İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/121 E. 2023/374 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/121
Karar No
2023/374
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVACILAR : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA İHBAR OLUNAN : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 05/10/2022 KARAR TARİHİ : 05/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin murislerinin .....tarihinde saat .....sıralarında Çermik ilçesi .....Mahallesi Diyarbakır Caddesi yol üzerinde bulunan .....önünde trafik kazası geçirdiğini, dava dışı .....kırmızı renkli plakasız motosikleti ile yoldan geçtiği esnada maktul .....çarpması sonucu maktul murisin ağır yaralandığını, tedavi amaçlı Çermik Devlet Hastanesine kaldırıldığını, daha sonra Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevki sağlandığını, müvekkillerinin murisi en son Elazığ ilinde bulunan .....Hastanesine sevk edildiğini ve .....tarihinde müvekkillerin murislerinin vefat ettiğini, yaklaşık 7 gün boyunca hastanede tedavi altına alındıktan sonra vefat ettiğini, vefatı üzerine müvekkillerinin murisin desteğinden yoksun kaldığını, belirtilen ve mahkemenizce resen dikkate alınacak hususlar doğrultusunda davanın kabulü ile fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla; trafik kazasında yaşanan ölüm nedeniyle 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 1.000,00 TL cenaze giderleri, 1.000,00 TL tedavi ve diğer giderler olmak üzere şimdilik 3.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile müvekkillerine ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Güvence Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacılar destekten yoksun kalma tazminatı için davalı Güvence Hesabına başvuruda bulunduğunu, Güvence Hesabı ilgililere 65.250 TL tazminat ödemesini yapılmasını kararlaştırıldığını, davacı taraf bu tazminatın yanlış olduğundan bahisle gerçek tazminat tutarının 127.477,73 TL olduğunu iddia ettiğini bunun üzerine uyuşmazlık Arabulucuya geldiğini, arabulucu ikinci oturum son tutanağının müzakere kısmında davalı Güvence Hesabı, .....için 52.565,00 TL, .....için 10.204,00 TL, .....için 2.481,00 TL tazminat teklifinde bulunduğunu, ancak davacı taraf bu tazminat tutarını kabul etmediğinden anlaşma sağlanamadığını, davacı taraf toplam tazminat olarak 127.477,73 TL tazminat isteminde bulunduğunu, ancak bu istem usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaza ile ilgili düzenlenen trafik kaza tespit tutanağında, Tescilsiz araç sürücüsü .....%25, yaya .....ise %75 oranında kusurlu bulunulduğunu, bu nedenle davalı Güvence Hesabının açıklanan kusur oranlarına göre indirime gidip 65.250,00 TL’ye hükmetmesi usul ve yasaya uygun olduğunu, kusurun Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından yapılacak, bilirkişi incelemesi ile tespitinin yapılmasını talep ettiklerini, arz edilen nedenlerden, haksız ve yasal dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddine; davalı taraf temerrüde düşmediğinden, kaza tarihinden itibaren faiz isteminin reddine, kusurun adli tıp trafik ihtisas dairesi tarafından yapılacak, bilirkişi incelemesi ile tespitine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekâleten arz ve talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, başvuru dosyası, UYAP sistemi üzerinden Çermik Aslie Ceza Mahkemesinin .....esas sayılı dosyası celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, müteveffa .....vefatı nedeniyle hak sahiplerine peşin sermaye değerli rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı Sosyal Güvenlik Kurumundan sorulmuş, yine müteveffanın ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davacılara ödeme yapılıp yapılmadığı Güvence Hesabından sorulmuş, kusur durumunun tespiti yönünden İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden, tazminat hesabı yönünden ise aktüer bilirkişiden kök ve ek bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklı kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen tescilsiz mondial marka motosikletin ZMMS sigorta poliçesinin mevcut olmaması nedenyile davalı Güvence Hesabına yöneltilmiş destekten yoksun kalma tazminatı, müteveffanın ilgili kaza nedeniyle vefatı öncesinde SGK tarafından karşılanmayan kaçınılmaz tedavi gideri ile cenaze ve defin gideri istemine ilişkindir. .....tarihinde Çermik ilçesi .....Mahallesi .....Caddesi yol üzerinde bulunan .....Parkının önünde dava dışı .....kırmızı renkli plakasız motosikleti ile yoldan geçtiği esnada müteveffa .....