İlk Derece Mahkemesi · Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/492 E. 2023/340 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/492
- Karar No
- 2023/340
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/492 Esas - 2023/340
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A G E R E K Ç E L İ K A R A R
ESAS NO : 2022/492 Esas KARAR NO : 2023/340
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : ... - ... DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/06/2022 KARAR TARİHİ : 13/07/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen 13.04.2017 tarihli 55 MM sentetik Çim Halı Satış Sözleşmesi gereğince davalı şirket müvekkili şirkete ait halı sahaların bulunduğu ... Mahallesi ... Lisesi bahçe içindeki sahalara ... (46x25.50) = 1173 M2 ve (44x 24.60) = 1082.4 M2 ebadında toplam 2255.40 M2 halı satışı yapıldığını, sözleşme gereği müvekkili şirket tarafından davalı şirkete sözleşme konusu halıların bedeli olarak vade tarihlerinde yatırılmak sureti ile KDV dahil 65.800 TL ödeme yapıldığını, bunun üzerine sözleşme tarihinden sonra davalı şirket tarafından müvekkili şirkete ait sahalara halı döşenmek üzere teslim edildiğini, halıların teslim edilmesinden bugüne kadar geçen süre içerisinde müvekkili şirket sahasında kullanılan halılarda dokuma hatasından dolayı oluşan aşırı ve gereksiz dökülmeler, olağandan çok daha fazla yıpranmalar, halı iplerinde kopmalar yer yer ve sıklık arz eden dökülmelerden meydana gelen çıplak alanlar oluştuğu, her ne kadar müvekkili şirket tarafından bu alanlara “yama” yapılması sureti ile aksaklıklar giderilmeye çalışılsa da söz konusu durumlar halı sahada oyun oynayan sporcuların düşmeleri sonrası yaralanmalarına sebebiyet verdiğini, bu durum müvekkili şirketin de mağdur olması sonucunu doğurduğunu beyan etmekle şimdilik 10.000 TL uğranılan zararın tazmini talep edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi özetle;"...Dava konusu olayda, 13.04.2017 tarihinde satım sözleşmesi imzalanmış, sözleşmenin imzalanmasından 1 ay içerisinde de teslim gerçekleşmiştir. Davacı, ilk kez, Ankara 28. Noterliğinin ... yevmiye nolu ve 16.10.2019 tarihli ihbarnamesi ile ayıp ihbarında bulunmuş, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde ise 18.03.2020 tarihinde dava açmıştır. Satıştan ve teslimden itibaren 2 yıldan da uzun bir süre geçtikten sonra ayıp ihbarında bulunulduğuna ve dava açıldığına göre davacının dava hakkının zamanaşımına uğradığı hususunda kuşku yoktur..." şeklinde cevap dilekçesi sunmuştur. DELİLLER: Davalı, Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/10/2019 T, 2019/... D.İş ve 2019/... K sayılı dosyası üzerinden delil tespiti yaptırmıştır. İnşaat Mühendisi ..., Tekstil Mühendisi ..., Kimya Mühendisi ... ve Mali Müşavir ... tarafından tanzim edilen 03/01/2020 tarihli bilirkişi raporda bilirkişiler: "30.10.2019 tarihinde Sayın Mahkeme heyeti ve Bilirkişiler ile saat 15:00'te yapılan keşifte; - Halının havlarının kendiliğinden yerinden ayrılarak koptukları, - Özellikle kullanılan, üzerinde top oynanan kısımların kopmaların maksimum seviyede olduğu ve o bölgenin kelleştiği, - Halı sahadan inceleme ve değerlendirme yapmak üzere numune alındığı, - Halı sahanın içinde bulunan kumların halı saha için uygun olup olmadığı için numune alınmış ve yeteri miktarda dökülüp dökülmediğinin yerinde incelendiği, - Halının üstüne ve havların arasını doldurması için atılan siyah renkli grandilerin kalitesine ve miktarına bakılmış ve bir miktar numune alındığı, Sahadan alman numuneler ve yerinde yapılan gözlemler birlikte değerlendirildiğinde; - Halı saha işletmesinin alt yapısında ve dökülen granül/kum miktarında bir eksiklik tespit edilmediği, -Alınmış numunelerden olan granül malzeme üzerinde yapılan incelemede; granülleri sertlik, yumuşaklık ve çapının uygun olduğu ve havlarda kesilmeye neden olmayacağı, -Alınmış numunelerden olan ince kumun boyutlarının havların kopmasına neden olmayacak büyüklükte ve yuvarlaklıkta olduğunun, -Halı sahadan alınan numune üzerinde yapılan incelemede; havların bir tabakadan geçerek o tabakanın altına doğru kıvrıldığı ve kıvrımlar üzerine bir tabaka malzeme yapıştırılarak havların yerinde sabit kalması için bir imalat yapıldığı, bu yapıştırılan tabakanın ve yapıştırma malzemesinin üzerinde hareket edildiği sırada alt takanın hareket etmesi ile havların yerinden oynadığı, üst tabakanın hareketiyle havları keserek kelleşme meydana getirdiğinin tespit edildiği, - Havların bu kadar çabuk kopmada, mukavemetlerinin, sağlamlıkların ve elastikiyetlerinin yeterli olmadığı da kopmada etken olduğunun değerlendirildiği, Halı sahada kullanılan kum ve granül malzemenin havların kesilip kopmasına neden olamayacağı, havları yerinde sabit tutmaya yarayan alt tabakanın yeterli yapıştırılamaması nedeniyle havların hareket ettiği ve havların yeterli esneklikte ve mukavemette olmaması sebebiyle kullanım sonrası, halı saha havlarının koparak yer yer kelleşmeye neden olunduğu, kopan havların normal yürüme sonunda bile ayakkabılara yapıştığı tespit edilmiş olup, halının gerekli teknik özellikler sahip olmadığı” şeklinde görüş bildirmişlerdir. Ankara 12.Asliye Ceza Mahkemesi'nce talimat yoluyla, Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... Talimat nolu dosyası üzerinden aldırılan, Tekstil Mühendisi ... ve Yüksek Kimya Mühendisi ... tarafından tanzim edilen 07/11/2020 tarihli bilirkişi raporda bilirkişiler: ">Davacı ile davalı arasında satış öncesi ürün özelliklerini gösteren teknik bir şartname değerleri Analiz sonuçlarına göre uygun çıkmıştır. >Üretim hatası olan üründe her yerinde kopma, dökülme vb. olması gerekir. >Ürünün bazı bölgelerinde oluşan bozulmalar çok kullanılan yerler ve kullanımdan kaynaklı olabilir. >Dava konusu olan üründe oluşan bozulmalar dış etken sebeplerden kaynaklanıyor olabilir. > Bu tarz ürünlerin kullanım ömrünü teknik gerekli alt yapısının uygun olması, gerekli temizlik işlemlerinin yapılması gerekir. > Davacı ile davalı arasında sözleşmeli bir garanti süresi belirtilmemiştir. SONUÇ VE KANAAT: Dava konusu olan ürün için sözleşmede belirtilen herhangi bir garanti süresi belirtilmediği, dış etkenler (hava şartları ), kullanım şartları , temizlik şartlarına bağlı olarak ve numuneden alınan analiz sonuçlarının uygun değerlerde olduğu için üründe üretimden kaynaklanan bir kusur olmadığı görülmüştür." şeklinde görüş bildirmişlerdir. Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce ( 2020/... E) aldırılan raporlarda: İnşaat Mühendisi ..., Tekstil Mühendisi ..., Kimya Mühendisi ... tarafından tanzim edilen 09/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda: Dosya kapsamında bulunan bilgi/belgelerin, numune kumaş ve Laboratuvar test sonuçlarının incelenmesi sonucu yapılan değerlendirmede hukuki durum belirlemesi ve delillerin nihai takdir ve değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; > Halı sahanın yüzeyinin sertleştirilmiş, düzgün ve suni çim halı kaplı olduğu, > Davaya konu suni çim halının altında ve zemin üzerinde geo tekstil keçe serili olduğu, onun üzerine serilen halının ek yerlerine yaklaşık 30 cm genişliğinde helmetin bezi serilerek ek yerlerinin yapışık olduğu, > Davaya konu suni çim halı üzerinde kullanılan silis kumu ve SBR granul nedeniyle havlarda kesilmeye neden olmayacagı bu konuda 03.01.2020 tarihli bilirkişi raporundaki görüşe katıldığımızı, > Fiziksel inceleme ve laboratuvar analiz sonuçlarına göre Davaya konu suni çim halıda genel manada dokuma hatası olmadığı, hav sıklığının, iplik numarasının ve hav boyunun kabul edilebilir aralıkta olduğu, Kopma mukavemetinin düşük kabul edilebileceği ancak burada yaklaşık 3 yıldır kullanılıyor olmasının da numune kumaşın parametrelerini etkileyebileceği, mukavemetin yetersiz olmasının tüm halı sahada aynı hat boyunca aynı sorunu ortaya çıkarmamış olmaması sebebiyle tek başına belirleyici faktör olamayacağı, > Davaya konu suni çim halıda; Kelleşme diye tabir edilen ve hav ipliklerinin zeminden daha kolay ayrılmasıyla ortaya çıkan ve uyuşmazlığa sebep olan hatanın, halı sahanın tamamında değil de bazı yerlerinde olmasının dokumadan değil, halının konfeksiyon bölümü apre işlemleri sırasında halı arkasına sürülen lateks isimli kimyasal maddenin yetersiz, homojen olmayan bir şekil veya yöntemle sürülmüş olmasından veya uygun karışımda bir lateks sürülmemiş olmasından kaynaklanabileceği, bu konuda 03.01.2020 tarihli bilirkişi raporundaki lateksin üretimde halının arkasına yeterli yapıştırılamamış olduğu yönündeki görüşe katıldığımızı, heyetimizin görüşünün de uyuşmazlık konusu hatanın konfeksiyon bölümü apre işlemleri hatası yani üretim hatası olabileceği yönünde olduğu, takdirin Sayın Hakimliğinizde olduğu, > 17.11.2020 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında yer alan üretim hatası olmadığı ve tamamen dış etkenler, temizlik ve kullanım şartlarından kaynaklandığı yönündeki görüşe katılmadığımızı, bu hata tek başına kullanım ve temizlik vb dış etkenlerden kaynaklansaydı sahanın diğer bölümlerinde de kelleşmenin sıklıkla görülmesi gerektiği, apre işlemlerinden kaynaklı konfeksiyon hatasının da üretim hatası sayıldığı, > Dava konusu halının; ilgili (Ticaret ve Tüketici) mevzuat hükümleri ve standartlar düşünüldüğünde, taraflar arasında imzalanan teknik şartname, sözleşme maddeleri (garanti süresi, kullanım ömrü, teknik özellikler vb.) kapsamında eksiklikler bulunmasına rağmen, konfeksiyon apre işlemleri sırasında yapıldığı değerlendirilen eksik veya yanlış işlemler nedeniyle uyuşmazlığa konu hatanın ortaya çıktığı, bu sebeple de ayıplı mal olarak değerlendirilebileceği, bu hususta nihai kararın Sayın Hakimliğinizde olduğu,"
İnşaat Mühendisi ..., Tekstil Mühendisi ..., Kimya Mühendisi ... ve Mali Müşavir ... tarafından tanzim edilen 29/07/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda: "Dosya kapsamında bulunan bilgi/belgelerin, numune kumaş ve laboratuvar test sonuçlarının ve davacıya ait ticari defterlerin yerinde incelenmesi, kök rapora yapılan itirazlarında değerlendirilmesi sonucu yapılan değerlendirmede hukuki durum belirlemesi ve delillerin nihai takdir ve değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; > 09.06.2021 tarihli kök raporumuzda dava konusu suni çim halıda ortaya çıkan hataya ilişkin hem üretime hem de kullanıma dair belirtmiş olduğumuz görüş ve kanaati aynen koruduğumuzu, > Heyetimizce dava konusu suni çim halının ayıplı mal olarak değerlendirilmiş olduğu bu konuda ve Tüketicinin seçimlik hakları konusunda yani halının değiştirilmesi veya zararın karşılanması vb. hususlarda takdirin sayın hakimliğinizde olduğu, > Davacı şirketin dava konusu işlemlerinin olduğu 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılları ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine uygun olarak yasal süreler içinde yapılmış olduğu, > Davacı şirketin halı alış maliyetinin, 2017 yılı yevmiye defterinde 10.06.2017 tarih 52 numaralı yevmiye maddesinde 255 nolu Demirbaşlar Ana hesabının altında 255.14 nolu 55 MM SENTETİK ÇİM HALI hesabında 65.800,00.-TL (Kdv Dahil) tutarında kayıtlı olduğu, >TÜİK Yİ-ÜFE verileri ışığında, 09.06.2017 tarihinde alış maliyeti Kdv Dahil 65.800,00.-TL olan 55 mm Sentetik Çim Halının dava tarihi (18.03.2020) itibariyle değeri KDV dahil 104.317,99 TL hesaplanmış olduğu, > Davacı şirketin 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılları ticari defter kayıtları üzerinden, halı fatura tarihinden (07.06.2017) dava tarihine (18.03.2020) kadar 3” er aylık dönemler halinde hazırlanmış olan tablodan anlaşılacağı ve Sayın Mahkemenin takdirinde olmak üzere, net satışlarda 2019 yılının 4.döneminde 452,23 oranında, 2020 yılının 1.döneminde 464,06 oranında azalış olduğu," yönünde görüş bildirilmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :
Dava, ayıplı imalat iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davaya konu halıların müvekkili şirkete ait sahalara döşenmek üzere teslim edildiğini, halıların teslim edilmesinden bugüne kadar geçen süre içerisinde müvekkili şirket sahasında kullanılan halılarda dokuma hatasından dolayı oluşan aşırı ve gereksiz dökülmeler, olağandan çok daha fazla yıpranmalar, halı iplerinde kopmalar yer yer ve sıklık arz eden dökülmelerden meydana gelen çıplak alanlar oluştuğu, her ne kadar müvekkili şirket tarafından bu alanlara “yama” yapılması sureti ile aksaklıklar giderilmeye çalışılsa da söz konusu durumlar halı sahada oyun oynayan sporcuların düşmeleri sonrası yaralanmalarına sebebiyet verdiğini, bu durum müvekkili şirketin de mağdur olması sonucunu doğurduğunu beyan etmekle şimdilik 10.000 TL uğranılan zararın tazmini talep edilmiştir. Davalı ise, malın sözleşmeye uygun teslim edildiğini, ayıplı olmadığı, iki yıllık zaman aşımı süresi geçtikten sonra davanın açıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Taraflar arasında 55 MM sentetik Çim Halı 5/16 5000 DTEX 14 SIKLIK 55 MM (46x25.50) = 1173 M2 ve (44x 24.60) = 1082.4 M2 ebadında toplam 2255.40 M2 halının satışı konusunda 13.04.2017 tarihli sözleşme imzalanmış ve taraflar edimlerini ifa etmiştir. Davacı satışa konu halının ayıplı olduğunu iddia ederek, Ankara 28. Noterliğinin ... yevmiye nolu ve 16.10.2019 tarihli ihbarnamesi ile ayıp ihbarında bulunmuştur. Davacı tarafından 18/03/2020 tarihinde dava açılmış ve Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/10/2021 T, 2020/... E ve 2021/... K sayılı ilamıyla yetkisizlik kararı verilmiştir. Süresinde yetkili mahkemeye gönderilmesi istenilmediğinden, 16/06/2022 tarihinde mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İhtilaf, teslim edilen halıların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise süresi içerisinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Taraflar tacir olup, uyuşmazlığın da ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle olaya 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Ayıba ilişkin sınıflandırma, ayıbın açık veya gizli olup olmamasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz hemen ihbar etmelidir. Ayıba ilişkin bu genel açıklamadan sonra belirtmek gerekir ki satıcının ayıptan sorumluluğuna da "ayıba karşı tekeffül" denmektedir. Ayıba karşı tekeffül şartlarının gerçekleşmesi durumunda alıcının kendisine tanınan hakları kullanabilmesi için kanun tarafından kendisine yükletilmiş olan külfetleri yerine getirmelidir. Külfet, alıcının satın aldığı malı muayene etmesi ve bir ayıbın ortaya çıkması halinde bunu satıcıya ihbar etmesidir. Alıcı külfetleri yerine getirmediği takdirde ayıba karşı tekeffül hükümlerinden yararlanamaz. Külfet teknik anlamda bir yükümlülük veya borç değildir. Külfet, mülkiyetten farklı olarak herhangi bir borç yaratmayan, yerine getirilmediği takdirde o konuda sağlanmış olan hakların kaybedilmesi sonucunu doğuran bir davranış olarak tanımlanabilir. Burada muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilmemesi halinde alıcının satılanı kabul etmiş sayılacağına dair yasal bir karine söz konusudur. Dolayısıyla külfetlerin yerine getirilmemesi seçimlik hakların kullanılmasına engel olur, alıcı malı o haliyle kabul etmiş sayılır. Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfeti 6762 sayılı TTK 25/1-3 maddesinde (6012 sayılı TTK 23/1-c maddesinde) düzenlenmiştir. Bu hükme göre "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür." Ancak ayıp ihbarının bu süre içinde satıcıya ulaşması şart değildir. Bu süre içinde satıcıya ulaşmasa bile alıcı haklarını korumuş olur. TTK 23/1-c maddesinde gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde TBK'nın 223. maddesinin uygulanacağı belirtilmiştir. TBK'nın 223/2. maddesinde "Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." TBK'nin 231.maddesinde "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı ayıp olduğunu iddia ettiği dökülmeler ortaya çıktıktan sonra, tarihi belli olmamakla birlikte, derhal satıcıya bildirimde bulunmamış, yama yapmak suretiyle kullanmaya devam etmiş, kendi beyanına göre yaralanmalar meydana gelmeye başlayınca harekete geçmiştir. Sözleşme tarihi 13/04/2017 olup, süresinde teslim yapılmıştır. Davacı tarafından 16/10/2019 tarihinde noter aracılığıyla ayıp ihbarı yapılmış, 18/03/2020 tarihinde Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açılmış ve mahkemece 16/06/2022 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davacı 30/06/2022 tarihinde mahkememizde yeni bir dava açmıştır. Bilindiği üzere bilirkişi raporu takdiri bir delil olup, mahkememizce tarafları ve konusu aynı olan uyuşmazlık hakkında Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce aldırılmış raporlar, mahkemece taraflara tebliğ edilse de, tekrardan taraflara tebliğ edilip, beyanda bulunmaları için kanuni süreleri beklenmiştir. Anayasamızın 141 inci maddesinin dördüncü fıkrasında “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.” şeklinde açıkça düzenlenmiştir. Adil yargılanma hakkının bir görünümü olan makul sürede yargılanma hakkı gözetilerek tekrardan rapor tanzim ettirilmemiştir. Bilirkişi raporları incelendiğinde, 09/06/2021 tarihli tarihli raporun diğer raporları da kapsayacak şekilde karşılaştırmalı rapor tanzim edilmiş olup, hükme esas alınmıştır. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, tespitlerin üretim ve kullanımdan üç yıl sonra yapılması, mukayese edilebilecek kullanılmamış bir numuneni bulunmaması nedeniyle bilirkişilerce sorunun kaynağı noktasında ihtimaller üzerinden çıkarım yapıldığı, dolayısıyla halının ayıplı olduğu kabul edilse bile, bunda satıcının ağır kusurunun bulunduğunun davacı tarafından kesin bir şekilde ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır. Hal böyle olunca, iki yıllık zaman aşımı süresinden sonra eldeki dava açıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, 2-Arabuluculuk asgari ücret tarifesi kapsamında Adana Arabuluculuk Bürosu tarafından düzenlenen arabulucu ücret kararı uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 4-Alınması gerekli 269,85 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 170,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 99,07 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-HMK'nin 333. ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise ... aracılığıyla adreste ödemeli gönderilerek resen iadesine, kararın tebliğ giderinin iade edilecek avanstan karşılanmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça ve usulen okunup anlatıldı. 13/07/2023
Katip ...
Hakim ...