İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1052 E. 2023/531 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1052
- Karar No
- 2023/531
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1052 Esas KARAR NO : 2023/531 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/11/2022 KARAR TARİHİ : 30/05/2023
BİRLEŞEN BAKIRKÖY ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ...ESAS - .... KARAR
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/01/2023 KARAR TARİHİ : 30/05/2023
Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl Davada Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İşbu dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak işbu davaya konu icra takibi için müvekkili şirket adına arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk toplantılarında yapılan müzakereler sonucunda müvekkil şirket ile Davalı-Borçlunun anlaşmaya varamadıklarını, müvekkil şirket ile Davalı-Borçlu arasında mal alım satımına dayalı ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirketin söz konusu ticari ilişki kapsamında Davalı-Borçlu’ya mal satışı yaptığını, fatura konusu malları teslim ettiğini, böylece üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, müvekkili şirketin bu kapsamda Davalı-Borçlu’dan 200.709,20-TL alacaklı olduğunu, Davalı-Borçlu yapılan tüm uyarılara rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan borcunu ödemede temerrüde düştüğünü ve satın almış olduğu malların bedelini ödemediğini, Davalı-Borçlu’nun borcunu ödemede temerrüde düşmesi üzerine 200.709,20-TL’lik alacak için borçlu aleyhinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak söz konusu icra takibine karşı Davalı-Borçlu tarafından haksız ve dayanaksız olarak itiraz edildiğini, bu nedenle de anılan takip durduğunu, Davalı-Borçlu itirazında hiçbir gerekçe göstermeksizin borca, faize ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiğini, Davalı-Borçlu’nun itirazı tamamen yersiz ve mesnetsiz olup usul ve yasaya aykırı olduğunu, itirazın haksız ve kötüniyetli olarak yapıldığını önemle belirtmek isteriz ki, icra takibine konu e-faturalarda (EK-2: Faturalar ve Cari Hesap Ekstresi) belirtilen malların Davalı-Borçlu’ya teslim edildiğinin müvekkili şirket ticari kayıtları ile de sabit olduğunu, neticede davalının haksız, dayanaksız olarak Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa artan oranlarla işleyecek ticari avans faizi yürütülmesine, Davalı-Borçlu’nun yapmış olduğu itirazın haksız ve alacak miktarının belirli olması nedeni ile asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava ve takip masrafları ile vekalet ücretinin Davalı-Borçlu’dan tahsiline, İcra takibinde peşin harç ödenmiş olduğundan işbu davada harçtan mahsup işlemi yapılarak karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl Davada Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket bahse konu takipte borçlu sıfatına haiz olmadığını, müvekkil şirketin, .... Hastanesi ismiyle ... metro ve metrobüs ulaşım araçlarının hemen yanında 35 yılı aşkındır faaliyet vermekte olan köklü bir özel hastane olduğunu, Davacı taraf ise sağlık sektöründe medikal sarf malzemesi tedariğini sağlayan firma olduğunu, dava dilekçesindeki iddialar ve delillerin tamamı, davacının tek yanlı hazırlamış olduğu belgelere dayanmakta olduğunu, keza cari hesap sözleşmesine dayanmayan cari hesap ekstresinin borcun varlığını ispatlaması beklenemeyeceğini, her ne kadar davacı ... davaya konu takip talebi ve dava dilekçesinde cari hesap ekstresine dayanmış ve davalı müvekkilinin davacıya borcu olduğu iddia edilmişse de tek başına cari hesap ekstresi adı altında düzenlenen iddia rapor, borcun mevcudiyetine delalet etmemekte olduğunu, yazılı şekilde kurulması gereken bir cari hesap sözleşmesine dayanmayan cari hesap ekstresinin (rapor) borcun varlığını tek başına kanıtladığı iddia olunamayacağını, müvekkili şirketin davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı buna rağmen tek taraflı tanzim edilen belgelerle Bakırköy .... İcra Dairesi ... E. sayılı icra takibini başlattığını ve huzurdaki davayı ikame ettiğini, müvekkili şirketin imzasını veya iradesini barındıran hiçbir anlaşma, sözleşme, protokol ve/veya iddia edilen borca konu ürünlerin teslimine ilişkin hiçbir teslim, tesellüm, irsaliye belgesi vs. Sunmadığını, işbu durum dahi davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu göstermeye yeterli olduğunu, bu sebeple davacı aleyhine dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Bakırköy .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasındaki; Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile Davalı-Borçlu arasında mal alım satımına dayalı ticari ilişki bulunduğunu, müvekkil şirket söz konusu ticari ilişki kapsamında Davalı-Borçlu’ya mal satışı yaptığını, fatura konusu malları teslim ettiğini, böylece üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, müvekkili şirket bu kapsamda Davalı-Borçlu’dan 275.208,00-TL alacaklı olduğunu, Davalı-Borçlu yapılan tüm uyarılara rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan borcunu ödemede temerrüde düştüığünü ve satın almış olduğu malların bedelini ödemediğini, Davalı-Borçlu’nun borcunu ödemede temerrüde düşmesi üzerine 275.208,00-TL’lik alacak için borçlu aleyhinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak söz konusu icra takibine karşı Davalı-Borçlu tarafından haksız ve dayanaksız olarak itiraz edildiğini, bu nedenle de anılan takip durduğunu, Davalı-Borçlu itirazında hiçbir gerekçe göstermeksizin borca, faize ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiğini, Davalı’nın haksız, dayanaksız olarak Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, Takip tarihinden itibaren asıl alacağa artan oranlarla işleyecek ticari avans faizi yürütülmesine, Davalı-Borçlu’nun yapmış olduğu itirazın haksız ve alacak miktarının belirli olması nedeni ile asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Tarafların ve borç ilişkisinin aynı ticari anlaşmalar ve cari hesap kapsamında doğmuş olması ve iki dava ile doğrudan bir bağlantı olması ve usul ekonomisi adına işbu davanın ilk açılan Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, dava ve takip masrafları ile vekalet ücretinin Davalı-Borçlu’dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasına ilişkin davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde iddia edilen hususların gerçek dışı olması nedeniyle, huzurdaki davanın asıl dosya ve birleşen dosya yönünden reddi gerekmektedir. Bakırköy .... İcra Dairesi .... esas sayılı icra takip dosyasında müvekkili şirket borçlu sıfatına haiz olduğunu, ancak taraflar arasında borç ilişkisi mevcut olmadığından ‘borçlu’ sıfatı da oluşmadığını, taraflar arasındaki tüm alım satım, hizmet görüm ve her ne nam adı altında olursa olsun kurulan borç ilişkisinde alacak ve/veya borç kalmadığından halihazırda bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkili şirketin davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı buna rağmen tek taraflı tanzim edilen belgelerle Bakırköy .... İcra Dairesi ... E. sayılı icra takibini başlattığını ve huzurdaki davayı ikame ettiğini, müvekkili şirketin imzasını veya iradesini barındıran hiçbir anlaşma, sözleşme, protokol ve/veya iddia edilen borca konu ürünlerin teslimine ilişkin hiçbir teslim, tesellüm, irsaliye belgesi vs. Sunmadığını, işbu durum dahi davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu göstermeye yeterli olduğunu, bu sebeple davacı aleyhine dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi .... tarafından hazırlanan 08/05/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda; "Davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari bir ilişki bulunuğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2021 yılında başlamış olduğu ve çok sayıda fatura düzenlendiği ve ödemelerin davalı şirket tarafından kısmi ve farklı banka havalesi şeklinde yürütüldüğü görülmüştür. 