İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/500 E. 2026/13 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/500
Karar No
2026/13
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/500 Esas KARAR NO : 2026/13

DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/09/2021 KARAR TARİHİ : 15/01/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin kurucusu ... ülkemizin ilk üniversiteye hazırlık dershanesi olan ve ... A.Ş. tarafından kurulmuş olan "..." isimli ticari işletmeyi ... 3. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı sözleşmesi ile ... A.Ş.'den devir aldığını, markalar ... 5. Noterliğinin... tarihli ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile ... A.Ş. tarafından müvekkili şirkete devredildiğini ve Türkpatent'te de devir - tescil işlemleri tamamlandığı, ... esas unsurlu markalar 1997 yılından itibaren büyük emekler harcanarak ve büyük yatırımlar yapılarak, yoğun ve yaygın kullanım ve tanıtım çalışmaları sonucu, eğitim ve öğretim hizmetleri ve ürünleri bakımından tanınmış marka haline getirildiğini, 2010 yılında ... tarafından, 2015 yılında Nişantaşı Üniversitesi tarafından ve 2020 yılında ... Üniversitesi tarafından yapılan "marka bilinirlik araştırma raporları" da müvekkili markalarının tanınmışlığını ispatlar nitelikte olduğunu, tanınmış markalar ayırt ediciliği yüksek seviyede olan markalar olduğundan müvekkilinin markasının sadece ...ibaresi bakımından dahi ayırt edicilik kazanmış olduğunun, davalı şirket yetkilisi ...'nın yetkilisi olduğu bir başka şirket olan ...A.Ş. ile müvekkili şirket arasında müvekkiline ait "..." ibareli markaların kullanımına yönelik 26.08.2020 tarihli marka ve lisans sözleşmesi imzalandığını, işbu marka ve lisans sözleşmesi ile davalı şirket yetkilisinin yetkilisi olduğu diğer şirketine, müvekkiline ait "f..." ibareli markaları ile "... ili, ... ilçesi, ... köyü, tapunun 4-5 pafta , 1215 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın ... numaralı bağımsız bölümler" adresinde kişisel gelişim kursu açma hakkı verildiğini, ancak davalı şirket yetkilisi taraflar arasındaki marka ve lisans sözleşmesi devam ettiği halde, işbu sözleşmedeki yükümlülüklerine aykırı davranarak ve kötü niyetle, yetkilisi olduğu diğer şirket adına hükümsüzlüğünü talep ettikleri ...numaralı "..." ibareli marka başvurusunda bulunulduğunu, davalının marka başvurusuna sehven itiraz edilmediğinden dolayı markası tescil edildiğini, davalının "..." ibare ve biçimli markası tescil ettirme ve kullanım eylemleri tamamen kötü niyetli olup müvekkilinin ilk defa oluşturup uzun yıllardan bu yana yoğun ve yaygın olarak tanıtım faaliyetleri eşliğinde kullandığı markasından haksız yarar sağlama amaçlı olduğunu, müvekkilinin eser ile marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan, kötüniyetli tescil ürünü davalıya ait ...numaralı "..." ibareli ...sınıf ürün ve hizmetleri içeren markalarının hükümsüzlüğü ile sicilden terkini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkiline ait... tescil numaralı "..." isimli markasını TPE nezdinde 01.03.2021 tarihinde tescil ettirdiğini, ayrıca ... tescil numaralı markası üzerinde müvekkili şirketin yine münhasır hakkı bulunduğunu, davacının hükümsüzlüğünü istediği "..." esas unsurlu markası "zayıf marka" olarak nitelendirileceğinden müvekkili markası ile davacı markasının iltibas yaratacak şekilde benzer olmadığının açık olduğu, müvekkilinin tescilli markası yalnızca beyaz zemin üzerine siyah harflerle "..." yazılarak tescil edildiği, hal böyle iken davacının markaları zayıf marka olarak nitelendirilmesi gereken bir marka olduğundan tecavüzün gerçekleştiği hiçbir şekil ve şart altında kabul edilemeyeceğini, zira davacının işbu davasına konu ettiği "..." markası eğitim - öğretim sektöründe ayırt edicilik anlamında hiçbir unsur ihtiva etmeyen, açıklayıcı nitelikteki zayıf bir marka olduğunu, zayıf marka ise tanınmış marka olarak kabul edilemeyeceği, kaldı ki 19/11/2020 tarihinde TPMK'ya yapılan tanınmış marka başvurusunda "..." şekil markasının tanınmış marka başvurusu da reddedildiği, dava konusu müvekkili markası ile davacı markaları arasında işletmelerin karıştırılması gibi bir durum hiçbir şekil ve şart altında olmadığını, davacının haksız rekabete dayanak gösterdiği belge ise dava dışı 3. kişi niteliğinde ... A.Ş. ile davacı şirket arasında akdedilen bir sözleşme olduğunu, bu sözleşme ile müvekkili şirketin ilgi ve alakası bulunmadığını, müvekkili şirket tüzel kişiliği haiz olmakla ünvanı davalı olarak açıkça belirttiğini, dava dışı 3. şahıs niteliğindeki tüzel kişi ile müvekkili şirket hükmi şahsiyet olarak farklı olduğundan iş bu sözleşme ile huzurdaki dava ilişkilendirilemeyeceğini neticeten; haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın esastan reddi ile masraf ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 06/03/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Açıkladıkları nedenlerle davacının markalarının eğitim kurumu olarak hayatına devam etmiş olduğu görülmüş, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyinin halen markanın itibarından haksız bir yarar elde edebilecek seviyede olduğu, davalı adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın ...sınıf yönünden SMK mad. ... atfıyla mad6/1, 6/5 ve 6/9 bakımından hükümsüzlüğüne karar verilebileceği, görüş ve kanaatlerine varıldığı bildirilmiştir. 03/03/2025 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Açıkladıkları nedenlerle davalı vekilinin rapora karşı beyan/itirazları incelenmiş kök rapordaki kanaatlerinin korunduğuna dair görüş ve kanaatlerine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLERİNE DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava: TPMK nezdinde davalı adına tescilli... numaralı "..." ibareli markanın 41.sınıf yönünden SMK 6. ve 25. maddesi uyarınca hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine ilişkindir. Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktar. 6769 sayılı SMK'nın 5.maddesinde marka tescilinde mutlak red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez: a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler. b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler. c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler. ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler. d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler. (2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez. (3) Bir marka başvurusu, önceki marka sahibinin başvurunun tesciline açıkça muvafakat ettiğini gösteren noter onaylı belgenin Kuruma sunulması hâlinde birinci fıkranın (ç) bendine göre reddedilemez. Muvafakatnameye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir. 6769 sayılı SMK'nın 6.maddesinde marka tescilinde nisbi red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. 6769 sayılı SMK'nın 25.maddesinde "Marka Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi" aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. (1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. (2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir. (3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez. (4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz. (5) Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez. (6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez. (7) 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar. Marka:Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır. Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur. SMK hükümleri, TPMK kayıtları, bilirkişi kurulu kök/ek raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde: TPMK nezdinde ..., ..., ...ve ... numaralı markaların davacı adına tescilli olduğu, TPMK nezdinde ... numaralı markanın davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. ... 1. FSHHM... D.İş dosyasında alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; her ne kadar aleyhine tespit talep olunan yan adına tescilli “...” ibaresini içerir ...kod numaralı marka ve tescil süreci devam eden “...” ibaresini içerir ... kod numaralı markaların varlığı tespit edilmiş ise de; Aleyhine Tespit Talep Olunana ait adreslerde tespit edilen kullanımların ... ibareleri dışında, bilim insanları, yazı karakterleri, ilgili ibarelerin sıralanış biçimleri, renk unsurlarının kullanımları vs. hususlarda tespit talep eden yana ait markalar ile yakınlaşacak kullanımların yapıldığı, ilgili kullanımların tespit talep eden yana ait tescilli markalardan kaynaklanan haklarını ihlal eder mahiyette olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; davacı ve davalı tarafın karşılaştırılan markalarının esaslı unsurlarının aynı olduğu, aynı hizmetleri kapsadıkları, davacının seri markaları, kullanımla elde etmiş olduğu ayırt edicilikle birlikte davalının hükümsüzlüğü talep edilen markasının anlamsal veya şekilsel olarak yeterince farklılaşmaması nedeniyle hitap edilen tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olduğu, ... 1. FSHHM...D. İş dosyasında alınan bilirkişi raporunda görüldüğü üzere davalının hükümsüzlüğe konu tescilli "..." ibareli markasından farklı olarak tespit edilmiş olan kullanımları ile davacının ... başvuru nolu markasının renk ve şekillerine de yaklaşacak kullanımlarının olduğu, davacının markalarının eğitim kurumu olarak hayatına devam etmiş olduğu, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyinin halen markanın itibarından haksız bir yarar elde edebilecek seviyede olduğu, davalı adına tescilli...numaralı "..." ibareli markanın ...sınıf yönünden SMK mad. 25 atfıyla mad. 6/1, 6/5 ve 6/9 bakımından hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kanaatine varılarak davanın kabulü ile TPMK nezdinde davalı adına tescilli ...numaralı markanın .... Sınıf ürün ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-DAVANIN KABULÜNE; -TPMK nezdinde davalı adına tescilli... numaralı markanın ... Sınıf ürün ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, -Kararın kesinleşmesine mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'na gönderilmesine, - .... tescil numaralı markanın 3. şahıslara devrinin önlenmesine yönelik verilen tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar aynen devamına, 2-Alınması gereken 732,00 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 672,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafın yaptığı; başvuru ve peşin harç 118,60 TL, bilirkişi ücreti 7.000,00 TL ve posta/tebligat ücreti 227,50 TL olmak üzere toplam 7.346,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 345/1.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve İstinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek sureti ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/01/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/500, K. 2026/13, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-500-e-2026-13-k-bbb2d9195517