İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/1478 E. 2024/927 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1478
- Karar No
- 2024/927
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLLERİ :
DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ :
DAVALI : VEKİLİ : DAVALILAR :
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 14/12/2022 KARAR TARİHİ : 25/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında dava dışı işçi ....tarihleri arasında çalışmakta iken, çalışmış olduğu işyerinin tasfiye edilmesinden dolayı yüklenici firmaya iadesinin yapıldığını ve yüklenici firma tarafından da ihbar öneli verilmeksizin iş akdinin sona erdirildiğini, müvekkil tarafından iş akdi sona eren dava dışı işçiye .....tarihinde 80.414,04 TL kıdem tazminatı ile 615,01 TL damga vergisi ile yine müvekkili tarafından dava dışı işçiye .....tarihinde toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan kıdem tazminatına ilişkin olarak 24.247,24 TL TİS farkı ile 185,44 TL damga vergisi ödendiğini, yapılan ödemelerden, davalıların işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olmak üzere müvekkili tarafından yapılan ödemelerden dönemlerine isabet eden miktardan sorumlu olduğunu, davalılar tarafından ödeme yapılmadığını ileri sürerek yapılan ödemelerden dava dışı ...... Ltd. Şti. ve ...... Şti.'nin dava dışı işçiyi çalıştırdıkları döneme isabet eden miktarlar dışında kalan kısımdan davalıların ayrı ayrı sorumlu oldukları iddia edilen bedeller belirtilmek suretiyle her bir davalının dönemine isabet eden miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte rücuen tahsilini istemiştir. Davalı .....Ve ...... Şti. vekili, müvekkil şirketin, 2006-2010 yılları arasında davacının işlerini hizmet alım sözleşmesi ile üstlendiğini ve 2010 yılında ihaleyi başka bir şirketin alması üzerine sözleşme süresinin sona erdiğini, dava dışı işçinin müvekkil şirket nezdindeki çalışmasının kısa bir süreden ibaret olduğunu, dava dilekçesinde sürelerin gerçeği yansıtmadığını, dava dışı işçinin müvekkili şirket nezdinde çalıştığı süre boyunca kazanmış olduğu tüm işçilik alacaklarının kendisine ödendiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, dava dışı işçinin müvekkil şirket nezdinde herhangi bir kıdem tazminatı alacağı olmadığını, iş akdinin son altişveren tarafından işyerinin tasfiye edilmesinden kaynaklı feshedildiğini ve hiçbir alacaktan müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, .....ile .....tarihleri arasında müvekkil şirket ile .....Hizm. Ltd. Şti arasında imzalanan ve .....ile .....tarihleri arasında müvekkil şirket ile .....Hizm. Ltd. Şti. isimli şirket arasında imzalanan ortak girişim sözleşmelerinin amacının işçilerin istihdam konusunu ilgilendirmeyip kurum ve şirketler arasındaki hususları kapsadığını ve şirketlerin hizmet alımından edinecekleri kar ve zarar noktasında yapmış oldukları bir girişim sözleşmesi olduğunu, sözleşmenin 36. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinde çalışan personelin özlük haklarının kurum tarafından ödenecektir şeklinde bir düzenleme bulunduğunu, kabul etmemekle birlikte; sözleşmenin içeriğine bakıldığında bile ortak girişim sözleşmelerini kapsayan dönemlerde müvekkil şirketin %1, .....Hizm. Ltd. Şti ve .....Hizm. Ltd. Şti. isimli şirketlerin %99'ar oranda sorumlu olduğunu, davacı kurum ile müvekkili şirket arasındaki hizmet sözleşmesinde rücu edilen alacaklardan kimin sorumlu olduğuna ilişkin bir madde bulunmadığını, bu sebeple öncelikle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde müvekkil şirket yönünden ancak bu alacakların yarısının rücu edilebileceğini, Yargıtay .....Tarihli kararında, yüklenici firmalara ancak yarı oranda rücu edilebileceğinin açıkça belirtildiğini, ayrıca dava dışı işçinin müvekkili şirket döneminde çalışırken TİS üyeliğinin olduğuna ilişkin herhangi bir kaydının ve üyeliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduklarını beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı .....Hiz. Ltd. Şti. vekili, dava dışı işçinin ödemeye esas tüm çalışmasının farklı alt işverenler nezdinde geçtiğini, müvekkil şirkette .....tarihleri arasında çalıştığını, iş yerinin asıl işveren tarafından tasfiye edilmesi/devir sebebiyle sonlandığını, dava dışı işçinin farklı işverenler nezdindeki tüm çalışması davacı kamu kurumunda geçmiş olup, feshe konu tasfiyenin sorumluluğunun da asıl işveren kamu kurumu olan davacıda olduğunu, 6552 sayılı yasa ile 4857 sayılı yasada yapılan değişiklikler sonrası kıdem, ihbar tazminatı ile ücret, izin, fazla mesai ve genel tatil alacakları yönünden yüklenici şirketin hiçbir sorumluluğu kalmadığını, tüm tazminat ve ücret alacaklarından ilgili kamu kurum ve kuruluşunun tek başına sorumlu olduğunu, davacının hem 6552 sayılı yasayla getirilen değişiklik başta olmak üzere tüm yasal düzenlemeler sebebiyle hem de müvekkili ile imzalamış oldukları sözleşme ve eki ihale dokümanları gereğince kıdem tazminatı için rücu hakkı bulunmadığını beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı .....Hizmetleri Ltd. Şti vekili, müvekkilinin ikametgahının Batman İlinde olması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde Batman Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının ödediğini iddia ettiği tazminatların müvekkilinden rücu etmesinin mümkün olmadığını, davacının ödeme yaptığını iddia ettiği işçinin asıl işvereninin davacı olduğunu, müvekkilinin, sadece ihale kapsamında kendisine ödenen kalemlerden dolayı bir alacak olursa sorumlu tutulabileceğini, ihale kapsamında kendisine ödenmeyen kalemlerden dolayı müvekkilinin sorumluluğu cihetine gidilemeyeceğini, Yargıtayın da vermiş olduğu emsal kararlarda davacıyı asıl işveren olarak kabul ettiğini, davacının, sözkonusu işçi için zaten en alt limitten müvekkili şirkete ödeme yaptığını, davacının müvekkiline ödediği bedel işçinin ücreti ve sigorta bedeli vs.den ibaret olduğunu, davacının, müvekkili şirkete işçinin kıdem ve ihbar tazminatı için herhangi bir ödeme yapmadığını, ödemediği bir bedeli müvekkili kuruma rücu etmeye çalışmasının her şeyden önce dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacının, kendi kusuru nedeniyle işçiye geç ödeme yaptığını ve bu nedenle faiz ve yargılama gideri vs. ödemek durumunda kaldığını, dava devam ederken müvekkili şirkete herhangi bir ihbarda bulunulmadığını, idarenin kendi kusurundan kaynaklanan ödemeleri de müvekkiline rücu etmeye çalışmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının müvekkili tarafından işten çıkarılmadığı için kıdem tazminatının dışında ihbar tazminatından da sorumlu tutulamayacağını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesini gerektiğini, açıklayarak davanın reddini talep etmiştir. Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen davalılar .....Danışmanlık Eğitim Alarm Cihazları ve Sistemleri Tic. Ltd. Şti., .....Ticaret Ltd. Şti., .....Ltd. Şti. Ve ...... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile .....Özel Güvenlik Hiz. Tic. A.Ş. vekillerinin sözleşmedeki yetki şartına dayalı olarak yetki itirazı bulunduğundan bu davalılar yönünden dosya tefrik edilerek mahkememizin ayrı bir esasına kaydı yapılmıştır. Usulüne uygun tebligata rağmen diğer davalılar davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, dava dışı işçi .....hizmet döküm cetveli celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu uyuşmazlığın çözümü bakımından bilirkişi ....tarihli bilirkişi raporu, bilirkişi .....tarihli kök ve .....tarihli ve .....tarihli ek bilirkişi raporları ile bilirkişi ....tarihli kök bilirkişi ile .....tarihli ek bilirkişi ek bilirkişi raporu alınmıştır. Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dava dışı işçi .....tarihlerinde davacı üst işveren ile alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışmakta iken iş aktinin sona ermesi sonucu davacı üst işveren tarafından dava dışı işçiye .....tarihinde 80.414,04 TL kıdem tazminatı ile 615,01 TL damga vergisi ile .....tarihinde toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan kıdem tazminatına ilişkin olarak 24.247,24 TL TİS farkı ile 185,44 TL damga vergisi ödendiği dosya içerinde yer alan hizmet alım sözleşmeleri, SGK hizmet döküm cetveli ve ödeme belgelerinden anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin yetkili olup olmadığı, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı, davacı üst işverenin dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklı kıdem tazminatı TİS farkı ile damga vergisi olarak ödenen bedelleri davalı alt işverenlerin davalı işçiyi çalıştırdığı döneme isabet eden miktarların rücuen tahsilini talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı ile faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkindir. Davacı üst işveren ile davalı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerinin ifa yerinin Diyarbakır olduğunun anlaşılmasına göre davalılar ...... San. ve Tic. Ltd. Şti. ve .....Güvenlik Hiz. Tic. A.Ş. Vekili ile davalı ...... Şti vekilinin yetki itirazları yerinde görülmemiştir. Uyuşmazlığın hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan rücu talebine ilişkin olduğundan 6098 sayılı TBK.'nun 147.maddesi gereğince zamanaşımı süresi 10 yıldır. Davacı tarafın rücu yapılan dava dışı işçiye yapılan ödeme ile birlikte doğduğundan zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi dava dışı işçiye yapılan ödeme tarihidir. Ödeme tarihi ile davanın açıldığı tarih gözetildiğinde, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmakla işin esasının incelenmesine geçilmiştir. Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücu istemine ilişkin olup uyuşmazlık bu davalarda uygulanan ve Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesince benimsenen genel ilkelere göre çözümlenmelidir. Buna göre; Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. Taraflar arasındaki sözleşmede aksi düzenlenmemiş ise işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması nedeniyle davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler ise kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerin de bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. Aynı şekilde ihbar tazminatından da son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/03/2020 tarihli ve 2019/378 E., 2020/1629 K. sayılı kararı ile Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 22/09/2021 tarihli ve 2021/687 E., 2021/301 K. sayılı kararları da bu yöndedir). Yargıtay .....HD'nin .....tarihli ve .....E., .....K. Sayılı uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin güncel kararında da; "Dairemizin istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Yukarıdaki gerekçelerle; hizmet alım sözleşmesinde herhangi bir hüküm bulunmaması hâlinde, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödediği işçilik alacaklarının tamamından yüklenicinin (alt işveren) sorumluluğun mevcut olduğuna" karar verilmiştir. (Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 16/05/2023 tarihli ve 2021/610 E.-2023/782 K.). Dosya içerisinde yer alan .....tarihi öncesine ilişkin Tip Sözleşmelerin 8. maddesinde ihale dökümananın sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olduğu, idareyi ve yükleniciyi bağlayacağı, sözleşme hükümleri ile ihale dokümanını oluşturan belgelerdeki hükümler arasında çelişki veya farklılık olması halinde ihale dokümanında yer alan hükümlerin esas alınacağı, aynı Tip Sözleşmenin 8.2 maddesinde ise, ihale dökümanları arasında öncelik sıralamasının belirtildiği, buna göre öncelikli sırasıyla birinci sırada Hizmet İşleri Genel Şartnamesine, ikinci sırada İdari Şartnameye, üçüncü sırada Hizmet Alım Sözleşmelerine ve sonrasında Teknik Şartnameye yer verildiği, hizmet alım sözleşmelerinin 7/1. maddesinde istihdam edilen işçinin işçilik ücretlerinin sözleşme bedeline dahil olduğu kararlaştırılmıştır. Kaldı ki, Hizmet İşleri Genel Şartnamesininin 38/6. maddesine göre, yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup bunların ücretlerinin ödenmesinden doğrudan doğruya yüklenicinin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, sözleşmede işçi hak ve alacakları nedeniyle açıkça yüklenicinin (alt işveren davalıların) sorumlu olacağı belirtilmiştir. Bu nedenle, .....ve öncesi döneme ilişkin ödenen kıdem tazminatından işçiyi çalıştıran davalı alt işverenlerin kendi dönemlerine isabet eden miktarla sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Ancak dosya içerisinde yer alan .....tarihi ve sonrasına ilişkin imzalanan Tip sözleşmelerin "Sözleşme bedeline dahil olan giderler" başlıklı 7. maddesinde "... Sözleşmenin akdinden ve taahhüt olunan işin yürütülmesinden doğacak, ulaşım, sigorta, vergi, resim, harç, işçinin diğer sosyal hakları (Kıdem tazminatı hariç) ile verilecek olan işçinin yol ücreti tüm işçilere ..... Ödenecektir..." şeklindeki düzenleme ve sözleşmenin eki olan Teknik Şartnamenin 8.3 maddesinde “Yüklenici, çalıştırdığı elemanların her türlü özlük haklarını karşılamak (Kıdem tazminatı Hariç olmak üzere) ve ödemek zorundadır. İş, sosyal güvenlik ve diğer ilgili mevzuat uyarınca yüklenici istihdam edilen hizmet personelinin işvereni olarak kabul edilecek ve mevzuattan doğan bütün borç ve yükümlülükler ile istihdam edilen personelin özlük, yıllık ücretli izinine ilişkin hakları ile ilgili Kanun ve bunlara ilişkin tüzük ve yönetmelik ve tebliğlerle belirlenmiş tüm yükümlülükler yerine getirilecektir. Bu konularda idarenin hiçbir sorumluluğu yoktur..." şeklindeki düzenleme ile kıdem tazmınatı dışında hizmet personelinin tüm sorumluluğunun alt işveren yüklenicide olacağı kararlaştırılmıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin eki sayılan Hizmet İşleri Genel Şartnamesininin 38/6. maddesine göre, yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup bunların ücretlerinin ödenmesinden doğrudan doğruya yüklenicinin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, sözleşmede işçi hak ve alacakları nedeniyle açıkça yüklenicinin (alt işveren davalıların) sorumlu olacağı belirtilmiştir. Bu durumda Hizmet İşleri Genel Şartnamesinde yer alan düzenleme ile hizmet alımına ilişkin tip sözlemede ve teknik şartnamede yer alan düzenlemeler birbiri ile çelişmektedir. Hizmet Alımına İlişkin Sözleşme'nin 8.2 maddesine göre ihale dökümanları arasında çelişki veya farklılık olması halinde Hizmet İşleri Genel Şartnamesi hükümlerinin birinci sırada uygulanması gerektiğinden .....sonrası döneme ilişkin ödenen kıdem tazminatından da işçiyi çalıştıran alt işverenlerin kendi dönemlerine isabet eden miktarla sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Nitekim benzer uyuşmazlıkta verilen Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 11/10/2021 tarihli ve 2021/5092 E.-2021/747 K. Sayılı ilamında da aynı hususlar vurgulanmıştır. Yukarıda yer verilen ilkeler uyarınca somut olay incelendiğinde; Elde ki davada, davalılar davacı üst işveren tarafından kıdem tazminatı ve TİS farkından kaynaklı kıdem tazminatı ile damga vergisi olarak ödenen bedellerden kendi dönemlerine isabet eden mitarlardan sorumlu olup, mahkememizce en son alınan ve davalıların dava dışı işçiyi çalıştırdıkları döneme isabet miktarların tespiti yönünden denetime ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilen .....tarihli ek bilirkişi raporunda davacı üst işveren tarafından ödenen kıdem tazminatı ve TİS farkından kaynaklı kıdem tazminatı ile damga vergilerinden davalıların işçiyi çalıştırdığı döneme isabet eden miktarlar tek tek belirlenmiş olup, bilirkişi ek raporu ile hesaplanan miktarlar üzerinden davalıların sorumluğuna hükmedilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar tacir olduğundan davacının avans faizi isteyebileceği kabul edilmiştir. Her ne kadar davacı tarafından ödeme tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmuş ise de; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Somut olayda, davacı tarafından davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından hükmedilen alacak miktarlarına dava dilekçesinde talep edilen kısım yönünden dava tarihinden, ıslahla arttırılan kısım yönünden ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2.185,59 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan .....Tic. Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 19.274,71 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan .....Hizmetleri Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 6.311,85 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan .....Ltd. Şti. ile .....Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 1.111,64 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan .....Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. ile .....Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 12.058,47 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan ...... Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 8.629,34 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan .....Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.386,23 TL harçtan, başlangıçta yatırılan 1.756,51 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.629,72 TL harcın; 71,84 TL'lik kısmının davalılardan .....San. ve Tic. Ltd. Şti.'den, tahsili ile Hazineye irad kaydına, 633,66 TL'lik kısmının davalılardan .....Özel Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti.'den tahsili ile Hazineye irad kaydına, 207,48 TL'lik kısmının davalılardan .....Hizmetleri Ltd. Şti. ile .....Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına, 36,54 TL'lik kısmının davalılardan .....Özel Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. ile .....Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına, 396,43 TL'lik kısmının davalılardan .....Ltd. Şti.'den tahsili ile Hazineye irad kaydına, 283,68 TL'lik kısmının davalılardan .....Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'den tahsili ile Hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 80,70 TL başvuru harcı ile 1.756,51 TL peşin harcın toplamı olan 1.837,21 TL'nın; 80,98 TL'lik kısmının davalılardan ...... ve Tic. Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, 714,34 TL'lik kısmının davalılardan .....Özel Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, 233,91 TL'lik kısmının davalılardan .....Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. ile .....Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 41,19 TL'lik kısmının davalılardan .....ve ...... Şti. ile .....Hizmetleri Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 446,90 TL'lik kısmının davalılardan .....Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, 319,80 TL'lik kısmının davalılardan .....Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından 2.864,00 TL (HESAPLAMA YAPILDI) tebligat ve posta masrafı ile 3.800,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 6.664,00 TL yargılama giderinin; 293,15 TL'lik kısmının davalılardan ...... ve Tic. Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, 2.585,43 TL'lik kısmının davalılardan .....Özel Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, 846,59 TL'lik kısmının davalılardan .....Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. ile .....Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 149,07 TL'lik kısmının davalılardan ..........Hizmetleri Ltd. Şti. ile .....Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 1.617,48 TL'lik kısmının davalılardan .....Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, 1.157,47 TL'lik kısmının davalılardan .....Hizmetleri Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, Bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan; 2.185,59 TL vekalet ücretinin davalılardan ...... ve Tic. Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, 17.900,00 TL vekalet ücretinin, davalılardan .....Ltd. Şti.'nin bu bedelin 1.111,64 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan .....Hizmetleri Ltd. Şti.'nin ise bu bedelin 6.311,85 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan .....ve Özel Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. ve .....Hizmetleri Ltd. Şti. ile .....Hizmetleri Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 12.058,47 TL vekalet ücretinin davalılardan .....Ltd. Şti'den tahsili ile davacıya verilmesine, 8.629,34 TL vekalet ücretinin .....Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalılardan .....ve .....Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 49,76 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen bu davacıya verilmesine, 7-Davalılardan .....Hizmetleri Ltd. Şti.kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 2,86 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen bu davacıya verilmesine, 8-Davalılardan .....ve .....Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 22,19 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen bu davacıya verilmesine,
9-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.360,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/red oranı dikkate alınarak; 147,80 TL'lik kısmının davalılardan .....San. ve Tic. Ltd. Şti.'den tahsili ile Hazineye irad kaydına,
1.303,58 TL'lik kısmının davalılardan .....ve Özel Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti.'den tahsili ile Hazineye irad kaydına,
426,85 TL'lik kısmının davalılardan .....ve Özel Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. ile .....Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına,
75,16 TL'lik kısmının .....Güvenlik ve Ltd. Şti. ile .....Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına,
815,54 TL'lik kısmının davalılardan .....Ltd. Şti'den tahsili ile Hazineye irad kaydına,
583,59 TL'lik kısmının davalılardan .....Hizmetleri Ltd. Şti.'den tahsili ile Hazineye irad kaydına, 7,48 TL'lik kısmının davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, davalıların ihtiyarı dava arkadaşı olması ve her bir davalı aleyhine ayrı ayrı hükmedilen miktarlar ile davacı yönünden kısmen reddedilen miktarların istinaf kesinlik sınırının altında olması nedeniyle miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim