İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/25779 E. 2017/1013 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/25779
- Karar No
- 2017/1013
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/159 Esas KARAR NO : 2025/70 DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/02/2024 KARAR TARİHİ : 28/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari alım satım sebebiyle cari hesap ilişkisi bulunduğunu, müvekkili şirketin davalıya 05.06.2020 tarihinde düzenlenen ...... nolu fatura ile 9 adet “...... Yenileme” cinsli mal satmış olduğunu ve malların 09/06/2020 tarih ...... nolu sevk irsaliyesi ile 09/06/2020 tarihinde davalı şirkete teslim edilmiş olduğunu, konu malların tesliminden çok uzun zaman sonra davalı şirketin satılan malların “hücreleri doluyor” şeklinde bilgi vermiş olduğunu, bu konu ile ilgili Almanya’da bulunan üretici firmanın Genel Müdürü Mr......'ın Türkiye’ye gelerek davalı şirkette konuyu incelemiş olduğunu, davalı şirkete konu malları “ATIK MÜREKKEP” ile kullandıklarından bu problemleri yaşadıklarının ifade edilmiş olduğunu, müvekkili şirketin konu mallarda olan problemleri daha iyi aydınlatmak ve çözmek sebebiyle davalı şirkete yardımcı olmak için örnek hatalı kullanılmış mallardan 1 adedini üretici firmaya göndermiş ve kontrol ettirilmiş olduğunu, üretici firmanında yapılan teknik incelemeler sonucu konunun üretimden kaynaklanmadığını aksine kullanıcı hatası olduğunu davalı şirkete bildirmiş olduğunu, hatta kendilerine “ATIK MÜREKKEP” kullandıklarından, benzer sorunu yaşamamaları için çizilmeyen ve hücreleri dolmayan “...... isimli aniloxu” tavsiye ettiklerini, ancak tavsiyelerine uymadıklarını, bu süre zarfında davalı şirket ile alışverişlerinin devam ettiğini ve bu alışverişler sebebiyle cari hesaplarında BORÇ oluştuğunu, ancak hiçbir ödeme yapılmadığını, tam tersine satın aldıkları malları teslim almalarından 17 (On yedi) ay sonra her hangi bir mal iadesi dahi yapmadan 09/11/2021 tarihli ...... nolu 156.663,27 miktarlı e-iade faturası düzenleyip faturayı müvekkili şirkete yollamış olduklarını, müvekkili şirketin işbu faturayı İzmir ..... Noterliği'nin 12.11.2021 tarih 22536 yevmiye nolu ihtarnamesi ekinde T.T.K. 21 madde gereği e-faturaya, içeriğine tamamen itiraz edilerek iade ettiği gibi o tarihteki cari hesap alacağı olan 14.121,73 TL alacağını da talep etmiş olduğunu, davalı şirket işbu alacağı ödemeyince davalı şirkete 13.09.2022 tarihinde İzmir ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı şirket konu icra takibine haksız olarak itiraz edince 28.11.2022 tarihinde İzmir ...... Asliye Ticaret Mahkemesinde ..... Esas dava açılmış ve bu davanın 06.06.2023 tarihinde ..... Karar sayılı ilam ile KESİN karara çıkmış olduğunu, ancak daha sonra davalı şirketin müvekkili şirkete başka bir faturadan da (05/10/2021 tarih ..... nolu fatura) borcu olduğu ortaya çıkınca bu konuda da 21.12.2022 tarihinde İzmir ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasında 3.639,90 TL miktarlı icra takibi başlatılmış olduğunu, işbu dosyanın da davalı şirketin itirazı ile durmuş olduğunu, taraflarınca açılan itirazın iptali davasının İzmir ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyasında derdest olup duruşmasının 22.03.2024 tarihinde olduğunu, ancak İzmir ....... Asliye Ticaret Mahkemesinde ..... Esas davaya konu olan icra takibinden sonra davalı şirketin 07.11.2022 tarihinde Büyükçekmece ...... İcra Dairesi ..... Esas sayılı dosyasından haksız takip başlatmış olduğunu, müvekkili şirkete UETS e- tebligat yapıldığından müvekkili şirketin sehven tebligatı süresinde tebliğ alamadığından, itiraz süresini kaçırmış takibin kesinleşmiş olduğunu, bu konuda açtıkları Büyükçekmece ..... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 11.01.2023 tarih ...... Esas ...... Karar sayılı davada kararın aleyhlerine sonuçlanıp konu tebligatın usule uygun yapıldığı kararı verilince, banka hesaplarına hacizler geldiğinden haciz baskısı altında istirdat haklarını saklı tutularak ödeme yapılmak zorunda kalınmış olduğunu, bu borç kabul edildiğinden değil gelişen yanlışlıklar sebebiyle ödenmek zorunda kalınmış ve ödeme yapılır iken istirdat haklarının dilekçe ile icra dosyasına beyan edilmiş olduğunu, müvekkili şirketin gerek anapara yönünden gerekse işbu bedel üzerinden hesaplanan faiz ve icra takip masraflarını da haksız yere fazla ödemek zorunda bırakılmış olduğunu, İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06.06.2023 tarih ...... Esas ...... Karar sayılı KESİN ilamında da bu konunun gerekçede bahsedilmiş olduğunu, iş bu dava gerekçesinde dahi davalının TTK'nın açık hükümlerine ve Yüksek Mahkeme Kararlarının ışığında haksız olduğunun açıkça anlaşılmakta olduğunu, buna ilişkin taraflarınca ticari arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup ancak tarafların anlaşamamış olduklarını beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, müvekkili şirketin borçlu olmadığı halde cebri icra tehdidi altında Büyükçekmece ...... İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı takip dosyasında ana borç ile birlikte ferileri icra masraf, faiz ve avukatlık ücreti birlikte ödemek zorunda kaldığı toplam 204.572,82 TL bedeli icra dosyasına ödemenin yapıldığı 21.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte istirdadına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketçe 2020 yılında müvekkiline matbaa makinesinde baskı merdanesine mürekkep taşıyıcı merdane olarak kullanılan 9 adet ..... yenileme satışı yapılmış, teslimden sonra satılan ..... makinelerde kullanılmaya başlandığında satın alınan tüm ....... yenilemelerinin hatalı olarak üretildiğinin ve daha ilk baskıda mürekkep gözeneklerinin dolarak baskı merdanesine mürekkep aktarmadığının, çıkan baskılarda da lekeler oluştuğunun görülmüş olduğunu, bu durum görüldüğünde DERHAL muhatap şirket yetkililerine baskı örnekleri ve baskı sonucu üründe ve ...... oluşan izlerin görüntüleri de eklenmek suretiyle mail yazışmaları ile bildirilmiş olduğunu, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi çok uzun zaman sonra hatanın bildirildiği iddiasının doğru olmayıp hatalı baskılar oluştuğu anda 17.08.2020 tarihli mail yazışması ile durumun karşı tarafa bildirilmiş, verilen cevapta sorunun giderilmesi için ziyarete gelineceği ve temizlendikten sonraki baskı görüntülerinin gönderilmesi istenmiş, devam eden süreçte gene muhatap şirketçe satılan temizleme ürünleri ile yapılan temizlik işlemlerinin sonucu değiştirmemiş, hatalı Aniloxlar karşı tarafça geri alınıp düzeltme ve revizyon için Almanya’ya gönderilmiş, revizyon sonrası sorun devam etmiş, daha sonra Aniloxlar karşı tarafın yönlendirdiği İzmir’ de bulunan yüzey temizleyici firma olan ...... firmasına 22.06.2021 tarihinde gönderilmiş, devamında Aniloxların akıbetinin defalarca sorulmasına rağmen geri teslim edilmemiş, muhatap şirket yetkilileri telefonlara da çıkmayınca müvekkili şirketçe hatalı oldukları mevcut yazışmalarla sabit olan ..... merdaneleri için 09.11.2021 tarihli 156.663,27 TL tutarlı iade faturası kesilmiş olduğunu, dava dilekçesinde iddia edilen ; "Almanya' dan genel Müdürün gelip müvekkil firmada inceleme yaptığı, baskı hatalarının kullanım hatasından kaynaklı olduğunun tespit edildiği, Atık Mürekkep kullanımından kaynaklı olarak baskı hatası olduğunun bildirildiği" yönündeki tüm iddiaların