İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/767 E. 2025/843 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/767
Karar No
2025/843
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/767 Esas KARAR NO :2025/843

DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:03/11/2022 KARAR TARİHİ:04/12/2025

DAVA : Davacı vekilince mahkememize ibraz edilen dava dilekçesinde, davalı acentenin, ... vasıtasıyla müvekkilinin dış hat bilet satışını gerçekleştirdiğin, davalının kredi kartı ile satışını yapmış olduğu 396 adet bilete gelen harcama itirazları nedeniyle davalının müvekkiline 1.182,699 TL borcu bulunduğunu, dava dışı ...'nın 117’i aşkın ülkede 275 havayolunu temsil eden kısa adı ile “...” olarak bilinen “Uluslararası Hava Taşıyıcıları Birliği' olduğunu, ...'nın hava yolları ve acenteler arasında oluşturduğu işbirliği ile sektör ürünlerinin, dünyanın her noktasında tüketiciye en uygun şekilde ulaştırılması amacıyla, uygulama ve kararları ile sektöre yön veren, kar amacı gütmeyen, bağımsız bir organizasyon olduğunu, müvekkilinin de mezkur organizasyonun üyesi olduğunu, seyahat acentelerinin havayolu bilet satışını yapabilmek için ...'ya başvurduğunu, başvurularının kabul edilerek ... akreditasyonu almaları halinde ... portalı üzerinden ... biletleme yetki talebinde bulunduğunu, bu talebin kabulü ile acentelerin ...'nın üyesi olan havayolları ile imzalamış olduğu sözleşme ile havayolu ile ayrıca bir acentelik sözleşmesi imzalamalarına gerek olmadan, üye havayolları adına bilet düzenleme yetkisi kazandığını, ...’dan akreditasyon alan acentelerin kendilerine biletleme yetkisi veren üye havayolu şirketlerine ait biletleri GDS (genel dağıtım sistemleri) tarafından sağlanan terminalleri kullanarak düzenleyebildiğini, ... acentelerinin ... havayolları adına düzenledikleri bilet ücretlerinin mahsuplaştırılması, ... tarafından belirlenen ilgili ülke ... (...Plan) ödeme planına göre belirlenen (7/15 günlük) periyotlarda yapıldığını, ...'nın ilgili devre ödemesine dair tutarı ... sistemi üzerinden seyahat acentelerine bildirildiğini, acentelerin bildirilen satışı raporuna göre düzenledikleri bilet bedelini ilgili ülkede belirlenen ...’nın banka hesabına ödediğini, ..., ... olarak adlandırılan bu sistem üzerinden bilet bedellerini ilgili havayolunun hesabına aktarıldığını, ... başlıklı 1. Maddesine göre, işbu sözleşmenin akdi ile, acente ile havayolu arasında ilgi ülkede geçerli ... kapsamında bir acentelik ilişkisi kurulduğunu, aynı sözleşmenin ... başlıkı 2. Maddesine göre; acente ve havayolu arasındaki Hukuki ilişkinin kuralları ..., “seyahat acenteleri el kitabı” ve bölgedeki ...’un zaman zaman güncellediği kurallara göre revize edildiğini ve duruma göre ilgili diğer ... tavsiye ve kurallarının, teamüllerinin uygulandığını, sözleşmenin ...’s Services başlıkı 3. Maddesinin 3.1. fıkrasında; acentenin havayolu ve havayolunun otorizasyon verdiği diğer taşıyıcıların dokümanlarını düzenleme ve satış ve Yolcu ile havayolu adına bir taşıma sözleşmesi kurulmasının geçerlilik koşulu olan yolcu adına bir trafik dokumanı (taşıma hakkı sağlayan bilet vs.) düzenlenmesi ile karşılığı olan bedeli tahsil işlemleri de dahil olmak üzere tüm gerekli işlemleri yapmakla sorumlu olduğunu, sözleşmenin 4. Maddesinde, acentenin mahaldeki mevzuata uyacağını, sözleşmenin ... başlıklı 7. Maddesinin 7.1. fıkrasında acentenin ancak bedelini aldığı biletleri düzenleyeceğini ve acentenin düzenlediği biletin bedelini havayoluna ödemekten sorumlu olduğunu, 7.2. maddede acentenin tahsil ettiği bilet bedellerinin malikinin havayolu olduğunu, 7.4. maddede, acentenin ödemeden acze düşmesi halinde sözleşme konusu tüm alacakların muaccel olacağını, sözleşmenin 17. Maddesinde ise ihtilaflara acentenin merkezinin bulunduğu mahaldeki hukukun uygulanacağının düzenlendiğini, iş bu davanın acentenin, kendi sistemleri üzerinden kredi kartı ile düzenlediği biletlere gelen harcama itirazından (...) kaynaklandığını, ... ... ...’ın 4.7 (Disputed Customer Card Transactions) maddesinin 2. bendinde (4.7.2), çekişmeli/münazaalı bir işlem ve bu işlemin kart şirketi tarafından reddedilmesi durumunda, ilgili havayolunun zararını ... (...) yoluyla acenteye yansıtılacağının belirtildiğini, somut olayda, acentenin, kendi sistemleri üzerinden kredi kartı ile düzenlediği biletlere gelen harcama itirazına ilişkin ..., acentenin sistemlerinin kapalı olması nedeniyle düzenlenemediğini, zira acentenin sistemi, ... Linkteki gözüken tarihten daha erken kapandığını, davalı'nın ...’ye yansıtılabilen ... borçları için tahsilat yapılabildiğini ancak yansıtılamayan meblağ için ise aksiyon alınamadığını, ... akreditasyona sahip acentelerin, biletleme işlemlerini GDS sistemleri üzerinden yaptıklarını, GDS sistemine ait ödeme geçidini (payment gate) kullanıldığını bu nedenle kredi kullanarak düzenledikleri biletlerin sorumluluğunun da acenteye ait olduğunu ayrıca ...'nın müşteri kartı ile satış kurallarını RESO ... (...) ile oluşturmuş olduğunu, bu kuralların hem ... hem de acentelere yayınlandığını, ... akreditasyona sahip acenteler ... kurallarına göre işlem yapmak zorunda olduğunu, acentenin kredi kartı kullanarak düzenlediği biletlemeler için ... RESO ...’da hem yüz yüze (Face-to-face Transactıons) biletleme işlemi sırasında hem de yüz yüze olmayan (Non-face-to-face Transactıons) biletleme işlemlerin de uyulması gereken kurallarda acentenin sorumluluğunu açıkça ifade edildiğini, bu kapsamda acente ... RESO ... da yazan kuralara uymamasının gerekli kontrol ve aksiyonları almaması nedeniyle ortaklığa karşı sorumlu olduğunu, acentenin kendi sistemleri üzerinden kredi kartı ile satışını yapmış olduğu 396 adet bilete gelen harcama itirazları nedeniyle banka tarafından toplamda 1.182.699TL ortaklıkları hesaplarından tahsil edildiğini, ... ... ...’ın ilgili maddesine istinaden oluşan bu ortaklığın zararından acentenin sorumlu olduğunu, söz konusu tutarın acenteden müvekkili ortaklıkça noter kanalıyla gönderilen ihtarname ile talep edildiğini, ilk etapta acente gerek ... vasıtasıyla gerekse de direkt müvekkiline ulaşarak borcunu ödemek istediğini ancak taksitlendirme yapılarak kolaylık sağlanmasını talep ettiğini, konu müvekkilince olumlu karşılandığını ve acenteden bir ödeme planı iletmesinin talep edildiğini ancak acentenin ödeme yapmadığını, işbu durumun davalının söz konusu borcun varlığını ikrar ettiğinin göstergesi olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle ...'nın sözleşme hükümleri yanında, davalının genel hükümleri de ihlal ettiğini ve bu nedenle takibe yaptığı itirazın yasal dayanağı bulunmadığının tümüyle kötü niyetli olduğunun da açık olduğunu, nitekim TTK 112. Mad.sinde bu hususta, acentenin tahsil edilen bilet bedellerini müvekkili havayoluna ödeyeceğinin düzenlendiğini, TTK 112. Maddesinde “Acente, müvekkiline ait olan parayı göndermekle veya teslim etmekle yükümlü olup da bunu yapmazsa, yükümlülüğün doğduğu tarihten itibaren faiz ödemek ve gerekirse ayrıca tazminat vermek zorundadır.” hükmünün yazılı bulunduğunu, müvekkilince davalıya Noter marifeti ile gönderilen iki ihtar ile ödemeye davet edildiğini ancak ödeme yapılmadığı gibi müvekkili tarafından ....İcra Müdürlüğünün 2022/... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, durdurulan icra takibinin devamına ve itirazın iptali ile davalının icra takibine haksız itiraz etmesi sebebiyle müvekkili lehine İİK.67/2 maddesi uyarınca %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekilince mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde, davacı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhinde .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, müvekkili şirketin davacıya ödeme emrinde talep edildiği üzere bir borcunun olmaması sebebi ile borca müvekkili şirket adına haklı nedenle itiraz edildiğini, bunun üzerine davacı tarafından haksız olarak huzurdaki dava açılarak itirazın iptali talep edildiğini, davacı tarafından açılan dava haksız bir davası olduğunu, müvekkili şirketin davacı şirkete ödenmesi gereken bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında kurulu ticari bir ilişkinin bulunmadığını, müvekkili şirketin davacı şirketin acentası yada doğrudan ticari ilişki içinde bulunduğu bir şirket olmadığını, müvekkili şirketin ... üyesi olan bir acenta olduğunu, ... – ... (...), ... (Faturalandırma ve Ödeme Sistemi), TEMİNAT MEKTUBU, GDS - ... – Global Dağıtım Kanalları , Seyahat Acenteleri Komiserleri Ofisi , CIP - Carrier Identification Plate - Taşıyıcı Kimlik Plakası , ... – ... – Acenta Borç Dekontu, ...'ın açıklamalarını yaptığı buna göre ; "... – ... (...), kendisine üye havayolu şirketleri ile üye seyahat acentaları buluşturan, havayolu şirketlerinin uçak biletlerini güvenli bir şekilde kesilmesi için seyahat acentalarına yetki veren uluslararası bir kurumdur. ... sayesinde 120 ülkedeki 290 üzerinde havayolu şirketinin biletleri, ... üyesi seyahat acentaları tarafından satışa sunulabilmektedir. ..., belirlediği kurallar ve üye seyahat acentalarından aldığı teminat mektupları ile herhangi bir sıkıntı durumunda hem acentadan bilet alan yolcuların hem de hizmet veren havayolu şirketlerinin haklarını garantisi altına alan bir kuruluştur. ... üzerinden yapılan iş ve işlemlerde kurallar ... tarafından belirlenmekte ve havayolu şirketlerinin ve seyahat acentalarının muhatabı ... olmaktadır. Gerek havayolu şirketi tarafında, gerekse seyahat acentası tarafında yaşanan sıkıntılar, ... ile yapılmış olan sözleşme ve ...’nın hüküm ve koşullar kitapçığı olarak adlandırılabilecek “...”lar çerçevesinde çözüme kavuşturulmaktadır. ... (Faturalandırma ve Ödeme Sistemi)- ... üyesi olan seyahat acentası ile havayolu şirketi arasındaki bütün faturalandırma ve ödeme işlemleri ... planına göre yürütülmektedir. Seyahat acentasının kesmiş olduğu biletler, 15’er günlük periyotlar halinde ... sistemi üzerinden ...’ya ödenmekte, ... da bu ödemeleri ilgili havayolu şirketlerine ödemeleri yapmaktadır. Böylece acenta sadece ...'ya ödeme yapmakta ve ödeme ile ilgili sadece ... ile muhatap olmaktadır. Aynı şekilde havayolu şirketlerinin de ödeme konusundaki tek muhatabı ... olmaktadır. Havayolu şirketleri bilet ücretlerini ...’dan tahsil etmektedirler. TEMİNAT MEKTUBU- ... havayolu şirketlerinin ve acentanın bilet sattığı yolcuların haklarını korumak adına, seyahat acentasından süresiz teminat mektubu almaktadır. Acenta ...’nın talep etmiş olduğu teminat mektubunu sunarak ... planına dahil olmakta ve bundan sonra ... havayolu şirketinin haklarının korumak için bu teminat mektubunu süresiz olarak saklamaktadır. Ödeme ile ilgili herhangi bir sıkıntı oluşması durumunda, ..., ...’lara başvurarak havayolu şirketinin zararını bu teminatlardan karşılamaktadır. GDS - Global Distribution Systems – Global Dağıtım Kanalları - Seyahat acentaları havayolu şirketlerinin biletlerinin rezervasyon, biletleme, iptal ve iade gibi işlemlerini yaptıkları sistemlerdir. Pek çok GDS olmakla beraber Türkiye’de en çok ... gibi sistemler kullanılmaktadır. GDS sistemleri bütün havayolu şirketlerinin uçuş bilgilerini barındırır. Yolcunun talep etmiş olduğu parkurda biletleme personeli gerekli rezervasyonları yapar ve acenta, ... üyesiyse ve rezervasyonun yapılmış olduğu havayolu şirketinin CIP’ine ( Biletleme Yetkisi) sahip ise bileti keser. ... üyesi değil ise, yapmış olduğu rezervasyonu işbirliği yaptığı ... üyesi seyahat acentasına yönlendirerek biletleme işlemini yapmasını sağlar. Seyahat Acenteleri Komiserleri Ofisi - ... ile acenta arasında bir ihtilaf ortaya çıkması durumunda Seyahat Acenteleri Komiserleri Ofisi devreye girmektedir. Bu ofis Seyahat Acentelerine, ... ve Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliğine (...) tahkim yolu ile bağımsız bir uyuşmazlık çözüm hizmeti sunar. Seyahat Acentesi Komiserinin görevi, seyahat acentesi, havayolu veya ...'nın talebi üzerine, taraflar arasında ... acente programının işleyişinden ve/veya ...'nın faturalandırma ve ödeme planı (...- Billing and Settlement Plan) ve uzlaştırmasından kaynaklanan ihtilafları çözmek amacıyla incelemeler yapmaktır. CIP - Carrier Identification Plate - Taşıyıcı Kimlik Plakası-Bir seyahat acentasının biletleme yapabilmesi için sadece ... üyesi olması yeterli değildir. Aynı zamanda havayolu şirketinin acentanın GDS sisteminde CIP’i açık olmalıdır. Bazı havayolu şirketleri riskli gördüğü pazarlarda veya riskli gördüğü seyahat acentalarına şirketinin biletlerini satmasını engellemek amacı ile CIP’i kapatır. Böylece acenta ... üyesi olmasına rağmen bu tür havayolu şirketinin biletlerini satma yetkisine sahip olamazlar. ... – ... – Acenta Borç Dekontu - Seyahat acentasının yapmış olduğu biletleme, iptal – iade, değişiklik gibi işlemlerinden veya biletlemedeki herhangi bir usulsüzlük karşısında havayolu şirketinin ... üzerinden acentanın ... hesabına gönderdiği borç dekontudur. Bu borç dekontunu sistemde gören acenta, biletleme yetkilisi ... dekontunu kabul edip ödeyebileceği gibi itiraz da edebilir. Yapılan inceleme sonucunda eğer acenta haksız ise ... devresine borç olarak kaydedilir, haklı ise ... ... sisteminden silinir. ...- ..., klasik sistemden yeni jenerasyon bir sistem olan ... sistemine geçeceğini 2018 yılında taraflara bildirmiştir. ... programı ile hem seyahat acenteleri hem de havayolları için daha esnek, güvenli ve müşteri merkezli bir ... yaratılması amaçlanmıştır. Bu yeni sistem ile teminat mektubu olmadan da ... üyesi olunabilecek ... adında bir ürün ... tarafından taraflara sunulmuştur. NewGen sistemine Türkiye’de 2019 Ekim ayında geçiş yapılmıştır. Yeni sistemde mevcut ... acentalarından kredi kartı ile satış yapmak isteyenlerin ... adı verilen bir güvenlik sistemi kurmalarını, kredi kartı ile satış yapmayacak olan acentaların ise bir dilekçe ile bunu beyan etmeleri talep edilmiş ve kredi kartı ile satış yapmayacak olan acentaların GDS sistemleri kredi kartı satışına kapatılmıştır." şeklinde açıklamalarının yapıldığı, cevap dilekçesinin devamında , ...-Seyahat acentaları ve havayolu şirketlerinin ... işlemlerinde uymaları gereken hüküm ve koşulları belirten dokümanlar olduğunu, değişen şartlara ve kurallara göre ...’lar güncellenebilir veya değişebilir olduğunu, müvekkili şirketin ... üyesi bir acenta olduğunu, müvekkili şirketin ... üyelik sözleşmesini imzaladığını, ...'ya bilet satışından kaynaklı olarak borçlarının teminatı olmak üzere teminat mektuplarını USD cinsinden ...'ya verdiğini, müvekkili şirketin kredi kartı ile satış yapmadığından ve yapmayı düşünmediğinden dolayı Nisan 2018 tarihinde GDS sistemlerinin kredi kartı satışlarına kapatılmasını talep eden dilekçeyi sisteme yükleyip, ...’dan dilekçenin onaylandığına dair cevap aldığını, müvekkili şirketin ... üyesi olarak biletleme işlemlerini ... üzerinde yaptığını, müvekkili şirketin biletleme ve bunun bedelleri konusunda muhatabının ... olduğu anlamına geldiğini, müvekkilinin ... üzerinden biletleme yapmış ve sattığı biletlere karşılık ... nezdinde bulunan hesabına borç yazıldığını ve müvekkilinin bu borcunu ... Planı üzerinden ...'ya ödediğini, ... üyesi olduğu 2011 yılında bu yana geçen süre içerisinde 15’er günlük ödeme periyotları gözönüne alınacak olunursa ...’ya yaklaşık 240 defa devre ödeme yapıldığını, bu süre zarfından hiç bir havayolu şirketine doğrudan 1 lira dahi ödemediğini, müvekkili ile ... arasında kurulan ve biletleme satışı üzerine kurulan ticari ilişkide havayolu şirketleri 3. şahıs konumunda olduğunu, havayolu şirketleri alacaklarını ...'dan tahsil ettiğini, yine biletleme ile ilgili bir olumsuzluk ortaya çıkması halinde havayolu şirketleri ... kesmek sureti ile acenteların ... hesaplarına borç olarak kayıt edilmesini sağladığını ve netice de ...' nin acenta tarafından kabul edilmesi halinde bu bedel acenta tarafından ...'ya ödendiğini, müvekkili şirketin verdiği teminat mektubunun garantisi kapsamında ... üyeliği ile ... üzerinden yaptığı biletleme ücretlerini yukarıda belirtilen şekilde ödediğini, 2019 yılında ... , ... sistemine geçmiş ve kredi kartı ile satış yapmak isteyenlerin ... adı verilen bir güvenlik sistemi kurmalarını, kredi kartı ile satış yapmayacak olan acentaların ise bir dilekçe ile bunu beyan etmelerini talep ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirket kredi kartı ile satış yapılmadığından ve yapılması düşünülmediğinden dolayı Nisan 2018 tarihinde GDS sistemlerinin kredi kartı satışlarına kapatılmasını talep eden dilekçe ...'ya gönderildiğini ve ...’dan dilekçenin onaylandığına dair cevap alındığını, müvekkili şirketin 2019 yılında bir kredi kartı dolandırıcılığı ile karşı karşıya kaldığını, bu konu ile ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan şikayet üzerine açılan soruşturmanın halen 2020/... Hz numarası ile devam ettiğini, müvekkili şirketin ... bünyesinde, sistemlerinin geleneksel kredi kartına kapalı olmasına rağmen ... sistemi, ... tarafından kredi kart işlemlerine açık bırakılması sebebi ile kesilen kredi kartı ödemelerinin, nakit kart kabul edilerek bilet kesimlerinin onaylandığını ancak bu satışların sahte kart üzerinden yapıldığının tespit edilmesi üzerine sistemin kapatıldığını ve ... tarafından durumun müvekkili şirkete bildirildiğini, bu durumun ortaya çıkması üzerine müvekkili şirketin hemen ... ile temasa geçtiğini ve kullanılmış olan kartların klasik kredi kartı olamayacağını, bu olumsuzluğun ... sistemininden kaynaklandığını, sunulu dilekçe çerçevesinde GDS sistemlerinin kredi kartına kapalı olması gerektiği dolayısı ile hatanın müvekkili şirketten kaynaklanmadığının ...'ya bildirdiğini, bunun üzerine ... ile ortaya çıkan ihtilafın çözülmesi için ... - Seyahat Acenteleri Komiserleri Ofisinde tahkim görüşmelerine başlanıldığını ve tahkim görüşmeleri sonunda ...'nın ihmali ile sistemin kapatılmadığından dolayı acentanın mağdur edildiğini, sistemlerinin yeniden açılması gerektiğini ve teminat mektuplarına dokunulamayacağına karar verildiğini, bu süreçte havayolu şirketleri de ... bildirimlerini ...'ya yaptıklarını, yargılama sonucunda, müvekkili şirketin mağduriyetinin kabul edildiğini, ...'nın yaptığı değerlendirmeler sonunda müvekkili şirketin biletlemeden kaynaklı hiç bir borcunun olmadığını kabul ettiğini ve teminat mektuplarını müvekkili şirkete iade etmediğini, biletleme ve biletlerin ödemelerinde müvekkili şirketin tek muhatabının ... olduğunu, ...'nın müvekkili şirkete verdiği 04.03.2022 tarihli ... sayılı yazısında "Yukarıda belirtilen banka teminatını iptal edilmek üzere ilişikte sunuyoruz ve söz konusu finansal teminat çerçevesinde ... üye havayolu kuruluşlarına başka ödenmemiş borcun bulunmadığını teyit ederiz. " denildiğini ve ... hem havayolu şirketlerinin müvekkili şirketten bir hak ve alacağının olmadığını ve üye havayolu şirketlerine müvekkili şirketin bir borcunun olmadığını kabul ve ikrar ettiğini, bu yazılı belgelerin ...'nın müvekkili şirketten hiç bir hak ve alacağının olmadığının açık kanıtı olduğunu, ...'nin biletleme ücretleri için her zamam muhatap olarak ...'yı aldığını, ... tarafından müvekkili şirketin hiç bir havayolu şirketine borcunun olmadığına karar vermesi, sistemi açması ve teminat mektuplarını iade etmesinden sonra ... nezdinde biletleme yetkisi olan CIP lerin açılması için müvekkili şirket tarafından davacı şirkete müracaat edildiğini, yazılı mail olarak yapılan müracaat da davacı vekilin iddiasının aksine borç kabul edilerek taksitlendirma talebinde bulunulmadığını, bu yazıda, "Yargılama sonucunda acentamız haklı bulunmuş ve sistemleri açılmış olsa da ... biletleme yetkisi (CIP)'lerin kapalı olması davayı kazanmış olmayı da uygulama noktasında anlamsız kılmakta, acentamızın turizm faaliyetlerine devam edebilme ümit ışığını da söndürmektedir. ...'nın bankalara teminat mektuplarını iade ederken hazırlamış olduğu üst yazıda" acentanın ... Havayolu şirketine karşı bir sorumluluğu ve borcu bulunmamaktadır" yazmaktadır. Hukuken hiç bir havayolu şirketine, bir borcumuz yoktur. ...Yolu şirketi ile ilişkilerin devam edebilmesi için herhangi bir borcu kabul anlamına gelmemek üzere ...'nin muhtemel zararına karşılık biletleme yetkisinin iç hat ve dış hatta tekrar açılması şartı ile ..."denildiğini, yani davacı tarafın iddia ettiği gibi borcun kabulü gibi bir durumun asla söz konusu olmadığını, davacı ..., ...'nın kararına rağmen haksız olarak müvekkili şirketten talepte bulunması üzerine müvekkili şirket tarafından davacıya .... Noterliği'nin 28.02.2022 tarih ve 01832 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, gönderilen ihtarname de "Tarafınızca müvekkil şirkete gönderilen .... Noterliği’nin 21.02.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini ve içeriğini kabul etmiyoruz. Müvekkil şirketin, şirketinize ihtarnamenizde belirtildiği gibi bir borcu yoktur. Müekkil şirket ile ... arasında yaşanan hukuki ihtilaf halen devam etmekte olup bu süreçte asıl zarar gören müvekkil olmuştur. Müvekkil şirketin, şirketinize ödenmemiş bir borcunun olmaması ve şirketinizin muhatabının ... olması sebebi ile ihtarnamenizi ve içeriğindeki talep ve iddialarınız kabul etmediğimizi tarafınıza cevaben bildiririz." denildiğini, bu ihtarnameden sonra davacının aynı içerikli 2. ihtarnameyi göndermesi üzerine davacıya bu seferde .... Noterliği'nin 21.03.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, davacı tarafın dilekçesinde dayandığı, ...’lar ile de müvekkilinin haklılığı teyit ettiğini, ...'nın ...’ları da esas alınarak yapılan tahkim yargılaması sonunda ... ofisi ...’yı hatalı bularak müvekkilinin haklarını iade ettiğini, bu durumda havayolu şirketi varsa mağduriyetini, şartlarını kabul etmiş olduğunu ve ...’dan tazmin etmesini talep etmesi gerektiğini, yaşanan süreçte zaten mağdur olmuş olan müvekkili şirketin davacı tarafın hukuka aykırı iş ve eylemeleri ile daha da mağdur hale geldiğini, ayrıca, dolandırıcılık olayının anlaşılmasının ardından müvekkili şirket tarafından hemen ilgili havayolu şirketleri ile temasa geçildiğini, biletlerin ... “askıya alınması”nın talep edildiğini, diğer havayolu şirketlerinin hemen müvekkili şirket ile işbirliği yaparak biletleri askıya almasına rağmen, Türk Havayolları müvekkil şirket ile muhatap olmadığını ve mailere cevap verme lüzumu bile hissetmediğini, böylelikle de kendi muhtemel zararlarının doğmasına sebebiyet verdiklerini, davacının haksız harcamalara karşı yapılan ... lerin sistemin kapalı olması sebebi ile yapılamadığı iddiasının haksız ve müvekkili ile ilgili bir husus olmadığını, bu davacı ile ... arasında çözülmesi gereken bir konu olduğunu, müvekkili şirketin davacı tarafın iddiasının aksine ... ,..., ... de belirlenmiş kurallara uyduğunu, bu durumun tahkim yargılaması sonunda da ... tarafından da kabul edildiğini, ... tarafından müvekkilinin ibra edilmesi, teminatlarının iade edilmesi ve sistemin müvekkiline açılmasının bu durumun açık kanıtı olduğunu, müvekkili şirket tarafından tahsil edilmiş ve davacıya ödenmesi gerekip de ödenmeyen bir bilet parası bulunmadığını, bu sebeple davacının TTK 112.md uyarınca talep de bulunmasının hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafından her ne kadar müvekkili şirketten talep edilecek bir alacak yoksa da davacı taraf hem süresi içinde ...' ya ... bildirimi yapmadığını hem ... kuralları gereği gerekli talep ve bildirimlerde bulunmadığını, süresi içinde yapılmayan hak kayıplarından müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, ayrıca davacının talebinin kabul anlamına gelmemek üzere davacının tüm talepleri için zamanaşımı sürelerinin de dolduğunu, davacı tarafından müvekkili şirket aleyhinde haksız olarak icra takibi başlatıldığını, bu sebeple kötü niyetli davacının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek dilekçesinin sonuç kısmında davacı tarafından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile kötü niyetli davacının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Deliller ; .... İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyası, ... kayıtları, ... tahkim dosyası, taraflar arasındaki yazışmalar , ihtarnameler, ...CBS 2020/... soruşturma numaralı dosya ve bu dosya kapsamında açılan ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosya , faturalar, taraflara ait ticari defter ve belgeler, zorunlu arabuluculuk tutanağı ,bilirkişi incelemesi. Uyuşmazlık noktaları; öncelikle davalının pasif husumet ehliyetinin olup olmadığı, davacının talebinin ...'ya yöneltmesi gerekip gerekmediği, davalının pasif husumet ehliyeti var ise, davalı acentenin ... vasıtası ile davacı şirketin dış hat bilet satışını gerçekleştiren davalının kredi kartı ile satışnı yaptığı, 396 adet bilete gelen harcama itarazları nedeniyle, davacının davalıdan alacağı olup olmadığı varsa miktarının tespiti noktalarında toplanmaktadır. .... İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyası alınıp incelendiğinde, ... Anonim Ortaklığı tarafından ... ... Ltd Şti hakkında 1.182.699,99TL asıl alacak, kalına da işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.280.684,99TL'nin tahsili için 09/09/2022 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 13/09/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından 13/09/2022 tarihli borca ve ferilerine yapılan itiraz ile takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Davacı tarafça davaya konu alacağın ödenmesi amacıyla davalı tarafa ... Noterliğinin 15/03/2022 tarih ... yevmiye ve aynı noterliğin 21/02/2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamelerinin gönderildiği, ihtarnamelerde , ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 8 gün içinde borcun ödenmesinin talep edildiği, ihtarnamelerin ilkinin 23/02/2022 sonraki ihtarnamenin ise 17/03/2022 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiği görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesi ekinde müvekkili ile ... arasında imzalanan sözlemeyi, ...'ya sunulan kesin teminat mektubu suretlerini sunmuş ayrıca davalı tarafından ...'ya gönderilen 04/04/2018 tarihli yazı suretinin bırakıldığı incelendiğinde "aşağıda imzası bulunan acentenin - Ligabra ... Ltd Şti , ... işlemlerinde bir hava yolu kartı ticaret sözleşmesini kullanarak ödeme şekli olarak kredi kartı kabul etmediği beyan olunur." denildiği tespit edilmiştir. Cevap dilekçesi ekinde sunulan sözleşmenin yabancı metinli olması nedeniyle Türkçe tercümesini sunması için davalı vekiline süre verilmiş olup, davalı vekili 18/01/2023 tarihli dilekçe ekinde yolcu bileti satış acenteliği anlaşmasının tercümesinin sunduğunu bildirmiştir. Söz konusu sözleşme tercümesi incelendiğinde, ... ile davalı arasında imzalandığı, ...'dan taşıyıcı olarak bahsedildiği, Ligabra'dan ise acente olarak bahsedildiği, sözleşmenin 3.maddesinde acentenin bilet satma yetkisinin yer aldığı, 7.maddesinde ise acentenin uçak biletleri satması halinde parayı tahsil eder etmez bir trafik belgesi düzenleyerek ödenecek meblağın taşıyıcıya havale edileceği, bilet satışından elde edilen tüm paraların - acentenin ücreti de dahil olmak üzere taşıyıcıya ait olduğunun , taşıyıcının hesaplaşma ve ödeme yapılıncaya kadar elinde tutacağı, acentenin ücretinin sözleşmenin 9.maddesinde düzenlendiği tespit edilmiştir. Delil olarak dayanılan ...CBS 2020/... soruşturma numaralı dosya ile ilgili şikayet dilekçelerinin UYAP üzerinden gönderilen evraklardan alınarak dosyamıza bırakıldığı incelendiğinde, ... tarafından şüpheliler ..., şikayetçi ... tarafından ..... Ltd Şti tarafından ..... Hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlaması ile şikayet dilekçesi verildiği, davalı şirket yetkilisi olan...'nın savcılıkta vermiş olduğu ifade incelendiğinde, ... isimli bir kişinin tanıdıkları vasıtası ile kendilerine ulaştıklarını, Almanya ve Türkiye'de çok fazla bilet potansiyeli olan ancak bilet kesme yetkisi olmayan seyahat acentelerinin olduğunu, uçak bileti kesebilecek ... yetkisine sahip acenteye ihtiyaçlarının olduğunu bildirdiğini, yapılan görüşmelerde kendilerinin rezarvasyon yönlendirmeye ve kredi kartı satışını kabul etmediklerini bildirdiklerini, onlarında kendilerini nakit olarak ödeme yapacaklarını bildirmeleri üzerine sözleşme imzalandığını, biletlerin kesilmeye başlandığını, müvekkili şirket çalışanı ... Hanım'ın kredi kartı kabul etmediklerinden ve ...'ya 2018 yılında kredi kartı kullanmayacaklarını bildirdiklerinden dolayı söz konusu kişilerin, işlem yaptıkları kartların kredi kartı olmayıp ... Card (peşin ödemeli banka kartı) ile ödemeleri yaptıklarını, bu bilet ödemelerinin ... card ile direkt hava yollarına yapıldığını, bir müddet sonra hava yolları şirketi tarafından kesilen biletlerin sistem üzerinden tahsil edilemediği ve/veya müşterilerinin kredi kartları harcamalarına itiraz etmelerinden dolayı sorun çıkmaya başladığını bunun üzerine söz konusu sorunun başladığını beyan ettiği tespit edilmiştir. Bakırköy CBS tarafından 2018/... soruşturma numaralı dosya kapsamında hazırlanan iddianamede müştekinin ... Anonim Ortaklığı olduğu, 48 adet şüphelisinin bulunduğu, atılı suçlamanın örgütlü dolandırıcılık olduğu, iddianamenin girişinde Türkiye'de daha önce rezarvasyon işlemleri yaptığı tespit edilerek ... Rezarvasyon Sistemlerine erişim yetkisi iptal edilen Türk Acente yetkilileri olan - kimi şüpheliler ; 4'ü Ukrayna , 1'i Sırbıstan , 1'i de Makedonya'da olmak üzere toplam 6 adet ... üyesi acenteyi usulsüz olarak deviralıp diğer şüpheliler ile birlikte , bu acentelerin sistemleri üzerinden tespit edilebildiği kadarıyla toplam 2.765.543 Amerikan doları değerindeki 3968 adet biletin , bedeli ...Yollarına ödenmeden düzenlenmesini sağladıkları iddiası ile kamu davası açıldığı görülmüştür. Davanın ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... nolu esasına kayıt edildiği ve dosyanın derdest olduğu tespit edilmiş ve duruşma tutanakları alınarak dosyaya bırakılmıştır. Davalı vekili 07/03/2023 tarihli dilekçesinde müvekkili şirket ile davacı şirket arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, kendilerinin muhattabının ... olduğunu, müvekkilinin tahsil ettiği paraları ... yolu ile ...'ya ödediğini, davacı tarafın süresi içerisinde ...'ya ... bildirimini yapmadığını bildirerek dilekçesinin devamında rezarvasyon - biletleme ve biletleme sonrası işlemleri açıklayarak bununla ilgili şemayı sunduğu tespit edilmiştir. Davacı taraf 13/04/2023 tarihli dilekçesi ekinde Türkiye ...tarafından ...'na gönderilen 03/03/2022 tarihli yazı ve eklerini sunmuş incelendiğinde, ... numaralı üye iş yerinde yazı ekinde detayları belirtilen 393 adet satış işlemi gerçekleştirildiğini, söz konusu işlemler için kar tahminleri , uluslararası ve yerel kart kuruluşlarının belirlediği ters ibraz kuralları çerçevesinde söz konusu harcamaların kendileri tarafından yapılmadığı sahte işlem olduğu gerekçesiyle bankalarına itiraz ettikleri ve işlem tutarlarının iadesini istediklerini bu nedenle itiraza konu olan işlem tutarlarının iş yerine hesabına borç kayıt edildiğinin bildirildiği ve ekinde de itiraz edilen 393 adet işlem detayının sunulduğu görülmüştür. Davalı vekiline "ödemenin doğrudan hava yoluna gidip gitmediği konusunda " açıklama yapması için süre verilmiş davalı vekili 06/06/2023 tarihli dilekçesinde, kendisi ile ... arasında sözleşme bulunduğunu, esasında müvekkilinin işlemlerinde kredi kartı seçeneğinin kapalı olmasına rağmen , ... hatası nedeniyle kredi kartı ödemesi çekildiğini ve bu hatanın daha sonra ... tarafından kabul edildiğini, kredi kartı ile yapılan ödemelerde de , ... ile hava yolu şirketi arasındaki anlaşma ile direk ... üzerinden hava yolu şirketinin post cihazına yönlendirildiğini, müvekkilinin kredi kartı satışlarından dolayı doğrudan ödemenin hava yolu şirketine yapılmadığını, devreye yine ...'nın girdiğini belirterek detaylı açıklamayı 06/06/2023 tarihli dilekçesinde yapmıştır. Davacı vekili davalının bu dilekçesine karşı vermiş olduğu dilekçe de davalının satışını yapmış olduğu 396 adet bilet ücretinin ...'ya da müvekkili kuruma da ödemediğini bildirmiştir. 25/05/2023 tarihli duruşmada alınan ara kararı ile tarafların ticari defter ve belgeleri de incelenerek uyuşmazlık noktaları olarak belirlenen hususlarda rapor tanzim etmesi için dosya bir hava yolu taşımacılığı hukuku alınında uzman , bir ters ibraz konusunda uzman bankacı ve aynı zamanda finans uzmanı ve bir sektör bilirkişisine tevdi edilmesi kararlaştırılmıştır. Davacı taraf 27/07/2023 tarihli dilekçesi ekinde seyahat acenteleri el kitabının Türkçe tercümesini dosyaya sunmuştur. Bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu 11/10/2023 tarihli raporda ; bilirkişiler tarafından öncelikle...03/03/2023 tarihli yazısının rapora geçirildiği , daha sonrasında ... ve davalı şirkete gönderilen 02/02/2023 tarihli mailin yazıldığı bu mailde ...'lerin (Hava Yolu Şirketlerinin alacak talepleri) 2019-2020 düzenlenen biletlere ve en son uçuş tarihinin Şubat 2020 tarihli olmasına göre ... 850.maddeye göre hava yolunun bunlarla ilgili bir ... düzenlemek için Ekim 2020'ye kadar maksimum süresi olduğu, işlenmiş ...'lerin 2023'te alındığını, bu sürelerin aşıldığı ve ...'lerin kabul edilmemesi gerektiği , gerekli onay işlemlerinin tamamlanmasından sonra bu tutarın acentaların faturalarından kaldırılacağının ifade edildiğini, davalının ...'ya gönderdiği 04/04/2018 tarihli yazısı ile kredi kartı kabul etmediğini bildirdiğini, davacı ile davalı arasında sözleşme bulunmadığını, davalının ...'nın acentası , ...'nında davacı ...'nin acentası olarak nitelendirilebileceğini, ... acentelerinin ...'ya bağlı hava yolu şirketlerine yolcu temin etme, biletleme yapma, bedellerinin tahsil ederek ...'ya aktarma yükümlülüğünün bulunduğunu, hava yolu şirketi ile ... arasında ise , ... acentelerinden gelen rezarvasyon ve biletleme taleplerinin kendilerine yönlendirilmesi ve bilet bedellerinin kendilerine aktarılması şeklinde acentelik ilişkisinin bulunduğunu, taraflar arasında iç içine geçmiş temsil, dolaylı temsil , acentelik ve vekalet ilişkilerinden kaynaklanan bir hukuki yapı bulunduğunu, Türkiye ...yazısına göre 393 adet bilet bedelinin ...tarafından ...'nin hesaplarından tahsil etmesi nedeniyle .... zarara uğradığını belirttikleri raporun devamında ise ; "sonuç olarak davanın tarafları arasında doğrudan sözleşmesel bir ilişki bulunmadığı ve ... aracılığı ile her bir yolcu bileti için dolaylı temsil ilişkisi kurulduğu, ancak ilişkinin sürekli olmasından dolayı TTK m.103 gereği acentelik hükümlerinin uygun düştükleri ölçüde uygulanmasının mümkün olduğu, bu nedenle davacı ...'nin sözleşmeye dayanarak davalı şirketten bir talepte bulunmasının zorlama bir yorum olacağı; şartlarının kusur, zarar ve 1illiyet bağı bulunması halinde tazminat hükümlerine dayanarak talepte bulunabileceği, ancak dava dosyasında bu yönde bir veri bulunmadığı, aksine Savcılık soruşturmasında davalı şirketin müşteki durumunda bulunduğu; sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talepte bulunulmasının mümkün olduğu, ancak dava dosyasında bu yönde de bir veri bulunmadığı ve dava dışı bankanın karttan tahsilat yapandan iade işlemi yaptığı düşünülürse davalı şirketin tahsilat yapmadığı sonucuna varılabileceği; ancak davalı şirketin biletleme hizmet karşılığı bir ücret, komisyon veya kar elde etmesi durumunda bunların iadesi için TTK m.114/2 gereği talepte bulunulmasının ve bu sınırlar içinde işbu davanın kendisine yöneltilmesinin mümkün olduğu değerlendirilmektedir. Davanın ...'ya Yöneltilmesinin Mümkün Olup Olmadığı Kart hamillerinin hesaplarına iade edilen bilet bedellerinin davacı ...'nin sisteminde doğrudan doğruya kendisi tarafından tahsil edilmesinden dolayı ...'ya da ancak davalı acente için yukarıdaki değerlendirmedeki koşullar altında talepte bulunulabilir. Öte yandan davanın ...'ya yöneltilmesi açısından “... 850. Maddeye göre havayolunun bunlarla ilgili herhangi bir ... düzenlemek için Ekim 2020 ye kadar maksimum süresi olduğu” (bkz inceleme 2.1.) ifade edilmektedir. Yani davacı ... şirketinin ATA'ya karşı dayanakları daha zayıflamış görünmektedir; çünkü ...'ya üye olmakla Resolutions'ları uygulanmasını kabul etmiş demektir. Bu kurallara göre ... düzenlenme süresi Ekim 2020'de dolduğuna göre bir talepte bulunması mümkün görünmemektedir. (muhtemelen bu hususlar davacı şirketin hukuk birimlerinden davadan önce tartışılmış olmalıdır). Davalı Şirketin Kart Hamillerine İade Edilen Uçuş Bedellerinden Bir Tahsilat Yapıp Yapmadığı Davalı şirket defterlerinin bu yönden incelemesi yapılmamış olmasına rağmen dava dosyasındaki verilere göre davalı şirketin dava konusu bilet bedellerini uhdesinde tutmamış olduğu değerlendirilmektedir. Zira; İş Bankası, kart sahiplerinin harcamaları kendilerinin yapmadığı yönünde itirazları üzerine ilgili kart hesaplarına iade işlemini davacı ... şirketinin hesaplarına borç kaydetmek suretiyle iade tahsilatı gerçekleştirmiştir. Söz konusu bedeller davalı şirketin hesaplarına ve ... hesaplarına aktarılmış olsaydı iade tahsilat işlemi onların hesaplarından yapılması gerekirdi. Yukarıda incelemenin 2.2. maddesinde özetlenen yazıda “anlaşma tarihi olan 10.03.2022 tarihiden önceki hiçbir işlem için ... düzenlenemez” denilmektedir. Davalı şirket ile ... arasında 2022 yılında yapılan bu anlaşma öncesindeki yazışmalarda davalı şirketin iş ve işlemlerinden dolayı ...'ya olan borcu çıkarılmış ve davalı şirket tarafından bu meblağ ödenerek teminat mektubu, ilgili banka tarafından iptal edilmek üzere iade edilmiştir. Bu duruma göre ... işbu davanın konusu olan 2019/2020 tarihli bilet bedellerini hesaplarında görememiş olması da kart hesaplarından çekilen bilet bedellerinin doğrudan havayolu şirketlerinin hesaplarına aktarıldığı için ... hesaplarından alacak veya borç olarak görülmediği kanaati oluşmaktadır. Yukarıda ifade ettiğimiz gibi davacı ... şirketi ile ... arasında ... acentelerinin kendi hesabına biletleme yapabilmeleri ve bilet bedellerinin kendi hesaplarına aktarılması konusunda bir dolaylı temsil ilişkisi (özellikle bilet bedelleri konusunda geçerli olmak üzere) kurulmuştur. Bu dolaylı temsil ilişkisinde dolaylı temsilci ... Davalı şirketin teminat mektubunu, ilgili banka tarafından iptal edilmek üzere iade etmiş ve davalı şirketin 04.03.2022 Tarihinden önce ATA üyesi havayolu şirketlerine herhangi bir borcu olmadığını beyan etmiştir. Ayrıca teminat mektubu veren bankanın önceki borçlardan dolayı ibra edildiği ifade edilmiştir. Yazının içeriğinde ... üyesi havayolu şirketlerine başka borcu kalmadığı belirtilmekle sadece teminat bankasının değil aynı zamanda davalı şirketin de ibra edildiğini göstermektedir. Bu ibranın davacı ... şirketini bağladığı değerlendirilmektedir. Davalı şirket dava konusu biletlerden acentelik faaliyetinin karşılığı olarak komisyon veya kar şeklinde bir gelir elde etmiş olabilir ki, bilet bedelleri davacı ...'nin hesaplarından tamamen tahsil edildiğine göre bunları iade etmesi gerekir. Zira TTK m.114/2'de “Üçüncü kişinin işlemi yerine getirmeyeceği kesinleşirse, acentenin ücret hakkı düşer; ödenmiş tutarlar geri verilir” denilmektedir. Bu çerçevede, davacının tahsil ettiği iddiaya göre 396 ve fakat banka bildiriminde 393 adet bilet ilişkin bedellerin iade edilmesi, buna karşın söz konusu biletlere konu taşımaların yapılması söz konusu ise, davacının zararından davalının veya dava dışı ...'nın sorumlu tutulabilmesi için haksız fiil, kusur, zarar ve sorumluluk hususlarında illiyet bağını da ortaya koyması gerektiği değerlendirilmektedir." denildiği tespit edilmiştir. Alınan rapora karşı her iki taraf vekilince itiraz dilekçesi verilmiştir. Davalı vekili tarafından verilen itiraz dilekçesi incelendiğinde, müvekkili şirketin kredi kartı ile satış yapmadığından Nisan 2018 tarihinde YDS sistemlerinin kredi kartı satışlarına kapatılmasını talep eden dilekçeyi sisteme yükleyerek , ...'dan dilekçenin onaylandığına dair cevap aldığını, ...'nın kusuru nedeniyle dolandırıcılık işleminin gerçekleştiğini, ... ile kendisi arasında tahkim sürecinin yürütüldüğünü, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin sebepsiz zenginleşmediğini, müvekkilinin söz konusu satışlardan dolayı ücret, komisyon veya kar adı altında hiçbir gelir elde etmediğini belirttiği tespit edilmiştir. Davacı vekili ise itiraz dilekçesinde davaya konu 396 biletin 2019 Aralık ve 2020 Ocak aylarında olmak üzere 18 gün içerisinde düzenlendiğini, itiraz dilekçesinin devamında ise ; " işlemlerin iadesi doğrudan kart hamillerine yapılmış olsa da, işlemin gerçekleştirilmesi sırasında gerekli güvenlik önlemlerini almak acentenin sorumluluğundadır. Kredi kartı ile gerçekleştirilen işlemlerde ödeme geçidi (payment gate) kullanılması, otorizasyonun alınması ve işlemin kabulü, acentenin kullandığı GDS sistemi üzerinden gerçekleştiğinden, usulsüz bir harcama itirazı durumunda tüm sorumluluk söz konusu işlemi gerçekleştiren acenteye aittir. Müvekkil Ortaklık, acente işlemi sırasında yapılması gereken bu kontrollere herhangi bir şekilde müdahale edememektedir. Müvekkil Ortaklık internet sitesi üzerinden yapılan işlemlerde ise otorizasyon alınması ve işlemin kabulü müvekkil Ortaklık tarafından yapılmaktadır, ancak acentelerin işlemlerine herhangi bir müdahalede bulunamamaktadır. Acentelerin konuya ilişkin sorumluluğu ...'NIN ... no'lu RESO'suyla açıkça belirlenmiştir. ... no'lu Reso'nun 4.7.2. Maddesi; "ihtilaflı bir işlem olması ve ardından kart şirketine gönderilen bir işlem ile ilgili ihtilaf bildirimi alındığında , üye /hava yolu , bir ... veya düzenleme yolu ile trafik belgesini tanzim eden acenteye zararı aktaracaktır. Hükmünün bulunduğu" biletlerin acentenin daha önce neredeyse hiç kullanılmayan ....terminalinden düzenlendiğini, ... düzenleme süresinin , harcama itirazları durumunda 9 aydan daha uzun sürede dahi gerçekleşebildiğini, kredi kartı sahibinin bankaya başvurması , bankanın kendi iç değerlendirmesinden sonra müvekkili ortaklıktan , müvekkilinin de acentadan bilgi talep etmesi ve bankaya dönüş yapmasının uzun bir süreç olduğunu itiraz dilekçesinde detayları ile açıkladığı görülmüştür. Bilirkişiler tarafından düzenlenen ek raporun sonuç kısmında ; "Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Sayın Mahkeme tarafından yapılan görevlendirme, tüm dosya içeriği ile yukarıda arz edilen inceleme ve değerlendirme sonucu; 1) Davacı şirketin itirazlarının incelenmesinde kök raporda ileri sürülen görüş ve kanaatlerde herhangi bir değişiklik yapılmasının yerinde olmayacağı, davalı yanın söz konusu biletlemeden dolayı herhangi bir tahsilat yapmadığı, 2)Mahkemenin gerekli görmesi halinde davalının ticari defterlerinin de incelenmesi mümkün olduğu; ancak davalı şirketin doğrudan sözleşmesel ilişkisinin ... ile kurulmasından dolayı alacak borç ilişkisinden ancak ...'ya ilişkin borç veya alacak durumunun ortaya konulabileceğinin değerlendirildiği; 3) Mahkemenin görevlendirmesi yönünden ise Davacının talebine ... Sistemi içinde çözüm bulma sürecinin; davacının kendisinin, ...'nın ve/veya davalı şirketin davranışları nedeniyle sona erdiğinin açık olduğu, ancak ... sürecinin sona ermesi huzurdaki davayı da çok ilgilendirmediği; zira huzurdaki davada asıl meselenin davacı ...'nin uğradığı zarara davalı şirketin kast veya ihmali sebep olduğu veya iştirakte bulunduğunun tespit edilmesi olduğu veya davalı şirketin söz konusu biletlerden dolayı bir kazanç elde edip etmediğinin tespiti olduğu; yapılacak tespitlere göre haksız fiil hükümlerine (TBK) ve/veya söz konusu işlemlerden bir kazanç elde etmesi halinde acentelik (TTK m.103 ve 114/2) hükümlerine göre tazminat talep edilmesinin mümkün olduğu; bununla birlikte dosyada bu hususlara ilişkin itiraz dilekçesindeki soyut beyanlardan (savcılık soruşturmasının akıbeti (davalı şirketin dolandırıcılık eyleminin mağduru mu faili mi olduğu), özellikle itiraz dilekçesinde belirtilen güvenilir işlem olmaması sebebiyle reddedildiğine dair Müfettiş raporu vb.) başka bir verinin bulunmadığı" yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Taraflarca ek rapora karşı itiraz dilekçesi sunulduğu tespit edilmiştir. İstanbul CBS 'ya yazı yazılarak 2020/..., 2020/... , 2020/... soruşturma numaralı dosyaların akıbetlerinin ne olduğu, birleştirme yetkisizlik , iddianame yada kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlardan hangisinin verildiğinin bildirilmesi için yazı yazılmış , cevabi yazı da soruşturma dosyalarının 2020/... soruşturma numaralı dosya üzerinden birleştirildiği yönünde cevap verildiği görülmüştür. 12/09/2024 tarihli duruşmada alınan ara kararı ile davalı vekiline dilekçesinde bahsettiği hakem kararları ile ilgili evrakları ve kesinleşme şerhli hakem kararını sunması için süre verilmiş bunun üzerine davalı vekili 24/09/2024 tarihli dilekçesi ekinde hakem kararının onaylı tercümesini sunduğu belirtmiş olup ekte söz konusu hakem kararının temyiz edilmesi üzerine verilen kararın sunulduğu, söz konusu karar incelendiğinde, tarafların ... ile ... Turizm olduğu, temyiz eden tarafın ... olduğu, konusunun davalı tarafından sanal kredi kartlarını kullanarak bilet satması ancak bu biletler için gereken ödemenin hava yolu tarafından tahsil edilememesi olduğu , taraflar arasındaki meselelerin tespitinin yapıldığı buna göre, davalı tarafın bu biletleri düzenlenmesi sırasında makul oranda dikkat gösterip göstermediği biletler için nihai ödemenin ... Hava yolu tarafından tahsil edilmesinin sağlanıp sağlanmadığı, söz konusu sanal kredi kartı ile yapılan işlemlerin nakit işlemler olarak kabul edilip edilemeyeceği, temyiz eden tarafın davalının kredi kartı ile yapılan işlemleri işleme tabi tutma olanağının olmadığı şeklindeki beyanlarına dayanarak sorumluluktan kurtulmasının mümkün olup olmadığı yönünde sorunların tespitinin yapıldığı, temyiz mercii tarafından söz konusunu kararda temyiz edenin iddiaları daha sonra da davalı iddialarına teker teker yer verildiği, daha sonra tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesine geçildiği, kredi kartları , bankamatik kartları, sanal kartlar veya karar 866'da sözü edilen ödeme kartı veya tek kullanımlık kart veya sabit hesap numaralı kart gibi kartların tümünün eşit muamele görmesi gereken kartlar olduğu bunlara nakit kullanılarak yapılan işlemler değil kredili işlemler için geçerli olan kuralların uygunlanması gerektiğini, bu işlemlerde ... Havayolunun ticari kart kabul anlaşması hükümlerinin işleme konulması gerektiğini, ilgili işlemin ister yüzyüze yapılsın veya uzaktan yapılsın bu kartlardan herhangi biri kullanılarak yapılan tüm işlemlerin karar ...'da belirtilen kurallara tabi olduğunu, davalının yapmış olduğu işlemlerin nakit işlemler olmadığını aksine müşteri kartı ile yapılan işlemler olduğunu, kartlı işlem teriminin kararda sadece geleneksel olarak bilinen kredi kartlarını değil fakat her türden kartı hatta bankamatik kartlarını veya sanal kartlar denilen kartları da kapsayacak şekilde tanımlandığının açık olduğunu, davalı tarafından yapılması gereken ayrımın kredili veya nakit ile yapılan işlemler arasında değil , bunun yerine müşterilerden gerçekten paranın aldığı nakit ile yapılan işlem ile kartın türü ne olursa olsun , kart ile yapılan işlem arasında olması gerektiğini ancak davalı tarafından temyiz edene yapılan ve temyiz edilen tarafından kabul edilen taahhüdün , özellikle , davalının kullanmadığını iddia ettiği "ödeme yöntemi olarak kredi kartlarının " kullanımı ile ilgili olduğunu, oysa davalının kendi beyanı kapsamında bulunmayan sanal kartları kullandığını, davalının sanal kartları, bankamatik kartı/ön ödemeli kart olarak kullandığına inandığını, temyiz edenin - davalının sadece kredi kartları ile ilgili olan beyanını kabul etmek ve bu beyanına dayanarak , davalının sorumluluğunu sınırlamak yerine - karar metninde de açıklandığı üzere , davalıdan tüm kartları kapsayacak şekilde beyanının değiştirmesini istemesi gerektiğini, temyiz edenin 05/04/2018 tarihlerinde verilen e mail ile iletilen beyanlarının birçok açıdan hatalı olduğunu, bu hatalı beyanların temyize ilişkin kararın 20.sayfasında 3 bent halinde ayrı ayrı açıklandığı, davalının da sanal kartlar konusunda bilgisinin ve deneyiminin olmadığını, kararın devamında davalı tarafından ...'ya gönderilen maile ve verilen cevaba "makul seviyede bel bağlama" kapsamında değerlendirme yapıldığı daha sonrada kararın sonuç kısmında ; "Yukarıda verilen argümanlara ve geçerli olan kurallara dayanarak, bu Ofis Kararın aşağıdaki şekilde değiştirilmesi gerektiği sonucuna varmıştır: 1. Davalının yeterli dikkat ve özeni göstermemiş olması , kısmen Temyiz Edenin 05 Nisan 2018 tarihinde iletilen hatalı beyanları ile haklı gösterilebilir, çünkü Davalı hem kendisi zarar görecek hem de ...zarar görecek şekilde, bu beyanlara makul olarak bel bağlamıştır; 2. Dolayısıyla bu durumdan kaynaklanan sorumluluk, Davalı ile Temyiz Eden arasında paylaştırılmalıdır. İşte bu nedenle bu Ofis, adaleti sağlamak ve vicdani bir yaklaşımı desteklemek adına, aşağıdaki direktifleri düzenlemiştir: a, Her iki Taraf da, dolandırıcılığa dayanan işlemler sonucunda, ... ... borçlu olunan tutarların ödenebilmesi için, iyi niyetle hareket ederek bir geri ödeme anlaşması akdetmek amacıyla görüşmelere başlayacaktır; b. Tarafların, kendileri lehine yeni baştan inceleme seçeneği uygun olmadan önce, bir geri ödeme anlaşmasına varacak şekilde söz konusu görüşmeleri sonlandırmak için 4 aylık bir süreleri vardır (yani, 31 Aralık 2021 tarihine kadar); c. Görüşme sürecinde, Davalıya, bu konuda taşıdığı sorumluluğun kapsamını gösterebilmek adına, ...ve ... temsilcileriyle kurduğu irtibatlar ile ilgili olarak, Temyiz Edene kanıt sunmasına izin verilecektir. Temyiz Eden, bu kanıtları inceleme hakkına sahip olacaktır; d. Davalı tarafından, (dolandırıcılıkla yapılan işlemlerden kaynaklanan tutarlar haricinde) ... ... veya Temyiz Edene başkaca bir para ödemesi yapılmasının gerekli olmaması koşuluyla, Temyiz Eden, geri ödeme anlaşması ifa edilirken, istisnai olarak, Davalıyı ... sistemine tekrar dahil edecektir. Bu önlem, Davalının tekrar iş hayatına dönmesine yardım edecek ve etkilenen ...karşısındaki ödeme yükümlülüklerini yerine getirmek için ihtiyaç duyacağı geliri sağlayacaktır; e. Temyiz Eden, Davalı tarafından sunulmuş ve şu anda elinde bulunan banka garanti mektubunu nakde çevirmeyecektir; f.Davalı, geri ödeme anlaşmasının ifa edildiği sürede, risk altında olan satışları korumak için, Temyiz Edenin elinde bulunan banka garanti mektubunu gecikmeden yenileyecektir. Mevcut banka garanti mektubunun yenilenmesinde, Temyiz Eden tarafından Davalıya iletilecek olan, Kararlar kapsamındaki zorunluluklara uygun hareket edilecektir......." denildiği, karar tarihinin 22 Ağustos 2021 olduğu görülmüştür. Mahkememizin 05/12/2024 tarihli duruşmasında alınan 1 nolu ara kararı ile daha önceki bilirkişi heyetine bir borçlar hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı da eklenerek ; "davacı ve davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde HMK 218. Maddesine göre yerinde inceleme yapılarak (bilirkişilerce ticari defter ve belgelerin bulunduğu mahale gidilerek yerinde inceleme yapıldığı hususunun rapora yazılmasının istenilmesine) .... Ağır ceza mahkemesine ait ... esas sayılı dosya, ... CBS'ye ait 2022/... Sor nolu dosya, davalı vekilince sunulan 24/09/2024 tarihli dilekçe ve ekinde sunulan hakem kararı ve tüm dosya, daha önceki rapora ve ek rapora karşı verilen itiraz dilekçeleri dikkatlice incelenerek, taktiri mahkemeye ait olmak üzere haksız fiil hükümlerine göre de davalının sorumlu olup olmadığının ve zarar miktarının tespiti " istenilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından verilen 2.ek rapor incelendiğinde, bilirkişi heyeti tarafından davalı tarafından tercümesi sunulan hakem heyeti kararına özet olarak yer verildiği ; "değerlendirme bölümü özeti, Davalının Temyiz edenin (...) sistemde kredi kartıyla yapılan satışlara erişimi engelleme vaadini yerine getirmemesi sebebi ile temyiz edenin eylemlerinin davalıyı korumasız bıraktığını ileri sürdüğü, ..... 05. Nisan 2018 tarihinde temyiz eden davalının 04 Nisan 2018 tarihli “... işlemlerinde, bir havayolunun ticari kart anlaşmasına dayalı olarak, ödeme yöntemi olarak kredi kartlarını kabul etmediği” deki beyanının teslim aldığını teyit ettiği, davalıya “ Bu beyanı doldurduktan sonra Acentenizden talimatlarımıza uygunluk hakkında ilave bir kanıt istemeyeceklerini, ancak faaliyet gösterilen ülkenizin NewGen ortamına ve 812 sayılı karar kapsamına alınmasından sonra ödeme yöntemi olarak kredi kartı kullanımının Acentenizde devre dışı bırakılacağını hatırlatırız” yönünde davalıya bilgi verdiği, davalının Temyiz edilen tarafından bu beyanı aldıktan sonra “dürüst bir şekilde kredi kartı sisteminin bloke edilmemiş olduğunu asla düşünmediğini belirttiği, NewGen Kararı 812' nin Türkiye'de 16 Ekim 2019 tarihinde yürürlüğe girdiği, bu tarihten itibaren davalının gerçekten de kredi kartıyla yapılacak erişimin kendi ... profilinde devre dışı bırakıldığına inanmaya teşvik edildiği ve buna inandığı, Temyiz eden tarafından uygun bilgilerin verilmemesi sadece davalıyı korunmasız bırakarak dolandırıcıların eylemlerine maruz kalmasına neden olmadığı, fakat daha önemlisi davalının kendi şirketi içi önlemlerini almasına engel olduğu, Kararların nakit kullanılarak yapılan işlemlerden farklı olarak kart kullanılarak yapılan işlemler hakkında ne gibi hükümler içerdiğine dikkatin verilmesi gerektiği, Karar 866 tahtında “kart”, “Kart Sahibi”, Müşteri Kartı ve “Müşteri Kartıyla Ödeme” tanımlarına yer verildiği, bu tanımların doğal bir sonucu olarak aşağıdakilerin kabul edilmesi gerektiği, Kredi Kartları, Sanal kartlar veya Karar 866' da söz edilen ödeme kartı veya tek kullanımlık kart veya sabit hesap numaralı kart gibi kartların tümünün eşit muamele göreceği, Ancak Aynı muamele nakit kullanılarak yapılan işlemler için değil, kredili işlemler için geçerli olacağı, Tüm bu işlemlerin ... Havayolunun ticari kart kabul anlaşması hükümleri uyarınca işleme konulması gerektiği, İlgili işlem ister yüz yüze yapılsın veya uzaktan yapılsın, bu kartlardan herhangi biri kullanılarak yapılan tüm işlemler, Karar ...' da kurallara tabi olacağı, Bu tanımları tarafımızca incelenen davaya uygulanacak olursa; Davalı tarafından işlem konulan işlemlerin nakit işlemler olmadığı ve nakit olarak görülmediği konusunda herhangi bir şüphenin olmadığı, aksine bunların “müşteri kartıyla” yapılan işlemler olduğu, Kartlı işlem teriminin kararda sadece geleneksel olarak bilinen kredi kartlarını değil fakat her türden kartı ve hatta bankamatik kartlarını veya sanal kartlar denilen kartları da kapsayacak şekilde geniş anlamda tanımlanmış olduğunun gayet açık olduğu, Her halükarda davalı tarafından yapılması gereken ayrımın Kredili veya nakitle yapılan işlemler arasında değil bunun yerine müşterilerinden gerçekten paranın alındığı nakitle yapılan işlemler ile kartın türü ne olursa olsun kartla yapılan işlemler arasında olması gerektiği, Davalı tarafından Temyiz edene (...) yapılan ve temyiz eden tarafından kabul edilen taahhüdün özellikle davalının kullanmadığını iddia ettiği “ödeme yöntemi olarak kredi kartlarının” kullanımıyla ilgili olduğu, oysa davalı kendi beyanı kapsamında bulunmayan “sanal kartları” kullandığı bu konuda davalı tarafından 04. Nisan 2018 tarihinde yapılan beyanın “ İşbu belgeyle aşağıda imzası bulunan Acentenin ( ... Kodu: ..., Acente Unvanı: ... Turizm Tic. VE San. Ltd. Şti.) ... işlemlerinde, bir havayolunun ticari kart anlaşmasına dayalı olarak, ödeme yöntemi olarak kredi kartlarını kabul etmediğini beyan ederiz." Yönünde olduğu, davalının kasıtlı olarak Temyiz edene yaptığı vaadi yerine getirmediğinin söylenemeyeceği, aslında davalının sanal kartları, bankamatik kartı/ ön ödemeli kart olarak kullandığına inandıklarını, (çünkü dolandırıcılar davalıya kartları bu şekilde sundukları) ve davalının taahhüdünün sadece kredi kartlarının kullanılmasıyla ilgili olduğu, Her iki tarafında karar 866' da hüküm altına alınan bu geniş kapsamlı tanımının ve bu tanımın getirdiği sonuçların tam olarak farkında olmadığı Tahkim heyetince anlaşılmış olduğu, Aslında bu geniş kapsamlı tanımın getirdiği sonuçlardan biri en önemli görevi ... Havayolunun fonlarını korumak olan Temyiz edenin, davalının sadece kredi kartlarıyla ilgili olan beyanını kabul etmek ve bu kabule dayanarak davalının sorumluluğunu sınırlamak yerine Karar metninde de açıklandığı gibi, davalıdan tüm kartları kapsayacak şekilde beyanını değiştirmesini istemesi gerektiği olduğu, Bunun yanı sıra Temyiz edenin 05 Nisan 2018 tarihinde gönderilen e-mail ile iletilen beyanlarının birçok açıdan hatalı olduğu, İlk olarak Temyiz eden davalının beyanının öyle olmadığı halde yeterli sayılabilecek bir uygunluk kanıtı olduğunu söylediğinde hatalı davrandığı, Acentelik programının idarecisi ve ... sisteminin yöneticisi olarak Temyiz eden davalının tüm zorunluluklara yuğun davranmasını sağlamakla zorunlu olduğu, İkinci olarak; Temyiz edenin kullanmak zorunda olduğu terminolojiye dikkat etmemekte ve Karar 866' da yapılan tüm kart türlerini kapsayan tanımları tam olarak anlamadığını ortaya koyduğu, Temyiz eden davalı ile aynı hatalı dili kullanarak “kredi kartı ile ödeme yönetimi” terimine başvurduğu, temyiz eden Havayolunun fonlarını korumasız bırakarak kararı ihlal ettiği, Üçüncü olarak, Bu kararın bir sonraki bölümünde açıklandığı üzere beyanda kredi kartı işlemlerinin işlem konulması özelliğinin devre dışı bırakılması ile ilgili yazılanlarda yine hata olduğu, Davalının yeterli dikkat ve özeni göstermemiş olması kısewn temyiz edenin 05. Nisan 2018 tarihinde iletilen hatalı beyanları ile haklı gösterilebileceği, çünkü davalının hem kendi zarar görecek hem de ...zarar görecek şekilde bu beyanlara bel bağladığı, Dolayısıyla bu durumdan kaynaklanan sorumluluğun, davalı ile Temyiz Eden arasında paylaşılması gerektiği, işte bu nedenle bu Ofis adaleti sağlamak ve vicdani bir yaklaşımı desteklemek adına aşağıdaki direktifleri düzenlediği, a) Her iki taraf da dolandırıcılığa dayanan işlemler sonucunda, ... ... borçlu olunan tutarların ödenebilmesi için iyi niyetle hareket ederek bir geri ödeme anlaşması akdetmek amacıyla görüşmelere başlayacağı, b)Tarafların kendileri lehine yeni baştan inceleme seçeneği uygun olmadan önce, bir geri ödeme anlaşmasına varacak şekilde söz konusu görüşmeleri sonlandırmak için 4 aylık bir süreleri olduğu ( yani 31 Aralık 2021 tarihine kadar), c) Görüşme sürecinde davalıya bu konuda taşıdığı sorumluluğun kapsamını gösterebilmek adına, ...ve ... temsilcileri ile kurduğu irtibatlar ile ilgili olarak, Temyiz Edene kanıt sunmasına izin verileceği, Temyiz edenin bu kanıtları inceleme hakkına sahip olacağı, d)Davalı tarafından (dolandırıcılıkla yapılan işlemlerden kaynaklanan tutaralar haricinde) ... ... veya Temyiz Edene başkaca para ödemesi yapılmasının gerekli olmaması koşuluyla Temyiz Eden geri ödeme anlaşması ifa edilirken istisnai olarak Davalıya ... sistemine tekrar dahil edeceği, Bu önlem Davalının tekrar iş hayatına dönemsine yardım edeceği ve etkilenen ...karşısındaki ödeme yükümlülüklerini yerine getirmek için ihtiyaç duyacağı geliri sağlayacağı, e) Temyiz eden Davalı tarafından sunulmuş ve şu anda elinde bulunan banka garanti mektubunu nakde çevirmeyeceği, f) Davalı Geri ödeme anlaşmasının ifa edildiği, sürede, risk altında olan satışları korumak için Temyiz edenin elinde bulunan garanti mektubunu gecikmeden yenileyeceği, Davalıya iletilecek olan Kararlar kapsamındaki zorunluluklara uygun hareket edileceği......" şeklinde özetleme yapıldığı, raporun devamında...CBS'ye ait 2020/... soruşturma numaralı dosyanın özetinin yapıldığı yine ... ... ...'ın 4.7 ve 3.3.maddelerinin açıklandığı, her iki tarafın ticari defter ve belgelerinin incelendiği, davalı tarafın eyleminden dolayı davacının uğramış olduğu zarar miktarının 1.182.699,99TL olarak tespitinin yapıldığı, daha önceki raporlara karşı taraflarca verilen itirazların değerlendirildiği, davalı şirketin kart hamillerine iade edilen uçuş bedellerinden dolayı herhangi bir tahsilat ve komisyon almadığının tespitinin yapıldığı yine ...tarafından 393 adet kredi kartı bedellerinin davacı hesabına borç kayıt edilmesi neticesinde davacı tarafça İş Bankasına ödemenin yapıldığını, raporun sonuç kısmında ise ; "1 /a- Davalı/... ve davadışı ... Genel Direktörü tarafından, 26.09.2011 tarihli “Yalcu Bilet Satış Acenteliği Sözleşmesi” imzalanmıştır. Bu sözleşmenin ilk sayfasında; davalı/... “Acente” olarak nitelendirilmiş ve Acente'yi tayin eden bir ... Üyesi'nin (metinde bundan sonra “Taşıyıcı” olarak anılmaktadır), kendisi adına ve namına hareket eden davadışı ... Genel Direktörü tarafından temsil edilmekte olduğu, açıklanmıştır. Bu açıklamaya göre, davadışı ... Genel Direktörü bu Acentelik Sözleşmesini, davacı/... (Taşıyıcıyı) temsilen imzalanmıştır. Dolayısıyla da, bu sözleşmenin imzalanması ile birlikte davalı/... (Acente) ile davacı/... (Taşıyıcı) arasında, davacı/...'n biletlerinin davalı/... tarafından müşterilere satılmasını konu edinen bir Acentelik Sözleşmesi akdedilmiştir. Nitekim bu husus, aşağıda açıklayacağımız, sözleşmenin 1 nolu maddesi hükmünden de anlaşılmaktadır. Takdiri Mahkemeye aittir. Sözleşmenin 1 nolu maddesi hükmüne göre; işbu sözleşme, davalı/... (Acente) ile davacı/... (Taşıyıcı) arasında, sanki her ikisi de bu Sözleşmenin tarafı olarak Sözleşmeyi imza atmış gibi aynen geçerli ve yürürlükte olacaktır. Görüldüğü üzere, bu hukme göre de; işbu Acentelik Sözleşmesinin tarafları davalı/... ve davacı/...'dir. Davadışı ... ise, Davacı/... temsilen bu sözleşmeyi imzalamış olup, sözleşmeden kaynaklanan akdi İlişkinin devamı boyunca da, davacı/...'nin temsilcisi olarak hareket etmek suretiyle, davalı/...'nın biletlerin bedellerini tahsil edecek ve davacı/...'nin Banka gönderecektir Dolayısıyla, bu sözleşmenin devamı boyunca davacı/...'nin “temsilcisi (vekili)” olarak hareket edecektir. Takdiri Mahkemeye aittir. 2/a- Davadışı/Dolandırıcılar tarafından gerçekleştirilen bir “dolandırıcılık eylemi” neticesine, 2019/2020 yıllarında, davalı/...'nın satışını yapmış olduğu 393 adet Biletin bedeli müşterilerin hesabından, müşterilerin haberi olmadan çekilmiştir. Paranın çekilmesine aracılık eden davadışı/...bu paraları davacı/...'nin Banka hesabına borç kaydetmiş ve tahsil etmiştir. Bunun sonucunda davacı/... maddi zarara uğramıştır. Bunun üzerine, davalı/...'ya karşı işbu davayı açmış ve uğradığı zararının tazminini talep etmiştir. 3) İşbu davada, davacı/...'nin söz konusu zararının tazminini davalı/...'dan talebe hak kazanması için, davalı/...'nın acentelik sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal etmesi (kusuru) sebebiyle, zarar verici olayın gerçekleşmiş olması ve davacı/...'nin söz konusu zarara uğramış olması gerekmektedir (TBK.md.112). Ancak, dava dosyası içeriğinde, davalı/...'nın acentelik sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal etmesi (kusuru) sebebiyle zarar verici olayın gerçekleştiğini ispata yönelik “somut delile" rastlanmamıştır. Dava dosyası içeriğinde yer alan “Savcılık İddianamesine" göre, davadışı/Dolandırıcılar tarafından gerçekleştirilen bir “dolandırıcılık eylemi” sebebiyle zarara verici olay gerçekleşmiştir. Söz konusu “dolandırıcılık eyleminin” davalı/...'nın kusuru sebebiyle gerçekleştiğini, (davalı/...'nın kusuru olmasaydı. söz konusu “dolandırıcılık - eyleminin” gerçekleşmeyecek olduğunu, ispata yönelik “somut delile" de rastlanmamıştır. Bu nedenlerle, davacının davalıdan, iddia ve talep ettiği zararının tazminini (TBK.md.112) talebe hak kazanamadığı kanaatine varılmış olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir. 4) Şu hususu da belirtelim ki; söz konusu “dolandırıcılık eyleminin” davalı/...'nın “kusuru” sebebiyle gerçekleştiğini, davalı/...'nın kusuru olmasaydı söz konusu “dolandırıcılık eyleminin” gerçekleşmeyecek olduğunu, ispata yönelik “somut delile” dosyada rastlanmadığı için, davalı/...'nın, davacı/...'nin uğradığı dava konusu zarardan “haksız fiil” sebebiyle (TBK.md.49) de sorumlu olmadığı kanaatine varılmakta olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir." şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Temyiz incelemesine ilişkin yabancı hakem kararında da belirtildiği üzere ; davalı acente ...'ya Nisan 2018 tarihinde e posta göndererek ... sistemlerinin kredi kartı satışlarına kapatılmasını talep etmiş, ... tarafından davalıya gönderilen 05 Nisan 2018 tarihli e posta da ise "... işlemlerinde , bir hava yolunun ticari kart anlaşmasına dayalı olarak , ödeme yöntemi olarak kredi kartlarını kabul etmediği" yönündeki beyanını teslim aldığını teyit ettiği, davalı tarafın kredi kartı satışlarına kapatıldığı yönündeki ...'nın beyanına güvenerek ve kredi kartı kapsamına girmediğini düşündüğü sanal kart ile işlem yapması neticesinde davaya konu zarar meydana gelmiştir. Temyiz hakem kararında da detaylı şekilde değerlendirildiği üzere kredi kartları - sanal kartlar - karar 866'da söz edilen ödeme kartı veya tek kullanımlık kart veya sabit hesap numaralı kart gibi kartların hepsinin eşit muamele gören kart sınıfından olduğu, dikkat edilmesi gereken ayrımın kredili veya nakit ile yapılan işlemler arasında değil bunun yerine müşteriden gerçekten paranın alındığı, nakit ile yapılan işlemler ile kartın türü ne olursa olsun kart ile yapılan işlemler arasında olması gerektiği, davalının sanal kartları , bankamatik kartı / ön ödemeli kart olarak kullandığına inandığı çünkü dolandırıcıların davalıya kartları bu şekilde sundukları, ...'nın Nisan 2018'de davalıdan gelen mail üzerine "davalıdan tüm kartları kapsayacak şekilde beyanını değiştirmesini istemesi gerektiği " olduğu, ...'nın 05 Nisan 2018 'de gönderilen e mail ile iletilen beyanlarının hatalı olduğu, davalının da tüzel kişiliği olan bir limited şirket olması nedeniyle basiretli bir tacir gibi hareket ederek hava yolu taşımacılığında uyulması gereken yasalar ve uygulamalara dikkat ederek , sanal kartında kredi kartı kapsamında değerlendirilmesi gereken kart türü olduğunu bilmesi gerektiği, hakem kararında belirtildiği üzere davalı şirketin yeteri kadar dikkat ve özen göstermediği, kendisini ve hava yolu şirketini zarara uğratacak şekilde , kendi gönderdiği maile ve ...'nın gönderdiği maile hatalı şekilde bel bağladığı, sorumluluğun hakem kararında da vurgulandığı üzere ... ile ... arasında paylaşılması gerektiği söz konusu zararın oluşmasında hem ...'nın hemde ...'nın kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır, özellikle hakem temyiz kararı değerlendirildiğinde ...'nın ve ...'nın kusurlarının eşit (%50 - %50 olduğu) sonucuna mahkememizce ulaşılmıştır. Söz konusu dolandırıcılık ile ilgili olarak İstanbul CBS'de devam eden bir soruşturma dosyası ve ayrıca ... Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ceza davası bulunmakta ise de, davalı şirket yetkilisi söz konusu soruşturmalarda (...CBS ) şikayetçi konumunda olup BK 74.maddesi de dikkate alınarak bu soruşturma dosyasının sonucu bekletici mesele yapılmamıştır. Borçlar Kanunun Sorumluluk Sebeplerinin Çokluğu - Sebeplerin Yarışması başlıklı 60.maddesinde " bir kişinin sorumluluğu , birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hakim , zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi ön görülmedikçe , zarar görene en iyi giderim imkanı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verir" Borçlar Kanunun Müteselsil Sorumluluk - Dış İlişkiler başlıklı 61.maddesinde ; " birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde , haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" Borçlar Kanunun 62.maddesinde " Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında , bütün durum ve koşullar , özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi , bu fazla ödemesi için , diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görünen haklarına halef olur. " Borçlar Kanunun 162.maddesinde ; " birden çok borçludan her biri , alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse , müteselsil borçluluk doğar böyle bir bildirim yoksa , müteselsil borçluluk ancak kanunda ön görülen hallerde doğar " Borçlar Kanunun 163.maddesinde ;" Alacaklı , borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden , dilerse yalnız birinden isteyebilir, borçluların sorumluluğu borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder." denilmiştir. İş bu dosya kapsamında ... ile ... arasında , ... ile de davalı ... arasında sözleşme olup hem sözleşme hükümleri hemde haksız fiil hükümleri dikkate alınarak, yukarıda özetlenen temyiz hakem kararında da belirtildiği üzere, davacının zarara uğramasında hem ...'nın hemde davalının sorumluluğu ve kusuru bulunmaktadır. Borçlar Kanunun 60 ve 61.maddeleri ayrıca Borçlar Kanunu 163.maddesi birlikte değerlendirildiğinde davacı uğradığı zararın tamamını borçluların hepsinden dilerse yalnız birisinden isteyebileceğinden , davacının uğramış olduğu - bankaya ödediği zarar miktarı bilirkişilerce de tespit edildiği üzere 1.182.699,99TL olup zararın tamamının BK 163.maddesine göre davalıdan istemekte haklıdır. Dava itirazın iptali davası olup, ödeme emrinde işlemiş faizde talep edilmektedir. Talep edilen işlemiş faiz miktarı 97.985,00TL'dir. Davacı uğramış olduğu zararın kendisine ödenmesi için davalıya 2 kez ihtar çekmiş olup ikince kez çekilen ihtar davalı tarafa 23/02/2022 tarihinde tebliğ edilmiş , tebliğ tarihine verilen 8 gün eklendiğinde davalının 04/03/2022 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. 04/03/2022 tarihi ile takip tarihi olan 09/09/2022 arasında 190 gün olup bu dönemdeki avans faiz miktarı %15,75 olduğundan hesaplama yapıldığında ; 1.182.699,99TL X 190 gün X %15,75 / 36000 = 98.311,93TL avans faizi hesaplanmakta olup, takip talebinde istenen işlemiş faiz miktarının üstünde olduğundan taleple bağlılık kuralı dikkate alınarak davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Dava konusu alacağın tespiti sırasında haksız fiil hükümleri de dikkate alındığından alacağın tespiti yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı isteminin ise aşağıdaki şekilde reddine karar vermek gerekmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1-Davacının davasının kabulü ile, davalının .... İcra Müdürlüğünün 2022/... esas nolu takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin; 1.182.699,99 TL asıl alacak, 97.985,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.280.684,99 TL üzerinden devamına, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranda avans faizi uygulanmasına, Davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin reddine, 2-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 197.295,90 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan 92,20TL ilk masraf, 41.000,00TL bilirkişi ücreti, 4.042,25TL tebligat ve tezkere ücreti olmak üzere toplam 45.134,45TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde istek halinde halinde ilgilisine iadesine, 6-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00TL zorunlu arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 7-Davacı tarafından peşin yatırılan 21.870,90TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Bu dava sebebiyle 87.483,59TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan (başta 80,70TL + 20.116,86TL tamamlama harcı + 1.673,34TL tamamla harcı =) 21.870,90TL'nin mahsubu ile kalan 65.612,69TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, (Davacı taraf Harçlar Kanunun 29.maddesi kapsamında talepte bulunmadığından icra dosyasındaki harç, mahkeme harcına mahsup edilmemiştir.) Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/12/2025

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/767, K. 2025/843, T. 04.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-767-e-2025-843-k-90b3200b2b4f