İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/717 E. 2023/200 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/717
Karar No
2023/200
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/717 Esas KARAR NO : 2023/200

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... - ... ... VEKİLİ : ... DAVA : Menfi Tespit -İstirdat DAVA TARİHİ : 03/10/2022 KARAR TARİHİ : 16/05/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit - İstirdat davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili ... ile davalı ... arasında 22/08/2022 tarihinde alım-satım sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile, davalı ... 'ın müvekkiline 2.075.000,00 TL değerindeki Mayer Limon türü ürünü vereceğini, karşılığında ise müvekkilli tarafından sözleşmede yazılı olan 2.075.000,00 TL bedelin 1.000.000,00 TL 'lik peşin tutarının 2 parça çek karşılığında ödeneceğini, geri kalan 1.075.000,00 TLlik kısmı için de iki adet çek verileceği konusunda anlaştıklarını, ... A.Ş. Dörtyol Şubesine ait ... seri numaralı 29/08/2022 tarihli 500.000,00 TL tutarındaki çek ile 26/08/2022 tarihli ... seri numaralı 500.000,00 TL tutarındaki çeklerin ciro edilerek verildiğini, söz konusu çekler karşılığında ürünlerin müvekkiline teslim edildiğini, ancak 05/10/2022 ve 20/10/2022 tarihli ve toplan 1.075.000,00 TL tutarındaki çekler karşılığında ürün verilmediğini beyan ederek, müvekkilinin bu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine , çeklerin ilgili bankadan tahsilinin ve icra takibine konulmasının tedbiren önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalılar vekili 07/11/2022 dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın Karataş İlçesi içerisinde limon ağacı olan gayrimenkulleri/bahçeleri olduğunu, diğer davalı ...' in ise müvekkili ...' ın oğlu olduğunu, bölgedeki örf ve adete göre, narenciye ürünü olan kişilere narenciye tüccarları gelerek, satın almak istediği ürünlerin olduğu bahçe gezilerek kilo başına bir fiyat verilmediğini, kabala pazarlıkla ürünlerin dalında satıldığını, ürün tahmin edilenden çok fazla geldiğinde, üreticinin zarara uğradığını, aksi durumda ise tüccarın zarara uğradığını, kabala satımda sözleşmede malın kilogramı ve kilogram fiyatının belirtilmediğini, bu koşullarda yapılan sözleşme göre, ürünün toplama işlemlerinin ve zamanının tüccara ait olduğunu, dava konusu olayda da, müvekkiline ait Karataş'ın Bebeli Köyündeki bahçelerin, 7. ayın sonunda davacı tarafından gezilerek, taraflar arasında yapılan pazarlık sonucunda tüm ürün için toptan dalında satım şeklinde 2.075.000,00 TL bedel üzerinden anlaşmaya varıldığını, müvekkili ...' ın oğlu ... ile sözleşme imzalandığını, dava konusu çeklerle birlikte toplam 2.075.000,00 TL bedelli dört adet çekin müvekkiline teslim edildiğini, hasat zamanı geldiğinde davacı veya davacının ürünü sattığı kişi tarafından ürünlerin hasat edilerek toplandığını, ürünün teslim edilmediği iddiasının davacının da dilekçesinde ikrar ettiği üzere gerçek dışı olduğunu, davacının yüksek kar beklentisi içerisinde olduğunu, bu nedenle bu durumu müvekkillerine mal etmeye çalıştığını beyan ederek, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacının haksız yere icra takibinin durdurulmasını sağlayarak müvekkillerinin zararının artmasına sebep olduğundan müvekkillerine dava değerinin %20 si oranında kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, İİK'nın 72. Maddesine dayanan ve kambiyo senedinden kaynaklanan ticari nitelikte menfi tespit davasıdır. Deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir. Taraflar arasında imzalanan 02/08/2022 tarihli Alım/Satım sözleşmesi ile; mal sahibi olarak tanımlanan ... tarafından alıcı ...'e 2.075.000,00 TL satış bedeli üzerinden Karataş İlçesi Bebek Mevkiinde bulunan Mayer tipi limon ürünlerinin satışı kararlaştırılmıştır. Satış bedeli karşılığında 4 adet çek verildiği 1.000.000,00 TL tutarındaki ilk 2 çekin peşinat olarak verildiği, sonraki 2 adet (575.000,00TL ve 500.000,00 TL tutarında) çekin keşide tarihlerinin ise 05/10/2022 ve 20/10/2022 olduğu anlaşılmıştır. Sözleşmede malın satış şekli kabala olarak tarif edilmiştir. Çeklerde lehtar olarak ... gösterilmiştir. Satış sözleşmesi gereğince; 1.000.000,00 TL tutarındaki ilk iki çekin ödendiği konusunda ihtilaf yoktur. Mahkememizin 05/10/2022 tarihli ara kararı ile; Muhatap ... A.Ş.'nin Dörtyol Şubesi'ne ait 05/10/2022 keşide tarihli 575.000,00 TL tutarındaki ... Seri numaralı çek ile 20/10/2022 keşide tarihli 500.000,00 TL tutarındaki ... Seri numaralı çeklerin ödenmesinin tedbiren yasaklanmasına, aynı çeklerin davalılar tarafından icra takibine konu edilmesinin tedbiren önlenmesine ve davalılar tarafından dava tarihinden sonra icra takibi başlatılması halinde tedbiren durdurulmasına, tedbir isteyen davacıdann çeklerin toplam bedellerinin (1.075.000,00-TL) %100'ü oranında olmak üzere 1.075.000,00 TL teminat alınmasına, nakit veya aynı miktarda kesin ve süresiz nitelikte banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, tedbir kararının uygulanmasına karar verilmiştir. Toplam 1.075.000,00 TL teminat nakit olarak karşılanmış ve tedbir kararı uygulanmıştır. Alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine ... seri numaralı 500.000,00 TL tutarındaki çekten dolayı Erzin İcra Dairesi'nin 2022/... E. Sayılı dosyasında 20/10/2022 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatılmıştır. İcra takibi 08/11/2022 tarihinde kesinleşmiştir. Bu dosyadan gönderilen 30/11/2022 tarihli yazı ile, dosyamızda bulunan teminatın üzerine haciz konulması istenmiş ve borcun tutarı 689.343,09 TL olarak bildirilmiştir. ... borçlu ... hakkında ... seri numaralı 575.000,00 TL tutarındaki çekten dolayı ise, Erzin İcra Dairesi'nin 2022/... E. Sayılı dosyasında 06/10/2022 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatılmıştır. takip 28/10/2022 tarihinde kesinleşmiştir. Bu dosyadan gönderilen 30/11/2022 tarihli yazı ile, dosyamızda bulunan teminatın üzerine haciz konulması istenmiş ve borcun tutarı 793.496,32TL olarak bildirilmiştir. Davalı tarafından, ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmesi üzerine 29/11/2022 tarihli karar ile, itirazın kabulüne, tedbirin kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili 03/12/2022 tarihli dilekçesi ile teminatın icra dosyalarına gönderilmesini talep etmiş, 14/12/2022 tarihinde teminatın 793.496,32 TL lik kısmı 2022/... E sayılı dosyaya, 281.503,68 TL'si ise 2022/... E sayılı dosyaya gönderilmiştir. Böylece menfi tespit davası İİK'nın 72/6. maddesine göre kendiliğinden istirdat davasına dönüşmüştür. Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Ancak 6102 sayılı TTK kıymetli evrak “Kıymetli evrak öyle senetlerdir ki, bunların içerdikleri hak hak senetten ayrı olarak ileri sürülemeyeceği gibi başkalarına da devredilemez.” şeklinde tanımlanmıştır. Her senedin düzenlenmesinin altında yatan bir neden/ilişki vardır. İlletten mücerret olan kambiyo senetleri “ifa amacıyla” ya da “ifa yerine” düzenlenebilir. İfa amacıyla düzenlendiğinde, taraflarca aksi kararlaştırılmadığı sürece asıl borç ilişkisi ortadan kalkmaz. Kambiyo senedinin bu iki nedenden hangisi için düzenlendiğinin açıkça belirtilmediği durumlarda, kambiyo senedinin ifa amacıyla düzenlendiği kabul edilir. Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Ancak kambiyo taahhüdünde bulunmanın temelinde -şart olmamakla birlikte- genellikle satım, bağışlama, kira, taşıma gibi bir borçlandırıcı işlem vardır. Böyle bir borçlandırıcı işlem yoksa senedin hatır için verildiği varsayılır. Temel borç ilişkisinin taraflarından birinin bir kambiyo senedi düzenleyip lehtara vermesiyle kambiyo ilişkisi diye adlandırılan ve temel borç ilişkisinden bağımsız olan ikinci bir borç ilişkisi doğar. Zira bir borç ilişkisi için kambiyo taahhüdünde bulunulması tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça borcun yenilenmesi sonucunu doğurmaz; kambiyo senedinin ifa yerine değil ifa uğruna verilmiş olduğu kabul edilir. Dolayısıyla bir borç hakkında kambiyo senedi düzenlendiği takdirde, taraflar arasında biri temel borç ilişkisi, diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunur. Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak alacak ilişkisi kambiyo senedinden kaynaklanıyorsa senede karşı senetle ispat kuralı gereği ispat külfeti borçludadır. (HGK 2021/(19)11-659 E. 2022/82 K., Yargıtay 11. HD 2020/2978 E. 2021/2837 K. , 19 HD 2016/5272 E. 2017/3178 K.) HMK 203. maddesinde senet ile ispat zorunluluğunun istisnaları sayılmıştır. Senede karşı olan iddiaların (çekin bedelsiz olduğu, alacaklıların takibinden korunmak için verildiği gibi) HMK 201. maddesi uyarınca yazılı delille ispat edilmesi gerekir ve tanık dinlenemez. (Yargıtay 19. HD 2015/7912 E. 2016/285 K.) Taraflar arasında imzalanan 22/08/2022 tarihli alım satım sözleşmesinde; satım şekli kabala olarak belirtilmiştir. Bölgede yaygın olarak uygulanan kabala usulde (götürü usul); taraflar bahçeyi birlikte gezip, inceleyerek, hasat edilmesi muhtemel tüm meyveler için toplu bir satış bedeli üzerinden anlaşma yapılmaktadır. Aksi kararlaştırılmadığı sürece, hasat zamanına kadar bahçenin bakımı, sulanması, ilaçlanması vs. satıcıya , hasat işleri ise alacıya aittir. Taraflar da aksini iddia etmemiştir. Davalılar , davacıya belirli bir miktar garantisinde bulunmamıştır. Davacı tarafından verilen dilekçelerde, 4 adet çekten ikisi karşılığında limon verilmediği beyan edilmiş, ancak ön inceleme duruşmasında, bahçenin bakımının ve korunmasının davalıda olduğu, bu yükümlülük yerine getirilmediği için ağaçların bir kısmının boş olduğu ileri sürülerek iddia genişletilmiştir. Davacı vekili 15/05/2023 tarihli dilekçesi ile karşı tarafa "limon bahçesinin hasat tarihine kadar sulama, bakım ve korumasının kendisine ait olup olmadığı ve eksik ürün hasatının kendi kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı" konusunda yemin teklif ettiğini beyan etmiştir. HMK.nun 141.maddesi gereğince; taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır. Davalılar vekili iddianın genişletilmesini muvafakat etmediklerini, aksi kanaat halinde müvekkillerinin yemin etmeye hazır olduğunu bildirmiştir. Davalılar iddianın genişletilmesine muvafakat etmedikleri için davanın, dava dilekçesindeki iddialar üzerinden değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacıya belli bir miktarda veya asgari bir düzeyde ürün teslimi vadedilmemiştir. Ürünlerin bir kısmının başkasına satıldığı, çalındığı veya davacının toplamasına izin verilmediği gibi bir iddia yoktur. 4 adet çek, bahçeden hasat edilmesi muhtemel ürünlerin karşılığında verilmiştir ve bedelsiz değildirler. Diğer taraftan davalılar duruşmaya katılarak yemin etmek istediklerini beyan etmeleri üzerine usulüne uygun şekilde yeminleri yaptırılmış ve " sözleşme gereğince bahçenin bakım ve korumasının kendilerine ait olduğunu, biz bakım ve koruma yükümlülüğünü tamemen yerine getirdiklerini, davacının sürekli olarak kontrol ettiğini, bahçe kendilerinden daha bildiğini, 1 defa ziraat mühendisi ile beraber, 2 -3 defa da simsarlarıyla beraber bahçeye geldiğini, ağaçları ve ürünleri kontrol ettiğini, zaman zaman telefonla arayıp talimat verdiğini, davacı ile anlaşmalarının kabala olduğunu, davacının hasatı yaptıktan sonra beklediği kadar limon çıkmadığını söyleyip, çeklerin bir ya da iki tanesini iade almak istediğini, kabul etmediklerini " beyan etmişlerdir. Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; taraflar arasındaki limon satımına ilişkin sözleşmede satım şeklinin kabala olarak belirlendiği, bu usule göre bahçenin verebileceği ürünlerin alıcı ve satıcı tarafından önceden tahmin edilerek toplu bir satış bedeli belirlendiği, bu tür satışın yörede yaygın olarak kullanıldığı, satışın şekli konusunda ihtilaf bulunmadığı, davacı tarafından toplam 2.075.000,00 TL tutarındaki satış bedelinin 1.000.000,00 TL 'sinin dava tarihinden önce ödendiği, kalan 1.075.000,00 TL için davaya konu edilen çeklerin verildiği, dava dilekçesinde bu çekler karşılığında limon verilmediğinin ileri sürüldüğü, aralarındaki sözleşme gereğince satışının kabala olarak belirlendiği, davacıya belli bir miktar ürün tesliminin garanti edilmediği, sözleşmeye uygun olarak bahçedeki ürünlerin tamamını davacının hasat ettiği, davalıların edimlerini yerine getirdiği, HMK'nın 141. Maddesinde getirilen süreden sonra iddianın genişletilerek bahçenin bakımının ve korumasının yapılmayarak eksik hasata neden olunduğunun ileri sürüldüğü, bu konuda herhangi bir belge ve delil ibraz edilmediği gibi iddianın genişletilmesine de muvafakat edilmediği, ayrıca davalıların bu konuda teklif edilen yemini eda ettikleri (iddianın genişletilmesi konusundaki itirazlarını saklı tutarak) ve açılan davanın ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının talebi üzerine tedbir kararı verilerek icra takiplerinin durdurulduğu, davalı tarafın alacağına geç kavuştuğu gözetilerek, davacı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmiştir. (Yargıtay 11 HD 2020/8102 esas 2022/3096 karar, 20206418 esas 2022/352 karar) H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN REDDİNE, %20 oranında hesaplanan 215.000,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 2-Alınması gereken 179,90-TL karar harcının, peşin alınan 18.358,31 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 18.178,41-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT'ne göre hesaplanan 134.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/05/2023

Başkan ... E-imza Üye ... E-imza Üye ... E-imza Katip ... E-imza

Atıf: Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/717, K. 2023/200, T. 16.05.2023, www.arakarar.com/karar/adana-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-717-e-2023-200-k-168f187467ae