İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/506 E. 2025/410 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/506
- Karar No
- 2025/410
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :2021/ KARAR NO :2025/
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE KATİP :
ASIL DAVADA
DAVACI : VEKİLİ :Av. DAVALI : VEKİLİ :Av.
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 07/07/2021
BİRLEŞEN ... 2 ATM 2021/... E. SAYILI DOSYASINDA
DAVACI : VEKİLİ :Av. DAVALI : VEKİLİ :Av.
DAVA :Tazminat DAVA TARİHİ :28/07/2021 KARAR TARİHİ :26/03/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ :17/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan asıl ve birleşen ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/... esas sayılı dosyasında alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ASIL DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirket ortakları ... ve ... olduğunu, müvekkili şirketin işlerini temsilen görmesi adına davalı ...'i ... 21. Noterliği'nin 16/03/2012 tarihli ve yevmiye no'lu vekaletnamesi ile vekil tayin edildiğini, müvekkili şirket ortağı ve yetkilisi ...’ın diğer şirket ortağı ...’ın oğlu olduğunu, müvekkil şirket yetkilisi ..., şirket nezdinde müdür olarak görünse dahi bütün işleri babası tarafından yürütüldüğünü, ...’ın 04.02.2021 tarihinde vefat ettiğini, bunun ardından ... ve ...’ın diğer oğlu ..., davalı ...’in şirket aleyhine pek çok işlem yaptığını, kendisine verilen vekaletnamedeki yetkileri kötüye kullandığını fark ettiğini, bunun üzerine davalı ...’in ... 21. Noterliği’nin 19/02/2021 tarihli yevmiye no’lu azilnamesi, ... 21. Noterliği'nin 19/02/2021 tarihli ve yevmiye no'lu azilnamesi ve ... 14. Noterliği’nin 05/03/2021 tarihli yevmiye no’lu azilnamesi ile vekaletten azledildiğini, davalının müvekkil şirket ortaklarının bilgisi dışında, müvekkil şirket çalışanlarından bazılarını kendi şirketi (şirketin tek ortağı ve tek yetkilisidir.) ... İnşaat Ltd. Şti. üzerinden sigortalı olarak gösterdiğini, oysa ki çalışanların müvekkil şirketin çalışanları olup bu personellerin maaşları da müvekkil şirket tarafından ödendiğini, davalı ... İnşaat şirketini kurmuş olup bu şirket ise adeta bir paravan şirket niteliğini haiz olduğunu, zira bu şirkette esasen bir ticari faaliyette bulunulmadığını, vekaletnamedeki yetkilerini kötüye kullanan davalının, bu şirket aracılığıyla kendine haksız kazanç sağlama yoluna gittiğini, davalı tarafından müvekkil şirketin ... ve ... Bankası hesaplarından yüksek meblağlarda para çekilmiş olup müvekkil şirket yetkilileri tarafından davalının bu paraları müvekkil şirket işleri için kullanılmadığının anlaşıldığını, ayrıca davalı tarafından müvekkil şirket hesabından kendi şirketi ... İnşaat Ltd. Şti'nin hesabına ve davalının damadı olan ...’un hesabına pek çok kez yüklü miktarlarda para havalesi yapıldığını ileri sürerek tahkikat aşamasında müvekkilinin zararının tam ve net belirlendiği anda HMK m. 107 uyarınca artırılmak üzere asgari 5000,00-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirket, ... işletmeciliği yapmakta olup biri ... diğeri ise ... semtinde iki adet tır parkındaki alanları kiraya verdiğini, iki tır parkında da kiracı olan bazı firmaların uzun süredir kira bedellerini ödemediğinin fark edildiğini, bunun üzerine ... Vinç Nakl. San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... Lojistik A.Ş., ... ve Lojistik A.Ş., ... Uluslararası Nakliyat İhracat ve Ticaret Ltd. Şti., ... Lojistik ve Sosyal Hizmetler Taşımacılık Tic. Ltd. Şti., ... Uluslararası Taşımacılık ve Ticaret A.Ş., ... Uluslararası Nakliyat İthalat İhracat ve Dış Ticaret Ltd. Şti., .... Uluslararası Nakliyat Ltd. ŞTi., ... Lojistik San. Ve Tic. A.Ş., ... Lojistik Uluslararası Taşımacılık Depolama Dağıtım ve Tic. A.Ş. isimli kiracılara ihtarname gönderildiğini, Interkombi isimli firma, işbu ihtarnemeye cevaben kira bedellerini davalı ... İnşaat Ltd. Şti. isimli firmaya ödediğini belirttiğini, yine diğer kiracılar da müvekkil şirket yetkililerine sözlü olarak ulaşarak kira bedellerini davalı ... İnşaat Ltd. Şti. tarafından kesilen faturalara istinaden bu firmaya ödediklerini belirttiğini, oysa ki davalı şirkete müvekkiller tarafından verilen bir yetki olmadığı gibi müvekkil şirket yetkilileri bu şirketi tanımadığını, müvekkilinin uyarılarının ardından kira sözleşmesine konu bedellerin Mart 2021 tarihinden itibaren müvekkile ödenmeye devam edildiğini, yine ... Lojistik Uluslararası Taşımacılık Depolama Dağıtım ve Tic. A.Ş. isimli kiracı; davalı şirkete ödeme yaptıklarını, davalı şirket yetkilisi ... tarafından müvekkil kaşesi kullanılarak ... Lojistik A.Ş. ile olan kira sözleşmesinin feshedildiğini ifade ettiğini, oysa ki müvekkil şirketin bu hususta kesinlikle ...'e böyle bir talimatı söz konusu olmadığını, ... Lojistik A.Ş. davalı ile bu hususta yeni bir kira sözleşmesi akdettiklerini ifade ettiğini, davalı şirkete müvekkil tarafından verilen bir yetki olmadığı gibi müvekkil şirket yetkilileri davalı şirketi tanımadığını, davalı şirketin tek yetkilisinin ... olduğunu, ...’in kendisine müvekkili tarafından verilmiş vekaletnamedeki yetkilerini kötüye kullandığını, bu nedenle azlediğini, ...’in, müvekkil şirketin ... ve ... Bankası hesaplarından yüksek meblağlarda para çekilmiş olup müvekkil şirket yetkilileri tarafından davalının bu paraları müvekkil şirket işleri için kullanılmadığını, ayrıca davalı tarafından müvekkil şirket hesabından kendi şirketi olan davalı şirketin hesabına ve davalının damadı olan ...’un hesabına pek çok kez yüklü miktarlarda para havalesi yapıldığını ileri sürerek tahkikat aşamasında müvekkilin zararının tam ve net belirlendiği anda HMK m. 107 uyarınca artırılmak üzere asgari 30.000,00-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Asıl davada davalı ... vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin vekaletname süresince bütün işlemlerini, vefat eden şirket sahibi ...'ın bilgisi ve talimatlarına istinaden yerine getirdiğini, şirket müdürü ...’ın da şirket işleri ile ilgilenmediğini, bütün işlerin müvekkili tarafından yerine getirildiğini, bu süreçte müvekkiline başka bir şirket kurması ve faaliyet göstermesi için muvafakat verildiğini, ... ve kardeşi “...” ve "... ..." ortak olup, ... firması, müvekkile ait dairede kiracı olup 2001 ve 2018 yılları arasındaki 18 yıllık kira dönemine ilişkin kira ödemeleri ayrıca yapılmamış olup, bu yerin kira ödemeleri davacı şirket hesaplarından müvekkilince tahsil edildiğini, müvekkilinin şirketi olan ... İnş..Ltd Şti adına ... için yer kiraladığını, bu kiralama işleminden davacı şirketin bilgisinin olduğunu, kendi park alanlarına gelen fazla araçların müvekkilinin kiraladığı alana park edip faturalandırma işlemini de ... İnş..Ltd Şti üzerinden yapılması için muvafakat verdiğini, ancak müvekkilinin kendi şirketi adına kiraladığı ve araç yıkama ruhsatı aldığı alanada yıkama tesisini kurmak için elektrik ve su aboneliklerini alamadığını, bunun üzerine yine davacı şirket ortakların bilgisi ve rızası dahilinde müvekkilinin şirketi ... İnş..Ltd Şti’ne ait olan yıkama makinesini ve kantar düzeneğini davacı şirketin tır parkına kurulduğunu ve hizmet verildiğini, davacı şirketin bütün idaresi müvekkili tarafından sağlandığını, yapılan harcamaların karşılanması için ... İnş...Ltd Şti ve davacı şirketin gelirlerini tek bir çatı altında toplayan müvekkilinin, şirket gelirleri hakkında hakkında sürekli olarak bilgi verdiğini, davacı şirket ortaklarının haberinin, izninin ve muvafakatının bulunduğunu, müvekkilinin davacı şirketin kiracısı bulunduğu yerlere ait kira bedellerinin tam gösterilmesi halinde çıkacak stopajların düşük gösterilmek istenmesi nedeniyle; gerçek kira bedelinin resmi olan kısımını kiracıların banka hesaplarına, diğer kısmını da her ay düzenli olarak elden ödediğini, kiralık yere ilişkin kira ödemelerinin bir kısmı banka hesaplarına ve bir kısmı da müvekkilinin damadı olan ... hesabından, kiraya veren ...'in hesaplarına ödendiğini, vekalete istinaden bankalara gelen müşteri ödemelerini her zaman gişeden işlem yaparak nakit almış ve ödemeleri (kira-elektrik-vergi-personel maaşı-SGK ödemeleri, vb.) nakit olarak yaptığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. CEVAP:Birleşen davada davalı ... İnş…Ltd Şti vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davanın zamanaşımına uğradığını, davalı şirketin ... tarafından kurulmadığını, yalnızca hisselerinin devralındığını, davalı şirketin kiraladığı taşınmazlar üzerinde tır ve kamyon parkı işletmeciliği yaptığı gibi, satın alarak kurduğu araç yıkama ve kantar sistemi ile ticari faaliyet yürüttüğünü, davacı şirketin bazı kiracıları olan şirketlere park hizmetini de, davacı şirketin sahibi ...' ın ve oğlu ...' ın muvafakatleri ve ortaklık beyanları ile vermiş bulunduğunu, davalı şirketin paravan bir şirket olduğu, bu şirkette ticari faaliyette bulunulmadığı iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Asıl ve birleşen davada davacı vekili, davacı şirketin işlerini temsilen görmesi adına davalı ...'e noterde düzenlenen vekaletnameler ile vekil tayin edildiğini, davalı ...’in davacı şirkette çalışmadığı halde bazı çalışanları davacı şirket kayıtlarında gösterdiğini, bazılarını da tek ortağı ve yetkilisi olduğu davalı ... İnşaat Ltd. Şti. üzerinden sigortalı olarak gösterdiğini ve fakat bu personellerin maaşlarını davacı şirket tarafından karşıladığını, davalının, ortağı ve yetkilisi olduğu davalı şirket aracılığıyla davacı şirketin müşterilerinden kira bedellerini tahsil etmek sureriyle haksız kazanç sağladığını, davacı şirketin banka hesaplarından yüksek meblağlarda para çektiği halde bu paraların akıbetinin belli olmadığı gibi kendi veya davalı şirket ya da damadı olan ...’un hesabına pek çok kez yüklü miktarlarda para havalesi yapıldığını iddia ederek uğranılan zararın davalılardan tahsilini istemiş, davalılar vekili ise, davalı ...’in davacı şirketten almış olduğu vekaletnameye dayalı olarak şirketin tüm işleriyle bizzati kendisinin ilgilendiğini, davacı şirketin ... için kiraladığı taşınmaz maliklerine kira bedellerin stobaj vergisinden dolayı bir kısmının banka yoluyla kalan kısmının ise bankadan nakit çekilerek elden ödendiğini, bu ödemelerde davalı ...’in damadı ...’a ait banka hesaplarının kullanıldığını, davacı şirket ortaklarının yazılı olarak vermiş olduğu muvafakatleri doğrultusunda davalı şirketin kendi kiraladığı taşınmaz üzerinde tır ve kamyon parkı işletmeciliği yaptığını, davacı şirketin bazı kiracıları olan şirketlere park hizmeti sağladığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davacı şirket tarafından davalı ... adına ... 21. Noterliğinin 16/03/2012 tarihli ve yevmiye; 25/04/2017 tarihli yevmiye nolu; ... 14. Noterliğinin 13/07/2007 tarih ve yevmiye nolu vekaletnameleri ile vekil tayin edildiği, anılan vekaletnamelerde davalının davacı şirketin banka hesaplarından dilediği miktarlarda para çekmeye bunlarla ilgili işlemleri yapmaya ve bilumum vergi ve kamu dairelerinde temsil etmeye, şirket adına işlem yapmaya yetkili kılındığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda davalı adına düzenlenen vekaletnameler kapsamı gözetildiğinde, ticari işletme sahibi tarafından işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret ünvanı altında kendisini temsil etmek (vekaleten imza atmak) üzere açık veya örtülü olarak yetki verilen tacir yardımcısı olarak davalının davacı şirketin ticari temsilcisi olduğunun kabulü gerekir (TBK m.547).Dolayısıyla eldeki davada, ticari temsilci olarak davacı tarafça bizzat vekil tayin edilen davalının yetkilisi ve ortağı olduğu diğer davalı şirket aracılığıyla davacı şirket aleyhine haksız kazanç sağladığı iddiasına yönelik uğramış olduğu zararların tahsili istemiyle açılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 644/1-a maddesinin yollaması ile limited şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında da uygulanacak olan TTK'nın 553/1. maddesi uyarınca, kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.6102 sayılı TTK 553. " (1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, (…) (2) hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar." düzenlemesini içermektedir. Davacı tarafından davalıya verilen vekaletnamenin içeriği bir bütün olarak değerlendiğinde davalının " ticari temsilci " statüsünde olduğu, ticari temsilcilerin de TTK 553/1 maddesinde düzenlenen "yöneticiler" kapsamında olduğu sonucuna ulaşılmıştır. ().Bu arada, davalı yönetici ... aleyhine tazminat davası açılması yönünde alınmış bir genel kurul kararının yargılama sırasında dosyaya ibrazı sağlanmak suretiyle dava şartı yerine getirilmiştir.Davaya konu edilen eylemlerin vuku bulduğu tarih ile dava tarihi göz önüne alındığından TTK m.560 hükmünde gösterilen 2 ve 5 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolmadığı sabit olmakla zamanaşımı defi yerinde değildir.Dava dilekçesinin içeriği, dilekçe ekinde sunulan belgeler ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenememesi koşulunun gerçekleşmekle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.Uyuşmazlık, davalı ...’in tek ortağı ve yetkilisi olduğu birleşen davanın davalısı ... İnş.Ltd Şti aracılığıyla davacı şirket aleyhine menfaat temin edip etmediği noktasında toplanmaktadır. Davalı, davacı şirket yetkilisi ve ortaklarının imzalamış oldukları açık muvafakatleri doğrultusunda, davalı şirketin kendi kiraladığı taşınmaz üzerinde, davacı şirket müşterilerine tır ve kamyon parkı işletmeciliği yaptığını savunmuş, davacı ise, davalıya şirket işleri için beyaza imzalı olarak verilen belgenin sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu iddia etmişse de, bu iddiasına yönelik dosyada herhangi bir yazılı delile rastlanılmamıştır.Davalı adına düzenlenen vekaletnemelerin tanzim ve gerekse bu vekaletnamelerden azil tarihlerinde, davacı şirket ortakları, ... ve ... olup, şirket yetkilisinin ... olduğu, davacı şirket yetkilisi ve/veya ortakları ... ve ... ile davalı ... imzalı bilatarihli “Tutanak-Belge” başlıklı belgede; “2016, 2017, 2018 yıllarına ait ... ... Gelir-Gider hesapları kontrol edilmiştir. Bilgi ve Rızamız ile ...’in kendi şirketi adına kiralama yapmasına ... yanında kiraladığı arazide ... dolu olduğunda müşterilerimize ait araçlara kiraya vermesine muvafakatımız vardır” denilmiştir. Bu durumda, davacı şirket tır parkının dolu olması durumunda, davalı ...’in park yanında kiraladığı alanda davacı şirket müşterilerine park hizmeti vermesine davacı şirketin izin verdiği anlaşılmaktadır.Davalı ... İnş.Ltd Şti ile arsa malikleri arasında 4197/4 parsel sayılı taşınmazın ... olarak kiralanmasına ilişkin olarak noterde 01.08.2019 başlangıç tarihli kira sözleşmesi yapıldığı ve yine aynı arsa malikleri ile davacı şirket yetkilisi ... arasında ve parsel sayılı taşınmazlar için noterde kira sözleşmelerinin yapıldığı görülmüştür.Davacı şirket müşterileri 3.firmalar tarafından yazılı beyanlar ile davalı şirket tarafından bu şirketler adına düzenlenen faturaların dosyaya sunulmuştur. Davalı ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/...-... ve ... sayılı soruşturma dosyalarının birleştirilerek 2021/... sayılı dosyada yürütülen soruşturma sonucunda, davalı hakkında emniyeti suistimal suçundan dolayı 22.01.2024 tarihli iddianamenin düzenlendiği, iddianamede “…şüpheli ...'in kendi şirketi adına kiralama yapmasına ve ... yanında kiraladığı arazide ... dolu olduğunda müşterilerine ait araçlara kiraya vermesine yazılı olarak müsaade edildiği, belgenin müşteki ... ve ... tarafından imza edildiği, bu durumda davalının üçüncü kişilere ... hizmeti vermesinin vekalet görevini ihlal sayılmayacağı, ancak üçüncü kişi ... Vinç şirketinden gelen müzekkere yanıtında ... ... adına ahzu kabz yetkisi olan ...'in bildirdiği ... hesabına 25/02/2020 tarihinde 6.785 TL, 08/04/2020 tarihinde 6.785 TL, 15/05/2020 tarihinde 6.785 TL, 17/06/2020 tarihinde 6.313 TL, 08/07/2020 tarihinde 5.782 TL, 28/07/2020 tarihinde 6.785 TL, 29/09/2020 tarihinde 6.210 TL, 26/10/2020 tarihinde 6.210 TL, 10/09/2020 tarihinde 5.561 TL, 25/11/2020 tarihinde 6.210 TL, 25/12/2020 tarihinde 6.210 TL, 25/01/2021 tarihinde 6.210 TL, 24/02/2021 tarihinde 7.236 TL, 16/02/2021 tarihinde 1.516 TL, kiraların ödendiğini belirttiği, bilirkişi raporu kapsamına alınmayan, ancak müşteki şirket vekilinin 01/06/2021 tarihli dilekçesi ekinde sunmuş olduğu dekontlar içerisinde ayrıca 28/01/2020 tarihinde 6.977 TL kira ödemesi dekontunun da bulunduğu, bu kiraların aslında davacı şirketin müşterisi tarafından davacı şirkete ödenmesi için gönderildiğinden toplamda 91.575 TL tutarlı ödeme bakımından şüpheli ...'in vekalet görevini ihlal ettiğinin kabulü gerektiği,..” denildiği görülmüş, davalı hakkındaki ceza davasının ... 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/... E. sayılı dosyasında derdest olduğu, iddianame kapsamı ve usul ekonomisi gözetildiğinde, işbu dava bakımından ceza dosyasının sonucu bekletici mesele yapılmamıştır. Mahkememizce iddia, savunma ve dosyada toplanan deliller doğrultusunda alınan 16/08/2023 tarihli kök ve ek raporlarında özetle; davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının sunulmadığı, davacı şirket banka hesaplarının incelenmesinde, ... Bankası hesabından 13.12.2006-26.03.2021 tarihleri arasında toplam 464 adet işlemle 3.748.416,31 TL para çekme işlemi yapıldığı, 05.03.2018-11.10.2019 tarihleri aralığında ... tarafından 32 adet işlemle 458.412,00 TL para çekildiği, 10.04.2020-14.05.2020 tarihleri arasında ise 2 adet işlemle davalı ... şirketine 18.920 TL para gönderildiği, buna karşılık 40 adet işlemin “Para Yatırma” açıklamasıyla yapıldığı ancak paranın kim tarafından yatırıldığının tespit edilemediği, davalı ... tarafından hesaba 7 Adet işlemle 148.030,00 TL yatırıldığı, davalının şirketi ... Ltd. tarafından hesaba 5 Adet işlemle 73.096,24 TL gönderildiği, davalının damadı ... tarafından 2 Adet işlemle hesaba 15.400,00 TL yatırıldığı, davacı firmasının ... bankasındaki hesabından ... tarafından çekilen veya EFT ile gönderilen toplam 332 adet işlem tutarının 5.360.215,13 TL olduğu, ... hesabına ise iki işlemde 36.100,00 TL gönderildiği, banka hesabına ... tarafından yatırılan veya EFT ile gönderilen toplam 375 adet işlem tutarının 2.018.437,62 TL olduğu, ... tarafından ... şirketi hesabına ise iki işlemde 20.300,00 TL yatırıldığı, ... hesabına gönderilen paraların kira ödemesi için kiralayan ... hesabına gönderildiği, davacı firmanın müşterilerinin davalı ... firmasına yaptığı ödemeler ise, ... Lojistik A.Ş. 1.026.017,00 TL+... Lojisitik Ltd 7.744,20 TL +... Ltd. 15.123,18 TL+ ... Vinç Ltd. 84.598,00 TL +... A.Ş. 89.666,96 olmak üzere toplam 1.223.149,34 TL olduğu belirtilmiştir.Yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında; davacı şirketin ticari temsilcisi olarak hareket eden davalı ...’in davacı şirket müşterilerine kiralanan park alanında ortağı ve yetkilisi olduğu davalı ... İnş.Ltd Şti aracılığıyla park hizmeti verdiğini iddia etmişse de, kiralanan (4197/4 parsel) taşınmaz üzerine harfiyat çalışması yapılmadığı, atıl vaziyette bırakıldığı, davacıya ait park alanının kullanıldığı davacı tarafça ileri sürülmesi karşısında, davalının bu yeri ... olarak kullanımına hazır ettiğine dair dosyaya herhangi bir delil sunmadığı gibi davacı şirketten hizmet alan 3. Firma yetkililerinin savcılık dosyasına vermiş oldukları ifadelerinde, davacı şirketin park alanından kiracı olarak hizmet almaktayken, davalı ...’in talimatı doğtrultusunda kira ödemelerini davalı ... İnş.Ltd Şti’ne yaptıklarını beyan ettikleri göz önüne alındığında, davalı ...’in şirketi olan davalı ... İnş.Ltd Şti aracılığıyla kendi kiralanan yerde davacı şirketin müşterilerine hizmet verdiğini ispat edemediği gibi aksinin kabulü halinde de davacı şirketin muvafakat belgesinde açıkça, “davacının işlettiği park alanı dolu olduğunda” denilmiş olmakla; davalının davacı şirket müşterine verdiğini iddia ettiği hizmet döneminde, davacı şirket tır parkının dolu olduğuna dair dosyada herhangi bir delille rastlanılmadığı hep birlikte değerlendirildiğinde, davacı firmanın müşterilerinin davalı ... İnş.Ltd Şti’ne yaptığı ödemeler toplamı 1.223.149,34 TL üzerinden davacı şirketin zarara uğratıldığının kabulü gerekmiştir. Davalı şirketin ise, TTK m. 632 uyarınca, müdürü olan davalı ...’in haksız eylemlerinden davacı şirkete karşı sorumlu olduğu gibi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre de davacı şirkete karşı sorumluluğu bulunmaktadır.Davacı şirketin ticari defterlerini dosyaya sunmadığı, ticari defterlerin davalı temsilci uhdesinde olduğu ileri sürülmüşse de, şirket ticari defter ve kayıtlarının davacı şirket yetkilisi denetimi ve gözetimi altında olduğundan davacının diğer iddialarının dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, bunun sonucu olarak; davacı şirketin banka hesaplarından yapılan para çekme işlemlerinde, bu paranın davacı şirket işletmesi için harcandığını ispatının davalı ...’e ait olduğu, ... işletmesinin olağan ve yapılması giderlerin bulunduğu dosyada alınan konusunda uzman bilirkişi raporunda belirtilmekle, çekilen paraların işletme giderlerine harcandığının kabulü gerektiği, aksi yönde delille rastlanmadığı gibi davacı şirketin banka hesaplarına da davalılar tarafından para gönderme işlemlerinin olduğu, bunun yanısıra ... hesabına gönderilen paraların kira ödemesi için kiralayana gönderildiği, nitekim bu nedenle de ... hakkında savcılıkça yürütülen soruşturmada takipsizlik kararı verildiği anlaşılmakla; davacı şirketin bu yöndeki iddialarının sübut bulmadığı sonucuna varılmıştır. Davacının ispat edilen 1.223.149,34 TL alacak üzerinden bedel artırım yapabilmesi için davacıya yasa gereği süre verilmişse de bedel artırımda bulunmadığı anlaşılmakla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, asıl ve birleşen davada göstermiş olduğu tutar üzerinden taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl ve birleşen davanın KABULÜNE, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 30.000 TL’nin (asıl davanın davalısı ...’in şimdilik 5.000 TL’sinden sorumlu olmak kaydıyla) dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte asıl davanın davalısı ... ile birleşen davanın davalısı ... İnş.Ltd Şti’nden alınarak asıl ve birleşen davanın davacısı ... ... İnş.Ltd Şti’ne VERİLMESİNE, ASIL DAVADA HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN; 2-Alınması gereken 615,40.-TL harçtan peşin yatırılan 85,39.-TL harcın mahsubu ile bakiye 530,01.-TL harcın davalılar ... ile ... İnş.Ltd Şti’nden alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 5.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.120,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalılar ... ile ... İnş.Ltd Şti’nden alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafından yapılan 3.734,37.-TL harç, 25.450,00.-TL bilirkişi ücreti ve 2.087,65.-TL tebligat posta, keşif harcı ve araç ücreti olmak üzere toplam 31.281,02.-TL yargılama giderinin davalılar ... ile ... İnş.Ltd Şti’nden alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, -BİRLEŞEN (... 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2021/... ESAS SAYILI) DAVADA HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN; 7-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 2.049,30.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 512,33.-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.536,97.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 9-Davacı tarafından yapılan 36,00.TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 10-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/03/2025
Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza