İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/742 E. 2025/518 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/742
Karar No
2025/518
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/742 Esas KARAR NO:2025/518 DAVA:Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:07/11/2022 KARAR TARİHİ:26/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15/08/2019 günü, saat 07:29 sularında davalı ... ... sevk ve idaresindeki diğer davalı ... Tekstil şirketi adına kayıtlı... plakalı aracın ... istikametine seyir halindeyken trafik ışıklarının araçlara kırmızı, yayaları ise yeşil yandığı sırada sol şeritten hız kesmeden hareket ederek müvekkilinin müteveffa kızı ... ...'e şiddetli bir şekilde çarptığını ve olay yerinden hızla uzaklaştığını, kazadan yaklaşık 4,5 saat sonra trafik görevlileri tarafından yapılan alkol testinde 0,54 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, çarpmanın etkisiyle önce ağır yaralanan müteveffanın hastaneye kaldırıldığını, kaza tarihinden ölümüne dek bitkisel hayattan çıkamadığını, ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 18/06/2020 tarihinde vefat etmiştir, müteveffa ... ...'in %85 oranında görme engelli olup %15 oranında görme yetisine sahip olduğunu, ışığa karşı duyarlı olduğunu ve engeli sebebiyle trafik kurallarına uyma konusunda dikkatli davrandığını, kazanın akabinde ...Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/... Soruşturma sayılı dosyası ile kaza hakkında soruşturma başlatıldığını, .... Ağır Ceza Mahkemesindeki ... Esas sayılı dosyada ceza yargılamasının devam ettiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/... Soruşturma sayılı dosyasında trafik bilirkişisinin 26/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda ... ...'nın meydana gelen kazanın oluşumunda tam ve tek kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kazanın olduğu esnada araç içerisinde davalıdan başka iki kişi daha bulunduğunu, davalının veya araçtaki diğer iki kişinin kazaya fark etmemiş olmasının olağan hayat akışı gereği mümkün olmadığını, 10 aylık tedavi sürecinde müvekkillerinin hem maddi hem de manevi anlamda çok yıprandığını, kazanın ardından taraflarınca yapılan başvuru sonucunda diğer davalı ... Sigorta tarafından ... sayılı hasar dosyasından maddi zararın tazmini amacı ile müvekkillerine bir miktar ödeme yapıldığını ancak genç bir kızın ölümünün ardından yapılan cüzi miktardaki ödemenin müvekkillerinin acısını bir nebze olsun teskin etmediğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen 15/08/2019 tarihli kazaya karıştığı belirtilen... plakalı aracın müvekkili şirkete 28/02/2019 - 2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle söz konusu poliçede bakiye teminat limitinin kişi başı 232.913,44-TL olduğunu, dava öncesinde dava konusu kaza sebebi ile müvekkili şirkete başvurulduğunu, müvekkili şirket tarafından ... numaralı hasar dosyası açıldığını, dosya kapsamında müvekkili şirket tarafından davacılara toplam 157.086,56-TL ödeme yapıldığını, tekrar aktüer hesabı yapılması halinde yapılan ödeme tutarının yanında faiz güncellemesinin de dikkate alınmasının gerektiğini, dosyada öncelikle kusur ve illiyet bağı tespiti yapılması gerektiğini, bu nedenle dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, davacıların destekten yoksun kalıp kalmadıkları hususunun tespit edilmesi gerektiğini, hesap raporunda asgari ücretin esas alınması gerektiğini, fatura ibraz edilmeksizin tamamen farazi şekilde bir genelleme ile cenaze ve defin giderine hükmedilmesi halinde sebepsiz zenginleşme teşkil edeceğini, tedavi masraflarının 01/06/2015 yürürlük ve 04/05/2015 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile poliçe teminatı kapsamından çıkarıldığını, belgelenemeyen tedavi masraflarının ispat edilemediği anlamına geldiğini, geçici dönem bakıcı giderinin zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamı dışında olduğundan bu yöndeki taleplerin reddine karar verilmesi gerekildiğini, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ceza dosyasında yapılan bilirkişi incelemelerinde saptanan kusur oranının sübjektif düşünceler ile tespit edildiğini, müvekkilinin kırmızı ışıkta geçmiş olabileceğini