İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/389 E. 2022/389 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/389
Karar No
2022/389
Karar Tarihi

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/389 Esas - 2026/448 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/389 Esas KARAR NO : 2026/448

DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 01/06/2022 KARAR TARİHİ : 18/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 09/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketlerin ortaklık yapılarının aynı olduğunu, her iki şirketin de enerji sektöründe hidroelektrik santral yapımı ve işletilmesi alanında faaliyet gösterdiğini, ... A.Ş'nin işletmekte olduğu ... ve ... 11.6 MW kapasiteli, ... Enerji A.Ş.'nin işletmekte olduğu... Regülatörü ve ...'in 12 MW kapasiteli olduğunu, her iki ...'in de Trabzon- Erzurum karayolu üzerinde, Köprüyanı mahallesi yakınında birbiri ardına yer aldığını, suyun memba/ kaynak tarafında ... ve ...'in yaklaşık 60.000 m3 su depolama kapasiteli rezervuar/ göl alanı ile rezervuarın başlangıcında su ile gelen rüsubat, çöküntüler ve tortuların rezervuara girişini önlemek ve su ile gelen rüsubatı bitirmek için tersip bendi/ biriktirme barajı bulunduğunu, davacı şirketler tarafından elektrik üretim türbin ekipmanlarına zarar verebilecek rüsubat ve silt malzemelerinin türbinlere geçişini önleme için regülatör yüksekliği depolarına yapabilecek şekilde yüksek seçilmiş olduğunu tersip bendi ve iki adet büyük ölçüde çökeltim havuzu ve ayrıca yükleme havuzu inşa edildiğini, 2013 yılından itibaren faaliyete geçen ...'lerde davalı ... İnşaat A.Ş.'nin Trabzon- Erzurum Karayolunda ...Tüneli inşaatına başladığı 2017 yılına kadar hiçbir sorun yaşanmadığını, yapılan kontrollerde su ile taşınan rüsubat ve silt malzemelerinin neden olduğu aşınmalara rastlanmadığını, DSİ tarafından onaylı fizibilite raporlarında sediment miktarının çok az olacağının açıkça belirtildiğini, göl alanına gelen malzemelerin tünel ve yol kazılarından kaynaklandığını, davalı ... İnşaat'ın Trabzon- Erzurum Karayolunda ...Tüneli inşaatına başladığı 2017 yılından itibaren ise ... türbinlerinde arızalar görülmeye başlandığını, yapılan gözlem ve incelemelerde davalı ... İnşaat A.Ş.'nin yürüttüğü tünel inşaatı için tünel içinden akan su ile taşınan rüsubatı tutması için ...tüneli giriş ağzının önündeki alana inşa aettiği havuzların yetersiz olması nedeniyle tünel içinden akan su ile taşınan rüsubatın dere yatağından akan suya karıştığı, adı geçen davalının yol ve tünel inşaatı çalışmaları sırasında çıkan hafriyatı, yol ve tünel inşaatında kullandığı çimento ve kimyasal atıklarını ve tünel içinde akan su ile taşınan rüsubatı ve silt malzemesini ... ve ... ile... Regülatörü ve ...'in elektrik üretiminde kullandığı suyun aktığı dere yatağının içine veya dere yatağının çevresine yağmur ve kar suları ile dere yatağından akan suya karışacak şekilde döktüğünün tespit edildiğini, davalı ... İnşaat'ın hafriyat, çimento ve kimyasal atıklarını dere yatağına boşaltması nedeniyle ... ve ...'in tersip bendini ve rezervuarını doldurarak su depolama kapasitesinin düşmesine neden olduğunu, ayrıca su içerisinde bulunan rüsubat ve siltten kaynaklanan ince malzemeler ile kullanılan çimento ve kimyasal atıkların türbinleri aşındırarak arızalanmalarına neden olduğunu, bunun üzerine Maçka Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/4 D.İş sayılı dosyasıyla delil tespiti talep ettiklerini, mahallinde yapılan inceleme neticesinde raporlar düzenlendiğini, bilirkişi raporunun düzenlenme aşamasında dahi rezerv alanının dolduğunun tespit edildiğini, ... ve ... Köprüyanı türbinlerinde sürekli olarak ortaya çıkan arızanın sebebinin şüpheye mahal bırakmayacak şekilde tespit edilebilmesi amacıyla KTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü hocalarından alınan raporda da sonuç olarak, ... ve ...'in elektrik üretiminde kullandığı suyun aktığı dere yatağına dökülen hafriyat malzemesinin etkisiyle bu bölgeden itibaren alüvyonal malzemeye çoğunluğu köşeli (yaklaşık %90) silt ve kum büyüklüğünde malzemenin (sırasıyla yaklaşık %30 ve %20) karıştığı mineralojik ve petrografik olarak belirlendiğinin tespit edildiğini, davacı şirket çalışanlarının ... İnşaat A.Ş.'nin çalıştırdığı iş makinelerinin dere yatağına hafriyat döktüğüne ilişkin video kaydettiklerini, göl alanı ve dere yatağına davalı şirketin hafriyat boşaltmaya devam etmesi sebebiyle temizleme maliyetlerinin arttığını, yapılan temizlemeye ilişkin hak ediş ve faturaların sunulduğunu, diğer ...'lerde Çin menşeli ürünler kullanılırken davacının Fransız menşeli kaliteli türbinler kullandığını, bu ürünlerin kullanım ömrü 50 yıl iken 10 yılda beklenenin altında performans gösterdiğini, verimli üretim yapılamadığını, türbinler ve ilave parçaların yapılan her tamiratta deforme olduğunu, arıza çıkarma aralıklarının sıklaştığını, bu nedenle değiştirmenin zorunlu hale geldiğini, türbinlerde oluşan zararın giderimi için gereken parçalara ilişkin olarak alınan fiyat teklifinin sunulduğunu, öte yandan hem Karayolları Genel Müdürlüğü Görev, Yetki ve Sorumluluk Yönetmeliğinin 15/1. Maddesi gereğince hem de davalı Cebgiz İnşaat A.Ş.'nin akidi ihale veren makam sıfatıyla, Karayolları Genel Müdürlüğünün bahse konu hafriyatın döküldüğü yeri denetlemesi gerektiğinden davacıların uğradığı zararın tamamından sorumlu olduğunu belirterek davacı ... A.Ş. İçin 250.000 TL maddi tazminat, 150.000 TL kar kaybı ve 100.000 TL göl alanı ve dere yatağının temizlenmesi için yapılan masraflar için şimdilik toplam 500.000 TL, davacı ... Enerji A.Ş. İçin 250.000 TL maddi tazminat, 150.000 TL kar kaybı ve 100.000 TL göl alanı ve dere yatağının temizlenmesi için yapılan masraflar için şimdilik toplam 500.000 TL, olmak üzere toplam 1.000.000 TL'nin haksız fiilin başladığı tarih olan mart 2017 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davalı şirket tarafından yol ve tünel inşaatları nedeniyle dere yatağı kenarlarına dökülmüş malzemelerin 500 yıllık taşkın kotuna kadar masrafı davalı şirkete ait olmak üzere temizletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... İnşaat A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu zarar ile şirket faaliyetleri arasındaki illiyet bağının kesin olarak tespit edilememesi halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiği, bölgede inşaat faaliyeti yürüten tek şirketin davalı şirket olmadığı, bölgede çok sayıda taş ocağı işletmesi bulunduğunu, bu taş ocaklarından tespit konusu santrallere en yakın konumda olan, davacıların da ortaklarını oluşturduğu taş ocağı olduğu, bunun yanında dava dışı şirketlerin de bulunduğu, bölgeye ait planda da görülebileceği üzere dere yatağı üzerinde akış yönünde yukarıdan aşağı doğru davacılarla birlikte toplam dört adet Hidroelektrik Enerji Santrali bulunduğunu, bu santrallerden, davacılar dışındaki derenin membaında ve mansabında bulunan başka şirketlere ait santrallerin bugüne kadar zarar gördükleri yönünde hiçbir iddia veya talebi söz konusu olmadığını, nitekim davalı şirketin faaliyetleri nedeniyle dere yatağının kirlenmesi ve dere üzerindeki santrallere zarar vermesi söz konusu olsa idi bu eylemden diğer santrallerin de etkileneceğini ancak diğer santrallerin bugüne kadar bu yönde hiçbir talebi olmadığını, davacı şirketin, yürütmekte olduğu faaliyetlerde dere yatağının doğal yapısında değişikliğe sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, şirketin hafriyat dökme işlemlerini mevzuata uygun olarak gerçekleştirdiğini, bu nedenle davacının, hafriyat dökme işlemleri nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararlarda davalı şirketin herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, yeni ...Tüneli Projesi'nde ise tünel çalışmalarında kullanılan makinelerin çalışması için gerekli olan suyun, dereden alınıp, gerekli çökeltme ve dinlendirme işlemlerinin yapılmasının ardından temiz suyun aynı dereye geri verildiğini, delici makinelerde kullanılan su, herhangi bir tehlikeli kimyasal içeriğe sahip olmadığını, sadece delme işlemi sırasında ortaya çıkan kaya tozunu taşıyabildiğini, kaya tozunun yaratabileceği olumsuz etkileri önlemek için tünel portalı bölgesinde dinlendirme ve çökeltme havuzları inşa edildiğini, tünel içerisinde kullanılan su, bu havuzlarda dinlendirilip, askıda katı malzeme oranı uygun seviyeye geldikten sonra tekrar aynı dereye verildiğini, ayrıca bu havuzların temizliğinin de düzenli olarak yapıldığını, ...Tüneli şantiyesinden çıkan su, davacıların tesislerine ulaşana kadar çökeltme havuzlarında ve dere yatağında muhtelif yerlerde bulunan tersip bentlerinde dinlendirilmekte ve oldukça fazla yol kat ettiğini, böyle bir süreçten geçerek dereye karışan suyun, karşı tarafın işletmelerine herhangi bir zarar vermesinin mümkün olmadığını, ayrıca her ne kadar davacı yan, dinlendirme havuzlarının yetersiz olduğunu iddia etmekte ise de söz konusu dinlendirme havuzlarının İdare tarafından belirtilen standartlarda inşa edildiğini, yürütülen faaliyette tüm iş ve işlemler, sürekli olarak İdarece denetlendiğini, mevzuata aykırı herhangi bir durum olmadığını, ayrıca, dinlendirme havuzlarının belli standartlara göre yapıldığını, bilimsel açıdan 1m3 veya 1.000.000 m3 sediment taşınmasının havuzun işlevi açısından bir önemi olmadığını, işbu noktada davacıların işletmekte oldukları santraller üzerinde... ... ile ... ... arasında ilave bir çökeltim havuzu bulunmadığını, dere yatağında doğal nedenlerle meydana gelen değişimlerin dava konusu olaya etkilerinin araştırılması gerektiğini, dava konusu tesislerde var olduğu iddia edilen yıpranma ve hasarların meydana gelmesinde kusurun, tamamen davacılarda olduğunu, suyun kirlenmemesi ve üretim tesisatlarının aşınmaması konusunda davacı tarafça alınan önlemlerin araştırılması gerektiğini, davacı şirketin bölgedeki yapım çalışmalarına 2016 yılında başladığını, Maçka-Karahava yolu projesinin işyeri teslim tarihi Haziran 2016, ...Tüneli projesinin işyeri teslim tarihi ise Nisan 2016 olduğunu, İddia edildiği gibi 2016-2018 yılları arasında herhangi bir zarara sebebiyet vermeyen davalı şirketin uygulamalara aynı şekilde devam ederken, 2018-2020 yılları arasında karşı tarafa zarar verdiği olduğu iddiası mantık kaideleriyle bağdaşmadığını, iddia edildiği üzere 2013-2018 yılları arasındaki beş yıllık dönem boyunca hiçbir hasar ve yıpranma oluşmamış iken, makinelerde meydana gelen bütün hasarın 2018-2020 yılları arasında oluştuğu düşüncesinin de makul olmadığını, bölgenin heyelanlı jeolojik yapısı, doğal koşullar ve dere yatağının doğal yapısında silt malzemesi bulunmasının yargılama sürecinde göz önünde tutulması gerektiğini, davacıların, özel şirketlere ve kendi seçtikleri kimselere yaptırmış oldukları tespitlere itibar edilmesi ve davacının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, dava dilekçesinde iddia edilenin aksine sudaki kimyasal miktarının ...'lere zarar verecek nitelikte olmadığının tespit raporu ile sabit olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Trabzon - Aşkale Yolu ...Tüneli İnşaatına dair yapım ihalesinin yüklenicisinin diğer davalı ... İnşaat olduğunu, Şayet davacıların iddia ettiği gibi bir zarar var ise söz konusu İhale Sözleşmesinin 33.2 nci maddesi gereği 'üçüncü şahıslara karşı yapılacak her türlü zararlardan yüklenici doğrudan doğruya sorumlu olduğunu, davalı İdarenin mevzuattan ve İhale sözleşmesi ile eklerinden doğan tüm sorumluluklarını yerine getirmiş olduğunu, davacıların belirttikleri Maçka Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/4 D. İş sayılı dosyasında hazırlanan bilirkişi raporlarında; davacıların iddialarının aksine diğer davalının şantiyelerinin bulunduğu yerlerden alınan su örneklerinde yapılan incelemelerde ölçülen silisyum miktarının mevzuattaki sınır değerleri aşmadığı, ... türbinlerinde herhangi bir aşınma ve kavitasyona neden olmayacak nitelikte olduğu, tünel ve yol inşaatı nedeniyle gerçekleştirilen patlatma faaliyetlerinin ...'lere zarar vermediği, türbinlerdeki aşınmaların santralin uzun süre çalışmasından kaynaklanan sürtünmeye ve kavitasyona bağlı aşınmalar olduğu, periyodik bakım ve onarımın doğru zamanlamayla üretime ara vermeden yapılabileceği, yani ... türbinlerinin onarımdan kaynaklı elektrik üretim kaybı zararının bulunmadığının tespit edildiğini, ayrıca ...'nün yer aldığı havzanın ülkemizin en yüksek sediment taşıyan havzalarından olduğunu ve bölgenin jeolojik özelliklerinden dolayı sürekli olarak heyelanlar da meydana geldiğini, Bu şekilde doğal yollardan gelen malzeme yanında nizami depolanan kazı malzemesinin sediment artışına etkisi yok denecek kadar az olup ...'lere zarar verecek nitelikte olmadığını, ek olarak, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacıların dere yatağına kendi kusurları ile verdikleri zararın da araştırılması gerektiğini, Zira ... Regülatörünün membaında, ... Elektrik tarafından işletilmekte olan kırma eleme tesisinde hiçbir çökeltme havuzunun bulunmadığı, burada yapılan işlemler sonucunda ortaya çıkan hafriyatın olduğu gibi dere yatağına bırakıldığı hususları da Maçka Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/4 D. İş sayılı dosyasında yapılan keşifte gözlemlendiğini, ...'lerin kurulduğu havzanın, sediment miktarı oldukça yüksek bir havza olduğunu ve oldukça eğimli bir yapıya sahip olduğundan, yağmur ve kar suyu ile de dere yatağına doğal yollarla birçok malzeme taşındığını, havzanın içinde bulunduğu coğrafi ve doğal koşullar ile iklim yapısı ortada iken, davacılar tarafından inşa edilen ...'lerin, konum da dikkate alınarak inşa edilmesi ve işletilmesi gerektiğini, bu bağlamda ...'lerin inşası ve işletilmesi işinin dere yatağında doğal yollarla dahi birçok malzemenin taşınacağının öngörülerek yürütülmesi basiretli bir tacirin sorumluluğunda olduğunu, davacıların basiretli bir tacir gibi davranmadıklarını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının faiz isteminin de hukuka aykırı olduğunu, İdarenin tacir vasfı olmadığından yasal faiz talep edilebileceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Dava, davalı ... İnş. A.Ş hakkında haksız fiile, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü hakkında denetim görevine aykırılık iddiasına dayalı olarak uğranılan zararlar ile kar kaybının tazmini ve dere yatağı kenarına dökülmüş malzemelerin temizlenmesi/temizletilmesi istemine ilişkindir. Taraflarca usulüne uygun dayanılan deliller celp edilmiş, bilirkişi raporları aldırılmıştır. Maçka Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/4 D.iş dosyası celbedilmiştir. Mahkememizin 09/06/2023 tarihli ara kararıyla ...Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak ... konusunda uzman Elektrik Elektronik Mühendisi, Jeoloji Mühendisi, Makine Mühendisi, Metalurji Mühendisi ve Hesap Uzmanından oluşacak bilirkişi heyeti refakatiyle mahallinde keşif yapılması istenmiş, makine mühendisi bilirkişi çekilme talebinde bulunmuş, Jeoloji Yüksek Mühendisi bilirkişi ise çekilen bilirkişi yerine hidrolik konusunda uzman bir inşaat mühendisi atanmasını talep ettiği anlaşılmakla çekilen makine mühendisi bilirkişi yerine İnşaat Yüksek Mühendisi bilirkişi ataması yapılarak rapor düzenlenmesi istenmiş, teknik bilirkişilerin 08/03/2024 tarihli raporlarında özetle; keşif esnasında ... ...'in regülatör sahasının menba tarafında ...'in regülatör sahasına gelecek olan Tusübat malzemesini tutmak için ve dere yatağı kenarındaki malzemelerin dere yatağına doğru akışa geçmesini önlemek için Yeni ...Tüneli giriş yolunun altındaki yamacın dere yatağı yakın kesimine taş istinat duvarlarının yapıldığı, yine dere yatağı üzerinde tersip bendlerinin yapıldığının gözlemlendiği, gerek dosya içerisinden edinilen resimlerden, gerekse keşif esnasında çekilen resimlerden ... ...'in regülatör sahasının gerek ana dere yatağından, gerekse yan dere yatağından gelen malzemeyle birlikte dolmuş olduğunun görüldüğünü, ancak regülatör sahasındaki malzeme birikiminde ana faktörün ana dere yatağından gelen malzeme olduğunun açık ve net olduğunu, ... ... regülatör sahası ile Köprüyamı ... regülatör sahaları birbirlerini takip eden regülatör sahaları olup, ... ... regülatör sahası her iki ... için ana regülatör sahası durumunda olduğunu, ... ... regülatör sahasına gelen malzemenin makroskopik olarak incelendiğinde kum, çakıl ve blok boyutunda olduğu, köşeli ve yuvarlak bir yapıya sahip olduğunun görüldüğünü, bu durumun ise hem dere yatağının kendi malzemesinin, hem de dere yatağına bırakılan kazı malzemesinin dere yatağındaki malzemeye karışarak birlikte taşındığını ve regülatör sahasında biriktiğini gösterdiğini, her iki ... regülatör sahasında biriken malzemenin katolar vasıtası ile birlikte değişik zamanlarda temizlenmeye çalışıldığının anlaşıldığını, ... ...'in regülatör sahasına yakın olan taş kırma ve eleme tesisi; ... ...'in regülatör sahasından ve tersip bendinden çıkan malzemenin elendiği ve başka yerlerden getirilerek bu konkasörde kırılarak değerlendirildiği bir konkasör tesisi bulunduğunu, bu tesisin her iki ...'in ana regülatör sahasının dışında ve daha aşağısında olduğunu, bu tesisten ana regülatör sahasına malzeme gelmesinin söz konusu olmadığını, ... ...'in santral binası ve... ...'in regülatör sahası yakınındaki taş kırma ve eleme tesisi ve malzeme alım sahası; Maçka Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/4 D.İş. dosyasına daha önce 27.04.2021 tahinde sunulmuş kök raporda da belirtildiği şekliyle; ... ...'in santral binası ve... ...'in regülatör sahasına yaklaşık 500 m. mesafe aşağısında taş kırma ve eleme tesisi ve malzeme alım sahası bulunmaktadır denildiğini, bu raporda davalı tarafın dava dilekçesinden anlaşıldığı kadarıyla davacı tarafında ortağı olduğu bu tesisten de dere yatağına malzeme bırakıldığı, burada da patlatmaların yapıldığı, bu patlatmalardan da ... ...'in enerji üretim tesislerinin etkilenip etkilenmediğinin araştırılması gerektiği kanaatine varılmıştır denildiğini, ancak bu taş kırma ve eleme tesisi ... ... ve... regülatör sahalarının daha aşağısında ve dışında bulunması münasebetiyle heslerin regülatör sahalarına buradan malzeme gelmesinin söz konusu olmadığını, Maçka Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/4 D.İş. dosyasına daha önce 27.04.2021 tahinde sunulmuş kök raporda da belirtildiği şekliyle; Her iki ...'e su sağlayan havzada yapılan incelemelerde; ...tünelinin Maçka tarafı ile ... ve ...”e ait santral binası arasında kalan bölgedeki bazı alanlara yol yapım çalışmasından çıkan malzemenin gelişigüzel bir şekilde döküldüğü, dökülen bu malzemelerin bir kısmının dere yatağına indiği tespit edildiğini, yapımı devam eden ...Tüneli inşaatının Maçka tarafı ile... Regülatörü ve ...'e ait santral binası arasında kalan bölgenin topoğrafık olarak oldukça eğimli bir yapıya sahip olduğunun görüldüğünü, çok eğimli bir topoğrafyaya sahip araziye hiçbir önlem alınmadan dökülen malzeme zamanla yağmur, kar ve rüzgarlarla vadilere ineceği kaçınılmaz bir gerçek olduğunu, bölge olarak çok yağış alan ve rakım olarak kar yağışının fazla olduğu bir bölgede vadiye inen malzemenin derenin debisine bağlı olarak ... ve ...'in su toplama havuzunun kısa sürede dolmasına sebep olacağını, ... ve ...'in su havzası Gümüşhane sınırları da dahil çok geniş bir alanı kapsadığını, bu havzanın topoğrafik olarak oldukça eğimli bir yapıya sahip olduğunu, bu alanlarda yol yapım çalışmalarındaki malzemelerin dışında yağmur, kar sularıyla birlikte bir çok malzeme su toplama havuzuna geldiğini, bu nedenle ... ve ...'in su toplama havuzunun malzeme ile dolmasını sadece yol yapım çalışmalarından çıkan malzemelerin araziye dökülmesine bağlamanın yanlış olacağını, ancak yol yapım çalışmalarından çıkan malzemenin su toplama havuzunun (regülatör sahasının) dolmasında etkin rolü olduğu görüş ve kanaatindeyiz denildiğini, KTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü öğretim elemanları tarafından ... (Maçka-Trabzon) memba kesimi vadi yamacında depolanan hafriyat malzemesi ile vadi boyunca çökelen alüvyonların mineralojik ve petrografik açıdan karşılaştırılması adı altında hazırlanan raporun sonuçlar kısmında bahsedildiği şekliyle; Alüvyonlardan temin edilen örnekler üzerinde yapılan mineralojik ve petrografik tayinler sonucunda alüvyon malzemesinin genel olarak kireçtaşı, dolomitik kireçtaşı, kristalize kireçtaşı ve andezitlerden oluştuğu, hafriyat malzemesinden temin edilen örnekler üzerinde yapılan mineralojik ve petrografik tayinler sonucunda bu malzemenin alüvyon malzemesine benzer özelliklerde olduğu ve genel olarak kireçtaşı, dolomitik kireçtaşı, tüf ve andezitlerden oluştuğunun anlaşıldığını, Jeoloji haritasında belirtilen kayaçlarda benzer litolojik özelliklere sahip olduklarını, bu raporda sonuç olarak ... ve ... ile... Regülatörü ve ...'in elektrik üretiminde kullandığı suyun aktığı dere yatağına dökülen hafriyat malzemesin etkisiyle bu bölgeden itibaren alüvyonal malzemeye çoğunluğu köşeli (yaklaşık % 90), silt ve kum büyüklüğünde malzemenin (sırasıyla yaklaşık % 30 ve % 20) karıştığı mineralojik ve petrografik olarak belirlendiğini, bu durumda açık ve net olarak dere yatağına malzeme döküldüğünü gösterdiğini, Tarım ve Orman Bakanlığı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, 22. Bölge Müdürlüğü'nün 04.08.2022 tarihli tutanağında belirtildiği gibi, ... ve ... tesisinin 31.12.2012 tarihinde geçici, 19.12.2014 tarihinde de kesin kabulü, Köprüyanı Regülatörü ve ... tesisinin 16.01.2015 tarihinde geçici kabulü, 30.12.2019 tarihinde ise kesin kabulünün yapıldığının belirtildiğini, 14.06.2014 tahli Google earth görüntüsünde ... ...'in regülatör sahasına herhangi bir malzeme dökülmediği, dolayısıyla herhangi bir şikayetinde olmadığı, 11.11.2017 tarihli Google earth görüntüsünde ... ...'in regülatör sahasının bulunduğu sol yamaca malzeme dökülmeye başlandığı, 14.10.2019 tarihli Google earth görüntüsünde ise dökülen malzemenin ... ...'in regülatör sahasına doğru yayılmaya başladığı anlaşıldığını, ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.12.2022 tarih ve 1 nolu celsesinin G.D. bölümünün 4. Maddesinde; Karayollarına Genel Müdürlüğü'ne müzakere yazılarak davalı ... İNŞ. A. Ş. tarafından yürütülen ...Tüneli projesi nedeniyle hafriyatın dökülmesi amacıyla davalı şirkete yer tahsisi yapılıp yapılmadığı hususunda mahkemeye bilgi verilmesi ve buna ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenildiğini, Karayolları Genel Müdürlüğü 10. Bölge Müdürlüğü tarafından mahkemeye gönderilen 04.01.2023 tarih E.52698606-641/1049294 sayılı yazıda özetle; “...Tüneli Projesi ve Maçka - Karahava Projesi için farklı parsellerin kazı malzemesi depo alanı olarak belirlendiği, Maçka - Karahava Projesinde DSİ 22. Bölge Müdürlüğünden alınan görüş doğrultusunda Km. 414808.154 - 42 * 131.143 aralığında depo alanı koruma projesinin de imalatının başladığı, ... İnşaat San. Ve Tic. A. Ş'nin dere yatağına hiçbir surette doğrudan hafriyat dökmesinin söz konusu olmadığının” ifade edildiğini, söz konusu yazı cevap ve ikinci cevap dilekçelerinde ileri sürülen “idarenin onay verip yer göstermediği herhangi bir yere hafriyat dökmenin mümkün olmadığı” yönündeki savunmalarımızı desteklemektedir denildiğini, "Karayolları Genel Müdürlüğü 10. Bölge Müdürlüğü cevabından da anlaşılacağı üzere müvekkil şirket kazı fazlası malzemeleri idare tarafından kendisine gösterilen yerlere dökmüştür. Hukuka aykırı herhangi bir eylemde bulunmamıştır. Bu nedenle tüm savunmalarımızı destekleyen cevabı yazı da gözetilerek davanın reddine karar verilmesini talep ederiz" denildiğini, bu durumun böyle olmadığı rapor içerisinde bahsedilen açıklamalardan da net olarak anlaşıldığını, davalı ... İNŞAAT A. Ş.'nin kazı fazlası malzemeleri İdare tarafından kendisine gösterilen yere dökmediği, bilakis serbest olarak dere yatağına döktüğü ve dökülen bu malzemenin de dere yatağı alüvyon malzemesi ile birlikte karışarak ve taşınarak ... ...'in regülatör sahasında biriktiğinin anlaşıldığını, ... Elektrik Üretim A.Ş.'nin 02.08.2022 tarih ve 2022-11 sayılı dilekçesine istinaden Tarım ve Orman Bakanlığı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, 22. Bölge Müdürlüğü elemanlarınca 04.08.2022 tarihinde arazide gerekli incelemeler yapıldığını ve 04.08.2022 tarihinde tutulan tutanağın sonuçlar kısmında; dere yatağı kenarındaki malzemenin akışa geçmesini önlemek üzere DSİ kurumundan uygun görüş alınarak taşkın kontrol tesisi yapılması, Rüsubat akışını önlemek için DSİ kurumunun uygun göreceği yerlerde, gerekli sayıda tersip bendi yapılması gerektiği hususları tespit edilmiştir denildiğini, konuya yönelik olarak yapılan çalışmalar rapor içerisinde bahsedildiğini, yapılan bu çalışmaların ne kadar başarılı olacağını ise zaman göstereceğini, rapor içerisinde de bahsedildiği gibi, ... ...'in regülatör sahasının zaman zaman silt ve ince kumdan oluşan malzemeyle dolduğu, dolan bu tezervuar alanının boşaltma yapacak olan aracın suya doygun olan ve konsolide olmamış silt içinde batması münasebetiyle malzemeyi tamamen boşaltılamadığı, kazıcı ve yükleyici aracın batmaması için aracın vinçle askıda çalıştırıldığının da anlaşıldığını, dava konusu ... Türbinlerinde oluşan hasar Değirmendere suyu içerisindeki silisyum miktarı (rapor içerisinde belirtilen miktar) olmayıp kavitasyon kaynaklı olduğu, parçalar üzerindeki kalıntıların çimento olduğuna dair kesin bir kalıntının olmadığını, ...'lerdeki arızaların, ayrıntılı kontrol ve bakımların yapılmamasından da kaynaklanabileceğini, zamanla oluşan küçük kavitasyon hasarları onarılmadığında, hızla daha büyük hasarlara neden olabildiğini, Türbinlerinde oluşan hasar Değirmendere suyu içerisindeki bu miktardaki silisyum miktarı olmayıp kavitasyon kaynaklı olduğu, kavitasyon dışında üretimde güç kaybının olduğunu gösterir bir tespitin yapılamadığı rapor edilmiştir. İnşaat Yüksek Mühendisi bilirkişi birlikte atandığı heyetten ayrı olarak talimat mahkemesine raporunu sunmuş olup, 02/04/2024 tarihli raporunda özetle; dava konusu her iki Regülatör ve ... aynı akarsu üzerinde olduğunu, fakat ana akarsuyun yan kollarının da bulunduğunu, ...Tüneli çok geniş kapsamlı bir iş olduğu ve bu iş için çok fazla kazı, dolgu ve başka toprak hareketleri yapılmış olduğu arazi gezintisinden de görüldüğünü, ana akarsuyun orijinal/doğal en kesiti kaybolduğunu ve çok fazla kazı malzemesi şevlerden aşağı atıldığını ve inşa edilen dayanma yapılarında dolgu da kullanıldığını, fakat bu kadar geniş bir projenin ÇED raporuna dosya kapsamında rastlanılamadığını ve ÇED'e göre oluşan çok büyük hafriyat kazı malzemesini ne şekilde depolandığı ve/veya kullanıldığı konusu tam olarak anlaşılamadığını, Regülatör rezervuarına/gölüne çok yakın ve membaında geçirimli olan tersip bendi de tam olarak görev yapmadığının anlaşıldığını, bu geçirimli tersip bendi çok hızlı dolmuş olduğu ve çok ince malzemeyi geçirdiğinin anlaşıldığnı, bu tersip bendine çok yakın akarsu sol sahil şevini tutmak için harçlı kargır duvar inşaatı yapılmış fakat bununda üzerinden kazı hafriyatı akarsuya geçtiğinin görüldüğünü, ... ...'in regülatörünün mansabında “Taş Kırma ve Eleme Tesisi” olduğu ve bu tesisin dere üzerinde sediment açısından olumsuzluk oluşturduğunun görüldüğünü, ... ... regülatörünün mansabında ... İnşaat A.Ş. tarafından kullanılmış olan agrega Malzeme Ocağı ve beton santrali yer aldığını, bu tesiste mevcut çakeltim havuzu üzerinden akarsuya sızma olma ihtimalinin de çok büyük olduğunu, bu tesis için de ÇED bulunmadığını, ÇED olması halinde tesis kapasitesine göre oluşacak atıksu hesabı yapılabileceğini, dereye verdiği atıksuyun konsantrasyonu (mg/L) çok belli olmadığını, toplamda akarsuyun getirdiği/taşımış olduğu sediment regülatör rezervuarında biriktiğini, dosya üzerindeki fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere havuzda çok yoğun sediment birikmesi meydana geldiğini, bu yüksek konsantrasyonlu (mg/L) su çökeltim havuzu üzerinden iletim tüneline, yükleme havuzuna ve cebri boru il santrale aktarılma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, Regülatör çevresinin ve regületörün su toplama havzasında ki önceki dönemlere ait bir çalışma bulunmadığını, dolayısıyla da akarsuyun bu kısımlarında karşılaştırma yapabilmenin çok zor olduğunu, ancak akarsuya değişik zamanlarda çok fazla müdahaleler olduğunu ve halen de müdahale edilmeye devam edildiğini, fakat bu müdahalelerin kim ve kimler tarafından ve de hangi oranlarda olduğu konusunda fikir verebilmenin çok kolay olmadığını, buna rağmen yol, tünel ve diğer sanat yapılarını inşa eden şirketin en büyük müdahale ettiği anlaşıldığını, bu müdahalenin yüzdeliği verilmesi çok zor olduğunu, çökeltim havuzlarının boyutlandırmasında esas alınan sediment özelliklerinin bilinmediğini, bu şekilde Tegülatörden sonraki mevcut çökeltim havuzunun fonksiyonlarını yerine getirememesi konusu da tartışmalı olduğunu, aynı şekilde tünel inşaatından çıkan kazı, delme, patlatma ve kullanılan çimento ve çimento katkı malzemesinin miktarının da belli olmadığını, tünel inşaatı süresince kullanılan çökeltim havuzu yerinden kaldırıldığını, burada tünel çalışmasından oluşan çamur için hazırlanmış çökeltim havuzunun fonksiyonlarını ne şekilde ve