şu anda ileri sürülen ihtilafın evveliyatından bu yana hiçbir şekilde gündeme getirilmeyen gerçek dışı beyanlar olduğunu, bu iddiaları destekleyebilecek hiçbir yazışma ve delil de sunulmamış olduğunu, davacının cari hesaptaki fatura alacaklarına yönelik İzmir de açtığı itirazın iptali davalarında da verdikleri cevaplara karşı bu yönde hiçbir savunma yapılmamış olduğunu, "İhtilaf sürecinde müvekkili şirket ile alışverişin devam ettiği ve bu alışverişler sebebiyle cari hesapta borç oluştuğu " yönündeki beyanlarda oluştuğu belirtilen borcun, davacı şirketten hatalı ...... yenilemelerinin giderilebilmesi için alınan temizlik ürünlerinin bedelleri olduğunu, müvekkili şirketin kestiği iade faturasının " 17 ay sonra mal iadesi yapılmadan kesildiği " yönündeki iddiaya gelince; yukarıda izah ettikleri üzere ve delil olarak mahkememize sunmuş oldukları yazışma safahatlarından açıkça görüleceği gibi davacı şirketin bu süreçte hatanın giderileceği vaadiyle müvekkilini oyalamış ve artık telefonlara cevap da alınamayınca iade faturası kesilmiş olduğunu, iade faturasının kesilme süreci ....... yenileme hatalarının giderilmesinin beklenmesinden dolayı olduğunu, hiçbir mal iadesi yapılmadan iade faturası kesildiği iddiasının da mahkememizi yanıltmaya yönelik bir beyan olduğunu, zira burada komple merdane satımı değil, mevcut ...... merdanelerinin seramiklerinin yenilenmesi söz konusu olduğunu, yani iade edilmesi gereken bir emtia söz konusu olmadığı gibi tamirat için alınan merdanelerin bir kısmının da davacı tarafından iade edilmemiş ve halen davacının uhdesinde bulunduğunu, müvekkili şirketçe haklı olarak kesilen iade faturasına davacı tarafça gönderilen İzmir ...... Noterliğinin 12.11.2021 tarihli ihtarı ile itiraz edilmiş, bu ihtara karşı müvekkili şirketçe Büyükçekmece ..... Noterliğinin 25.11.2021 tarih, ..... sayılı cevap ve karşı ihtar gönderilmiş ve ihtara verilen cevaplarda iade faturasının haklı gerekçeleri izah edilerek karşı ihtar olarak müvekkili şirketin kestiği iade faturası bedelinin ödenmesinin talep edilmiş, bu talep karşılanmayınca müvekkili şirketin cari hesapta mevcut alacağının ihtar tebliğ tarihinden itibaren faizi ile birlikte B.Çekmece ...... İcra Dairesinin ...... E.sayılı dosyası ile icraya konulmuş, icra takibine karşı süresi içerisinde herhangi bir itiraz vuku bulmadığından takibin kesinleşmiş ve tebligatın usulsüzlüğü iddiasıyla İcra Hukuk Mahkemesine yapılan itirazların da reddilmiş ve davacı şirketin dosya borcunu icra dosyasına ödemiş olduğunu, huzurdaki dava ile bu icra dosyasına ödenen bedelin iadesi talep edilmekte olup bu talebin kabulünün mümkün olmadığını, zira davacının müvekkili şirkete yaptığı ....... yenileme işinin hatalı olarak yapıldığının, bu hatanın davacıya hemen bildirildiğinin sundukları yazılı deliller ile sabit olduğunu, dava dilekçesinde müvekkili şirkete gelinerek kontrollerin yapıldığı yönündeki iddiaların da ayıp ihbarının yapıldığının zımnen ikrarı mahiyetinde olduğunu, dava dilekçesinde bu hususun kabul edilmiş ancak şimdiye kadar hiç ileri sürülmeyen "atık mürekkep" kullanıldığı savının arkasına sığınılmakta olduğunu, mahkememizce yapılacak uzman bilirkişi incelemesi ile mahkememize sunmuş oldukları davacının yenilediği merdanelerin ve hatalı baskı görüntüleri üzerinde ve bizzat yerinde yapılacak incelemeler ile müvekkili şirketin haklılığının sabit olacağını, dava dilekçesinde bahsi geçen İzmir Ticaret Mahkemelerinde ki itirazın iptali davalarına konu edilen icra takipleri ile davacı şirketin müvekkilinin haklı olarak tanzim ettiği iade faturası bedelini dikkate almaksızın dava konusu fatura alacaklarını icraya koymuş olduğunu, icra