İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/79 E. 2022/886 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/79
Karar No
2022/886
Karar Tarihi

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/71 Esas - 2022/872 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/71 Esas KARAR NO : 2022/872 Karar

HAKİM : .... KATİP : ..

DAVACI :... .. VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 12/09/2014 KARAR TARİHİ : 06/10/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasısonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize verilen dava dilekçesinde özetle; 23/12/2008 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motorsiklet ile ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması neticesinde müvekkilinin yaralandığını ve iş ve gücünden yoksun kalarak neticede sakat kaldığını, kazanın oluşumunda ... plakalı aracın tamamen kusurlu olduğunu ve kazaya sebebiyelt veren bu aracın Zorunlu Mali Mesuliyet poliçesinin bulunmayışı nedeniyle davalının hukuki sorumluluğunun bulunduğunu, davacının kaza tarihi itibariyle Toki inşaatında sıvacı ustası olarak günlük 50,00 TL yevmiye ile çalıştığını bu nedenlerle fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere müvekkilinin sakatlığı nedeniyle mevcut ve beklenen menfaatlerinin güç kaybı tazminatının ve müvekkilinin uğramış olduğu zararların bilirkişilerce hesaplanmasında sonraki bedelleri isteme hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL tazminata kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı ... 24/01/2014 havale tarihli cevap dilekçesinde dava konusu aracın silindir hacminin 50. cc nin altında olması nedeniyle motorlu bisiklet olduğunu, zamanaşımı de'inde bulunmuş, hatır taşıması ve müterafik kusur bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesinin talep etmiştir.

Mahkememizce 08/07/2014 tarihli duruşmada; zamanaşımı def'i yönünden,Yargıtay 17.HD.nin 16/01/2013 tarih ve 2012/426 esas, 2013/190 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; Dava, trafik kazasından kaynaklanan 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında açılan Çalışma Gücünün Azalmasından Veya Yitirmesinden Doğan(Malüliyet) Maddi Tazminat istemine ilişkindir. 2918 s. Karayolları Trafik Kanununu 109/1. ve 2.fıkralarında "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmü getirilmiştir. Meydana gelen kaza nedeniyle davacı yaralanmış olup 5237 sayılı TCK.nun 89. Maddesi delaletiyle 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık dava zamanaşımına tabi olması nedeniyle dava açılması uzamış ceza zamanaşımına tabi olup, dava süresinde açıldığından zamanaşımı def’inin reddine karar verilmiştir. ..., ... Hastanesin, Adana Nunume Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü, Adana SGK İl Müdürlüğü, Adana Trafik Tescil Şube Müdürlüğü, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü, Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya sureti celp edilerek dosyaya konulmuştur. Mahkememizce davacı ...'ın dosya ve tüm tıbbi evrak ve grafileri ile birlikte Çukurova Üniversitesi tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim dalı Başkanlığına sevki yapılmış ve Çukurova Üniversitesi tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim dalı Başkanlığının 14/07/2014 tarih ve ... Sayılı sağlık kurulu raporuna göre Davacı ...'ın olay tarihli yaş (49) ve mesleğe göre hesaplamalar yapıldığında genel beden gücünden kayıp oranını %29 ve kalıcı olduğunu bildirir tıbbı kanaat raporunu mahkememize göndermiştir. Mahkememice dosya kusur bilirkişisine tevdi edilmiş, Makine Yüksek Mühendisi Çukurova Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Otomotiv Mühendisliği Bölümü Doç. Dr. ...'nın 15/07/2014 havale tarihli bilirkişi raporunda ... plakalı motorsiklet sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanuna göre asli kusurlu ve kusur oranının %100 olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nun ise kusursuz olduğunu belirtmiştir.

Mahkememizce kusur ve malüliyet raporu alındıktan sonra dosya Hesap Bilirkişisi'ne tevdi edilmiş, hesap bilirkişisi Av. ...'un mahkememize sunduğu 08/09/2014 tarih havaleli raporunda davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının 105,665 TL olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili 6100 sayılı HMK'nın 107 md gereğince 23/10/2014 tarih havaleli talep artırma dilekçesi sunmuş ve talebini 31.489,82 TL artırarak sonuç olarak 107.841,95 TL talep etmiştir. Dava 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında açılan Çalışma Gücünün Azalmasından veya Yitirmesinden Doğan (Malüliyet) Maddi Tazminat davasıdır. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, soruşturma dosyası, sosyal ve ekonomik durum araştırması, maluliyet raporu, kusur raporu, hesap raporu, talep artırma dilekçesi ve tüm dosya kapsamından ; Davalı ...; ... Yönetmeliğinin 9.maddesine göre "Hesaba zorunlu sigortalara ilişkin olarak; a) Sigortalının veya sigortayı yaptırmakla sorumlu olanın tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için, b) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için,c) Zorunlu sigorta teminat limitleri ile sigorta poliçesinde belirtilen teminat arasındaki fark kadar ödenecek bedensel tazminat tutarları için, ç) Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddi ve bedensel zararlar için, d) Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada,13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için başvurulabilmesi ve ayrıca Hesaba, Yeşil Kart Sigortası kapsamında Türkiye sınırları içinde meydana gelen zararlardan dolayı Büroca tekemmül ettirilen hasar dosyalarının tazminat ödemesi için Büro tarafından da başvurulabilmesi için kurulmuş olup, adresi ....'dur. Sigorta şirketleri gibi başka yerde de şubesi veya bölge müdürlüğü bulunmamaktadır. Yargıtay 17.HD.nin 28/02/2013 tarih ve 2013/1238 esas, 2013/ 2517 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/I. maddesinde, bu Kanunun 13 üncü maddesi, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21/12/1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak belli koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Türkiye Sigorta, ... Şirketleri Birliği nezdinde Güvence Hesabının oluşturulacağı hükmüne yer verilmiş, aynı maddenin II-a bendinde ise, sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için güvence hesabına başvurulabileceği belirtilmiştir.

