İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/753 E. 2025/535 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/753
- Karar No
- 2025/535
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/753 KARAR NO : 2025/535
DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 12/05/2022 KARAR TARİHİ : 01/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından ... Tic. Ltd. Şti. emrine, aralarındaki ticari ilişki nedeniyle ... Bankası ... numaralı, 46.122,88 TL bedelli, 30.04.2022 tarihli çek keşide edildiği, konu çekin ... şirketine gönderilmek üzere 22.12.2021 tarihinde, ... adresinde bulunan ... Şubesi'ne teslim edildiği, akabinde müvekkil şirket yetkilileri ... A.Ş yetkilisi ... tarafından, çekin güvenilir olup olmadığının teyidi maksatlı bir telefon alındığı, firma çalışanı ..., ... Şirketi yetkilisi ...'un kendilerine Whatsapp uygulaması üzerinden ... numaralı telefon ile ön ve arka yüzünün görüntüsünü göndermek suretiyle çekin güvenilir olup olmadığını sorduğunu beyan ettiğini, müvekkilin kargo takip sorgusu yapması neticesinde o esnada çekin halen kargoda gözüktüğünün fark edildiği, durumun derhal çekin lehtarı olan ... şirketine bildirildiği, ... tarafından da aynı faktöring firmasının kendilerini de arandığı ancak çekin kendilerine henüz ulaşmamış olduğu bilgisinin müvekkil şirkete verildiği, ... firması tarafından, çalıntı olan ve ceza davası ve soruşturma konusu edilen başkaca çeklere ilişkin de icra takibinin başlatıldığının bilindiği belirtilerek, açıklanan ve sayın mahkeme tarafından resen takdir edilecek nedenlerle beyan ve taleplerimizin kabulü ile, davalının elinde bulunan keşidecisi olduğumuz çekin çalıntı olduğu sabit olduğundan çeke ilişkin davalı yana karşı borçlu olmadığımızın tespiti ile davalı yan çeki iktisap ederken ve elinde bulundururken açıkça kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğundan çekin iadesi, yargılama sonuçlanıncaya kadar teminatsız olarak ya da mahkemenizce belirlenecek teminat karşılığı olası bir icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi, karşı yan aleyhinde %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, davanın kabulü ile tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesi arz ve talep edilmiştir. Davalı taraf davaya cevap dilekçesi vermeyerek 6100 sayılı HMK m.128'e göre dava konusu maddi vakıaları inkâr etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ... Bankası ... Şubesi'ne ait ... tarihli, ... seri numaralı, 46.122,88-TL bedelli çekten dolayı menfi tespit ve çek istirdatı davasıdır. Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, ve Mahkememizce 01/10/2024 tarihli ara karar ile Davalı vekilinin ticari defterlerinin SMM aracılığı ile incelenerek, alacak ve dosya kapsamında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. 13/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Mahkeme tarafından verilen görev, dosya içeriği belgelerle sınırlı olarak yapmış olduğum incelemelerde; Taraflar arasında çek alıp vermeyi gerektirir ticari ilişki olup olmadığı bakımından yapılan incelemede; davacı taraf defter kayıtlarına göre, taraflar arasında çek tutarını da içerecek şekilde faturaya dayalı ticari ilişkinin bulunduğu, dava dışı şirket tarafından davacı tarafa yapılan satışların kısmen banka ödemesi ile kısmen de çek keşide edilmek sureti ile ödendiği, dava konusu çekinde bakiye tutar kadar olduğu ve bakiye ödemesinde kullanıldığı, Konu çekin davacı taraf ticari defter ve kayıtların yer aldığı, çekin mevcut borcun ödenmesi amacı ile keşide edildiği, Davacı taraf ile davalı faktoring şirketi arasında her hangi bir ilişkinin bulunmadığı, Çek bedelinin dava dışı şirkete 03.01.2022 tarihinde haricen ödendiğine ilişkin olarak davacı taraf defterlerinde kayıt bulunduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizce 12/10/2023 tarihli ara karar davacı tarafın ticari defterlerinin bilirkişi aracılığı ile incelenmek suretiyle taraflar arasında çek alıp vermeyi gerektirir ticari ilişki olup olmadığı, çekin ticari defter ve kayıtların yer alıp almadığı, faktoring ilişkisi kapsamında gerekli incelemelerin yapılıp yapılmadığı, alacak ve dosya kapsamında İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. 09/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı ... A.Ş. söz konusu 30.04.2022 tarihli 46.122,88 TL. bedelli çeki, 6361 sayılı yasa kapsamında son ciranta ... Ltd.Şti'nin temlike dayanak faturayı kabul ederek finansman kullandırmak üzere devir aldığı, Davacı taraf keşide ettiği bu çeki ticari ilişkisi bulunan ...Şti.'ne borç bakiyesi bedeli olarak vermek üzere 22.12.2021 tarihinde ... Kargo şirketine teslim ettikten sonra, ...Ltd.Şti.'ne ulaşmadan kaybolduğunun belirtildiği, Davacı...Şti.'nin 24.01.2022 tarihinde ödeme yasağı kararı aldırıldığı, Davalı ...A.Ş.'nin, üzerinde ödeme yasağı var iken 13.05.2022 tarihinde davacı aleyhine icra takibi başlattığı, davacı tarafın borca itiraz ederek takibi durdurduğu, İncelenen dava dosyası kapsamında bilgi ve belgelerden tespit edilmiştir. 22.12.2021 46.122,88TL bedel, çekin kargoya teslim edildiği ve kaybolduğu tarih 24.01.2022 Çeke ödeme yasağının verildiği tarih 13.05.2022 Üzerinde ödeme yasağı varken, Çek hakkında davalı tarafından davacı aleyhine icra takibinin başlatıldığı tarih Davalı ... A.Ş.'nin 6361 sayılı yasa kapsamında söz konusu çeki prosedüre uygun olarak kabul ederken, güvenirliliğini kontrol etmiş olmadığı, yine üzerinde alınmış ödeme yasağı varken, icra takibini başlatmadan Çekin ait olduğu ... Bankası'ndan sormadığı, ( ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E.sayılı 24.01.2022 tarihli yazı ile ... Bankası ... şubesi'ne ödeme yasağı bildirilmiş ) hususlarının değerlendirilmesinin hukuki olduğu, bu nedenle Mali Müşavirlik Branşım dışında kaldığından bir kanaatte bulunamayacağımın, Sayın mahkemenin takdirlerinde olmak üzere hukukçu bir bilirkişiden, üzerinde ödeme yasağı var iken takip yapılıp yapılamayacağı hususunda rapor alınmasının yerinde olacağı, Davacı tarafın, ticari ilişkileri bulunan...Ltd.Şti. nezdinde borcunu ödemek için çekin yerine nakit ödemede bulunduğu, borcunu bilirkişi raporu ile bu doğrultuda...Ltd.Şti.'ne borcunun bulunmadığı, bu nedenle çekten ötürü davacı tarafın borcunun bulunmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. TTK'nın 792. maddesi; ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmünü haiz olup anılan kanunî hüküm bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. Aynı Kanunun 790.maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır. TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK’nın 792. maddesindeki ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...'' ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir (Yargıtay HGK'nın 06/04/2021, E. ..., K. ... tarih ve sayılı kararı). Bu bilgilere göre davacı, dava konusu edilen çekin yetkili hamili iken hırsızlık olayı sebebiyle rızası dışında elinden çıktığını ve davalı ... A.Ş.'nin çeki iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Öte yandan, 13.12.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesine göre, "Faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz ve tahsilini üstlenemez." düzenlemesi bulunmaktadır. Maddenin 3. Fıkrasında ise, "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." düzenlemesi bulunmaktadır. Dava konusu çekteki imzalarının davacı tarafça sahteliği iddia edilmiş ise de imzaların istiklali prensibi uyarınca ciranta imzalarından birinin imzasının sahte olması bu imzadan sonra çeki ciro ile iktisap eden kişinin meşru hamil olmasına halel getirmeyeceği bu nedenle davalının kötü niyeti ya da ağır kusuru ispatlanmadığı sürece çekin istirdatının talep edilemeyeği anlaşılmıştır. Dava ve takip konusu çek karşılığında dava dışı finansman sağlayan ... şirketi, TTK 801.maddesindeki " Cirosu kabil bir çeki ödeyecek olan muhatap, cirolar arasında düzenli bir teselsülün var olup olmadığını incelemekle yükümlü ise de, cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir." düzenleme uyarınca sadece cirolar arasındaki teselsülü incelemekle yükümlüdür. Yasa temelindeki hukuki ilişkiden ayrık olarak bir ödeme aracı olan çekin bu kambiyo vasfı sebebiyle çeki ciro ve temlik sözleşmesi ile temlik alana başka araştırma külfeti yüklememiştir. TTK 818/1-c maddesi ile atıf yapılan TTK 677. maddesinde bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan yada adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez şeklindeki imzaların istiklali prensibi uyarınca, geçersiz bir imza sahibini bağlamaz ise de ciro zincirini koparmayacağından (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... esas ve ...karar sayılı kararı) cirantaların gerçekte var olup olmadığı, hayali isimler veya paravan şirketler olması, keşidecinin imzasının ona ait olduğunun tespit edilmesi halinde çekin kambiyo vasfını ve şeklen ciro silsilesindeki teselsülü etkilemeyeceğinden, çek Tam Faktoring tarafından, usulüne temlik alındığından, yasaların külfet yüklemediği bir konuda araştırma yapılmaması kötü niyet olarak kabul edilemeyeceğinden, bu durum ...Şirketi'nin kötü niyetli olduğunu göstermez. Kötü niyetin varlığını ve bile bile borçlunun zararına hareket edildiğini kanıtlamak davacı tarafa aittir. Çeklerin incelenmesinde şeklen ciro silsilesinin düzgün olduğu anlaşılmıştır. Davalı faktoring şirketinin dava konusu çeki devraldığı, çeki almasına dayanak gösterdiği 02/02/2022 faktoring sözleşmesinin dosyaya sunulduğu, sözleşmenin geçerli bir sözleşme olduğu, yapılan ödemelerin sözleşmenin ve çeklerin tevdinden sonra yapıldığı, çeklerin fatura ile tevsik edildiği, Finansal Kurumlar Birliği ve Gelir İdaresi Başkanlığından gelen müzekkere cevabında çekin ve faturanın herhangi bip iptale ve itiraza konu olmaması ve çalıntı ihbarının bulunmaması, aldırılan bilirkişi raporları ile de taraflar ticari ilişki bulunup bulunmadığı ve davalı faktoring şirketinin çeki iktisabında ağır kusurlu olup olmadığı hususunda tespitler yapılmış olup; imzaların istiklali ilkesi gereğince davacı yanın takibe konu alacaktan sorumlu olacağı yine davacı tarafça da şikayetçi olunan savcılık dosyasında davalı faktoring şirketi ya da çalışanları hakkında herhangi bir şikayet bulunmayışı göz önüne alınarak ilgili dosyanın sonucunun mahkememiz dosyasını etkilemeyeceği anlaşılmakla kesinleşmesi beklenilmemiştir. Faktoring ilişkisinin kurulduğu tarihte davalı şirkete ulaşmış herhangi bir çek kayıp/çalıntı bildiriminin olmayışı, tevsik edici faturaların faktoring işlem tarihinde geçerli faturalar oluşu, ödeme yasağının faktoring işleminden sonraki tarihlere ilişkin olması birlikte gözetildiğinde davalı faktoring şirketinin kötü niyetin varlığı ve bile bile borçlunun zararına hareket ettiği ispatlanamadığı anlaşılmakla; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 787,67-TL harçtan mahsubu ile geri kalan 172,27-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü yazılı toplam 5.000,00-TL(bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/07/2025
Katip ¸
Hakim ¸