İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/132 E. 2026/14 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/132
- Karar No
- 2026/14
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/132 Esas KARAR NO : 2026/14
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 18/02/2021 KARAR TARİHİ : 13/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Trafik kazasında yolcunun bedensel zarara uğraması nedeniyle, 6100 sayılı Yasa'nın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere), şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın işleten-sürücü yönünden olay tarihinden; davalı sigorta şirketi ve davalı ... hesabı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek ayans faizi ile birlikte, müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine, ayrıca 300.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işyeleyecek avans faizi ile işleten sürücüden tahsili ile davacılara ödenmesine, sürücünün taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir sayın mahkeme aksi kanatte olursa ihtiyati haciz konulması kararı verilmesine, 10.03.2020 tarihinde saat 17:20 sularında davalılardan sürücü işleten ... yönetimindeki ... plakalı araç müvekkillerin de içinde bulunduğu, dava dışı ... isimli şahsın yönetimindeki ... plakalı araca çarpmıştır. Bu çarpma sonucunda müvekkiller yaralanmıştır. Kazada ... isimli şahsın hiçbir kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Kusur : Hayat olayı ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... e. Sayılı dosyasında ceza davasına konu olmuştur. Bu dosyada bulunan Trafik kazası tespit tutanağına göre, şerit tecavüzünde bulunan ... plakalı araç sürücüsü ... 8/8 tam kusurlu bulunmuştur. Olayda müvekkillerimizin hiçbir kusuru bulunmamaktadır. Beden gücü kayıp oranı: Müvekkillerimizin beden gücü kayıp oranı henüz belirlenmemiştir. Davacılar hakkında bilgiler: 20.05.1993 d.lu ... 10.03.2020 kaza tarihinde (27) yaşında, ortaokul mezunu ve evhanımıdır. 27.11.1993 d.lu ... 10.03.2020 kaza tarihinde (27) yaşında Lise mezunu ve kaynakçı ustasıdır. ... 17.09.2019 d.lu kaza tarihinde (2) yaşındadır. Maddi tazminat isteği: Davacıların yukarda açıklanan niteliklerine, bakiye yaşam süresine, beden gücü kayıp oranına, davalı sürücünün asli kusuruna ve yargılama sırasında toplanacak delillere göre, 6100 sayılı Yasa'nın 107.maddesi uyarınca maddi tazminat hesaplatılarak hüküm altına alınması istenmiş; fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuştur. Sigorta Şirketinden taleplerin mahiyeti: Dava dışı ... tarafindan işletilen ve müvekkillerin içinde bulunduğu ... plâkalı aracın kaza tarihinde geçerli Zorunlu Taşıma Sigortası davalı ... Sigorta A.ş.'ye yaptırılmış olup, başvuruya karşın olumlu veya olumsuz bir yanıt verilmediğinden, başvurunun tebliğ edildiği 07.10.2020 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte maddi tazminat istenmiştir. ... hesabından taleplerin mahiyeti: Davalı ... tarafından işletilen ve kazaya sebebiyet veren ...plâkalı aracın kaza tarihinde geçerli bir Zorunlu Taşıma Sigortası bulunmamaktadır. Bu sebeple ... hesabına yapılan başvuruya karşın olumlu veya olumsuz bir yanıt verilmediğinden, başvurunun tebliğ edildiği 06.11.2020 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte maddi tazminat istenmiştir. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde , uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilir. Örneğin haksız fiil sebebiyle uğranılan zararın tazmini amacıyla açılan bir davada, davalının mal varlığının çok olmaması ve zaten az sayıdaki mal varlığını dava sürecinde elinden çıkarması, 3. kişilere devretmesi gibi hallerde bu durum karşımıza çıkabilmektedir. Trafik kazasında yolcunun bedensel zarara uğraması nedeniyle, toplanacak delillere göre (6100 sayılı Yasa'nın 107.maddesi uyarınca) maddi tazminat tutarı belirlenerek 1.000,00 TL'den az olmamak üzere (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla), işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden; davalılar sigorta şirketi ve ... hesabı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılardan tahsili ile müvekkile ödenmesine; Ayrıca 300.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte işleten / sürücü ...'tan tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı ... vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil belirtilen sayılı dosyanızda davalı olarak bulunmaktadır. Süresi içinde davaya cevaplarımızı ve delillerimizi ibraz ediyoruz. Açılan davayı kabul etmiyoruz şöyle ki; Kazanın oluşumunda müvekkilin kusuru bulunmamaktadır. Aksine kanaat halinde dahi kusur durumunun tespiti ile karşı kusurun varlığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Yaralanmalarında davacıların da kusuru bulunmaktadır. Eğer emniyet kemerlerini takmış olsalardı yaralanmanın meydana gelmeyeceği açıktır. Tazmin yükümünün kabulü halinde bu eksikliğin hakkaniyet indirimi olarak kararda nazara alınması gerekmektedir. Kaza neticesinde davacıların hiçbirinin aralanması mevcut olmayıp, maluliyetleri de bulunmamaktadır. Manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı malumdur. Bu hali ile üçyüzbinlira gibi bir manevi tazminatın fahiş olduğu açıktır. Manevi tazminat taleplerinin reddi gerekmektedir. Arabuluculuk gerçekleştirilmeden dava açılmış olup, dava şartı yokluğundan da öncelikle davanın reddi gerekmektedir. Belirtilen sebeplerle davanın reddine karar verilmesini" talep ETMİŞTİR. Davalı ... Sigorta A.ş. Vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil şirkete tensip zaptı ekinde sadece dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup, davacı yan, HMK m.121 gereğince diğer delil örneklerini tebliğ ettirmemiştir. Dava dilekçesindeki davacı ifadeleriyle tazminat talepleri açısından ve diğer yönlerden davaya cevap verme imkanımız yoktur. Delillerin tarafımıza tebliğ edilmesi gerekmektedir. Usulî anlamdaki bu eksiklik esasa vereceğimiz cevaplarımızı etkilemektedir. Bu nedenle delillerin tarafımıza tebliğine kadar davaya cevap verme hakkımızı saklı tutuyoruz. Davacı davasını İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde açmıştır. Hâlbuki davaya bakmaya müvekkil şirketin yargı çevresinde bulunduğu İstanbul Anadolu Mahkemeleri yetkilidir. Bu sebeple davanın yetkisizlikten reddi gerekmektedir Dava konusu uyuşmazlık taraf sıfatından ötürü ticari uyuşmazlık niteliğinde olup, 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe girmiş olan 7155 sayılı kanun gereği; ticari uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiştir. Ancak davacı tarafından huzurdaki dava açılmadan önce herhangi bir arabuluculuk başvurusunda bulunmamıştır. İşbu nedenle huzurdaki davanın usulden reddi gerekmektedir. Davadan önce müvekkil şirkete yapılan başvuru neticesinde müvekkil şirket nezdinde hasar dosyası oluşturulmuştur. Yapılan incelemeler neticesinde, sigortalımız araç sürücüsünün kaza tespit tutanağı uyarınca kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Dava konusu kazanın meydana gelmesinde...plaka sayılı araç sürücü kusurludur. Trafik Kazası Tespit Tutanağı uyarınca sigortalımız araç sürücüsü kusursuzdur. Trafik Kazası Tespit Tutanağı resmi nitelikte bir belge olup aksini iddia eden aynı nitelikte resmi belge ile ispatlamalıdır. Sigortalı araç kusursuz olup bu nedenle müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. yaralanan ve/veya maluliyetinin olduğunu iddia eden davacının müterafik kusurunun olup olmadığının tespit edilmesi dolayısı ile ortaya çıkan sonuçta müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının mahkemece tespiti gerekmektedir. Mağdur şahsın müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı tespiti, dolayısı ile davacının kazada olmasa bile maluliyette kusurunun bulunup bulunmadığının anlaşılması ve tespit edilen kusur oranın da da eğer bir tazminat hesaplanırsa bu kusur oranında indirim yapılması gerekmektedir. davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, 6111 sayılı yasa uyarınca müvekkil şirketin geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderleri nedeniyle herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. davacı tarafın tedavi gideri taleplerinin müvekkil şirket açısından reddi gerekir. Davacının maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağının tespitini ve maluliyet oranının tespiti mevzuata göre maluliyet raporu tanzime tek yetkili istanbul adli tıp kurumu üçüncü ihtisas kuruluna sevk edilerek maluliyet raporu alınmasını talep ediyoruz. Davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla; sigorta poliçesinde yazılı teminat tutarı, maluliyet halinde doğrudan doğruya hak sahiplerine ödenmez. Davacıların mali ve içtimai durum araştırması yapılmalıdır. Maluliyet sebebiyle uğranılan zarar talebinde; öncelikle davacının bu kaza nedeni ile malul kaldığını, bu maluliyet sebebiyle meslekte kazanma güç kaybını ve bu kayıp nedeni ile uğradığı zararı ispat etmelidir. Bunun için davacının mesleği, maluliyetten önceki ve sonraki gelir durumu ve tazminata etki edecek diğer faktörler tespit edilerek bilirkişi raporu alınmalıdır. yeni trafik sigortası genel şartları gereğince hesaplamalarda dikkat edilecek hususlar aşağıda belirtilmiştir. bu şartlara göre; trh 2010 yaşam tablosu kullanılmalı, teknik faiz %1,8 olarak kullanılmalı, hesaplamalarda vergilendirilmiş belgeler kullanılmalı belge olmaması halinde asgari ücret nazara alınmalı, tazminatın ax,n formülü ile hesaplanmalı, tazminat hesaplanırken devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün alınmalıdır. maluliyetten dolayı zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerekmektedir. Yukarıda izah edilen sebeplerle, Sayın Mahkemece müvekkile, sigortalı araç sürücüsüne izafe edilecek kusurun varlığı halinde, zarar hesabının ancak Başbakanlık Hazine Müşteşarlığınca tutulan Aktüerler Siciline kayıtlı, aktüer sıfatına haiz bilirkişilerden seçilecek uzmana yaptırılmasını talep ederiz. Trafik sigortası ve maluliyet teminatının mevcut olduğu motorlu taşıtlara ilişkin Sorumluluk Sigortalarında teminat kapsamında gerçekleştirilecek tazminat ödemelerinde münhasıran 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazete’ de yayınlanan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik” esas alınmalıdır. T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı’nın 20.09.2010 tarih ve 44390 sayılı Motorlu Araçlara İlişkin Zorunlu Sigortalarda Tazminat Ödemelerine Esas Olan Maluliyet Oranları Hakkında Sektör Duyurusu uyarınca da arazların oransal değerlendirmelerinde işbu yönetmelik esas alınarak hazırlanan raporların kabul edilmesi gerekmektedir. Davacının bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumu tespit edilerek, mükerrer ödemeyi ve haksız zenginleşmeyi önlemek için kurum tarafından davacıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ile maluliyet nedeni ile bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin sorulmalıdır. Zira dava mahiyeti itibarıyla öncelikle sosyal güvenlik kurumlarınca karşılanmayan zararların giderilmesine ilişkindir. Haksız eylem sonucu yaralanma ve maluliyet sebebiyle maddi tazminat talebiyle açılan davalarda, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zarar belirlenerek ona hükmedilmesi gerekir. Gerçek zararın belirlenebilmesi için, olay sebebiyle elde edilen kazanımlar tazminat tutarından indirilmelidir. Özel yasaları gereği SSK, Bağkur Ve Emekli Sandığı kurumunun yaptıkları ödemeler sebebiyle rücu hakkı bulunmaktadır. Bu sebeple, bu kurumlara re’sen yazı yazılarak; davacılara peşin sermaye değerli ödeme yapılıp yapılmadığının, eğer ödeme yapılmışsa tazminattan düşülmesini talep ediyoruz. Kurum tarafından davacıya gelir bağlanmamış ise bu durum davacının hakkını doğrudan etkileyeceğinden davacı tarafa S.G.K.(veya ilgili kuruma) karşı dava açması için önel verilmesini talep ediyoruz. Bu davanın sonuna kadar, işbu dava da bekletici mesele yapılmalıdır. Davacı kaza esnasında davaya konu kazada sigortalı aracın içerisinde yolcu konumunda bulunmaktadır. İşbu nedenle Yargıtay yerleşik içtihatları gereği; 6098 sayılı TBK m.51 ve 52 uyarınca uygun bir indirim yapılması gerekmektedir. Müttevefanın nüfus kayıt örneklerinin celbi ile dosya kapsamına alınmasına, Müvekkil şirketin sorumluluğu yalnızca sigortalısının kusuru nisbetinde ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan Adli Tıp Kurumu’ndan kusura ilişkin rapor alınmasına, Kusur durumuna göre Hazineye kayıtlı aktüer aracılığı ile bilirkişi incelemesi yapılmasına, Davacının emniyet kemeri kullanıp kullanmadığının tespitine ve müterafik kusurun tazminattan düşülmesine, SGK'ya müzekkere yazılarak davacılara ödeme yapılıp yapılmadığının ve yapılmış ise hangi koldan ödeme yapıldığının sorulmasına ve yapılan ödemelerin tazminat hesabından düşülmesine, Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, müvekkil şirket dava açılmasına sebep olmadığından tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini" talep edilmiştir. Davalı ... Hesabı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Dava, 10.03.2020 tarihinde ... sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile davacıların da içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında meydana gelen kaza neticesinde davacıların maluliyet tazminatlarının ödenmesi talebinden ibarettir. 10.03.2020 tarihinde kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) sigortası bulunmadığı gerekçesiyle ... HesabRndan tazminat talebinde bulunuluştur. Yapılan i incelemede kazaya karışan ...plakalı aracın ...Anonim Şirketi'nde sigortası olduğu tespit edilmiştir. Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca; sigortası bulunan araçların verdiği zararların karşılanması mümkün değildir. Başvurucunun müracaatının Karayolları Motorlu Araçlar Zofunlu Mali Sorumluluk (Trafik) poliçesini düzenleyen Sigorta Şirketine yapılması gerekmektedir. Hal böyle iken ... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesinin bulunması nedeniyle Müvekkil Kurumun soruinluluğuna gidilmesi hukuken mümkün değildir. Bu sebeple de işbu başvurunun reddi gerekmektedir. Davacı tarafın dava dilekçesi incelendiği takdirde anlaşılacağı üzere, davaya konu olan trafik kazasına ilişkin müvekkilim kurumun sorumluluğunun tespiti açısından gerekli olan birçok husus davacı vekili tarafından müphem bırakılmıştır. Ayrıca 02.08.2016 tarihinde Poliçe Genel Şartlarında değişiklik meydana gelmiş, Ek:6 | Tazminat Ödemelerinde İstenilecek Belgeler maddesinde başvuru sırasında ibrazı zorunlu olani evraklar açıkça sayılmıştır. Ancak davacı yanca işbu davadan önce Müvekkil Kuruma herhangi bir. Başvuru yapılmadığından ilgili zorunlu belgeler de tarafımıza iletilmemiştir. Öncelikle bu belirsiz durumun aydınlığa kavuşturulması davaya konu olan trafik kazasına ilişkin her türlü belgenin tarafımıza tebliğ edilmesi gerekmektedir. Başvuru şartına ilişkin itirazımız saklı kalmak kaydıyla, davacı tarafın dava dilekçesinde belirtilmiş olduğu delillerinin ve trafik kazasına ilişkin her türlü belgenin tarafımıza tebliğ edilmesine, i iş bü delillerin tarafımıza tebliğ edildiği ana kadar her türlü itiraz ve def-i hakkımızı saklı tuttuğumuzu, belirtmek isteriz. Çarpma sonucu savrulan bir eşya da olsa insan bedeni de olsa eninde sonunda bir engelle durdurulur. Kurumumuzun sorumluluğunun tespiti açısından öncelikle ... sevk ve idaresindeki araç ile ile ... sevk ve idaresindeki aracın kusur oranlarının bilirkişi tarafından tespit edilmesi gerekir. Kusur oranı belirlenmeden Kurumumuzun sorumluluğuna gidilemez. İşbu başvuru nedeniyle kusur oranının yeniden tespit edilecek olması tarafların kusur oranı ve aidiyetleri bakımından çelişkili kararların verilmesi olasılığını ortadan kaldıracak; hak ve adâlet kurallarına aykırı bir sonuç ortaya çıkmaması, yargıya olan güvenin sarşılmanlası yönü gözetilecektir. Her ne kadar ceza yargılamasında kusur değerlendirilmesi yapılmışsa da H.M.K.'ya göre çözümü özel ve teknik bilgiye dayanan konularda ihtisas sahibi kişilerin dinlenilmesi ve onların vereceği rapor esas alınarak hüküm kurulması gerekir. Trafik Yasası ve Tüzüğünün düzenlendiği trafik kuralları özel bilgiyi gerektiren bir ihtisas kolu olarak esas alınarak hüküm kurulması gerekir. Trafik Yasası ve Tüzüğünün düzenlendiği trafik kuralları özel bilgiyi gerektiren bir ihtisas kolu olafak tanımlanmış konulardandır. Davanın reddine karar verilmesini" talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizde görülmekte olan işbu dava; davacıların 10/03/2020 tarihinde içerisinde yolcu olarak bulundukları ... plaka sayılı araç ile davalı... sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı araç arasında gerçekleşen trafik kazası nedeniyle davacıların yaralanmalarına istinaden maddi ve manevi tazminat isteminden ibarettir. Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin mahkememize vermiş oldukları raporda özetle: "Davalı ...Anonim Şirketi adına kayıtlı ...plakalı araç sürücüsü ...'ın kazanın oluşumuna sebep olan sürücü olarak kazada %100 (Yüzde Yüz) oranında ASLİ tam kusurlu olduğu, Davacı ..., ... ve ... 'nın içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sürücüsü ...'”'ın kazanın oluşumunda %0 (Yüzde Sıfır) oranında kusursuz olduğu, Gerekçesi ile yukarda açıklandığı üzere 10.03.2020 tarihinde trafik kazasında yaralandığı beyan edilen; ...'nın; Talep edebileceği bakıcı gideri, tedavi gideri, sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatının olmadığı, ...'nın; Talep edebileceği bakıcı gideri, tedavi gideri, sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatının olmadığı, ...'nın; Talep edebileceği bakıcı gideri, tedavi gideri, sürekli iş göremezlik tazminatının olmadığı, talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatının 1.704,57 TL olduğu, ... hesabı yönünden; Takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; .... hesabının beyan ettiği üzere, ... plakalı kamyonetin 10.03.2020 kaza tarihinde ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altında olduğu; Kabul edilirse, davalı ... hesabının ...'nın 1.704,57 TL geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığı. Araç sürüsünün sorumlu olduğu, Kabul edilmezse, davalı ... hesabı ...'nın 1.704,57 TL geçici iş göremezlik tazminatından araç sürüsü ile müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, ... Sigorta A.Ş. Yönünden; ... Sigorta A.Ş.sigortalısı, ... plakalı minibüs sürücüsü ...'a kazanın meydana gelmesinde kusur tanımlanmadığından ... Sigorta A.Ş.'nin ...'in 1.704,57 TL geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığı, olumlu kabul için 10.03.2020 ... hesabı ...l'in geçici iş göremezlik tazminatı edilirse, temerrüt tarihinin ... hesabı için 19.11.2020,araç kaza tarihi olduğu, ... plakalı araç kamyonet olduğu için uygulanacak faizin talep doğrultusunda avans faiz olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Mahkememiz ara kararı gereği dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas kurumu'nun 06/11/2023 tarihli raporunda özetle: "... ve ... kızı, 20/05/1993 doğumlu, ...’nın 10/03/2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında engelliliğine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli ve geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı" şeklinde rapor sunulmuştur. Mahkememiz ara kararı gereği dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas kurumu'nun 05/08/2024 tarihli raporunda özetle: "... ve ... kızı, 20/05/1993 doğumlu, ...’nın 10/03/2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih, 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engelliliğine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli ve geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı" şeklinde rapor sunulmuştur. Mahkememiz ara kararı gereği dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas kurumu'nun 22/04/2025 tarihli raporunda özetle: "Kurulumuzun... tarih, ... sayılı ve ... tarih, ...sayılı müzekkerelerinde kişinin olay tarihli tüm tıbbi evrakının ve son durumunu gösterir raporlarının gönderilmesinin istendiği, Mahkemenizin ... tarihli, ...dosya nolu yazısı ile gönderilen dosya içeriğinde, kişinin son durumunu gösterir raporların mevcut olduğu ancak olay tarihli tıbbi evraklara ulaşılamadığından, dosyanın mevcut hali ile değerlendirilerek rapor düzenlenmesinin istendiği, kalıcı iş gücü kaybı oluşup oluşmadığının tespitinde kişilerin olay tarihli tıbbi belgelerinin incelenmesinin adli tıbbi bir gereklilik olduğu, ancak dosya içerisinde mevcut kişi adına düzenlenmiş son durum muayenesinde kişinin olay tarihinde “sol omuzda ağrı” dışında yaralanma tariflemediği, kişinin başkaca yaralanmasının olmadığının mahkemenizce kabulü halinde; ... ve ... oğlu, 27/11/1993 doğumlu, ...’nın 10/03/2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının,...tarih ve ... sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında engelliliğine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, Başka birisinin geçici ve sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı" şeklinde rapor sunulmuştur. Davacı vekili tarafından mahkememize tanık bildirildiği ve tanığın dinlenilmesi amacıyla Çekerek Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazıldığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Talimat Talimat sayılı dosyasında davacı tanığı ... duruşmada: " ... benim oğlum olur. ...'de davalı ... kullandığı araç yüzünden davacılar yaralandı. Hatta ben de bu kazada idim. Biz minübüs tarzı bir araç ile ...'ye gitmiştik. Kaza Alaca istikametine doğru ... çıkışındaki bir kavşakta meydana geldi. Davalı taraf bir anda bizim içerisinde bulunduğumuz aracın önüne çıktı. Gelinim olan Nevin kaza anında hamile idi. Kaza sonrasında düşük tehlikesi geçirdi. Küçük torunum ...'da 6 aylıktı. Kazadan önce huzurlu olan çocuk kazadan sonra iyice huzursuz oldu. Torunumun, gelinimin ve oğlumun psikolojilerinde bozulmalar oldu. Gelinim de aşırı sinirlenme vuku buldu. Oğlum yaklaşık 6 ay kadar işe gidemedi. Oğlum kaynak ustasıdır. Gelinim çalışmamaktadır. Halen dahi oğlum, gelinim ve torunum psikolojik destek almak için devamlı olarak hastaneye gitmektedirler. Kazadan sonra ne gibi başkaca bedenen ve ruhen hasarlar kaldı bunu bilmiyorum. Kazadan sonra da oğlum çalışamadığı için gelenimin ailesi ve bizim tarafımızdan vermiş olduğumuz maddi ve manevi destek ile geçimlerini sağladılar. Oğlum şu an çalışmaktadır. Oğlum eskisi gibi devamlı ve sağlıklı çalışabilir mi bilmiyorum. Söyleyeceklerim bundan ibarettir, başkaca da bilgim ve görgüm yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacılar vekilinin adli yardım talebinde bulunduğu, 19/03/2024 tarih 9 numaralı celse 5 numaralı ara kararı gereği adli yardım talebinin kabulü ile HMK 335/1-a uyarınca yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muaf tutulmasına, masrafların suç üstü ödeneğinden karşılanmasına dair ara karar kurulmuştur. Davalı ... Hesabı yönünden yapılan değerlendirmede; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. Maddesinde; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Emsal mahiyette Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında özetle; "Dava, zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davacının trafik kazası nedeniyle zarar gören davalıya ödediği tazminatın iadesi amacıyla başlattığı takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamına göre;... tarihinde ... plaka sayılı aracın ... plaka sayılı aracın ön kısmı ile çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiği, ...plaka sayılı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde ...tarihleri arasında davacı sigorta şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, davacı sigorta şirketince 16/10/2018 tarihinde davalı ...'na 7.500,00 TL ödeme yapıldığı, sigorta poliçesinde sigortalı ve sigorta ettirenin dava dışı ... olduğu, kaza tespit tutanağında ...plaka sayalı aracın sahibinin ... olduğunun belirtildiği ve aracın 26/07/2018 tarihinde ...adına tescil edildiği, davacı sigorta şirketince kaza tarihinden önce sigortalı aracın satılması nedeniyle zarar gören davalılara ödediği bedelin iadesi amacıyla başlattığı takibe vaki itirazın iptali istemi ile eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. ... 9. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı sigorta şirketi tarafından davalılar hakkında 7.500,00 TL asıl alacak ve 36,99 TL faiz olmak üzere toplam 7.536,99 TL alacağın tahsili talebiyle başlatılan takibin davalıların itirazı ile durduğu, eldeki davanın yasal 1 yıllık süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91 vd. maddelerinde zorunlu mali mesuliyet sigortası düzenlenmiştir. Bu sigortanın amacı trafik kazaları nedeniyle 3. kişilerin uğrayacakları zararların kolayca temin edilmesini sağlamaktır. Bu sigorta işleteni değil, aracı takip etmektedir. Zorunlu Mali Mesuliyet sigortası işletenin Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere yapılmaktadır. KTK’nın 91. maddesinde, işletenlerin bu kanunun 85/1. maddesine göre sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, aynı Yasa'nın 94. maddesinde, sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorunda olduğu, sigortacının sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihi itibariyle 15 gün içinde fesh edebileceği, sigortanın fesih tarihinden 15 gün sonrasına kadar geçerli olacağı, aynı Yasa’nın 95. maddesinde ise, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurulabileceği hükümlerine yer verilmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesinde; davacı, davalı ...'nun işleteni olduğu araca çarparak zarar veren dava dışı işletene ait aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısıdır. Davacı sigorta şirketi ile dava dışı işleten arasında dosyada mevcut poliçeye göre 18/09/2017-18/09/2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi düzenlenmiş olup davaya konu kaza 24/08/2108 tarihinde poliçe vadesi içinde meydana gelmiştir. Her ne kadar davacı sigorta şirketi vekili, işletenin kaza tarihinden önce değişmiş olduğunu ve bu nedenle davalılara yapılan ödemenin iadesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, KTK'nın 95/2. maddesi gereğince poliçenin iptal edildiği, geçersiz olduğu bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığı gibi haller sigortacı ile sigortalı arasındaki iç ilişki olup davalı olan 3. kişiye karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Mahkemece, olay tarihini kapsayan zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesinin varlığı halinde KTK'nın 95/2. maddesi gereğince sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin poliçenin iptal edildiği, geçersiz olduğu bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığına ilişkin iddiaların sigortacı tarafından 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ve yanılgılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur." şeklinde karar verilmiştir. Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin ... E ...K sayılı ilamında özetle; "Dava, trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin rücuen tazmini istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. 2918 Sayılı KTK'nun 94. maddesinde "Sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır. Sigortacı, sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde feshedebilir. Sigorta fesih tarihinden 15 gün sonrasına kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır. Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS Genel Şartları C.4 maddesinde ise; “Sigorta sözleşmesi, sözleşmeye taraf olan araç işletenini takip eder. İşleten, sahip olduğu yeni araca ilişkin bilgileri sigortacıya bildirir. Araç grubunda herhangi bir değişiklik meydana gelmesi halinde, C.3 maddesi hükümleri kıyasen uygulanır. Ancak, sözleşme süresi içinde işletenin değişmesi halinde sigorta sözleşmesi, işletenin değiştiği tarihten itibaren 10 gün süresince herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve prim ödenmeksizin yeni işleten içinde geçerli olur. Araç değişikliği nedeniyle yeni bir sigorta yaptırılması durumunda, sigortacının işletenin değiştiği tarihe kadar hak kazandığı prim gün esasına göre tespit edilir ve fazlası sigorta ettirene geri verilir" hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda; ... plakalı aracın 11/05/2010 tarihli satış işlemi ile devir edildiği, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen sigorta şirketine 23/06/2009-2010 tarihlerini kapsar ZMMS poliçesinin düzenlendiği, poliçenin düzenlenme tarihinin 20/06/2009 olduğu, öz konusu poliçenin işleten değişikliği nedeni ile feshedilmediği anlaşılmıştır. KTK'nun 94. maddesinde öngörülen ve zorunlu olan işleten değişikliği bildirimini anılan Kanun maddesinde belirtilen 15 gün içinde davalı ... Sigorta A.Ş’ye bildirmediği ve sigortacının dava konusu poliçeye ilişkin sigorta sözleşmesini fesh ettiğine ilişkin bir bilginin bulunmadığı, bu nedenle ... Sigorta A.Ş’nin ZMMS poliçesi kapsamındaki sorumluluğunun devam ettiği, davaya konu kazanın ise söz konusu poliçenin geçerli olduğu süre içerisinde meydana geldiği, sonuç olarak kaza tarihinde ve saatinde davaya konu aracın sigortalı olduğu, dolayısıyla davalı ... Hesabının zarardan sorumlu olmayacağı ve ... Hesabına karşı husumet yöneltilemeyeceğinden İlk Derece Mahkemesince verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ... E. ve ...K.sayılı kararı). Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. " şeklinde karar verilmiştir. Dava dışı ... A.Ş'den celp edilen müzekkere cevabına göre; ... plakalı aracın dava dışı şirket nezdinde ZMMS poliçesinin bulunduğu, kaza tarihinden evvel 31/01/2020 tarihinde aracın satış gördüğü ve aktif poliçesinin bulunmadığı ancak herhangi bir zeyilnamenin de düzenlenmediği bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; her ne kadar davacı tarafından ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle aktif ZMM Sigortasının bulunmadığından bahisle ... Hesabı aleyhine dava ikame edilmiş olsa da emsal mahiyetteki içtihatta da bildirildiği üzere ilgili ZMMS poliçesinin iptal edilmemesi hâlinde KTK 95/1 uyarınca zarara uğrayan üçüncü kişiler bakımından ayakta olduğu ve sigorta şirketinin sorumluluğunun devam ettiği, aracın satışının bildirilmemesinin üçüncü kişilere karşı sigortacının sorumluluğunu kaldırmadığı ve dolayısıyla ... Hesabı yönünden sorumluluğun başlamadığı bir başka deyişle pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Kazanın oluşumu, kusur durumu ve davalı ...'nın sorumluluğu bakımından yapılan değerlendirmede; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 10.03.2020 günü saat:17:15 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüsü ile ... Caddesi üzerinden Çekerek ilçesi yönüne seyir halindeyken belirtilen kavşağa geldiği esnada aracının ön kısımları ile hayvan pazarı istikametinden gelen ...Sokak istikametine geçmek üzere ... kavşağına kontrolsüz bir şekilde girip belirtilen yöne geçmek isteyen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet aracın sol arka çamurluk ve tekerlik kısımlarına çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı kaza meydana gelmiş olup minibüs içerisinde bulunan anne kucağında olan ...’nın koltuğa kafasına çarpması sonucu yaralanması şeklinde dava konusu kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile meskûn mahal içinde görüşün açık olduğu, gündüz vakitte, açık havada, kuru, asfalt zeminde düz yolda Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüsü ile ... Caddesi üzerinden Çekerek ilçesi yönüne seyir halindeyken belirtilen kavşağa geldiği esnada aracının ön kısımları ile hayvan pazarı istikametinden ... kavşağına kontrolsüz bir şekilde girip ...Sokak istikametine geçmek isteyen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet aracın sol arka çamurluk ve tekerlik kısımlarına çarpması sonucu kaza meydana geldiği dosya içeriğinden anlaşılmıştır. Davalı ...'ın KTK'nın 84/h maddesi uyarınca kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak, KTK'nın 57/1-a maddesi uyarınca kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamadığı, dikkatli olmadığı ve geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermemesinden kaynaklı olarak bahse konu trafik kazasının gerçekleştiği anlaşıldığından davalı ...'ın %100 kusurlu olduğu anlaşılmıştır. ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın ise kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru mahkememizce tespit edilememiştir. Dolayısıyla ...'ın ZMM sigortacısı olan davalı ...'nın da davacıların uğramış olduğu zararlar bakımından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmakla ... aleyhine açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacıların maluliyet durumlarının ve maddi tazminat talepleri bakımından yapılan değerlendirmede; ATK'dan alınan raporlar doğrultusunda davacı ...'nın sürekli iş göremezliğinin bulunmadığı ve 3 haftaya kadar geçici iş göremezliğinin bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafından sunulan 15/10/2024 tarihli açıklama dilekçesi ile davacı ... bakımından 200,00 TL hastane ve tedavi gideri, 200,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 200,00 TL iktisadi geleceğinin tehlikeye düşmesinden dolayı uğradığı zarar ve 200,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep edilmiştir. Alınan ATK raporu doğrultusunda davacının sürekli iş gücü kaybı olmadığından buna taalluk eden 200,00 TL iktisadi geleceğinin tehlikeye düşmesinden dolayı uğradığı zarar ve 200,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talepleri bakımından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Tedavi gideri talebi bakımından bilirkişi tarafından yapılan hesaplama ve değerlendirmede talep edebileceği tedavi gideri tespit edilememiş olduğundan bu yönden de davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Geçici iş göremezlik tazminatı bakımından ise bilirkişi tarafından yapılan hesaplama ve bedel arttırım dilekçesi doğrultusunda 1.704,57 TL tazminatın davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacılardan ...'nın da sürekli iş göremezliğinin bulunmadığı ve 2 haftaya kadar geçici iş göremezliğinin bulunduğu tespit edilmiştir. Ancak davacı tarafından sunulan 15/10/2024 tarihli açıklama dilekçesi ile davacı ... bakımından yalnızca 100,00 TL değerinde tedavi ve bakım masrafları talep edilmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplama ve değerlendirmede ise davacı ...'nın talep edebileceği tedavi gideri tespit edilememiştir. Bu sebeple maddi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Davacılardan ...'nın da sürekli iş göremezliğinin bulunmadığı ve 3 haftaya kadar geçici iş göremezliğinin bulunduğu tespit edilmiştir. Ancak davacı tarafından sunulan 15/10/2024 tarihli açıklama dilekçesi ile davacı ... bakımından yalnızca 100,00 TL değerinde tedavi ve bakım masrafları talep edilmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplama ve değerlendirmede ise davacı ...'nın talep edebileceği tedavi gideri tespit edilememiştir. Bu sebeple maddi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Davacıların manevi tazminat talepleri yönünden yapılan değerlendirmede; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi... E ... K. Sayılı ilamında; "Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, B.K.’nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür." denilmiştir. Anılan Yargıtay içtihadı ve Borçlar Kanunu'na uygun olarak manevi tazminatın belirlenmesinde ise; davalı ...'ın yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasına göre veteriner hekim olduğu, aylık emekli maaşı, normal geliri ve kira getiren evinin bulunduğu, üzerine kayıtlı 3 adet aracının bulunduğu, davacı ...'in ise freze işçisi olduğu, kirada oturduğu, davacı ...'in ev hanımı olduğu geliri bulunmadığı ve davacı ...'nın ise kaza tarihi itibariyle 6 aylık bebek olduğu UYAP üzerinden yapılan sorgudan davacı üzerine kayıtlı herhangi bir taşınmaz bulunmadığı, davalı Muammer adına ise 12 adet taşınmaz bulunduğu, taşınmazların üçünün mesken niteliğinde olduğu kalanının ise bahçe/arsa niteliğinde bulunduğu dikkate alınarak; davacılar bakımından zenginleşme aracı olmaması fakat çektikleri acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla dosyadaki kusur durumu ve yaralanmalarının niteliği de dikkate alınarak her bir davacı bakımından ayrı ayrı 5.000,00'er TL manevi tazminatın davalı ...'tan tahsiline dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 1-Davacı ... bakımından talep edilen 1.704,57 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 10/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davacı ... bakımından 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Davacı ... bakımından 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Davacı ... bakımından 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 5-Davacılar ... ve ... tarafından talep edilen maddi tazminat davasının reddine, 6-Davalı ... Hesabı aleyhine açılan davanın usulden reddine, 7-Davalı ... Sigorta A.Ş aleyhine açılan davanın reddine, 8-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL'nin mahsup edilerek bakiye 672,70 TL harcın davalı ...'dan alınarak Hazineye irat kaydına, 9-1)İstanbul Arabuluculuk Bürosu ... büro numaralı arabuluculuk tutanağı bakımından; 6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.129,49 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-2)İstanbul ...Arabuluculuk Bürosu ... büro numaralı arabuluculuk tutanağı bakımından; 6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.129,49 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL peşin harç, 59,30 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 118,6 TL harcın davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, 11-Maddi tazminat davası yönünden davacı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince dava değeri olan 1.704,57 TL üzerinden hesaplanan 1.704,57 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacı ...'ya verilmesine, 12-Adli yardım kapsamında sarf edilen 27.087,40 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesap edilen (%5 kabul, %95 ret) 25.587,64 TL yargılama giderinin davacılardan, 1.499,76TL yargılama giderinin ise davalı ...'dan alınarak Hazineye irat kaydına, 13-Davacı tarafından sarf edilen 5.830,00 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesap edilen (%5 kabul, %95 ret) 322,780 TL yargılama giderinin davalı ...'tan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin yargılama giderinin ise davacılar üzerinde bırakılmasına, 14-Manevi tazminat davası yönünden Davacı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. 10/1 maddesi gereğince dava değeri olan 5.000,00 TL üzerinden hesaplanan 5.000,00 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacı ...'ya verilmesine, 15-Manevi tazminat davası yönünden Davacı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. 10/1 maddesi gereğince dava değeri olan 5.000,00 TL üzerinden hesaplanan 5.000,00 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacı ...'ya verilmesine, 16-Manevi tazminat davası yönünden Davacı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. 10/1 maddesi gereğince dava değeri olan 5.000,00 TL üzerinden hesaplanan 5.000,00 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacı ...'ya verilmesine, 17-Davalılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. maddesi gereğince reddedilen dava değeri olan 800,00 TL üzerinden hesaplanan 800,00 TL'nin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, 18-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalıların yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/01/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır
TASHİH ŞERHİ
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 304. Maddesinde hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların mahkemece re'sen düzeltilebileceği hüküm altın alınmıştır. Bu bağlamda her ne kadar 2 numaralı hüküm fıkrasında "Davacı ... bakımından 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," ibaresi kullanılmış olsa da hükmedilen manevi tazminatın hükmün giriş kısmından da anlaşılacağı üzere davalı ...'dan alınarak davacı ...'ya verilmesine şeklinde olması gerekse de sehven davacı ...'ya verilmesine denildiği anlaşılmakla HMK 304 uyarınca hükmün re'sen aşağıdaki şekilde tashihine karar vermek gerekmiştir. Mahkememizin 13/01/2026 tarihli hükmünün ikinci maddesindeki "..." ibaresinin ÇIKARILARAK yerine "..." ibaresinin EKLENİLMESİ suretiyle HÜKMÜN TASHİHİNE, Tashih şerhinin gerekçeli kararın tüm nüshalarına eklenilmesine, Dair; esas hüküm ile birlikte istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verildi.04/02/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır