İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/669 E. 2024/654 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/669
Karar No
2024/654
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/669 Esas KARAR NO : 2024/654 DAVA : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarardan Kaynaklanan Tazminat) DAVA TARİHİ : 02/10/2019 KARAR TARİHİ : 15/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarardan Kaynaklanan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 12.08.2017 tarihinde davalı ...'ın maliki, davalı .... tarafından ZMMS sigorta poliçesi ile teminat altında olan ve davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile seyir halinde iken şerit ihlali yaparak, tam ve asli kusur ile karşı yönden ... plakalı aracı ile seyir halinde olan müvekkilinin idaresindeki araca ön kısmı ile çarpması sonucu dava konusu ölümlü/yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilinin ağır yaralandığını ve malul kaldığını, dava öncesi davalı ... şirketine başvuru yapıldığını, poliçe limiti dahilinde 33.000,00 TL maddi tazminat / araç hasarı ödendiğini, ancak aracın yaşanan çift taraflı kazada artık kullanılamaz hale geldiğini ve pert olduğunu, diğer davalılar araç işleteni ve sürücüsünün de aracında meydana gelen maddi zarardan sorumlu olduğunu, ayrıca yine sigorta şirketine davacıda meydana gelen geçici ve sürekli maluliyet zararının tazmini için yazılı başvuru yapıldığını ancak süresi içinde herhangi bir ödeme alınmadığını, müvekkilinin Almanya'da abisi ile birlikte serbest çalıştıklarını ve kaza tarihinde 3.500 Euro aylık ortalama gelirinin bulunduğunu, ancak kaza sonrası halen çalışamadığını ve işini kapatmak zorunda kaldığını, ayrıca manevi olarak da zarar gördüğünü belirterek, 18.02.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile yaralanan ve malul kalan davacı için fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik zararı ile şimdilik 500,00 TL araçta oluşan maddi zarar olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın (sigorta şirketi yönünden sadece cismani maddi tazminat talebi ve sigorta limitleri dahilinde olmak kaydıyla / araç hasarı ve manevi tazminat yönünden davalı araç maliki ve işleteninden) 12.08.2017 kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet cüretlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı .... vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkil sigorta şirketi nezdinde ... numaralı 15.04.2017-2018 vadeli ZMMS sigorta poliçesi ile kaza tarihinde teminat altında olduğunu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami 330.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, öncelikle kazada kusur durumunun tespitini, kaza tarihindeki belgelenebilir kazancı üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, maluliyet durumunun ATK tarafından tespitinin gerektiğini, 6111 sayılı yasa gereği geçici iş göremezlik yönünden sorumluluklarının bulunmadığını, SGK tarafından kaza nedeni ile davacıya ödenen rücuya tabi bir ödeme veya aylık bağlanıp bağlanmadığının tespitinin gerektiğini, temerrütten söz edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. TANIK BEYANLARI ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/... Talimat sayılı dosyasının 15/01/2021 tarihli celsesinde davacı tanığı ... beyanında; "davacı ... benim dayım olur, kendisi 2017 yılında ...'de trafik kazası sonucu yaralandı, ... de müdahale edebilecek nitelikte doktor olmadığı için Bursa ya yönlendirildi, yine nitelikli bir doktor bulunmadığından aynı gün içerisinde İstanbul'a ambulans ile sevk edildi, ben kazayı duyunca Yalova ilinden İstanbul iline dayımın yanına, ... Hastanesine gittim, dayımın kazadan kaynaklı başka yaralanmaları da vardı ancak gözü hususundaki yaralanma öncelikliydi. Kendisini ameliyata aldılar.Ameliyattan çıktığı günden yut dışına gittiği tarihe kadar kendisi ile ben ilgilendim. Doktor kontrolleri süresince hep ben yanında idim, davacı yurt dışında yaşamaktadır, davacı yıllık izin için geldiğinde trafik kazası geçirdi. Ameliyattan sonra doktorla konuştuğumda gözünün retinasında yırtıklar olduğunu, gözün sıvısının akmaya başladığını, davacının bu süreçte çok geç kalındığını bildirdi, ameliyattan sonra Yalova'ya geldik, tedavileri burada devam etti, kazadan dolayı alnından ve kolundan da yaralandı, derisine çakıl ve camlar derisinin içine girmiş kalıntılar bulunuyordu, elini kaza tarihinde hiç kullanamıyordu, halen daha sağ elini eskisi gibi kullanamamaktadır. ... Hastanesinde 3-4 gün kaldık, tedavisi burada da devam etti, çıktıktan sonra gözünde görme kaybı oldu, kolunu hiç kullanamadı, yaşanan bu kazadan dolayı davacı ... çok acı, sıkıntı ve üzüntü çekmiştir, iş kaybına uğradığından dolayı da çalışamamıştır, halen kaza öncesi gibi çalışamıyor, bu kazadan dolayı ruhsal ve sinirsel olarak çok etkilenmiştir, maddi ve manevi olarak çok etkilenmiştir, şu anda Almanya' da bulunan bir fizik tedavi merkezine ara ara gitmektedir, bütün bu süreçte tedavi masraflarını kendi birikmişinden karşılamıştır, kazaya karışan aracıda pert olmuştur, kazdan kaynaklı olarak bu süreçte borçlanmıştır. Ayrıca kaburgalarının kaza sebebi ile kırılması neticesinde akciğerine batıp zarar vermiştir ve acı çektirmiştir. benim bilgim ve görgüm bunlardan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/... Talimat sayılı dosyasının 15/01/2021 tarihli celsesinde davacı tanığı ... beyanında; "Davacı benim uzaktan akrabam olur. Kaza esnasında arabayı davacı ... kullanıyordu. Ben de araçta arka koltukta oturuyordum. Kazanın gerçekleştiği yerdeki yol gidiş geliş olmak üzere iki şeritliydi. Biz şeridimizde gider iken karşıdan gelen araç sollama yaptığı esnada bizim şeridimize girdi ve kafa kafaya çarpıştık. Ben arka koltukta oturduğumda kazanın etkisi ile arkadan öne geçmişim. Kendi imkanlarım ile araçtan çıktım ve davacıyı da araçtan çıkardım. Davacının kolu aracın altında kalmıştı. Davacıyı ambulans ile önce ... Devlet Hastanesine götürdüler, orada yeterli müdahalede bulunulamadığından Bursa ilindeki hastaneye gönderildi. Ancak davacının gözüne yapılacak müdahaleye öncelik verildiğinden davacıyı buradan da ambulans ile İstanbul'da bulunan ... Hastanesi'ne sevk ettiler. Ben kazadan sonra ... Hastanesi'nde tedavi görmeye devam ettim, bu hususları davacıya eşlik eden babam ve amcamdan duydum. Davacı kazadan sonra sağ elini eskisi kullanamaz hale geldi. Halen de elini eskisi gibi kullanamamaktadır. Davacının tedavi süreci Almanya'da ve burada olmak üzere devam etmektedir. Davacının göz suyu aktığından dolayı görme kaybı bulunmaktadır. Kaburgalarında 3-4 adet kırık bulunmaktadır, bunlar iç organlarına battığından zarar vermiştir. Davacı bu süreçte çalışamamıştır, bakıma muhtaç olarak hayatını devam ettirmektedir. Ruhsal ve sinirsel olarak da eskisi gibi değildir. Kazadan dolayı acı çekmiş olup üzüntüsü devam etmektedir. Söyleyeceklerim bu kadardır" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. DELİLLER: ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/... Esas Sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, trafik kazası tespit tutanağı, ... plakalı araca ait ... poliçe no'lu hasar dosyası, ... plakalı araca ait trafik tescil kayıtları, ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 08/06/2020 tarihli davacıya dava konusu kaza nedeniyle ödeme yapılmadığına dair müzekkere cevabı, ... Hastanesi tarafından tanzim edilen davacı ait tedavi evrakları, epikriz raporu, davacıya ait işgöremezlik raporu, 03.11.2017 tarihli hasar ekspertiz raporu, ATK ... İhtisas Kurulu maluliyet raporu, ATK ... İhtisas Üst Kurulu maluliyet raporu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 31/01/2024 tarihli 2017-2023 yılları arasındaki asgari ücretleri bildirir müzekkere cevabı, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu " ..." plakalı aracına 12/08/2017 tarihinde seyir halinde iken davalı ... Kaçır sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini ve müvekkilinin yaralandığını ve aracının kullanılamaz hale geldiğini, davalı ... 'ın aracın maliki olması nedeniyle sorumluluğunun bulunduğunu, davalı ... şirketin aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olması nedeniyle sorumluluğunun bulunduğunu, bu nedenle geçici ve sürekli iş göremezlikten kaynaklı 500,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile araç maddi zararından kaynaklı 500,00 TL ve manevi zararından kaynaklı 100.000,00 TL'nin araç sahibi ve sürücüsü olan davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini ve talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 27/09/2019 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Davalı ... şirketi; zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi olup, sigorta hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle de davanın TTK 4/1-a maddesi gereğince mutlak ticari dava olduğu bu nedenle Mahkememizin davaya bakmaya görevli olduğu anlaşılmıştır. 2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Sigorta şirketi kazaya karışan sigortalı aracın trafik sigortacısı (ZMSS) sıfatıyla, bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır. 12/08/2017 günü saat 13:25 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı kamyonet ile D150-01 karayolunu takiben ... istikametinden İznik istikametine doğru seyri sırasında karşı yön istikametine geçerek idaresindeki aracın ön kısımları ile karşı yönde seyir halinde bulunan sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın ön kısımları ile çarpışması sonucunda trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/... Esas sayılı dosyanın incelemesinde; ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/... soruşturma, 2019/... esas, 2019/... numaralı iddianamesi ile şüpheli ... hakkında 12/08/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma suçundan dolayı iddianame düzenlendiği ve kamu davası açıldığı, soruşturma aşamasında alınan ATK ... İhtisas Kurulunun 15/01/2019 tarihli kusur raporu ile; sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan kamyonet ile meskun mahalde gündüz vakti seyri sırasında gerekli dikkat ve özeni yola verip, bahse konu kaza mahalline geldiği esnada, görüş alanını kontrol alanında bulundurması, seyrine istikamet şeridini takiben müteyakkız şekilde devam etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyip kontrolsüzce seyri sırasında karşı yön şeridine geçerek idaresindeki aracın ön kısımları ile karşı yönde seyir halinde olan aracın ön kısımları ile çarpışması sonucu gerçekleşen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine riayet etmediği için asli kusurlu olduğu, sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan araç ile meskun mahalde gündüz vakti seyri sırasında bahse konu kaza mahallinde karşı yön istikametinden şerit ihlali yaparak gelen araç ile çarpıştığı olayda atfi kabil kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin 24/02/2021 tarihli 2019/... E. 2021/... K. Sayılı ilamıyla sanık ...'ın taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediği sabit olduğundan TCK 85/2, TCK 62/1 maddeleri uygulanmak suretiyle neticeten 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği annlaşılmıştır. Düzenlenen ATK Trafik İhtisas raporunun kazanın oluşu, kaza tespit tutanağı ve ceza yargılamasında alınan ve Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile uyumlu olduğu ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır. ATK ... İhtisas Kurulunun 25/08/2021 tarihli maluliyet raporuna göre 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucunda davacının tüm vücut engellilik oranının %23,0 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. ATK 2. İhtisas Kurulunun 04/04/2022 tarihli maluliyet raporuna göre kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucu davacının tüm vücut engellilik oranının %6 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Davacı tarafça sunulan raporlarda maluliyet oranının yüksek olarak belirlendiği ve belirlenen oran itibariyle çelişki oluşturduğu anlaşılmakla; dosyanın Adli Tıp Üst Kuruluna sevki ile; dosyada bulunan tedavi evrakları, alınan ATK raporları, davacının kurulda yapılan muayenesi ve davacı tarafça sunulan raporlar değerlendirilmek suretiyle davacının 12/08/2017 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle geçici- sürekli maluliyetinin olup olmadığı, bulunuyorsa oranı ve süresinin kaza tarihinde yürürlükte bulunan " Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre belirlenmesinin istenilmesine karar verildiği, ATK ... Üst Kurulunun 15/04/2023 tarihli maluliyet raporuna göre davacının 12/08/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının; 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: E cetveline göre %20.0(yüzdeyirminoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; kişinin tüm vücut özürlülük oranının %4(yüzdedört) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit edilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/3119 E. 2021/2025 K. Sayılı ilamına göre yerleşmiş uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ile bir talepte bulunulması halinde malûliyetin varlığı ve oranına ilişkin belirlemenin Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. 2024/5474 K. Sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın, kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerinin uygulanması ve tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılması şeklinde giderildiği anlaşılmıştır. Kazanın 12/08/2017 tarihinde meydana geldiği ve ATK... Üst Kurulunun 15/04/2023 tarihli raporu ile davacının tüm tedavi evrakları değerlendirilerek raporlar arasındaki çelişkilerin giderildiği ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının tüm vücut engellilik oranı %4 ve iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği tespit edildiğinden düzenlenen raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Aktüer Bilirkişi ... ve Makina Mühendisi ... tarafından 09/01/2022 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "18.08.2021 tarih 13984 karar numaralı Adli Tıp Kurumu- ... Adlî Tıp ihtisas Dairesi tarafından düzenlenen mütalaada; davacının % 23 sürekli maluliyetinin ve 4 ay iyileşme süresinin bulunduğu, rapor tarihi (09.01.2022) itibarıyla. TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak progresif rant yöntemiyle 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” ne göre; % 23 maluliyet oram sonrası, sürekli maluliyet zararının 1,167,641,67 TL olabileceği, davacının geçici iş göremezlik zararının 16.815,88 TL olabileceği, araçla ilgili çekilen fotoğraflarda; ön taraftan darbe alan aracın tüm motor bölümünün hasar gördüğü, hatta aracın iç bölümünün ortasına kadar - iç bölüm, ana araç kasası da dahil olmak üzere, tavan, koltuklar, air-bag ler, direksiyon vb. tamamen hasarlı olduğu. aracın tamamen hasar görmüş olduğu dikkate alındığında, eksper raporunda belirtilen işçilik tutarının bu denli büyük bir hasar için gerçeği yansıtmadığı, bu aracın özellikle ön- motor- şasi den hasar aldığı ve tamamen kullanılmaz hale geldiği dikkate alındığında, aracın pert işlemine tabi tutulması / toplam yerine koyma bedelinin sovtaj değeri tenzili ile uygun olacağı yerleşik Yargıtay içtihatları gereği olduğu, her ne kadar hasar bedeli toplam 170.804,69 TL olarak belirtilmiş olsa da, bu zararın en az ki parçada yaşanacak artık ve gerçek işçilik maliyeti flarafımdan değerlendirildiğinde kaporta, mekanik, elektronik, sökme takma, boya, cam, kilit, döşeme vb. min 36.000,00 -35,066,00 TL olabileceği göz önüne alındığında da, pert/ total hasar uygulamasının yerinde olacağı, 13 yasında olan bir aracın 180.000 Km de olması hayatın olağan akışına aykırı olduğu, aracın Almanya’dan tanzim edilmiş kaza tarihini kapsar bir kasko sigorta poliçesinin bulunabileceği, bu bağlamda resmi makamlar kanalı ite aracın öncelikle kazadan sonra nerede olduğu, aracın tamir edilip edilmediği, kasko sigorta poliçesinin bulunup bulunmadığı ve davacı araç malikinin aracı ile ilgili davalı ... şirketi tarafından ödenen 33.000,00 TL dışında herhangi bir hasar tazminat alıp almadığı, aracın yurt dışında geçmiş hasar/ ağır hasar kaydının bulunup bulunmadığı, tamir yoluna gidilmeden aracın sovtaj değeri ile elden çıkarılmış olması durumunda hangi bedelle satışının yapıldığının tespiti sonrasında, ancak gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli bir rapor hazırlanabileceğinin takdir ve hukuki değerlendirmesinin Yüce Mahkemeye ait olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Aktüer Bilirkişi ... ve Makina Mühendisi ... tarafından 14/06/2022 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak progresif rant yöntemiyle hesaplandığında; davacı ...’ in 12.08.2017 tarihinde geçirmiş olduğu kaza sonucu; 4 ay/120 gün süre ile; geçici iş göremezlik zararının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 16.815,88 TL olabileceği, “03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” ne göre; % 6 maluliyet oranı sonrası, sürekli maluliyet zararının 304.602,17 TL olabileceği, 2017 yılı kaza tarihi dikkate alındığında; davalı .... ‘ nin kişi başı azami 330.000,00 TL ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu, işbu hesaplanan tazminat miktarının 330.000,00 TL dahilinde bulunduğu, araç hasar bedeli yönünden davacı vekilinin iddiaları haricinde dosya muhteviyatına görüş ve kanaatimizi değiştirecek bilgi, belge ve dokümanların sunulmamış olması nedeni ile kök raporda belirtilen görüşlerin aynen devam ettiği" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporunda aktüerya hesaplama yönünden hükme esas alınan maluliyet raporunun farklı olması ve tazminata esas gelirin hesaplanmasında esas alınan asgari ücret bilgilerinin denetime elverişli olmaması ve araç maddi hasarı yönünden dosyada yer alan deliller dikkate alınarak değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla hükme esas alınmamıştır.Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Aktüer Bilirkişi ... ve Makina Mühendisi ... tarafından 04/08/2023 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Davacının araç hasarından dolayı zarar miktarının kaza tarihi itibarıyla 112.600,00 TL karşılığı 27.067,30 EURO olduğu, Mahkeme tarafından davacının talep edebileceği araç hasar zararının, aracın yurt dışı olmasından dolayı EURO cinsinden olması görüşü durumunda, davacının kaza tarihi itibarıyla 27.067,30 EURO talep edebileceği, Mahkeme tarafından davacının talep edebileceği araç hasar zararının, TL cinsinden talebin olması görüşüne göre, davacının kaza tarihi itibarıyla 112.600,00 TL talep edebileceği, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ‘nin içtihatları dikkate alınarak yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, Davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının €4.526,12 ya da rapor/hesap tarihi itibariyle TCMB Euro/TL kuru (03.08.2023: 29,5480) esas alınarak 133.737,79 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik zararlarının karşılanacağı Kişi Başı Tedavi ve Sağlık Giderleri Teminatı Limitinin 330.000,00 TL olduğu, teminat limitini aşan zararının olmadığı, Davacının hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının €21.885,91 ya da rapor/hesap tarihi itibariyle TCMB Euro/TL kuru (03.08.2023: 29,5480) esas alınarak 646.684,87 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 330.000,00 TL olduğu, teminat limiti aşan zararının Türk Lirası Cinsinden 316.684,87 TL olduğu," şeklinde rapor düzenlenmiştir..Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Aktüer Bilirkişi ... tarafından 20/12/2023 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; Davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının €11.067,24 ya da rapor/hesap tarihi itibariyle bilinen son TCMB Euro/TL kuru (19.08.2023: 31,7239) esas alınarak 351.096,02 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik zararlarının karşılanacağı Kişi Başı Tedavi ve Sağlık Giderleri Teminatı Limitinin 330.000,00 TL olduğu, teminat limitini aşan zararının 21.096,02 TL olduğu, davacının hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının €47.017,87 ya da rapor/hesap tarihi itibariyle TCMB Euro/TL kuru (19.08.2023: 31,7239) esas alınarak 1.491.590,21 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 330.000,00 TL olduğu, teminat limiti aşan zararının Türk Lirası Cinsinden 1.161.590,21 TL olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir.Düzenlenen bilirkişi ek raporunda Almanya'daki asgari ücretlerin ortalaması üzerinden hesaplama yapıldığı bu nedenle hükme elverişli olmadığı anlaşılmakla; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından yıllara göre celp edilen Almanya asgari ücret miktarı ve davacı tarafça sunulan ve tercümesi yapılan davacının kaza tarihinden önceki gelir belgesi de incelenmek suretiyle ve Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 2015/... E.2018/... K. Sayılı ilamı doğrultusunda; kaza tarihindeki kazancının gösteren maaş bordrosu temin edilerek ordaki kazançlar üzerinden işlemiş dönemin, işleyecek dönem için ise Almanya’daki asgari ücretin neti baz alınarak kat sayı ve işleyecek dönem hesabının Almanya'daki asgari ücretin belirlenen katı üzerinden yapılması; davacının Almanya'daki emeklilik yaşına göre pasif dönemde kabul edilmesi halinde ise davacının pasif dönem hesabının Almanya'daki asgari ücret neti üzerinden yapılması gerektiği anlaşılmakla belirtilen hususlarda rapor düzenlenmesi için dosyanın aktüer bilirkişi ...'ya tevdi ile ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verildiği, aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 12/03/2024 tarihli ek raporuna göre; "Davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik ve Sürekli İş Göremezlik zararlarının €6.876,00 ya da kaza tarihi olan 12.08.2017 itibariyle bilinen TCMB Euro/TL kuru (11.08.2017 Efektif Satış: 4,1801) esas alınarak 28.742,37 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik zararlarının karşılanacağı Kişi Başı Tedavi ve Sağlık Giderleri Teminatı Limitinin 330.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığı, Davacının hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının €33.002,34 ya da kaza tarihi olan 12.08.2017 itibariyle bilinen TCMB Euro/TL kuru (11.08.2017 Efektif Satış: 4,1801) esas alınarak 137.953,08 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 330.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limiti aşan zararının olmadığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Aktüerya bilirkişi tarafından 12/03/2024 tarihli ek raporda yapılan hesaplamanın Yargıtay 17. HD' nin 2020/2598 E. 2021/34 K 14.01.2021 tarihli kararı ve T.C. Yargıtay 17. HD. 2019/3292 E. 2021/1848 K. 24.02.2021 tarihli doğrultusunda, TRH 2010 Yaşama Tablosu ve progresif rant yöntemi olarak adlandırılan hesaplama yöntemi dikkate alınarak düzenlendiği, davacının sadece kısa bir süre için Türkiye’ye geldiği ve yaşamını uzun süredir Almanya da geçirdiği dikkate alınarak, kaza tarihindeki gelirine esas belgeler üzerinden mümkün değilse Almanya'daki asgari ücretine neti üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, davacının kaza tarihinde aylık ortalama geliri 408,73 euro olduğu ve 2017 yılı Almanya net asgari ücret aylık 1.719,00 euro olduğundan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından celp edilen Almanya net asgari ücret verileri üzerinden yapılan hesaplamanın usul ve yasaya ve Yargıtay içtihatlarına uygun olduğundan ve davacının talebinin TL üzerinden olduğu, davanın haksız fiile dayalı olduğu ve zararın haksız fiilin gerçekleştiği tarihte meydana geldiği dikkate alınarak kaza tarihinde geçerli olan kur üzerinden TL karşılığına hükmedilmesi gerektiğinden bilirkişi ek raporunda hesap edilen 28.742,37 TL geçici iş göremezlik zararı ve 137.953,08 TL sürekli iş göremezlik zararı hükme esas alınmıştır. Davacı vekili 16/07/2024 tarihli talep arttırım ve ıslah dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatını 28.742,37 TL'ye arttırdığı, sürekli iş göremezlik tazminatını 137.953,08 TL'ye arttırdığı ve araç hasar bedeli olarak talebini 112.600,00 TL olarak ıslah ettikleri, tamamlama/ıslah harcını yatırdığı ve talep arttırım/ıslah dilekçesinin davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Temerrüt ve faiz yönünden ise; davaya konu edilen zarar doğurucu haksız fiil, trafik kazası şeklinde gerçekleşmiş olup, haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Ancak haksız fiil faili olan sürücünün eylemi sonucu oluşan zararla ilgili, araç işleteninin sorumluluğunu teminat altına alan trafik sigortacısının, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve sigortacının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davacı tarafın, davadan önce başvurusunun bulunmadığı durumda ise, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Davacının 04/09/2019 tarihinde sigorta şirketine başvuru yaptığı ve 8 iş günü sonrası 17/09/2019 tarihi olduğundan 17/09/2019 tarihinde temerrüde düştüğü ve trafik kazasına neden olan ... plakalı araç hususi araç olmakla yasal faiz istenebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, 12/08/2017 günü saat 13:25 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı kamyonet ile D150-01 karayolunu takiben ... istikametinden İznik istikametine doğru seyri sırasında karşı yön istikametine geçerek idaresindeki aracın ön kısımları ile karşı yönde seyir halinde bulunan sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın ön kısımları ile çarpışması sonucunda trafik kazasının meydana geldiği, kaza sonucunda davacı ...'in yaralandığı, davalı ... şirketinin kaza tarihinde ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı olduğu, davacının dava açmadan önce sigorta şirketine başvurduğu, Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ve ceza yargılamasında hükme esas alınan ATK ... İhtisas Kurulunun 15/01/2019 tarihli kusur raporu ile kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ve düzenlenen ATK ... İhtisas raporunun kazanın oluşu, kaza tespit tutanağı ve ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporu ile uyumlu olduğu ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alındığı, Mahkememizce hükme esas alınan ATK ... Üst Kurulu'nun 15/04/2023 tarihli raporuna göre kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak davacının tüm vücut engellilik oranınının %4 olduğu, iyileşme (iş göremezlik süresinin) kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içinde bir başkasının yardımına gereksinim duymayacağının tespit edildiği, düzenlenen raporun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve tedavi evrakları esas alınarak düzenlendiği anlaşılmakla hükme esas alındığı, hüküm kurmaya ve denetime elverişli aktüer raporunda davacının sürekli iş göremezlik zararının 137.953,08 TL , geçici iş göremezlik zararının 28.742,37 TL olarak hesaplandığı, yapılan maddi zarar hesabının dosya kapsamına uyumlu ve denetime elverişli olduğu hükme esas alındığı, araç hasar bedeli yönünden düzenlenen 04/08/2023 tarihli makina mühendisi bilirkişiden alınan rapora göre davacıya ait aracın kaza tarihinde, kaza öncesindeki hasarsız halinin rayiç değeri: 38.000,00 EURO, sovtaj değerinin kaza tarihi itibarıyla: 3.000,00 EURO olduğu, aracın onarımının ekonomik olmayacağı, aracın tam hasarlı olduğu, dava konusu aracın onarımı yapılmadan hurda olarak değerlendirilmesi durumunda davacının zararının 38.000,00 EURO - 3.000,00 EURO = 35.000,00 EURO karşılığı, 145.600,00 TL olacağı, davacının sigorta firmasından tahsil ettiği araç zarar miktarı: 33.000,00 TL olduğundan davacının kalan bakiye araç hasar zarar miktarı: 145.600,00 TL - 33.000,00 TL = 112.600,00 TL olarak hesaplandığı, ve makina mühendisi bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla hükme esas alındığı, maddi zarardan davalı ... şirketinin ZMMS kapsamında davalı ...'ın araç işleteni, davalı ...'ın araç sürücüsü olarak sorumluluğunun bulunduğu, davacının 04/09/2019 tarihinde sigorta şirketine başvuru yaptığı ve 8 iş günü sonrası 17/09/2019 tarihi olduğundan 17/09/2019 tarihinde temerrüde düştüğü ve yasal faiz istenebileceği kanaatiyle davacının meydana gelen trafik kazası nedeniyle 28.742,37 TL geçici iş göremezlik 137.953,08 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 12/08/2017 kaza tarihinden itibaren (davalı ... yönünden 17/09/2019 temerrüt tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının trafik kazası nedeniyle aracının hasarlanmasından kaynaklı olarak 500,00 TL hasar tazminat bedelinin 12/08/2017 kaza tarihinden itibaren, 112.100,00 TL hasar tazminat bedelinin 16/07/2024 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı taraf trafik kazası nedeniyle uğradığı manevi zararlara ilişkin manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Manevi tazminatın miktarını tayin etme hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber, hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinmemiştir. Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli; manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Ayrıca Yargıtay HGK'nın 23.6.2004 tarih ve 2004/13-291E.-2004/370K. sayılı kararında manevi tazminat ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; "Manevi tazminat, gelişmiş ülkelerde artık eski kalıplarından çıkarılarak caydırıcılık unsuruna da ağırlık verilmektedir. Gelişen hukukta bu yaklaşım, kişilerin bedenine ve ruhuna karşı yöneltilen haksız eylemlerde veya taksirli davranışlarda tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gereğini ortaya koymakta; kişi haklarının her şeyin önünde geldiğini önemle vurgulamaktadır. Bu ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değildir. Burada amaçlanan sadece bir nebze olsun rahatlama duygusu vermek; öte yandan da zarar veren yanı da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla, caydırıcı olabilmektir." denilmek sureti ile manevi tazminatın belirlenmesine caydırıcılık unsuru ve insan yaşamının önemine özellikle vurgu yapılmıştır. Davaya konu somut olay anılı yasal düzenlemeler ve yukarıdaki ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazası neticesinde, kazanın oluş şekli, kaza tarihi, tarafların kusur oranı, maluliyet oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının yaşı, ülkenin ekonomik koşulları, paranın alım gücü birlikte değerlendirilerek kaza nedeniyle davacı tarafta yarattığı elem ve ızdırabın ağırlığı ve manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin tüm ilke ve kurallar nazara alınarak davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacının 80.000,00 TL manevi tazminatının 12/08/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davalılara yönelik olarak açmış olduğu maddi tazminat davasının KABULÜ ile, a.)Davacının meydana gelen trafik kazası nedeniyle 28.742,37 TL geçici iş göremezlik 137.953,08 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 12/08/2017 kaza tarihinden itibaren (davalı ... yönünden 17/09/2019 temerrüt tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, b.)Davacının trafik kazası nedeniyle aracının hasarlanmasından kaynaklı olarak 500,00 TL hasar tazminat bedelinin 12/08/2017 kaza tarihinden itibaren, 112.100,00 TL hasar tazminat bedelinin 16/07/2024 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacının davalılar ... ve ...'a yönelik olarak açmış olduğu manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; davacının 80.000,00 TL manevi tazminatının 12/08/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Maddi tazminat yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 19.078,67-TL harçtan daha ödenen toplam 4.787,58-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 14.291,09-TL harcın (davalı .... 8.529,53-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Manevi tazminat yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan ‭5.464,80-TL nisbi karar harcından peşin yatırılan ‭1.707,75‬-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 3.757,05-TL harcın davalılar ... ve ...'dan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Maddi tazminat yönünden; Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 44,687.27-TL vekalet ücretinin (davalı .... 30.000,00-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Manevi tazminat yönünden; Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-Manevi tazminat yönünden; Davalı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine, 9-Davacı tarafça yatırılan 44,40-TL başvuru harcı, 1.724,83-TL peşin harç, 2.847,00-TL tamamlama harcı ve 1.923,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam ‭6.539,23‬-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 10-Davacı tarafından yatırılan 9.700,00-TL Bilirkişi ücreti, 4.890,00-TL ATK Fatura bedeli, 3.304,00-TL tercüme evrakların çeviri bedeli ve 987,60-TL posta giderinden ibaret toplam 18.881,60-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 11-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep edilmesi halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilniin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 15/10/2024 Katip ... e-imzalı* Hakim ... e-imzalı*

Atıf: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/669, K. 2024/654, T. 15.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-20-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-669-e-2024-654-k-58123702cda7