çarpması sonucu davaya konu kazanın meydana geldiği, müteveffanın aynı gün tedavi amaçlı Çermik Devlet Hastanesine kaldırıldığı, daha sonra Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevkinin sağlandığı, akabinde Elazığ ilinde bulunan .....Hastanesine sevk edildiği ve 7 günlük tedavi süresi sonrasında .....tarihinde müteveffanın ilgili kaza nedeniyle vefat ettiği anlaşılmıştır. Dava açılmadan önce davacılar ile davalı Güvence Hesabı arasında yürütülen arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu trafik kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta tescilsiz motosiklet sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, kusurlu ise oranı, davacıların müteveffanın sağlığında desteğinden yararlanıp yararlanmadığı, buna göre, müteveffanın ölümü ile destek zararının ortaya çıkıp çıkmadığı, tazminatın miktarı, davacıların talep edebileceği karşılanmayan tedavi gideri ile cenaze ve defin giderinin bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarı ve faizin türü ile faiz başlangıç tarihine ilişkindir. 2918 sayılı KTK.nın 91. maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabı’na başvurulabileceği, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı KTK'nin 3. maddesinde de silindir hacmi 50 cm küpü geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km az olan bisiklet olduğu, 2918 Sayılı Yasanın 103. maddesinde de motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür. Güvence Hesabı'na başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesinde "Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar" düzenlemesine yer verilmiş; aynı mahiyetteki düzenleme, Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle Güvence Hesabı'na husumet yöneltilebilmesi için, bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir. Davalı Güvence Hesabı'na aracın trafik sigortasının bulunmayışı nedeniyle husumet yöneltildiğinden, ilgili motosikletin , trafik sigortası yaptırması zorunlu olan motorlu araçlardan olup olmadığı hususunun saptanması gerekmektedir. Zira, ZMSS Genel Şartları'nın A.6-ı maddesi gereğince "Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar" teminat dışı hallerden olup, yukarıda değinildiği üzere 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde motosiklet ve motorlu bisikletin tanımı yapılmıştır. Anılan düzenlemeler gereği, dava konusu motosikletin, KTK'nın 3. maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olduğu dosya kapsamında mevcut kaza tespit tutanağının incelenmesinden anlaşılmaktadır. Bu halde kazaya karışan motosikletin 50 cc üzerinde olması nedeniyle trafik sigortası yaptırması zorunluluğu bulunmakta olup, elde ki davada Güvence Hesabının sorumluluğuna dayanılabilecektir. Kusur durumunun tespiti yönünden rapor düzenlenmek üzere dosyanın Ankara ATK'ya gönderilmesine karar verilmiş olup, Ankara ATK tarafından sunulan .....tarihli raporda sonuç olarak "Mevcut verilere göre; sürücü ....., idaresindeki motosiklet ile yerleşim yeri içinde içerisindeki, aydınlatmanın mevcut olduğu yol kesiminde seyir halindeyken gidiş istikametine göre sağ taraftan kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçmek isteyen yayaları fark ettikten sonra kazayı önlemek adına zamanında etkin fren ve direksiyon tedbiri alması gerekirken bu hususlara riayet etmediği olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile tali kusurlu olduğu, müteveffa yaya .....karşıdan karşıya geçmek istediği bu mahalde kaplamaya girmeden önce yaklaşan araçların seyir durumlarını etkin şekilde gözlemlemesi, sol tarafından seyirle sürücü idaresindeki motosiklete ilk geçiş hakkını tanıması, karşıdan karşıya geçişini kendi can güvenliğini tehlikeye atmamak adına uygun bir zamanda gerçekleştirmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurlu olduğun ,yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; sürücü .....%25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu,B)Müteveffa yaya .....%75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu" şeklinde rapor ibraz edildiği görülmüştür. İlgili rapordaki kusur durum tespitinin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu görülerek, Mahkememizce dava dışı motosiklet sürücüsünün kazanın oluşumunda %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Tescilsiz motosiklet sürücüsü .....hakkında kaza nedeniyle taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet verme suçundan yapılan yargılama sonucu Çermik Asliye Ceza Mahkemesinin .....tarih ve ....E.-.....K. Sayılı ilamı ile mahkememizce aldırılan ATK raporundaki olay oluşuna uygun kabul ile sanık hakkında taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet verme suçundan neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce tazminat hesabı yönünden aktüer bilirkişiden kök ve ek bilirkişi raporu alınmıştır. Motosiklet sürücüsünün %25 kusur oranına ve müteveffanın asgari ücret üzerinde bir gelirinin bulunduğuna yönelik bir beyan ve delil bulunmadığından güncel asgari ücrete göre yapılan toplam tazminat hesabı yönünden hükme esas alınan ve TRH 2010 yaşam tablosu ile progresif rant tekniği esas alınarak düzenlenen ek bilirkişi raporunda; .....vefatından kaynaklı davacı .....yönünden destekten yoksun kalma tazminatı %25 kusura göre 549,32 TL, davacı .....yönünden destekten yoksun kalma tazminatı %25 kusura göre 4.984,53 TL, davacı .....yönünden destekten yoksun kalma tazminatı %25 kusura göre 113.357,45 TL, olarak hesaplanmıştır. Davacılar tarafından müteveffanın ilgili kaza nedeniyle yapılan tedavilerine ilişkin SGK tarafından karşılanmayan ve kaçınılmaz olan tedavi gideri talep edilip edilemeyeceği yönünden alınan .....tarihli bilirkişi raporunda özetle; ".....tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanarak .....tarihinde ölen .....hakkında düzenlenmiş belgelerin incelendiğini, dosya kapsamından yaralanma sonrası kişinin önce Çermik Devlet Hastanesine kaldırıldığı, oradan Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevki yapıldığı, Covid-19 nedeniyle hastanede yer bulunmadığından dolayı Elazığ .....Hastanesine 112 tarafından getirildiği anlaşıldığını, dosya kapsamında tedavi gideri hesaplanmasına mahal olmadığına dair kanaate varıldığı" şeklinde rapor ibraz edilmiştir. İlgili rapor içeriği ve dosya kapsamının değerlendirilmesi ile müteveffanın 112 tarafından Elazığ .....Hastanesine götürüldüğü ve ilgili hastane tarafından verilen müzekkere cevabında müteveffanın yoğun bakım ünitesinde tedavi görmesi nedeniyle herhangi bir ücret alınmadığına yönelik bilgi verilmesi kapsamında davacılar tarafından ilgili sevk ve tedavi nedeniyle herhangi bir tedavi giderinin yapılmadığı anlaşılmakla davacıların tedavi giderine yönelik taleplerinin reddine karar verilmiştir. Davacıların cenaze ve defin giderine yönelik taleplerine ilişkin yapılan değerlendirmede; Çermik Belediye Başkanlığınca verilen .....tarihli müzekkere cevabının içeriğinden misafir ağırlama ve taziye giderleri dışında cenaze ve defin gideri hizmetinin sağlandığına yönelik bilgi verildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacıların talep edebileceği cenaze ve defin giderinin bulunmadığı ve bu yönde bir delil gösterilmediğinden, ıslah ile artırılan tutar üzerinden davacıların cenaze ve defin giderine yönelik taleplerinin reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, Ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Destekten yoksun kalanların destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir kısmını kendisine bir kısmını da eş ve çocukları ile anne ve babasına ayıracağı varsayılmalıdır. Bunun dışında destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir. Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında, destek payları doğru belirlenerek, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış/sağlayacak olduğu yardımın miktarı da doğru şekilde hesaplanmalıdır. Yargıtay .....Hukuk Dairesi'nin kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş ve çocuklar ile anne - babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, anne ve babaya 1’er pay ayrılarak, böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile anne ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Anne ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, anne ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır. (Ankara BAM 26. HD.'nin 02.06.2023 tarih ve 2021/121 E.