İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/475 E. 2026/114 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/475
- Karar No
- 2026/114
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2022/475 Esas KARAR NO :2026/114
DAVA:Alacak (... Ve Yardımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:08/11/2022 KARAR TARİHİ:11/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... IMO numaralı, ..., ... isimli kuru yük gemisinin Burgaz/ Bulgaristan’da yüklenen 22,500 MT buğday yükünün Cadiz/ İspanya'ya nakliyesi için 12.10.2020 tarihinde seyrine başladığını, ... gemisi 13.10.2020 tarihinde İstanbul Boğazı kuzey girişine geldiğini, davalı ... bünyesinde hizmet vermekte olan Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetleri’nin tavsiyesi üzerine saat 23:15 sularında kılavuz kaptan alarak boğaz geçişine başladığını, ancak geminin boğaz geçişinin devam etmekte olduğu 14.10.2020, saat 00:08 sularında gemi kılavuz kaptan yönlendirmesi altındayken herhangi bir dümen veya makine arızası yaşamamasına rağmen aniden rotasından çıktığını ve olay tarihinde bölgede mevcut olan kuvvetli akıntının etkisini girerek vektörel olarak kıyı şeridine yöneldiğini, bu noktada karaya oturma ve çatma tehlikesine maruz kalan geminin gemi kaptanı tarafından ivedilikle verilen tam tornistan ve demir atılması komutları ile Anadolu Hisarı açıklarında durdurulabildiğini, her ne kadar demir atılması ile çatma tehlikesi önlenmiş ise de bölgede etkili olan kuvvetli akıntı nedeniyle geminin arka tarafı kıyı şeridine doğru döndüğünü ve karaya oturma bakımından tehlike arz eden dip derinliğine yaklaşmaya başladığını, gemi kaptanı tarafından geminin kendi makinasını kullanarak yapılan ileri yol ve tornistan hareketleri ile gemi dengede tutulduğunu ve karaya oturma tehlikesi bertaraf edildiğini, geminin makina veya dümeninde herhangi bir arıza bulunmasa da geminin demirlemek zorunda kaldığı konum, bölgedeki akıntı, boğaz trafiği, kıyı şeridine ve karaya oturma tehlikesi açısından riskli derinliğe olan mesafeler göz önüne alındığında geminin mevcut durumundan kendi imkânları ile çıkabilmesinin mümkün olmadığının davalı tarafından istihdam edilen kılavuz kaptan ve de TBGTH tarafından değerlendirildiğini, bu doğrultuda davalı çalışanı kılavuz kaptan tarafından VHF üzerinden TBGTH ile Türkçe dilinde yapılan bir konuşma ile geminin demir atmak zorunda kaldığı bölgeden çıkarılması için römorkör desteği talep edildiğini, olay yerine ilk olarak “... 5” isimli römorkör geldiğini ve saat 00:40’da gemiye merkezden halat verdiğini, akabinde “... 11” isimli römorkör de bölgeye gelerek saat 01:25’de gemiye kıçtan halat verdiğini, geminin demir atmak zorunda kaldığı yerden güvenli bir şekilde çıkarılması işlemleri davalı ...’nin personelleri olan kılavuz kaptan ve römorkör kaptanları tarafından yürütüldüğünü, geminin römorkörler yardımı ile uygun bir pozisyona getirilmesinin ardından tehlikenin bertaraf edilmesi amacıyla atılmak durumunda kalınan demirin alınmaya başladığını ve saat 03:00’da demir alma işleminin tamamlandığını, geminin ana makinasının ve dümenin tam fonksiyonda çalışmasına ve geminin halihazırda kendi imkânları ile seyir edebiliyor olmasına rağmen römorkörler halatları çözmemiş ve gemi römorkörler eşliğinde, kendi makine gücü ile Ahırkapı Demir Bölgesine götürüldüğünü, saat 04:25’de römorkörler halatlarını çözdüğünü, saat 04:40’da ise gemi demirlediğini, olayın akabinde davalı ... tarafından, gemiye verilen römorkör çeki hizmeti için geminin kendisi ve üzerindeki yakıta ilişkin olarak 227.100,00 ABD Doları tutarında ...-yardım ücreti talep edildiğini, anılı ücretin derhal ödenmemesi durumunda ise geminin seferine müsaade edilmeyeceği belirtildiğini, davalı ...’nin ileri sürmüş olduğu ...-yardım ücreti talebinin hukuka ve uluslararası mevzuata uygunluğunun tam olarak değerlendirilebilmesi amacıyla herhangi bir makine veya dümen arızası yaşanmamasına rağmen geminin, ne sebeple rotasından çıkarak tehlikeye maruz kaldığı hususu aydınlatılmak istendiğini ve bu doğrultuda gemilerin kara kutusu niteliğinde olan gemi VDR kayıtlarının çözümlenebilmesi için teknik servisle iletişime geçildiğini, ancak yapılan ilk incelemelerin ardından geminin VDR kayıtlarının çözümlenmesinin, içerisinde barındırdığı sıkıştırıldığı ve şifrelenmiş veriler nedeniyle zaman alacağının anlaşıldığını, bu süreçte davalı ... tarafından geminin bir an önce seferine devam etmesini sağlamak amacıyla 227.100,00 ABD Doları tutarındaki hukuka aykırı ... yardım ücreti, davalı ...’ne 22.10.2021 tarihinde ödenmek durumunda kalındığını, VDR kayıtlarının çözümlenmesi ve oynatılabilir hale getirilmesi akabinde ise VDR verilerinden elde edilen başta köprüüstü ses kayıtları olmak üzere seyir ve rota bilgileri gibi maddi deliller ışığında olay tarihinde; geminin, 9.7 knotlık bir hızla boğaz geçişini herhangi bir problem yaşamaksızın kılavuz kaptan ile devam ettirdiği, geminin makine, dümen gibi tüm seyir aksamlarının sıkıntısız bir şekilde çalışmakta olduğu, Boğaz geçişinin devam ettiği 14.10.2020, saat 00:08 sularında kılavuz kaptan tarafından iskele alabanda komutu verildiği, kılavuz kaptanın iskele alabanda komutunun gemi kaptanı tarafından tehlikeli ve riskli bulunduğu, gemi kaptanı tarafından kılavuz kaptanın iskele alabanda komutuna karşı itirazlarda bulunulduğu, ancak kılavuz kaptan tarafından iskele alabanda komutunda ısrar edilerek anılı komutunun yinelendiği, bu doğrultuda gemi mürettebatı tarafından dümenin tam iskele pozisyonuna getirildiği, komutun yerine getirilmesi ile geminin bölgede mevcut akıntının etkisine girdiği, gemi kaptanının devam eden itirazları ve de geminin yanlış komut ile güvenli trafik ayrımından çıkması sonucunda komutun yanlış olduğunun kılavuz kaptan tarafından da fark edildiği, hemen akabinde kılavuz kaptan tarafından hatalı komutun tam tersi olan sancak alabanda komutu verildiği, kılavuz kaptanın hatalı ve tehlikeye sebep olan iskele alabanda komutu ardından verdiği sancak alabanda komutunun ivedilikle uygulandığı, ancak kılavuz kaptanın hatalı komutu nedeniyle Boğaz’da etkili olan kuvvetli akıntının etkisine girmiş olan ... gemisinin eski rotasına sokmanın mümkün olmadığı, kılavuz kaptanının ağır kusurlu yönlendirmeleri sonucunda akıntının etkisine giren geminin vektörel olarak kıyı şeridine yöneldiği ve çatma ve karaya oturma tehlikesi altına giren geminin, gemi kaptanı tarafından ivedilikle verilen tam tornistan ve demir atılması komutları ile Anadolu Hisarı açıklarında güçlükle durdurulabildiği hususlarının tartışmaya yer bırakmayacak şekilde tespit edildiğini beyanla, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 227.100,00 ABD Doları tutarındaki hukuka aykırı ... ücretinin tamamının ödeme tarihi olan 22.10.2020’den itibaren Merkez Bankası tarafından belirlenen ABD Doları için kamu bankalarınca mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz oranları uyarınca işleyecek faizi ile davalı ...’nden tahsiline, ödeme tarihi olan 22.10.2020’den itibaren Merkez Bankası tarafından belirlenen ABD Doları için kamu bankalarınca mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz oranları uyarınca işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... tarafından Barbados Bayraklı ... İMO numaralı ... isimli gemiye 14.10.2020 günü ... hizmeti verildiğini, bu hizmet nedeniyle donatan ile müvekkili kuruluş arasında 19.10.2020 tarihinde Sulh Protokolü akdedildiğini, sulh protokolü ile donatan tarafından müvekkili kuruluşa ... hizmeti olarak ödenmesi kararlaştırılan hizmet bedeli, ... kulüp sigortacısı ... (...) AS tarafından 22.10.2020 tarihinde müvekkili kuruluşa ödendiğini, davacının, protokolü imzalayan gemi donatanı veya davadaki talep konusu parayı müvekkili kuruluşa ödeyen ... Kulüp sigortacısı olmadığı, hangi nedenle olduğu bilinmeyen/açıklanmayan bir şekilde dava konusunun temlik edildiğinden bahisle donatan ve parayı ödeyen olmayan davacı ... tarafından bu davanın açıldığı anlaşıldığını, dava konusu alacağı doğuran deniz olayının 14.10.2020 günü yaşandığını, bu olayla ilgili Sulh Protokolü 19.10.2020 tarihli olduğunu, ödeme ise 22.10.2020 tarihinde yapıldığını, olayın meydana geldiği tarih ile Protokolün aktedildiği tarih ve yine ödemenin yapıldığı tarih dikkate alındığında dava ikame tarihi itibari ile talebin zaman aşımına uğramış olduğu görüldüğünü, temlik dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde ve hakkın kötüye kullanımı suretiyle yapılmış olup geçersiz olduğunu, davanın kılavuz kaptana atfedilen kusurlu bir davranışa dayandırıldığı anlaşıldığını, kılavuz kaptanın hatalı / kusurlu olduğu iddiasını kabul etmediklerini, geminin her türlü manevrası, gemi kaptanı sorumluluğunda olduğunu, gemi kaptanı tarafından müdahale edilmediğinden veya eksik müdahale edildiğinden veya diğer gemi mürettebatının (dümeni kullanan mürettebat) gemi kaptanı tarafından verilen talimatı uygulamamasından kaynaklanan bir sonuçtan / durumdan gemide danışman mahiyetinde bulunan ve kaptana kıyaslandığında sorumluluğu bulanmayan kılavuz kaptana kusur / sorumluluk atfetmek, kılavuz kaptanın görüşüne / davranışına hukuki niteliğinin ötesinde nitelik atfetmek mümkün olmayacağını, davacı tarafından, VDR kayıtları çözümlendikten sonra ... ücretinin değerlendirilmek istendiği halde davalı müvekkili kuruluşça geminin seferine izin verilmemesi ve gemideki yükün bozulmaması hususları gözönüne alınarak geminin bir an önce seferine devam etmesini sağlamak amacıyla dava konusu paranın ödenmek durumunda kalındığı iddia edilmekte ise de bu husus maddi vakıaya uygun olmadığını, olayın yaşandığı Kandilli bölgesi İstanbul Boğazının en sert dönüşlerinden birine sahip olduğunu, İstanbul Boğazı'nda oluşan üst akıntılar orkoz ve kuvvetli rüzgârların neden olduğu ters akıntılar dışında genelde kuzeyden güneye doğrud olduğunu, Boğaz'ın keskin dönüşler gerektiren kıvrımlı yapısı da bu akıntılara eklenince gemiler için İstanbul Boğazı en zorlu rotalardan biri haline geldiğini, manevra yaparken Boğaz'ın karşı trafik şeridine savrulmak, arkadan gemiyi iten güçlü akıntı nedeniyle hızını alamayıp karaya oturmak Boğaz'daki en yaygın kazalardan olduğunu, dava konusu olayda aynı bu şekilde, akıntının mukavemet etmekte zorlanan gemiyi karşı trafik hattına atmasıyla gerçekleştiğini, gemi kendi imkanları ile akıntıya karşı koyma imkanı kalmayıp Boğaz içinde sürüklendiği için ... hizmeti verildiğini beyanla davanın reddine, dava harç, masraf ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasına sunulan 09.02.2024 tarihli 1.bilirkişi raporunda; kazanın oluşumunu, kılavuzun manevra komutunu anlık şaşırmasına veya gemi kaptanı ve kılavuz kaptanın diğer bir seyrüsefer manevra ihmaline bağlamak mümkün olmadığını, olay İstanbul Boğazı’na özel akıntılarının sonucu meydana geldiğini, bu olay bakımından geminin daha önceden Boğazın orta hattına yakın rota tutması gerektiği önerisi, ancak ilgi VDR ve/veya VTS kayıtları incelendikten sonra öngörülebilecek genel bir tavsiye olduğunu, olayda uygulanmamış olması akıntılarının gerçek ve anlık gücünün/yönünün bilinmemesinden olduğunu, benzer kazaların oluşmaması için ise, Boğaz akıntılarındaki hızı ve anlık değişimleri geçiş anında güncelleyebilecek ve uygulayıcılara aktaracak bir sistemin kurulması ve gemi trafik hatlarının yeniden değerlendirilmesi benzeri çalışmaları düşünülebileceğini, TTK m. 1311 uyarınca kurtaran, ... faaliyetini kendi kusuruyla zorunlu kılmış veya daha da güçleştirmiş yahut hileli davranış sayılan ya da dürüstlüğe sığmayan diğer hareketlerde bulunmuş ise, ... ücretinden tamamen veya kısmen mahrum bırakılabileceğini, kurulda bulunan uzman bilirkişi, yukarıda yer alan teknik değerlendirmesi neticesinde, "kazanın oluşumunu, kılavuzun manevra komutunu anlık şaşırmasına veya gemi kaptanı ve kılavuz kaptanın diğer bir seyrüsefer manevra ihmaline bağlamanın mümkün olmadığı" kanaatine ulaştığını, açıklanan tüm bu nedenler çerçevesinde olayda kurtarmanın unsurlarının gerçekleştiği ve yürütülen ... faaliyetinin ücrete hak kazandırdığı kanaatine varıldığını, dolayısıyla ödenen ücretin tamamının veya bir kısmının iadesinin gerekmediği sonucuna ulaşıldığı yönünde görüş bildirilmiştir. Dosyaya sunulan 04/02/2025 tarihli 2.bilirkişi raporunda: Teknik değerlendirmeler kapsamında, kurtaran davalının ... faaliyetini kendi kusuruyla zorunlu hale getirdiği, ... faaliyetinin doğmasına neden olacak dümen ve/veya makine arızası gibi herhangi bir teknik arızanın dosya kapsamında bulunmadığı, taraflar arasında da ileri sürülmediği görülmekle davalının ... ücretine hak kazanmadığı, dava dışı donatan ile davalı ... arasındaki sulh protokolünün geçerli olmadığı sonucuna varılması halinde, alacak hakkı sona ermemiş olacağından TTK m.1301 gereğince geçerli sebebe dayanmaksızın yapılan ödemenin iadesinin istenebileceği, bu iade alacağı yönünden alacağın temlikinin de mümkün olacağı ve alacağının devrinin geçersizliğine sebep olacak başkaca bir sebebe rastlanmadığından alacağın temlikinin geçerli olacağı, sulh anlaşmasının geçerli olduğu sonucuna varılması halinde ise, uyuşmazlığın mahkeme dışı sulh yoluyla sona erdirilmiş olması karşısında dava dışı donatan yerine ödeme yaparak halef hale gelen sigorta şirketinden alacak temlik alan davacı şirketin (acentenin), temlike konu alacağının mevcut olmayacağı ve bu yönüyle mevcut olmayan alacağın temlikinin geçerli olmayacağı kanaatine varılmıştır. Dosyaya sunulan 13/11/2025 tarihli 3.bilirkişi raporunda; Objektif tehlike mevcut olmayıp, klasik anlamda ... faaliyeti gerçekleşmediği, kılavuz kaptanın eyleminin ... faaliyetini zorunlu kılan bir kusur olarak değerlendirilemeyeceği, davalı tarafından verilen hizmetin ... faaliyeti olmayıp, yardım ve/veya güvenlik destek hizmeti olduğu, taraflar arasında imzalanan protokol, irade sakatlığına konu olmayan, özel hukuk açısından geçerli bir sözleşme olup, sözleşmeye konu bedelin davalı tarafından sunulan, taraf iradesiyle belirlenmiş ve ifa edilmiş geçerli bir hizmet bedeli olduğu, davacının iadeye konu alacağı mevcut olmadığından alacağın temliki işleminin geçerli olmadığı, davaya konu gemiler arasında bir römorkaj sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu ve kurtaran geminin faaliyetinin de bu sözleşmenin ifası amacına matuf bir nitelik arz ettiği durumlarda ... faaliyeti söz konusu olmayacağı, dolayısıyla ... ücreti de doğmayacağı, davalı ... Müdürlüğünün ... ücretine hak kazanıp kazanamayacağı, TTK 1311. maddesine göre davalı kurumun ... ücretinin tamamı veya bir kısmından mahrum bırakılması koşullarının somut olayda oluşmadığı sonuçlarına varılmıştır. Dava; ... IMO nolu, Barbados bayraklı ... isimli kuru yük gemisiyle ilgili ...ne ödenen 227.100,00 ABD Doları ... ücretinin iadesi istemine ilişkin olup, temlik Eden ... (...) AS'den temlik alan sıfatıyla davacı ... tarafından 29.09.2022 tarihli temliknameye istinaden açılmıştır. Davalı vekili temlikin dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde ve hakkın kötüye kullanımı suretiyle düzenlendiğini, bu nedenle geçersiz olduğunu ileri sürerek husumet itirazında bulunmuştur.
Dosyaya sunulan temlikname örneği ve Türkçe tercümesi incelendiğinde,Temlik Eden ... (...) AS adına ve hesabına ... (Başkan Yardımcısı) ve temlik alan ... adına ve hesabına T... tarafından imzalanan 29.09.2022 tarihli “Temlikname” başlıklı belgede,“Alıcı: ... ... 31, ... ..., ... ..., ... 31, ... ..., Norveç adresinde mukim ... (...) AS olarak, işbu belge ile Kıyı Emniyeti tarafından MV ... (IMO: ...) gemisi için 14.10.2021 tarihinde gerçekleştirilen ... operasyonları sebebi ile 22.10.2021 tarihinde Kıyı Emniyeti'ne yapılan 227.100,00 USD tutarındaki ödemeye ilişkin olarak, bütün mahkemeler, icra daireleri ve diğer adli ve/veya resmi makamlar nezdinde ...'nden ("Kıyı Emniyeti") her türlü alacağımızı talep ve tahsil etmek de dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere, tüm haklarımızı ve mahkeme, icra davaları ve/veya diğer yasal yollara başvurma, takip etme ve sonuçlandırma yetkilerimizi ... adresinde mukim ...'ye temlik ediyoruz. İşbu Temlikname Türk hukukuna tabi olacaktır” ibarelerinin yer aldığı görülmektedir. Böylelikle MV ... gemisi Klüp sigortacısı olan ... (...) AS tarafından ...ne yapılan ödemeyle ilgili tüm hak ve alacakların ...'ye devredildiği ve Temliknamenin Türk hukukuna tabi olacağının kararlaştırıldığı görülmektedir. Dava dışı sigorta şirketi ... (...) AS, sigortalısı gemi donatanının zararını karşılamakla TTK m. 1481 gereği sigortalının haklarına halef olduğundan, halefiyet yolu kazandığı bu hakkı TBK m. 183/1 uyarınca kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devretme hakkına sahiptir. TBK m. 184/f.1 uyarınca alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır. Somut olaydaki temlikname yazılı şekilde, noter huzurunda yapılmış olup düzenlenmesinde dürüstlük kuralına aykırılık yada hakkın kötüye kullanımı teşkil eden bir husus dosya kapsamından tespit edilememiştir. Bu itibarla söz konusu temlikname TBK'nın 184. maddesine göre geçerli sayıldığından davacı ... SA'nın söz konusu temlikname uyarınca temlik alan sıfatıyla davada aktif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde zaman aşımı def'inde bulunmuştur. TTK m. 1319/f.1'de; "bir sözleşmeye dayanıp dayanmadığına bakılmaksızın, ... faaliyeti ile enkazın kaldırılmasından doğan bütün alacaklar iki yılda zamanaşımına uğrar." hükmü uyarınca dava 2 yıllık zaman aşımı süresine tabidir. Dava konusu olayda "14.10.2020 tarihinde saat 04:25’de römorkörler halatlarını çözmüş, saat 04:40’da ise gemi güvene alınıp demirlemiştir. Buna göre ... faaliyeti 14.10.2020'de sona ermiştir. Dosyaya sunulan Arabuluculuk Başvuru Formu'ndan, arabuluculuk sürecinin 10.10.2022 tarihinde başlayıp 08.11.2022 tarihinde sona erdiği anlaşıldığından, davanın zaman aşımı süresi içinde açıldığı tespit edilmiştir. Davacı taraf iddialarında, ... IMO numaralı, Barbados bayraklı ... isimli kuru yük gemisinin 13.10.2020 tarihinde İstanbul Boğazını geçişi sırasında davalı kurumun gemi donatanından haksız ve hukuka aykırı olarak ... ücreti tahsil ettiğini, olaydan sonra geminin bir an önce seferine devam etmesini sağlamak amacıyla ...nün talep ettiği 227.100,00 ABD Doları ... yardım ücretinin ödenmek durumunda kalındığını, ancak daha sonra VDR kayıtlarının çözümlenmesiyle elde edilen VDR verilerinden, kılavuz kaptanının ağır kusurlu yönlendirmeleri sonucunda akıntının etkisine giren geminin vektörel olarak kıyı şeridine yönelerek çatma ve karaya oturma tehlikesi altına girdiğini, geminin, gemi kaptanı tarafından ivedilikle verilen tam tornistan ve demir atılması komutları ile Anadolu Hisarı açıklarında güçlükle durdurulabildiği hususlarının tespit edildiğini, ...ne ait römorkörlerin gemiye verdiği hizmetin bir çeki hizmeti olduğunu, aksi kabul edilse dahi olaya klavuz kaptanın kusuru sebebiyet verdiğinden davalı kurumun ... ücretine hak kazanamayacağını ileri sürerek, TTK m. 1311 hükmüne göre ödenen ... ücretinin iadesini talep etmiştir. Buna karşılık davalı taraf ise, gemiye verilen hizmetin ... hizmeti niteliğinde olduğunu, geminin boğaz geçişi sırasında tehlike düşmeşinde klavuz kaptana kusur yüklenemeyeceğini, olaydan sonra düzenlenen protokolün geçerli olduğunu, protokol kapsamında ödenen kurtarama ücretinin iadesinin istenemeyeceğini savunmaktadır. Buna göre davacı, ... faaliyetine kurtaranın kusuruyla neden olduğu ve olaydan sonra düzenlenen sulh protokolününde geçersiz olduğu iddiasına dayanarak, davalıya ödenen ... ücretinin TTK m. 1311 hükmü uyarınca iadesi talep etmektedir. Dosyada, somut olay sonrasında gemi donatanı ile davalı kurum arasında yapılan sulh protokolüne göre sigorta şirketi tarafından davalıya 227.100,00 ABD Doları ödeme yapıldığı tarafların kabulünde olup davadaki uyuşmazlık konusu davalı ... Müdürlüğüne ait romörkörler ile gemiye verilen hizmetin TTK m. 1298 ve devamı maddelerine göre ... hizmeti niteliğinde olup olmadığı, buna göre davalının ... ücretine hak kazanıp kazanmadığı, verilen hizmet ve ödenecek ücret konusunda gemi donatanı ile ... arasında düzenlenen protokol gereğince ödenen ücretin iadesinin istenip istenemeyeceğine ilişkindir. ... IMO nolu Santorini gemisi 158 metre boyunda ve 25,0 metre genişliğinde bir kuruyük gemisidir. Burgaz limanından Cadiz/İspanya limanına taşımakta olduğu 22.500 mt. dökme buğday yüküyle 13.10.2020 gece başlamış olduğu İstanbul Boğazı uğraksız geçişinde ihtiyari kılavuzluk hizmeti alarak boğazda geçiş yaptığı sırada, akıntının etkisiyle Anadolu Hisarı önlerine sürüklenmiş ve demir atarak durmuş, gemiyi tehlikeli, durumdan neta etmek üzere olay yerine gelen ...-5 ve ...-11 römorkörlerinin halat vererek yaptıkları refakatleri eşliğinde, Ahırkapı önlerine getirilerek demirletilmiştir. ... tarafından Santorini gemisine verilen hizmet nedeniyle donatan ile 19.10.2020 tarihinde Sulh Protokolü akdedildiği, protokol ile donatan tarafından ...ne ... hizmet bedeli olarak ödenmesi kararlaştırılan 227.100,00 ABD Dolarının geminin ... kulüp sigortacısı ... (...) AS tarafından 22.10.2020 tarihinde ... ödendiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. 1. Bilirkişi raporunda; "kazanın oluşumunu, kılavuzun manevra komutunu anlık şaşırmasına veya gemi kaptanı ve kılavuz kaptanın diğer bir seyrüsefer manevra ihmaline bağlamanın mümkün olmadığı, olayda kurtarmanın unsurlarının gerçekleştiği ve yürütülen ... faaliyetinin ücrete hak kazandırdığı yönünde kanaat bildirilmiştir. 2.Bilirkişi raporunda, kılavuz kaptan tarafından verilen “iskele alabanda” kumandası geminin kıçının daha sancağa, başının ise daha da iskeleye doğru dönmesine sebebiyet verdiği, kılavuz kaptan tarafından verilen “stop engine (makine stop)” kumandasının da sancağa dönüş yapması için gereken pervane gücünden yoksun kalmış olduğu, böylelikle akıntıya teslim olunmak suretiyle iskele yönündeki dönüşe mani olunamamasına sebebiyet verdiği, kılavuzun ihtiyari danışman kılavuzu olması ve geminin sevkinin kaptanda kalmasının uyuşmazlık bakımından önem taşımadığı, bu itibarla kurtaran davalının ... faaliyetini kendi kusuruyla zorunlu hale getirdiği, ... faaliyetinin doğmasına neden olacak dümen ve/veya makine arızası gibi herhangi bir teknik arızanın dosya kapsamında bulunmadığı bu çerçevede davalının ... ücretine hak kazanmadığı değerlendirilmiştir. 3. Bilirkişi raporunda ise, olayda objektif tehlikenin mevcut olmadığı, klasik anlamda ... faaliyetinin gerçekleşmediği, kılavuz kaptanın eyleminin ... faaliyetini zorunlu kılan bir kusur olarak değerlendirilemeyeceği, davalı tarafından verilen hizmetin ... faaliyeti olmayıp, yardım ve/veya güvenlik destek hizmeti niteliğinde olduğu kanaati bildirilmiştir. Olaydan sonra gemi donatanı ile davalı ... arasında bir sulh protokolü imzalanarak bu kapmanda hizmet bedeli ödemesi yapılmış olduğundan, uyuşmazlığın çözümünde öncelikle ele alınması gereken husus 19.12.2020 tarihli "sulh protokolünün" geçerli olup olmadığıdır. Protokolde, römorkör hizmeti “... hizmeti” olarak adlandırılmış ve 227,100,00 USD tutarında bir bedel üzerinde mutabakata varılmıştır. Protokolde yer alan hükümler incelendiğinde, yapılan sulh görüşmeleri sonucunda aşağıda belirlenen şartlarla bir sulh protokolü akdedilmişti ifadesinden sonra verilen ... hizmetlerinin listelendiği, bu hizmetler karşılığında ödenmesi gereken tutarın ve hangi banka hesabına yatırılacağının düzenlendi; akabinde 2. maddede ise, “Taraflar, iş bu protokolü icra ettiklerinde birbirlerine karşı tüm sorumluluklarını yerine getirmiş olacaklarını ve bu ödemeler sonrasında birbirlerinden ilave bir hak, mükafat, ücret ya da başka herhangi bir hak ve alacak talep etmeyeceklerini, herhangi bir hata, hile, ikrah, gabin hali bulunmadan iş bu protokolü okuyup imzaladıklarını gayri kabili rücu kabul beyan ve taahhüt ederler” ifadesine yer verildiği görülmektedir. TBK'nın 19. maddesinde “Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın gerçek ve ortak iradeleri esas alınır.” hükmü düzenlenmiştir. Anılan hüküm çerçevesinde protokol hükümleri yorumlandığında, protokolün sulh anlaşması kurmaya yönelik ortak irade taşıdığı kanaatine varılmaktadır. Zira, protokol taraflarca, herhangi bir hata, kusur veya itiraz ileri sürülmeksizin imzalanmıştır. Bu durumun protokolün 2. maddesinde açıkça belirtilmiş olduğu görülmektedir. Buna göre, taraflar herhangi bir hata, hile, ikrah ve gabin hali olmadan işbu protokolü okuyup imzaladıklarını gayrikabili rücu kabul ve taahhüt etmişlerdir. Ödenen bedelin davalı ... tarafından verilen hizmetin karşılığı olarak protokol kapsamında yapıldığı hususunda her iki taraf mutabıktır. Bu itibarla sulh protokolünün özel hukuk bakımından geçerli olduğu değerlendirildiğinden, davacının protokol kapsamında ödenen ... ücretini geri isteyemeyeceği sonucuna varılarak, bu doğrultuda davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın REDDİNE, 2-Peşin alınan 72.298,11 TL harçtan, karar harcı olan 732,00 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 71.566,11 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 579.688,30 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4- Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 45.000 TL bilirkişi ücreti, 250 TL posta gideri olmak üzere toplam 45.250,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5- Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120 TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6- Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/03/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır