraf araç sürücüsünün ise KTK'nın 52. Maddesini ihlal ettiği %25(yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. -Davalı ... Sigorta ve ... Sigorta Aş. sorumluluğuna dair değerlendirmede; Kazaya karışan ... plakalı aracın sürücüsünün dava dışı Hacı ... olduğu ve davalı ... Sigorta sigorta bünyesinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğu, ... plakalı aracın ise davalı ...'ın sevk ve idaresinde, davalı ... Sigorta nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu görülmüştür. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür. - Mahkememizce maluliyet ait değerlendirmesinde; Davacının sürekli maluliyetinin oluşup oluşmadığı, iyileşme süresinin tespiti için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, 2. İhtisas kurulu tarafından hazırlanan 17/07/2024 tarihli raporda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının dava konusu yaralanması nedeniyle tüm vücut engellilik oranının %0, olduğu, iş göremezlik(iyileşme) süresinin ise 1,5 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, anlaşılmıştır. Dosya arasında bulunan Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın ve İstanbul ATK 2. İhtisas kurulunun raporuna yine Kayseri Şehir Hastanesi'nce sunulan raporda çelişki bulunması nedeniyle dosyanın İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesi Üst Kuruluna gönderildiği, 06/03/2025 tarihli ATK üst kurul raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının dava konusu yaralanması nedeniyle tüm vücut engellilik oranının %0, olduğu, iş göremezlik(iyileşme) süresinin ise 1,5 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Bu raporun, dosya kapsamındaki delillerle örtüştüğü, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiş ve bu rapor mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Mütefarik kusura ilişkin değerlendirmede; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Trafik kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespit edilemediği, müterafik kusurun varlığını ispat yükü davalı tarafta olup bu hususta ispata elverişli delil ibraz edemediği dikkate alınarak mütefarik kusur indirimi yapılamayacağı değerlendirilmiştir. - Manevi tazminata dair değerlendirmede; Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda hakimin, hukuk ve adalete uygun karar vereceği TMK'nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayda, ekonomik ve sosyal durum araştırması, kazanın oluş şekli, davalı tarafın kusuru, çekilen ızdırap, davacının maluliyet durumu ve iyileşme süresi ve yukarıda açıklanan kıstaslar çerçevesinde davacı için 30.000,00TL manevi tazminatın uygun olduğu değerlendirilmiştir. Her ne kadar davacı tarafça davalı sigorta şirketlerinden de manevi tazminat talep edilmiş olsa da manevi tazminatın ZMMS poliçesi kapsamında teminat dahilinde olmadığından bu davalılar yönünden manevi tazminat talebinin husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. -Aktüerya hesabına ve kaçınılmaz tedavi giderine ilişkin dair değerlendirmede; HMK’nun 273/1. maddesi gereği mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; TRH 2010 yaşam tablosu ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilen progresif rant usulü (%10 arttırma-iskonto formülü ile) ile davacıların aktüer zarar hesabının yapılması hususunda açıklamalı rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan raporun değerlendirilmesinde; davacının geçici iş göremezlik zararının 6.380,10 TL, ve sürekli iş göremezlik zararının ise 4.692,00 TL olduğu tespit edilmiştir. SGK tarafından davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı da dikkate alınarak geçici iş göremezlik zararı yönünden yöntemine uygun rapor mahkememizce esas alınmıştır. Tedavi gideri talebi yönünden ise tedavi gideri zararı olarak hesaba dahil edilen faturalı gider toplamı raporda hesap kısmında 3.592,00TL olarak yazılmış olsa da tespit kısmında belirtildiği üzere 3.952,00 TL olduğu bundan 1.290,00 TL sinin ise dava tarihinden sonra faturalandırılmış gider olması karşısında davacının uğradığı tedavi gideri zararı kapsamına dahil edilmemiş, buna göre 3.762,00 TL tedavi gideri zararı olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafın kazadaki yaralanmasından dolayı kalıcı maluliyetinin bulunmadığı tespit edildiğinden kalıcı iş göremezlik zararının bulunmadığı anlaşılmıştır. Yine davacı tarafça şehir hastanesine yapılan 525,00 TL tutarında Kayseri Şehir Hastanesine yapılan ödemeye ilişkin fatura sunulmuş olsa da bu ödemenin tedavi gideri ödemesi olmayıp dava konusu yaralanma dolayısıyla maluliyet raporu tanzimi için ödenen rapor gideri olduğundan yargılama giderleri kapsamında dikkate alınmıştır. - Mahkememizin geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamı dışında olup olmadığına dair değerlendirmesinde; 2918 sayılı Kanun’un 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, “Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", kanunun geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59’uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün kanundan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinin kabulü gerekir. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, 1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, 2-Tedaviyle ilgili diğer giderler, 3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler, Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir. Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; 1-Bakıcı giderleri 2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları) 3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir. Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder.(Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: Hüseyin TUZTAŞ) Bu halde geçici iş göremezlik tazminatının sigorta teminatı kapsamında olduğu kabulü gerekir. Hatır taşıması itirazına dair değerlendirmede; Davalı ... Sigorta cevap dilekçesinde hatır taşıması definde bulunmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 87. Maddesine göre "Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir." esası kabul edilmiştir. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada, taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminat miktarının tayini" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş ,BK.nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut olayda davacının kaza esnasında yolcu olarak bulunduğu dava dışı ... plaka sayılı araç sürücüsü Hacı ...'ın eşi olduğu, eşin taşımasının hatır taşıması olarak değerlendirilmeyeceği dikkate alınarak hatır taşıması indirimi yapılmamıştır. Müteselsil sorumluluğu ilişkin değerlendirmede; Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar 6098 sayılı Kanun'un 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Kanun hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun hukuki sonuçları vardır. Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (6098 sayılı Kanun 162/1) Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. (6098 sayılı Kanun 163/2) Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. (6098 sayılı Kanun 163/1) Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur. (6098 sayılı kanun 166/1) Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır. (6098 sayılı Kanun 166/3) Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (6098 sayılı Kanun 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez. Eldeki davada davalılar arasında müteselsil sorumluluk söz konusudur. Faize ait değerlendirmede; 2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise arabulucuk başvuru tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrütfaizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir. Anılan açıklamalar uyarınca davacı tarafça sigorta şirketlerine usule uygun başvuru bulunmadığından (ZMSS Genel Şartlar Ek 6 uyarınca) temerrüt tarihi sigorta şirketleri yönünden arabuluculuk başvuru tarihi kabul edilmiş, diğer davalı Muhammet yönünden ise olay tarihi temerrüt tarihi kabul edilmiştir. Kazaya karışan ... araç hususi nitelikte olduğunda davalı ... ve ... Sigorta yönünden yasal faize, ... Sigorta sigortalısı olan ... plakalı araç ticari olduğundan bu davalı yönünden ticari avans faizi işletilmiştir. Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre; Dosya kapsamındaki tüm deliller ve yukarıda yapılan izahatlar karşısında davacının uğramış olduğu zarardan araç sürücüsü, ZMMS sigortacısı olan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile 6.380,10 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.762,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 10.142,10 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketlerinin ZMSS poliçesinin sağlık/tedavi gideri teminatından karşılanması ve davalı ... Sigorta yönünden arabuluculuk başvuru tarihi olan 06/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile, davalı ... Sigorta yönünden arabuluculuk başvuru tarihi olan 20/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ... yönünden ise trafik kaza tarihi olan 10/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin tedavi gideri talebi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin davalı ... yönünden kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ,davacının manevi tazminat talebinin davalı ... Sigorta ve ... sigorta yönünden reddine karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır. Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2615 Esas, 2024/7426 Karar sayılı ilamı)

Vekalet ücreti taktiri sırasında yapılan değerlendirmede; Anayasa Mahkemesi Başkanlığı tarafından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 326. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla iptaline ilişkin 2024/29 E. 2024/226 K. sayılı ve 25/12/2024 tarihli kararı 14.03.2025 tarihinde 32841 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. HMK'nun 326/2 maddesinde yer alan; ''Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.'' hükmünü "manevi tazminat davaları" yönünden Anayasa'nın 13. ve 36. maddelerine aykırılık teşkil etmesi sebebiyle AYM tarafından iptaline oyçokluğuyla karar verilmiştir. İptal ve muhtemel hak ihlallerine sebebiyet vermemek için yargılama gideri davalı üzerinde bırakılmıştır. (Ankara BAM 25. HD 2025/666 E. 2025/904 K, Bursa BAM 13. HD. 2024/1143 E. 2025/687 K. Ve Adana BAM 3. HD. 2023/834 E. 2025/1142 K. Sayılı ilamları.) Bu husus dikkate alınmak suretiyle davalı ... yönünden reddedilen talep yönünden vekalet ücretine hükmedilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davacının maddi tazminat talebi yönünden davanın KISMEN KABULÜ İLE 6.380,10 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.762,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 10.142,10 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketlerinin ZMSS poliçesinin sağlık/tedavi gideri teminatından karşılanması ve davalı ... Sigorta yönünden arabuluculuk başvuru tarihi olan 06/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile, davalı ... Sigorta yönünden arabuluculuk başvuru tarihi olan 20/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ... yönünden ise trafik kaza tarihi olan 10/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Fazlaya ilişkin tedavi gideri talebi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, 3-Davacının manevi tazminat talebinin Davalı ... yönünden kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine , 4-Davacının manevi tazminat talebinin davalı ... Sigorta ve ... sigorta yönünden reddine, 5-Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 692,81-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 905,11-TL peşin harç ve 155,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.060,11-TL harçtan düşümü ile artan harcın 367,30-TL olarak değerlendirilmesine, 6-Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden;492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 2.049,30-TL harçtan değerlendirilmesine karar verilen 367,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.682,00-TL harcın davalı ...'tan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 7-Davalı ... Sigorta A.Ş'e ile yapılan; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 8-Davalı ... Sigorta A.Ş'e ile yapılan; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 9-Davacılar tarafından peşin yatırılan 80,70-TL başvurma harç, 905,11-TL peşin harç ve 155,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.140,81-TL harcın (davalı ... Sigorta ve davalı ... Sigorta A.Ş'nin 288,23-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olmak koşuluyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 10-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat, kep reddiyat gideri, maluliyet rapor gideri ve tedbir harcı olmak üzere toplam 25.671,45-TL 26.196,45 yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 16.941.28-TL'sinin davalılardan (davalı ... Sigorta ve davalı ... Sigorta A.Ş'nin 4.280,26TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olmak koşuluyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın ise davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 11-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan posta, müzekkere, kep ve elektronik tebligat gideri olmak üzere toplam 42,00-TL yargılama giderinin iş bu davalı üzerinde bırakılmasına, 12-Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 10.142,10-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine, 13-Maddi tazminat talebinin red edilen kısmı yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 1.930,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılara ödenmesine, 14-Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜTnin 13/2 maddesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine, 15-Davacının manevi tazminat talebinin davalı ... Sigorta ve ... sigorta yönünden reddine karar verildiğinden reddedilen manevi tazminat talebi yönünden AAÜT'nin 7/2 maddesi uyarınca 8.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ... Sigorta ve ... Sigorta'ya ödenmesine, 16-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 17-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/11/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/795, K. 2025/1037, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-795-e-2025-1037-k-8f618060d0c2