İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/244 E. 2025/990 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/244
Karar No
2025/990
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/244 Esas KARAR NO : 2025/990

DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/03/2022 KARAR TARİHİ : 08/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin 13 kişi tarafından kurulduğunu, ana sözleşmeye göre kurucu yönetim kurulunun ..., ..., ... ve ...'dan oluştuğunu, denetim kurulunun ise ..., ..., ... olmak üzere üç kişiden oluştuğunu, yönetim kurulunun özen yükümlülüğüne aykırı davranması durumunda oluşan zarardan sorumluluğunun doğacağını, kusurlu davranışları sebebiyle kooperatifi zarara uğratmaları ve zararın tazmininin işbu davanın temelini oluşturduğunu, kooperatifler kanunu'nun 98.maddesi yollamasıyla TTK 359.maddesi hükmünün geçerli olduğunu, buna göre denetçilerin kanun veya ana sözleşmenin kendilerine yükledikleri görevleri hiç veya gereği gibi yapmazlarsa bu hareketleri ile sebebiyet verdikleri zararlar için kusursuz olduklarını ispat etmedikçe sorumluluktan kurtulamayacaklarını, davalıların görev yaptıkları dönemlerde yapmış oldukları iş ve işlemler nedeniyle kooperatifi büyük bir zarara uğrattıklarını, bu zararın doğrudan doğruya kooperatif tüzel kişiliğine, kooperatif ortaklarına karşı meydana geldiğini, davalıların kooperatifte görevli bulundukları dönemlerde usulsüz ve kooperatifin menfaatine aykırı işlemler yapılarak kusurlu hareketleriyle kooperatifi uğratmış oldukları zararlar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 300.000,00-TL'nin zararın oluştuğu tarihlerden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan zararın doğduğu dönemlere göre müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesini vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarını beyan ettiklerini, harcamaların tamamının kooperatif için yapılmış olduğunu, Genel Kurulca onaylanan bütçedeki yemek giderleri, 2018 Yılı temsil ve ikram giderleri fasıllarına dayanılarak yapılan harcamalar olduğu, kooperatiflerinin, özen yükümlülüğüne uygun olarak her konuda olduğu gibi bu konuda da profesyonel destek aldıklarını, bütçe ve genel kurul kararlarına uygun bir hizmet alımı olduğunu beyanla davanın reddin istemiştir. CEVAP: ... cevap dilekçesinde özetle; Sorumluluk davasının 2. Yıllık zaman aşımına tabi olduğu, davacının iddia ettiği iş ve işlemlerin üzerinden 2 yıldan fazla süre geçtiği eve zaman aşımının dolmuş olduğu, Kooperatifler Kanunu (Koopk) 62 hükmünün yönetim kurulu üyelerinin titizlik derecesi ve sorumluluklarını düzenlediğini, Koopk 66. ile denetçilerin çalışma usulü ve inceleme yükümlülükleri belirlenmiş olup, giderek KoopK 98 ile Koopk'da aksine düzenleme olmayan hususlarda Türk Ticaret Kanunu'ndaki anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı hüküm altına alındığını, dolayısıyla yönetici ve denetçilerin sorumlulukları bakımından Koopk 62 ve 66'da özel olarak düzenlenmeyen hususlarda 6102 sayılı TK 553 vd. hükümleri uygulama alanı bulacağı, dönemlerin dava konusu edilmesinin, istifa etmiş olduğu tarihten sonra yapılan iş ve işlemlerden fiil/kusur/zarar ve bunlar arası illiyet bağının bulunmaması ile bu işlemlerden de sorumlu tutulamayacağı nedeniyle davacının taleplerin tümünün reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin serbest avukatlık yapmakta olduğu, davacı kooperatifte kurucu ya da yönetici olarak baştan itibaren bir dahli olmadığını, müvekkilinin, davacının kooperatif genel kurulunda geçilen asil ve yedek üyelerden olmayıp seçilen asillerin istifa etmesi, göreve gelen yedeklerin istifa etmesi ya da kendisine görev teklif edilen yedek üyelerin görevi kabul etmemesi nedeniyle Kooperatif tüzel kişiliği tarafından TTK m. 363 gereği bir sonraki seçime kadar geçici olarak görev almasının teklif edilmiş olduğu, bunun üzerine 12.07.2019 ve 15.03.2020 tarihleri arasında yalnızca 8 ay geçici olarak yönetim kurulu üyeliği görevini üstlendiği görevinin, 15.03.2020 tarihinde yapılan genel kurul ile bitmiş olduğu, genel kurul kararı gereği kooperatifin ti şer yöneticiler ile birlikte kendisine yaptığı aylık 2.000-TL'den toplam 16.000-TL. huzur hakkı dışında herhangi bir gelir ya da maddi menfaat elde etmediğini, Keza davacı kooperatifin yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğunun doğduğunu iddia ettiği hususların çok büyük bir kısmının müvekkilin görev süresinden önce kooperatifin özellikle kuruluş aşamalarında gerçekleşen iş ve işlemlere ilişkin olduğundan, Bu sebeple cevap dilekçesinde yalnızca müvekkilin görev süresine ilişkin işlemler hususunda açıklama yapılacağını, mutfak masrafını kooperatife yansıtıp, bu tutar için sicilini kirletmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bir kişisel harcamanın söz konusu olmadığı gibi, yapılan ödeme için bir önceki genel kurulda alınan yetki ile temsil ve ağırlama giderleri kapsamında yönetim kurulunun yetkili olduğu, bu hususun o gün toplantıya iştirak eden kişilerin tanıklığı ile ispat edileceğini beyanla haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili özetle; Somut uyuşmazlıkta, 2017 ve 2018 olağan genel kurul toplantı tutanaklarından, yönetici ve denetçiler tarafından sunulan yönetim kurulu yıllık çalışma raporunun, denetim kurulu raporunun, bilanço gelir ve gider hesaplarının okunduğu ve oy birliği ile kabul edildiğinin anlaşılmakta olduğunu, söz konusu belgelerin gerçeği yansıttığından, bunların sahteliğine ilişkin bir iddia bulunmadığından ve giderek ilgili belgelerin içeri özleşmelerin kooperatif malvarlığı anlaşılabileceğinden davacının dilekçesinde sorumluluk sebebi olarak zikrettiği sözleşmelerin ibra kapsamında olmadığının ileri sürülemeyeceğini, davacıların dilekçelerinde yer verdikleri iddiaların müvekkil ....'ın gerçekleştirdiği denetçilik görevi ile ligisi bulunmadığından ve müvekkilin görev tanımı kapsamına giren herhangi bir kusurundan bahsedilemeyeceğinden TK'da yer alan sorumluluk hükümleri uyarınca 13.0.2017 ila 29.03.2019 tarihleri arasında denetçilik görevini yürütmüş olan müvekkilinin sorumluluğunun da bulunmadığını,beyanla haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken mevzuat hükümlerinin açıklığa kavuşturulmasının gerektiğini beyanla diğer davalılar gibi yasal düzenlemeler konusunda aynı nitelikte açıklamalarda bulunduğu, Öncelikle, 04.05.2017 ila 02.01.2019 tarihleri arasında yönetim kurulu üyeliğini yürütmüş olan müvekkil ... “ın 2017 ve 2018 yılı olağan genel kurul toplantılarında gündemin 7. maddesi çerçevesinde ibra edilmiş olduğu, dolayısıyla 2017 ve 2018 yılı içerisinde gerçekleştirilmiş hukuki işlemler bakımından müvekkili ...'ın sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, yönetim kurulu ve denetçiler tarafından şirket malvarlığına ve muhasebesine ilişkin işlemlerin gerçeği yansıtmasının, ibra kararının sonuç doğurması için gerekli ve yeterli olduğunu, davacıların sorumluluk davası açabilmeleri için KoopK 92 hükmünün atfı ile uygulama alanı bulacak TK 560 uyarınca, sorumluluk davası yöneltilebilmesi için öngörülen zamanaşımı süresinin de dolmuş olduğunu, davacı tarafça hukuki mesnetten yoksun olarak iddia edilen iş ve işlemlere ilişkin imleri mülga 6362 sayılı TK'dan ayrılmakta ve davacıların müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, genel kurulca usulüne uygun olarak ibra edildiği, zamanaşımı süresinin sona ermesinden sonra iş bu davanın ikame edildiği, hiçbir somut veriye dayanmayan zorlama ve ısmarlama ithamlarla iş bu davanın ikame edildiği, yine görev süresi boyunca kendisine yüklenen sorumlulukları özenle yerine getirdiği ve kendisine yüklenen sorumluluklara aykırı davrandığı da dava dilekçesinden de görüleceği üzere ispat edilemediğinden; bu hususlar hep bir arada değerlendirilerek açılan iş bu davanın reddini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı Kooperatif'in İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde tescil edilerek 04.05.2017 tarih ... sayılı ticaret sicili gazetesinde yayımlanarak tüzel kişilik kazandığını, TK 554 ile mülga TK da olduğu gibi kusurun varlığının karine olarak kabul edilmediğini, Hem denetlerin görev tanımının hem de kusurun ispat yükünün davacılarda olduğunun anlaşılabilme: in söz konusu TK 554 hükmünü alıntılamakta yarar gördüklerini, Şirketin ve şirketler topluluğunun yılsonu ve konsolide finansal tablolarını, raporlarını, hesaplarını denetleyen denetçi ve özel denetçilerin, kanuni görevlerinin yerine getirilmesinde kusurlu hareket ettikleri takdirde, hem şirket hem de pay sahipleri ile şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarar dolayısıyla sorumlu olduklarını, sonuç olarak, davacıların dilekçelerinde yer verdikleri iddiaların müvekkili ...'ın gerçekleştirdiği denetçilik görevle ilgisinin bulunmadığından ve müvekkilinin görev tanımı kapsamına giren herhangi bir kusurundan bahsedilemeyeceğinden TK de yer alan sorumluluk hükümleri uyarınca denetçilik görevini yürütmüş olan müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını beyanla haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ...., ..., ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Sorumluluk davasının 2 yıllık zamanaşımına tabii olduğu ve İddia edilen iş ve eylemlerin üzerinden 2 yıldan fazla bir süre geçtiği için zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu, müvekkillerinin, denetleme kurulu üyeleri olarak görev yaptıkları sürede denetim görevlerini hakkıyla yerine getirdiklerini, özen borcunu ihlal etmediklerini, denetlediği yönetim kurulunun iş ve eylemlerinin mevzuata ve genel kurul kararlarına uygun olması nedeniyle genel kurullara sundukları denetleme kurulu faaliyet raporlarında da bu şekilde görüş sunarak genel kurul tarafından ibra edilmiş olduklarını, davacının iddialarının haksız, mesnetsiz ve art niyetli olup gerçeği yansıtmadığını, müvekkillerinin tüm bu faaliyetleri Denetim Kurulu Faaliyet Raporlarında açıkça gösterildiğini, bu raporların genel kurula hem okunduğu hem de basılı olarak sunulduğu, üzerinde müzakere edildiğini, sonrasında denetim kurulunun üst üste iki kez oybirliğiyle ibra edildiğini, faaliyet raporları ve bütçelerin, Genel Kurullarda ortaklara yazılı olarak dağıtıldığı, sözlü olarak okunduğu ve müzakere edildiğini, bu hususun da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı temsilcilerinin de onay ve imzası bulunan Genel Kurul tutanaklarından da açıkça anlaşıldığını, borcu sona erdiren hallerden biri olan İbra ile ilgili böyle bir iddiada bulunmanın hukuken mümkün olmadığı, usulsüzlük olduğu iddia edilen harcamalar hakkında; bu harcamaların tamamı kooperatif işleri için hukuka uygun olarak yapılmış olup, genel kurulca onaylanan bütçedeki yemek giderleri, temsil ve ikram giderleri fasıllarına dayanılarak yapılan harcamaların söz konusu olduğu, Bu olayda da hukuka aykırı bir durum bulunmadığı için işlem yapılmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. Davalılardan ...'in cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, belirsiz alacağın tahsili için açılan tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizce toplanan deliller ve belgeler ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, mahkemece resen seçilen kooperatif uzmanı, SMMM ve inşaat mühendisi bilirkişilerden oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır. Dosyaya sunulan 17/11/2023 tarihli kök raporda özetle; davalı kooperatif yönetiminin toplam olarak 3.834.486,74-TL fazla ödeme yaptığı, davacı kooperatifin, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 24.04.2017 tarihli 16 sayılı olur kararı ve Bakırköy .... Noterliğinin 21.04.2017 tarih ve ... yevmiye numarasıyla tasdiklenen ana sözleşmesi ile kuruluşuna izin veril İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil işlemi yapıldıktan sonra, 04.05.2017 tarih ... sayılı ticaret sicil gazetesinde yayımlanarak tüzel kişilik kazandığı, davacı kooperatifin kuruluş sonrası ilk genel kurulunu 30.05.2017 tarihinde olağanüstü şeklinde yaptığı, bu genel kurulda 3 yıl süre ile görev yapmak üzere yönetim kurulu üyeliğine ..., ..., ... ve ...'ı denetim kurulu üyeliğine ..., ..,..,...'yi seçtiği, davacı kooperatifin 30.05.2017 tarihinde yapılan ilk olağanüstü genel kurulunda kooperatifin azami ortak sayısının 2500 kişi, azami pay sayısının 2500 adet olmasına 1163 sayılı kanunun 42 madde hükmü gereği kooperatifin amacını gerçekleştirmesi için İstanbul ili sınırları içerisinde azami metrekare fiyatı 5.000,00 TL'yi ve toplam 200.000 metrekare'yi geçmemek üzere arsa satın alınmasına bu hususta yönetim kuruluna yetki verilmesine oy birliği ile karar verildiği, yapılacak inşaat ile ilgili plan-proje ve inşaat yapım yönteminin belirlenmesi maddesinde gerek plan, alt yapı, projenin, gerekse inşaat işlerinin pazarlık usulü ile yapılmasına bu hususta yönetim kuruluna yetki verilmesine oy birliği ile karar verildiği, davacı kooperatifin 30.05.2017- 31.12.2019 tarihleri asındaki dönemde yönetim ve denetim kurulu faaliyet raporlarının 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 86. Maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkartılmış 11.06.2008 tarihli ve 26903 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olan tebliğ hükümlerine uygun şekilde düzenlendiği, davalı eski yönetim ve denetim kurulu üyelerinin görev dönemi kapsamındaki genel kurullarda üyelerin onayına sunulan bilanço ve gelir gider tablolarının incelenemediği veyahut talep edildiği halde kendilerine bir nüshasının verilmediğinden bilançonun onayı ile yönetim ve denetim kurullarının ibrasının geri bırakılması yönünde bir iddianın ileri sürülmediğinin genel kurul tutanaklarından tespit edildiği, davacı kooperatifin 30.05 2017- 31.12.2018 tarihi arasında görev yapan eski yönetim ve denetim kurulu üyelerinin bu görev dönemi içinde yapmış olduğu bilanço gelir gider ve diğer tüm faaliyetleri sebebiyle oy birliği ile ibra edildiklerinin görüldüğü, genel kurulun açık bilgisine sunulan 30.05.2017- 31.12.2018 dönemine ilişkin bilanço, gelir gider hesapları yönünden genel kurulda alınan bu ibra kararları kaldırılmadıkça hukuki yönden eski yönetim kurulu üyelerinin 30.05.2017- 31.12.2018 arası dönem faaliyetleri sebebiyle sorumluluğuna gidilemeyeceğinin değerlendirildiği, usule uygun şekilde hazırlanıp genel kurulun açık şekilde bilgisine sunulan 30.05.2017-31.12.2018 arası dönem bilanço gelir gider tablolarının, yönetim ve denetim kurulu faaliyet raporlarının görüşülmesi sonucunda genel kurulca alınan ibra kararlarının yönetim kurulu üyelerini hukuki yönden sorumluluktan kurtaracağı, davacı kooperatifin 30.05.2017- 31.12.2018 tarihi arasında yapılan genel kurullarında her ne kadar ibra kararı var ise de , ancak genel kurulun açık bilgisine sunulmayan iş ve işlemlerin varlığının tespiti halinde eski yönetim ve denetim kurulu üyelerinin sorumlu tutulabileceği, diğer bir ifade ile usulüne uygun şekilde, bilanço ve finansal tablolar ülerek alınan ibra kararları yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluktan kurtaracağı ancak ibranın kapsamı genel kurulun bilgisine sunulan eylem ve işlemler ile sınırlı olacağının değerlendirildiği, 30.05.2017- 31.12.2018 tarihi arasındaki dönemde kabul edilen tahmini bütçe kalemleri arasında aktarma yetkisinin yönetim kuruluna verildiğinin görülmesi karşısında üyelerden toplanan aidatların veya ödemelerin kooperatif adına ve yararına yapılması zorunlu olan başka acil işlere (genel kurulca verilen aktarma yetkisi gereği) aktarılabileceği, bu yönde alınan karar doğrultusunda yapılan işlemlerin 1163 sayılı kanun ve ana sözleşme hükümlerine aykırı olmadığının değerlendirildiği, davacı kooperatifin 15.03.2020 tarihinde yapılan 2019 hesap yılı genel kurulunda bu dönemde görev yapan yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ..., ... ile denetim kurulu üyeleri ... ,... ...'ın genel kurulca İBRA edilmedikleri, ibra edilmeme kararı nedeniyle bu dönem yönetim ve denetim üyelerinin kooperatif tüzel kişiliğinin zarara uğratılmasına dair mali ve teknik yönden tespit edilecek kusurlu eylem ve işlemlerinden doğan zararlar nedeniyle hukuki yönden sorumluluğuna gidilebileceği, davacı kooperatifin 06.07.2021 tarihinde yapılan 2020 hesap genel kurulunda usule uygun olarak sorumluluk davasının açılması bu hususta yönetim kuruluna yetki verilmesi yönünde genel kurulca karar alındığı, davacı kooperatif ticari defter ve belgelerinin dava konusu dönemde açılış/kapanış noter onaylarının süresi içinde yapılmış olduğu, ticari defterlerin birbirini teyit eder şekilde usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfının takdirinin mahkemeye ait olduğu, davalı kooperatif yönetiminin teknik hesaplamalar sonucunda toplam olarak 3.834.486,74-TL fazla ödeme yaptığı, bu durumdan davalı kooperatifin sorumlu olup olmayacağı veya bu fazla ödeme yapılan miktarının, hata payı içinde değerlendirilip, değerlendirilmeyeceği husususun mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Mahkememizce kök rapor hazırlayan heyete gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişinin iştirak etmesine karar verilerek ek rapor hazırlanması istenmiş olup, dosyaya sunulan 26/03/2025 tarihli ek raporda özetle; 1163 sayılı kanunun uygulanmasına ilişkin kök raporda detaylı şekilde açıklan görüş ve kanaatlerinde bir değişiklik olmadığı, ancak davalı kooperatif yönetiminin teknik hesaplamalar sonucunda toplam olarak 1.146.792-TL fazla ödeme yaptığı, bu durumdan davalı kooperatifin sorumlu olmayacağı veya bu fazla ödeme yapılan miktarının, hata payı içinde değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunun mahkemenin takdirinde olduğu, kooperatif yönetiminin taşınmazlar alım bedeli için fazla ödeme yapmadığı görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Taraf itirazları gözetilerek aynı bilirkişi heyetinden 2.ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, dosyaya sunulan 10/09/2025 tarihli 2.ek raporda özetle; Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına sunulan rapor ile mahkememiz işbu dosyasındaki raporda beton ve demir miktarı hesaplamalarında farklılıklar olduğu, taraflarınca hesaplamalarında bir değişiklik yapılmadığı, son kararın mahkemeye ait olduğu, kök ve birinci ek rapordaki görüşlerinin değişmediği görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Her ne kadar davacı vekili "inşaatın bitmediğini, raporlarda bitmiş olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu" ileri sürmüş ise de; mahkememizce alınan kök rapor ve tarafların bu itirazlarını da karşılamak amacıyla aldırılan iki ayrı ek rapora esas olmak üzere "İnşaatın başkasına tamamlatıldığı yönünde sözleşme, fatura vb.belge" sunulmadığı için ileri tespite gidilememiş ve usul ekonomisi yönünden yeniden rapor aldırılması da düşünülmemiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında; davacı kooperatif tarafından kooperatifin daha önceki yönetim ve denetim kurulu üyeliğini yapmış olan davalılara karşı işbu dava ile sorumluluk davası açılarak, kooperatifin uğramış olduğu zararların davalılardan müteselsilen tahsilinin talep edildiği, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemeleriyle davalı kooperatif yönetiminin toplam 1.146.792,43-TL fazla ödeme yaptığı hususunun tespit edildiği, kooperatif genel kurulunun açık bilgisine sunulan 30/05/2017 tarihi ile 31/12/2018 dönemine ilişkin genel kurulda alınan ibra kararları kaldırılmadıkça bu dönem yönünden davalıların sorumluluk yoluna gidilemeyeceği, 2019 hesap yılına ilişkin 15/03/2020 tarihli genel kurulda yönetim kurulu üyeleri ile denetim kurulu üyelerinin ibra edilmedikleri ve bu nedenle bu dönem ile ilgili sorumluluk yoluna gidilebileceği; ancak dava kooperatif ile ilgili yapıldığı tespit edilen tüm işlerin finansal büyüklüğü dikkate alındığında, fazla ödeme olarak tespit edilen (ki bu hesaplama da farazidir) 1.146.792,43-TL'lik miktarın serbest piyasa koşulları da gözetildiğinde kabul edilebilir hata payı içinde olduğu şeklinde kanaat oluştuğundan davalıların zarar kastı ile hareket etmedikleri kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar harcının, daha önce mahkememiz veznesine yatırılan 5.123,25-TL harçtan düşülmesi ile, fazla alınan 4.507,85-TL harcın yatırana İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalılar ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar üzerinden hesaplanan 48.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen bu davalılara VERİLMESİNE, 5-Arabuluculuk ücretlerinin (tüm davalılar ile yapılan) davacı taraftan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana İADESİNE, Dair, davacı vekili, davalılar ..., ..., ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı asil ...'ün yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/10/2025

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/244, K. 2025/990, T. 08.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-244-e-2025-990-k-fd762d938bb0