Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2015/11168 E. 2016/6547 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2015/11168
- Karar No
- 2016/6547
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/930 KARAR NO: 2022/1088 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/09/2021 NUMARASI: 2019/355 Esas - 2021/350 Karar DAVA: Alacak İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/07/2022 Yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkil şirket tarafından Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan sigortalı ... Ticaret A.Ş.’ye ait emtiaların nakliyesi için davalı ... Ltd. Şti. ile anlaşıldığını, fiili nakliye işleminin ... tarafından gerçekleştirildiğini, ...A.Ş. firmasına ait "çelik metal personel soyunma dolabı" cinsi ve mermer cinsi emtiaların taşıma işleminin, ... adlı gemi ile yapıldığını, ahşap dekoratif ürünlerin ise ... gemisi ile taşındığını, emtiaların nakliyesi esnasında hasara uğradığını, meydana gelen hasar nedeniyle sigortalıya ödenen tazminat nedeniyle sorumlulara rücu etme gereği doğduğunu, sigortalıya 717,20-USD, 31.164,70-TL ve 16.440,23-TL ödendiğini, TTK ve ilgili konvansiyon hükümleri gereğince müvekkilinin davalıya rücu hakkının bulunduğunu, davalı ... ve ... firmalarının taşıyan sıfatıyla, 3 No'lu davalının ise taşımayı gerçekleştiren ... ve ... gemilerinin ... sigortacısı sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğunu belirterek müvekkilinin davalıdan olan 31.164,70 TL ve 16.440,23 TL alacağının ticari faizi ile ve 717,20 USD alacağının Amerikan dolarına uygulanan en yüksek kamu banka faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili; müvekkili sigorta şirketine karşı Türk Mahkemeleri huzurunda dava açılabilmesinin yetki açısından mümkün olmadığını, bu konuda ikame edilecek davalarda MÖHUK'un 46. Maddesinde özel hüküm yer aldığını, HMK'da yer alan hükümlerde yerel mahkemenin yetkisizliğini ortaya koyduğunu, TTK'nın 1478. maddesinde yetkiye ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediğini, TTK'nın 1478. maddesinin uygulanması gerektiği varsayımında dahi, genel hükümlere göre Lüksemburg mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkili sigorta şirketine karşı pasif husumet yokluğu nedeniyle dava açılabilmesinin mümkün olmadığını, hasarın taşıma sırasında gerçekleştiğinin ispatlanamadığını, usulüne uygun sörvey ve ihbar yapılmadığını, davacının taşımadan kaynaklı herhangi bir talep hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, sigorta poliçesindeki yetki şartının poliçenin tarafı olmayan davacıyı bağlamayacağından yetkili mahkemenin MÖHUK'un 46.maddesine göre belirlenmesi gerektiği, sigorta poliçesini düzenleyen ... firmasının yurt dışında mukim bir şirket olduğundan dava konusu uyuşmazlık açısından Türk Mahkemelerinin yetkili hale gelmesi için sigorta poliçesinin sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmiş olması koşuluna bağlı olduğu, ... gemisinin sorumluluk sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin Lüksemburg'da bulunduğu, sigorta poliçesinin de yurt dışında düzenlendiği, MÖHUK'un 46.maddesine göre iş bu dava yönünden mahkemenin yetkisiz olduğu, davalının faaliyet merkezinin bulunduğu Lüksemburg mahkemelerinin yetkili bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulüne mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı sigorta şirketine izafeten ...Ltd. Şti. firmasına husumet yöneltilmesinin doğru olduğunu, buna karşılık mahkemece yerinde olmayarak yurt dışı tebligat yapılmasına karar verildiğini, ...Ltd. Şti. firmasının ... Kulübünün yerel muhabiri sıfatıyla görevlerinin sigorta kulüplerini haberdar etmek olduğunu belirtilmiş olsa da faaliyetlerinin bununla sınırlı olmadığını, gümrük işlemleri, raporların hazırlanması gibi işlemlerle ilgili Kulüp adına muamelede bulunduğunu, ...Ltd. Şti. firmasının söz konusu faaliyetleri sebebiyle TTK m.103 uyarınca acentelik hükümlerine tabi olduğunu, TTK'nın 103. maddesi uyarınca geçici olsa işlem yapanlar hakkında acentelik hükümlerinin uygulanacağını, bu nedenle Kulüp adına tek bir işlem yapılsa dahi muhabiri acente olarak kabul etmek gerektiğini, ayrıca MÖHUK'un 46. maddesinde zayıf tarafı koruma amacı güdüldüğünü, sigortalı tarafından açılacak davalarda münhasır yetki niteliğinde olmadığını, Kulüp sigorta şirketlerinin esas işyerlerinin Türkiye'de bulunmadığı gibi Türkiye'de şube ya da acentelerinin de yer almadığını, bu nedenle yetkiye ilişkin diğer düzenlemelerin geçerliliğini koruduğunu, MÖHUK'un 46.maddesinin münhasır yetki getirmemesi nedeniyle MÖHUK'un 40.maddesinin de dikkate alınması ve yetkinin iç hukuk kurallarına göre tayin edilmesi gerektiğini, HMK'nın 7.maddesi uyarınca davalılardan birinin yerleşim yerindeki mahkemelerle, HMK'nın 10.maddesi uyarınca sözleşmenin ifa yeri mahkemelerinin yetkili olması nedeniyle İstanbul mahkemelerinin yetkisinin bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava; gemi ile taşınan yükün taşıma sırasında hasara uğraması nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin davalılardan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Mahkemece 02/09/2021 tarihli ara kararla davalılar ...Ltd. Şti. ile ...A.Ş. yönünden davanın tefriki ile yargılamanın bu davalılar yönünden yeni alınacak esas sayısı üzerinden devamına karar verilmiştir. Diğer davalı ... yönünden devam eden yargılamada ise davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Somut olayda; taşımada kullanılan ... isimli gemi ile yapılan taşımada, emtianın yükleme yerinin İskenderun/Türkiye, varış yerinin ... /Birleşik Arap Emirlikleri olduğu, ... isimli gemi ile yapılan taşımada ise emtianın yükleme yerinin İzmit, varış yerinin ... /Birleşik Arap Emirlikleri olduğu dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Eqasis kayıtlarına göre taşımada kullanılan ... isimli geminin donatanı ve işleteninin adresi Yunanistan'da; ... isimli geminin ise İngiltere'de kayıtlıdır. Diğer taraftan poliçede tahkim kaydı bulunmakta ise de davacı sigorta şirketinin ödeme yaptığı yük ilgililerinin, davalılar arasındaki sigorta sözleşmesine taraf olmamaları nedeniyle poliçede yer alan tahkim kaydı davacıyı bağlamamaktadır. Bu durumda dava konusu uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazının 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun (MÖHUK)'a göre tespit edilmesi gerekmektedir. Türk Mahkemelerinin yabancı unsurlu davalarda ne zaman yetkili ne zaman yetkisiz olacağı meselesi 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK)'da düzenlenmiştir. Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisine ilişkin MÖHUK kurallarının düzenleniş biçimi itibariyle, yabancılık unsuru taşıyan bir uyuşmazlıkta milletlerarası yetkiye sahip bir Türk mahkemesi bulunup bulunmadığının belirlenmesinde, öncelikle milletlerarası yetkiye ilişkin özel kurallara (41 ila 46. maddeler) bakılması gerekir. Söz konusu yabancılık unsuru içeren uyuşmazlığın, MÖHUK'da yer alan milletlerarası yetkiye ilişkin "özel kuralların" kapsamına girmesi halinde, bu uyuşmazlık bakımından yetkili bir Türk mahkemesinin bulunup bulunmadığı, münhasıran ilgili özel yetki kuralı çerçevesinde belirlenir. Şu halde MÖHUK'taki özel yetki kurallarının kapsamına giren bir uyuşmazlıkta, ilgili özel yetki kuralı uyarınca yetkili bir Türk mahkemesinin bulunmaması, o uyuşmazlık bakımından Türk mahkemelerinin yetkisinin mevcut olmadığı anlamına gelecektir. MÖHUK'daki özel yetki kurallarının kapsamına girmeyen uyuşmazlıklar bakımından, MÖHUK m.40'da yer alan genel kural gereğince "iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları" devreye giderecektir. (Şanlı / Emre / Figanmeşe, Milletlerarası Özel Hukuk, 9. Bası, İstanbul 2021, s.457-461) 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 46.maddesinde bir davada ileri sürülen alacak talebinin sigorta sözleşmesinden kaynaklanması halinde davaya bakmaya yetkili olan mahkemenin; sigortacının esas işyeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubesinin veya acentasının Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesi olduğu düzenlenmiş; hükmün devamında ise sigorta ettirene, sigortalıya veya lehdara karşı açılacak davalarda yetkili mahkemenin, onların Türkiye'deki yerleşim yeri veya mutad meskeni mahkemesi olduğu belirterek istisna tanınmıştır. Davacı taraf davalıya karşı ileri sürdüğü tazminat talebini davalı ile donatan arasındaki kulüp sigortasına dayandırmış olduğundan yetkili mahkeme MÖHUK'un 46. maddesine göre belirlenmelidir. Sigorta poliçesini düzenleyen ... yurt dışında mukim olduğundan dava konusu uyuşmazlık açısından mahkemenin yetkili hale gelmesi, sigorta poliçesinin sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmiş olması koşuluna bağlıdır. Taşımanın gerçekleştiği geminin Kulüp sigortacısı olan davalı şirket Lüksemburg'da bulunmakta olup sigorta poliçesinin Türkiye'de düzenlendiği ispatlanamadığından MÖHUK'un 46.maddesine göre davanın yetkisizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmesi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. (Emsal nitelikte Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/11168 E. 2016/6547 K.; 2017/646 E., 2018/7058 K. Sayılı içtihatları). Öte yandan, TTK'nın 1478. Maddesi gereğince davacının sigorta şirketinden doğrudan talep hakkının bulunması, davacının hakkını yetkili mahkemede açacağı davada ileri sürmesine ilişkin olup, somut olayda Türk mahkemelerini yetkili hale getirmeyeceğinden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/07/2022