İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/757 E. 2024/283 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/757
Karar No
2024/283
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/757 Esas KARAR NO : 2024/283 Karar DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 23/08/2024 KARAR TARİHİ : 27/11/2024 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirketin, dava dışı borçlunun mülkiyetindeki Balıkesir İli, .... İlçesi, .... Köyü, .... Mevkii, .... Ada, 89 Parsel, .... Pafta no, 24 Cilt No, 2376 Sahife Nolu, Tarla ve Çamlık Nitelikli arsa niteliğindeki taşınmazına 06.06.2000 tarih ve ... yevmiye numaralı 233.000,00 TL tutarında 1. derece ipotek koydurduğunu, bu kapsamda, 15.12.2021 tarihinde İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyası nezdinde, dava dışı .... San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, borçlu yönünden takibin kesinleşmesi ve satış yapılabilmesi için taraf teşkili sağlanarak tebligat yapılması gerektiğini ancak borçlu ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiğinden, tebligat yapılamadığını, İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyasındaki tebligat taleplerinin "....Somut olayda, borçlu şirketin ticaret sicilde kayıt olduğu anlaşılan adresine çıkartılan ödeme emri tebligatının 28/11/2022 tarihinde muhatabın gösterilen adreste "tanınmıyor" şerhi ile bila tebliğ iade edildiği, bunun üzerine aynı adrese TK'nın 35. maddesine göre tebligat gönderilmesi talep edilmiş ise de, "tanınmıyor" şerhi esas alınarak TK'nın 35/4. maddesi uyarınca yapılan tebliğ işlemi usulsüz olduğu yerleşik yargıtay kararları uyarınca talebin reddine karar verildi." şeklinde açıklama ile reddine karar verildiğini, .... San. Tic. Ltd. Şti.'nin 01.05.1998 tarihinde kurulduğunu, merkezinin İstanbul olduğunu, Ticaret Sicilinden 16.07.2014 tarihinde re'sen silindiğini, bu nedenle İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesi ..... Esas sayılı dosyasındaki ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip işlemlerine devam edilemediğini, davacı şirketin, re'sen terkin nedeniyle mülkiyet hakkının yansıması niteliğindeki ipotek hakkını kullanamadığını beyan ederek; 16.07.2014 tarihinde Ticaret Sicili'nden re’sen terkin olunan .... San. Tic. Ltd. Şti'nin ihyasına, TTK'nın 547/2. maddesi uyarınca şirketin tekrar ticaret siciline tescil ve ilan edilmesine, ek tasfiye süreci için tasfiye memuru atanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili ...'nün , TTK M. 32 Ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M. 34 Hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyelerin mevcut pay sahiplerine dağıtıldığını ve şirket kayıtlarının sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliğinin ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK M. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, neticede davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/08/2024 Tarih, ... Esas, ... Karar sayılı yetkisizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiş olduğu anlaşıldı. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava ; 6102 sayılı TTK' nın geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilen şirketin ihyası ve yeniden ticaret siciline tescili istemine ilişkin olduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK' nın 137. maddesi kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu: 6102 sayılı TTK' nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketin ihya koşullarının oluşup oluşmadığı, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde ek tasfiye için tasfiye memurunun atanmasının gerekli olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde; ihyası istenilen ... sicil numarasında kayıtlı ...'nin adresinin, ... Cad. ... Apt. No: 29/1 Bakırköy İSTANBUL olduğu görülmüştür. İhyası istenen şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 6102 sayılı TTK' nın 547/1. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır. Dosya kapsamından ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı TTK' nın geçici 7. maddesi uyarınca 07/07/2014 tarihinde davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından "6103 Sayılı Kanunun 20. maddesi gereği sermaye arttırımı yapılmaması" sebebiyle sicilden re'sen terkin edildiği görülmüştür. Terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında, üçüncü kişiler tarafından 6102 sayılı TTK' nın geçici 7. maddesinin onbeşinci fıkrasına istinaden açılan ihya davaları, 6102 sayılı TTK' nın 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğindedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02.04.2024 Tarih ve 2024/1565 E. - 2024/2662 K. sayılı ilamı) İş bu yargılama dosyasındaki talepte bu mahiyettedir. Somut uyuşmazlıkta: Davacının, ihyası istenilen şirketin İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra dosyasının görülmesi, yürütülmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere huzurdaki davayı açtığı; davacının ilgili takipte alacaklı sıfatında, ihyası istenen şirketin borçlu sıfatında olduğu ve talebin ipotek alacağı istemine ilişkin olduğu, takibin derdest olduğu, bu haliyle derdest takipte taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve takip işlemlerinin yürütülmesini temin bakımından ihya talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır. 6102 TTK. 547/2 maddesinde; '' Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu hüküm dikkate alınarak, ihyası istenen şirketin yetkilisi olan ... (TCKN: ...)'ün tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirket yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı ..., dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Yine, davalının terkin işlemlerini usulüne ve mevzuata uygun yapmadığına dair bir iddianın da davacı tarafça ileri sürülmediği gözetildiğinde, kanuni görevini yapan davalının vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması mümkün değildir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 10.11.2022 Tarih ve 2022/1897 E. - 2022/1492 K. sayılı ilamı) Yukarıda açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE, -İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken 07/07/2014 tarihinde 6102 Sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilen ...'nin sicildeki terkin kaydının İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının görülmesi, yürütülmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ve şartı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin İHYASINA, 2-Şirket yetkilisi ... (TCKN: ...) 6102 Sayılı TTK'nın 547/2. maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına, 3-Karar kesinleştiğinde keyfiyetin ...'nce TESCİL VE İLAN EDİLMESİNE, ilan ve müzekkere masraflarının davacı tarafça karşılanmasına, 4-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2024 Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/757, K. 2024/283, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-757-e-2024-283-k-73a05fec8730