İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/711 E. 2025/240 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/711
- Karar No
- 2025/240
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... "TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. GEREKÇELİ KARAR KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : KARAR NO :
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
DAVACILAR : 1- 2- ... - 3- ... - 4- ... - VEKİLLERİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALI : 2- VEKİLLERİ : DAVALI : 3- VEKİLİ : DAVALI : 4- VEKİLLERİ : DAVALI : 5- DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkillerinin eşi ve babaları olan ...' un 14/10/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybettiğini, müvekkillerinin murisinin ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğunu, ... ve ... plakalı çekiciye takılı dorse ile ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkillerinin murisinin hiç bir kusurunun bulunmadığını, müvekkillerinin murisinin yolcu olarak bulunduğu ön koltukta emniyet kemerinin de takılı olduğundan bahisle müvekkilinin murislerinden eş olan ... için şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan, yine murisin eşi için 200.000,00 TL manevi tazminat ile diğer müvekkilleri için ayrı ayrı 125.000,00 şer TL manevi tazminatın sigorta şirketleri hariç tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, öncelikle kazaya karışan ... plakalı araç ile ... plakalı çekici ve ... plakalı dorsenin trafik kaydına üçüncü şahıslara devrini engellemek ve müvekkilleri zarara uğratacak borçlanmalardan korumak amacıyla ihtiyati haciz/tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 18/09/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle özetle; müvekkili ... için destekten yoksun tazminat miktarını 2.266.136,25 TL artırarak 2.267.136,25 TL, maddi tazminat talebini bütün davalılardan müştereken ve müteselsilen olmak üzere ve davalı sigorta şirketleri açısından ek bilirkişi raporunda hesaplanan bakiye poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere (... Sigorta A.Ş nin 849.350,00 TL sinden, ... Sigorta 430.000,00 TL sinden sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) tahsiline, davacı müvekkil eş ... için 200.000,00 TL, davacı müvekkillerin (müteveffanın çocukları) her biri için ayrı ayrı 125.000,00 TL şer manevi tazminatın sigorta şirketleri hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen, tazminat taleplerimizin kaza tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesiyle özetle; dava konusu ... plakalı aracın müvekkili nezdinde ihtiyari mali mesuliyet teminatlarını havi genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalandığını, müvekkili şirketinin manevi tazminat yönünden sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, müvekkili nezdindeki poliçe teminatlarına sarkan bir zarar söz konusu olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olmadığını, müteveffanın içinde yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün tali kusurlu olduğunu, müvekkili şirketin İMM sigortacısı olması nedeniyle maddi tazminat talepleri bakımından sorumluluğununu bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesiyle özetle; müvekkili şirketin malik, ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı çekici ... plakalı çekici bağlı dorse ile davalılardan ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada kusurlu tarafın araç sürücüsü ... olduğunu, bu hususun bilirkişilerce tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafından atfedilen kusurluluğun kabul edilebilir olmadığını, müteveffanın kaza esnasında kendi can güvenliği açısından gerekli tedbirlerini alıp almadığı tespit edilmesi gerektiğini, müterafik kusur hususunun değerlendirilmesi gerektiğini, bu sebeplerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesin talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle özetle; davanın yasal süresi içinde açılmadığını, öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, meydana gelen kazaya müvekkilinin sebebiyet vermediğini, aracını gerekil olan hız limitleri içerisinde, gerekli özeni ve dikkati göstererek sürdüğünü, söz konusu kazanın meydana gelmesinde diğer davalı ...'ın kusurları nedeniyle meydana geldiğini, müvekkilinin meydana gelen kazada en ağır derecede hayati fonksiyonlarını etkileyecek şekilde yaralandığını, ömür boyu kalıcı hasarlar oluştuğunu, talep edilen maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, davacıların taleplerinin açık ve anlaşılır şekilde somutlaştırılması gerektiğini, neticeden yapılacak yargılama sonunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesiyle özetle; kazaya karışan ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalandığını, müvekkili şirketin sorumluluğu poliçe teminatı ve sigortalı araç sürücülerinin kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, kusur raporunun adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden alınması gerektiğini, davacıların SGK‘dan ve Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndan gelir sağlayıp sağlamadığının tespiti gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu'nda ve genel şartlarda yapılan değişikliğin dikkate alınması gerektiğini, hesaplanacak tazminat bedelinden mütefarik kusur indirimi ile hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, belirtilen sebepler ve yargılama sürecinde resen dikkate alınacak sair hususlar nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir. Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir. Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Somut olayda davacı ... davaya konu trafik kazası neticesinde vefat eden ...'un desteğinden yoksun kaldığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Diğer davacılar ise desteğin ölümüne dayalı olarak sadece manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davaya konu 14/10/2021 tarihli trafik kazasının, 14/10/2021 günü saat 16:59 sıralarında, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve arkasına takılı ... plakalı yarı römork ile D300-11 Devlet Karayolunu takiben Konya istikametinden Kadınhanı istikametine seyri sırasında olay mahalli 12. km'ye gelip, orta adalı kavşaktan sola, Ladik istikametine dönüş yapmak isteyerek karşı yol bölümüne girdiğinde, karşı istikametten düz seyirle gelen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin ön kısımlarıyla aracının arkasına takılı yarı römorkun sağ yan orta kısımlarına çarpması sonucu meydana geldiği ve kaza sonucu desteğin vefat ettiği anlaşılmıştır. Kaza sonrasında görevli kolluk tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile, trafik kazasının oluşmasında davalı ...'ın tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Ceza dosyasında tanzim edilen 23/03/2022 tarihli ATK raporu ile kazanın oluşmasında davalı ...'ın asli, davalı ...'in ise tali kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. Kaza tespit tutanağı ile bahsi geçen rapor arasındaki çelişkileirn giderilmesi amacıyla yeni bir rapor tanzimine karar verilmiş ve 14/12/2023 tarihli rapor ile kazanın oluşmasında davalı ...'ın % 80, davalı ...'in ise % 20 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce, 14/12/2023 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlerin dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olması nedeniyle, davaya konu trafik kazasının oluşmasında ...'ın % 80, davalı ...'in ise % 20 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Kazada vefat eden ... davacı ... eşi olup, kural olarak davacı ile müteveffa arasında desteklik ilişkisinin bulunduğu kabul edilmelidir. Davalı tarafça bu karinenin aksi usulünce ispatlanamadığından davacı ile müteveffa arasında desteklik ilişkisi bulunduğu kabul edilmiştir. Tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda 2918 sayılı KTK'da ve 6098 sayılı TBK'da açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu kapsamda hesaplamanın yargı kararları ile yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerekir. Hesaplamalarda prograsif rant yönteminin uygulanması konusunda herhangi bir görüş farklılığı yoksa da bakiye yaşam süresinin tespitinde hangi yaşam tablosunun esas alınacağı konusunda Konya BAM . HD. nin uygulamaları ile Yargıtay uygulamaları farklılık arz etmektedir. Konya BAM . HD.'nin yerleşik hale gelen uygulamalarına göre, 2918 sayılı KTK ile genel şartlara yapılan atfın, AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle bakiye yaşam süresinin PMF 1931 yaşam tablosuna göre belirlenmesi gerekir. (Konya BAM . HD.'nin 17/02/2023 gün ve ... E ... K) TRH 2010 yaşam tablosunun, genel şartların yürürlüğe girmesiyle uygulanmaya başlandığı, önceki dönemde PMF 1931 yaşam tablosunun uygulandığı bilinen bir gerçektir. Genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki dönemde, her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Dairelerinin uygulamalarına istinaden PMF 1931 yaşam tablosu esas alınmaktaysa da TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasına da engel yasal bir düzenleme bulunmamaktaydı. Genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, KTK'da genel şartlara yapılan atıflar nedeniyle, hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması yasal bir zorunluluk haline gelmiş, devam eden süreçte ise AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı ile bu zorunluluk ortadan kalkmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, iptal kararı ile sadece bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararı TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasını imkansız hale getirmemiştir. Gelinen aşamada, mahkemeler takdir yetkisi kapsamında gerek PMF 1931 yaşam tablosunu, gerekse TRH 2010 tablosunu esas alabilecektir. Ancak takdir hakkının, 4721 sayılı TMK'nın 4. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak kullanılması gerekir. Bu takdir hakkı kapsamında, genel kabul gören yaşam tablosunun esas alınması hakkaniyete daha uygun olacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02/12/2021 tarihli, ... E, ... K sayılı ilamı ve 21/12/2021 tarihli, ... E., ... K sayılı ilamı ile bakiye yaşam süresinin tespitinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması gerektiğine işaret etmiştir. Yine, Yargıtay Daireleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin uygulamaları da bu yönde olmuştur. Bu nedenle, TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının hakkaniyete daha uygun olacağı kabul edildiğinden, Konya BAM 3. HD.'nin PMF 1931 yaşam tablosunun dikkate alınmasına yönelik görüşüne iştirak edilmemiştir. Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden bakiye yaşam süresinin tespitinde TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasına engel bir yönü yoktur. Dosya kapsamına ve belirlenen kriterlere uygun olduğundan hükme esas alınan 10/02/2025 tarihli bilirkişi raporu ile, dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödemenin davacı ... zararını karşılamadığı ve bakiye zararın 3.075.753,25 TL olduğu tespit edilmiştir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nin 51.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ayrıca ahlaki ödev kapsamında kalan taşımaların hatır taşınması niteliğinde olmayacağının da belirtilmesinde fayda vardır. Nitekim Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da bu husus vurgulanmıştır. Hatır taşıması indiriminin resen dikkate alınması mümkün olmayıp taşımanın hatır taşıması olduğu yönünde bir savunmanın bulunması gerekmektedir. Ayrıca bu savunma sadece ileri sürenler yönünden etkisini gösterecek olup, yasal süresi içinde hatır taşıması definde bulunmayanlar yönünden bu indirimin yapılması mümkün değildir. (Emsal için bknz. Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K ve ... E ... K ) Hatır taşıması yönünden bir başka önemli husus ise bu indirimden sadece hatır taşıması yapan sürücü, işleten ve bu aracın sigortacısı yararlanacaktır. Karşı aracın sürücü işleten ve sigortacısının bu indirimden yararlanma olanağı bulunmamaktadır.(Yargıtay . HD.nin 28/05/2015 gün ve ... E. ... K.) Somut olayda, desteğin ... plakalı araçta yolcu konumunda seyahat ederken kazanın meydana geldiği, araç sürücüsü ile desteğin arkadaş oldukları, dolayısıyla hatır taşıması indiriminin yapılmasının gerektiği, ancak bu indirimden ... plakalı aracın işleteninin ve sigortacısının cevap dilekçesinde ileri sürmeleri kaydıyla yararlanabileceği, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin aracın ZMMS sigortacısı olması ve süresinde ileri sürmesi nedeniyle indirimden yararlanabileceği sonucuna varıldığından, bu davalıya yönelik dava yönünden tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerekmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır. Somut olayda, ceza dosyası içeriğine göre (olay yeri inceleme raporu ve ceza dosyasında yer alan gerekçeli karar) desteğin kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmadığı anlaşıldığından hesaplanan tazminat tutarından müterafik kusur indirimi yapılması gerekmiştir. 10/02/2025 tarihli rapor ile dava dışı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tarihi olan 27/01/2022 tarihindeki verilere göre davacının zararı 742.802,97 TL'dir. Bu tutardan hatır ve müterafik kusur indirimi yapıldığında talep edilebilecek tutar 475.393,90 TL olup, yapılan ödemenin 430.000,00 TL olması karşısında bu ödemenin zararı karşılamadığı kabul edilmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş.'ye yönelik dava yönünden yapılan değerlendirmede, davacının bakiye zararının 3.075.753,25 TL olduğu, bu tutardan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığında tutarın 2.460.602,60 TL'ye düştüğü, bu davalının hatır taşıması definde bulunması ve savunmanın yerinde olması nedeniyle % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapıldığında bu tutarın 1.968.482,08 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti olan 430.000,00 TL ile sorumlu olduğu sonucuna varıldığından, bu sigorta şirketinin davacının zararının 430.000,00 TL'lik kısmından diğer davalılarla müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş.'ye yönelik dava yönünden yapılan değerlendirmede, bu sigorta şirketinin kazaya karışan ... plakalı aracın İMMS sigortacısı olduğu, İMMS limitinin 1.000.000,00 TL olduğu, yine bu tutar içinde kalmak üzere 150.000,00 TL'ye kadar olan manevi zararların da teminat kapsamında olduğu, her ne kadar bilirkişi heyeti tarafından 150.000,00 TL salt manevi zarar için ayrılmış ise de bu kabulün uygun olmadığı, 850.000 TL'lik limitin tükense dahi bakiye 150.000 TL'lik limitten maddi tazminatın karşılanabileceği, dolayısıyla rapordaki bakiye limitin 540.886,43 TL olduğu yönündeki tespitin yerinde olmadığı, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin davacıya karşı sorumlu olduğu limit tutarının 570.886,43 TL olduğu, davacının zararından % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığında talep edilebilecek tutarın 2.460.602,60 TL'ye düştüğü, sigorta şirketinin İMMS limiti dahilinde sorumlu olması nedeniyle davacının zararının 570.886,43 TL'lik kısmından diğer davalılarla müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Diğer davalılara yönelik dava yönünden yapılan değerlendirmede, davacının bakiye zararından % 20 oranında müterafik kusur indiriminin yapılmasının gerektiği, bu yönde yapılan indirim neticesinde davacının sigorta şirketleri dışındaki davalılardan talep edebileceği tazminat tutarının 2.460.602,60 TL olduğu, davacının talebinin ise 2.267.136,25 TL olduğu, taleple bağlılık ilkesi gereğince yalnız bu tutara hükmedilebileceği sonucuna varıldığından, davalı ... Ltd. Şti., davalı ... ve davalı ...'a yönelik davanın 2.267.136,25 TL üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir. Temerrüt tarihi yönünden yapılan değerlendirmede, araç sürücüsü ve ileteni yönünden temerrüdün kaza tarihinde gerçekleşeceği, ZMMS sigortacısı yönünden başvuru tarihi olan 01/02/2022 tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasında 12/02/2022 tarihinde temerrüdün gerçekleşeceği, İMMS sigortacısı yönünden ise temerrüdün Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K sayılı ilamında da belirtildiği üzere başvuru tarihinde gerçekleşeceği, başvurunun 28/03/2022 tarihinde yapılması nedeniyle İMMS sigortacısının bu tarihte temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Faiz türü yönünden ise, kazaya karışan ... plakalı aracın kullanım şekli ticari olması nedeniyle sürücü ..., işleten Keleşoğulları ... Ltd. Şti. ve İMMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş. yönünden ticari faize hükmedilmiştir. Kazaya karışan ... plakalı aracın kullanım şekli ise hususi olduğundan ... yönünden yasal faize hükmedilmiştir. TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, ... ) Somut olayda, kazanın oluş şekli ve sonucu, davacıların müteveffa ile olan bağları, tarafların kusur oranları, paranın alım gücü, tarafların sosyal ekonomik durumları, manevi tazminatın tatmin ve caydırıcılık fonksiyonu dikkate alınarak davacıların manevi tazminat davalarının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-DAVACI ...'UN MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 430.000,00 TL ile, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu ise 570.886,43 TL ile sınırlı olmak üzere, toplam 2.267.136,25 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 12/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 28/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, davalı ... ... Tic. Ltd. Şti. ve davalı ... yönünden 14/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, davalı ... yönünden ise 14/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 2-DAVACILARIN MANEVİ TAZMİNAT DAVALARININ KABULÜ ile, Davacı ... için 200.000,00 TL, Davacı ... için 125.000,00 TL, Davacı ... için 125.000,00 TL ve Davacı ... için 125.000,00 TL olmak üzere toplam 575.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ... Tic. Ltd. Şti. ve davalı ... yönünden 14/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, davalı ... yönünden ise 14/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... ... Tic. Ltd. Şti., davalı ... ve davalı ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 194.146,32 TL. nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan ıslah harcı dahil 9.707,33 TL. harcın mahsubu ile kalan 184.438,99 TL. harcın (davalı ... Sigorta A.Ş.nin sorumluluğu 27.904,63 TL; davalı ... Sigorta A.Ş.nin sorumluluğu ise 37.047,38 TL ile sınırlı olmak üzere) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.640,00 TL yargılama giderinin davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 1.235,27 TL ile sınırlı olmak üzere davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 5-Davacılar tarafından yapılan 9.707,33 TL harç giderinin(davalı ... Sigorta A.Ş.nin sorumluluğu 1.468,66 TL; davalı ... Sigorta A.Ş.nin sorumluluğu ise 1.949,86 TL ile sınırlı olmak üzere) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara (eşit oranda) verilmesine, 6-Davacılar tarafından yapılan 213,70 TL harç gideri ve 22.144,50 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 22.358,20 TL yargılama giderinin (davalı ... Sigorta A.Ş.nin sorumluluğu 3.382,67 TL; davalı ... Sigorta A.Ş.nin sorumluluğu ise 4.490,98 TL ile sınırlı olmak üzere) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara (eşit oranda) verilmesine, 7-Gerekçeli karar tebliği için davacılar tarafından yapılacak (ve 285,00 TL olacağı değerlendirilen) yargılama giderinin de, (davalı ... Sigorta A.Ş.nin sorumluluğu 43,11 TL; davalı ... Sigorta A.Ş.nin sorumluluğu ise 57,24 TL ile sınırlı olmak üzere) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara (eşit oranda) verilmesine, 8-Maddi tazminat davası yönünden; davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 309.384,99 TL vekalet ücretinin (davalı ... Sigorta A.Ş.nin sorumluluğu 68.500,00 TL; davalı ... Sigorta A.Ş.nin sorumluluğu ise 89.632,96 TL ile sınırlı olmak üzere) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 9-Manevi tazminat davası yönünden, a-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ...... Ltd.Şti., ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, b-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ...... Ltd.Şti., ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, c-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ...... Ltd.Şti., ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, d-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ...... Ltd.Şti., ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen ilgili taraflara (aynı tarafta bulunanlara eşit oranda olmak üzere) iadesine, Dair ; hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve Üye Hakim Ömer Faruk Kuntoğlu' nun muhalefeti ve oy çokluğuyla verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/03/2025
Başkan Üye Üye Katip
MUHALEFET GEREKÇESİ: Konya BAM . HD' nin yerleşik hale gelen kararlarında da belirtildiği üzere, maluliyetin tespitinde çalışma gücü ... Yönetmeliği hükümlerinin dikkate alınması gerektiği, yine bakiye yaşam süresinin tespitinde PMF 1931 Yaşam Tablosunun dikkate alınması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun maddi tazminat davasına ilişkin kararına muhalefet ediyorum. ... Üye Hakim-...