nasıl yerine getirdiği bilinmediğini, daha önce yapılan bilirkişi heyeti raporunda bu tesisten sızmalar olduğunun belirtdiğini, dosyada çok sayıda uzman görüşü ve uzmanlık (Yüksek Lisans vb.) tezleri bulunduğunu, fakat bu uzman görüşleri ve tezleri sahadaki meydana gelmiş durumun tespitinde, özelliklede davacı tarafın inşaatından kaynaklı olduğunu ileri sürmesinde yeterli olmayabileceğini, dava konusu yerde mevcut olan malzemeden alınan numunede çeşitli denetler yapılmış fakat bu sonuçlar numunenin alındığı tarihi yansıttığını, kaldı ki çökeltim havuzu üzerinden ...'e giden aynı cins malzeme olmayabileceğini, hasar görmüş olan türbinlerin hasar görme süresi 1-2 yıl içerisinde olduğu dosyadaki raporlarda bulunduğunu, bu zaman zarfında suda ve sediment üzerinde yapılacak deneyler sonucu suyun alınmaması yoluna da gidilebileceğini, çok bulanık suyun zararlı olduğu gerçeği olduğunu, bulanık su bu akarsuda sediment tarafından oluşturulduğu çok açık olduğunu, regülatörden çökeltim havuzuna alınan su da bulanık ise çökeltimin çalışmadığını gösterdiğini, burada fotoğraflar üzerinden yapılacak yorum ise; regülatörde çok fazla ölü hacim oluşmuş ve bunun akarsuya boşaltılmasının doğru olacağını, fakat burada ölü hacim oluşturan malzeme sökülerek alınmaya çalışıldığını, bu boşaltma aşamasında bir miktar yeniden suya geçtiğini, ...tüneli inşaatının ve çökeltim havuzunun olduğu yerin yukarı kısmında işletmede olan Karakaya Regülatöründen gelen suyun daha berrak ve temiz olduğu bir gerçek olduğunu, bu tesis suyunu iki farklı noktadan toplamakta ve en yukarıdaki tesis olduğunu, tünelden sonra daha bulanık halde olduğu çok anlaşılabilir olduğunu, çünkü tünelden çıkan çamurların çökeltilmesi ve diğer tesislerden dolayı suya daha fazla kirlilik verildiğini, dere yataklarının doğal en kesitlerindeki değişimler sonucu akarsu yatağında hidrolik şartlarda değiştiğini, özellikle akarsu en kesiti daraltılarak hız arttığını ve pürüzlülük değiştiğini ve su seviyelerinde bazı noktalarda düşüşler meydana geldiğini, bu durum da suyun sedimenti sürükleme gücü arttığını, ... ... Regülatörünün göl suyuna çok yakın bir yerde ve ana akarsuyun sağ sahilinde bir yan dere mevcut olduğunu, keşif sırasında bu yan dere ıslah çalışması yapıldığını, bu deredeki betona agrega hazırlığı da yine bu dereden karşılandığının görüldüğünü, bu ve benzer akarsu içi çalışmaları akarsuyun hidrodinamiğini bozduğunu, yapılan araştırmalar sonucu davalı şirketin tek başına sorumlu olmadığının anlaşıldığını, Akarsu içerisinde ve kenarında yapılan çok sayıda beton ve betonarme çalışmalarından da akarsuya çimento malzemesi geçmiş olabileceğini, fakat analizlerde bu miktarın çok düşük olduğunin tespitinin yapıldığını, akarsudaki sedimentin tutulması için akarsu en kesitinde tersip bendi inşa ederek ve sol sahilinde istinat duvarı inşa ederek çeşitli önlemler alınmaya çalışılığını, fakat bu yapılan çalışmaların birbirini olumsuz tetiklediği ve bundan dolayı da istenilen sediment tutulması veriminin elde edilemediğini, ... ...'in regülatörü sahasına yakın olan bir başka taş kırma ve eleme tesisi: ... ...'in regülatör sahasından ve tersip bendinden çıkan malzemenin buradan alınarak ... ... santral binasının aşağısında elendiği ayrıca başka yerlerden getirilerek bu konkasörde kırılarak değerlendirildiği bir konkasör tesisi bulunduğunu, fakat bu tesisin dava konusu dışında olduğunu, bu tesisin her iki ...'in regülatörleri sahasının dışında kaldığı rapor edilmiştir. Daha önce rapor tanzim eden bilirkişi heyetine üç metalürji mühendisi bilirkişi eklenerek, ... İnşaat A.Ş tarafından agrega malzeme ocağı ve beton santrali ile ilgili ÇED raporu hakkında sunulan belgeler ve Karayolları tarafından ...Tüneli Projesi ÇED Raporu gerekmediğine ilişkin kararı yönünden sunulan belgeler dikkate alınmak, taraf itirazları değerlendirilmek suretiyle ek rapor tanzimi istenilmiş ise de metalürji mühendisleri bilirkişi heyetinden ayrı olarak müstakilen tanzim ettikleri 19/11/2024 havale tarihli raporda özetle; değerlendirmeler sonucunda, türbin bıçaklarının yer aldığı metal yüzeyde hipoklorit iyonunun (CIO) yoğunlaştığının belirlendiği, CIO iyonu, nemli klor gazına benzer bir etki göstererek paslanmaz çeliklere karşı agresif bir davranış sergilediğini, çukurcuk korozyonurlun, hipoklorit içeren çözeltilerde oda sıcaklığında türbin bıçaklarında oluşabileceğinin tespit edildiği rapor edilmiştir. ...Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat ile ... İnşaat A.Ş tarafından agrega malzeme ocağı ve beton santrali ile ilgili ÇED raporu hakkında sunulan belgeler ve Karayolları tarafından ...Tüneli Projesi ÇED Raporu gerekmediğine ilişkin kararı yönünden sunulan belgeler dikkate alınmak, taraf itirazları değerlendirilmek suretiyle daha önce rapor tanzim eden bilirkişi heyetine (ayrık rapor düzenleyen inşaat mühendisi bilirkişi dahil olmak üzere) 3 adet metalurji mühendisi eklenerek toplam 8 adet bilirkişiden rapor tanziminin istenildiği, ancak 2024/125 Talimat sayılı dosyasına sunulan 19/11/2024 havale tarihli bilirkişi raporunun sadece yeni eklenen metalurji mühendisleri tarafından düzenlendiği, daha önce rapor düzenleyen bilirkişilerin heyete dahil olmadığı anlaşılmakla, dosyamız ekleri ile birlikte yeniden talimat mahkemesine gönderilmiş, bilirkişiler Osman Üçüncü, Cevdet Demirtaş, Lütfi Altınkaynak, Mehmet Kalkışım, Bilal Kızılbağ, Aykut Çanakçı, Temel Varol ve Fatih Erdemir'e tevdi edilerek denetime elverişli ve gerekçeli rapor düzenlenmesi istenilmiş, makine mühendisi bilirkişi Cevdet Demirtaş'ın vefat ettiği anlaşıldığından yerine makine yüksek mühendisi Kadir Hatipooğlu eklenerek alınan 08/04/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; bilirkişi raporuna itiraz eden davacı vekilinin bila tarihli itiraz dilekçesinde belirttiği hususlar değerlendirildiğinde; Yol-tünel çalışmaları başlamadan önce dere yatağının aktığı yamaçlara her hangi bir malzeme bırakılmadığı ve ... tribünleri ile ilgili olarak her hangi bir şikâyetin de olmadığı göz önünde bulundurulursa; ... tribünlerinde meydana gelen zararlar ile dere yatağına direk olmasa bile dolaylı yollardan bırakılan ve tersip bentlerini aşarak su ile taşınan rusübat, kum ve silt malzemesinin ... tribünlerine ulaştığına ve bu zararla illiyet bağının bulunduğuna dair herhangi bir somut delilin olmadığının anlaşıldığını, bilirkişi raporuna itiraz eden davalı vekilinin 14.05.2024 tarihli itiraz dilekçesinde belirttiği hususlar değerlendirildiğinde; ...'lerin bulunduğu dere yatağına çok fazla müdahalede bulunulduğunu ve halende bulunulmakta olduğunu, ancak bunların en başında dere yatağı yamaçlarına/şevlerinin davalı Çengiz İnşaat A.Ş. şirketi tarafından bırakılan ve zamanla dere yatağına değişik nedenlerle akan yol ve tünel kazı malzemesi ve tünelden çıkan drenaj suları/çamurlar (bu sular atıksulardır) geldiğini, akabinde ise DSİ 22. Bölge Müdürlüğü tarafından yine ...'lerin regülatör sahasının bulunduğu ana derenin yan dereleri üzerinde yapmakta olduğu dere ıslah çalışmaları ve bu çalışmalardan akarsuya katı malzeme taşınımı/transportu devam ettiğini, yollarında güvenli drenaj sistemleri bulunmadığını, buradaki yolların üst şevlerinin akması ve yol satıhından kaynaklı sediment suyla birlikte akarsuya geçtiğini, kaldı ki bu dava konusu vadide yapılan hiçbir yapı çalışmasının Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporu hazırlanmadığını, dolayısıyla da akarsuyun geçmişi, akarsuda yapılan tüm yapıların çevresel etkilerinin neler olabileceği ve bu yapılar için yapılan toprak kazısı ve hareketleri ve bu yapıların deredeki akışa ne derece olumsuz etki ettiğinin bilinmediğini, bu köşeli sedimentin (kırma taş, hafriyat veya Beton Santralinden kaçan sediment) türbinlere zarar verdiği iddiası bulunduğunu, fakat türbinlerde bu köşeli taşlardan bir birikme olmuş mu? bununda ispatı bilimsel çok kolay olmadığını, taşınan sediment önce ...'in regülatöründeki çökeltim havuzundan geçirildiğini ve iletim tüneli boyunca çok küçük bir hızda aktığını(eğimi çok küçüktür) sonra cebri boru ağzında denge bacası veya denge havuzuna geldiğini ve bu yerlerde çökeltim tankı görevini gördüğünü, olayları membadan mansaba kadar titizlikle bilimsel inceleme yapılması gerektiğini, niçin çökeltim havuzundan, iletim tüneli/kanalından ve denge havuzundan çökelmiş malzeme alınarak analiz edilmesi de konuyu aydınlatabileceğini, davacılara ait ... ...'in regülatör sahasının daha aşağısında /mansap tarafında davacılara ait bir malzeme basit şartlarda kurulmuş eleme tesisi bulunduğunu, Bu malzeme eleme tesisi ... ...'in regülatör sahasının mansap tarafında kalmakta olup, bu eleme tesisinden davacılara ait ...'lerin regülatör sahasına malzeme gelmesinin söz konusu olmadığını, fakat regülatörün membaında yollardan sediment taşınımlar (mg/L, L/L) olabileceğini, ... ... santral binasının ve... ... regülatör sahasının daha aşağısında/mansabında davacılar tarafından işletilen kırma-eleme tesisi ve malzeme alım sahası bulunduğunu, bu tesisin ...'lerin her ikisinin regülatör sahalarının daha aşağısında olması münasebeti ile bu tesisin ...'lerin regülatör sahalarını etkilemesinin söz konusu olmadığını, ... ...'in regülatör sahasının menba tarafında eskiden davacılar tarafından yapılan tersip bendinden başka daha güneyde taş tahkimattan başka bir tersip bendi yapılmış olduğunu, yamaçtan dere yatağına gelecek olan malzemeleri tutmak için de taş istinat duvarları yapıldığını, bu tesislerde mühendislik anlamında projelendirilmemiş olduğunun anlaşıldığını, Yeni ...tüneli sağ ve sol tüplerinden ( çıkan atıksular içerisindeki askıda süspansiyon halde bulunan kum, kil ve silt boyutundaki malzeme çökeltme havuzlarında çökeltildikten sonra dere yatağına bırakıldığını, veya bir kısım sızdırmazlık olan yerlerden dereye ulaştığını, dere yatağına bırakılanve/veya sızmalardan kaynaklı bu atıksular içerisindeki süspansiyon halindeki kum, kil ve silt oranının ve ...'lerin santral trübünlerine zarar verip vermediğinin bilinmesi gerektiğini, bunun içinde bu atıksularla birlikte süspansiyon halinde taşınan malzemenin kimyasal ve fiziksel analizinin yapılması gerektiğini, kaldı ki ... çalışması için akarsudan alınacak su debisi yanında suyun bulanıklılığı(ihtiva ettiği çözünmüş ve askıdaki sediment) kontrolüne göre olması gerektiğini, ... İnşaat A. Ş.'nin Beton Santralinden çıkan Aatıksular çökelme-arıtma havuzlarında dinlendirildikten sonra ... ...'in regülatör ve çökeltim havuzlarının daha aşağısından Trabzon-Gümüşhane karayolunun altından bir kanalla dere yatağına verildiğinden bu atıksular ... ...'in ne regülatör sahasına bırakılmakta, ne de iletim tüneline verilmekte, sadece ... ...'in regülatör sahasının mansap tarafından dere yatağına bırakıldığını, ... ... ve... ...'in regülatör sahalarını etkilemesinin söz konusu olmadığını, fakat bu tesislerin çıkışı debisi ve sızmaların olup olmadığı bilinmediğini, davacılar tarafından ... ...'in menba tarafında yapılan tersip bendinin projesi olup olmadığı tam olarak bilinmemekle birlikte; herhangi bir feyezan durumunda bu tersip bendinin malzeme tutarak yeterli olması da zaten mümkün olmadığını, Feyezan halindeki sel sularının bu tersip bendini aşarak (sızma ve üzerinden) regülatör sahasına ulaşması ve regülatör rezervuarının etkilenmemesinin kaçınılmaz olduğunu, davalı şirket ... İnşaat A.Ş. yürütmekte olduğu Maçka-Karahava Yol Yapımı işinde yürütülen faaliyetin doğası gereği dere yatağında bir takım çalışmalar (dere ıslahı için gerekli çalışmalar) yaptığını, yapılan bu çalışmalar neticesinde direk dere yatağına olmasa bile, dere yatağının yamaçlarına/şevlerine malzeme dökülmesi, yol açmak suretiyle hafriyatı taşıma ve depolama yapılmaksızın şevlerden aşağıya bırakma sıklıkla söz konusu olduğunu ve zamanla derce yatağı yamaçlarına dökülen bu malzeme yağmur, kar, yamaç sellenmesi/akması gibi değişik etmenlerle dere yatağına taşındığını ve derenin herhangi bir taşkın yapması durumunda da inşa edilmiş olan tersip bentlerini de aşarak davacılara ait ... ...'in regülatör rezervuar sahasında hızın çok azalması neticesinde biriktiğini, burada biriken çok büyük miktarlardaki sediment, kapaklar açılarak tahliye edilebileceğini, ancak davalı vekilinin itiraz dilekçesinde bahsetmiş olduğu “Yeni ...Tüneli Projesi'nde ise tünel çalışmalarında kullanılan makinelerin çalışması için gerekli olan su, dereden alınmakta, gerekli çökeltme ve dinlendirme işlemlerinin yapılmasının ardından temiz su aynı dereye geri verilmektedir” görüşünün doğru olmadığını, kullanılan dere suyu atıksu oluştuğunu ve bu atıksu da yalnız dinlendirme sonucu fiziksel ve kimyasal dereye verilmeyeceğini, bölge olarak çok yağış alan ve rakım olarak kar yağışının fazla olduğu bir bölgede vadiye inen malzemenin derenin taşıdığı debisine (m3/s) bağlı olarak tersip bentlerinin üzerinden de aşarak ... ve ...'in su toplama havuzunun/rezervuarının kısa sürede dolmasına sebep olacağını, ... ve ...'in hidrolojik su havzası (su toplama havzası, km?) Gümüşhane sınırları da dahil çok geniş bir alanı kapsadığını, bu havza topoğrafik olarak oldukça eğimli bir yapıya sahip olduğunu, bu alanlarda yol yapım çalışmalarındaki kazı malzemelerin dışında yağmur, kar sularıyla birlikte birçok malzeme su toplama havuzuna/rezervuara geldiğini, bu nedenle ... ve ...'in su toplama havuzunun/rezervuar sediment malzemesi ile dolmasını sadece yol yapım çalışmalarından çıkan malzemelerin araziye dökülmesine bağlamanında yanlış olacağını, ancak yol yapım çalışmalarından çıkan kazı malzemenin su toplama havuzunun/rezervuarın dolmasında etkin rolü olduğu görüş ve kanaatine varıldığını, fakat ... ... Regülatörünün rezervuarında biriken malzemenin membadan mansaba niçin atılmadığı (zamanla dolmalarda) mühendislik kavramları ile çok anlaşılır olmadığını, ...'lerdeki üretime başlama tarihinden daha sonraki dönemde davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A, Ş. tarafından dere yatağına bırakılan ve su ile taşınan rüsubat ve silt malzemelerinin her iki ...'in tribünlerine ulaşıp ulaşmadığı konusunda somut bir delil bulunamadığını, ardışık olan bu ...'lerde mebada ... ... bulunmakta burada hasar olma ihtimaline karşı bu ...'in mansabındaki ...'in korunması için suyun ... ... çıkışı yeniden akarsuya verilmesinin mühendislik açısından uygun olduğunu, ...'lere ulaşan silisyum miktarı (mg/L.) çevredeki kayalardan veya derenin taşıdığı rüsubattan kaynaklanmış olma ihtimali bulunduğunu, iletim hattının ne şekilde güvenli olduğunun anlaşılamadığını, bölgedeki aşırı yağışlar nedeniyle oluşan feyezan durumunda derenin membaında bulunan ...'lerin (Karakaya ...) dolu savak kapaklarının açılmasının (Karakaya ... iki regülatörden su almakta olup, bunlardan bir tanesi ... ...'in regülatör sahasının yaklaşık olarak 3 km. güneybatısında, diğeri ise ... ...'in regülatör sahasının yaklaşık olarak 4 km, güneybatısında yer almaktadır) yanı sıra asıl taşkınlara sebebiyet veren ise dere yatağı yamaçlarına başta davalı şirket tarafından kontrolsüz bir şekilde dökülen ve taşkın anında dere yatağına sürüklenen ve ... ...'in regülatör sahasında biriken malzemeler ...'in dinlendirme/çökeltim havuzlarında beklenmeyen ve istenmeyen durumlara sebebiyet verdiğini, kök raporda çöktürme havuzundan kısmen atıksu kaçağı olduğu ve tünellerin(2 tüp) drenaj sularının da dereye direkt/doğrudan akıtılması sonucu kısmen bir kirlilik oluşturduğunu, burada yapılan su analizlerinde klor(Cl) bulunduğunu ve bu klor drenajların açılmasında kullanılan asitten kaynaklı olabileceği ve evsel atıksu karışımından veya kullanılan beton katkı malzemelerindeki klorlu bileşiklerden veya kayaçlardan sökülerek gelen Klorlu elementlerin çözülmesinden oluşmakta olabileceği, belki de kış çalışmalarında donma hadiselerinin önüne geçilmesi için tuz kullanılmış olabilileceğini, neticeten; kök raporlara yönelik tüm itirazlar yönünden ayrıntılı değerlendirmeler ve açıklamalar doğrultusunda, meydana gelen hasarın kök raporda ayrıntıları belirtildiği üzere kavitasyon kaynaklı olduğu ve bunun yanında kavitasyon sonrası türbin yüzeyinde korozyondan kaynaklı hasar oluştuğu, tüm değerlendirmelerin ışığı altında mevcut veriler ile hasar/zarar hesabı yapılamayacağı görüş ve kanaatine varıldığı rapor edilmiştir. Dosya kapsamının, ön incelemede belirlenen uyuşmazlık yönünden ve davacı itirazları yönünden yeni bir bilirkişi heyetinden rapor aldırılmak üzere 1 metalürji mühendisi bilirkişi, 1 makine mühendisi, 1 elektrik mühendisi, 1 jeoloji mühendisi, 1 inşaat mühendisi, 1 nitelikli hesap uzmanı bilirkişilerinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişi heyetinin 22/12/2025 tarihli raporunda özetle; dosya kapsamı ve evvelce yapılan keşif neticesi düzenlenen raporlarda yer alan tespitler nazara alınarak bilirkişi heyetinin teknik üyeleri tarafından her bir uzmanlık alanına ilişkin olarak ayrı ayrı tespitler yapıldığını ve hukuki nitelendirme ve nihai takdirin mahkemeye ait olmak üzere, davalı ... İnşaat yönünden; davacılara ait tesislerde bulunan teknik parçaların arızalanmasının söz konusu olduğu iddiası işbu dosyada arızalanan parçaların tesislerin tam kapasite çalışması ve enerji üretiminin olumsuz yönde etkilenmesine sebep olduğunun iddia edildiğini, davacıların 10.02.2022 tarihli talebi üzerine ANDRITZ HYDRO TÜRKİYE tarafından hazırlanan; ... ve... Hidroelektrik santrallerinde yapılan etütler neticesinde hasar görmüş ve değiştirilmesi gereken parça detayları ve fiyat teklifine göre ... ... 2 adet Türbin Yenileme Malzeme tutarının 712.000 Euro, KOPRUYANI ... 2 adet Türbin Yenileme Malzeme tutarının 689.750 Euro olduğu, bu bedellerin demontaj, montaj ve KDV hariç olarak belirlendiği, ancak davacılar tarafından malzeme alımı yapılıp yapılmadığı dosya kapsamından anlaşılamadığından, sorumluluk hukukunun temel prensipleri gereğince, ihtimale dayalı olarak hesaplama yapılamayacağı, bununla birlikte yapılan masrafın davalı tarafın sebep olduğu dosya üzerinden yapılan incelemeler neticesinde açıkça belli olmadığı kanaat ve görüşü oluştuğunu, bununla birlikte; Topoğrafik olarak çok eğimli olan ve her mevsim çok bol yağış (yağmur, kar) alan bölgeden erezyonel olarak taşınan malzemelere (kil, silt, kum, çakıl, blok) yol yapımı sırasında dökülen malzemelerin de eşlik edeceği çok açık olmakla birlikte taşınan bu malzemelerden ne kadarının doğal erezyonal süreçlerden ne kadarının yol yapım malzemelerinden taşınarak santral alanlarına taşındığını tespit etmenin mümkün olmadığı, özellikle paslanmaz çeliklerde çukur korozyonuna sık rastlanılması ve oyuklanma korozyonuna maruz kalmış bir metalin korozyonunun değerlendirilmesi oldukça güç olduğu, davacılar tarafından belirtilen teknik malzeme alımlarının yapılıp yapılmadığı anlaşılamadığından değerlendirme yapılamadığı, ...’in yaklaşık rezervuarın başlangıcında su ile gelen rüsubatın/çöküntülerin/tortuların rezervuara girişini önlemek ve su ile gelen rusübatı biriktirmek için tersip bendi/biriktirme barajı olduğu belirlendiği, ...’lerde yapılan bakım – onarım işlemlerinin acil bir durum olmadıkça genel olarak üretim tamamen durdurulmadan yapılabileceği, iki adet türbine sahip dava konusu ...’lerde de bir türbin devrede iken diğer türbinde gerekli bakım onarım yapılabileceği ve bu şekilde yapılacak işlemlerde herhangi bir elektrik üretim kaybının yaşanmayacağı, her iki türbin aynı anda kapatılmak sureti ile onarım işlemi yapılmış ise burada yaşanan üretim kaybının davacıların aldığı hatalı işletmesel karardan kaynaklandığı, bu kayıptan davalının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, her ne kadar topografik özellikleri bakımından davalıya ait olmayan farklı alanlarda yapılan yol yapım çalışmalarında çıkan malzemeden kaynaklandığı anlaşılmışsa da yine tespit bilirkişi raporunda bu hususun …”tünelden çıkan suyunun az bir kısmının dinlendirme ve çökeltme havuzlarının yer aldığı ve dere yatağında taşkın korumaları için yapılan betonarme duvarların kalıbında kullanılan çiroz demiri boşluklarından aktığı, yani bu suların davalıya ait dinlendirme ve çökeltme havuzlarına uğramadan dereye karıştığı…” olarak belirtilmiş olduğu, davalının olayda illiyet bağı olduğunun bilirkişi raporlarında belirtilmiş olduğu, enerji üretimi ve işletim sisteminde zarar meydana gelip gelmediğinin, meydana geldiyse dahi zarara davalı şirketin sebebiyet verip vermediğinin dosya kapsamı itibariyle tespit edilemediği, eksik belgelerin ikmalinin sağlanması bakımından takdirin mahkemeye ait olacağı sonuç ve kanaatine varıldığını, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü yönünden, davalılar arasındaki sözleşme gereğince sorumluluğun tamamen davalı yüklenici şirkete bırakıldığı, TBK m.115 kapsamında sorumsuzluk kaydının geçerliliği hususunda takdirin mahkemeye ait olmakla, davalı İdarenin ağır kusurunun dosya kapsamı itibariyle tespit edilemediği rapor edilmiştir. Dosya kapsamının son raporu tanzim eden bilirkişi heyetine tevdii ile taraf itirazları doğrultusunda, tarafların dilekçeler aşamasında usulüne uygun dayandıkları delilleri de değerlendirmek suretiyle ek rapor tanziminin istenilmiş, bilirkişi heyetinin 06/05/2026 tarihli ek raporunda özetle; tarafların beyan ve itirazları dosya kapsamı ve evvelce yapılan keşif neticesi düzenlenen raporlarda yer alan tespitler nazara alınarak heyet üyeleri tarafından her bir uzmanlık alanına ilişkin olarak ayrı ayrı değerlendirildiğini, kök rapordaki sonuç ve kanaatte değişiklik olmadığı sonucuna varıldığı rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamından; davacılardan ... ... A.Ş.'nin ... ve ...'i işlettiği, 2012 yılında üretime başlandığı, ... ... A.Ş.'nin... Regülatörü ve ...'i işlettiği, 2015 yılında üretime başlandığı, davaya konu, davalıların üstlendiği ...Tüneli inşaatının yer tesliminin 2016 yılı Haziran ayı olduğu, her iki ...'in ülkemizin Karadeniz Bölgesi'nde ...ili sınırları içerisinde vadi içerisinde bulunan dere yatağında inşaa edildiği, suyun akış yönü itibariyle suyun önce ... ve ... tarafından kullanıldığı, buradan çıkan suyun daha ileride yer alan... Regülatörü ve ... tarafından kullanıldığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesindeki iddiaları itibariyle davalılardan ... İnşaat A.Ş.'nin 2017 yılında yüklenicisi olduğu, davalılardan Karayolları Genel Müdürlüğü'nün iş sahibi olduğu, Trabzon - Erzurum Karayolunda ...Tüneli inşaatı başlayınca davacıların işlettikleri ... türbinlerinde arızalar başladığı, Köprüyanı Regülatörünün, ... Regülatörün çıkışındaki suyu kullandığını, davalı ... İnşaat A.Ş.'nin ...Tüneli Giriş Ağzındaki alana inşa ettiği havuzların yetersiz olması nedeniyle tünel içinden akan su ile taşınan rüsubatın dere yatağından akan suya karıştığı, yine inşaat sırasında çıkan hafriyatın, çimento ve kimyasal atıkların ard arda sıralanan iki dava konusu ...'in kullandığı suyun aktığı dere yatağının içine veya yağmur ile dere yatağına karışacak şekilde çevreye yayıldığı, davacının ek 16 ile sunduğu video görüntüleri ile ... İnşaat A.Ş. iş makinelerinin dereye hafriyat döktüğünün görüldüğü, Köprüyanı ... türbin parçaları ve yardımcı elemanlarının 2020 yılı Ağustos ayı ve 2021 yılı Ekim ayında tamirata alındığını, tamirat firmasının ... ...'ten türbinlenerek gelen suyun türbinleri bu şekilde deforme etmesinin mümkün olmadığını belirttiğini, nitekim tamirat sonucunda da türbinlerden istenilen verimin alınamadığını, Kalyoncu Ltd. Şti. tarafından 2020 servis raporlarının alındığını, davalı ... İnşaat A.Ş.'nin dereyatağına hafriyat boşaltmaya, davacıların şifai ikaz ve taleplerine rağmen devam ettiğini, davacılar tarafından göl alanı ve dere yatağının sıklıkla temizlenmesine, bu kapsamda iş makineleri kiralanmasına rağmen regülatör parçalarının bozulduğunu, davalı ... İnşaat A.Ş.'nin yol ve tünel inşaatları nedeni ile dere yatağı kenarına dökülmüş malzemelerin 500 yıllık taşkın kotuna kadar davalılarca temizlenmesi veya temizlenme masrafının davacılara tazmini gerektiğini, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün ilgili yönetmeliğin 15/1. maddesi gereği ihale makamı olarak hafriyatın döküldüğü yeri denetlemesi gerekirken, denetlememesi nedeni ile zararın tamamından sorumlu olduğunu belirterek davacıların maddi zararlarının, kar kaybı zararlarının ve dere yatağının temizlenmesi yahut temizletilmesi masraflarından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu iddia etmiş, her iki davalı da zaman aşımı definde bulunmuş, davaya konu olup davacıların işlettikleri ...'lerin yakın konumunda taş ocakları bulunduğunu, toplam 4 adet ... bulunmasına rağmen diğer ...'lerin zarar iddiasında bulunmadığını, davacıların iddialarının kabul edilebilir olmadığını savunmuştur. Davalıların zaman aşımı defi yönünden davacıların tazminini istedikleri zarar döneminin 2017 - 2022 yılları arasını kapsayan ve birbirini takip eden zararlara ilişkin olduğu, bu haliyle 01/06/2022 dava tarihi itibariyle zaman aşımının gerçekleşmediği, davalıların zaman aşımı def'ilerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce aldırılan 08/04/2025 tarihli tüm bilirkişilerin birlikte tanzim ettiği bilirkişi raporu ve daha sonra aldırılan 22/12/2025 tarihli bilirkişi raporu ve ek raporu hükme esas alınabilir nitelikte kabul edilmiştir. Daha önce değişik iş dosyasında aldırılan rapor ve talimat yoluyla aldırılan bilirkişi raporlarında yer alan yerinde tespitler itibariyle rapor atıfları yapılmıştır. Mahkememizce hükme esas alınan 08/04/2025 tarihli tüm bilirkişilerin birlikte tanzim ettiği bilirkişi raporu ve 22/12/2025 tarihli bilirkişi raporu ve 06/05/2026 tarihli ek rapor incelendiğinde; her iki bilirkişi heyetinin de davalıların yerine getirdiği yol yapım çalışması nedeniyle, davacıların işlettiği regülatör ve ...'lere ulaşacak şekilde dere yatağına malzeme karışması/taşınmasının mümkün olduğu, ancak ...ilinin genel yağış alma potansiyeli, davaya konu dere yatağının ve çevresinin çok eğimli olması, bölgenin erezyonel olarak taşınan malzemelere (kil, silt, kum, çakıl, blok) sahip olmasının hem doğal yolla, hem davalıların çalışması nedeniyle taşınan malzemelerden ne kadarının doğal, erezyonel süreçlerden, ne kadarının ise yol yapım malzemelerinden taşınarak dere yatağına ulaştığının yahut bu sebeple zarar iddiasına konu dönem itibariyle dere yatağının haddi aşan seviyede dolmasına sebep olunup olunmadığının tespitinin mümkün olmadığı, bu nedenle her iki bilirkişi raporu ile de zarara konu olduğu iddia edilen 2017-2022 yılları itibariyle davacıların iddialarını ispata yarar delil temin etmemesi, bu yönde yetkili idari makamlara başvuru ve bildirimde bulunarak tespitler yapılmasını sağlamaması, 2020 yılında yapılan delil tespiti raporu ile de yeterli veri ve değerlendirmeye ulaşılamaması neticesinde zarardan davalıların kusurunun tespiti mümkün olmadığı gibi, bir an davacıların kusurunun tespitinin mümkün olduğu düşünülse dahi davacıların süresinde ve usulüne uygun dayandıkları deliller itibariyle zararın tazmini talebinde bulunabilmeleri için öncelikle kusurun ve zararın bulunması gerektiği, zararın varlığının ispatlanamaması halinde kusurun bulunup bulunmamasının tartışılmasının sonuca etki etmeyeceği, nitekim Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca da zarar görenin zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğunun düzenlendiği, davacının iddiasına konu zararın yukarıda izah edilen dava dilekçesine konu uğranılan tamir, bakım, parça yenileme, değiştirme şeklindeki zararların tazmini ve kar kaybı zararının tazmini talepleri itibariyle ispatı mümkün zararlar olduğu, ancak davacıların hasar gördüğü, değiştirilmesi gerektiği iddia edilen parçalar yönünden yapılan masraflara ilişkin dilekçeler aşamasında ispatı mümkün bir delile dayanmadığı, bu hususun bilirkişi raporları ile de açıkça ortaya konulduğu, bu haliyle davacıların enerji üretimi ve işletim sisteminde zarar meydana geldiğinin ve zararın mahiyetinin davacılar tarafından ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732 TL karar ve ilam harcının alınan davacı tarafça yatırılan 17.077,50 TL peşin harçtan mahsubu ile Hazineye irat kaydına, kalan 16.345,50 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına, 4-Davalı ... İnşaat A.Ş tarafından yapılan 100 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı ... İnşaat AŞ'ye verilmesine, 5-Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan 150 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'ne verilmesine, 6-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 3/2. ve 13/4. maddeleri uyarınca 45.000 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, 7-Arabuluculuk bürosu tarafından yapılıp Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan, dava dilekçesine ekli arabuluculuk son tutanağı Uyap'a eklenerek arabulucuya ödenen ücret belirlenemediğinden tarifeye göre en düşük ücret olan davada 800 TL arabuluculuk giderinin davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 8-HMK'nın 333. maddesi gereğince yatırılan gider avansının artan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/06/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/389, K. 2022/389, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-389-e-2022-389-k-b066f81d37ce