Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2021/968 E. 2024/1548 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/968
- Karar No
- 2024/1548
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/968 Esas
KARAR NO: 2024/1548
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/03/2021
NUMARASI: 2020/422 Esas, 2021/161 Karar
DAVA: ALACAK (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 12/12/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında düzenlenen 01.01.2017 başlangıç tarihli İşyeri Kira Sözleşmesi ile müvekkilinin, davalının işlettiği ... Otel'in otopark alanını kiraladığını, müvekkili tarafından kiralanan bu alanda oto yıkama ve vale hizmeti vermek üzere taraflar arasında 21.11.2016 tarihinde Vale ve Oto Yıkama Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 3 yıl (+2 yıl) süreli olduğunu, sözleşmenin 3.3.2.10 maddesi gereği davalının sözleşme süresince vale ve oto yıkama işini başka hiçbir firmaya vermemeyi taahhüt ettiğini, sözleşmenin 4.3 maddesinde, davalının sözleşmeyi ilk üç yılında haklı nedene dayanmadan feshi halinde müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zararların tazmin edilmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin davalıya toplam 218.300,00 TL demirbaş ve peştamaliye parası ödediğini ve hizmeti yerine getirmek için çeşitli demirbaş ve techizat satın aldığını, ancak davalının sözleşmeyi süresinden önce tazminatsız feshetmek ve sözleşmenin konusu hizmeti daha yüksek bir bedel ile başka bir firmadan almak amacıyla 25.10.2017 tarihinde müvekkili işyerine sokmadığını ve müvekkile ait teçhizat ve ekipmana el koyduğunu, müvekkilinin sözleşme süresince hizmeti münhasıran yerine getireceği inancı ile işyerine birçok yatırım yaptığını, sözleşmenin süresinden önce haksız feshi nedeniyle müvekkilinin kazanç kaybının ve davalı tarafından el konulan ekipman ve demirbaş karşılığı ödenen bedelin tazminini talep etmelerine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek uğranılan maddi zarar ve kazanç kaybı karşılığı şimdilik 10.000,00 TL'nin fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevabında; kiralandığı ileri sürülen -3. katın 2.000 m² alanlı yer olduğunu ve dava dışı ... AŞ'ye tahsis edildiğini, davacıya yıkama hizmetini yerine getirebilmesi için 300 m² yer tahsis edilmiş olup bir kiralama söz konusu olmadığını, ancak davacının vergi açılışı yapabilmesi için formalite kira sözleşmesi düzenlendiğini, davacının herhangi bir kira bedeli ödemediğini, davacının sözleşme gereği teslimle yükümlü olduğu aracı teslim etmediğini, personele ait SGK kayıtlarını, iş güvenliğine ilişkin personele verilen eğitim belgelerini vermediğini ve çalışma izni olmayan yabancı uyruklu kişileri çalıştırdığını, sözleşmeye aykırı bu davranışlara son verilmesini içeren ihtarlara rağmen davacının sözleşmeyle yükümlendiği edimleri yerine getirmektense sözleşmenin feshini tercih ettiğini ve sözleşme gereği tahsis ettiği dört aracın iadesini talep ettiğini, müvekkilin 10-11.10.2017 tarihli tutanaklarla araçları iade etmesine rağmen davacının kendisine tahsis edilen alanı terk etmediğini, bunun üzerine sözleşmenin iki haklı ihtar ile feshedildiği bildirilerek 25.10.2017 tarihi itibariyle davacı şirketin alana alınmayacağını beyan ettiklerini, davacının kötü niyetli olarak içerisinde deterjan olduğu değerlendirilen 55 adet bidon ve flora marka yıkama makinesini teslim almaktan kaçındığını, davacının 218.300,00 TL değerinde ekipman ve teçhizat aldığı iddiasının dayanaktan yoksun olduğunu, bahsedilen tutarın hizmet bedeli olarak davacıya fatura edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalının iki adet ihtarname ile davacının çalıştırdığı personele ilişkin sgk kayıtları, iş güvenliği eğitimlere ilişkin belgeler ile özlük dosyaları ve passat marka aracın teslim edilmesini istediği, davacının bu ihtarlara cevap vermediği, bunun üzerine davalının 23.10.2017 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiği, davacının çalıştırdığı personele ilişkin sgk kayıtlarının, iş güvenliği eğitimlere ilişkin belgelerin ve özlük dosyalarının davalıya teslim edildiğine ilişkin herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, oysa davacının bunları davalıya teslim etmekle yükümlü olduğu, fakat davalının talebine rağmen teslim etmediğinin anlaşıldığı, bu nedenle sözleşme davalı tarafından haklı olarak feshedildiğinden davacının davalıdan herhangi bir tazminat alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar, yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; sözleşmenin haklı nedenle feshi için sözleşme hükümlerinin ihlal edildiğine dair iki ihtar gönderilmesi gerektiğini, bu iki ihtara rağmen ihlalin düzeltilmemesi halinde sözleşmenin feshedilebileceğini, davalının sözleşme hükümlerinin ihlal edildiğine dair 12.09.2017 tarihli ilk ihtarına cevap verildiğini, ancak davacının 11.10.2017 tarihli ikinci ihtarının müvekkiline hiç tebliğ edilmediğini, oysa kararda iki ihtarında müvekkiline tebliğ edildiğinin kabul edildiğini, buna göre sözleşmenin haklı nedenle feshi koşullarının bulunmadığını; müvekkilinin çalışanlarına ilişkin belgeleri düzenli olarak davalıya gönderdiğini, ilk ihtara verdikleri cevapta SGK ve sair kayıtların davalıya teslim edildiğini belirttiklerini, bilgisi verilmeyen personelin davalı oteline girmesinin mümkün olmadığını, zira davalıya ait otelin sıkı kontrol edildiğini ve davalı şirketin onayı olmadan işyerine girilmesinin mümkün olmadığını, SGK denetiminde sigortasız işçi çalıştırmadıklarının da tespit edildiğini; davalının teslim edilmediğini belirttiği aracı davalıya tahsis ettiklerini, ancak aracı kullanan davalı çalışanının işten ayrılması nedeniyle davalının talebi ile aracı iade aldıklarını, davalının taraflar arasında görülen başka bir davada aracı teslim aldığını da ikrar ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, sözleşmenin süresinden önce haksız feshedildiği iddiasına dayalı tazminat ve kar kaybı istemine ilişkindir.
İlk olarak mahkemece davada Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, hükmün taraflarca istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 14. HD'nin 04.06.2020 tarih ve 2019/1818 Esas, 2020/489 Karar sayılı kararı ile davada Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı kaldırılmıştır. Kararın kaldırılmasından sonra mahkemece, davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshedip etmediği hususunda toplanmaktadır.İlk derece mahkemesinde alınan 08.03.2019 tarihli raporda; tarafların 2016 - 2017 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve defter kayıtlarının birbirlerini teyit ettiği, her iki tarafın ticari defterlerinde kira ödemesine ilişkin herhangi bir kaydın tespit edilemediği, davalının 12.09.2017 ve 11.10.2017 tarihli ihtarnameler ile davacının çalıştırdığı personele ilişkin SGK kayıtlarının, iş güvenli eğitimlerine ilişkin belgelerin, özlük dosyalarının ve ... marka arabanın teslimini talep ettiği, davacının bu ihtarlara cevap vermediği ve söz konusu belgeler ile aracı davalıya teslim ettiğine dair delil sunmadığı, davalının sözleşmeyi haksız feshettiği kanaatine varılırsa 262.545,53 TL kar mahrumiyeti tazminatı hesaplandığı, ayrıca üç yılllık sözleşmenin 787 gün önce feshedilmesi nedeniyle, davacının ödediği 218.300,00 TL demirbaş ve peştamaliye bedelinden, 132.963,50 TL boşa giden demirbaş ve peştamaliye bedeli hesaplandığı belirtilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 3.3.2.11, 3.3.2.12 ve 3.3.2.14 maddeleri gereği, personele ilişkin SGK kayıtları davacı tarafından üçer aylık periyotlarla davalıya bildirilecek, sigortasız personel çalıştırılmayacak, davacı, personelinin iş güvenli eğitimlerine ilişkin belgeler ve özlük dosyalarını davalıya verilecektir. Sözleşmenin 4.2 maddesinde sözleşme hükümlerinin bir ay içinde ihlalinin iki kez tekrarı ve yazılı ihtara rağmen ihlalin düzeltilmeyerek üçüncü kez tekrarı halinde, tarafların bu sözleşmeyi tazminatsız olarak tek taraflı feshedebileceği düzenlenmiştir. Sözleşmenin 6.2 maddesinde ise tarafların sözleşmede yazılı adresinin geçerli tebligat adresi olduğu, adresteki değişikliklerin on beş gün önce bildirilmemesi halinde mevcut adrese yapılacak tebligatların tüm hukuki sonuçlara haiz olduğu belirtilmiştir. Somut davada davalının 3.3.2.11, 3.3.2.12 ve 3.3.2.14 maddelerinin ihlal edildiğine dair ihtarnamesi davacıya tebliğ edilmiştir. Yine aynı hususlara ilişkin ikinci ihtarname davacıya tebliğ edilmemekle birlikte, sözleşmenin 6.2 maddesi uyarınca davacının sözleşmedeki ve ilk ihtarnamenin tebliğ edildiği adresine çıkartılan tebligatın hukuki sonuçları haiz olduğunun kabulü gerekir. Alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre davacı, sözleşmenin 3.3.2.11, 3.3.2.12 ve 3.3.2.14 gereği davalıya teslim etmesi gereken belgeleri davalıya verdiğini de kanıtlayamamıştır. Bu nedenle davalının iki haklı ihtarnameye rağmen sözleşmeye ihlalin düzeltilmediği gerekçesiyle sözleşmeyi tek taraflı ve tazminatsız olarak feshettiğinin kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/422 Esas, 2021/161 Karar sayılı ve 04/03/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacının yaptığı istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.12/12/2024