İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/153 E. 2025/592 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/153
Karar No
2025/592
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/153 KARAR NO : 2025/592 DAVA : Trafik Kazasında Uğranılan Bedensel Zarardan Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ: 01/09/2021 KARAR TARİHİ: 24/06/2025 Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; 03/03/2020 günü saat 17:00 sıralarında davalı... maliki olduğu, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkiline ait ...marka plakasız motosiklete çarpması sonucu müvekkilinin ağır yaralandığını, olay nedeni ile Ödemiş 2.Asliye Ceza Mahkemesine davalı hakkında ceza davası açıldığını, mahkemenin...esas ...karar ile davalı ... kazada bilinçli taksirinin olduğuna kanaat getirildiğini, ceza dosyasındaki bilirkişi raporunda davalının asli kusurlu, müvekkilinin kusursuz olduğunun tespit edildiğini, kaza sonrasında müvekkilinin 03/03/2020-10/03/2020 tarihleri arasında Ödemiş Devlet Hastanesinde yatarak tedavi görmek zorunda kaldığını, müvekkilinin bacağına platin takıldığını, kaza nedeniyle müvekkilinin çalışma gücünden mahrum kaldığını, en az 3-4 ay gündelik işlerini göremediğini, kaza sonrası vücudunda oluşan yara ve kırıklar nedeni ile müvekkilinin acı çektiğini, uzun süre evden çıkamadığını, davalı tarafların davacıyı arayıp sormadıklarını, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere davacı için 100,00 TL geçici işgöremezlik talebi ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizleri ile davalı sigorta şirketi açısından ise başvuru tarihinden sonraki 19/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 07.04.2025 tarihli değer artırım dilekçesi ile 454.533,44 TL maddi zararlarının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan Sompo Sigorta Şirketi yönünden zorunlu trafik sigorta poliçesi teminat sınırları (410.000.-TL) içerisinde kalmak kaydıyla davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsiline, ayrıca Sompo Sigorta Şirketi dışındaki davalılardan 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep etmiş, değer artırım dilekçesini harçlandırmıştır. CEVAP: Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile özetle; ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ... Poliçe Nolu Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası ile teminat altına alındığını, davacı tarafın Karayolları Trafik Kanunu gereğince başvuru şartını tam olarak yerine getirmeksizin bu davayı açtığından, başvurunun usulden reddinin gerektiğini, kaza sonrasında malul kalındığına ilişkin herhangi bir rapor sunulmaksızın başvurunun yapıldığını, davacı tarafından yapılan başvuru üzerine dosyanın medikal incelemeye gönderildiğini, hazırlanan raporda, başvurucunun geçirdiği trafik kazası sonucu meydana gelen arazlara ilişkin tüm vücut fonksiyon kayıp oranının %0 olduğu kanaatine varıldığını, bunun üzerine de başvurunun reddine karar verildiğini, 08/02/2021 tarihli Ödemiş Devlet Hastanesi raporunda da "sürekli" ibaresinin yer almadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının ve davacıların maluliyet oranının çocuklar için özel gereksinim raporu (çözger) uyarınca tespiti bakımından dosyanın adli tıp 3. ihtisas Kurulu’na sevk edilmesinin gerektiğini, dosyada kusur oranının tespiti bakımından da dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesinin gerektiğini, müvekkili şirketin yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, başvuran karşı araç motosiklet sürücüsünün kaza sırasında kask ve koruyucu kıyafet giyip giymediğinin tespit edilmesi gerektiğini, başvuranın kask ve koruyucu kıyafet giymemesi durumu müterafik kusur sayılacağından bu hususun göz önünde bulundurularak müterafik kusur indirimi yapılmasının gerektiğini, ayrıca başvuru sahibinin kaza tespit tutanağında da görüleceği üzere ehliyet sahibi olmayan biri olduğunu, kendi canını ve başkalarının hayatını riske atarak kazaya sebep olduğunu, yada zararı arttırdığını, bu sebeple müterafik kusur indirimi yapılmasının gerektiğini, davacı yanın maddi zarar talebinin içeriğinin belirsiz olduğunu, bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri ve tedavi dönemine ilişkin talep edilen diğer tüm giderler tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli iş bu giderlerden davalının sorumluluğunun bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafından resmi belge sunulmaması durumunda gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, bu sebeple SGK ya yazı yazılarak kaza nedeniyle davacı taraflara herhangi bir nam altında yapılan ödeme olup olmadığının öğrenilmesi gerektiğini, ödeme yapılması durumunda ödenen miktarın tazminat bedelinden düşülmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın esastan ve usulden reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi ve duruşma günü davalılardan ...usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen anılan davalıların davaya cevap vermedikleri görülmüş, bu kapsamda davayı inkar ettikleri mahkememizce kabul olunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan davacının maddi zararlarının kazaya sebebiyet verdiği iddia olunan aracın sürücüsü, işleteni ve zorunlu trafik sigorta poliçesini tanzim eden davalılardan, manevi zararlarının ise işleten ve sürücüden tahsili istemine ilişkindir. Davaya konu trafik kazasının 03/03/2020 tarihinde, davacının sevk ve idaresinde bulunan tescilsiz motosiklete davalılardan ...işleteni, davalı ...sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın çarpması sonucu gerçekleştiği, kaza nedeniyle davacının yaralandığı anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketince, davalılardan ... plakalı aracın 29.08.2019- 29.08.2020 tarihleri arasında geçerli ... numaralı zorunlu trafik sigorta poliçesi ile teminat örüntüsü içerisine alındığı anlaşılmıştır. Davacı vekili, davalı sigorta şirketine 2918 Sayılı KTK nın 97. Maddesi uyarınca 09.11.2020 tarihinde başvuruda bulunarak, başvuruya dair dava şartını yerine getirmiş, davalı sigorta şirketince davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı görülmüş, davalı sigorta şirketi bakımından KTK m. 99 ve KZMSS B.2 madde hükümleri uyarınca davalı sigorta şirketinin, 8 iş günü sonrası olan 20.11.2020 tarihinde temerrüte düştüğü anlaşılmıştır. 1-Davacının maddi tazminat davası yönünden yapılan değerlendirmede; Davacı vekili eldeki maddi tazminat davası ile; dava konusu kaza nedeniyle müvekkilinin geçici ve sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan tahsilini talep etmiştir. 6098 sayılı TBK'nun 49. maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmü düzenlenmiştir. 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahibinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Uyuşmazlık, davalılardan ... yönünden işleten, ...yönünden sürücü, davalı sigorta şirketi yönünden ise zorunlu trafik sigorta poliçesini tanzim eden şirket sıfatından kaynaklanmaktadır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Davaya konu trafik kazasının 03/03/2020 tarihinde meydana geldiği, anılan tarihte Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin yürürlükte bulunduğu, mahkememizce İstanbul ATK 2.İhtisas Kurulundan alınan 07 Mart 2024 tarihli rapora göre, 13/11/2003 doğumlu, davacı ... 03/03/2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine göre yapılan değerlendirilmesinde; yer almayan cetvel, şekil ve tabloların yer aldığı 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında; I-Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Alt ekstremite uzunluk farklılıkları, Tablo 3.3’e göre alt ekstremite özürlülük oranı %5, Tablo 3.2’ye göre; küçüğün tüm vücut engellilik oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceğinin, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan... mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, küçüğün özel gereksiniminin olmadığının bildirildiği anılan raporun hüküm kurmaya yeterli olduğu görülmüştür. Davaya konu trafik kazasının oluşumunda tarafların kusur durumlarının oransal tespiti bakımından kesinleşen ceza davası dosyasında alınan 08.02.2021 tarihli kusur raporuna itibar etmek gerekmiş, anılan raporda, davalıların zorunlu trafik sigortacısı, işleteni ve sürücüsü bulundukları... plakalı araç sürücüsü davalı Umut Dülger'in tam kusurlu olduğu, davacı ... kusurunun bulunmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. Davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararları bakımından dosyaya kazandırılan, 16/01/2025 tarihli aktüer raporda, davacının kaza tarihindeki yaşının 16 yıl 3 ay olup 18 yaşından küçük ise de, dosyaya 21.02.2022 tarihli SGK hizmet döküm cetvelinden davacı küçük ... 2017 yılı 9. ayından beri sigortalı olarak çalıştığı ve kazanın gerçekleştiği yılda 30 gün sigortalı çalışmasının olduğu görülmüş, davacının geçici iş göremezlik döneminde 20.999,79TL ve kalıcı iş göremezlik döneminde bilinen aktif dönemde 20.397,40TL,bilinmeyen aktif dönemde 301.065,61TL , bilinmeyen pasif dönemde 112.070,68.-TL olmak üzere toplam 433.533,72TL sürekli iş göremezlik zararı hesap edildiği, taraflar arasında varlığı ihtilafsız olduğu üzere, kazaya karışan göremezlik için 410.000 TL sına kadar limiti verildiği tespit edilen 20.999,79.-TL sı geçici iş göremezlik dönemdeki zararı 410.000.-TL sı teminat limiti içinde kaldığı, ancak 433.533,72.TL sı kalıcı iş göremezlik dönem zararının 410.000.-TL sı teminat limiti üzerinde olmakla, işleten ve sürücünün tüm zararın tamamından sorumlu iseler de, davalı sigorta şirketinin ancak teminat limiti kadar sorumluluk üstlendiğinin belirtildiği görülmüş, anılan raporun hükme elverişli olduğu anlaşılmıştır. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre, davacının kaza nedeniyle oluşan geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarından davalıların (sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşıldığından, davacı vekilinin değer artırım dilekçesi doğrultusunda maddi tazminat davasının kabulüne karar vermek gerekmiş, hüküm alınan maddi tazminata davalı işleten ve sürücü yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren, davacının kullanımında olan motosikletin hususi olduğu nazara alınarak yasal faiz işletilmiş, maddi tazminat davası tümden kabul olunduğundan, maddi tazminat davası yönünden yapılan yargılama giderleri HMK nın 326.maddesi uyarınca davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olduğundan davalılar üzerinde bırakılmış, davacı yararına davalılar aleyhine nispi vekalet ücreti takdir olunmuştur. Davacı yanca yapılan ara buluculuk başvurusu yönünden yapılan değerlendirmede ise; ara buluculuk dava şartının iş bu dava bakımından zorunlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin ...Esas, ...Karar sayılı ilamı). Anılan nedenlerden ötürü, iş bu davada ara buluculuk zorunlu dava şartı olmadığından, davalı sigorta şirketine başvuru zorunlu dava şartı kapsamında bulunduğundan ara buluculuk gideri davacı üzerinde bırakılmıştır. 2-Davacının manevi tazminat davası yönünden yapılan değerlendirmede ise; 6098 sayılı TBK nın 56. maddesi gereğince, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olay yönünden yapılan değerlendirmede; meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, tarafların kusur oranları, davalıların sorumluluğunun niteliği, davacının kaza tarihinde %3 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği ve manevi zararlarının niteliği, olay tarihindeki paranın alım gücü ile günümüzdeki paranın alım gücü dikkate alındığında hak ve nefaset kuralları çerçevesinde davacının 50.000-TL olan manevi tazminat talebinin tümden kabulü gerekmiş, hüküm altına alınan manevi tazminata davacıya ait aracın hususi olması gözetilerek yasal faiz işletilmiş, manevi tazminat yönünden yapılan yargılama giderleri HMK nın 326. Maddesi uyarınca davalılardan... yükletilmiş, davacı yararına maktu vekalet ücreti takdir olunmuştur. Açıklanan tüm maddi ve hukuki nedenlerden ötürü, davacının maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı kabulüne dair aşağıdaki biçimde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davacının maddi tazminat davasının KABULÜ ile 20.999,79-TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 433.533,72-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 454.533,51-TL maddi tazminatın, davalılardan ... yönünden kaza tarihi olan 03/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalılardan sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan 410.000-TL ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 20/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, a-Maddi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 31.049,19-TL harçtan peşin alınan 857,30-TL peşin harç ile 1.560,00-TL tamamlama harcının düşülmesi ile kalan 28.631,89-TL harcın davalılardan ( poliçe limiti gözetilerek davalı sigorta şirketinin bu miktarın 25.828,82-TL si ile sınırlı sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, b-Maddi tazminat davası yönünden davacı yanca yatırılan 59,30-TL başvurma harcı 857,30-TL peşin harç, 1.560,00-TL tamamlama harcı toplamı 2.476,60-TL harcın, davalılardan ( poliçe limiti gözetilerek davalı sigorta şirketinin bu miktarın 2.234,15-TL si ile sınırlı sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, c-İş bu davada davalı sigorta şirketi yönünden başvuru zorunlu dava şartı niteliğinde olduğundan, zorunlu arabuluculuk iş bu dava da zorunlu dava şartı niteliğinde bulunmadığından arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL'nin davacıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına, ç-Maddi tazminat davası yönünden davacı yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan; 72.180,03-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan (davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'nin bu tutarın 65.113,60-TL'sinden sınırlı sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, d-Davacının maddi tazminat davası yönünden yapmış olduğu 3.000,00-TL bilirkişi ücreti, 5.103,00 TL iki adet adli tıp fatura ücreti, 2.103,75-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 10.206,75-TL yargılama giderinin davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş. Bu tutarın 9.207,50-TL'sinden sınırlı sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, e-Davalılarca yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, f-HMK nın 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, 2-Davacının manevi tazminat davasının kabulü ile 50.000-TL manevi tazminatın davalılardan ...yönünden kaza tarihi olan 03/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, a-Manevi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40-TL başvuru harcı ile 3.415,50-TL nispi peşin karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 4.030,90-TL harcın, davalılardan ... müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, b-Manevi tazminat davası yönünden davacı yanca ayrı bir yargılama gideri yapılmadığından, iş bu dava yönünden yapılan tüm yargılama giderleri maddi tazminat davası kapsamında değerlendirilip hüküm altına alındığından bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, c-Manevi tazminat davası kabul edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan ... müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ç-Davalılar ...tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, d-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen davacı tarafa iadesine, ilişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi veya 20. Hukuk Dairesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/06/2025

Katip... ¸E-imzalıdır

Hakim ... ¸E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/153, K. 2025/592, T. 24.06.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-153-e-2025-592-k-0261d44d8f8d