Somut olaya gelince 23/12/2008 günü saat 17.00 sıralarında sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motorsiklet ile ... Bulvarı istikametinden gelerek Türkmenbaşı Bulvarını takiben Mavi Bulvar İstikametien seyir esnasında olay yeri ... kavşağına geldiğinde döner kavşağa girmiş olan ve ... Bulvarına doğru seyretmekte olan sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile çarpışması sonucu ... plaka sayılı motorsiklette yolcu olarak bulunan Davacı ...'ın Çukurova Üniversitesi tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim dalı Başkanlığının 14/07/2014 tarih ve ... Sayılı sağlık kurulu raporuna göre olay tarihli yaş (49) ve mesleğe göre hesaplamalar yapıldığında genel beden gücünden kayıp oranını %29 ve kalıcı olacak şekilde yaralandığı, Makine Yüksek Mühendisi Çukurova Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Otomotiv Mühendisliği Bölümü Doç. Dr. ...'nın 15/07/2014 havale tarihli bilirkişi raporunda ... plakalı motorsiklet sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanuna göre asli kusurlu ve kusur oranının %100 olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nun ise kusursuz olduğunu, hesap bilirkişisi Av. ...'un mahkememize sunduğu 08/09/2014 tarih havaleli raporunda davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının 76.852,13 TL kalıcı işgöremezlik tazminatı, 31.489,82 TL geçici işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 108.841,95 TL(raporda sehven toplama yapılırken 105,665 TL yazılmış) olduğu anlaşıldığından aksi yöndeki davalı vekilinin beyanlarına itibar edilmeyerek davacı vekili tarafından mahkememiz sunulan 6100 sayılı HMK'nın 107 md gereğince talep artırma dilekçesi doğrultusunda; davanın kabulüne, 76.852,13 TL kalıcı işgöremezlik tazminatı, 31.489,82 TL geçici işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 108.841,95 TL ağır bedensel nedeniyle maddi tazminatın dava tarihi olan 11/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (poliçe limitiyle sınırlı kalmak kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Mahkememiz kararının davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/4388 Esas-2018/668 Karar günlü ilamıyla; "...Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 1086 sayılı HUMK'nın 388. ve 389. maddeleri ile 6100 sayılı HMK'nın karşılık 297/1-2. maddeleri uyarınca, mahkeme kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerekir. Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur. Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimi yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hüküm bulunması gerektiği açıktır. Davacı tarafından ıslah dilekçesiyle 76.852,13 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 31.989,82 TL geçici işgöremezlik tazminatı (toplam 108.841,95 TL) talep edilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği halde, 76.852,13 TL kalıcı işgöremezlik tazminatı, 31.489,82 TL geçici işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 108.841,95 TL’ye hükmedilmiştir. Oysa ki hüküm fıkrasında geçen 76.852,13 TL kalıcı işgöremezlik tazminatı ile 31.489,82 TL geçici işgöremezlik tazminatının toplamı 108.341,95 TL olup hüküm kendi içerisinde miktar bakımından çeliştiğinden, bu yön yukarıda açıklanan yasa maddelerine açık bir aykırılık oluşturduğundan (10.04.1992 gün, 1991/7 Esas-1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararında da belirtildiği üzere) hükmün bozulması gerekmiştir. Kabule göre de; Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda hükme esas alınan Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nca düzenlenen bilirkişi raporunda sadece sürekli işgöremezlik oranı belirtilmiş, geçici işgöremezlik süresi bakımından bir değerlendirme yapılmamıştır. Hesap bilirkişisi ise SGK tarafından davacıya yapılan ve rücuya tabi olduğu bildirilen ödeme ekran görüntüsüne göre davacının geçici işgöremezlik süresinin 1159 gün olduğundan bahisle, 1159 gün için geçici işgöremezlik tazminatı hesaplayarak SGK tarafından ödenen 19.334,21 TL’yi tenzil etmiş, mahkemece kalıcı işgöremezlik tazminatı yanında, 31.489,82 TL geçici işgöremezlik tazminatına da hükmedilmiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda mahkemece Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’ndan kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine uygun şekilde davacının "geçici işgöremezlik süresinin tespiti" konusunda ek rapor aldırılarak sonucuna göre (davalı lehine oluşan kazanılmış haklar da gözetilerek) hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." hükmüyle bozma ilamı sevk edilmiştir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/4388 Esas-2018/668 Karar sayılı bozma kararının davalı tarafından karar düzeltme talebi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2018/4190 Esas-2020/5056 Karar günlü ilamıyla; "...Dosya içeriğine, Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının yolcu olarak bulunduğu motorsikletin yaptığı kazada oluşan yaralanmasının sol femur kırığı olduğu ve maluliyetinin de bu kırık nedeniyle sol dizde kalan hareket kısıtlılığına ilişkin olduğu görülmektedir. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Açıklanan vakıalar karşısında mahkemece; KTK'nun 78. maddesi ve Karayollari Trafik Yönetmeliği hükümlerine ve aracın özelliğine göre takılması gereken koruyucu dizliğin takılıp takılmadığının araştırılması; kaza nedeniyle oluşan maluliyetin (sol diz hareket kısıtlılığının), koruyucu dizlik takılması halinde de oluşup oluşmayacağı ve dizlik takılmayışı ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda uzman doktor bilirkişi heyetinden rapor alınması; koruyucu ekipmanların takılmamış olması ve maluliyetle illiyeti bulunduğunun saptanması halinde, Dairemizin uygulamaları da dikkate alınarak BK’nın 44. maddesi (TBK md. 52) uyarınca tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm verilmesi doğru olmadığın ve bu hususun da gözardı edilmesi yanılgıya dayalı olup bu yöne ilişkin karar düzeltme isteğinin kabulü gerekmiştir.." hükmüyle bozma ilamı sevk edilmiştir. Yargıtay bozma ilamı üzerine dosya mahkememizin 2021/71 Esas sırasına kaydı yapılarak usul ve yasaya uygun bulunan yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.

Bozma ilamı doğrultusunda davacının maluliyeti bakımından Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 18/02/2022 tarih ve 475 Sayılı Sağlık Kurulu Raporuna göre, davacı ...'ın sol femur kırığı ile geçirdiği trafik kazası arasında illiyet bağı olduğunu, bu nedenle; kişi adına düzenlenen 14.07.2014 tarih ve 4454 sayılı raporda kişinin yapılan muayeneleri sonucu saptaran sol diz hareket kısıtlılığı ve sol alt ekstremitede 1 cm kısalık dahil edilerek hesaplama yapıldığının anlaşıldığı, kişinin yapılan 19.01.2022 tarihli muayenesinde diz eklem hareketlerinin tam olduğu, sol alt ekstremitede kısalığın devam ettiği, aynı zamanda sol uyluk ve cruriste hipertrofi geliştiği saptandığını, geçen süre içerisinde bir takım bulgularda iyileşme gelişebileceği veya yemni bulgular ortaya çıkabileceğinin tıbben bilindiğini, bu nedenle güncel muayenesine göre hipertrofi rapora eklenerek diz eklem kısıtlılığının rapordan çıkartıldığını, sol uylukta 4 cm'lik hipertrofi için arıza ağırlık ölçüsünün 6 olduğu, solda 1 cm kısalık için arıza ağırlık ölçüsünün 0 olduğu, davacı ...'ın mesleği ve yaş (49) göre hesaplandığında genel beden gücünden kayıp oranını %14,03 ve sürekli olduğunu, geçici iş göremezlik için öngörülen sürenin 9 ay olduğu, bu sürenin 3 aylık kısmında bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyacı olduğunu bildirir tıbbı kanaat raporunu mahkememize göndermiştir. Mahkememizce bozma ilamı doğrultusunda müterafik kusur değerlendirmesi bakımından ek rapor için yeniden sevki yapılmış ve Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 16/05/2022 tarih ve 1314 Sayılı Sağlık Kurulu Ek Raporuna göre, sol uylukta 4 cm'lik hipertrofi için arıza ağırlık ölçüsünün 6 olduğu, solda 1 cm kısalık için arıza ağırlık ölçüsünün 0 olduğu, davacı ...'ın mesleği ve yaş (49) göre hesaplandığında genel beden gücünden kayıp oranını %14,03 ve sürekli olduğunu, geçici iş göremezlik için öngörülen sürenin 9 ay olduğu, bu sürenin 3 aylık kısmında bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyacı olduğu, kişinin kaza sonucu yaralanması koruyucu dizlik kullanımı olmadan gerçekleştiğinden "koruyucu dizlik takmış olsa idi maluliyet yönünden sonucunun değişip değişmeyeceği, kaza nedeniyle oluşan maluliyetin oluşup oluşmayacağı ve koruyucu dizlik takılmayışı ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı" hususunun tıbbi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını bildirir tıbbı kanaat raporunu mahkememize göndermiştir.

Sözügeçen raporlar alındıktan sonra ...'den alınan 15/08/2022 tarihli aktüerya bilirkişisi raporunda, davacı ...'ın %29 maluliyet oranı ve dava dışı ... plakalı aracın sürücüsünün %100 kusuru esas alınarak yapılan hesaplamalar sonucunda davalının usulü kazanılmış hakları korunmak suretiyle kök rapor tarihi itibariyle kalıcı iş göremezlik zarınından sorumluluğu 79.272,17 TL olup (bu zarardan %20 mütarefik kusur indirimi yapılması takdir edildiği takdirde 63.417,74 TL), her ne kadar davacının tedavisini yapan hekimlerce düzenlenen istirahat raporları istirahat süresini 1159 gün olarak gösterse de bozma sonrasında alınan ATK raporundaki 9 aylık tedavi süresi esas alındığında davacının SGK tarafından karşılanmamış geçici iş göremezlik zararının bulunmadığına dair görüş ve kanaat bildirmiştir. Uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde, 23/12/2008 günü dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motorsiklet ile ... Bulvarı istikametinden gelerek Türkmenbaşı Bulvarını takiben Mavi Bulvar istikametine seyri sırasında ... kavşağına geldiğinde buradaki döner kavşağa girmiş olan ve ... yönüne seyretmekte olan dava dışı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile çarpışması sonucu motorsiklette yolcu olarak seyahat etmekte olan davacı ...'ın yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde adı geçen dava dışı motorsiklet sürücüsünün %100 oranında kusurlu ve otomobil sürücüsünün kusursuz olduğu, mahkememizce bozmadan önce Ç.Ü. Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından alınan ve bozmaya konu edilmeyen 14/07/2014 tarihli maluliyet raporuna göre davacının kalıcı iş göremezliğinin %29 oranında olduğu, bozma ilamı doğrultusunda Ç.Ü. Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümlerine göre davacının geçici iş göremezliğe esas iyileşme süresinin 9 ay olduğu, söz konusu kusur ve maluliyet durumuna göre mahkememizce daha önce verilen hükmün davalı tarafın temyiz talebi üzerine bozulmuş olduğu ve önceki hükme ilişkin olarak davacı tarafın temyizinin bulunmadığı anlaşılmakla bozmaya konu hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihteki veriler üzerinden zarar hesabı yapılması konusunda davalı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu gözetilerek aktüerya bilirkişisinden alınan raporda davacının kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan zararının 79.272,17 TL ve SGK tarafından yapılan ödemelerin mahsubundan sonra davacının karşılanmayan bakiye geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı belirtilmiş, ancak davacı tarafça temyiz edilmeyen önceki hükümde davacı lehine kalıcı iş göremezlik sebebiyle hükmedilen tazminat 76.852,13 TL olduğundan bu tutar üzerinden davalı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu dikkate alınarak davacının kalıcı iş göremezlik sebebiyle talep edebileceği tazminatın 76.852,13 TL ile sınırlı olduğu mahkememizce kabul edilmiş, yine bozma ilamı doğrultusunda kaza sırasında davacının koruyucu dizlik kullanmış olup olmamasının maluliyet durumuna etkisi konusunda Ç.Ü. Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından alınan 16/05/2022 tarih ve 1314 Sayılı Sağlık Kurulu Ek Raporunda "koruyucu dizlik takmış olsa idi maluliyet yönünden sonucunun değişip değişmeyeceği, kaza nedeniyle oluşan maluliyetin oluşup oluşmayacağı ve koruyucu dizlik takılmayışı ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunun tıbbi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı" yönünde görüş ve kanaat bildirilmiş olmakla mahkememizce davacının zararın ortaya çıkmasında ya da artmasında etkili müterafik kusurunun mevcudiyeti tespit edilemediğinden müterafik kusur indirimine yer olmadığı, sonuç olarak kusur ve maluliyet durum ve oranlarına göre davacının kalıcı iş göremezlikten kaynaklı olarak davalıdan tazminini talep edebileceği zararının 76.852,13 TL olduğu ve geçici iş göremezlikten kaynaklı karşılanmayan bakiye zararının bulunmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan 76.852,13 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 11.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının geçici iş göremezlik sebebine dayanan fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİ ile, kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan 76.852,13 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 11.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının geçici iş göremezlik sebebine dayanan fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, 2-Alınması gerekli 5.249,77 TL ilam harcından peşin olarak alınan 24,30 TL ile ıslah harcı olan 368,35 TL olmak üzere toplam 392,65 TL'nin düşülmesi sonucu bakiye 4.857,12 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 24,30 TL başvurma harcı ve 24,30 TL peşin harç, 368,35 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 416,95 TL harç nedeniyle yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından bozmadan önce ve bozmadan sonra yapılan 1.179,95 TL tebligat, bilirkişi ve posta giderinden kabül ve red oranına göre 840,88 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 12.296,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekili yüzüne karşı, davalı ve vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile YARGITAY NEZDİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı . 06/10/2022

Katip...

Hakim...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/79, K. 2022/886, T. 11.10.2022, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-79-e-2022-886-k-e2ca83cd22a1