İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/765 E. 2022/1178 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/765
- Karar No
- 2022/1178
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/765 Esas - 2022/1178 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/765 Esas KARAR NO : 2022/1178 Karar
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI :... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI :1-... VEKİLİ : Av. ... DAVALI :2-.... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR 3-... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 12/10/2021 KARAR TARİHİ : 30/12/2022 YAZIM TARİHİ : ..
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkememize vermiş olduğu 11/10/2021 havale tarihli dava dilekçesinde, dava dışı işçi ... tarafından işçilik alacaklarının tahsili için müvekkil kuruma müracaat ettiğini, dava dışı işçi ile yapılan anlaşma sonucu işçilik alacakları işçiye müvekkil kurum tarafından ödendiğini, dava dışı işçiye kurum tarafından 31.01.2020 tarihinde 24.697,91 TL ödeme yapıldığını, davalı şirketler tarafından herhangi bir bedel ödenmemesi sebebiyle ödenen işçilik alacağından davalıların sorumluluğuna düşen 12.574,98 TL'nin rücuen tahsilini talep etmenin hasıl olduğunu, ASKİ Genel Müdürlüğünün, davalılardan ihale yöntemi ile hizmet alımı yaptığı, dava dışı işçiye, kurumları tarafından yapılan tazminat ödemelerinin rücu edilebilmesi amacıyla, TTK'nun ticari davalarda arabuluculuk dava şartı yerine getirildiğini ve ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından Arabuluculuk Dairesi Başkanlığı'na başvuru yapıldığını ve ... dosya numaralı Arabuluculuk görüşmelerinde, müvekkili ve davalı şirketler anlaşmaya varamadıklarını bu sebeple 05.10.2020 tarihli anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, bu nedenlerle davalı şirketlerden alacağı olan fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik 12.574,98-TL'nin davalılardan rücuen tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... Şirketi ve ... Şirketi vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu 20/10/2021 tarihli cevap dilekçesinde, davacı kurum dava dışı işçiye ödemiş olduğu işçilik alacağının faizi ile birlikte diğer davalılar ile müştereken müvekkil şirketten tahsilini talep ettiğini, ancak müvekkil şirketler 4734 Sayılı kanun uyarınca kamu ihalesi ile davacı kurumun alt işverenliğini üstlendiğini ve müvekkil şirketler ile davacı kurum arasında düzenlenen hizmet sözleşmesinde de işçilere üst işveren tarafından ödenecek tazminatlardan dolayı alt işveren rücu edileceğine ilişkin bir madde bulunmadığını, müvekkil ile davacı kurum arasında düzenlenen Hizmet Alım Sözleşmesi 22. Maddesinin atıfta bulunulduğunu, Genel Şartnamenin 6. Bölüm Çalışanların Özlük Hakları kenar başlıklı 38. maddesinde işçinin ücret miktarı, ne şekilde ücretin ödeneceği, ücretin ödenmesi için uygulanacak prosedürün nasıl olduğu, ücret ödenmesi konusunda kamu kurumunun denetleme mekanizmasının nasıl olacağı hususları düzenlendiğini kıdem, ihbar tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının rücusu ile ilgili bir düzenleme bulunmadığını, taraflar arasından imzalanan Hizmet Alım Sözleşmesinde ve Hizmet İşleri Genel Şartnamesi bilirkişi tarafından incelenirse; asıl işverenin dava dışı işçiye ödeyeceği işçilik alacaklarını alt işverene rücu etmesine dair açık hüküm olmadığının ortaya çıkacağını bu nedenle sayın Mahkeme davacı kurumun rücu hakkı olduğu kanaatinde ise dava dışı 3. Kişi olan işçinin müvekkil şirkette çalıştığı süre ile sınırlı olacak şekilde kıdem tazminatı hesaplatılıp yarı yarıya rücu edilmesini, bu nedenlerle öncelikle davanın reddine, sayın Mahkeme aksi kanaatte ise dava dışı işçinin müvekkil şirkette çalıştığı dönem ile sınırlı olmak üzere hesaplanacak miktarın yarı oranında rücusunu talep etmiştir. Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. Bilirkişi 'in Mahkememize sunmuş olduğu 28/03/2022 tarihli raporunda,
¸ dosya arasında davalılardan dava öncesi rücu talebine ilişkin tebliğ evrakı bulunmaması nedeniyle faiz başlangıç tarihi hususunda takdirin sayın mahkemede olduğu hususunda rapor düzenlediği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflar arasındaki ihtilaf, hizmet alım sözleşmeleri gereğince çalıştırılan dava dışı işçiye yapılan ve yukarıda açıklanan işçilik alacakları ile yargılama giderlerinden hangi tarafın ne oranda sorumlu olacağı noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, aynı sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınmalıdır. Gerek 4857 sayılı İK'nun 2/6 maddesinde gerekse 1475 Sayılı İK'nun 1/son maddesinde, asıl işveren- alt işveren tanımlanmış olup yasa işçilik haklarının korunması amacıyla asıl ve alt işvereni birlikte sorumlu tutmuştur. Ancak bu sorumluluğun işçiye karşı düzenlenmiş bir sorumluluk olduğu, işcilik haklarını güvenceye almayı amaçladığı, rücu ilişkisini etkilemeyeceği açıktır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine, 6552 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile eklenen fıkralarda, 04.01.2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 62. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları bakımından idarenin sorumluluğu düzenlenmiş isede kamu asıl işvereninin alt işverenlere rücu işlemine dair herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu kanunun 120. md. gereğince halen yürürlükte olan 1475 sayılı yasanın 14'üncü maddesine göre; işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde, işçinin kıdemi işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesi hükmüne göre; kıdem tazminatından asıl işveren ve alt işverenin birlikte sorumluluğunun söz konusu olduğu ve sözü edilen hükümde bir değişiklik yapılmadığı halde, Kamu İhale Mevzuatına tabi alt işverenlik sözleşmeleri kapsamında çalışanların kıdem tazminatının salt son kamu kurumunda ödeneceğinin öngörülmesi, işçi açısından seçimlik hakkı bertaraf etmeyeceği gibi davalı asıl işverenin rücu hakkını da ortadan kaldırmayacaktır. Diğer taraftan değişiklik işçiyi güvence altına almak amacıyla konulmuş bir hüküm olup, emredici nitelikte değildir. (Yargıtay 22. HD 2017/582 E. 2020/7597 K. , 9. HD 2017/24649 E. 2020/19067 K., Yargıtay 13. HD. 2016/7178 E. 2016/11227 K., 2016/15019 E. 2018/7581 K. , 23. HD. 2016/4603 E. 2019/394 K. , 2019/2366 E. 2021/227 K.) 7166 sayılı Yasanın 11.maddesi ile, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. Maddesine eklenen 6. fıkrasında; " 4134 sayılı Kanunun 62.maddesinin 1.fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere 11/09/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/09/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverene rücu edilemez." hükmü bulunmaktadır. 7166 sy. Kanunun 12. Maddesi ile 4857 sayılı Kanuna eklenen geçici 9. Maddede ise; 112/6. fıkranın yürüyen davalara etkisi düzenlenmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesinin E: 2019/42, K: 2019/73 Sayılı Kararı ile, 4857 sy. Kanunun 112/6. Fıkrası ve geçici 9. Maddesinin 1. cümlesi iptal edilmiştir. Hizmet alım sözleşmelerinden kaynaklanan rücu davalarının temyiz inceleme merci olan Yargıtay 23. Hukuk Dairesi; Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğunun olmadığı, işveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması gerektiği, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden, ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu, hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabildiği, bu halde işyeri devri suretiyle işçilerin yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam ettiği ve işçilik alacaklarının da bu doğrultuda hesaplandığı, işçiye ödenen kıdem tazminatının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplandığı ve tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yüklenicilerin işverene karşı sorumlu oldukları, yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüştüğü, sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenicinin sorumlu olacağı, ihbar tazminatından da son işverenin sorumlu olduğu, bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yüklenicilerin işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu oldukları, işveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemelerin de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebileceği (Yargıtay 23 HD 2016/9323 E. 2020/543 K. ,2019/1267 E.2020/1418 K.) İşçinin hizmet aktini yüklenici ile imzalamasına rağmen, işyerinin işverene ait olması nedeniyle işçinin işe iadesinin işveren ve yüklenici birlikte gerçekleştirmek zorunda olduğu, işverinin kabulü olmadan yüklenicinin işçiyi iade etmesinin mümkün olmadığı, ayrıca iş mahkemesince işveren ve yüklenici müteselsilen sorumlu tutulduğundan ve hizmet alım sözleşmesinde bu hususu düzenleyen bir hüküm de yoksa işçinin işe iade edilmemesi nedeniyle işçiye ödenen bedelden (işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti) tarafların yarı yarıya sorumlu tutulmaları gerektiği(Yargıtay 23 HD 2019/1088 E. 2020/2054 K , 2019/523 E. 2020/526 K.) esasları benimsenmiştir. Asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davalının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Yıllık izinler de kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son işveren olduğu ve yıllık izinlerin de bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son işveren sorumlu olacaktır. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ve yıllık izin ücretini ancak son işverenden talep edebilir. Bunun dışındaki hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Yine, asıl işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir. Uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, mahkemece “iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler'' rücu davalarında hükme esas alınamaz. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakılmalı, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir. Hizmet Alım Sözleşmesinin 22. maddesinde "Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları ilgili mevzuatın ve bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin altıncı bölümünde belirtilmiş olup, yüklenici bunlara aynen uymakla yükümlüdür." denilmektedir. Şu halde, asıl işveren olan davacının, sorumluluk alanındaki işin bir kısmını, değişik zamanlarda açtığı ihaleler sonucu imzaladığı hizmet alım sözleşmeleri ile farklı alt işverenlere verdiği, dava dışı işçinin bu sözlemelere konu iş kapsamında alt işverenler yanında çalıştığı, iş akdinin feshi nedeniyle işçilik alacaklarının davacı tarafından ödendiği, ödemeye ilişkin dekontların dosyada mevcut olduğu, asıl ve alt işverenlerin yasa gereğince işçiye karşı birlikte sorumlu oldukları, işverenler arasındaki rücu ilişkisinde İK'nun 2/6.maddesinin uygulanamayacağı, öncelikle sözleşme hükümlerine bakılması gerektiği, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması halinde işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu, hizmet alım sözleşmelerinde dava dışı işçiye yapılan ödemelerden yüklenicilerin sorumlu olduğunun davalılar yönünden açıkça düzenlendiği yıllık izin ücreti ile ihbar tazminatlarından son alt işverenin, kıdem tazminatı, hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yüklenicilerin işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu oldukları, düzenlenen bilirkişi raporun usule denetime ve esasa uygun olduğu değerlendirilerek hükme esas alındığı yukarıda açıklandığı üzere davanın taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın kabulüne, -1.006,91 TL asıl alacağın davalı ... Peyzaj İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden, -1.254,49 TL asıl alacağın davalı ... Pey. Taş. A.Ş. 'den, -4.133,66 TL asıl alacağın davalı ... Temizlik İnşaat Otomotiv Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi (... Proje İnşaat Otomotiv Turizm Temizlik Anonim Şirketi) 'nden, -6.179,92 TL asıl alacağın davalı ... Turizm İnşaat Enerji Akaryakıt Nakliye Ve Taşımacılık Gıda Temizlik Otomotiv Oto Kiralama İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 858,99 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan toplam 214,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 644,24 TL'nin 51,58 TL'sinin davalı .... Şti.den, 64,26 TL'sinin davalı ... Pey. Taş. A.Ş.'den 211,78 TL'sinin davalı ... Proje İnşaat Otomotiv Turizm Temizlik Anonim Şirketi'den, 316,62 TL'sinin davalı ... Turizm İnşaat Enerji Akaryakıt Nakliye Ve Taşımacılık Gıda Temizlik Otomotiv Oto Kiralama İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'den tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı vekili tarafından yatırılan toplam 214,75 TL harcın 17,19 TL'sinin davalı .... Şti.den, 21,44 TL'sinin davalı ... Pey. Taş. A.Ş.'den 70,59 TL'sinin davalı ... Proje İnşaat Otomotiv Turizm Temizlik Anonim Şirketi'den, 105,53 TL'sinin davalı ... Turizm İnşaat Enerji Akaryakıt Nakliye Ve Taşımacılık Gıda Temizlik Otomotiv Oto Kiralama İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'den alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davacı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak 9.200,00 TL vekalet ücretinin 736,66 TL'sinin davalı .... Şti.den, 917,79 TL'sinin davalı ... Pey. Taş. A.Ş.'den 3.024,25 TL'sinin davalı ... Proje İnşaat Otomotiv Turizm Temizlik Anonim Şirketi'den, 4.521,30 TL'sinin davalı ... Turizm İnşaat Enerji Akaryakıt Nakliye Ve Taşımacılık Gıda Temizlik Otomotiv Oto Kiralama İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'den alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekili tarafından sarf edilen toplam 1.213,50 TL yargılama giderinin 97,16 TL'sinin davalı .... Şti.den, 121,08 TL'sinin davalı ... Pey. Taş. A.Ş.'den 398,90 TL'sinin davalı ... Proje İnşaat Otomotiv Turizm Temizlik Anonim Şirketi'den, 596,36 TL'sinin davalı ... Turizm İnşaat Enerji Akaryakıt Nakliye Ve Taşımacılık Gıda Temizlik Otomotiv Oto Kiralama İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'den alınarak davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 680,00-TL arabuluculuk ücretinin 54,44 TL'sinin davalı .... Şti.den, 67,85 TL'sinin davalı ... Pey. Taş. A.Ş.'den 223,53 TL'sinin davalı ... Proje İnşaat Otomotiv Turizm Temizlik Anonim Şirketi'den, 334,18 TL'sinin davalı ... Turizm İnşaat Enerji Akaryakıt Nakliye Ve Taşımacılık Gıda Temizlik Otomotiv Oto Kiralama İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'den tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-HMK.'nın 333.maddesi uyarınca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, tüm davalılar yönünden miktar itibariyle KESİN olmak üzere, davacı yönünden ise HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekili ile davalılar ...-... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/12/2022
Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır