İlk Derece Mahkemesi · Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/612 E. 2024/603 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/612
Karar No
2024/603
Karar Tarihi

T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/612 Esas - 2024/603 T.C. ... "TÜRK MİLLETİ ADINA " 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2021/612 Esas KARAR NO : 2024/603

DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ : 27/10/2021 KARAR TARİHİ : 25/09/2024 KARAR YAZMA TARİHİ : 26/09/2024 Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda, dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ; DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Müvekkili sigorta şirketinin site apartman yönetim sigortası poliçesi kapsamında sigortalı olan .... .... .... Konutları isimli sitede sigortasının bulunduğunu, davalı özel güvenlik şirketinin ise 24 saat güvenlik hizmeti sunduğu .... .... .... isimli bu sitede 01/11/2019 tarihinde kimliği belirsiz kişilerce jeneratöre bağlı kabloların çalınmış olduğunu, davalı güvenlik şirketinin meydana gelen hırsızlık olayında kusur ve ihmali ile sorumlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından alınan eksper raporuna göre hasar miktarının 22.347,00 TL olduğunun tespit edildiğini, hasar bedelinin 06/07/2020 tarihinde sigortalısına tamamen ödendiğini, davacı sigorta şirketinin hasar bedelini ödemekle TTK 'nun 1472. Maddesine göre sigortalının haklarına halef olduğundan buna göre davalı hakkında .... .... .... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalı tarafın itiraz etmediğini, takibin kesinleştiğini, icra dosyasına 28.476,00 TL davalı şirket tarafından ödeme yapılmış olduğunu, ancak davalı tarafın vekilinin ödemenin şirketin hesabına yapılacağını bildirmesi üzerine sehven işlemleri hızlandırmak adına haricen tahsil bildiriminde bulunduklarını, borçlu şirket tarafından hem icra dosyasına hemde müvekkili şirkete mükerrer ödeme yapılmayacağının izahtan vareste olduğunu, icra dosyasına gelen tahsilatı talep ettiklerinde icra müdürlüğünün 04/12/2020 tarihli kararı ile dosyaya herhangi bir tahsilatın gelmediğini belirtilerek taleplerinin reddedildiğini, akabinde de 07/12/2020 tarihli taleplerinde de dekont iletilerek tahsilat talep edilmesi istenilmesi üzerine 08/12/2020 tarihli kararla da dosyaya yatan miktarın iade edildiği bahisle kararın reddine karar verildiğini, dosyada herhangi bir tahsilat gerçekleşmediğinden dosya kaydının açılması talep edilmiş ise de icra müdürlüğünün 10/12/2020 tarihli kararı ile taleplerinin reddedildiğini, .... .... .... karar sayılı dosyası ile şikayet ettiklerini, bu taleplerinin reddine karar verildiğini, icra dosyasındaki borcu tahsil edilmemiş olmasına rağmen dosya kapalı olduğundan davalı şirket sebepsiz zenginleştiğinden dosya borcu haricende tahsil edilmemiş olduğundan icra müdürlüğünün hatalı işlemi sonucu geri alındığından davalı sebepsiz zenginleştiğinden bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, arabuluculuğa başvurduklarını, sonuç alamadıklarını, buna göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalı şirketten 28.476,00 TL alacağın tahsili ile alacaklarının temerrüt tarihi olan 01/12/2020 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Davacı tarafın davaya konu taleplerinin tamamının zamanaşımına uğradığını, HMK 190 uyarınca davayı ispat yükünün davacıda olduğunu, Dosya alacağının tamamının haricen tahsil edildiğinin bildirimi tahsil harcı yatırılmamış olsa dahi, bildirimin yapıldığı icra dosyadaki alacağın sona erdiğini bildirim niteliğinde olduğundan feragat hükmünde olduğunu, Feragat, hakkın kullanıldığı ve bildirimin yapıldığı andan itibaren kesin hükümle aynı sonucu doğurur. Dava konusu olayda davacı haricen tahsil bildiriminden başka, vezneye yatırılması gereken tahsil harcını da yatırmıştır. Nitekim dosyaya bakan icra hukuk mahkemesi sehven haricen tahsil bildirimi yapılmasının ve sehven haricen tahsil bildirimi yapılmasının mümkün olmadığına karar vermiş olduğunu, davacı tarafın sebepsiz zenginleşmeye dayalı talebini delillerle ispat etmesi gerektiğini, .... .... .... E. Sayılı dosyasından ilamsız takip başlatılan hasar bedeli alacağı takip hukuku bakımından kesinleşmiş bir takip olsa da; maddi hukuk anlamında menfi tespit ve istirdat davası açma hakkı her zaman bulunduğunu, .... .... .... 'nden jeneratör kablolarının çalınmasında güvenlik şirketi olarak tarafımıza atfedilebilir bir kusur bulunmadığını, bu nedenle taraflarınca istirdat davası açılacağını, belirtilen davanın ikame edilip künyesinin bildirileceğini ,açılacak olan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, hırsızlığın meydana gelmesinde vekil edenimin bir kusuru bulunmadığını, davacı sigorta şirketinin başlattığı rücu talepli ilamsız takip, takip hukuku anlamında bir şekilde kesinleştiğini, genel hükümlere göre arabulucuya müracaat ve istirdat davası açma hazırlığımız devam ettiğini, bu nedenle davanın reddini savunmuştur. SMMM bilirkişisi İlkut Elif KANDİL GÖKER ile Nitelikli Uzman Hesap Bilirkişisi Eyüp Şenol Ömeroğlu tarafından düzenlenen 11/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı sigorta şirketi ile sigorta ettiren site yönetimi arasında düzenlenen poliçe kapsamında herhangi bir çekişme bulunmadığını, Keza rizikonun doğuşu zararın tespit ve tanzimi konusunda bir uyuşmazlık çıkmadığını, Davacı, dava dışı şirkete yaptığı ödemeyi rizikonun doğuşunda kusurlu olduğunu kabul ettiği davacı şirketten talep etmiş ve şirketin itirazı üzerine başlattığı icra takibinin kesinleşmesi üzerine alacağının icra dosyasına ödenmesini sağlandığını, Davacının tahsil etmediğini iddia ettiği bir alacağı haricen tahsil ettiğini neden ve hangi gerekçe ile beyan ettiğini ortaya koyan bir bilgi belge bulunmadığını, Davacıya haricen ödeme yapıldığına ilişkin davalının da bir iddiasının olmadığını, Davacının harici tahsilata ilişkin beyanının gerçekte bir hata sonucu yapıldığının kabulü halinde davalının ödeme yapıp yapmadığı davalı şirketin kayıtlarından tespit edilebilir olduğunu, dosyada davalının davacıya menfi tespit ve istirdat davası açıp açmadığına ilişkin bir bilgi bulunmadığını, Böyle bir davanın açılması halinde davacın karşıladığı zarar ile davalı şirket arasında bir illiyet bağının tespiti gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlanın bulunduğu.... .... .... Mahkemesi tarafından talimat aracılığıyla .... .... .... tarafından düzenlenen 23/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava dosyası ve incelemeye ibraz edilen ticari defter, belgeler üzerinden yapılan tetkiklerde; İncelemeler davacı şirketin yasal defter ve belgeleri üzerinde tek taraflı yapıldığını, Davacı ...Sigorta A.Ş'nin tarafından incelemeye sunulan 2020 hesap dönemlerinde elektronik defter kullandığı, elektronik defterlere ait kanuni süresi içinde berat alma işlemi ile açılışlarını yaptıkları, 2020 hesap dönemleri elektronik defterlerine ait son berat alma işlemi ile kapanış onayı aldıkları görüldüğünü, Davalı şirkete ait 2020 yılları ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu kanaatine varılmıştır. Takdirinin mahkemeye ait olduğunu, Davacı yana ait yasal defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde Davalı/ borçlu .... .... .... Modern Konutlarında 02/11/2019 tarihinde kimliği belirsiz kişiler tarafından jeneratör kablolarında meydana gelen hırsızlık hadisesinin teminat kapsamında olduğu ve eksper raporu ile tespit edilen 22.347,00TL'nin taraflar arasındaki ibranameye istinaden yapılan ödemesi sonrasında Yangın Sigortası Genel Şartları B.8- Hasar ve Tazminatın Sonuçları 8.2 bendi gereği sigortacı sigortalısı yerine geçerek yapmış olduğu ödeme için hasarın meydana gelmesinde kusuru/sorumluluğu olanlara karşı rücu talebinde bulunabilecek olup, bu durumda dava konusu hırsızlık olayının meydana gelmesinden sitenin güvenlik hizmetlerinden sorumlu davalı güvenlik firmasının hırsızlık olayının meydana gelmesinde kusuru/sorumluluğu olduğunun tespiti halinde Sayın Mahkemenin takdiri ile rücu şartlarının gerçekleşmiş olacağı tespit edildiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Celp edilen hasar dosyasına göre gönderilen davadışı Site/ Apartman yönetimi sigorta poliçesine göre, 05/07/2019 ile 05/07/2020 tarihlerini kapsayan 0001-0110-042923386 poliçe nosu ile MBM Akadia Modern Konutları Site/ Apartman yönetimi sigorta poliçesi düzenlendiği tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı sigorta şirketinin sigortalısı davadışı Site/ Apartman yönetimi sigortası poliçesi kapsamında yaptığı ödemenin davalı şirketten Rücuen tahsili için açılan tazminat davasıdır. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir. TTK'nın 1301. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1301. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 Esas, 1954/11 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 tarih ve 1970/2 Esas, 1972/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44. maddesine (TBK m.52) de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır. Sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı işbu itirazın iptali davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 3 Temmuz 1944 tarihli ve 5746 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.03.1944 tarih ve 37 E. - 9 K. sayılı kararına göre de "Sigortacının sigorta poliçesinden münbais olmayıp kanundan aldığı bir salâhiyete istinaden ve haksız fiil sebebiyle alacaklı yerine kaim olarak hareket ettiği dâvada hukuk mahkemesine başvurması gerekir." şeklindedir. Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmadığından. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusu olduğu ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir. (... Bölge Adliye Mahkemesi 19/09/2019 tarihli 2018/1452 Esas, 2019/1043 Kararı) ... Bölge Adliye Mahkemesinin 04/11/2020 tarihli 2019/1937 Esas, 2020/1563 Kararı ile yine ... Bölge Adliye Mahkemesinin 21/09/2022 tarihli 2022/608 Esas, 2022/881 Kararı ile SİTE YÖNETİMİ tüketici konumunda bulunduğundan, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kalan davanın dava tarihindeki yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun uyarınca görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, davacı sigorta şirketi Site/ Apartman yönetimi sigortası poliçesinin şirketi olup, rücu tazminatına konu uyuşmazlık sitenin jeneratöre bağlı kablolarının çalınması haksız fiilden kaynaklanmakta olup davadışı MBM Akadia Modern Konutları Site/ Apartman yönetimi sigortası yapılan Site/Apartman yönetimi tüketici sayıldığından, bu durumda uyuşmazlığın, ... Nöbetçi Tüketici Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 20/11/2014 tarihli 2014/19739 Esas, 2014/16457 Karar sayılı emsal kararı da bu doğrultudadır. Mahkemenin görevli olması ise, HMK'nın 114/1.c maddesi uyarınca dava şartlarından olup, anılan kanunun 115. maddesi uyarınca da davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılır. Buna göre, davacının halefiyete dayalı olarak açtığı iş bu rücuen tazminat davasında ... Nöbetçi Tüketici Mahkemesi görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4, 5, HMK'nin 114/1-c, 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddi ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2) HMK'nin 2. maddesi uyarınca davaya bakmakla yetkili ve görevli mahkemenin ... NÖBETCİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 3) Kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye göndermeyi talep etmeleri halinde dosyanın ... NÖBETCİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4) (a) Süresi içinde yapılan başvuru yapılması ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde HMK'nin 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, (b) Süresi içinde başvuru yapılmaması halinde ise HMK'nin 20/1-son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine ve yargılama giderlerinin verilecek ek kararda hüküm altına alınmasına, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/09/2024

¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸

Atıf: Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/612, K. 2024/603, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-612-e-2024-603-k-c0770140b431