İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/195 E. 2023/166 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/195
- Karar No
- 2023/166
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/195 Esas - 2023/166 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/195 KARAR NO : 2023/166
BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... VEKİLİ : ...
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 15/03/2022 KARAR TARİHİ : 09/05/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile ... İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi arasında imzalanan ve diğer davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil oldukları genel kredi sözleşmesi gereğince kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması nedeniyle Adana Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalıların borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek, borçlu tarafından Adana Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın, 1.773.080,95 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, itiraz edilen alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunarak davalı şirketin adresi Antakya/Hatay olduğundan yetkili Mahkemenin HSK kararı uyarınca İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkillerinin davacı bankaya muaccel hale gelmiş herhangi bir borçlarının bulunmadığının, müvekkil şirketin devam eden konkordato ve iflas davasının bulunduğunu, bu dosyalar incelendiğinde icra takibinin yasal dayanağının bulunmadığını, temerrüt faizinin belirlenmesi hakkının tek taraflı olarak bankaya verilmesinin genel işlem şartlarına aykırı olduğunu, kredi borçlarının talep edilen kadar olmadığını belirterek, davacı tarafından açılan yersiz ve haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir. Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Davacı banka ile davalı ... İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi arasında 08/11/2016 tarihinde 2.905.00,00 TL ve 565.000,00 USD limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış, daha sonra limit 4.400.000,00 TL ve 1.500.000,00 USD'ye yükseltilmiştir. Davalılar ..., ... ve ... bu sözleşmeye kefil olarak katılmışlardır. Sözleşmenin düzenlendiği tarihte davalıl gerçek kişiler şirketin ortağıdır. Kefalet sözleşmesi TBK'nın 583.maddesindeki şekil şartlarını taşımaktadır. Diğer taraftan TBK'nın 584/3 maddesi gereğince, ticaret şirketinin ortağı veya yöneticisi tarafından şirketle ilgili verilecek kefaletler için eş rızası gerekli değildir. Hesap 28/06/2020 tarihinde kat edilerek Hatay 3. Noterliği'nden 29/6/2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek borcun 24 saat içinde ödenmesi istenmiştir. İhtarname asıl borçlu ve kefillere 01/07/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Verilen sürede ödeme yapılmadığı için davalılar 03/07/2020 tarihinde temerrüte düşmüştür. Davacı-alacaklı, Adana Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosyasında, davalı-borçlular hakkında 29/11/2021 tarihinde, 1.016.226,54 TL asıl alacak, 718.314,72 TL işlemiş temerrüt faizi, 2.623,95 TL masraf ve 35.915,74 TL BSMV olmak üzere toplam 1.773.080,95 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatmıştır. Borçluların süresinde yapmış olduğu itiraz üzerine icra takibi durmuştur. Borçlular icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine itiraz etmiş olup, genel kredi sözleşmesinin 13.4 maddesinde, Adana icra daireleri ile mahkemelerinin yetkili kılındığı, yetki şartının geçerli olduğu gözetilerek yetki itirazının reddine karar verilmiştir. TTK 8/1 maddesine göre; ticari işlerde faiz oranı sözleşme ile serbestçe belirlenebilir. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklı tutulmuş, başkaca bir istisna getirilmemiştir. TTK'nın 9. Meddesinde ise, ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümde, mevzuat olarak 3095 sayılı yasa hükümleri amaçlanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddeleri ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümleri ticari işlerde uygulanamaz. (Yargıtay 19. HD 2019/1730 E. 2019/4833 K. , 11. HD 2020/3350 E. 2020/5575 K.) Kredi sözleşmesinin 10.5.maddesinde ; Müşterinin kredi borcunu (taksitlendirilmiş kredilerde taksitlerden herhangi birini) masraf komisyon ya da her türlü ad altındaki ücreti ödeme tarihinde vadesinde ödenmemesi veya borcun sözleşme kapsamında muaccel hale gelmesi halinde, Müşteri borcun hangi tür krediden doğduğuna ve bu kredi vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaran Banka’ca Borçlu Cari Hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizini ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder. Hükmü bulunmaktadır. İcra takibinde %54 oranında temerrüt faizi talep edilmiştir.
Alacağın kat tarihi itibariyle kayıtlardan tespit edilmesi, temerrüt tarihine kadar işleyen akdi faiz ile BSMV nin ana paraya ilave edilerek kapitalize edilmesi ve bu şekilde oluşan ana paraya takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-822 esas 2018/1754 karar, 19 HD. 2016/5391 esas 2017/2354 karar sayılı kararları ) TBK’nun 589. maddesine göre; kefil, kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumlu olup, sözleşmede gösterilen azami kefalet limiti aşılmamak üzere asıl borç ile asıl borçlunun kusur ve temerrütünden sorumludur. Kefil ayrıca kendi temerrütünün sonuçlarından da sorumludur. Ancak 6102 sayılı TTK’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde: “Ancak, kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.” hükmüne yer verilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen bankacı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 20/07/2022 tarihli rapora itiraz edilmesi üzerine, davacı vekiline, kredi borçlarının muaccel olduğu tarihten takip tarihine kadar fiilen uygulanan en yüksek faiz oranlarını gösteren belgeleri ibraz etmek üzere kesin süre verilmiş ve 09/01/2023 havale tarihli ek rapor alınmıştır. Bu raporda özetle ; T.C.M.B'ye bildirilen faiz oranları ile fiilen uygulan faiz oranları esas alınarak ayrı ayrı hesaplama yapılmış, fiilen uygulanan faiz oranlarına göre takip tarihi itibariyle 1.011.216,29 TL asıl alacak, 732.008,24 TL işlemiş temerrüt faizi, 36.600,41 TL BSMV, 2.554,95 TL masraf olmak üzere toplam 1.782.379,89 TL borç bulunduğunu, taleple bağlı kalındığında 1.011.216,29 TL asıl alacak, 718.314,72 TL işlemiş faiz, 35.915,74 TL BSMV ve 2.554,95 TL masraf olmak üzere toplam 1.768.001,70 TL 'nin hükme esas alınması gerektiği belirtilmiştir. Rapor toplanan delillere, dosya kapsamına ve yöntemine uygun bulunarak hükme esas alınmıştır. Yargıtayın uygulamalarına göre temerrüt faizi oranının tespitinde bankanın fiilen uyguladığı faiz oranlarının esas alınması gerekmektedir. Bu nedenle toplam 1.768.001,70 TL hükme esas alınmıştır. Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davacı banka ile davalı ... İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine diğer davalıların müteselsil kefil olarak katıldığı, kefaletlerin TBK'nın 583 ve 584 maddelerine uygun olduğu, kendilerini bağladığı, sözleşme gereğince kullandırılan kredilerin ödemelerinin durdurulduğu, hesabın kat edilerek gönderilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmadığı, alacaklı bankanın başlattığı ilamsız icra takibine davalıların itiraz ettiği ve takibin durduğu, kredi sözleşmesindeki imzaların inkar edilmediği, borcun ödendiği yönünde bir savunma ve delil getirilmediği anlaşıldığından, ek bilirkişi raporunda bankanın fiilen uyguladığı faiz oranları üzerinden, sözleşmeye göre tespit edilen temerrüt faizine göre yapılan ve mahkememizce hükme esas alınan hesaplamaya göre 1.011.216,29 TL asıl alacak, 718.314,72 TL işlemiş faiz, 35.915,74 TL BSMV, 2.554,95 TL masraf olmak üzere toplam 1.768.001,70 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne, hüküm altına alınan alacakların likit ve bu kısma yönelik itirazın haksız olduğu gözeltilerek davacı lehine inkar tazminatına karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulüne, Davalıların Adana Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptali ile; Takibin, 1.011.216,29 TL asıl alacak, 718.314,72 TL işlemiş faiz, 35.915,74 TL BSMV ve 2.554,95 TL masraf olmak üzere toplam 1.768.001,70 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren %54 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 oranında BSMV uygulanmak suretiyle devamına, Hüküm altına alınan alacağın %20 si oranında olmak üzere 353.600,34 TL inkar tazminatının davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 2-Alınması gereken 120.772,20 TL karar harcından, peşin alınan 21.414,39 -TL harcın mahsubu ile bakiye 99.357,81-TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irad kaydına, Davacının peşin olarak ödediği 21.414,39 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT'ne göre davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 187.400,09 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, Davalılar kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT'ne göre davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 5.079,25 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 1.686,20 TL yargılama giderinden, davanın kabul edilen kısmına göre 1.681,36 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, kalan masrafın davacının üzerinde bırakılmasına, 5-T.C. Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.600,00 TL Arabuluculuk Ücretinin 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince, 6183 sayılı kanuna göre, davanın kabul ve ret oranları dikkate alınarak 1.595,00 TL'sinin davalılardan müteselsilen, kalan 5,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile DAVALILARIN İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği DAVACI İÇİN KESİN olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/05/2023
Başkan ... E-İmza
Üye ... E-İmza
Üye ... E-İmza
Katip ... E-İmza