İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/266 E. 2025/462 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/266
- Karar No
- 2025/462
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/266 Esas KARAR NO:2025/462
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:17/04/2021 KARAR TARİHİ:20/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19.08.2018 günü, saat 18.30 sıralarında davalı ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... Merkez istikametinden ... ... istikametine doğru Karadeniz caddesini takiben seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde karşı yön bölümüne geçip, aracının sol ön kısmıyla seyrine göre sağ tarafından karşıdan karşıya geçiş yapan müvekkili ...'ye çarparak basit tibbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde, vücudunda kemik kırığı oluşacak ve hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek şekilde yaralanmasına sebep olduğunu, ....Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından yapılan yargılama sonucunda davalı ...'nun taksirle bir kişinin yaralanmasına sebep olmaktan dolayı cezalandırılmasına karar verildiğini, müvekkilinin kaza sebebi ile Ümraniye Devlet Hastanesinde tedavi gördüğünü, müvekkilinin 05.06.1949 ... 19.08.2018 kaza tarihinde 69 yaşında dul ev hanımı olduğunu, kazada ayağının kırılması sebebi ile çok zor durumda kaldığını, yaşlı olması sebebi ile tedavi süresi uzun sürmüş bu sürede bakıma muhtaç kaldığını, bu sebeple yaklaşık altı ay bakıcı yardımı aldığını, bacağındaki kırık sebebi ile hala tam olarak iyileşemediğini, davalı ...'a ait ... plakalı aracın 18.08.2018/2019 arası geçerli ... no.lu poliçe ile Zorunlu Taşıma Sigortası davalı ... Sigorta A.Ş.'ne yaptırılmış olup, sigorta şirketi poliçe limiti oranında temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte maddi tazminat istendiğini beyanla trafik kazasında müvekkilinin bedensel zarara uğraması nedeniyle toplanacak delillere göre (6100 sayılı Yasa'nın 107.maddesi uyarınca) maddi tazminat tutarı ile bakıcı masraflarının belirlenerek, (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 2.500,00.-TL) araç sahibi ve sürücü yönünden olay tarihinden; sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 30.000 TL manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, muhakeme masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep va dava ettiği görüldü. CEVAP:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ...'ya yapılan ilk tebligat işlemi usulsüz olduğunu, davacının maddi tazminat yönünden taleplerini kazaya karışan ... plakalı aracın zorunlu trafik sigortasını üstlenen ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından sigorta poliçesi uyarınca karşılanması gerekmekte olup bu istem yönünden öncelikle ilgili sigorta şirketine başvurulması gerektiğini, 19.08.2018 günü müvekkil ... plakalı aracı ile 30-40 km hızla seyir halinde giderken yolun sağında bulunan kaldırım üzerinde bulunan vatandaşlar yoğunluktan yola doğru yığılmak zorunda olduklarını gördüğünü, hızını daha da yavaşlatarak ve yolu ortalayarak seyir haline davam ettiği sırada ismini olay sonrasında öğren ...'nün bir anda önüne fırlaması neticesinde fren yaptığını, ancak trafik kazasının meydana gelmesine engel olamadığını, Adli Tıp Kurumu trafik ihtisas dairesinin 11.12.2020 tarih ve ... sayılı raporunda kazanın meydana gelmesi ile ilgili olarak davacının kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu tespit edildiğini, manevi tazminat zenginleşme aracı olmadığını, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, 6098 sayılı B.K.'nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve menfaat kuralları çerçevesinde bir sonuca varılması gerektiğini, davacı tarafın talep ettiği 30.000,00-TL manevi tazminatın tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutulduğunda oldukça fazla olduğu ve manevi olarak tatmin olmak amacından ziyade zenginleşme saikiyle manevi tazminat talep edildiğini, davanın reddini, yargılama ve vekalet ücretinin davacı yana bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görüldü. CEVAP:Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki dava anılan zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açılmış olduğundan zamanaşımı itirazlarımız doğrultusunda başvurunun reddi gerektiğini, kaza tarihi itibariyle geçerli olan, Erişkinler İçin Engellilik Yönetmeliği'ne uygun sakatlık oranı gösterir rapor sunulmadığından huzurdaki davada başvuru şartının gerçekleşmediği kabul edilmesini, müvekkili şirketin ZMMS poliçesi sigortacısı olup ZMMS poliçesi kapsamında manevi tazminattan sorumluluğu bulunmadığını, bu sebeple müvekkili sigorta şirketi aleyhine yöneltilen manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, müvekkilinin Karayolları Trafik Kanunu ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. Kişilere verdiği zararı, yine poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, poliçe tanzim tarihi yeni genel şartlar yürürlük tarihi olan 01.06.2015'ten sonra olup, somut olaya yeni genel şartlarda belirlenen esasların uygulanması gerektiğini, 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik İle Özürlülük Ölçütü Ve Sınıflandırması Yönetmeliği'nin yerine artık Erişkinler İçin Engellilik Yönetmeliğinin kullanılması gerektiğini, müvekkili şirketin poliçe dahilinde davacının tedavi giderlerinden ve tedavi giderleri dönemine ait olduğu Yargıtay'ca da kabul edilen geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve sair tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, başvuranın dava konu kaza nedeni ile uğradığını iddia ettiği bedeni hasara ilişkin tüm bu zararların kaza tarihi itibariyle SGK tarafından karşılanması gerektiğini, tazminat hesabı uzmanlık gerektirdiğinden, Hazine Müşteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamalar yaptırılmasını, kabul anlamına gelmemesi kaydıyla aleyhe yapılma ihtimali olan hesaplamada yeni Genel Şartlar'ın 2 nolu eki ile tespit edilen hususlara göre hesaplanmasını, müvekkili şirketin faizden sorumluluğu sınırlı olduğunu beyanla davanın reddine, faiz, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin başvuran tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası sonucunda meydana gelen yaralanma sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Mahkememizin 20/09/2022 tarihli duruşmasının 4 nolu ara kararı uyarınca müteveffa ...'nün kaza sebebiyle maluliyet durum ve oranının hesaplanarak rapor hazırlanması hususunda dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilmesine karar verildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından sunulan 04/03/2024 tarihli raporda özetle; "... ve ... kızı, 05/06/1949 doğumlu, ...’in 19/08/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Tablo 3.33b’ye göre alt ekstremite özürlülük oranı %5 olup Tablo 3.2’ye göre; 1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirildiği görüldü. İddia ve toplanan deliller kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 25/07/2024 tarihli raporunda özetle; "1- Kusur Yönünden Sonuç: 1- ... plakalı araç sürücüsü ...'nun %50 oranında tali derecede etkili olduğu, 2- Yaya ...'nün %50 oranında tali derecede etkili olduğu, Il- Tazminat Yönünden Sonuç: 1- Adalet Bakanlığı Adli tp Kurumu Başkalığının 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 2022/.../... sayı, 30.11.2022 tarih ve ... Karar nolu Raporunda; 05/06/1949 doğumlu, ...'in 19/08/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, - Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, emezlik) -İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceğine oy birliği ile mütalaa olunduğu, 2- Davacı ... 'nün 19.08.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası; -6 aylık geçici iş göremezlik dönem gelirine sürücünün %50 kusur oranı yansıtılması ile zararının 4.661,35 TL - %3 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik / Efor kaybı dönem gelirine sürücünün %50 kusur oranının yansıtılmasıyla zararının 847,27 TL olmak üzere toplam zararının 5.508,61 TL olabileceği 3- ... plakalı otomobil, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından, Karayolları Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin tanzim edildiği ve sigorta poliçesinde davalı sigorta şirketi tarafından verilen üst limitin kişi başı ölüm ve sürekli sakatlık / Tedavi giderleri teminatı 360.000,00 TL olduğu, 4- Sorumluluk, temerrüt tarihi, manevi tazminat ve faiz türü gibi hukuki olgular konusunda takdir tamamen Sayın Mahkemeye ait olacağı," şeklinde görüş bildirildiği görüldü. Mahkememizin 08/01/2025 tarihli ara kararı ile davacının davaya konu kaza nedeniyle iyileşme sürecinde (geçici) bakım ihtiyacı bulunup bulunmadığı varsa bu ihtiyacın oranı ve süresinin tespiti için dosyanın ATK'ya gönderilmesine, karar verildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca sunulan 06/03/2025 tarihli raporda özetle; "... ve ... kızı, 05/06/1949 doğumlu, ...’nün 19/08/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanması nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur. " şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; davacının yaya olduğu trafik kazası sonucunda davacının yaralandığı, maddi manevi tazminat istemi ile işbu davanın açıldığı, davacının yargılama sırasında vefat ettiği, yargılamaya davacının tüm mirasçıları tarafından devam edildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan kusur ve bu kusur raporu esas alınarak hesap yapılan aktüerya raporuna göre davacının altı aylık geçici iş göremezlik süresi için davalı sürücünün %50'lik kusur oranının yansıtılması ile, 4.661,35 TL geçici iş göremezlik, %3 maluliyet oranına göre davacının yargılama sırasında vefat ettiği de gözetilerek yapılan hesaplama sonucunda 847,27 TL sürekli iş göremezlik zararının bulunduğu, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün %50 kusurunun bulunduğu dolayısı ile bu kusur oranına göre hesaplanan zararın tazmininden davalı araç sürücüsü, araç maliki ve sigorta şirketinin sorumlu olduğu, davacı tarafın bakıcı ihtiyacı bulunmadığı yönündeki ATK raporu gereğince davacının bakıcı gideri zararı bulunmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile, 4.661,35 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi bakımından dava tarihinden itibaren diğer davalılar bakımından ise kaza tarihi olan 19/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara (1/4 oranındaki miras payları dikkate alınarak) verilmesine, 847,27 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi bakımından dava tarihinden itibaren diğer davalılar bakımından ise kaza tarihi olan 19/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara (1/4 oranındaki miras payları dikkate alınarak) verilmesine, 1.500,00 TL'lik bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Manevi Tazminat Talebi Yönünden; Türk Borçlar Kanunu 56. maddesi hükmüne göre hakim bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Manevi tazminatın tarafların ekonomik durumları da nazara alınarak tazminat ödeme yükümlüsü olan tarafın fakirleşmesi, lehine tazminata hükmedilen tarafın ise zenginleşmesi sonucunu doğurmayacak hak ve nesafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekmektedir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) Zira MK'nın 4.maddesindeki hak ve nesafet kuralları, kanunun hakime takdir hakkı verdiği hallerde hakimin, hak ve nesafete göre tazminata hükmetmesi gerektiğini öngörmektedir. Belirtilen bu hususlar ve özellikle davacının maluliyet durum ve oranı tarafların sosyal ekonomik durumları ve davacı yaya ile davalı sürücünün kazada %50 oranın eşit derecedeki kusurları dikkate alınarak manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile; mahkememizce takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacılara (1/4 oranındaki miras payları dikkate alınarak) verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; -4.661,35 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi bakımından dava tarihinden itibaren diğer davalılar bakımından ise kaza tarihi olan 19/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara (1/4 oranındaki miras payları dikkate alınarak) verilmesine, -847,27 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi bakımından dava tarihinden itibaren diğer davalılar bakımından ise kaza tarihi olan 19/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara (1/4 oranındaki miras payları dikkate alınarak) verilmesine, -1.500,00 TL'lik bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine, -10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacılara (1/4 oranındaki miras payları dikkate alınarak) verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, MADDİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN; 2-Alınması gerekli 376,29-TL karar ve ilam harcından alınan 111,01-TL peşin ile 77,00-TL tamamlama harcın mahsubu ile geriye kalan 188,28-TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 59,30-TL başvurma harcı ile yargılama aşamasında yapılan 8.586,60-TL olmak üzere toplam 8.645,90-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.622,63-TL yargılama gideri ve peşin tamamlama yatan harç gideri 188,01-TL'nin toplamı olan 3.810,64-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacılara verilmesine, geriye kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 5-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 5.508,62-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacılara verilmesine, 6-Davalı ... ve ... Sigorta vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 1.500,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınıp bu davalılara verilmesine, 7-1.320,00-TL Arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 553,08-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, geriye kalan miktarın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN; 8-Alınması gerekli 683,10-TL karar ve ilam harcının davalılar ... ... ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 9-Davacı taraflar vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınıp davacılara verilmesine, 10-Davalı ... vekille temsil olunmuş ise de manevi tazminat talebi takdir hakkına dayandığından HMK 326. Maddesi uyarınca davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, davacılar vekili ile davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalının yokluğunda kabul ve reddedilen miktarlar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/06/2025
Katip ... E-İmzalıdır
Hakim ... E-İmzalıdır