İlk Derece Mahkemesi · Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/393 E. 2022/764 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/393
Karar No
2022/764
Karar Tarihi

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/393 Esas KARAR NO : 2022/764

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... - ... Av. ... - ... DAVALI : ... - ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/05/2021 KARAR TARİHİ : 22/09/2022 YAZIM TARİHİ : ...

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Adana İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Bulvarı ... kapı numaralı yerde bulunan ... .... Ltd. Şirketine ait Fabrika binası çatısında Fenerlik tabir edilen ... yapımı için anlaştıklarını, imalatın gerçekleştirilmesinden sonra eser bedeli olarak 91.528,74 TL ödendiğini, ifa edilen yapım işinde sonradan gizli ayıplar ortaya çıktığını, plastik malzemenin kalitesiz olduğu, plastik parçaların montajı sırasında conta harici başka işlem yapılmaması gerekirken silikon sürüldüğü, malzemede kullanılan silikonun malzemenin erimesine neden olduğu, bunun sonucunda gevreme çatlamalar meydana geldiğini, daha büyük hasarla karşılaşma riski ortaya çıktığını, İmal ve Montaj edilen kısımlarında ayıp tespiti için Adana 7.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/ ... D.İş. sayılı dosyası ile yapılan tespit işlemi sonucunda 19.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda "Polikarbon Fenerlik malzemesinin Alüminyum çerçevelerle birleştiği kısımlarda polikorbon malzemenin bozularak kırılma ve delinmelerin oluştuğu, polikarbon malzemenin kalitesinin iyi olduğu ancak ürün montajı sırasında kullanılan silikona benzeyen ancak ne olduğu anlaşılamayarn ve esnek olmayan yapıştırıcı kullanıldığı, bu yapıştırıcının polikarbon malzemenin genleşmesini engellediği ve malzemenin yapısını bozarak kencir kısımlarında kırılmalar ve delinmeler oluşmasına sebep olduğu, hasarın montaj hatasından ve montaj sırasında hatalı ürün kullanılmasından kaynaklandığı" kanaatini belirten rapor alındığını belirterek, eseri alıkoyarak ayıp oranında bedelden indirim isteme seçimlik hakkını kullanarak asgari 20.000,00 TL 'nin belirsiz alacak olarak davalıdan ödeme tarihinden itibaren ticari temertüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ayrıca 14/07/2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 4.000TL'lik kısım ile dava dilekçesinde talep edilen miktarların birleştirilmesi sonucu; toplam 24.000,00 TL'nin ödeme tarihinden; delil tespiti için yapılan 1.126,80 TL masrafın tespit tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GERGEKÇE : Dava, alacak talebine ilişkin olup davacı tarafça sözleşmenin ayıplı ifası iddiasıyla, eseri alıkoyarak ayıp oranında bedelden indirim isteme seçimlik hakkı kullanıldığı belirtilmiş, toplam 24.000,00 TL 'nin faiziyle davalıdan tahsili talep edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan 27/12/2018 tarihli davacıya ait fabrika binası çatısında davalı tarafça bir takım işlem ve fenerlik yapımına ilişkin sözleşme celp edilmiş olup buna göre, taraflar arasında imzalanan sözleşme TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. 6098 sayılı TBK'nun 470.maddesinde; eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Öte yandan aynı yasanın 471/1 maddesinde; "yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır" düzenlemesi yer almaktadır. Eser sözleşmesi ilişkisinde ayıp, yüklenicinin meydana getirip iş sahibine teslim ettiği eserde bulunan sözleşme ve fenne aykırılıklardır. Başka bir ifadeyle ayıp, sözleşme ve eklerinde kararlaştırılan ve iş sahibinin beklediği amaca göre eserde bulunması gereken bazı vasıfların bulunmaması ya da olmaması gereken bazı bozuklukların bulunması şeklinde tanımlanmaktadır.

Kanun, eserin ayıplı olması durumunda iş sahibine eseri gözden geçirme ve bunu uygun bir süre içerisinde yükleniciye ihbar yükümlülüğü getirmiştir. TBK 475. maddesinde de eserin ayıplı olması halinde iş sahibine seçimlik haklar vermiştir. Bunlar sözleşmeden dönme, bedelde indirim ve ücretsiz onarım haklarıdır. TBK 478 maddesi uyarınca eser sözleşmesinden doğan talepler teslimden itibaren 2 yıllık (taşınmazlar için olan hariç) zamanaşımı süresine tabidir. Eserin ayıplı olduğunu ispat yükü ise iş sahibine düşmektedir. 6098 sayılı TBK'nın 477. maddesinde; “Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İş sahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır." denilerek gizli ayıplar haricinde eserin kabulüyle birlikte yüklenicinin sorumluluktan kurtulacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre öncelikle iddia edildiği üzere eserde ayıplı ifa bulunup bulunmadığının, varsa ayıbın açık ayıp mı yoksa gizli ayıp mı olduğunun tespiti ve ayıbın niteliğine göre davalı tarafça ileri sürüldüğü üzere davacının süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı ve davanın süresinde açılıp açılmadığının incelenmesi gerekmektedir. Adana 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/... D.İş sayılı, 05/04/2021 talep ve 06/04/2021 karar tarihli tespit dosyası mahkememizce celp edilerek incelenmiş, alınan 15/04/2021 tarihli inşaat mühendisi bilirkişisinin raporda; "fenerliklerin yaklaşık tamamında polikarbon malzemenin alüminyum çerçeveler ile birleştiği kısımlarda polikarbon malzemenin yapısının bozularak, kırılmalar ve delinmeler oluştuğu, polikarbon malzemenin kalitesinin iyi olduğu ancak ürün montajı sırasında kullanılan silikona benzeyen ancak ne olduğu anlaşılamayan ve esnek olmayan yapıştırıcı kullanıldığı, bu yapıştırıcının polikarbon malzemenin genleşmesini engellediği ve malzemenin yapısını bozarak kenar kısımlarında kırılmalar ve delinmeler oluşmasına sebep olduğu, fenerliklerde meydana gelen hasarın montaj hatasından ve montaj sırasında hatalı ürün kullanılmasından kaynaklandığı, fenerliklerde kullanılan polikarbon malzemenin tamamının değiştirilerek, usulüne uygun olarak yeniden montaj edilmesinin gerektiğini" belirttiği görülmüştür. Mahkememizce 07/10/2021 tarihinde keşif yapılmış olup, dosyaya ibraz edilen 02/11/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; ... .... Ltd. Şirketine ait fabrika binası çatısında Fenerlik tabir edilen ... yarı şeffaf çatı kaplamasında, birleşim yerlerinde yapılan inceleme ve ölçümlerde, ... yarı şeffaf Polikarbon Panel Çatı Kaplamasının 2,51 m. X 2.10 m. ebatlı hafif kubbemsi yapı oluşturacak şekilde yan yana gelen levhalar şeklinde döşenmiş olduğu, birleşim yerleri üzerinin 6 cm. genişlikte alüminyum baskı çıtası ile örtüldüğü, Alüminyum baskı levhası/çıtası ile arada kauçuk/lastik bant ve kenara taşacak şekilde silikon tarzı malzeme kullanıldığı, baskı çıtasının üzerinde bir boyda dört tespit vidasının bulunduğunun (yaklaşık 83 cm. aralıklı) görüldüğü, dosyada mevcut “ ....Ltd. Şti. " tarafından “ ... Tekstil A..Ş.” firmasına gönderilen 22.02.2019 tarihli “ Teklif Formu “ incelendiğinde; " .... Polikarbon Levha + 2.10 m. aralıklarla Alüminyum 60 mm. Baskı Çıtası ( alt ve üst ) + EPM Fitil + Silikon ( Vecker ) ve bağlantı vidaları “ kullanılarak monte edileceği belirtildiğini, mevcut imalat ile " Teklif Formu “ içindeki imalat tanımı + .... Polikarbon Levha + 2,10 m. Aralıklarla Altüminyum &0 mm. Baskı Çıtası ( alt ve üst ) + EPM Fitil + Silikon ( Vecker) ve bağlantı vidaları “ karşılaştırıldığında " EPM Fitil + Silikon ( Vecker ) ve bağlantı vidalarının imalatının istenilen şekilde yapılmadığı, Silikon ( Vecker ) yerine esneme kabiliyeti sınırlı, güneş altında kalınca gevreme/kırılma/çatlama özelliği gösterdiği istenilen/umulan izolasyon niteliğinde olmadığını, " Bağlantı vidaları “ uygulamasının da yetersiz olduğu yaklaşık 83 cm. ile baskı çıtasının sabitlenmesinin yetersiz kaldığı, ara mesafenin fazlalığı nedeni ile alüminyum baskı çıtasının potluk/boşluk yaptığı bu boşluğun da su sızmalarına imkan sağladığı, sonradan yapılan silikon tipi uygulamanın bu nedenle de zorunlu hale geldiğini, yaklaşık 83 cm. ile baskı çıtasının sabitlenmesinin yerine 25 cm. aralıklarla 11 adet vida ile sabitleme yapılması halinde su sızma sorunun meydana gelmeyeceğini, davaya konu imalatta hatalı işçilik uygulaması ve eksik malzeme kullanma hatası olduğunu, yapılmış olan imalatların miktarı ... Ltd. Şirketine ait fabrika binası çatısırıda Fenerlik tabir edilen ... yan şeffaf Polikarbon Panel Çatı Kaplaması toplam 158 m2. olup ödenen bedel 91.528,74 TL olduğunu, yapılmış olan imalatta birleşim yerlerinin temizlenerek gevreyen/kırılan kısımları da kapsayacak şekilde bir imalatın mahalli rayiçlere göre nakliye, malzeme, işçilik bedeli toplamının KDV dahil 24.000.00 TL. edebileceğini, bu bedelin çatı değer kaybı olarak da değerlendirilebileceğini belirtmişlerdir. İtirazlar üzerine dosya tekrar bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, bilirkişilerin 17/03/2022 tarihli ek raporunda; davacı ... Ltd. Şti. ile davalı .... Ltd. Şti. arasında akdedilen 27.12.2018 tarihli sözleşmeyle davacıya ait fabrika binasının çatısında ... (fenerlik) yapım işinde anlaşıldığı, sözleşme konusu işte sonradan ortaya çıkan başlangıçta görülmeyen bir ayıp olduğu, bu ayıbın gizli ayıp olduğunun teknik incelemeden anlaşıldığı, ayıplı imalatın mahalli rayiçlere göre nakliye, malzeme, işçilik bedeli toplamının KDV dahil 24.000,00 TL olduğu, davacı şirketin gecikmeksizin ayıp ihbarında bulunduğunu beyan ettiği, davacı şirketin seçimlik haklardan “Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme” hakkını kullandığnın anlaşıldığı, davacının ayıp ihbarında bulunduğunun tespiti halinde, sözleşme bedelinin ödendiği tarihten itibaren 24.000,00 TL’nin avans faiziyle birlikte davalıdan talep edebileceği" belirtilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/(15)6-6 Esas, 2022/775 Karar sayılı ilamında; "..Türk Borçlar Kanunu’nun 474/1. (BK, m. 359/1) maddesi gereğince iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre mümkün olduğunca en kısa sürede eseri gözden geçirip muayene ederek varsa açık ayıpları tespit etmek ve bu ayıpların neler olduğunu tek tek açıklamak suretiyle gecikmeksizin sözlü veya yazılı olarak yükleniciye bildirmesi gerekir. Gerek TBK’da gerekse mülga BK’da iş sahibinin muayene ve ihbar süreleri açıkça belirlenmemiştir... Gizli ayıplarla ilgili TBK’nın 474/1. maddesindeki makul sürede muayene ve ihbar yükümlülüğüne ilişkin düzenleme mevcut değildir. Ancak TBK’nın 477/3. maddesinde, eserdeki ayıbın sonradan ortaya çıkması hâlinde, iş sahibinin gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi takdirde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı belirtilerek gizli ayıplar yönünden de iş sahibine ortaya çıkar çıkmaz gecikmeksizin yükleniciye ayıbı ihbar etmek yükümlülüğü getirilmiştir.... Türk Borçlar Kanunu’nda eserdeki açık ve gizli ayıpların yükleniciye bildirim şeklinin nasıl olacağına dair herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması ispat kolaylığı sağlar. Ancak ayıp ihbarı hukukî işlem olmayıp, hukukî işlem benzeri maddî vakıa olduğundan, Yargıtay’ın yerleşik içtihat ve uygulamalarında eser sözleşmelerinde, aksi sözleşmede veya eki şartnamelerde kararlaştırılmadıkça taraflar tacir dâhi olsa ayıp ihbarının her türlü delille ve bu arada tanık beyanı ile de ispatlanabileceği kabul edilmektedir... Ayıp hâlinde iş sahibinin hakları TBK’nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları; eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı olması hâlinde sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim yapılmasını isteme veya aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme haklarıdır. İş sahibi bu seçimlik haklarının yanında ayıplı meydana getirilmiş olan eserin neden olduğu zararın tazminini de isteyebilir. Başka bir anlatımla iş sahibi tazminat hakkı ile seçimlik haklarını birlikte kullanabilir. Tazminatın istenebilmesi için de, ayıpta yüklenicinin kusurunun bulunması ve ayıp ihbarının süresinde yapılmış olması gerekir (Hukuk Genel Kurulunun 04.11.2021 tarihli ve 2018/(15)6-1102 E., 2021/1337 K. sayılı kararı)..." hükmü mevcuttur. Öte yandan Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 2015/4343 Esas, 2016/2603 Karar sayılı ilamında; ".. Ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumluluğunun düzenleyen TBK'nın 474. maddesi uyarınca açık ayıplar yönünden iş sahibi imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde, gizli ayıplar yönünden ise, 477/son maddesi uyarınca da, ortaya çıkar çıkmaz gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunluluğu bulunmaktadır. Ayıbın bildirilmemesi halinde eser kabul edilmiş sayılır. ... Öte yandan eser sözleşmelerinde ayıp ihbarının varlığı her türlü delille yapılabileceği Dairemizin uygulamalarında kabul edilmektedir." denilmektedir. Davacı tarafça dosyaya 2 tanık ismi bildirilmiş, tanıklardan birinin vefat ettiği anlaşılmış, davacı vekilince yerine başka tanık bildirilmeyeceği beyan edilmekle; dosyaya bildirilen diğer tanığın beyanına başvurulmuştur. Davacı tanığı ... talimat yoluyla mahkemesince alınan yeminli beyanında aynen; "..Ben davacı ... makine yedek parça hırdavat imalat turizm sanayi ve ticaret limited şirketi çalışanıyım. Şirketteki görevim kaynakçılıktır. Davalı şirket davacı şirkete ait olan fabrikadaki aydınlatma işlerini yaptı. Davalı şirket fabrikadaki işlerini bitirdikten sonra biz fabrikada temizlik işlerini yapmaya başladık. Temizlik işlerini yaparken bir kısım monte edilen parçaların kırık olduğunu gördüm. Bu durumu müdürüm ...'a bildirdim. Müdürüm de telefonla davalı şirketi arayarak durumu belirtti. Müdürümün görüştüğü kişiler söz konusu hatalı işlemlerin düzeltileceğini söylediler ancak hatalı işlemleri düzeltmeye gelen kimse olmadı." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamından, davacıya ait Fabrika binası çatısında Fenerlik tabir edilen ... yapımı için tarafların anlaştıkları, işin davalı tarafça davacıya 03/04/2019 tarihinde teslim edildiği, ifa edilen yapım işinde sonradan gizli ayıplar ortaya çıktığı, sözleşme konusu işte sonradan ortaya çıkan ve başlangıçta görülmeyen bu ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, her ne kadar davacı şirket tarafından gecikmeksizin ayıp ihbarında bulunulduğu iddia edilmiş ise de, dosya kapsamında alınan belgeler, sunulan tüm deliller ve davacı tanığı beyanı incelendiğinde (tanığın beyanının eserin ilk yapıldığı aşamaya ilişkin olup sonradan ortaya çıkan gizli ayıba ilişkin bir ifade olmadığı) anlaşılmakla, davacı şirketin ayıp ortaya çıkar çıkmaz gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirdiğini ispat edemediği, bu nedenle süresinde yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığından davacı tarafça eserin ayıplı haliyle kabul edilmiş sayılması gerektiği kanaatine varılmış, ek rapor hükme esas alınarak davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Açılan davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 80,70 TL karar harcının, peşin alınan harç ile ıslah harcı olarak alınan toplam 615,55 TL harçtan mahsubu ile, bakiye 534,85 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 4-6325 sayılı Kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6- Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.22/09/2022

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/393, K. 2022/764, T. 22.09.2022, www.arakarar.com/karar/adana-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-393-e-2022-764-k-152bd014dd1b