İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/1243 E. 2025/993 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1243
- Karar No
- 2025/993
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1243 Esas KARAR NO : 2025/993
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 28/12/2023 KARAR TARİHİ : 08/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin keşideci olarak düzenlediği 100.000,00-TL bedelli davaya konu çekin lehtar ... tarafından bedel ödenmesine rağmen iade edilmediğini, çek üzerinde tahrifat yapıldığını ve haksız olarak 5.000.000,00-TL bedel gösterilerek ... Bankası ... Şubesi'nden takasa sunulduğunu, icra takibine konu edildiğini, bu nedenle müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti için işbu davayı açtıklarını, müvekkili şirket ile davalı arasında yapılan protokolle taraflar arasındaki tüm alacak-borç ilişkisinin sona erdiğini, bu protokolün ibra niteliğinde olduğunu, icra takibine konu borcun sona erdiğini, temel alacak ifa nedeniyle sona erdiğinden davaya konu çekin bedelsiz olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davaya konu çekin müvekkili şirketin müzayaka halinde olmasından yararlanılarak borç alınan bedelin çok üzerinde keşide edildiğinden BK 28.maddesi kapsamında da bedelsiz olduğunu, davaya konu çek üzerinde tahrifat yapılarak bedel ve keşide tarihi ile oynanması ile müvekkili şirketin borçlu hale getirilmeye çalışıldığını, bu nedenlerle kabul anlamına gelmemek kaydıyla davaya konu çekin temel borç ilişkisi BK 27.maddesine göre ahlaka aykırı olduğundan hükümsüz ve bedelsiz olduğunu, davalının TCK kapsamında suç teşkil eden hukuka aykırı davranış sebebi ile savcılık şikayetinde ve sahtecilik iddiasında bulunduklarını, suça konu olan bu çekin bu yönüyle de hükümsüz olduğunu, davaya konu icra takibinin kötü niyetli ikame edildiğini, davalının İİK 72/5 maddesine göre tazminata mahkum edilmesi gerektiğini, davanın takip dayanağı çekin bedel ve keşide tarihi üzerinde tahrifat yapılması sahteliğine dayalı menfi tespit davası olduğundan Yargıtay Büyük Genel Kurulu kararı da nazara alınarak teminatsız olarak tedbir kararının verilmesini talep ettiklerini, dava konusu icra takibi dosyasının tedbiren teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaate ise uygun bir teminat karşılığında dava sonuna kadar durdurulmasını, davaya konu çekin bedelsizlik ve hükümsüzlük nedenleriyle borçlu olmadığının tespitini, davaya konu icra takibinin iptalini, icranın eski hale iadesini, davalının %20'den az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı taraf yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usulsuz tebligat sebebiyle itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin pandemi döneminde davacı şirket yöneticisi olan dostu dava dışı ...'ya iş vaatlerinde bulunduğu için ve dostluklarına güvenerek davacının da pandemi dönemindeki maddi sıkıntıları sebebiyle yüksek miktarlı borçlar verdiğini, müvekkilinin vermiş olduğu bu borçlardan birine karşılık davacı şirketin davaya konu 5.000.000,00-TL bedelli çeki keşide ettiğini, müvekkilinin söz konusu çeki tahsil etmek amacıyla ... Bankası .... Şubesi'ne çeki ibraz ettiğini, banka memuruna ibrazının ardından, müvekkilinin rızası dışında çeki teslim alarak bankadan çıktığını ve geldiğinde çek üzerinde tahrifat şerhinin işlendiğini, davacının dilekçesinde belirttiği tahrifat işlemlerinin çekin banka memuru tarafından çıkartıldıktan sonraki zamanda gerçekleşebilecek olduğunu, bu hususta Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... ihbar numaralı dosyasıyla operasyon yetkilisi dava dışı ...'ın şikayet edildiğini, bahse konu dosyada anılan kişinin çek ile birlikte bankadan çıktığı ana ilişkin güvenlik kamera kayıtlarının mübrez olduğunu, çekte tahrifat yapılmış ise bunu operasyon yetkilisinin yahut telefonda görüştüğü kişilerin yapmış olma ihtimalinin yüksek olduğunu, davacı şirketin dilekçesinde söz konusu çekin tahrifatlı olduğunu ilk bakışta anlaşıldığı beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne kayıtlı bir şirket olduğunu, yasal yükümlülüklerinin bulunduğunu, basiretli bir tacir olduğunu, basiret kuralları gereği bir tacirin deneyimsizlik ya da düşüncesizlik içinde bulunamayacağının kabul edildiğini, hal böyle olunca tacirlerin gabin iddiasına dayanak olarak tecrübesizlik ya da düşüncesizlik hali iddiasında bulunmayacağının açık olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında müzayaka hali için basiretli tacirin öngöremeyeceği bir durum oluşması ve tacirin bu hali ispat etmesi gerektiğini, basiretli tacirin ticari meşgalesinin tüm yükümlülüklerini bilerek hareket etmek zorunda olduğunu, müvekkilinin davacı şirket yetkilisine vermiş olduğu borçlara karşılık şirket yetkilisinin müvekkiline keşide ettiği 100.000,00-Euro çeki darp, cebir ve tehdit ile müvekkilinden zorla aldığını, davacının haksız kazanç elde etmek adına hukuka aykırı davalar ikamet ettiğini, yargı yerlerini gereksiz meşgul ettiğini, işbu mahkeme dosyasında da dava haksız kazanç elde etmek amacıyla ikame edildiğini, davacı şirketin kötü niyetli olarak ikame ettiği işbu derdest davanın reddini, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddini, davacı tarafa %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı, davaya konu çekin gerçekte 100.000,00-TL bedelli ve keşide tarihinin 15/11/2020 tarihi olmasına rağmen davalı tarafça çek üzerinde tahrifat yapılarak çek bedelinin ve keşide tarihinin değiştirilerek icra takibine konu edildiğini iddia ile menfi tespit isteminde bulunmuştur. Davalı ise, davacı iddialarını kabul etmediklerini, çekte tahrifat bulunmadığını, davacının basiretli tacir olduğunu, davacının sunduğu protokolün davaya konu çeki kapsamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davacının sahtelik iddiası üzerine gerekli delilin toplanması sonrasında dosya Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek rapor aldırılmıştır. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 23/06/... tarihli raporunda; "İnceleme konusu çekin keşide tarihi rakamla miktar belirtir hane ve yazıyla miktar belirtir hanelerde evvelce yer alan ibarelerin fiziksel / kimyasal yöntemlerle silinmiş olduğu, keşide tarihi bölümünde yer alan ibarenin gün hanesinde evvelce 15, yıl hanesinin birler basamağında evvelce 0 rakamının yer aldığı, ay hanesinde evvelce yer alan ibarenin mahiyetinin tarafımızca anlaşılmadığı, inceleme konusu çekte miktarın rakamla belirtildiği hanede evvelce yer alan ibarenin son 4 rakamının 0 olduğu, ancak söz konusu 4 adet sıfır rakamının solunda evvelce yer alan ibarelerin üzerinden mükerrer gidişler olduğu, inceleme konusu çekte miktarın yazıyla belirtildiği hanede evvelce üzerinden mükerrer gidişler olan tarafımızca "iki yüz bin" okunur ibaresinin yer aldığı" kanaatine yer verilmiştir. Mahkememizce aldırılan bu raporun dava konusu olayla ilgili olarak başlatıldığı anlaşılan Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile aynı tespitleri içermesi nedeniyle; davaya konu edilen çekte keşide tarihi ve miktar bölümlerinde tahrifat yapıldığı sabit olmuştur. Davacı çekin gerçekte 100.000,00-TL tutarlı ve keşide tarihinin 15/11/2020 olduğunu beyan etmiş ve çekin bankaya da ibraz ettiği orjinal nüshasını sunmuştur. Buna göre davaya konu ve davacının keşidecisi olduğu ...bank A.Ş ... Şubesi'ne ait, ... çek numaralı çekin 100.000,00-TL bedelli ve 15/11/2020 keşide tarihli olduğu sabittir. Davacının çekin gerçek bedeli olan 100.000,00-TL'yi ödediğine dair bir beyanı veya dosyaya sunduğu ödeme makbuzu bulunmamaktadır. Normal şartlarda davacının çek metninde tahrifat yapılmadan önceki bu miktardan sorumlu tutulması gerekir. Ancak çekin gerçek keşide tarihinin 15/11/2020 olduğu tespit edildiğinden, ibraz süresinin bu tarihe göre belirlenmesi gerektiği, çekin bankaya 02/11/2022 tarihinde ibraz edildiği gözetildiğinde çekin yasal ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmemiş olması nedeniyle kambiyo vasfını yitirdiği ve bu nedenle kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe konu edilemeyeceği anlaşıldığından davacının menfi tespit isteminin tümüyle kabulüne karar verilmiştir. Takibin açıklanan bu şekilde çekte tahrifat yapılmak suretiyle başlatılması nedeniyle takibin kötü niyetli olduğu kabul edilerek davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; -Davacının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ve dayanağı olan 15/11/2020 keşide tarihli, 5.000.000,00-TL bedelli çek kapsamında davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, -Takibin kötü niyetli olarak başlatıldığı anlaşıldığından asıl alacağın %20'si oranındaki kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken 341.550,00-TL harçtan daha önceden ödenen 85.387,50-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 256.162,50-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, 3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 526.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL başvuru harcı, 85.387,50-TL peşin/nisbi harcı olmak üzere toplam 85.657,35-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan 6.674,00-TL yargılama giderinin (tebligat, müzekkere, adli tıp kurumu rapor ücreti) davalıdan alınması ile davacıya VERİLMESİNE, 5-Arabuluculuk ücreti olan 3120,00-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA, 6-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana İADESİNE, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/10/2025
Başkan ... e-imzalıdır. Üye ... e-imzalıdır. Üye ... e-imzalıdır. Katip ... e-imzalıdır.