İlk Derece Mahkemesi · Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/206 E. 2022/917 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/206
Karar No
2022/917
Karar Tarihi

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/206 KARAR NO : 2022/917

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... (TC:...) VEKİLİ :Av. ... -... DAVALI :... - ... (T.K-35 MD) DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 11/04/2013 KARAR TARİHİ : 19/10/2022 KARARIN YAZILDIĞI TARİH :... Mahkememizin ... E. Sayılı dosyasının 16/03/2022 tarihinde yapılan duruşmasında; birleşen Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ... K. Sayılı dosyasının HMK 167.maddesi uyarınca mahkememizin ... E. Sayılı davadan tefriki ile mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapılmasına karar verildiği, davalı aleyhine açılan dava TEFRİK edilerek mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydı yapıldı. Mahkememizce yapılan açık yargılama sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 24.10.2008 tarihli “Makbuz ve Protokol” başlıklı ve yine aynı tarihli “Protokol” başlıklı iki sözleşmenin düzenlendiğini, bu sözleşmelerin ... ile davalı arasında yapılan 01.10.2007 tarihli sözleşmeye atıflar içerdiğini, davalı tarafın sözleşmelerdeki taahhütlerini yerine getirmediğini, sözleşmede davalının davacıya 900.000 TL borçlu olduğu ve bu borcun 25.02.2009 tarihinde ödeneceği açık bir şekilde belirtildiğini, ayrıca ...sayılı taşınmazda yapılan inşaatın 7. ve 8. kat dairelerinin davacıya teslimi gerekirken davalı taraf sözleşmeyi feshettiğinden alınan 200.000 TL'nin de iadesinin gerektiğini, davalının protokollere aykırı davrandığını, teslim edilmeyen daireler için 200.000 TL’nin 30.10.2009 tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte ve 24.10.2008 tarihli protokol uyarınca 900.000 TL'nin 25.02.2009 tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.

Mahkememizin ... E. Sayılı dosyasının 16/03/2022 tarihinde yapılan duruşmasında; birleşen Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ... K. Sayılı dosyasının HMK 167.maddesi uyarınca mahkememizin ... E. Sayılı davadan tefriki ile mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapılmasına karar verildiği anlaşılmakla, davalı aleyhine açılan dava TEFRİK edilerek yukarıdaki esasa kaydı yapılmıştır. Mahkememizce, Adana Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davacı ...'ın sadece şirket ortaklığının bulunduğu belirtilmiştir. Davacı vekili mahkememizin 19/10/2022 tarihli oturumundaki beyanında; müvekkilinin şirket ortaklığı dışında herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmadığını beyan etmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da Ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. (TTK'nın 5/1.) TTK'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. Dava, alım satım sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olması için tarafların tacir ve uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması zorunludur. Davalı yüklenici şirketin tacir olduğu ve ihale konusu işin ticari işletmesi ile ilgili olarak yaptığında tereddüt bulunmamaktadır. Buna karşılık, davacı iş sahibi olup, tacir değildir. Eldeki dava, mutlak yada nispi ticari dava niteliğinde olmayıp davaya bakmak görevi HMK'nın 2. Md. gereğince Asliye Hukuk Mahkemelerine aittir.

6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi gereğince görev hususunun dava şartı olduğu, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesi gereğince dava şartlarının yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılacağının belirtildiği anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c, 115/2 maddesi gereğince davanın alacak davası olması nedeniyle tarafların sıfatları da göz önüne alındığında, davanın ticari dava olmadığı, mahkememizin görevsiz olduğu, asıl görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde talep halinde görevli ve yetkili Mahkeme olduğu anlaşılan Adana Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsiz olduğu anlaşıldığından, davacının davasının HMK 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın görevli ve yetkili Adana Nöbetçi Asliye HUKUK Mahkemesine gönderilmesine, 2-Yargılama giderlerinin, 6100 s. HMK'nin 20 ve 331/2. maddeleri uyarınca davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde görevli mahkemesince takdir edilmesine, davaya görevli mahkemesinde devam edilmemiş olması ve talep halinde ise Mahkememizce gerekli kararın verilerek değerlendirilmesine, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren, iki hafta içinde mahkememize başvurulup, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, mahkememizce Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 20 uyarınca DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLECEĞİ’nin ihtarına, 4-Davacı tarafından yatırılıp kullanılmayan gider avansından artan kısmının, 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde (ve dosyanın görevli Mahkemeye süresinde gönderilmemesi halinde) re'sen davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı.19/10/2022

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

Atıf: Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/206, K. 2022/917, T. 19.10.2022, www.arakarar.com/karar/adana-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-206-e-2022-917-k-5f1b2e807602