takiplerine yönelik itirazlarında da belirttikleri gibi müvekkili şirketçe kesilen iade faturası kapsamında müvekkili şirketin cari hesapta davacıya borçlu olmayıp takibe konu edilen fatura alacakları da mahsup edildikten sonra asıl alacak bazında 138.901,64 TL cari hesapta alacaklı konumda olduğunu, bu alacağın tahsili için Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ve davacı taraf süresi içerisinde takibe itiraz etmemiş olduğundan takibin kesinleşmiş ve dosya borcu davacı şirket tarafından ödenip dosyanın kapatılmış olduğunu, davacı şirketin ödediği icra dosya borcu itirazın iptali davalarına konu edilen fatura alacaklarının da mahsubu neticesinde bakiye kalan müvekkili şirketin haklı iade faturasından kaynaklı cari hesap alacağı olduğunu, davacının icra dosya borcunu ödemesi ile birlikte mevcut cari hesabın da tasfiye edilmiş olduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen İzmir ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... E. sayılı dosyasında eksik inceleme ve hatalı hukuki değerlendirmeler ile karar verilmiş olup verilen karar miktar itibariyle kesin karar olduğundan üst yargı denetiminden geçmemiş olduğunu, ilgili karar kapsamında davacının müvekkili şirketin iade faturasından kaynaklı cari hesap alacağını ödemiş olduğu B.Çekmece ...... İcra Müdürlüğünün ..... E.sayılı dosyası celp edilip dikkate alınmadığı gibi dosyaya sunulan ve davacı tarafından içeriğine itiraz edilmemiş olan yazışmalarında davacının müvekkili şirkete sattığı ....... merdanelerinin hatalı olduğunun karşı tarafa bildirildiğinin ve karşı tarafça da kabul edildiğinin açıkça ispat edilmiş olmasına rağmen ayıp ihbarı olmadığı savı ile davalı tarafından bedeli icra dosyasına ödenen iade faturası ve ayıp ihbarına ilişkin yazışmalar dikkate alınmaksızın hüküm kurulmuş olduğunu, dolayısıyla davacının delil olarak dayandığı ilgili mahkeme kararının huzurdaki davada dikkate alınabilmesinin mümkün olmadığını, zira ilgili yargılamada uzman bilirkişi incelemesi vs hiçbir talepleri dikkate alınmayıp ayıp ihbarına ilişkin onlarca yazışma sunmalarına ve davacının zımni ikrarlarına rağmen "nasıl olsa kesin karar" düşüncesiyle itinasız bir yargılama ve eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olduğunu, davacı tarafından icra dosyasına ödenmiş olan ve huzurdaki dava ile istirdadı talep edilen tutarın dayanağı davacının sattığı merdane yenilemelerinin hatalı olması ve bu hataların giderilememiş olması dolayısıyla müvekkili şirketin haklı olarak kestiği iade faturasından kaynaklı olduğunu, mahkememizce yapılacak yargılama ve uzman makine mühendisi bilirkişi nezaretinde yapılacak incelemeler ile davacının yaptığı merdane yenilemelerinin hatalı olduğunun ve iade faturasının da haklı ve yerinde olduğunun açıklığa kavuşacak olduğunu beyanla; haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile masraf ve ücreti vekaletin de davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı aleyhine başlatılıp kesinleşen Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü ...... E. Sayılı takip dosyası kapsamında ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; belirtilen takip dosyasında takip dayanağı olarak gösterilen ayıplı olarak satılan ..... dair iade faturasına dayalı cari hesap alacağı nedeni ile davacı tarafın davalı tarafa borçlu olup olmadığı, davacının davalıya satıp teslim ettiği malların ayıplı olup olmadığı, ayıbın üretimden kaynaklanıp kaynaklanmadığı veya atık mükerrep kullanımından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, teslim edilen ürünlerin ayıplı olması halinde ayıbın niteliği (açık-gizli ayıp), davalı tarafça ayıp ihbar sürelerine uyulup uyulmadığı ve buna göre davacının icra dosyasına yapmış olduğu ödemeyi davalı taraftan talep edebilip edemeyeceği ve edebilecek ise miktarı hususlarındadır. Büyükçekmece ..... İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davalı şirket tarafından davacı şirket aleyhine 138.901,64 TL ayıplı olarak satılan ..... iade faturası ve 25.11.2021 tarihli ihtara dayalı Cari Hesap Alacağı, 20.616,43 TL 30.11.2021 ihtar tebliğ tarihinden itibaren işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 159.518,07 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşıldı. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek dava konusu malların bulunduğu "..... Bölgesi .... Sitesi 4. Cadde No:3 (..... Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.) Beylikdüzü/İstanbul " adresinde Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü ..... E. sayılı takip dosyasında takip dayanağı olarak gösterilen ayıplı olarak satılan ..... dair iade faturasına dayalı cari hesap alacağı nedeni ile davacı tarafın davalı tarafa borçlu olup olmadığı, davacının davalıya satıp teslim ettiği malların ayıplı olup olmadığı, ayıbın üretimden kaynaklanıp kaynaklanmadığı veya atık mükerrep kullanımından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, teslim edilen ürünlerin ayıplı olması halinde ayıbın niteliği (açık-gizli ayıp), davalı tarafça ayıp ihbar sürelerine uyulup uyulmadığı ve buna göre davacının icra dosyasına yapmış olduğu ödemeyi davalı taraftan talep edebilip edemeyeceği ve edebilecek ise miktarı hususlarının tespiti için hakimin katılımı olmaksızın HMK m. 278/son uyarınca makine mühendisi (....... merdaneleri konusunda uzman) bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle 27/08/2024 günü saat 11:30 itibariyle keşfen bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, Makine Mühendisi bilirkişi ...... 22/10/2024 tarihli raporunda özetle; mahkememiz ara kararı gereği tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek dava konusu malların bulunduğu ..... Bölgesi .....Sitesi 4., cadde No:3 Beylikdüzü/İstanbul adresinde Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı takip dosyasında takip dayanağı olarak gösterilen ayıplı olarak satılan ..... dair iade faturasına dayalı cari hesap alacağı nedeni davacı tarafın davalı tarafa borçlu olup olmadığı, davacının davalıya satıp teslim ettiği malların ayıplı olup olmadığı, ayıbın üretimden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, veya atık mürekkep kullanımından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, teslim edilen ürünlerin ayıplı olması halinde buna göre davacının icra dosyasına ayıbın niteliği (açık-gizli ayıp), davalı tarafça ayıp ihbar sürelerine uyulup uyulmadığı ve buna göre davacının icra dosyasına yapmış olduğu ödemeyi davalı taraftan talep edilip edemeyeceği ve edilebilecek ise miktarı hususlarının aşağıda ayrıntılı, denetime elverişli ve gerekçeli olarak izah edilmiş olduğunu, davalı şirketin işyerinde baskılı ambalaj üretimi yaptığını, dava konusu ...... merdaneler, baskılı ambalaj yapan makinelerde, baskı boyasını klişeye aktarma ile görevli merdaneler olarak kullanılmakta olduğunu, teknik olarak anlaşılır şekilde izah edildiğinde, baskılı ambalaj makinelerinin değiştirilebilir şekilde tasarlanmış gözenekli ..... merdaneler, mürekkep haznesinden temas ile almış olduğu mürekkebinin miktarını ayarlayarak flekso kalıbına aktararak baskı işleminin kusursuz olmasını sağladığını, fabrika imalat yetkililerinin, söz konusu ...... merdaneleri kullanamadıklarını, merdanelerin mikro haznelerinde mürekkep kalıntılarının kaldığını ve solüsyon ile tamizleme işlem periyodunun çok sık hale geldiğini, halbuki üretimde kullandıkları mevcut ..... merdanelerin uzun temizleme periyodlarının olduğunu ve üretimde aksamaya yol açmadığını belirtmiş olduklarını, davalının, davacıdan satın almış olduğu ..... Merdanelerinden ümit ettiği faydayı sağlayamadığını, huzurdaki dava konusu ....... merdanelerin silindir şeklinde olduğunu, uç noktalarından yataklanarak dönel şekilde merdane üzerindeki mikro gözeneklerle mürekkep naklini, mürekkep haznesinden flekso kalıplara ihtiyaç miktarı kadar aktarmakla görevli olduğunu, bu merdanelerin, teknolojik analizinin yapılmasının Ülkemiz altyapı sebebiyle yapılamamakta olduğunu, davacı vekilinin belirtmiş olduğu Almanyadaki üretici firma tarafından yapılan kontrol sonucunda hatalı mürekkep kullanımının kullanıcı hatası olarak belirtilmesinin dosya muhteviyatında konu ile alakalı teknik rapor niteliğinde delil bulunmadığını, ....... merdanelerin tanımı, g/m2, ccm/m2 olarak yani metrekareye taşınan mürekkep miktarı olarak yapıldığını, bu miktarın, ....... merdanenin mürekkep taşıma kapasitesini belirttiğini, uyuşmazlığın, verilen hatalı siparişten kaynaklanıp kaynaklanmadığı hakkında tetkik delimiş olup, dosya muhteviyatında davacının davalıya sunduğu Seramik aniloks merdanelerin yenileme fiyatları teklifi eklerinde teknik kapasite değerleri ile sunulmuş olduğu görüldüğünden, söz konusu merdanelerin satıcı ve alıcı tarafından bilindiğinin tespit edilmiş olduğunu, söz konusu 9 adet Aniloks merdanenin 05/06/2020 tarihli fatura ile 09/06/2020 tarihinde davalıya teslim edildiğinin tespit edilmiş olduğunu, 17/08/2020 tarihinde, osmanQbag.com.tr emre DABBAĞ isimli kişiye e-posta mesajı ile "SCHIAVI matbaa için aldığımız aniloks merdanelerin 200 ve 360 olanlarında bu şekilde izler oluştu" şeklinde ürünün hatasını belirten ifade mevcut olduğunu, davalı tarafından hatalı ürün geri bildirim süresinin yaklaşık 37 gün olduğunun hesap edilmiş olduğunu, bu sürenin, ürünün teslim edilip davalı tarafından kullanılıp baskı yapılan ambalajların hatalı çıkmasının anlaşılması için makul süre olduğunu, bu sebeple, davalı tarafça ayıp ihbar sürelerine uyulduğunun belirlenmiş olduğunu, seramik ....... merdanelerin, davacıdan, davalıya 05/06/2020 tarihli GIB2020000000102 numaralı ve 174.070,27 TL meblağ ile satıldığının anlaşılmakta olduğunu, keşif icrası sırasında, davalı iş yerinde kullanılan mürekkeplerin orjinal kutuları içerisinde, Akkim, Gecko, Flexostar marka mürekkepleri kullandığının tespit edilmiş olduğunu, bunların kapalı kaplar içerisinde markalı ve daimi olarak kullanılan mürekkep ürünleri olduğunun belirlenmiş olduğunu, atık mürekkep kullanıldığına dair herhangi bir bilgi ve bulgu tespit edilmemiş olduğunu, söz konusu Seramik ....... Merdanelerin yukarıda açıkça izahatı yapılan ve davalının tüketici olarak gerekli faydayı sağlayamadığı olası sebepler sıralanmış ve bu sebeplerden Seramik ....... Merdanelerin üretim kaynaklı gizli ayıplı olduğunun tespit edilmiş olduğunu SONUÇ OLARAK: davacı tarafın davalı tarafa borçlu olup olmadığının hesap uzmanı tarafından değerlendirilebileceğini, davacının, davalıya satıp teslim ettiği malların ayıplı olduğunu, ayıbın, üretim hatasından kaynaklandığını atık mürekkep kullanımından kaynaklanmadığını, teslim edilen ürünlerin ayıplı olması halinde buna göre davacının icra dosyasına ayıbın niteliğinin gizli ayıplı olduğunu, davalı tarafça ayıp ihbar sürelerine uyulduğunu, buna göre davacının icra dosyasına yapmış olduğu ödemeyi davalı taraftan talep edemeyeceğini bildirmiştir. Davacının talebi, hakkında başlatılan icra takibi nedeni ile davalı taraf ödenen bedelin iadesi istemine ilişkin olup davacı hakkında başlatılan Büyükçekmece 1. İcra Dairesi 2022/25779 E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde davacının borçlu, davalının alacaklı olarak yer aldığı ve takip dayanağı olarak "Ayıplı olarak satılan Aniloxlara dair iade faturasına dayalı cari hesap alacağı" olarak belirtildiği, uyuşmazlığın davalı tarafından davacı adına tanzim olunan iade faturasının yerinde olup olmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. 6098 sayılı TBK’nın 227. maddesi uyarınca satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme ve imkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme seçimlik haklarından birini kullanabilir. Alıcının genel hükümlere göre uğradığı diğer zararlar için tazminat isteme hakkı saklıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesinde tacirler arası ayıp ihbar süreleri düzenlenmiş olup, yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Öğretide ayıp satılanda, vaad edilen niteliklerin bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır.(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı). Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır. Gerek ticari satım, gerek tüketicilere yönelik ticari olmayan satımlarda ayıp nedeniyle seçimlik hakların kullanılması yenilik doğurucu hak niteliğindedir (Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, 13. Bası, Turhan Kitabevi, Ankara 2013, s. 127; Yavuz, Cevdet; Satıcının Satılanın (Malın) Ayıplarından Sorumluluğu, Beta Yayınevi, İstanbul 1989 (Satım), s. 141; Aslan, Yılmaz; 6502 sayılı Kanuna Göre Tüketici Hukuku, 4. Baskı, Ekin Yayınevi, Bursa 2014, s. 165-166; G). Gerek kurucu nitelikte, gerekse bozucu nitelikte olsun yenilik doğurucu haklar kural olarak bir kez kullanılmakla tükenirler. Bu kuralın istisnası ise, tüketicinin kullandığı seçimlik yenilik doğurucu hakkının yerine getirilmemesi olup, bu durumunda Kanunun kendisine tanıdığı başka seçimlik bir hakkı kullanması mümkün olacaktır (Zevkliler, Aydın/Aydoğdu, Murat; Tüketicinin Korunması Hukuku, 3. Baskı, Seçkin Yayınevi, Ankara 2004, s. 126). Somut olayın değerlendirilmesinde davacının, davalı taraftan satın almış olduğu Seramik ....... Yenileme cinsi merdanelerin yerinde incelenmesi neticesinde merdanelerin kullanılmadığı, mikro haznelerinde oluşan mürekkep kalıntıları nedeni ile temizleme periyodunun çok sık olduğu, bu nedenle davalının davacı taraftan satın almış olduğu ürünlerden beklenen faydayı sağlayamadığı, bilirkişi raporunda ayrıntılarına yer verildiği üzere belirtilen ayıbın kullanımdan kaynaklandığı hususunun davacı tarafından ispatlanamadığı, ayıbın üretim hatasından kaynaklandığı, satılan merdanelerin 09/06/2020 tarihinde davalıya teslim ediliği ve sunulan mail yazışmalarından teslimden yaklaşık 37 gün sonra ayıp ihbarının yapıldığının anlaşıldığı, ayıbın kullanım ile ortaya çıkabilecek ayıp niteliğinde olması sebebi ile gizli ayıp niteliğinde olduğu ve TTK m. 23/1-c ve TBK m.223 hükmü uyarınca ayıp ihbarının süresinde yapıldığının tespit edildiği, buna göre davalı tarafın davacı adına ayıplı ürün satışı nedeni ile düzenlemiş olduğu faturadan kaynaklı takibin yerinde olduğu ve davacının takip dosyasına yapmış olduğu olduğu ödemeyi davalı taraftan talep edemeyeceği kanaati hasıl olduğundan açılan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN REDDİNE; 1-Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 3.493,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 2.878,20 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 2-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 32.731,65 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (davacı vekiline e-duruşma ortamında) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/01/2025 Katip Hakim