ancak müteveffanın %85 oranında görme engelli olması ve ölenin destek almadan sokağa çıkmasının mümkün olup olamayacağının belirlenmesi için bir sağlık kurulundan bu konuda rapor alınması gerektiğini vurguladıklarını, müteveffanın %85 oranında görme engelli olması nedeniyle refakatçi almadan sokağa çıkmasında kusurlu olduklarını vurguladıklarını, kamera görüntülerinde görüleceği üzere müvekkilinin alkollü de olsa, kırmızı ışıkta geçmiş bile olsa öleni görmesi nedeniyle çarpmamak için gerekli dikkate gösterdiğini ancak ölenin aracın üzerine hızla gitmesi sonucu müteveffanın aracın aynasına çarptığını, müvekkilinin ölene doğrudan doğruya çarpmadığını, kusur oranını kabul etmediklerini, bu konuda yeniden bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, davacı tarafın tazminat taleplerinin abartılı olduğunu vurguladıklarını, toplam istenen 2.500.000,00-TL manevi tazminatın ne yasaya, ne uygulamadaki kabul edilen ilkelere ne de müvekkilinin ekonomik durumuna uygun olmadığının aşikar olduğunu, davacı anne ve babanın ölenin desteğine muhtaç olmadıklarının tartışma götürmeyecek kadar açık olduğunu, ölenin hastanede kaldığı 9 aylık süre içerisinde müvekkilinin abisinin maddi olarak her ay gerek iaşe, gerekse parasal olarak banka havalesi ile yardımlarını esirgemediğini, bu kayıtları dosyaya ibraz edeceklerini, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Mahkememizin 08/02/2024 tarihli celsesi, 2 nolu ara kararı gereğince, dosyamızda Adli Tıp Kurumu'ndan inceleme yaptırılmasına karar verildiği, Adli Tıp Kurumu'nun 07/05/2025 tarihli raporunda özetle; Davalı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki kamyonet ile gündüz vakti meskun mahalde seyir halindeyken olay mahalli trafik ışıklarının bulunduğu yaya geçidine geldiğinde istikamet yönüne hitap eden trafik ışığını dikkate alarak kırmızı ışıkta durması, ışıkların yeşil yanmasına müteakip harekete geçerek geçişini gerçekleştirmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, istikamet yönüne hitaplı kırmızı ışığa rağmen ışık ihlali yaparak seyrettiği sırada sağ tarafından yaya geçidi üzerinden gelerek karşıdan karşıya geçmeye çalışan yayaya önlemsizce çarptığı olayda kusurlu olduğu, müteveffa yaya ... ...'in olay mahalli yaya geçidi üzerinden karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı sırada gerçekleşen olayda atfı kabil bir kusuru olmadığı, olayda davalı sürücü ... ...’nın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ... ...’in kusursuz olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizin 09/07/2025 tarihli ara kararı gereğince, dosyamızda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişiler ...'ün 25/11/2024 tarihli raporunda özetle; ... ...'in vefatı nedeniyle Destekten Yoksun Kalma Tazminatı yönünden ... ... adına 72.537,64 TL ve anne ... adına 84.548,92 TL olmak üzere toplam; 157.086,56 TL yapılan ödemelerin yerindeliğinin tespiti açısından ödeme tarihi esas alınarak yapılacak hesaplamada, yapılan ödemenin yapıldığı tarihte geçerli olan Yargıtay Kararları ve genel şartların yürürlüğü girdiği 01.06.2015 tarihinden sonra, ancak ödemenin de 27.09.2021‘de yani Anayasa Mahkemesi‘nin 01.06.2015 yürürlük tarihli Genel Şartları iptal kararının Resmi Gazete‘de yayınlanmasında ( 09.10.2020) sonra gerçekleştiği dikkate alınarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı; günümüz rapor/hesap tarihine göre yapılan hesaplamada, Karayolları Trafik Kanunu‘nun bazı maddelerinde değişiklik yapan, 09.06.2021 Tarihinde TBMM‘de kabul edilerek 19.06.2021 tarihinde Resmi Gazete‘de yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazete ‘de yayınlanarak yürürlüğe giren “KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR GENEL ŞARTLAR”ın 14.02.2023‘de Resmi Gazete‘de yayınlanan Anayasa Mahkemesi 2022/167K. Sayılı kararı ile iptal edildiği de dikkate alınarak, Rapor/Hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi‘nin 2021/4391 E. 2021/5518 K. sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, dosya kapsamında yer alan evraklar incelendiğinde destekten yoksunluk yönünden; dava dışı SGK tarafından davacı ve dava dışı paydaşlara rücuya tabi ölüm geliri bağlanmadığı ve de davalılar tarafından davacı ve dava dışı paydaşlara herhangi bir ödeme yapılmadığı, davacı ve dava dışı paydaşların hesaplanan zararından bu açıdan herhangi bir tenzil yapılmadığı, davalı ... Sigorta tarafından 27.09.2021 tarihinde davacı anne ... için 84.548,92 TL, ... ... için 72.537,64 TL; destekten yoksun kalma tazminat ödemesi yapıldığı, dosyada mübrez T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi‘nun ...- 101.01.02-2024/58638 sayılı raporu incelendiğinde; Davalı sürücü ... ...’nın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ... ...’in kusursuz olduğu, ödeme tarihi esas alınarak yapılan değerlendirmede; davacı paydaş anne ...‘in Hesaplanan Destekten Yoksun Kalma zararının 95.165,38 TL olduğu, davalı ... Sigorta tarafından yapılan 84.548,92 TL ödeme ile davacının zararının %88,84 oranında karşılandığı, davacı paydaş ... ...‘in Hesaplanan Destekten Yoksun Kalma zararının 78.734,00 TL olduğu, davalı ... Sigorta tarafından yapılan 72.537,64 TL ödeme ile davacının zararının %92,13 oranında karşılandığı, Hesap/Rapor Tarihine Göre Değerlendirildiğinde davacı paydaş anne ...‘in hesaplanan Destekten Yoksun Kalma zararının 492.184,96 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 84.548,92 TL ödemenin ödeme tarihi ile hesap/rapor tarihi arasında geçen süre zarfında %9 yasal faiz oranında güncellenerek tenzili sonrası bakiye zararının 377.043,42 TL olduğu, paydaşların toplam zararının kaza tarihi itibariyle Destekten Yoksun Kalma zararının karşılanacağı (yapılan toplam ödemenin güncellenmeden teminat limitinden düşülmesi sonrası) Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Bakiye Limiti olan 252.913,44 TL kapsamında garameten paylaştırılması sonucu bakiye teminat limiti dâhilinde kalan garame zararının 141.603,13 TL (... Sigorta Sorumluluğu), bakiye teminat limitini aşan zararının 235.440,29 TL (Diğer Davalıların Sorumluluğu) olduğu, davacı paydaş ... ...‘in hesaplanan Destekten Yoksun Kalma zararının 395.167,60 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 72.537,64 TL ödemenin ödeme tarihi ile hesap/rapor tarihi arasında geçen süre zarfında %9 yasal faiz oranında güncellenerek tenzili sonrası bakiye zararının 296.383,43 TL olduğu, paydaşların toplam zararının kaza tarihi itibariyle Destekten Yoksun Kalma zararının karşılanacağı (yapılan toplam ödemenin güncellenmeden teminat limitinden düşülmesi sonrası) Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Bakiye Limiti olan 252.913,44 TL kapsamında garameten paylaştırılması sonucu bakiye teminat limiti dâhilinde kalan garame zararının 111.310,31 TL (... Sigorta Sorumluluğu), bakiye teminat limitini aşan zararının 185.073,12 TL (Diğer Davalıların Sorumluluğu) olduğu, davacı tarafından talep edilen Haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 15.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte ... ... için 1.000.000,00-TL (birmilyontürklirası); Anne ... için 1.000.000,00-TL (birmilyontürklirası); Kız kardeş ... ... için 250.000,00-TL (ikiyüzellibintürklirası) ve Kız kardeş... için 250.000,00-TL (ikiyüzellibintürklirası) ve toplamda 2.500.000,00-TL (iki milyon beş yüz bin Türk lirası) manevi tazminatın takdirinin sayın mahkemede olduğu; davacı tarafından talep edilen 1.000 TL lik Cenaze ve Defin Gideri Zararları bakımından: Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2014/11295 E. sayılı kararında özetle; “..Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları gereği davalı taraf davacıların meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan gerçek defin gideri zararlarını tazmini ile sorumlu olup davacı tarafın kendi milli değerlerine, yerel örf ve adetlerine göre yaptığı özel giderlerden sorumlu değildir. Bu bağlamda; taziye teşekkür giderleri, yemek giderleri, mevlit gideri vs gibi zorunlu olmayan cenaze merasimi giderlerine yönelik istemin reddi gerekirken bu taleplerinde içinde bulunduğu meblağın toplamı üzerinden belirlenen rakama göre yüksek miktarda cenaze ve defin giderine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.....” demektedir. Dava dosyasında bizzat davacılar tarafından yapılan zorunlu cenaze giderlerini gösterir belge bulunmaması, belgelenemeyen zorunlu cenaze giderlerinin belirlenmesinin nedeniyle bu konuda bir hesap yapma imkanı bulunmadığı; faiz türü bakımından dosya kapsamında davacı tarafın yasal faiz talebi bulunduğu tespit edilmiş olup; hesaplanan tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği; faiz başlangıç tarihi bakımından ise davacı taraf her ne kadar kaza tarihinden itibaren talepte bulunmuş ise de; faiz başlangıcının sigorta şirketi bakımından ödeme tarihi olan 27.09.2021 tarihinden diğer davalılar bakımından ise dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizin 09/01/2025 tarihli celsesi, 1 nolu ara kararı gereğince, dosyamızda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişiler ...'ün 10/02/2025 tarihli raporunda özetle; Ödeme Tarihindeki Verilere Göre; davacı anne ...'in destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararının 117.591,70 TL olduğu, davacı ... ...'in destekte yoksun kalma sebebiyle maddi zararının 96.373,23 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından ise 22.07.2019 tarihinde; anne ...'e 84.548,92 TL, ... ...'e 72.537,64 TL ödeme yapıldığı, buna göre davalı tarafından yapılan ödemelerin davacıların ödeme tarihindeki verilere göre belirlenen maddi zararlarını karşılamadığı, Sayın Mahkemece ödeme ile borcun sona ermediği ve ödemenin kısmı ifayı içeren makbuz olarak kabul edilmesi halinde ise; günümüze kadar gerçekleşen verilere göre yeniden yapılan hesaplamadan, ödemenin güncel tutarın tenzili sonucu; davacı Anne ...’in destekten yoksun kalma sebebiyle bakiye maddi zararının 642.653,10 TL olduğu, davacı ... ...’in destekten yoksun kalma sebebiyle bakiye maddi zararının 493.592,49 TL olduğu, toplam ise 1.136.245,59 TL olduğu, davacıların bakiye maddi zarar davalı sigorta şirketinin zorunlu trafik sigorta poliçesine istinaden sorumlu olduğu bakiye(ödeme tenzil edildikten sonra) 202.913,44 TL'lık limiti aştığından, bakiye poliçe limitleri ile sınırlı olarak; davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 202.913,44 TL ile sınırlı olacağı davacıların (1.136.245,5- 202.913,44) = 933.332,15 TL'lık zararından ise sadece davalı araç sürücüsü ve işletenin sorumlu olacağı, sigorta şirketi maddi tazminata ilişkin yargılama giderleri ile avukatlık ücretinden de toplam zararın bakiye limite oranı olan %17,85'inden sorumlu olacağı, manevi tazminat taleplerinin zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamına girmemesi nedeniyle Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminattan sigorta şirketi dışındaki araç sürücüsü ve işletenin sorumlu olacağı, müteveffanın tedavi sürecindeki muhtemel ulaşım giderinin = 2.750,00 TL olacağı, ulaşım gideri poliçedeki sağlık gideri teminat limiti içinde kaldığından, söz konusu zarardan tüm davalıların birlikte sorumlu olacağı, dosya münderecatına göre sigorta şirketinin 27.09.2021 ödeme tarihinden önce temerrüte düştüğü belirlenememiş olup, araç sürücüsü ve işleten bakımından ise desteğin vefat ettiği 18.06.2020 tarihinde temerrütün gerçekleşmiş olacağı, dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiği, sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri istemine ilişkindir. Davacılar vekili 14/05/2025 tarihli dava değeri arttırım dilekçesinde özetle; müvekkili ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatının 5.000,00-TL'den 642.653,10-TL'sına, ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatını 3.000,00-TL'den 493.592,49-TL'sına, ... yönünden tedavi giderlerini 1.000,00-TL'den 2.750,00-TL'sına ıslah ettiklerini, bu kapsamda arttırılan 1.129.995,59-TL'lik kısım için ıslah harcı olan 3.859,00-TL'nin dosyaya yatırıldığını, toplam 3.639.995,59-TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerine verilmesini arz ve talep etmiştir. .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Ceza Dava Dosyasının incelenmesinde; sanık ... ... hakkında 9 yıl hapis cezasına hükmedildiği, sanık ... ... vekilince .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı ve 16/11/2022 tarihli kararın kaldırılması için istinaf başvurusunda bulunulduğu ve dosyanın bu aşama itibari ile istinaf incelemesinde bulunduğu görülmüştür. ... Sigorta A.Ş.'ne yazılan müzekkere ile ... plakalı araca ait hasar dosyasının gönderildiği, müzekkere cevabına göre 15/08/2019 tarihli kazaya ilişkin ... numaralı ZMMS Sigorta Poliçesine ilişkin ... ... adına ... numaralı hasar dosyasının açıldığı, 27/09/2021 tarihinde ... ... adına 72.537,64-TL, anne ... adına 84.548,92-TL olmak üzere toplam 157.086,56-TL ödeme yapıldığı, poliçede kişi başı ölüm/sakatlık sigorta teminatının 360.000,00-TL olduğu görülmüştür. ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 11/04/2025 tarihli müzekkere cevabında; ... ...'in geçirdiği kaza ile ilgili olarak anılan kişiye 15/08/2019 - 18/03/2020 tarihleri arasında 10.120,82-TL geçici iş göremezlik, 247.911,80-TL hastane masrafı ve 7.091,15-TL eczane masrafı sarf edildiği bildirilmiştir. 6098 sayılı TBK'nun 49. maddesi; " Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklindedir. Destekten yoksun kalma tazminatı; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesinin 3. bendinde düzenlenmiş olup, “Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpların tazmini gerekmektedir”. Bu maddeye göre, haksız fiilin doğrudan doğruya muhatabı olmayan, ancak bu haksız fiil nedeniyle ortaya çıkan ölüm olayından zarar gören ya da ileride zarar görmesi güçlü olasılık içinde bulunan kimselere tazminat hakkı tanınmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22/06/2018 tarih 2016/5 E 2018/6 K sayılı içtihadının gerekçesine göre; ''Destekten yoksun kalma tazminatının doğumu için destek ile tazminat talebinde bulunan kişi arasında bir destek ilişkisi bulunmalıdır. Burada bahsedilen destek ilişkisi hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar. Destek ilişkisinin varlığında destek olunanın ihtiyaçlarının sürekli ve düzenli olarak karşılanması yer almaktadır. Burada ifade edilmek istenen süreklilik ve düzenlilik hali yardımın belirlenen zamanlarda ve belirli miktarlarda yapılması değil, eğer destek ölmeseydi yardımların devam edeceğine dair bir beklentinin bulunmasıdır. Eğer yardım devamlı destek saiki ile değil de, tek seferlik, geçici, düzensiz ya da gelişigüzel zamanlarda yapılıyor ve ileride yardımın devam edeceğine dair bir beklenti yaratmıyorsa, bu durumda desteğin sürekli ve düzenli olduğundan bahsetmek mümkün olmayacaktır". Türk Borçlar Kanununun ilgili hükümlerinden anlaşıldığı üzere; destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan yardımdır. Bu tazminatın amacı, ölüm olayı olmasaydı ölenin yardımda bulunduğu kimselere yardımda bulunmaya devam edeceğinin düşünülmesi ve ölüm olayının bu süreci kesmesi sonucu destekten yararlanan kimselerin uğradıkları zararın peşin ve toptan şekilde tazmin edilmesi, bu kimselerin ölüm olayından önceki durumlarına kavuşturulmasıdır. Eş deyişle amaç; destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 50. maddesi hükmüne göre; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler". Türk Borçlar Kanununun 51. maddesine göre ise; "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler". 2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Yasal dayanakları ortaya koyulan dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm hadisesi kapsamında geriye kalan davacı anne ve babanın destekten yoksun kalma, tedavi ve cenaze gideri ile aynı davacılar ile birlikte müteveffanın kardeşlerinin manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacılar müteveffanın anne, ... ve kardeşleridir. Müteveffa 1994 doğumlu olup davacıların yakınlığı nüfus kayıtları ile sabittir. Davalı ..., hadiseye neden olan aracın sürücüsü; davalı şirket, aracın maliki; davalı sigorta ise ZMM sigortacısı konumundadır. 15/08/2019 kaza tarihi, poliçenin kapsadığı 28/02/2019-2020 tarihleri arasındadır. Müteveffa kaza sonucunda hemen vefat etmemiş, bir süre tedavi gördükten sonra 18/06/2020 tarihinde vefat etmiştir. Kazaya bağlı yaralanma ile ölüm hadisesi arasında doğrudan illiyet bağı bulunduğu ATK'nın ceza soruşturması kapsamında alınan 26/04/2021 tarihli raporu ile sabittir. Ceza dava dosyası kapsamı da gözetilerek alınan ATK raporunda yaya konumunda olan müteveffanın meydana gelen kazada kusuru bulunmadığı tespit edilmiştir. Soruşturma aşamasında alınan aynı yöndeki rapor, davalı sanık ...'ın aşamalardaki ifadeleri, kırmızı ışığı fark etmesine rağmen etkili bir fren tedbiri almadığına dair açık beyanı kapsamında tespit edilen tek yanlı kusurluluk durumunun oluşa uygun olduğuna kanaat edilmiş, rapor hükme esas alınmıştır. Davacı anne ve babanın talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı bakımından müşterek çocuğun destekliğinin ve bu ilişkinin devam edeceğinin hayatın olağanında karine olduğu, aksine yönelik bir iddianın da bulunmadığı, anılan davacıların destek ilişkisinin ölüm hadisesi nedeniyle sona erdiği ve bu suretle zarar gördükleri anlaşılmıştır. Müteveffa ölüm tarihinde bekar olup 26 yaşındadır. Mahkememizce alınan 10/02/2025 tarihli aktüer raporu kapsamında müteveffanın SGK verilerine göre tespit edilen gelir durumu, bakiye ömrü, muhtemel evlilik ve çocuk durumu, destek alacaklılarının yıllara sari payları, TRH 2010 yaşam tablosunun seçimi hususlarında doğru verilerin kıstas aldığı, SGK tarafından raporlu olduğu dönemde yaralanması nedeniyle iş göremeyecek durumda olan müteveffaya yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin niteliklerinin farklı olmasından dolayı davacı anne ve babanın destekten yoksun kalma tazminatına dair hesaplanan miktardan tenzil edilemeyeceği, aralarında mükerrer zarar giderimine sebep olacak bir bağlantı bulunmadığı, davacılara dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin ödeme tarihine göre yetersiz kaldığı, bu ödemenin karar tarihine en yakın olacak şekilde güncellenerek tespit edilen miktardan usulünce mahsup edildiği, sigorta şirketi yönünden ödenen miktarın poliçe limiti gözetilerek bakiye miktarın belirlendiği, bu haliyle raporun denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmış, davalıların sorumlu oldukları miktarlara hükmedilmiştir. Müteveffanın trafik kazası üzerine hemen vefat etmediği, bir süre tedavi gördüğü, bu tedaviler kapsamında SGK tarafından karşılanmayan olağan miktarların tespiti için doktor bilirkişiden rapor alındığı, talep edilebilecek tedavi giderinin miktar itibariyle ve usulünce tespit edildiği, davalıların 2.750,00 TL'lik bu bedelden sorumlu oldukları anlaşılmıştır. Davacı babanın cenaze gideri talebi bulunsa da bu yöndeki giderlerin ücretsiz karşılandığı, olağan cenaze masrafı dışında örf ve adete bağlı gider olsa dahi bunlardan davalıların sorumlu olmadığı anlaşılmakla bu talep reddedilmiştir. Tedavi gideri ve destekten yoksun kalma tazminatı yönünden davalı Sigorta şirketinden fark bedeli ödemesini beklemenin anlamının kalmadığı kısmi ödeme tarihi itibariyle temerrüdün doğduğu anlaşılmakla temerrüt tarihi 27/09/2021 olarak belirlenmiştir. Davalı malik ve sürücü yönünden ise tedavi gideri için olay tarihi; destekten yoksun kalma tazminatı için ölüm tarihi kıstas alınmıştır. Hükmedilen bedellere aracın kamyonet niteliği ve davalı malikin tacir sıfatı nedeniyle avans faizine hükmedilmiştir. Davacılar anne, ... ve kardeşlerin müteveffa ile olan yakınlığı ve ölüm hadisesi nedeniyle manevi tazminat talep edebilecek kişilerden olduğu anlaşılmakla ölüm hadisesine neden olayda davalı sürücünün asli ve tam kusuru, müteveffa yayanın kusursuzluğu, müteveffanın ve talep edenlerin ölüm tarihindeki yaşları, ölüm nedeniyle duyulan elem ve acının büyüklüğü, ülkenin ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, manevi tazminatın zenginleşme aracı niteliği taşımaması hususları bir arada gözetilerek manevi tazminat istemleri kısmen kabul edilmiş, takdiren hükmedilen miktarlara ölüm tarihinden itibaren aracın kamyonet niteliği ve davalı malikin tacir sıfatı nedeniyle avans faizine hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi ve ayrıntısı açıklanan nedenlerle; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile; a)Davacı anne ... için 642.653,10 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ... ... için 493.592,49 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 2.750,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 1.138.995,50 TL'nin; davalı sürücü ... ... ve davalı malik ... Tekstil Limited Şirketi yönünden destekten yoksun kalma tazminatları için 18/06/2020 vefat tarihinden, tedavi gideri için 15/08/2019 olay tarihinden; davalı sigorta şirketi yönünden ise tüm miktar için 27/09/2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı sigorta şirketi yönünden kişi başı sakatlanma ve ölüme dair poliçe teminat limitinin bakiyesi 202.913,44 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) anılan davacılara verilmesine, b) Davacı ... ...'ın cenaze gideri talebinin Reddine, c) Davacı ... ... yönünden 150.000,00 TL, davacı anne ... yönünden 150.000,00 TL, Davacı kardeş ... yönünden 75.000,00 TL, davacı kardeş ... yönünden 75.000,00 TL olmak üzere toplam 450.000,00 TL manevi tazminatın 18/06/2020 vefat tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sürücü ... ... ve davalı malik ... Tekstil Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak anılan davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin ayrı ayrı Reddine, 2-Maddi tazminat talepleri yönünden; a-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 77.804,79-TL ilam harcından başlangıçta peşin alınan 80,70-TL ile ıslah harcı 3.859,49 TL toplamı 3.940,19 TL'nin mahsubu ile bakiye 73.864,60-TL ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... Sigorta şirketi yönünden hükmedilen miktar ile mahsup edilen miktarlar da gözetilerek 13.159,06-TL ile sınırlı olmak kaydı ile) tahsili ile hazineye irat kaydına, b-Davacılar tarafından yatırılan 80,70-TL peşin harç, 3.859,49-TL ıslah harcı ve 80,70-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 4.020,89-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... Sigorta şirketi yönünden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan harç sorumluluk miktarı 13.861,01 TL'den yukarıdaki hüküm fıkrası uyarınca bakiye kalan 701,94-TL ve eklenen 80,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 782,64 TL ile sınırlı olmak kaydı ile) tahsili ile davacılara verilmesine, c-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 100.397,97-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... Sigorta şirketi yönünden hükmedilen bakiye poliçe miktarından davacının garameten talep edebileceği 114.489,43 TL üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydı ile) tahsili ile davacı ...'e verilmesine, d-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 78.451,37-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... Sigorta şirketi yönünden hükmedilen bakiye poliçe miktarından davacının garameten talep edebileceği 88.424,01 TL üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydı ile) tahsili ile davacı ...'e verilmesine, e-Davalılar ... ve ... Sigorta şirketi kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalılar ... ve ... Sigorta şirketine verilmesine, f-Davacılar tarafından yapılan tebligat, müzekkere, posta, ATK, bilirkişi ücreti toplamı 18.709,75-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red durumuna göre 18.693,34-TL'sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen (davalı ... Sigorta şirketi yönünden 3.330,24-TL ile sınırlı olmak kaydı ile) tahsili ile davacılara verilmesine; bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, 3-Manevi tazminat talebi yönünden; a-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 30.739,50-TL ilam harcından başlangıçta tamamlama yoluyla alınan 8.538,74 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.200,76-TL harcın davalılar ... ve ... şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, b-Davacılar tarafından yatırılan 8.538,74 TL tamamlama harcının davalılar ... ve ... şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, c-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, d-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, e-Davacı... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı...'a verilmesine, f-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, g-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 'ye ve davacılar lehine ayrı ayrı hükmedilen miktarlara göre hesaplanan 30.000,00'er-TL ücreti vekaletin davacılardan ayrı ayrı tahsili ile davalı ...'a verilmesine, 4-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.26/06/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/742, K. 2025/518, T. 26.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-742-e-2025-518-k-965a133c49ab