İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/1897 E. 2022/1492 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/1897
Karar No
2022/1492
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/756 Esas KARAR NO : 2024/284 Karar DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 07/10/2024 KARAR TARİHİ : 27/11/2024 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili tarafından, Sosyal Güvenlik Kurumu ile ... San. Ve Tic. Ltd. Şirketi hasım gösterilerek Bakırköy .... İş Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile hizmet tespit davası açıldığını, ancak ... San. Ve Tic. Ltd. Şirketinin ticaret sicilinden resen terkin edildiğinin yapılan yargılama sırasında öğrenildiğini, Bakırköy ... İş Mahkemesinin .... E. Sayılı dosyasının 01.10.2024 Tarihli, 2 Numaralı ara kararı ile ''... San. Ve Tic. Ltd. Şirketi hakkında ihya davası açmak üzere taraflarına mehil verildiğini, ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin terkinden önceki adresi ''... Mah. ... Cad. ... Sk. No:3 Kat:1 D:1 Esenler/İstanbul olduğundan işbu davada yetkili Mahkemenin Bakırköy Mahkemeleri olduğunu, davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Müdürlüğünün sicilinde kayıtlı ... San. Ve Tic. Ltd. Şirketinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili ...'nün , TTK M. 32 Ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M. 34 Hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyelerin mevcut pay sahiplerine dağıtıldığını ve şirket kayıtlarının sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliğinin ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK M. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, neticede davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 21/12/2017 tarihinde tasfiyeye girdiğini, bu hususta tasfiye kararının ise 27/12/2017 tarihinde tescil edildiğini, tasfiyeye ilişkin usulüne uygun bir biçimde alacaklılara çağrı ilanlarının yapıldığını, bu ilanların 03/01/... tarih ... sayılı ve 266 sayfa, 10/01/... tarih ... sayılı ve 266 sayfa, 17/01/.... ... sayılı 266 sayfa No'lu Türkiye Ticaret Sicil Gazetelerinde yayımlandığını, ilgili firmanın tasfiyenin sona erdiği tarihte aktif ve pasif olmaması, bu doğrultuda aleyhine görülmekte olan bir alacak yahut buna ilişkin bir dava yahut icra takibi bulunmaması nedeniyle firmanın son tescil tarihi olan 29/08/2018 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğini, şirketin malvarlığı ve finansal durumu ile ilgili envanter ve bilanço düzenlendiğini ilgili belgelerin genel kurulun onayına sunulduğunu, şirket belge veya defterlerinden alacaklı olduğu tespit edilen bir gerçek ya da tüzel kişi olmadığından taahhütlü mektupla şirketin sona erdiği konusunda bilgilendirilmeye lüzum görülmediğini, defter ve belgelerden anlaşılmayan, adresi bilinmeyen diğer alacaklıların ise Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ve şirketin internet sitesinde birer hafta arayla 3 kez ilana çıkarak aynı şekilde bilgilendirildiğiini ve alacağını bildirmek üzere davet edildiğini, buna ilişkin belge ve kayıtların arşivden araştırılıp tespit edilmesi gerektiğinden bu hususta yine süre talep ettiklerini, davacının ihya iddiasının hizmet tespit davasına dayandığını, kabul anlamına gelmemek ile birlikte alacağın niteliği gereği bir değerlendirme yapıldığı takdirde ortada muaccel olmayan hatta çekişmeli yargıya konu bir uyuşmazlık olduğunu, ilgili davanın derdest olduğunun dosyaya sunulan belgelerden anlaşıldığını, bu hususta ihyaya konu davanın tespit davası olması bakımından somut hesaplanabilir bir alacak olmadığından müvekkili ya da şirket ortakları tarafından belirlenecek bir bedelin notere depo edilmesinin de mümkün olmadığını, tasfiye memuru olan müvekkilinin usulüne uygun şekilde üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, genel kurul kararı ile sona eren şirketin noter onaylı karar örneği, Tasfiye memurunun imza beyannameleri, genel kurul tarafından onaylanmış son ve kesin bilanço örnekleri ve buna ilişkin Genel Kurul kararının noter onaylı karar örneği ve Alacaklılara en az birer hafta arayla 3’er kere çağrı ile davet yapıldığına ilişkin sicil gazeteleri bağlı bulunan Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirildiğini, ihyaya konu davanın açılış tarihi, yapılan tebligatların tasfiye halinde olan firmaya usulüne uygun yapılıp yapılmadığı hususunda bir inceleme yapılmasının gerektiğini, neticede haksız açılan davanın esastan reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 27/11/2024 tarihli celsede yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava; 6102 sayılı TTK' nın 547 maddesi kapsamında, tasfiye edilen şirketin ihyası ve yeniden ticaret siciline tescili istemine ilişkin olduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK' nın 137. maddesi kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu: Tasfiye sonucu sicilden terkin edilen şirketin ihya koşullarının oluşup oluşmadığı, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde ek tasfiye için tasfiye memurunun atanmasının gerekli olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde; ihyası istenilen ... sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin adresinin, ... Mah. ... Cad. .... Sk. No: 3 Kat: 1 D: 1 Esenler/İSTANBUL olduğu görülmüştür. İhyası istenen şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 6102 sayılı TTK' nın 547/1. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır. 6102 TTK'nın 547. maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Somut uyuşmazlıkta: Davacının, ihyası istenilen şirketin Bakırköy .... İş Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere huzurdaki davayı açtığı; davacının ilgili davada da davacı sıfatında, ihyası istenen şirketin davalı sıfatında olduğu ve talebin tespit istemine ilişkin olduğu, davacıya ihya davası açmak üzere süre verildiği, davanın derdest olduğu, bu haliyle derdest davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve yargılamanın yürütülmesini temin bakımından ihya talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK' nın 547/2 maddesinde; '' Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu hüküm dikkate alınarak, ihyası istenen şirketin önceki tasfiye memuru ve yetkilisi ...'ın (TCKN: ...) tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirketin önceki tasfiye memuru ve yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı ..., dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarıdır. Bu sebeplerle yasal hasım konumunda bulunan davalı ... Müdürlüğü' nün vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması mümkün değildir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 10.11.2022 Tarih ve 2022/1897 E. - 2022/1492 K. sayılı ilamı) Diğer davalı ... yönünden, davacının vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadığından, yargılama gideri ve vekalet ücreti davacı üzerinde bırakılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE; -İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün .... sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin 6102 Sayılı TTK' nın 547. maddesi uyarınca Bakırköy .... İş Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ve şartı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin İHYASINA, 2-Şirketin önceki tasfiye memuru ve yetkilisi ...'ın (TCKN: ...) 6102 Sayılı TTK'nın 547/2. maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin önceki tasfiye memuru ve yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına, 3-Karar kesinleştiğinde keyfiyetin ...'nce TESCİL VE İLAN EDİLMESİNE, ilan ve müzekkere masraflarının davacı tarafça karşılanmasına, 4-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara İADESİNE, 7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı asil ve vekili ile davalı .... vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2024 Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/1897, K. 2022/1492, T. 10.11.2022, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-1897-e-2022-1492-k-c2ad9bfc3506