İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/888 E. 2025/111 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/888
Karar No
2025/111
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/888 KARAR NO : 2025/111

DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2021 KARAR TARİHİ : 14/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: (I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: (1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket Türkiye'nin en köklü markalarından biri olmanın yanı sıra aynı zamanda 700'ü aşkın bayilik ağı ile yine Türkiye'nin en önde gelen akaryakıt dağıtım firmalarından birisi olduğunu, davalı bayi ile müvekkili arasında Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve Protokol ile Cari Hesap Sözleşmesi ve Ariyet Sözleşmesi akdedilerek davalı şirkete ait ... ili ... İlçesi adresinde bulunan taşınmaz üzerinde akaryakıt bayiliği ve işletmecilik hakkı tesis edildiğini, bu kapsamda taraflar arasında kurulan ticari ilişki süresince müvekkil şirket tarafından davalı şirkete uygun ticari koşullar sağlandığını, davalı şirket lehine yatırımlar yapıldığını, sözleşme süresince kullanılmak üzere davalıya ariyet menkuller verildiğini, taraflar arasındaki bayilik ilişkisi normal şartlarda 05.08.2022 tarihinde sona erecek olmasına karşın davalı şirket tarafından faaliyet gösterilen İstasyon'un... Otom. San. Ve Tic. A.Ş. unvanlı üçüncü kişiye devredilmesi nedeni ile EPDK tarafından verilen bayilik lisansı lisans sahibinin isteği üzerine ... tarihli ... sayılı kararı ile sonlandırıldığını, bayilik lisansının EPDK tarafından sona erdirilmesi bayilik sözleşmesinin sürdürülmesine engel teşkil ettiği gibi bayilik sözleşmesi uyarınca da sözleşmelerin müvekkil şirket tarafından tek taraflı olarak haklı fesih nedeni olarak sayıldığını, davalı bayinin lisansının EPDK tarafından sonlandırılmış olması ile sözleşme ve protokol hükümlerine riayet etmeyen davalı şirketin fesih tarihi itibari ile de tüm borçları muaccel hale geldiğini, bu kapsamda davalı şirketin müvekkil şirketin uğrayacağı her türlü zarar ve ziyanı tazmin yükümü doğmakla birlikte, sözleşmenin erken feshinden dolayı 400.000,00- TL tutarındaki cezai şart bedelinin, yine erken fesih dolayısıyla müvekkil şirketin uğradığı 83.693,62 TL tutarındaki kar mahrumiyeti bedelinin ve İstasyon'da bulunan ariyetlerin söküm masraflarına ilişkin 47.542,62-TL cari hesap borcunun toplamı olmak üzere 531.236,24 TL tutarında borcu muaccel hale geldiğini, müvekkil şirket tarafından yukarıda izah edilen durumlar ... 17. Noterliği’nin ...Tarihli ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirkete bildirildiğini, davalının erken fesihten kaynaklı cezai şart borcunun, bayilik ilişkisinin süresinden evvel sona erdirilmesi sebebi ile müvekkil şirketin uğradığı kar mahrumiyetinin ve bayilik ilişkisinin sona ermesi ile iadesi gereken ariyetlerin söküm masraflarının müvekkil şirkete ödenmesi ihtar edildiğini, davalı şirketin temerüde düşürüldüğünü, arz ve izah olunan sebeplerle Fazlaya dair alacak, dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla taraflar arasında akdedilen sözleşme ve protokol gereğince ödenmesi gereken şimdilik 1.000-TL tutarındaki cezai şart borcunun işleyecek 3095 Sayılı Kanunun 2'nci maddesi gereğince TCMB'nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı değişen oranlı faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, sözleşmenin erken feshinden kaynaklı müvekkil şirketin kar mahrumiyetinin şimdilik 1.000-TL'sinin 3095 Sayılı Kanunun 2'inci maddesi gereğince TCMB'nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı değişen oranlı faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkil şirket tarafından ariyetlerin söküm masrafları dahil olmak üzere cari hesap alacağının şimdilik 1.000-TL'sinin 3095 Sayılı Kanunun 2'inci maddesi gereğince TCMB'nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı değişen oranlı faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. (2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalı cevap dilekçesinde özetle; öncelikle akaryakıt istasyonu işletme ruhsatının iptali suretiyle bayilik sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği iddiası yersiz olup ruhsata konu istasyonun maliki tarafından üçüncü kişilere satışı nedeniyle istasyon müvekkil şirketin kullanımından çıktığını, bir başka ifade ile bayilik ilişkisi müvekkili şirketin takdirinde olmayan sebeplere sona erdiğini, bayilik ilişkisinin akaryakıt istasyonunun el değiştirmesi nedeniyle sona erdiği dikkate alındığında müvekkilinin herhangi bir cezai şart veya kar mahrumiyeti ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, kaldı ki toplamda 3 yıllık bayilik ilişkisinin son 1 yılında gerçekleşmiş olan sona erme nedeniyle sözleşmede kararlaştırılmış tüm cezai şart tutarının da talep edilmesi mümkün olmayıp işbu cezai şart tutarı fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte taraflar arasındaki münakid ariyet sözleşmesi uyarınca müvekkilinin tek yükümlülüğü kendisine teslim edilen taşınmazların sökümünü gerçekleştirmek olup bu husus halihazırda davacı tarafından dosyaya sunulu evrak ile de sabit olduğunu, bu aşamadan sonra sökülüp davacıya teslime hazır hale getirilmiş emtialar özelinde müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu söz konusu olmadığını, arz ve izah olunan sebepler ile Mahkemece re'sen nazara alınacak sair nedenlerle, davanın reddine, harç, yargılama giderlerleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur. (II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: 1-... Vergi Dairesi Başkanlığından gelen davalı şirketin 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait BA/BS formları, 2-... Vergi Dairesi Başkanlığından gelen davacı şirkete ait 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait BA/BS formları, 3-Bilirkişi kök ve ek raporları, 4-Tüm dosya kapsamı. (III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER: Davacının davası bayilik sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart, kar mahrumiyeti ve cari hesap alacağının tahsiline ilişkindir. Taraflar arasında 05.08.2019 tarihinde akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığı ve sözleşmenin devamı sırasında taraflar arasında sözleşmenin eki mahiyetinde olmak üzere 01.08.2019 tarihinde protokol imzalandığı hususunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının bayilik lisansının iptal edilmesi nedeniyle, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 21. Maddesi uyarınca hükümsüz hale gelmesinden davalının kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacının varsa davalıdan talep edebileceği cezai şart, kar mahrumiyeti ve cari hesap alacağının ne kadar olduğu hususundadır. Taraflar arasında imzalanan 05.08.2019 tarihli sözleşmenin incelenmesinde, sözleşmenin konusunun .. ili ... ilçesi sınırları içinde bulunan 2002 parsel saylı taşınmaz üzerinde bulunan akaryakıt istasyonunun davalı tarafından geçerli lisans ve mevzuat hükümlerine uygun olarak bayi sıfatı ile davalı tarafından işletilmesi olduğu, sözleşmenin 18. Maddesinde bayi olan davalının davacının yazılı onayını almadan sözleşmeyi bir başkasına devredemeyeceği, sözleşmeden doğan alacaklarını ve hakların 3. Kişilere temlik edemeyeceği20. Maddesinde ise akaryakıt istasyonunu için gerekli olan lisans, ruhsat ve izinlerin iptali veya herhangi bir sebeple hükümsüz hale gelmesinin sözleşmenin fesih sebebi olacağı, sözleşmenin eki olan protokolün "Feshin Sonuçları" başlıklı 6.3 maddesinin "b" bendinde sözleşmenin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde 400.000,00 TL cezai şart kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Dosyada mevcut ... 17.Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve ... tarihli ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmenin münfesih olduğu gerekçesi ile davalıdan cezai şart, kar mahrumiyeti ve ariyet söküm bedeli olarak toplam 528.885,56 TL'nin ödenmesinin ihtar edildiği anlaşılmıştır. Taraflarca bildirilen delilleri toplanmış, tarafların ticari defterleri de bilirkişi vasıtası ile incelenmek suretiyle uyuşmazlığa ilişkin rapor ve ek rapor alınmıştır. Dosyaya ibraz edilen kök ve ek raporlara göre, davalı tarafından başvuru nedeniyle davalının akaryakıt bayii işletme lisansının ...tarihli ve ... sayılı kararı ile iptal edildiği, tarafların BA BS formlarının uyumlu olduğu, tarafların ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde olduğu, davacının ticari defterlerine göre davacının davalıdan dava tarihi itibariyle 46.620,06 TL alacağının bulunduğu, davacının davalıdan talep edebileceği kar kaybının 85.603,62 TL olduğu anlaşılmıştır. Davacı davasının ıslah etmiştir. Mali müşavir bilirkişisinden alınan 06.05.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda sözleşmenin imzalandığı tarih itibariyle, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın davalının ekonomik mahvına sebep olmayacağı bildirilmiştir. TBK'nın 112. ve devamı maddesine göre; alacaklının, borçludan borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle tazminat isteyebilmesi için, bu yüzden bir zarara uğramış olması gerekir. Sözleşmeden kaynaklanan zarar müspet (olumlu) zarar olacağı gibi, menfi zarar da olabilir. Borç, bir sözleşme ilişkisinden yüklenilen edimlerle sınırlı değildir; bu edimlerin yerine getirilmemesinden veya sözleşme dışı haksız eylemden doğan tazminat alacağı da borç kavramı içindedir. Müspet zarar; Borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla, müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır. Borcun yerine getirilmesinin kusurla olanaksız hale gelmesinde, temerrüde düşen borçludan, gecikmiş ifa ile birlikte gecikme dolayısıyla tazminat istenmesinde, yahut borçlunun temerrüdü halinde ifadan vazgeçilip, ifa yerine tazminat istenmesinde ve sözleşmenin olumlu biçimde ihlalinde, müspet zararın giderimi söz konusu olur Kâr mahrumiyeti ve cezai şart talep edilebilmesi için davalı bayiinin borca aykırı davranması ve bu borca aykırı davranış nedeniyle davacı dağıtıcının sözleşmeyi feshetmesi ya da davalının haklı sebep olmadan sözleşmeleri feshetmiş olması gerekmektedir 6098 Sayılı TBK 179. maddesi uyarınca sözleşmenin hiç ve gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun yada cezanın ifasını isteyebilir Dava tarihinde yürürlükte bulunan ve somut olayda uygulanması gereken 6762 sayılı TTK nın 24.maddesine göre tacir olan borçlu cezai şartın fahiş olduğunu ileri sürerek cezai şarttan indirim yapılmasını kural olarak isteyemez. Ancak kararlaştırılan cezai şart miktarının ekonomik yönden borçlunun mahvına sebep olabilecek tarzda yüksek olduğunun saptanması halinde cezai şarttan uygun bir indirim yapılabileceği Yargıtay'ca kabul edilmektedir. Bu şekilde bir indirime gidilebilmesi için borçlunun ekonomik durumunun, ticari defterlerinin, bilançosunun konusunda uzman bir bilirkişiye incelettirilerek ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması ve bu inceleme çerçevesinde indirime gerek bulunduğunun saptanması halinde somut olayın özelliği de gözetilerek makul düzeyde bir indirime gidilmesi gerekmektedir. Davalı yönünden, cezai şarttan 6098 sayılı BK 161.maddesine göre mahkemece tenkisat yapılabilir ise de, bu konu yönünden borçlu şirketin defterlerinin incelenmesi ve hükmolunacak cezai şartın şirketin mahvına (yok olmasına) neden olacaksa makul oranda indirim yapılması gerekir.( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar) Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre somut olayda, davalının talebi üzerine dava dışı EPDK tarafından davalının akaryakıt bayilik lisansının iptal edildiği, iptal tarihi itibariyle sözleşmenin münfesih halinde geldiği, sözleşmenin erken feshinden davalının kusur ve sorumluluğunun bulunduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10. Maddesinde alacak ve borç hesaplamasında davacının ticari defterlerinin esas alınacağının kararlaştırıldığı, anılan maddenin delil sözleşmesi niteliğinde olduğu, davacının ticari defterlerine göre aynı bölgede yeni bir istasyon kurup kurmadığı, yeni bir bayi ile sözleşme yapıp yapmadığı, yeni istasyon kurulmamış ve yeni bir bayilik sözleşmesi imzalanmamış ise aynı bölgede bunların yapılması için gerekli makul sürenin ne olacağı, tespit edilen süre itibariyle elde edeceği gelir hesaplanıp, yapması gereken, ancak akit fiilen icra edilmediğinden yapmadığı giderler mahsup edilmek suretiyle belirlenen kar kaybının 85.603,62 TL olduğu, davalının lisansının iptaline neden olması sebebiyle münfesih hale gelen sözleşmeden dolayı kararlaştırılan cezai şart bedelinin davalıya ödemesi gerektiği, cezai şartta tenkisat şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla, ıslah dilekçesi de nazara alınarak davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; Davacının davasının KABULÜNE, 1-400.000,00 TL cezai şart, 85.603,62 TL kar mahrumiyeti ve 46.620,01 TL cari alacak olmak üzere toplam 532.233,63 TL'nin 3.000,00 TL'sine dava tarihinden, bakiye 529.223,63 TL'sine ıslah tarihi olan 18/10/2024 tarihinden itibaren olmak üzere avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 36.356,88 TL nispi karar harcının, 59,30 TL peşin harç ve 9.038,00 TL ıslah harcı toplamı 9.097,30 TL'nin mahsubu ile noksan kalan 27.259,58 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 83.835,04 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 9.715,50 TL yargılama gideri ile 59,30 TL peşin harç, 59,30 TL başvuru harcı ve 9.038,00 TL ıslah harcı toplamı 18.872,10 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 14/02/2025 KATİP ¸e-imzalıdır

HAKİM ¸e-imzalıdır Harç / Masraf Dökümü Peşin Harç : 59,30 TL Karar Harcı : 36.356,88 TL Islah Harcı : 9.038,00 TL Noksan Harç : 27.259,58 TL

Davacı Gider Avansı Yatırılan Avans : 9.820,00 TL

Davalı Gider Avansı Yatırılan Avans : 00,00 TL

Yargılama gideri detayları Bilirkişi Ücreti : 9.500,00 TL Posta Giderleri : 215,50 TL

Atıf: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/888, K. 2025/111, T. 14.02.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-888-e-2025-111-k-611945698e17