İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/389 E. 2022/871 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/389
- Karar No
- 2022/871
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/389 Esas KARAR NO : 2022/871
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... . DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. .....
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 25/05/2022 KARAR TARİHİ : 27/10/2022 YAZIM TARİHİ : ..
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine yürütülen icra takibinde ödeme yapılması gereken 24.407,91 TL'nin davalı tarafın yerine müvekkili tarafından ödendiğini, davacının davalıya bir borcu olmayıp ödemenin haciz işlemi yapılmaması amacıyla geçici olarak iade edilmek amacıyla yapılmışsa da davacının paranın iadesi taleplerinin cevapsız bırakılmış olduğunu, bu konuda çekilen ihtarnameye de olumlu cevap verilmediğini, davalının temerrüde düştüğünü, davacı tarafından davalı lehine Adana 6. İcra Müdürlüğünün dosyasına ödenen 24.407,91 TL' nin ihtar tarihinden itibaren yasal faiziyle davalı aleyhine hüküm altına alınarak davanın kabulüne yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. CEVAP : Davacı taraf her ne kadar alacaklı olduğunu belirtse de bu hususta hiç bir kayıt ve bilgi bulunmadığını, ödenen bedelde ihtirazi kayıt da bulunmadığını, bu sebeple davayı kabul etmediklerini, davacıya borçlarının bulunmadığını belirterek açılan davanın reddini, dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Açılan dava, alacak talebine ilişkin olup, davacının Adana 6.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına davalı adına yapmış olduğu 24.407,91 TL'lik ödemenin davalıdan iadesinin gerektiği belirtilerek iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Adana 6. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası dosyamız arasına alınmış, yapılan incelemesinde; dava dışı ... Malzemeleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, davalı ... aleyhine para borcuna veya teminat verilmesine veya bir işin yapılması veya yapılmamasına, irtifak hakkının veya gemi üzerindeki intifa hakkının kaldırılmasına ilişkin ilamların yerine getirilmesine dair icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının Adana BAM 10.Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... Karar sayılı 30/04/2019 Tarihli kararı olduğu anlaşılmıştır.
Dosya arasına alınan mali müşavir bilirkişinin 17/10/2022 tarihli raporunda; davalının, davacı ... ...'e, rapor muhteviyatındaki açıklamalar ışığında (tamamıyla davalı yanın sunduğu ticari (Kebir) defter kayıtlarından hareketle) cari hesap bakiyesi bulunmadığı, davalının, Adana 6. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine yürütülen icra takibine istinaden Alacaklı ... Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine, rapor muhteviyatındaki açıklamalar ışığında cari hesap bakiyesi bulunmadığı belirtilmiştir.
Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nın 5. maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir. Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup, öğretide benimsenen görüşe göre de ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. Buna göre göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent hâlinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Eldeki davanın davacı tarafça, davalı şirkete geçici olarak iade edilmek amacıyla verildiği iddia edilen 24.407,91 TL'nin iadesi talebiyle açılmış olduğu, davalının ise cevap dilekçesinde davacıya iddia edildiği üzere böyle bir borçlarının bulunmadığının belirtildiği görülmüştür. Davacı vekilinin 06/09/2022 tarihli beyan dilekçesinde; davacının dava konusu parayı yatırdığı sırada ...İhracat Anonim Şirketi sigortalı çalışanı olup davacıya ait ticari faaliyet veya ticari defter sunma imkanlarının bulunmadığı belirtilmiş, davacının SGK kaydı dosya içerisine alındığında ön muhasebeci/ beden işçisi olarak çalışmalarının bulunduğu görülmüştür. Buna göre davacı tarafça davalıya borç olarak verildiği iddia edilen paranın; davacı tarafından kazanç sağlama amacıyla verilmiş olduğu ya da davalının ticari amaçlarla bu borç parayı kullanmak üzere davacıdan aldığına ilişkin dosyada herhangi bir beyan, iddia veya delil bulunmadığı görülmüştür. Yukarıda ayrıntılarıyla belirtildiği üzere açılan davanın mutlak veya nısbi ticari dava olarak değerlendirilemeyeceği, sayılan istisnalardan olduğuna yönelik de bir iddia ve delil bulunmadığı, bu nedenle iş bu davada Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı, (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2016/14533 Esas, 2018/7099 Karar sayılı ilamı vb.) uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemelerince görülüp sonuçlandırılması gerektiği kanaatine varıldığından dava dilekçesinin görev nedeni ile reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın Adana Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Dava dilekçesinin görev yönünden reddine, ADANA ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİNİN GÖREVLİ olduğuna, karar kesinleştikten sonra İKİ HAFTA içerisinde taraflarca talep edilir ise, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, Dosyanın süresi içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi istenmez ise, alınması gereken harç konusunda, HMK 20/1-son cümle gereğince; açılmamış sayılması kararı ile birlikte karar verilmesine, yargılama giderleri konusunda ise HMK 331/2 maddesi gereğince talep halinde dosya üzerinden karar alınmasına, Dosyanın süresi içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi istenir ise, HMK 331/2 maddesi gereğince, harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemede karar verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/10/2022
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır
Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.