İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/290 E. 2026/92 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/290
Karar No
2026/92
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/ KARAR NO : 2026/

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. İHBAR OLUNAN :

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/03/2022 KARAR TARİHİ : 19/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket işlerinde kullanmak üzere muhatap ... Bankası A.Ş. – ... Şubesinde mevduat hesabı açtırmış olduğunu, davalı bankanın uzun yıllardan bu yana müşterisi olduğunu, müvekkili şirkete ait banka hesabının IBAN bilgileri aynen; ... Müvekkil firma bu hesabını aktif bir şekilde fiilen kullanmakta olduğunu, müvekkilinin bilgisi, izni ve rızası olmadan banka mevduat hesabına giriş yapılmış ve 15.12.2021 tarihinde saat ... sıralarında 145.000,00-TL. Talimatı olmaksızın çekilmiş olduğunu, müvekkili şirket hesabından 15.12.2021 tarihinde saat ... sıralarında müvekkili onay ve rızası dışında talimat verilmek suretiyle müvekkili tanımadığı, herhangi bir ticari veya şahsi ilişkisinin bulunmadığı ... adlı kişinin ... Bankası A.Ş.’de tanımlı ... numaralı hesabına 145.000,00-TL. ... / ... yapılmak suretiyle gönderilmiş olduğunu, müvekkilinin hesabından toplam 145.000,00-TL. tutar çekilmiş olduğunu, bu durum müvekkili şirketin tek yetikilisi olan ve hesabı açtıran / tek başına kullanan ... sabah işyerine gelmesi sonucu hesaplarının tümünü kontrol ettiği esnada ortaya çıkmış olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketin ticari itibarının zarar görmesi ve en azından belli bir teselli bulabilmesi adına 10.000,00-TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle ve 145.000,00-TL. maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı yandan tahsilini, 565,78-TL. noter masrafının ihtarnamenin tebellüğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı şirket yetkilisi ... isimli kişi kendi telefon cihazına zararlı yazılım-virüs bulaştırmış olduğunu, davacı şirketin sahibi ve yetkilisinin kendisinin kusuru ile telefon cihazının kontrolü-yüklediği zararlı yazılım aracılığıyla-uzaktan şüpheli kişilerin erişimine açmış olduğunu,bu husus ... Cumhuriyet Başsavcılığı 2021/ Soruşturma sayılı dosyası içerisinde 23.12.2021 tarihli ... Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün Araştırma Raporu ile sabit olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan-itiraz dilekçeleri, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, dava dilekçesinde gösterilen ve davacının banka hesabından rızası dışında çekildiği iddia edilen 145.000,00 TL ye yönelik maddi tazminatın, 10.000,00 TL manevi tazminatın, noter ihtarname masraflarının davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.Mahkememiz dosyasının yargılaması sırasında dosyanın bankacı bilirkişiye ve bilişim alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.Bankacı bilirkişi ... ve Bilişim uzmanı bilirkişi ... 22/12/2025 tarihli raporlarında özetle; Dava konusu para transferlerinin, davacı şirket yetkilisinin kullanımındaki model, kimlikli-cihaza bulaşan bir zararlı alım (...) aracılığıyla, üçüncü kişilerce uzaktan kontrol yöntemiyle gerçekleştirildiği teknik olarak tespit edildiği, işlemler, davacıya ait olduğu banka log kayıtlarıyla sabit olan ve daha önce de bankacılık işlemleri için kullanılan cihaz üzerinden yapıldığı için, davalı bankanın birinci seviye kimlik doğrulama güvenlik katmanları (şifre, cihaz tanıma vb.) doğrudan aşılmamış olduğu, davalı bankanın, ... yönetmeliği uyarınca doğrulanmış mobil uygulamadan gelen işlemlerde ek bir SMS onayı göndermemesi, olayın gerçekleştiği tarihteki mevzuata aykırı bir eylem olarak değerlendirilmemiş olduğu, davacının, finansal işlemler için kullandığı kritik öneme sahip cihazın güvenliğini sağlamada önemli bir ihmalinin olduğu, bankanın ise anormal işlem akışını (sabah erken saatlerde alışılmışın dışındaki yüksek tutarlı tanımsız hesaba ... işlemi) tespit edip önlemede daha proaktif ve gelişmiş sistemlerle davranabileceği değerlendirilmiş olduğu, davalı banka nezdinde oluşan ve davaya konu olan toplam maddi zararın 145.000,00TL olduğu, nihai olarak, hukuki bir yorum veya hüküm içermeksizin, tamamen teknik ve bankacılık verilerine dayanarak ifade etmek gerekirse; zararın ortaya çıkmasında her iki tarafın da belirli derecelerde etkisinin olduğu kanaatine varıldığı, rapordaki analizler ışığında, tarafların sorumluluklarına ilişkin takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olmakla birlikte, heyetimizin teknik değerlendirmesine göre ortaya çıkan üç alternatif kusur yaklaşımı; (yaklaşım 1; müşteri ağır kusurlu, müşteri kusur oranı %80, banka kusur oranı %20 müşteri sorumluluğu 116.000,00TL, banka sorumluluğu 29.000,00TL, yaklaşım 2; banka ağır kusurlu, müşteri kusur oranı %20, banka kusur oranı %80 müşteri sorumluluğu 29.000,00TL, banka sorumluluğu 116.000,00TL, yaklaşım 3; eşit kusur, müşteri kusur oranı %50, banka kusur oranı %50 müşteri sorumluluğu 72.500,00TL, banka sorumluluğu 72.500,00TL, olarak mütalaa edilmiştir.Mahkememiz dosyasının yargılaması sırasında davanın Mesut Turan' a ihbar edilmiş olduğu anlaşılmıştır.Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun, 4 Aralık 2013 tarihli 28841 sayılı tebliğinde; 5 maddenin 3. fıkrasına göre; Banka, kendi alanına giren konularda sahtecilik ve dolandırıcılık olaylarını önleyici çalışmalar yapmak, güvenlik önlemleri saptamak, ilgili taraflar arasında gerekli bilgi paylaşımının sağlandığından emin olacak şekilde mekanizmalar kurmak ve sağlanan bilgi paylaşımının etkinliğini takip etmekle yükümlüdür.Bankalar birer güven ve itimat kurumları olduklarından kural olarak hafif kusurlarından da sorumludurlar. Bankalar, müşterilerinin kişisel bilgilerini korumakla mükelleftir.Bankaların, internet bankacılığında müşterilerinin güvenliğini sağlayacak güvenlik enstrümanlarını kullanması zorunludur. Kartın fiziki olarak ibraz edilmesinin mümkün olmadığı mesafeli işlemlerde ( mail order,telefon order, elektronik ticaret) “Kart numarası” , ” Kartın Vadesi”, ”Güvenlik Kodu” nun çeşitli şekillerde öğrenilmesi veya ele geçirilmesi ile bu bilgilerle mal ve hizmet satın alınabilmesi dolandırıcılığa ve suistimale açık bir kullanım şekli olduğundan, hem Kartlı Ödeme Sistemleri kuralları gereği hem de 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununa göre mal ve hizmet alımlarındaki zararlardan kart sahipleri sorumlu tutulamazlar.Bankalar;faaliyet alanları,kuruluşları,yönetimleri,iç denetim sistemleri,finansal raporlamaları , öz sermayeleri,sermaye yeterlik oranları ve bağımsız denetimleri 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile düzenlenen güven kuruluşlarıdır.Bankaların hukuki sorumlulukları, başta TBK olmak üzere birden fazla mevzuatta düzenlenir. 6102 sayılı TTK uyarınca, tüm tacirlerin ticari işleriyle ilgili olarak basiretli bir tacir gibi davranmaları gerektiği düzenlenir. Bankalar, kamu nezdinde güven uyandıran kuruluşlar olarak kendi faaliyet alanlarının gerektirdiği ölçüde basiret ve özenle davranmalıdır. Kamu nezdinde oluşturulan bu güven bankaların işlemlerinde sıradan bir tacirden daha yüksek bir özen göstermelerini gerektirir. Güvenin korunması ilkesi, güvenen nezdinde bir güven unsurunun oluşmasına sebebiyet veren güvenilenin, yarattığı bu güvene uygun davranışlarda bulunması ve bunun sonuçlarına da katlanması anlamı taşır.Bankalar, yükümlülüklerini yerine getirirken objektif özen ile davranmak durumunda olup birer itimat kurumları olan bankalar, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorundadırlar. Bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından da sorumludurlar. Bankaların, sözleşmeden kaynaklanan veya bu kapsamda değerlendirilen borçlarını, hiç ya da gereği gibi yerine getirmemelerinin sonucu Borçlar Kanunu’nda genel hatlarıyla açıklanmıştır. Buna göre alacaklı hakkını kısmen veya tamamen alamamış ise borçlu olan taraf, kendisinde hiçbir kusur olmadığını ispat edemedikçe bundan dolayı doğan zararı karşılamak zorundadır. Bankaların, kendilerine güvenen müşterilerine, onların yakınları olan üçüncü kişilere ve bilgi almak ya da ilişki kurmak amacıyla kendilerine başvuran kişilere karşı koruyucu nitelikte bir özen borcu vardır. Müşterinin internet dolandırıcılığı eyleminin işlenmesinde ve kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde kusuru var ise 6098 sayılı TBK’nın 52.maddesi gereğince bu kusur, müterafik kusur olarak değerlendirilebilecektir.Bu durumda banka, sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirememesinde kusurlu olmadığını 6098 sayılı TBK’nın 112. maddesi gereğince ispat etmek durumunda olup, ayrıca müşterisinin müterafik kusurunu da ispat etmekle yükümlüdür() (... Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesinin 2023/ Esas 2023/ Karar) (... Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesinin 2022/ Esas ve 2023/ Karar) Bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zoruna olan kuruluşlardır.Bankalar sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar.Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir. ().O halde, bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nın 18.maddesinin 2.fıkrası gereğince; tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır. Ancak bankaların, tacir olarak bütün işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğü herhangi bir tacirden farklılık arz etmektedir.Bu sebeple bankalardan beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlülüğü şüphesiz daha ağırdır. 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun "Kart kullanımına ilişkin yükümlülükler" başlıklı 15.maddesinde "Kart kullanımından doğan sorumluluk, sözleşme imzalandığı ve kartın zilyetliğine geçtiği veya fizikvarlığı bulunmayan kart numarasının öğrenildiği andan itibaren, kart hamiline aittir. "Bildirim Zorunluluğu" başlıklı 16.maddesinde; "Kart hamili, kendisine tevdi edilen kartı ve kartın kullanılması bir kod numarası, şifre veya kimliği belirleyici başka bir yöntemin kullanılmasını gerektiriyorsa bu bilgileri güvenli bir şeklide korumak ve başkaları tarafından kullanılmasına engel olacak önlemleri almak, kartın kaybolması, çalınması veya iradesi dışında gerçekleşmiş herhangi bir işlemi öğrenmesi halinde kart çıkaran kuruluşu derhal haberdar etmek zorundadır."düzenlemesi yer almakta,Bu aşamada müterafik (ortak) kusur kavramından bahsedilmesi yararlı olacaktır. Zarar görenin kendi kusurunda, kişinin kendisine zarar veren bir hareket tarzı söz konusudur. zarar görenin kendi kusuru, akıllıca iş gören,mantıklı bir kişinin, kendi yararı gereği zarar uğramamak için kaçınacağı veya kaçması gereken bir eylemi olarak nitelendirilmelidir. Zarar görenin kusuruna ortak kusur, birlikte kusur veya müterafik kusur da denilmektedir. () Müterafik (ortak) kusur, makul bir kimsenin kendi yararına sakınmak zorunda olduğu düşüncesiz, dikkatsiz bir hareket tarzıdır. Müterafik (ortak) kusur kasdi olabileceği gibi, ihmal şeklinde de ortaya çıkabilir. Zarar görenin müterafik kusuru illiyet bağını kesecek yoğunlukta ise zarar veren sorumluluktan kurtulacak ve tazminat ödemeyecektir. Buna karşılık zarar görenin müterafik (ortak) kusuru bu yoğunlukta değilse ortak sebep olarak tazminattan indirim sebebi teşkil edecektir. (... Kurulu 2019() Esas 2022/ Karar sayılı kararı) 6098 sayılı TBK'nun 52.maddesine göre, zarar gören, zararı doğuran fiilen razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırılmış ise hakim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hakim, tazminatı indirebilir. Ayrıntılı ve Hükme esas almak için yeterli görülen bilirkişi raporu dikkate alınarak; dava konusu olayın 15/12/2021 tarihinde davacı şirket yetkilisinin cep telefonunun( banka mevduat hesabının) güvenliğinin ele geçirilmesi suretiyle işlemlerin gerçekleştirildiği,davacının olay sebebiyle sorumlu olup olmadığı değerlendirildiğinde; dava konusu işlemlerin bizzat davacı şirket yetkilisine ait mobil cihazının kullanıldığının ve dava konusu olayın dolandırıcılık olayı olduğunun sübut olduğu, hal böyleyken davacının internet dolandırıcılığı eyleminin işlenmesinde ve kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde kusurlu olduğu anlaşılmıştır.Davalı Bankanın olay sebebiyle sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesinde; dava konusu işlemlerde bankanını müşterisini dolandırıcılık eylemlerine karşı koruma yükümlülüğü çerçevesinde , gelişmiş dolandırıcılık tespiti ve önleme sistemlerine sahip olmasının beklendiği, müşterinin olağandışı kullanım alışkanlıklarını analiz eden ve şüpheli işlemleri gerçek zamanlı durduran veya ek onay mekanizmalarını devreye alan sistemleri tesis etmekle yükümlü olduğu dikkate alınarak davalı bankaya kusur atfedilebileceği anlaşılmıştır.Yukarıda açıklanan gerekçelerle, bu tür olaylarda ilkesel olarak internet bankacılığında güvenlik önlemlerini alma konusunda bankayı yetkili ve görevli sayarak doğabilecek en küçük zarardan dahi bankaların sorumlu olduğuna hükmetmiştir. Birer güven kurumu olan bankalar aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorundadır. Bu sebeple de hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Müterafik (ortak) kusur kasdi olabileceği gibi, ihmal şeklinde de ortaya çıkabilir. Bilirkişilerce tarafların müterafik kusurlu bulunmaları ile tarafların kusur durumunun 6098 sayılı TBK 52.maddesi gereğince hakim takdiri ile değerlendirilmek suretiyle; davacının meydana gelen olaydan kısa bir süre önce dava dışı Garanti Bankası'ndan telefonunda zararlı yazılım bulunduğu konusunda uyarılmasına rağmen , gerekli özeni göstermemesi , saldırganların banka sistemlerine meşru kullanıcı gibi girmesine zemin hazırlaması nedeniyle takdiren% 50 kusurlu bulunduğu, davalı bankanın ise davacının olağan dışı kullanım alışkanlıklarını analiz etmesi gerektiği ama analiz etmediği,saldırıyı önlemede daha proaktif ve gelişmiş sistemleri kullanması gerekirken kullanmaması nedeniyle % 50 oranında kusurlu bulunduğu,emsal ... kararlarında internet dolandırıcılığı eyleminin işlenmesinde ve kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde kusurlu olan davacıya da müterafik kusur atfedildiği dikkate alınarak taraflar eşit kusurlu sayılmıştır. Davacının zarar miktarının 145.000,00 TL olduğu, % 50 davacı ve % 50 davalı banka kusur oranına göre yapılan hesaplamalar ile davacının 72.500,00 TL lik zararından davalı bankanın sorumlu tutulması gerektiği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davacının manevi tazminat talebi yönünden ise;her ne kadar davacı tarafça manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de TBK 56-58. Maddesinde yer alan koşulların işbu dava dosyasında oluşmadığı gözetilerek davacının manevi tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karara veirlmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın KISMEN KABULÜNE; buna göre 72.500,00 TL nin haksız fiil tarihi olan 15/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.952,47 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 2.647,02 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.305,45 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.5600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE, 5-Davacı tarafından yargılama dolayısıyla yapılan 8.139,75 TL yargılama giderinin davanın kabul-red oranına göre belirlenen 3.806,96 TL yargılama gideri, 2.647,02 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 6.534,68 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yargılama dolayısıyla yapılan 30,00 TL yargılama giderinin davanın kabul-red oranına göre belirlenen 15,96 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-... Mahkemesi'nin 2024/... Esas-2024/... Karar sayılı kararı uyarınca davalı yararına manevi tazminat red vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 10-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMK’nın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi’ne ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Katip ¸E-imzalıdır.

Hakim ¸E-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/290, K. 2026/92, T. 19.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-290-e-2026-92-k-bc36530c60f2