İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/1897 E. 2022/1492 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/1897
Karar No
2022/1492
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/223 Esas KARAR NO : 2024/201 Karar DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 17/07/2024 KARAR TARİHİ : 06/11/2024 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 22/11/2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacının ... San ve Tic Ltd Şti'nin tasfiye memuru olduğunu, adı geçen şirketin tasfiye sonu işlemlerinin yapılarak ticaret sicilden terkin edildiğini, terkine dilen şirket hakkında 01.07.2022 tarihli inceleme raporuna istinaden vergi ziyaı cezalı tarhiyatları içeren vergi,/ceza ihbarnameleri tebliğ edildiğini, buna ilişkin İstanbul .... Vergi Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Esas sayılı dosyaları ile dava açıldığı ve kabulüne karar verilmiş ise de İstanbul BİM .... Dava Dairesi'nin ... Esas ve ... Esas sayılı ilamları ile kararların kaldırılmasına karar verildiği, Küçükçükmece Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün hasım bulunduğu Mahkeme Kararlarına istinaden şirket menfaatinin, hukuki yararının bulunduğu Vergi Mahkemesi'ndeki davalarının devam ettirilebilmesi ve takibinin yapılabilmesi zaruriyeti nedeniyle ve Tasfiyesi sonucunda hukuk aleminden silinmesine dolayısıyla da bu tarih itibariyle borçlu kılınması, haklara sahip olması, temsili mümkün olmayan şirket adına, Küçükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından, dava dosyasının işlemden kaldırılması gerekçe gösterilerek vergi, faiz ve cezaların tarh ve tahakkuk ettirilmesi ve cebren takip ve tahsil işlemlerine devam edilmesi, ödeme emri tanzim ve tebliğ edilmesi, akabinde de şirket müdür ve ortaklarının şahsi mal varlıklarından tahsili için ödeme emirlerinin tanzim ve tebliğ edileceğinin bildirilmesi, şirketin hiçbir borcu olmamasına ve bu şekilde Tasfiyesi sona ermesine ve hukuk aleminden silinmesine rağmen, başta Küçükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce, yok hükmünde olan şirket adına geçmişe dönük olarak ÖZEL ESASLAR adlı sınıflandırılmanın uygulaması ve işlemden kaldırılan dava dosyaları için yaklaşık 15.113.416,07-TL tutarında borç tahakkuk ettirilmesi ve cebren takip ve tahsiline devam edilmesi nedeniyle, Şirketden mal / hizmet alımında bulunan müşterilerin hiçbir alacağı olmamasına rağmen, şirketimizin özel esaslarda / kodda bulunduğu gerekçesiyle kendilerinin de incelemeye alındığını, şirketin de herhangi bir işlem yapmaması, davalarını takip etmemesi, borçlarını yapılandırmaması, ödememesi, itiraz etmemesi halinde, kendilerinin de gerçek mal/hizmet alışlarına rağmen özel esaslara alınmak istenildiğini, ödedikleri KDV ve diğer vergilerin de kendilerinden vergi ziyaı cezalı olarak tahsil edilmek istenildiğini, dolayısıyla da bu maddi ve manevi zararları gerekirse şirketimize rücu edeceklerini bildirmeleri nedeniyle, tasfiye memuru olan müvekkilin yeniden tasfiye memuru olarak atanmasını ve yukarıda tarih, esas dosya ve karar sayılı davaların devamı, takibi zaruriyeti için şirketimizin ticaret sicili kayıtlarında yeniden ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili ...'nün , TTK M. 32 Ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M. 34 Hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyelerin mevcut pay sahiplerine dağıtıldığını ve şirket kayıtlarının sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliğinin ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK M. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, neticede davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/07/2024 tarih, ... Esas, .... Karar sayılı yetkisizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiş olduğu anlaşıldı. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava ; 6102 sayılı TTK' nın 547 maddesi kapsamında, tasfiye edilen şirketin ihyası ve yeniden ticaret siciline tescili istemine ilişkin olduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK' nın 137. maddesi kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu: Tasfiye sonucu sicilden terkin edilen şirketin ihya koşullarının oluşup oluşmadığı, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde ek tasfiye için tasfiye memurunun atanmasının gerekli olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde; ihyası istenilen ... sicil nosunda kayıtlı .... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin adresinin, ... Mah. ... cad. A Blok Apt. No: 10/58 Küçükçekmece/İSTANBUL olduğu görülmüştür. İhyası istenen şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 6102 sayılı TTK' nın 547/1. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır. 6102 TTK'nın 547. maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Somut uyuşmazlıkta: Davacının, ihyası istenilen şirketin İstanbul .... Vergi Mahkemesinin ... (Yeni) Esas ve .... (Yeni) Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere huzurdaki davayı açtığı; davacının tasfiye memuru olduğu dava dışı ihyası istenen şirketin ilgili davalarda davacı sıfatında olduğu ve talebin vergi cezalarının iptali istemine ilişkin olduğu, davaların derdest olduğu, bu haliyle derdest davalarda taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve yargılamanın yürütülmesini temin bakımından ihya talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK' nın 547/2 maddesinde; '' Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu hüküm dikkate alınarak, ihyası istenen şirketin son tasfiye memuru olan davacı ...' in (T.C. No: ...) tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirketin son tasfiye memuru olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı ..., dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarıdır. Bu sebeplerle yasal hasım konumunda bulunan davalı ... Müdürlüğü' nün vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması mümkün değildir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 10.11.2022 Tarih ve 2022/1897 E. - 2022/1492 K. sayılı ilamı) Yukarıda açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davacının davasının KABULÜ İLE, - İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE .... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin 6102 Sayılı TTK' nın 547. maddesi uyarınca İstanbul ...Vergi Mahkemesinin ... Esas ve ... Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ve şartı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin İHYASINA, 2-Şirketin son tasfiye memuru ...' in (T.C. No: ...) 6102 Sayılı TTK'nın 547/2. maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirketin son tasfiye memuru olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına, 3-Karar kesinleştiğinde keyfiyetin ...'nce TESCİL VE İLAN EDİLMESİNE, ilan ve müzekkere masraflarının davacı tarafça karşılanmasına, 4-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/11/2024 Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/1897, K. 2022/1492, T. 10.11.2022, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-1897-e-2022-1492-k-86571c5cd278