İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1404 E. 2026/23 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1404
- Karar No
- 2026/23
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1404 Esas KARAR NO : 2026/23 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 11/06/2015 KARAR TARİHİ : 20/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.03.2015 günü davalı sürücü -------- yönetimindeki davalı --------- şirketine ait ve diğer davalı ... şirketine sigortalı--------- plakalı aracın hızla gelip müvekkiline çarptığını, meydana gelen kaza sonucu müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin bundan sonraki tüm hayatı boyunca başkalarının yardımına muhtaç hale geldiğini, davalı sürücünün dikkatsiz ve tedbirsiz olarak araç kullandığını, müvekkilinin maluliyet oranı ve bu orana göre alınacak hesap bilirkişisi raporuna göre artırılmak üzere iş, güç ve kazanma gücü kaybından dolayı şimdilik 1.000,00 TL ve yine müvekkilinin bağlı bulunduğu --------- karşılanmayan tedavi ve ilaç giderleri toplam 4.000 TL maddi tazminat ve 50.000 manevi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ---------- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı olması gerektiğini, müvekkilinin kusur oranında poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davacı tarafın tam ve asli kusurlu olduğunu, davacının kazadan sonra herhangi bir dış kanaması olmadığını, müvekkilinin ise davacıyı derhal hastaneye götürdüğünü, bu sırada davacının bilincinin açık ve durumunun iyi olduğunu, davacının 70 yaşında olduğunu, Parkinson hastalığı bulunduğunu maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı 30.07.2017 tarihinde vefat etmiş olup mirasçıları davaya dahil olmuşlardır. ---------- Soruşturma dosyası dosyamız arasına alınmıştır.Tanık --------- 23.10.2018 tarihli duruşmada; “Olay günü ...’nun kullandığı otomobil ile sağ ön koltukta ben olduğum halde belediyeden çıkıp --------- İlçe Emniyet Müdürlüğüne doğru giderken göbekten döndük yaklaşık 50-60 metre ilerdik. Hızımız yavaştı. En fazla 20-30 KM civarındaydı. Bir anda ne olduğunu anlamadım fakat bir anda davacı ... amcanın fren sesi ile irkildiğini, aracın camına doğru elini uzatır gibi geri kaçma refkleksi tarzında panik bir harekette bulunduğunu gördüm. Yol iki şeritliydi. Biz sol şeritten ilerliyorduk. Ortada refüj vardı. Davacı yolun sağ tarafında bekliyordu ve kendisine göre sağa doğru bakıyordu. Oysaki biz sol şeritten onun solundan geliyorduk. Yani davacı tam tersi istikamete bakıyordu. Yola bakmadan çıktığı için bizim araca sağ ön çamurluktan çarptı çarpma etkisiyle yere düştü. Hemen araçtan indim, yanına giderek amca neden dikkat etmiyorsun dedim. Oda evden çöp atmak için çıktım moralim bozuktu dedi. Oturduğu ev emniyete çok yakın bir yerdeymiş daha sonra ------ araçtan indi ve yanımıza geldi. Davacı dizini tuttuğu için ---------- Hastanesi’ne götürdük. Röntgen çektiler dizinde bir şey olmadığı ortaya çıkınca sevindik. Aynı gün muayene yapıldığında kalçasında doktorlar doku kaybı olduğu şeklinde bir anlatımda bulundular. Daha önceden tedavi görüyormuş ilaç kullandığı için hemen müdahale edemeyiz şeklinde ifadeler kullandılar. Sonra biz ayrıldık. Kaza yol üzerinde oldu. Yaya kaldırım üzerinde değil yol üzerindeydi. Karşıdan karşıya geçmek istiyordu. Orada yaya geçidi ve trafik ışıkları yoktu. Kaza mahallinin gerisindeki göbekte vardı. Çarpmaya rağmen araçta herhangi bir hasar oluşmadı. Yine herhangi bir kan izi de yoktu. Dizini tutuğu için vicdani olarak yardım etmek istedik. En yakın hastane oluğu için --------- Hastanesi’ne götürdük. Çarpamadan dolayı kalçasındaki doku kaybından ameliyat olmak zorunda kalmış bundan dolayı elden 8.000 TL ödemiş bunu ---------- duydum” şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ... 03.10.2023 tarihli duruşmada; “kazayı birebir görmedim, kazadan sonra dedeme annem baktı, dedem kazadan 2 sene sonra vefat etmiştir, bu 2 yıl boyunca başkasının bakımına muhtaç haldeydi, halbuki kazadan önce memlekette tek başına yaşardı, bağ bahçe ve arıcılık işleri ile uğraşırdı, hatta elde ettiği mahsulden çocuklarına da gönderirdi, hiçbir rahatsızlığı yoktu, kazadan sonra bakıma muhtaç hale geldi ve psikolojisi çok bozuldu, gözümüzün önünde eridi bitti, hastane, ilaç ve bakıcı masrafı oldu, zira 2 ay boyunca yatalak kaldı, bu sürede tuvalete dahi gidemediği için altı bezlenirdi, 2 aydan sonra bir süre de yürüteçle yürüdü, sonrasında ise baston desteksiz yürüyemedi, zaten 2 sene sonra da vefat etti, kazanın nasıl olduğunu sadece dedemin anlattığı şekilde biliyorum.” şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ... 03.10.2023 tarihli duruşmada; “bizzat kazayı görmedim, ... eşimin dedesi olur, kaza sonrası tekrar ayağa kalkamadı, sağlığı bozuldu, kazadan önce sağlık problemi yoktu, memleketinde çalışarak 12 çocuğuna erzak gönderirdi, kazadan sonra 1 yıl boyunca kayınvalidem baktı, kendisinin altını bezlerlerdi, ayrıca bakıcı tuttuklarını biliyorum, eşimle 2019 yılında evlendik, 2016 yılında da nişanlandık, ancak nişan öncesinde de ...'i tanırdım, ben --------- Mahallesinde otururdum, ...'te biraz daha yukarıda belediyenin orada otururdu, kaldı ki onun oturduğu yerde ---------- mahallesi olarak geçmektedir. ” şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ... 30.05.2023 tarihli talimat duruşmasında; “Ben davacının damadı olurum. İhtilafa konu trafik kazasını görmedim ancak kaza sonrasında hastaneye gittiğimde davacı bana "oğlum bana bir kağıt imzalattılar ama ne olduğunu bilmiyorum" dedi. Ayrıca "bana bir tane araç çöp dökerken bana çarptı" dedi. Kaza sonrasında sol bacağı kırıldı. Yaklaşık iki ay yatalak kaldı, davacının tek zevk aldığı ve vakit geçirdiği şey yazları köye gidip zirai faaliyetle uğraşmasıydı, böylece çoluğuna çocuğuna az da olsa erzak temin ederdi. Kaza sonrasında köyüne gidemez oldu ve bastonla yaşamını sürdürür hale geldi. İki sene boyunca psikolojisi bozuldu, akabinde vefat etti.” şeklinde beyanda bulunmuştur. Dosya maluliyetin tespiti için --------- Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş olup ATK hazırlamış olduğu raporda özetle; -------- oğlu --------- doğumlu ...’in 04/03/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle 11.10.2008 tarih ve -------- sayılı --------- yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında E cetveline göre %7 (yüzde yedi) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağını, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğini belirtmişlerdir. Mahkememizce daha sonra aldırılan raporda ise bakıma muhtaç olmadığını belirtmişlerdir. Dosya kusurun tespiti için trafik bilirkişisine tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; önceden teknik olarak belirlenmiş önemli ve emredici (KTK 68. Md. ile KT. Yönet, 138. Md. Yayalarla ilgili.) trafik kurallarını ihlal eden, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen, etkin tedbir almayan yaya ...'in %75 oranında asli kusurlu olduğunu, yine önceden teknik olarak belirlenmiş emredici (KTK' nun 47/d, 52/b. Md. Trafik İşaretlerine uyma, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama.) trafik kurallarına karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen, öngörülebilir ve önlenebilir tehlikeye karşı uygun önlemleri almasına fırsat ve olanak bulunan, etkin tedbir almayan -------- plakalı otomobil sürücüsü davalı ...’ nun %25 oranında tali kusurlu olduğunu belirtmiştir.Dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilerek rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; davacı müteveffanın (30.07.2017 tarihinde vefatı sonrası mirasçılarının) 04.03.2015 tarihinde geçirmiş olduğu kaza sonucu; 9 ay/270 gün süreli iyileşme dönemi için zararının 5.279,83TL olduğunu, kazanın oluşumunda davacı müteveffanın %75 kusurlu olduğu göz önüne alındığında davalıların 1.319,96 TL zarardan sorumlu olduklarını, sürekli iş göremezlik- efor kaybının ise “6 7 maluliyet oranı dahilinde 908.17,00 TL olduğunu, kazanın oluşumunda %75 oranında kusurunun bulunduğunun kabulü ile davalıların 224.07,00 TL bedelden sorumlu olduklarını, davalıların sorumlu olduğu tedavi giderinin ise 352,50 TL olduğunu belirtmiştir.Dosya asgari ücretteki güncellemeler doğrultusunda yeni bir aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 85 ve madde 91 gereği, --------- plakalı aracın 25% kusur oranı nispetinde davalı sürücüsü, davalı işleteni ve davalı sigortacısının müşterek ve müteselsil sorumluluğu nispetinde, müteveffa davacı için geçici iş göremezlik (iyileşme) tazminat tutarının 1,998.26 TL hesaplandığını, sürekli iş göremezlik (iyileşme) tazminat tutarının 415.89 TL hesaplandığını, dosyada mübrez Adli Tıp Kurumu raporunda geçici ve sürekli iş göremezlik dönemi için dosyada mübrez Adli Tıp Kurumu raporunda geçici ve sürekli iş göremezlik dönemi için herhangi bir bakıcı ihtiyacı ve süresi tespit edilmemiş olduğundan, davacı tarafından talep edilen bakıcı giderleri hesaplamasının yapılamamış olduğunu, davalı ... şirketine sigortalı aracın 25% kusur oranı nispetinde kalan 352.50 TL talep edilen tedavi giderleri tutarının ödenip ödenmeyeceği hususunun uzmanlık alanına girmediğini belirtmiştir. Tedavi giderleri talebinin değerlendirilmesi için bilirkişi ara kararı kurulmuş ancak verilen kesin sürede bilirkişi ücretini ödemeyen davacı taraf dosyanın mevcut haliyle karara çıkmasını talep etmiştir.Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi-manevi tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 04/03/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebi ile davacı müteveffanın malul kalıp kalmadığı, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarının ne olduğu, bu kapsamda davacı yanın maddi-manevi tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 6098 sayılı TBK'nun bedensel zarar başlıklı 54. Maddesinde “Bedensel zararlar" ; -Tedavi giderleri, - Kazanç kaybı, - Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, - Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar, olarak belirtilmiştir. Bedensel zarara uğrayan kişiler tamamen veya kısmen çalışamamalarından ve ileride ekonomik yönden uğrayacakları yoksunluklardan kaynaklanan zarar ve ziyanlar olan geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları haksız fiil sorumlularından isteyebilirler. Buna göre, 04.03.2015 tarihinde meydana gelen kazada --------- plaka sayılı araç sürücüsünün mahkememiz tarafından alınan raporda belirtilen şekliyle %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.--------- plaka sayılı araç sigortacısı Sigorta Şirketi; Sigorta ettirenin, sigortalının kasti bir eyleminden kaynaklanmadığı sürece, sigorta güvencesi sağladığı rizikoya bağlı zarar ve hasar için 6102 Sayılı TTK'nun 1409, 1427, 1459 maddeleri uyarınca tazminat ödemekle yükümlü olması, -------- plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...’nun araç sürücüsü olması ve ---------- şirketinin işleten olması nedeniyle TBK madde 49 kapsamında haksız fiil sorumluluğu bulunması, Bu kapsamda, davacının haksız bir fiil olan trafik kazası kapsamında uğradığı bedensel zararları olan maddi tazminat talebini TBK madde 49 ve 54 hükümlerine göre davalı taraftan davalının kusuru oranında isteyebilecektir.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybı nedeniyle zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir.Bu nedenle, maluliyet oranının tespiti açısından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla ------- E - -------- K, --------- E - --------K sayılı içtihatları nazara alınarak yetkili kuruluştan rapor aldırılmıştır. Alınan maluliyet raporu doğrultusunda davacı müteveffanın sürekli maluliyetinin %7 olduğu, sürekli iş görmezlik süresinin 9 ay olduğu tespit edilmiştir. Alınan aktüer raporu doğrultusunda davacının geçici iş görmezlik zararında %25 kusurlu olan davalı tarafın sorumlu olduğu bedelin 1,998.26 TL sürekli iş görmezlik zararının da %25 kusurlu olan davalı tarafın sorumlu olduğu bedelin 415.89 TL olduğu tespit edilmiştir. Davasını ıslah etmeyen 4.000,00 TL tazminat eden davacı yanın talebi doğrultusunda işbu bedel üzerinden maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden ise yapılan yargılama neticesinde, tazminat miktarının belirlenmesinde gözetilen hususların açıklanması gerekir: 6098 satılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56/2. maddesi gereğince hakimin, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve--------- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat, bozulan ruh huzurunun, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, M.K'nun 4.maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir. Hakim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. Davacıların kaza nedeniyle duymuş olduğu acı ve elem, maluliyet oranı, kazanın meydana geldiği tarih ve oluş şekli, davacının yaşı, tarafların kusur durumu, tarafların gelir durumu ve tüm dosya kapsamına göre yapılan tespitler uyarınca manevi tazminat miktarı tam ve bağımsız vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde takdir olunmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 2-Maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile; 4.000,00 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 04.03.2015 tarihinden, davalı ... yönünden ise dava tarihi 11.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacılara miras payları oranında ödenmesine, 3-Maneve tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile; 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılar kaza tarihi olan 04.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’nden tahsili ile davacılara miras payları oranında ödenmesine, 4-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 184,44 TL harcın mahsubu ile bakiye 547,56 TL'nin davalıdan tahsiline hazineye irad kaydına, 5-Maddi tazminat talebi yönünden avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 4.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Ve ...'den alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 212,14 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından sarfedilen 7.151,63 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 4.290,97 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan 2.860,66 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı ... tarafından sarfedilen 50,00 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 30,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan 20,00 TL'nin davalı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı ... tarafından sarfedilen 20,00 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 12,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan 8,00 TL'nin davalı üzerinde bırakılmasına, 11-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalılar vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı20/01/2026