İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/337 E. 2024/902 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/337
Karar No
2024/902
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/337 Esas KARAR NO:2024/902 DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/11/2016 KARAR TARİHİ: 06/11/2024

Mahkememizde görülen Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 02.09.2006 tarihli hizmet akdi imzalandığını, bu hizmet akdinin 29.11.2013 tarihinde sona erdiğini, davalının hizmet akdinin sona ermesinden itibaren 1 yıllık süre dolmadan müvekkili şirketle aynı alanda faaliyet gösteren bir şirkette çalışmaya başladığını, bu durumun taraflar arasındaki hizmet akdinin 13.maddesinde düzenlenen rekabet etmeme yasağına aykırılık teşkil ettiğini, sözleşmede rekabet yasağına aykırılık halinde müvekkilinin 100.000 ABD doları tutarında cezai şart talep edebileceğinin öngörüldüğünü, davalının müvekkili şirketten kendi isteği ile ayrıldığını ve kendisine tüm işçilik haklarının ödenmiş olmasına rağmen müvekkili şirketin itibarını zedeleyecek, gerçeğe aykırı, asılsız beyanlarda bulunduğunu, piyasada firmayı itibarsızlaştırmaya çalışan davalının bununla birlikte ayrıldığı davacı firmanın şirket sırlarını sadakat yükümlülüğüne aykırı olarak piyasada yaydığını, davacı firmanın müşterilerine yeni çalışmaya başladığı firmanın ürünlerini düşük fiyatla pazarlayarak haksız rekabete yol açtığını iddia ile davalının hizmet sözleşmesinden doğan rekabet etmeme yasağına aykırı davranışı nedeniyle şimdilik 50.000 TL cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verimesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin işçilik alacaklarının yasaya uygun ödenmemesi ve -----primlerinin ücreti düşük gösterilmek suretiyle eksik ödenmesi sebebiyle iş akdinin istifa suretiyle haklı nedenle feshedildiğini, bu hususa ilişkin olarak------İş Mahkemesinde dava açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, işbu davada müvekkilinin iş akdinin haklı nedenle feshettiğine karar verilmesi halinde TBK 447/2 m. Gereği rekabet yasağının sona ermiş olacağını, bu sebeple ---------- dosya sonucunun huzurdaki davada bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkilinin iş akdini feshettikten sonra çalıştığı ----- İle davacı firmanın iştigal alanlarının farklı olduğunu, müvekkilinin çalıştığı bu firmanın ---- faaliyet gösterdiğini, dolayısıyla rekabet yasağı geçerli kabul edilse dahi müvekkilinin eyleminin bu yasağa aykırılık teşkil etmeyeceğini, rekabet yasağına aykırılık kabul edilse dahi istenen bedelin fahiş olduğunu davacının davasının şartları oluşmadığından reddini savunmuştur.

DELİLLER : Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ----- sayılı dosyası, ---- cevabı, Ticaret odasından gelen müzekkere cevapları, bilirkişi raporu.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava hukuki niteliği itibariyle hizmet sözleşmesi gereğince haksız rekabet yasağına aykırılık nedeniyle cezai şart alacağına hükmedilmesine ilişkindir. Mahkememizin ---- Karar sayılı kararı ile --- tarihinde "Davanın reddine" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.------ Karar sayılı kararı ile; "...Ne var ki mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olmadığı gibi, mahkemece ------davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra çalıştığı işyerlerine ilişkin kayıtlar celp edilmeden, davacı şirketin, ---- davalının çalıştığını bildirdiği ------ firmasının adres ve iştigal alanlarını gösteren ve davalının işten ayrıldığı tarih ve sonrasını kapsayan sicil kayıtları dosyaya celp edilmeden, yine gerekirse davalının çalıştığını bildirdiği firmaya müzekkere yazılarak davalının çalıştığı dönem ve pozisyonu hakkında bilgi alınmadan, davalının davacı şirkette hangi işi ne sıfatla yaptığı tespit edilmeden ve taraf tanıklarının beyanları değerlendirilmeden karar verilmesi de doğru görülmemiştir. Bu itibarla mahkemece öncelikle yukarıda belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması için delillerin toplanması ve gerekli görülmesi halinde iş mahkemesinde görülmekte olan dava bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyerek 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasını, dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir..." Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, davalının iş akdinin sona erdirildiği 29/11/2013 tarihine kadar davacı iş yerinde çalıştığı ihtilafsız olup,ihtilafın davalının davacı işyerinden ayrıldıktan sonra taraflar arasında var olduğu idda edilen sözleşme gereğince haksız rekabette bulunarak sözleşmeye aykırı davaranıp davaranmadığı davranmış ise cezai şart ödemesi gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.-------sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden dosya içerisine alınmış, mahkeme kararının kesinleştiği görülmüştür.---- ve davalının çalıştığının bildirdiği ---- firmasının adres ve iştigal alanlarını gösteren ve davalının işten ayrıldığı tarih ve sonrasını kapsayan sicil kayıtları dosya içerisine getirtilmiştir.Mahkememizin 28/02/2024 tarihli duruşmasında verilen ara karar uyarınca; İstinaf karar ilamı ve dosyaya giren sonraki deliller dikkate alınarak dosyanın ek rapor için önceki bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; "...Ne var ki, İş Akdinin 13’üncü maddesinde yer alan ve birden çok anlama gelen (yani farklı şekillerde anlaşılmaya müsait olan), “İşgören (davalı) -------- sınırları içinde örme kumaş imalat veya satışı yapılan bir işte çalışmamayı taahhüt etmiştir” şeklindeki hüküm, İş Akdini düzenleyen davacı şirket aleyhine ve karşı taraf davalı (işçi) lehine olacak şekilde ve de daraltıcı şekilde yorumlandığında; davalının adresi İstanbul’da bulunan davacı şirketteki işinden ayrıldıktan sonra adresi ---- çalışmaya başlamakla, davacı şirket ile aralarındaki “İş Akdinde” yer alan “Rekabet Yasağı”nı ihlal etmediği kanaatine varılmış olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir. Böyle olmakla birlikte; eğer ---- tamamen ------ sınırları içinde mal pazarlayan ve satan bir firma durumunda ise ve davalı da bu Şirkette işe başladıktan sonra, tamamen----- sınırları içinde mal pazarlama ve satışı ile görevlendirmiş ise ve de ---- sınırları içinde mal pazarlama ve satışı işleri yapmışsa, davalının “Rakebet Yasağını” ihlal ettiği kabul edilebilecektir. Ne var ki dosya içeriğinde, bu hususları gösteren somut delillere rastlanmamış olduğundan, davacı şirket bu hususların ispat edilemediği kanaatine varılmış olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir. davalı (işçi), davacı (işveren) ile aralarında akdedilmiş olan “İş Akdinde” yer alan “Rekabet Yasağı”nı ihlal etmediği için, davacı şirkete, sözleşmenin 13 nolu maddesi hükmündü düzenlenmiş olan Cezai Şartı ödeme yükümlülüğü altına girmediği kanaatine varılmış olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir. Davacının davalıdan, aralarında akdedilmiş olan İş Akdinin ilgili hükmünde düzenlenmiş olan Cezai Şartın tahsilini talebe hak kazanamadığı.." kanaatini bildirmişlerdir. Öte yandan TBK 444/2 m. “Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” hükmünü haiz olup, buna göre rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Yani, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması aranmaktadır. Madde açık hükmünden de anlaşıldığı üzere, rekabet yasağı ihlalinin gerçekleşebilmesi için, davalı iş görenin eylemleri ile davacı işverene önemli ölçüde zarar verilmesi veya bu zarar ihtimalinin bulunması şarttır--------- TBK 447/2 m. “Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer.” Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; eldeki davanın, rekabet yasağına aykırı davranıldığı iddiasıyla ceza şart istemine ilişkin olarak açıldığı, davalının iş akdinin haklı nedenle feshedildiği, ayrıca rekabet yasağına aykırı davranmadığı savunmasında bulunduğu görülmüştür.------ kararında belirttiği deliller dosya içerisine alınmış, dosya ek rapor hazırlanmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Hazırlanan raporda; rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olduğu ancak davalının işten ayrıldıktan sonra çalıştığı yerin ------- bulunduğu, rekabet yasağı sözleşmesinin İstanbul ili için yapıldığı, bu sebeple rekabet yasağından söz edilemeyeceği tespiti yapılmıştır. ---------- sayılı dosyasının istinaf yasa yolundan geçerek kesinleştiği görülmüştür. TBK 447/2 maddesi düzenlemesi gereği, sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erecektir. Buna göre, kesinleşmiş karar ile davalının iş akdini haklı olarak feshettiği görüldüğünden rekabet yasağının sona ereceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 853,88 TL peşin harcın mahsubu ile artan 426,28 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettiediğinden AAÜT uyarınca davalı yararına taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi uyarınca hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair karar, davalı vekilinin yüzüne karşı, karar --------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 06/11/2024

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/337, K. 2024/902, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-337-e-2024-902-k-e6e9dcc78bc3