İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/561 E. 2026/55 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/561
Karar No
2026/55
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/561 Esas KARAR NO : 2026/55

DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 17/08/2022 KARAR TARİHİ : 21/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından ileri sürülen iddialara göre; 01.03.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda davacı ... yaralanmış, aynı gün ... Hastanesi’nde muayene ve tedavi görmüş, kazaya bağlı yaralanmalarının ...Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 28.09.2021 tarihli raporla da tıbben tespit edildiği belirtilmiştir. Anılan raporda, davacının erişkinler için engellilik değerlendirmesine göre %4 oranında malul olduğu, çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %7,2 olduğu, 90 gün geçici iş göremez durumda kaldığı, 30 gün süreyle başkasının bakımına ihtiyaç duyduğu ve SGK kapsamı dışında kalan bazı tedavi giderlerinin bulunduğu mütalaa edilmiştir. Davacı adına 04.10.2021 tarihinde davalı ... Hesabı’na mevzuata uygun başvuruda bulunulduğu, tüm tedavi ve tahkikat evraklarının sunulmasına rağmen davalı tarafından delil yetersizliği gerekçesiyle başvurunun 05.10.2021 tarihli yazı ile reddedildiği, bu gerekçenin hukuka ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Savcılıkça yapılan soruşturma sonucunda kamera kaydı ve tanık bulunamaması nedeniyle daimi arama kararı verildiği, buna rağmen tahkikat evrakına göre kazanın araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiği ve davacının kusurunun bulunmadığı, sürücünün olay yerinden kaçması sebebiyle araç ve işletenin tespit edilemediği ifade edilmiştir. Araç ve işletenin belirlenemediği bu tür kazalarda bedensel zararların ... Hesabı tarafından tazmin edilmesinin 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümleri gereği zorunlu olduğu, davalı tarafından bu yasal yükümlülüğün yerine getirilmemesinin haksız ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, davacının meydana gelen kaza nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik ve maluliyet zararları için belirsiz alacak davası olarak açılan davanın kabulüne ve tazminata hükmedilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacının dava dilekçesinde, “fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu” hususuna yer verilmiş olup, açılan dava kısmi dava niteliğindedir. Dava miktarının artırılması halinde davalı tarafın onayı bulunmamaktadır. Kısmi dava olarak açılan davanın sonradan belirsiz alacak davasına dönüştürülemeyeceği ve fazlaya ilişkin taleplerin yargılama sırasında artırılamayacağı daha önceki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve daire kararlarıyla belirlenmiştir. Buna göre, kısmi dava niteliğinin değiştirilmesine imkân bulunmadığı ve ıslah ile artırılan kısım olması halinde bu kısım üzerinden davanın reddi gerektiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, dava dilekçesinde alacak kalemleri ayrı ayrı belirtilmemiştir. HMK’nın 119/ğ maddesi uyarınca talep konusu açıkça belirtilmediği için davacıya alacak kalemlerini bir hafta içinde ayrı ayrı bildirme kesin süresi verilmesi, eksikliğin giderilmemesi halinde ise davanın açılmamış sayılması gerekir. ... Hesabı yönünden yapılan itirazlarda, zararın plakası tespit edilemeyen araç tarafından meydana geldiği iddia edilmiş ancak bu iddianın somut delillerle desteklenmediği, ispat yükünün başvuran tarafta olduğu tespit edilmiştir. Yargıtay kararları doğrultusunda, plakası tespit edilemeyen veya türü belirsiz araçların sebep olduğu kazalarda ... Hesabı sorumlu tutulamaz. Dosya içeriğinde kazaya karışan aracın türü belirlenememiş ve 50 cc altı motorlu araçlar için sigorta yaptırma zorunluluğu bulunmadığı için sorumluluğun doğmadığı anlaşılmaktadır. Başvuran tarafın araç türüne ilişkin belgeleri sunmaması, davanın reddini gerektirir. Dava şartına ilişkin itirazlar da dikkate alınmıştır. Sigorta kuruluşuna başvuru yapılmadan ve gerekli belgeler sunulmadan dava açılması, dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektirmektedir. Başvuru sırasında sunulması zorunlu belgeler arasında kaza tutanağı, sağlık raporları, gelir belgeleri, banka hesap bilgileri ve tanık ifadeleri gibi evraklar bulunmaktadır. Dosyada söz konusu belgelerin eksik olduğu, başvurucunun belirtilen süre içinde bunları tamamlamadığı ve usul yönünden eksikliklerin giderilmediği görülmüştür. Bu nedenle, dava şartının tamamlanmamış olması sebebiyle davanın usulden reddi gerekmektedir. Maluliyet raporlarına ilişkin olarak ise, raporların kazanın meydana geldiği tarihte geçerli yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediği, usul ve esas yönünden eksiklikler bulunduğu anlaşılmıştır. Yargıtay kararları, sürekli iş göremezlik oranının (maluliyetin) kaza tarihi itibarıyla geçerli yönetmelik ve eklerine göre tespit edilmesi gerektiğini sürekli vurgulamaktadır. Bu nedenle, usulüne uygun olmayan maluliyet raporlarıyla başvuru yapılması dava şartı eksikliği oluşturmaktadır ve davanın usulden reddi gerekmektedir. Sonuç olarak, dava dilekçesindeki eksiklikler, kısmi dava niteliği, alacak kalemlerinin belirsizliği, plakası veya türü tespit edilemeyen araç iddiası, eksik dava şartı ve usulüne uygun olmayan maluliyet raporları dikkate alındığında, davanın usul ve yasaya uygun şekilde reddi gerekmektedir. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; 10/08/2018 tarihinde plakası ve sürücüsü belirlenemeyen aracın davacıya çarparak yaralanmasına sebep olup olmadığı, kazadaki kusur durumu, davacının maluliyetinin olup olmadığı, geçici, sürekli iş göremezlik tazminatına, rapor ücretine, tedavi giderlerine ve bakıcı giderine hükmedilip hükmedilemeyeceğinden ibaret olduğu görüldü. DELİLLER; ... Cumhuriyet Başsavcılığı Zamanaşımı Bürosu'na müzekkere yazılarak ... Soruşturma sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir. ... Devlet Hastane'sine müzekkere yazılarak...'a ait 01/03/2021 tarihli tedavi evrakları celp edilmiştir. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 20/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün %100 oranında asli derecede etkili olduğu, yaya ...'ın kusur ve ctkisinin olmadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce verilen ara karar gereğince ATK raporu alınmasına karar verilmiş olup 06/03/2024 tarihli ATK raporunda özetle; "Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %6(yüzdealtı) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, devamlı veya geçici olarak bir başkasını yardımına muhtaç durumda olmadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Davacı vekili, 01/03/2021 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen "gül kurusu" renginde olan aracın ani bir şekilde geri hareketi sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve iş göremez hale geldiğini beyan ederek davalı ... Hesabından geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderini ve tedavi giderinin tazminini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Hesabı ise davanın reddini talep etmiştir. Dava, 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14. maddesi, ... Hesabı Yönetmeliği hükümleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 49. ve 54. maddeleri kapsamında açılan maddi tazminat davasıdır. Davacı 6098 sayılı TBK m. 54'e göre çalışma gücünün geçici ve kalıcı kaybından doğan zararlarını ve bakıcı giderini talep etmektedir. ... Hesabı Yönetmeliği m. 9'a göre; "Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için," teminat sağlamaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 92'de mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında kalan durumlar sayılmış olup bunların içinde çalışma gücünün kaybından doğan zararlar bulunmamaktadır. Ayrıca yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına göre de geçici iş göremezlik zararları, tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere talep edilebilir. Davacı ...'