-2023/374 K.sayılı ilamı) Müteveffaya ilişkin nüfus kayıt örneklerinin incelenmesinden; davacı .....müteveffanın eşi diğer davacıların ise çocukları olduğu, mevcut durumu itibarıyle davacıların müteveffanın ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı alacaklısı oldukları kabul edilerek değerlendirme yapılmıştır. Mahkememizce kabul edilen %25 kusur esasına göre davacı .....yönünden destekten yoksun kalma tazminatı 549,32 TL, davacı .....yönünden destekten yoksun kalma tazminatı 4.984,53 TL, davacı .....yönünden destekten yoksun kalma tazminatı113.357,45 TL, olarak hesaplanmıştır. Güvence Hesabı kaza tarihindeki ZMMS poliçe limitleri dahilinde ödeme yapmakla yükümlü olup, kaza tarihinde uygulanması gereken geçerli poliçe limiti 410.000,00 TL olduğundan bu miktar üzerinden davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin açılan davaların ayrı ayrı kabulüne, yukarıda detaylı şekilde açıklandığı üzere davacıların tedavi gideri ile cenaze ve defin gideri kalemlerine yönelik maddi tazminat istemlerinin ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekmiştir. Dava konusu tescilsiz motosikletin kullanım amacının hususi olduğu değerlendirilerem, davacıların yasal faiz talep edebileceği kabul edilmiştir. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 99. maddesi gereğince Güvence Hesabının ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda temerrüdü gerçekleşecektir. Dava belirsiz alacak davası olup, temerrüdün gerçekleşmesi ile birlikte zararın tamamı yönünden ödeme yükümlülüğü doğacaktır. Kaza sonrası davacılar vekili tarafından yapılan usulüne uygun şekilde ilk yazılı başvuru yazısının davalı Güvence Hesabına .....tarihinde ulaştığı .....tarihli cevap dilekçesi eklerinde sunulan evraklardan anlaşılmaktadır. Buna göre davalının temerrüdünün .....gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Davanın belirsiz alacak davası olduğu da gözetilerek, dava dilekçesinde gösterilen, tahkikat sonucu arttırılan ve nihai olarak kabul edilen tazminat miktarlarına davalı Güvence Hesabının temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.. G.D:Nedenleri gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; HÜKÜM: DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 1-a)Davacı .....destekten yoksun kalma tazminat talebinin kısmen kabulü ile 549,32 TL'nin .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, b)Davacı .....tedavi gideri, cenaze ve defin giderine ilişkin taleplerinin ayrı ayrı reddine, 2-a)Davacı .....cenaze ve defin giderine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 4.984,53 TL'nin .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, b)Davacı .....tedavi gideri, cenaze ve defin giderine ilişkin taleplerinin ayrı ayrı reddine, 3-a)Davacı .....cenaze ve defin giderine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 113.357,45 TL'nin .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, b)Davacı .....tedavi gideri, cenaze ve defin giderine ilişkin taleplerinin ayrı ayrı reddine, 4-Davacı .....yönünden ikame edilen destekten yoksun kalma tazminatı, tedavi gideri ile cenaze ve defin gideri taleplerinin ayrı ayrı reddine, 5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.121,46 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 80,70 TL peşin harç, sonradan yatırılan 420,11 TL tamamlama harcı ve 318,00 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 7.302,65‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 3-Davacılar tarafından başlangıçta yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 80,70 TL peşin harç, 420,11 TL tamamlama harcı ve 318,00 TL ıslah harcının toplamı olan 899,51‬ TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacılar tarafından tebligat, posta masrafı, bilirkişi ücreti ve ATK ücreti olarak sarf edilen toplamda 7.332,25 TL yargılama giderinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 6.008,04 TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, bakiye kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı .....kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 549,32 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı .....verilmesine, 8-Davacı .....kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 4.984,53 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı .....verilmesine, 9-Davacı .....kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 113.357,45 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı .....verilmesine, 10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 26.200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 11-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 1.114,38 TL'lik kısmının davalıdan, bakiye kalan 245,62‬ TL'lik kısmının ise davacılardan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 12-Davacılar tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair davacılar vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/121, K. 2023/374, T. 02.06.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-121-e-2023-374-k-e8eddb635a85