İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/811 E. 2025/929 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/811
- Karar No
- 2025/929
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/811 KARAR NO : 2025/929
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 25/11/2021 KARAR TARİHİ : 12/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; 17/09/2021 tarihinde,----. Noterliğinden ----- yevmiye numarasıyla taraflarına tebliğ edilen ------ sayılı Yönetim Kurulu Kararı’nın kurucu unsurlarının olmadığından yokluğunun tespitini, mahkeme aksi görüşte ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 391. maddesinin 1. fıkrasının a, b ve c bentlerine aykırılıktan butlanının tespitini, 25/08/2021 tarihinde, 2021/5 sayılı, Yönetim Kurulu Toplantısında alınan Yönetim Kurulu Kararı’nın yukarıda açıkladığımız sebeplerden ötürü, telafisi imkansız zararların önlenmesi için, Karar hakkında tedbir kararı verilerek kararın icrasının durdurulmasını, 22/10/2021 tarihinde yapılan ... Genel Kurulunda alınana kararların yokluğunun tespitini, şayet mahkeme yokluk görüşünde değil ise Türk Ticaret Kanunu’nun 447. maddesinin 1. fıkrasının a ve c bentlerine aykırılıktan butlanın tespiti ve yine şayet mahkeme butlan görüşünde değil ise Türk Ticaret Kanunu’nun 445. maddesi gereği ilgili genel kurul kararlarının iptalini, 22/10/2021 tarihinde yapılan ... Genel Kurulunda alınana kararların telafisi imkansız zararların önlenmesi için Genel Kurul Kararları hakkında tedbir kararı verilerek kararın icrasının durdurulmasını, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davacının bu beyanları usul ve kanuna aykırı olmakla aşağıda detaylı bir şekilde izah edileceği üzere öncelikle dava şartı yokluğu ve kamu düzenine aykırılıktan reddinin gerektiğini, davacının taahhüt ettiği sermaye payının tamamını ödeyememiş olup dekontlar incelendiğinde işbu durum açık bir şekilde ortaya çıkacağını, ..., 2017 yılında ----- gitmiş ve 01.12.2020 tarihine kadar bir daha Türkiye'ye dönmemiş olduğunu, işbu durumun İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü kayıtlarının celbi ile rahatlıkla kanıtlanabileceğini, hiçbir marka imajı olmayan; davalı şirket yönetiminde yer alan ... ve ...'nın şirketi devir alana kadar tek bir ticari faaliyeti olmayan, tek bir fatura dahi kesmemiş, 2013 yılında kurulduğu halde ticari bir faaliyeti olmadığı için marka tescili dahi yapılmamış, marka tescilinin 2018 yılında ---- Yönetim olarak; ... tarafından yapıldığını, TMK ve HMK ve Avukatlık Kanunu kapsamında; usulüne uygun vekâleti bulunmayan ve de menfaat çatışması göz önünde bulundurularak davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinin reddini, usul ve kanuna uygun; sürelere riayet edilerek gazete ilanı yoluyla olarak gerçekleştirilen toplantı ve alınan yönetim kurulu kararının geçerliliğinin tespitine, ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -----. sayılı dosyası kapsamında derdestlik yönünden davanın reddini, her halükarda; davanın reddi ile dava masraf ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, 25.08.2021 tarihli yönetim kurulu kararının ------ sayılı kararı ile 22.10.2021 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısının yok hükmünde olduğunun tespiti talebidir. Davacının davacı şirkette hisse sahibi olduğu, davacının yurt dışında yaşadığı ve sermaye taahhüt borcunu yerine getirmediği gerekçesiyle davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri tarafından 25.08.2021 tarihli yönetim kurulunun ----- sayılı kararı ile ıskat kararı alındığı ve kendisine ait payları da karşılıksız olarak dava dışı ... devredildiği belirtilerek hakkında yapılan usulsüz ıskat kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ile yine davalı şirket tarafından 22.10.2021 tarihinde yapılan Çağrısız Olağan Genel Kurul Toplantısının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle yok hükmünde olduğunun tespiti talep edilmiştir. Dosya içerisine hükme esas alınan 07.08.2023 tarihli rapor ile 16.06.2024 tarihli ve 02.09.2025 tarihli ek raporlar alınmıştır. Yapılan Yargılama Sonucu Davacı öncelikle davalı yönetim kurulu üyeleri tarafından hakkında uygulanan ıskat işleminin yok hükmünde olduğunun tespitini talep etmektedir.6102 Sayılı TTK'nın 364 (1) "Yönetim kurulu üyeleri, esas sözleşme ile atanmış olsalar dahi, gündemde ilgili bir maddenin bulunması veya gündemde madde bulunmasa bile haklı bir sebebin varlığı halinde, genel kurul kararıyla her zaman görevden alınabilir. " 6102 Sayılı TTK'nın 408 (2)-b) "Yönetim kurulu üyelerinin seçimi, süreleri, ücretleri ile huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi haklarının belirlenmesi, ibraları hakkında karar verilmesi ve görevden alınmaları" maddeleri uyarınca seçilen bir yönetim kurulu üyesini görevden alma yetkisi genel kurulun vazgeçilmez ve devredilemez yetkileri arasındadır. Somut olayda; davacı hakkında ıskat kararı yani yönetim kurulu üyeliğinden alınma kararının TTK'nın 364/1. , TTK 408/2-b maddelerine aykırı olarak genel kurul yerine yönetim kurulu tarafından karar alınması nedeniyle TTK'nın 391/1. maddesi uyarınca batıl olduğu tespit edilmiştir. Iskat gerekçesi olarak da davacının sermaye taahhüt borcunu yerine getirmediği belirtilmiştir. 6102 Sayılı TTK'nın 481(1) "Payların bedelleri, yönetim kurulu tarafından, esas sözleşmede başkaca hüküm bulunmadığı takdirde, pay sahiplerinden ilan yoluyla istenir. İlanda, ödenmesi istenen sermaye borcunun oranı veya tutarı ile ödeme tarihi ve ödemenin nereye yapılacağı açıkça belirtilir." 6102 Sayılı TTK'nın 482(1) "Sermaye koyma borcunu süresi içerisinde yerine getirmeyen pay sahibi, ihtara gerek olmaksızın, temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür." Somut olayda; bir pay sahibinin ıskatına karar verilebilmesinin ön koşulu TTK'nın 481/1.maddesi uyarınca yapılan ilana rağmen pay sahibinin taahhüt borcunu yerine getirmemesi ve bundan kaynaklı olarak da temerrüde düşmesi gerekmektedir. Oysa teknik bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucu %50 hisseye sahip olan davacının 2014 ve 2015 yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ve banka dekontları sonucu sermaye taahhüt borcunun zamanında ifa ettiği tespit edilmiştir. Bu haliyle hem zamanında sermaye taahhüt borcunun ifa edilmesi hemde yukarıda belirtilen maddeler uyarınca ıskat kararı alma yetkisinin genel kurulun devredilemez ve vazgeçilemez yetkileri arasında bulunmasına rağmen yönetim kurulu tarafından alınması nedeniyle yetki aşımı sonucu yok hükmünde olduğu tespit edilmiştir. Davacının bir diğer talebi ise Çağrısız Olağan Genel Kurul Toplantısının yok hükmünde olduğunun tespiti talebidir.6102 sayılı TTK'nın 416(1) "Bütün payların sahipleri veya temsilcileri, aralarında biri itirazda bulunmadığı takdirde, genel kurula katılmaya ve genel kurul toplantılarının yapılmasına ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrıya ilişkin usule uyulmaksızın, genel kurul olarak toplanabilir ve bu toplantı nisabı varolduğu sürede karar alabilir. Çağrısız Genel Kurul Toplantısı yapılabilmesi için bütün pay sahiplerini veya temsilcilerinin bir itirazının bulunmaması durumunda yapılmasına icazet verilmiştir aksi halde aralarından birinin dahi çağrısız toplantıya itirazın mevcut olması durumunda alınan kararların yok hükmünde olduğu anlaşılmaktadır.Somut olayda; davacı hakkında 25.08.2021 tarihli yönetim kurulu kararı ile usulsüz olarak ıskat kararı alındığı ve ardından 22.10.2021 tarihinde de Çağrısız Olağan Genel Kurul Toplantısının yapıldığı, TTK'nın 416.maddesi uyarınca Çağrısız Genel Kurul Toplantısı yapılabilmesi için bütün pay sahiplerinin veya temsilcilerinin hazır olması ve herhangi bir itirazının bulunmaması şartlarının somut olayda mevcut olmadığı yani davacının yokluğunda Çağrısız Genel Kurul Toplantısı yapıldığı anlaşılmakla çağrısız yapılan genel kurul toplantısının TTK 416/1. Maddesindeki usule uyulmaması nedeniyle yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Açılan Davanın Kabulü ile, 25.08.2021 tarihli yönetim kurulununu ----- sayılı kararının YOK HÜKMÜNDE OLDUĞUNUN TESPİTİNE, 22.10.2021 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısının YOK HÜKMÜNDE OLDUĞUNUN TESPİTİNE, 1-Karar harcı 615,40-TL'dan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 556,10 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irat kaydına, 2-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 59,30-TL peşin harç, 59,30-TL başvurma harcı ile yargılama aşamasında yatırılan 1.311,35-TL Tebligat, posta ve müzekkere gideri ve 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.311,35-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.