31/12/2021 dönem sonu itibari ile davalı şirketten 134.438,40TL alacaklı olduğu ve 2022 yılında ticari ilişkinin devam ettiği, 07/11/2022 takip tarihi itibari ile davalı şirketten 475.917,04TL alacaklı olduğu görülmüştür. Davacı şirket tarafından faturaların tamamının E-fatura olarak temel fatura şeklinde düzenlendiği görülmekle sistem üzerinden kontrolü yapılmış ve temel faturaların sistem üzerinden başarılı olarak davalı şirkete iletildiğine ilişkin ekran görüntüleri sunulmuştur. Temel faturaların sistem üzerinden red edilme imkanı bulunmamakla birlikte davalı şirket tarafından bu faturalara itiraz edildiğine ilişkin herhangi bir ihtar ve ihbar da dosya kapsamında bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı şirket cari hesap ekstresinde ve ticari defter ve kayıtlarında bulunan ve icra takibine konu edilen cari hesap ekstresindeki faturaların ve içeriği malzemelerin davalı şirkete teslim edildiği mütalaa edilmektedir. Davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların üzerinden ödeme vadelerinin 120 gün olarak belirtilmiş olması da dikkate alındığında, her bir fatura için; fatura tarihinden 120 gün sonra vadesinin geldiği anlaşılmaktadır. Ödeme vadeleri dikkate alındığında davacı şirketin kendi ticari defter ve kayıtlarına göre Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından takip 18/08/2022 tarihi itibari ile yukarıdaki tespitimiz gibi, davacı şirketin davalı şirketten 200.709,20 TL alacaklı olacağı hesap ve mütalaa edilmekte ise de nihai takdir ve hukuki değerlendirmesi sayın mahkemeye aittir. Birleşen dava yönünden ise ödeme vadeleri dikkate alındığında davacı şirketin kendi ticari defter ve kayıtlarına göre Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından takip 07/11/2022 tarihi itibari ile yukarıda tespitimiz gibi davacı şirketin davalı şirketten 275.208,00TL alacaklı olacağı hesap ve mütalaa edilmekte ise nihai takdir ve hukuki değerlendirme mahkemeye aittir. Sonuç olarak; davacı şirkete ait 2021-2023 yıllarına ait ticari defterlerinin E-defter olarak tutulduğu ve ilgili tebliğe uygun olarak 2021 Ocak ve Aralık ayı beratlarının süresinde verildiği ve belirli kanuni şartları taşıdığı, 2022 yılı Eylül ayı defter beratlarının süresinde verildiği, diğer beratların ise yasal süresinin devam ettiği, 2021-2022 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu kanaatine varılmış ise de nihai takdir sayın mahkemeye aittir. Davalı şirketin incelemeye katılmadığı ve yerinde inceleme de talep etmediği, ödeme vadeleri dikkate alındığında davacı şirketin kendi ticari defter ve kayıtlarına göre Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından takip 18/08/2022 tarihi itibariyle yukarıdaki tespitimiz gibi, davacı şirketin davalı şirketten 200.709,20TL alacaklı olacağı hesap ve mütalaa edilmekte ise de nihai takdir ve hukuki değerlendirmenin sayın mahkemeye ait olduğu, somut olay bakımından faizin, taraflar arasındaki ilişkinin ticari olması nedeni ile miktarı infaz aşamasında belirlenmek üzere, alacağa takip tarihi olan 18/08/2022 tarihinden itibaren değişen ve değişecek oranlarda ticari faiz işletilmesinin uygun olduğu, icra inkar tazminat talebinin değerlendirmesinin sayın mahkemeye ait olduğu, birleşen dava yönünden; ödeme vadeleri dikkate alındığında davacı şirketin kendi ticari defter ve kayıtlarına göre Bakırköy ..... İcra müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından takip 07/11/2022 tarihi itibariyle yukarıdaki tespitimiz gibi davacı şirketin davalı şirketten 275.208,00TL alacaklı olacağı hesap ve mütalaa edilmekte ise de nihai takdir ve hukuki değerlendirmenin sayın mahkemeye ait olduğu, somut olay bakımından faizin taraflar arasındaki ilişkinin ticari olması nedeni ile miktarı infaz aşamasında belirlenmek üzere alacağa takip tarihi olan 07/11/2022 tarihinden itibaren değişen ve değişecek oranlarda ticari faiz işletilmesinin uygun olduğu, icra inkar tazminat talebinin değerlendirmesinin sayın mahkemeye ait olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, icra dosyası, birleştirilen dosya, bilirkişi raporu, ödeme kayıtları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; *Asıl dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali isteminden ibarettir. Dava konusu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak cari hesap ve fatura alacağına dayalı alacağın tahsili istem ile başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu görüldü. Dava konusu Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 200.709,20-TL toplam alacağının yıllık % 15,75 oranında ve değişen oranlarda işleyecek faiziyle tahsili talep edilmiştir. Davalıya ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı borçlu borca itiraz ettiğini belirtmiştir. İtiraz üzerine takibin durduğu ve süresinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür. -Asıl dava konusu miktar 200.709,20-TL' dir. *Birleşen dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali isteminden ibarettir. -Dava konusu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak fatura alacağına dayalı alacağın tahsili istemi ile başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu görüldü. Dava konusu Bakırköy ... icra müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 275.208,00-TL toplam alacağının yıllık % 15,75 oranında ve değişen oranlarda işleyecek faiziyle tahsili talep edilmiştir. Davalıya ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı borçlu borca itiraz ettiğini belirtmiştir. İtiraz üzerine takibin durduğu ve süresinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür. -Birleşen dava konusu miktar 275.208,00-TL' dir. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Davacının incelemeye konu ticari defterlerinin yasal şartları taşıdığı ve davacı lehine delil niteliğinin olduğu dosya kapsamı içeriğinden anlaşılmıştır. Davalı taraf ticari defterlerini ve kayıtlarını dosya içerisine sunmamıştır. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı beyanlar, fatura, ticari defter ve kayıtlar içeriğinden anlaşılmaktadır. Taraflar arasında mal alım - satıma ilişkin yazılı olmayan bir sözleşmenin olduğu, bu sözleşme kapsamında ticari ilişkinin yürütüldüğü anlaşılmıştır. Tarafların ticari defterler ve kayıtları ile Bilirkişi ...' ın hazırlamış olduğu rapor içeriğinin incelenmesinde; - Taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2021 yılında başlamış olduğu ve çok sayıda fatura düzenlendiği ve ödemelerin davalı şirket tarafından kısmi ve farklı banka havalesi şeklinde yürütüldüğü, - 31/12/2021 dönem sonu itibari ile davalı şirketten 134.438,40TL alacaklı olduğu ve 2022 yılında ticari ilişkinin devam ettiği, 07/11/2022 takip tarihi itibari ile davalı şirketten 475.917,04TL alacaklı olduğu, - Davacı şirket tarafından faturaların tamamının E-fatura - temel fatura şeklinde düzenlendiği, temel faturaların sistem üzerinden başarılı olarak davalı şirkete iletildiği, temel faturaların sistem üzerinden red edilme imkanı bulunduğu, ancak davalı şirket tarafından bu faturalara itiraz edildiğine ilişkin herhangi bir yazılı kaydın dosya içerisine sunulmadığı, - Bu haliyle davacı şirket cari hesap ekstresinde ve ticari defter ve kayıtlarında bulunan ve icra takibine konu edilen cari hesap ekstresindeki faturaların ve içeriği malzemelerin davalı şirkete teslim edildiğinin anlaşıldığı,
- Davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların üzerinden ödeme vadelerinin 120 gün olarak belirtilmiş olması da dikkate alındığında, her bir fatura için; fatura tarihinden 120 gün sonra vadesinin geldiği, - Ödeme vadeleri dikkate alındığında davacı şirketin kendi ticari defter ve kayıtlarına göre Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından takip 18/08/2022 tarihi itibari ile davacı şirketin davalı şirketten 200.709,20 TL alacaklı olduğu, - Birleşen dava yönünden ise ödeme vadeleri dikkate alındığında davacı şirketin kendi ticari defter ve kayıtlarına göre Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün .... E. Sayılı dosyasından takip 07/11/2022 tarihi itibari ile davacı şirketin davalı şirketten 275.208,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. " şeklindedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. 7251 sayılı yasanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesindeki değişikliği düzenleyen 23. maddesine ait Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekçesi " Maddeyle, Kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin 222 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Mevcut metne göre diğer tarafın defter kayıtlarında ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmaması halinde, ibraz eden tarafın ticari defterindeki kayıtlar, sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmektedir. Ticari defteri ibraz edenin tek taraflı işlemiyle oluşturduğu kayıtların, bu kayıtlardan hiçbir şekilde haberi olmayan karşı taraf aleyhine delil teşkil ediyor olması hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi hukuk güvenliği ilkesine de aykırılık teşkil edebilmektedir. Bu sebeple maddede yapılan değişiklikle, ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için öngörülen unsurlardan biri olan, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” hali, madde metninden çıkarılmaktadır. Kural tersine çevrilmekte ve karşı tarafın maddede belirtilen usule uygun olarak tuttuğu ticari defterini ibraz ettiği halde ileri sürülen hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterin, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı açıkça hükme bağlanmaktadır. Madde metni dışına çıkarılan “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” durumunun yerine, “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmelidir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklindedir. Kanun değişikliği sonrasında madde gerekçesi içeriğinden anlaşıldığı üzere, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının, davacı tarafça ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile alacağın varlığını ispatladığı, davacı tarafça bu aşamada fatura - mal teslim olgusunu ispatının artık gerekmeyeceği (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 25.12.2020 Tarih ve 2020/1170 E. - 2020/1325 K. Sayılı ilamı.), zaten teslim olgusunu da ispat ettiği; davalının ticari defter ve kayıtları sunmayarak ispat yükünü kendi üzerine aldığı kabul edilmiş, davalının aksini gösterir yazılı kesin kayıtta sunmadığı görülerek, davalının davacıya takip tarihleri itibariyle takip miktarları kadar borçlu olduğu kabul edilmiştir. İcra takibinin kötüniyetli başlatıldığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığından ve davanın kabulüne karar verildiğinden, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının işbu ASIL dava yönünden davasının KABULÜ İLE; -Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynen DEVAMINA, -Alacağın %20 si olan 40.141,84.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Takipteki asıl alacağa takip tarihinden itibaren işlemek üzere ve davacının talebini aşmamak kaydıyla 3095 Sayılı Kanunun 2/2 Md. uyarınca değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA, -Davalının yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE, 2-Davacının, Mahkememiz dosyası ile birleştirilen Bakırköy .... ATM'nin ... Esas, .... Karar sayılı dava yönünden davasının KABULÜ İLE; -Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynen DEVAMINA, -Alacağın %20 si olan 55.041,60.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Takipteki asıl alacağa takip tarihinden itibaren işlemek üzere ve davacının talebini aşmamak kaydıyla 3095 Sayılı Kanunun 2/2 Md. uyarınca değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA, -Davalının yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE,
ASIL DAVA YÖNÜNDEN: a-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 13.710,45-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 2.424,07-TL peşin harcın mahsubu ile 11.286,38-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, b-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin; davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, c-Davacı tarafça sarf edilen toplam 2.593,07-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d-Davacı tarafından sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 5.152,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
e-Asıl davada davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 31.099,29-TL vekalet ücretinin asıl dava davalısından alınarak asıl dava davacısına VERİLMESİNE, BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN: a-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 18.799,46-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 3.324,10-TL peşin harcın mahsubu ile 15.475,36-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, b-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin; davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, c-Davacı tarafça sarf edilen toplam 3.529,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d-Birleşen dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, - -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
f-Birleşen davada davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 41.529,12-TL vekalet ücretinin birleşen dava davalısından alınarak birleşen dava davacısına VERİLMESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2023
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır