İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/1012 E. 2026/259 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1012
- Karar No
- 2026/259
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/1012 Esas KARAR NO : 2026/259 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/12/2022 KARAR TARİHİ : 26/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı ... ile dava konusu yapılan icra takibi dayanağı senedin lehtarı oğlu --------- arasında 04.02.2013 tarihinde ‘--------- ------------ Şirketlerindeki Hisselerinin ...’a Satışı ile Ortaklığın Sona Erdirilme Usul ve Esaslarına İlişkin Sözleşme’ başlıklı bir sözleşme imzalandığını, İşbu sözleşme ile --------, --------- ve ---------- firmalarındaki hisselerinin sözleşmede belirtilen esas ve usullerle davacı ...’a satış şartları düzenlendiğini, İşbu hisse satış sözleşmesindeki şartlar doğrultusunda davacı ... 01.06.2013 – 01.12.2017 tarih aralığında beher ay ödenmek üzere, bir kısmı 200.000 USD, bir kısmı ise 242.000 USD tutarında olmak üzere toplam 13.016.000 USD (Onüç milyon on altı bin Amerikan Doları karşılığında) tutarında 55 adet emre muharrer senedi imzalayarak ---------- teslim ettiğini, Bu senetlerden 01.06.2013 – 01.12.2015 vadeli toplam 31 adet senet karşılığı, vadelerinde ----------- ödenmiş olup, senet asılları müvekkil ...’a iade, teslim edildiğini, Alacaklı olduğunu iddia eden davalı, davacı müvekkilimin oğlu --------- uzunca süre gayrimeşru olarak ilişki, birliktelik yaşadığı kişi olduğunu, ----------- vefatından 2-3 yıl öncesinde rahatsızlık geçirmiş olup bu rahatsızlığı süreklilik arz ettiğini, Bu süreçte davalı ...'nin ifadesi ile ----------- işlerini kendisinin yönettiğini --------- Esas sayılı dosyasında açıkça ifade ve ikrar ettiğini, ---------- 19.01.2017 tarihinden itibaren yoğun bakıma girmiş ve uzunca bir süre yoğun bakımda kaldığını, Tasarruf ehliyeti olmadığı için ---------- Esas sayılı dosyası ile kendisine vasi atanması talebi ile dava açılmış, yapılan yargılama sonunda -------- sayılı karar ile kısıtlandığını, --------- kaybolmuş olduğunu söylediği bu senetlerin bir kısmı gayrimeşru birliktelik, ilişki yaşadığı henüz yirmili yaşlarda genç bir kadın olan davalı ... tarafından icra takibine konulduğunu, Davacı ... aleyhine davalı ... tarafından yapılan takiplerden şimdilik ----------İcra Dairesinin-------- Esas sayılı dosyası ve bu dosyada takibe konulmuş bulunan senet için işbu menfi tespit davası açıldığını, Diğer icra takipleri ve dayanağı senetler için dava açmak hakkımız ise saklı tutulduğunu, Yine bu dosyada dinlenen davalı ...'nin davacı tanıklarının beyanları ise kendi içinde ve birbiri ile çelişkili, davacının mali durumuna aykırı olup hiç bir maddi delil ile de doğrulanmadığını, Aynı zamanda davalı ...'nin avukatı olan tanık ----------- (ki ifadesini kabul etmiyoruz. Gerçeği ifade etmemiştir) "davaya konu senetlerin karşılığını maddi desteklerle verdi demem mümkün değildir" şeklinde beyanı ile davalının alacaklı olmadığını beyan ettiğini, Alacağın gerçek olmadığını doğruladığını, arz edilen nedenlerle; haklı davamızın kabulüne davacı nın davalıya -------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı takibi ve takip dayanağı senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Senet Lehtarı (Cirantası) --------- “----------Ş.” ve “---------.Ş.”’nin hissedarı ve Genel Müdürü iken 04/02/2013 tarihinde şirketin diğer ortağı ve aynı zamanda babası olan davacı borçlu ...’la yapmış olduğu sözleşme ile anılan şirketlerdeki tüm hisselerini sattığını, Sözleşme gereğince davacı ... 13.016.000-USD (Onüçmilyononaltıbin American Doları) ödeyecek, ----------- İlçesindeki taşınmazı devredecek, ---------- isimli yatın taksitlerini ödeyerek devrini yapacak, bazı taşınmazlar üzerindeki ipotekleri kaldıracak, şirket hisse senetlerinin bedeli olan 13.016.000-USD'ye karşılık 55 adet emre muharrer senet ... (Baba) tarafından keşide edilerek hisse senetlerini devreden --------- (Oğul) verileceği kararlaştırıldığını, Davacı borçlu ... satış sözleşmesi gereği vermesi gereken 55 adet bonoyu düzenleyerek oğlu ---------- teslim ettiğini, Senet lehtarı ---------- aldığı bonoları tahsil için -------- Bankası ---------- Şubesine teslim etmiş, 01/12/2015 tarihi dahil olmak üzere bu tarihe kadar olan bono bedelleri banka tarafından tahsil edilerek senet lehtarı -------- ödendiğini, Davacı Borçlu 01/01/2016, 01/02/2016, 01/03/2016 ve 01/04/2016 tarihli bonoları ve daha sonra vadesi gelen bonoları ödememiştir. Senet Lehtarı -------- -------- Bankası -------- Şubesinde bulunan ve vadesi dolmasına rağmen ödenmeyen 01/01/2016, 01/02/2016, 01/03/2016 ve 01/04/2016 tarihli 4 adet bonoyu vekili vasıtasıyla 15/04/2016 tarihinde bankadan alarak 18/04/2016 tarihinde ------- İcra Dairesinin ---------- E. sayılı dosyasıyla Davacı Borçlu (Babası) ... hakkında icra takibi başlatmış ve 4 adet senet aslı İcra Müdürlüğüne teslim edildiğini, Bu dosya üzerinden borçlu ...’a gönderilen ödeme emri bila tebliğ iade edilmiş, ikinci kez aynı adrese tekrar gönderilen ödeme emri 02/05/2016 tarihinde borçluya tebliğ edildiğini, Tüm bu gelişmeler sonucunda oğul -------- vekili vasıtasıyla babası ...’ın henüz kendisine ödenmemiş 24 adet bono bedelini ödememek ve ayrıca 6.388.800-USD haksız kazanç temin etmek için kendisinin hiçbir bilgisi ve dahli olmadığı halde 23/12/2015 tanzim tarihli Sahte “Ek Protokol” ve sahte “Bono” düzenlemiş olan öz babası ... hakkında ---------- Başsavcılığı nezdinde --------- soruşturma nosuna kayden şikayette bulunduğunu, arz ve izah edilen nedenlerden dolayı haksız davanın Reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
GEREKÇE VE SONUÇ:Dava senede dayalı takipten kaynaklı menfi tespit talebine ilişkindir. Uyuşmazlık senet metnindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Menfî tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır: Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki İlişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü, hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (HMK m. 190; MK m.6). Fakat, senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. - Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer 14/10/2025 tarihli ATK raporunda; İnceleme konusu senedin arka yüzünde 1. ciroda -------- adına atılı imza ile ---------- mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ---------- eli ürünü olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı vekilince ATK raporuna itiraz edilmiş ise de inceleme konusu mukayese edilen evraklar ve itiraz sebepleri nazara alındığında tekrar rapor alınmasına yer olmadığına, imzaya itiraz nedeniyle teknik bilgi gerektirir hususta davacı vekilinin isticvap talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. İddia, savunma, hüküm kurmaya ve denetime elverişli ATK raporu ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında senet metnindeki imzanın ----------- ait oluduğu anlaşılmakla ispatlanmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş olup itiraz konusu husus ve dosya içeriği ile takip dosyası nazara alındığında kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan 15.170,68 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 14.438,68 TL harcın kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına , 5-Davalı kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' since hesaplanan 139.251,45 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 26/03/2026