İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/346 E. 2022/853 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/346
Karar No
2022/853
Karar Tarihi

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/346 Esas KARAR NO : 2022/853

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALILAR :1-... -(...) ... 2-... -(...)... 3-... -(...) ... 4-... -(...) ... 5-... -(...) 6-... -(...) ... 7-... -...)-... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/05/2022 KARAR TARİHİ : 29/09/2022 KARARIN YAZILDIĞI TARİH: ... Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkil ile davalılar arasında Adana İli ... İlçesi, ... adresinde bulunan ... ada 5 parsel numarasında kayıtlı arsa üzerine yapılacak yapı için Yapı Denetim Hizmet Sözleşmeleri yapıldığını, müvekkil şirket ile davalı ... sahipleri arasında akdolunan 06/11/2017 ve 29/09/2017 tarihli yapı denetim sözleşmelerinin 7.maddesinde düzenlenen Yapı sahibinin görev ve sorumlulukları gereği yapı sahibi, yapı denetimi hizmet bedeli taksitlerini zamanında ödemekle yükümlü olduğunu, müvekkil şirket, davalı ile arasındaki sözleşmeden doğan tüm sorumluluklarını yerine getirmesine karşılık davalı ... sahibi sorumsuz ve sözleşmeyi ihlal eden davranışlar sergilediğini, müvekkil şirket ile davalılar arasında imzalanan yapı denetim hizmet sözleşmesine konu taşınmazın %95 oranında hizmeti gerçekleştiğini ve gerçekleştirilen %95'lik hizmet için alacağının doğduğunu, dava dışı hissedarlar ... ve ...tarafınca anlaşma sağlanmış ve tarafınca toplam 62.000,00 TL ödendiğini, Yapı sahibinin müvekkil yapı denetim şirketinin yapıya ilişkin hakedişleri ve sözleşmeden kaynaklı borcunu inkar etmesi kötü niyetli olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalıların Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, icra takibinin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil karşı tarafla, icra takibine konu alacağı doğuracak herhangi bir sözleşme akdetmemiş olduklarını, karşı taraf müvekkiller aleyhine iş bu takibine konu edilen alacak hakkına sahip olmadığını, müvekkillere husumet düşmediğini, takip konusu borçtan sorumlu olanlar, davacı ... firması ile sözleşmeyi akdetmiş olan ve inşaatı müvekkiller ile akdettiği sözleşmeye ve projesine uygun olarak yapmayan ve müvekkilleri zarara uğratan, müteahhit firma ....Ltd.Şti.ve ... olduğunu, inşaatın projesine ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine aykırı yapılmış olması ve halen iskanı bulunmaması nedeni ile müteahhit firma olan ....Ltd.Şti.aleyhine Adana 9.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/... esas sayılı dosyasın ile davanın açılmış olduğunu, Adana 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/... esas sayılı müteahhit firma aleyhine açmış oldukları davada inşaatın arsa sahipleri ile müteahhit arasındaki sözleşmeye ve projesine aykırı yapıldığını, müvekkillerinin davacı firma ile yaptıkları bir sözleşme olmadığından, davacı firma denetim görevini tam ve doğru bir şekilde ifa etmediğinden teknik ve hukuki açıdan kabul edilebilir, bir denetim yapılmadığından müvekkillerinin borcu olmadığını belirterek haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için Adana Genel İcra Müdürlüğünün2021/... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı tarafça, davanın ticari dava olduğu değerlendirilerek mahkememize dava açılmışsa da; TTK'nun 3. maddesi ise, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir. TTK'nun 4. maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Diğer yandan TTK'nun 5. maddesinde; "Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'de düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nin 4-1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4-1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar ise; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4-1. maddesine göre; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19-2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. 6102 sayılı TTK'nin yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5-3 maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 1. Maddesi gereği, göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Taraflar arasında özel hukuk hükümlerine uygun biçimde düzenlenmiş yapı denetim hizmet sözleşmesi bulunmaktadır. Davacı taraf şirket ise de dava mutlak ticari davalardan değildir. Davalı arsa sahipleri ise 6502 sayılı Kanun'un 3/k maddesinde tanımlanan biçimde tüketici sayılmaz. Zira Adana İli ... İlçesi, ... adresinde bulunan ... ada 5 parsel numarasında kayıtlı arsa üzerine yapılacak yapı için Yapı Denetim Hizmet Sözleşmeleri yapıldığı, Adana ili ... ilçesi, ... Mahallesi ... ada, 6 parsel numarasında kayıtlı arsa üzerinde aynı Kanun 3/l maddesinde sayılan eser sözleşmesine bağlı tüketici işlemi olarak da kabul edilemez. 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun uyarınca yapı sahibi sayılan arsa sahibi anılan Yasanın 2. ve 5. maddesine göre yapı denetim hizmet sözleşmesi yapmadıkça imar nizamına uygun inşaat yapamaz. Yapı sahibi olarak inşaat izni almak ve yapı denetim hizmet sözleşmesi yapmak zorundadır(YARGITAY 23. Hukuk Dairesi'nin 22.03.2017 tarih ve 2017/148 E- 2017/899 K.). Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; arsa sahipleri ile yapı denetim şirketi arasında yapılan yapı denetim hizmet sözleşmesi gereğince arsa sahiplerine karşı yapı denetim bedeli olarak icra takibi başlatıldığı, davacının tacir olduğu, ancak davalıların gerçek kişi olup taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin de mutlak ticari dava olmadığı gibi nisbi ticari dava niteliğine de haiz olmadığı, uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkemeler olduğu anlaşılmakla HMK'nin m.114/1-c ve m.115/2 gereğince mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber), 4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine, Dair, .taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. 29/09/2022 Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/346, K. 2022/853, T. 29.09.2022, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-346-e-2022-853-k-802160239df0