ın 17/03/2021 günü ... Polis Merkezi Amirliğince şikayetçi sıfatıyla alınan beyanında; 01/03/2021 günü saat 15:30 sıralarında ... Sokak içerisinde yürüdüğü sırada park halinde bulunan plakasını, marka ve modelini alamadığı gül kurusu renkli olduğunu hatırladığı aracın park yerinden aniden geri geri çıktığını, kendisine çarptığını. kendisinin çarpmanın etkisi ile yere düştüğünü, kafasını kaldırıma çarptığını. aracın sürücü koltuğundan inen 20-25 yaşlarında beyaz tenli, minyon tipli. sakalsız erkek şahsın yanına gelerek iyi misin, seni hastaneye bırakayım mı dediğini, kendisinin gerek olmadığını söylediğini, eşini çağırınca şahsın aracı ile olay yerinden uzaklaştığını. kendi imkanları ile ... Devlet Hastanesine gittiğini, yaralanması sebebiyle şikayetçi olduğunu ifade etmiştir. ...Devlet Hastanesi'nin 01/03/2021 tarihli (barkod tarihli) Genel Adli Muayene Raporunda; "Araç dışı trafik kazası, araç geri geri gelirken hastaya çarpmış hasta düşmüş, sol ayak bileğinde hassasiyeti ve kala oksipitalde hassasiyet mevcut sol ayak röntgende fibula distal uçta parçalı frakturu mevcut kısa bacak atele alındı ortopedi servisine yatışı yapıldı durum bildirir geçici rapordur kati rapor, adli tabipçe verilecektir” şekilde ibarenin yer aldığı görülmüştür. ... Cumhuriyet Başsavcılığının ...soruşturma sayılı dosyasında; faili meçhul sanık hakkında 01/03/2021 tarihli taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dolayı 06/04/2021 tarihli Daimi Arama Kararı verildiği görülmüştür Mahkememizce Adli Tıp Kurumundan rapor düzenlenmesi talep edilmiş, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nin ... tarihli ve ... sayılı yazısında; "Dosya kapsamında kaza sonrası düzenlenmiş trafik kazası tespit tutanağının bulunmadığı anlaşılmakla kusur izafesi yapılabilmesi açısından söz konusu kroki içerir trafik kazası tespit tutanağının okunabilir tüm sayfaları (1. 2. 3 ve 4. sayfası) ve mümkünse soruşturma/ceza dosyasına düm dosya mevcutları ile birlikte ihtiyaç duyulmuş olup. mevcutlar ile sağlık rapor tanziminin mümkün olmaması sebebiyle” bahisle dosyanın işlem görmeksizin iadesine karar verildiği görülmüştür. Dosya mevcudunda kaza tespit tutanağı, kroki vs. bilgi ve bulunmadığından mahkememizce keşif yapılmasına karar verilmiş, 11/11/2024 tarihinde keşif icra edilmiştir. Keşifte dinlenen davacı asil, beyanında; Ben Kumsallar Sokak üzerinde karşıdan karşıya geçişimi tamamlamak üzereyken henüz kaldırıma çıkmadığım esnada yol kenarında park halinde bulunan gül kurusu rengi plakasını bilmediğim bir araç geri geri gelerek bana çarptı, çarpmanın etkisiyle ben yere düştüm. Düştükten sonra ayağım kırıldı. Bana çarpan aracın içinde 24-25 yaşlarında genç bir çocuk vardı. Çarptıktan sonra benim yanıma geldi, özür diledi. Ben o esnada eşimi çağırdım. Bunun üzerine çocuk olay yerinden ayrıldı. Hastaneye komşum ve eşimle birlikte gittik. Olaydan hemen sonra polis çağırdık ama ayağım şiştiği için de hastaneye gittik. Polisler olay yerine geldi mi, gelmedi mi bilmiyorum. Bana ulaşan olduysa da hatırlamıyorum. Olay anlattığım biçimde gerçekleşmiştir, demiştir. Mahkememizce keşfen alınan 20/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda; 01/03/2021 günü saat 15:30 sıralarında sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen şahsın sevk ve idaresindeki aracı ile ... ili ... ilçesi ... Sokak içerisinde geri geri manevra yaptığı sırada aracının arka kısımlarının ... Sokak ile ... Caddesi kesişiminden yolun karşısına geçmekte olan yaya ...ile çarpışması sonucu tek araçlı. yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiş olup, bu kazanın oluşumunda; sürücü ve yayanın çarpışma eylemini gerçekleştirdiklerinin kolluk tarafından alınan beyan ve keşif mahallindeki beyanından anlaşılmış olup, sürücüsü tespit edilemeyen şahsın aracının hızını, cinsine, teknik özelliğine, hava ve yol durumuna uygun, görüş alanı içerisindeki bir tehlike anında emniyetle durabileceği seviyeye göre ayarlaması, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek şekilde seyretmemesi, yolun icap ve şartlarına uygun seyretmesi, aracı ile sokak içerisinde geri geri manevra yapmadan önce manevra yapacağı yönü kontrol etmesi, manevra yapacağı yerin manevra hareketine uygun olduğundan emin olduktan sonra seyrine devam etmesi, kontrolsüz bir şekilde geri geri manevra yapmaması, zorunlu dahi olsa geri geri manevra yapması gerekiyorsa önce manevra yapacağı yönü kontrol etmesi, dikkatli ve özenli olması gerekirken bu kurallara uymayarak bu suretiyle objektif olarak öngörülebilir ve önlenebilir zararlı sonucu önleyemediği anlaşıldığından meydana gelen kazada 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda bulunan 67/b ve 84/j kuralını ihlal ederek %100 oranında asli derecede etkili olduğu başkasına kusur atfedilemeyeceği değerlendirilmiştir. Her ne kadar kazanın 01/03/2021 tarihinde gerçekleşmesine karşın davacı tarafça 17/03/2021 tarihinde polis karakoluna başvurulmuş ise de Mimar Sinan Devlet Hastanesi'nin 01/03/2021 tarihli Genel Adli Muayene Raporuna göre " araç geri geri gelirken hastaya çarpmış hasta düşmüş, sol ayak bileğinde hassasiyeti ve kala oksipitalde hassasiyet mevcut sol ayak röntgende fibula distal uçta parçalı frakturu mevcut kısa bacak atele alındı ortopedi servisine yatışı yapıldı " şeklinde olay örgüsünün tespit edildiği görülmekle, hastane tarafından tutulan rapor davacı beyanı ve mahkememizce dinlenilen tanık beyanıyla uyumlu olmakla kazanın bilirkişi raporunda tespit edildiği şekilde gerçekleştiği, buna göre kimliği belirsiz araç araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Dolayısıyla davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğu; davalı ... Hesabının ... Hesabı limitleri dahilinde davacının eğer varsa çalışma gücünün kaybından doğan zararlarını ve bakıcı giderini ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerini tazmin etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Mahkememizce ifade tutanakları, hastane dosyası, keşifte alınan davacı beyanı, duruşmada dinlenilen tanık beyanı hep birlikte değerlendirildiğinde mahkememizce 20/12/2024 tarihli kusur raporuna itibar edilmiştir. Mahkememizce aldırılan dosyamıza sunulan 06/03/2024 tarihli ATK raporunda; davacının kaza sebebi ile %6 maluliyetinin olduğu, iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı belirtilmiştir. İlgili rapor olay tarihinde geçerli Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e göre düzenlendiğinden hükme esas alınmıştır. Dosya maddi tazminat hesaplamasına ilişkin rapor düzenlenmesi için aktüerya ve SUT uzmanına tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. 07/08/2025 tarihli raporda; Yargıtay 4 HD 20/01/2022 T., ... E., ... K. sayılı kararı nazara alınarak davacı yönünden geçici iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, ATK 2. İhtisas Kurulunun 06.03.2024 tarihli raporunda davacının geçici ve sürekli olarak bakıcı ihtiyacının bulunmadığı belirtildiğinden bakıcı gideri maddi zarar şartlarının oluşmadığı; hal böyle olunca bakıcı gideri hesabına yer olmadığı, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 344.954,16 TL olduğu, Sağlık Bakanlığı Büyükçekmece ... Devlet Hastanesinin Hasta Muayene Bilgilerinde, Epikriz Formunda, Konsültasyon Belgesinde, Laboratuar Sonuç Raporunda ve Hasta Hizmet Detay Listesinde “Resmiyeti: SSK (SGK)” ve “Kurumu: SSK (SGK) Sosyal Güvenlik Kurumu” yazdığı, bu durumda adı geçen hastanedeki muayene, tetkik, tahlil, tedavi, yatak, ameliyat, tıbbi malzeme ve ilaç giderlerinin dava dışı SGK tarafından karşılandığı, dolayısıyla SGK’nın kanunun üzerine yüklediği yükümlülüğü yerine getirdiği ve davacı tarafa başkaca bir borcunun bulunmadığı, nitekim Hasta Hizmet Detay Listesinde de “Genel Toplam: 5.782,79 TL, Ödenen: 0,00; Kalan: 0.00” yazmakta olup dava dışı SGK’ya davacı hastanın tedavisi için 5.782,79 TL fatura edildiği, hastanın cebinden hiçbir ücret çıkmadığı, eğer çıkmış olsaydı dahi bu ücretin ilave ücret kapsamına gireceği, böyle bir durumda Sağlık Uygulama Tebliği’nin (SUT’un) 1.9.1.(2) maddesinde “(2) İlave ücretler, genel sağlık sigortalıları veya bakmakla yükümlü olunan kişilerce ve/veya sağlık kurum/kuruluşlarınca Kurumdan talep edilemez.” hükmü bulunduğu; ayrıca dosya içerisinde herhangi bir ödeme belgesi bulunmamakta olup belgesiz tedavi giderlerinde SGK’nın sorumluluğunun olmadığı, dava dilekçesinde belgesiz tedavi gideri ve yol gideri talebi olmadığından talep ile bağlı kalınarak belgesiz tedavi gideri ve yol gideri hesaplamasına yer olmadığı, dava konusu olayda, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu’nun ...tarihli ... Karar nolu kararında "Devamlı veya geçici olarak bir başkasının yardımına muhtaç durumda olmadığı” yönünde karar verildiği, bu durumda, davacı tarafın evde bakım gideri alacağının bulunmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Davacı vekili rapora karşı herhangi bir itiraz sunmamış, raporun doğrudan hükme esas alınmasını talep etmiştir. Geçici iş göremezlik tazminatına yönelik aktüer bilirkişi tespitlerine davacının itirazının olmaması, sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri talepleri yönünden bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açık olması sebebi ile Mahkememizce hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır. Davalı ... Hesabının kaza tarihi itibariyle kişi başı ölüm ve sürekli sakatlık teminatı 430.000,00 TL'dir. Davacı vekili 15/12/2025 tarihli dilekçesi ile dava değerini sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 344.954,16 TL'ye artırmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde faiz talep etmemiş olmasına rağmen talep artırım dilekçesi ile faiz talep etmiştir. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin...esas, ... sayılı kararında "..davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 107 nci maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davasını açabileceği, karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda dava dilekçesinde belirttiği talebini arttırabileceği düzenlemesi karşısında, verilen bedel arttırım dilekçesinin niteliği gereği bir ıslah dilekçesi olmadığı, sadece dava dilekçesinde belirtilen talep sonucunun belirlenmesi amacını taşıdığı anlaşılmakla, dava dilekçesinde bulunmayan faiz talebinin bedel arttırım dilekçesi ile istenilmesi mümkün değildir. Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır." yönünde hüküm kurmuştur. Buna göre mahkememizce yapılan değerlendirmede de talep artırım dilekçesi ile dava dilekçesinde talep edilmeyen faizin talep edilmesi mümkün olmadığı düşünülerek davacı lehine faize hükmedilmemiştir. Tüm dosya kapsamından davacının davasının kısmen kabulü ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne, 344.954,16 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... Hesabından alınarak davacıya verilmesine, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatı taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; 1-Davacının geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri maddi tazminat taleplerinin reddine, 2-Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü ile, 344.954,16 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... Hesabından alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 23.563,82 TL nispi karar harcının, peşin ve ıslah ile alınan 5.955,70 TL harcın mahsubu ile geri kalan 17.608,12 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 55.192,67 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 9.078,20 TL (80,70 TL BHV, 11,50TL VSH, 80,70 TL peşin harç, 3.030,30 TL keşif harcı, 5.875,00 TL ıslah harcı) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6- Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 28.164,75 TL (559,75 TL tebliğler ve posta, 19.000,00 TL bilirkişi ücreti, 4.730,00 atgv yol ücreti, 3.875,00 atk fatura bedeli) yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 7-Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL'nin TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/01/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/561, K. 2026/55, T. 21.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-561-e-2026-55-k-33c649797e90