İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/458 E. 2023/98 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/458
- Karar No
- 2023/98
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/458 Esas - 2023/98 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/458 KARAR NO : 2023/98
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/06/2022 KARAR TARİHİ : 12/04/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...
Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ambalaj ve matbaacılık sektöründe Türkiyenin birçok yerinde bulunan çeşitli işyerlerine kutu, ambalaj, poşet gibi ürünleri imal ederek sattığını, davalı ile aralarındaki ticari ilişki gereği satım gerçekleştiğini, bunun sonucunda müvekkilinin davalı şirkete 12.11.2021 tarihli 25.665,00-TL tutarında, fatura düzenleyerek gönderdiğini, davalının söz konusu faturadan bir kısım alacakları ödediğini ancak 21.169,43-TL bakiye alacağı ödemediğini, bunun üzerine Adana İcra Müdürlüğü 2022/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının süresi içerisinde icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının itirazının tamamen kötü niyetli olduğunu belirterek Adana Genel İcra Dairesine ait 2022/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazların iptali ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine davalının süresinde yaptığı itirazın iptali talebine ilişkindir. Adana Genel İcra Dairesine, Ziyapaşa Vergi Dairesine, Seyhan Vergi Dairesine, İstanbul Esenler Vergi Dairesine ve Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığına yazılan müzekkerelere cevap verildiği görüldü.
Adana Genel İcra Dairesine ait 2022/... esas sayılı dosyası mahkemiz dosyası arasına alındığı, dosyanın incelenmesinde; alacaklının ... A.Ş borçlunun ... olduğu, takibin 21.169,43-TL asıl alacak başlatıldığı görülmüştür. İstanbul Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/... talimat sayılı dosyasından mali müşavir bilirkişi Dr. ... tarafından düzenlenen 11/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacının cari hesap alacağı kaynaklı anapara alacağının 21.169,43-TL tutar olduğu, ticari ilişkinin sona erip alacak davasına dönüştüğü 12.11.2021 tarihinde icra takibine başlanılan 27.04.2022 tarihine kadar ana paraya işlemiş yasal faiz olan 344,51-TL ile toplam tutar 21.513,94-TL olduğu yönünde rapor sunulmuştur. İtirazın iptali davası; takip talebine itiraz edilen alacaklı tarafından itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde borçluya karşı açtığı bir eda davasıdır. Ancak normal bir eda-alacak davasından farklı olarak icra takibi içerisinde açılır ve takip hukukuna özgü bir takım sonuçlar doğurur. İİK 67 maddesi uyarınca, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, ret veya hükmolunan meblağın %20'den aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.(Benzer Yargıtay 15 HD, 2018/2184.E, 2018/2013.K sy ilamı) Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın cari hesaba dayalı fatura alacağı için başlatılan takibe borçlunun süresi içerisinde yaptığı itiraz nedeniyle itirazın iptali davası açıldığı, davacı tarafından defter ve belgelerin ibraz edildiği, davalı tarafından ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği, Mali Müşavir Bilirkişi Dr ... tarafından dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda davacı defterlerinin usule uygun tutulduğunun tespit edildiği, dolayısı ile mahkemece davacı defterlerinin HMK 222/2 gereğince sahibi lehine delil niteliği taşıdığı kanaatine varıldığı, davaya konu malların 09.11.2021 tarihinde ... numaralı sevk irasliyesi ve davacı şirket sigortalı çalışanı ... aracılığı ile teslim edildiği, 12.11.2021 tarihinde ise davacı şirket tarafından fatura düzenlenerek vergi dairesine BS formu beyan edildiği anlaşıldığından, defter ibraz etmeyen davalı tarafın davacı defterlerinin doğruluğunu kabul etmiş sayıldığına ilişkin kanuni düzenleme ve Bs formu, sevk irsaliyesi ve alacğın likit olduğu göz önünde bulundurularak davanın davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın kabulü ile; 1-Davalının Adana Genel İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile taleple bağlı kalınarak takibin 21.169,43-TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi uygulanmasına, 2-Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında olmak üzere 4.233,88-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine 3-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 1.446,08-TL den peşin alınan 361,53-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.084,55-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-AAÜT gereğince hesaplanan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacının yapmış olduğu 1.401,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 361,53-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Ara buluculuk bürosu tarafından ödenmesine karar verilen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı kanuna göre davalıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
8-Fazla yatan avans var ise Adalet Bakanlığı HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, karar kesinleştikten sonra talep sahibine elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığı ile adreste ödemeli gönderilmesine, (gönderme masrafının avanstan karşılanmasına ), Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe veya zabıt katibine yapılacak beyanla Adana İstinaf Mahkemesi’nin ilgili dairesine gönderilmek üzere Mahkememize yapılacak olan istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/04/2023
Katip ...
Hakim ...
e- imzalıdır e- imzalıdır