İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/728 E. 2025/866 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/728
Karar No
2025/866
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2020/728 Esas KARAR NO:2025/866

DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:01/10/2019 KARAR TARİHİ:25/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin zarar payının davalı tarafça gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi sebebiyle artması ve maddi kayıplar yaşaması sebebiyle bilirkişilerce tespit edilecek zarar miktarımdan sonra ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL(bintürklirası) maddî tazminata hükmedilmesine, hükmedilen maddi tazminata karşı tarafin banka olması sebebiyle zararın gerçekleştiği tarihinden itibaren dava tarihînden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak tarafıma verilmesine karar verilmesini, davalının haksız ve hukuka aykın eylemlerinden ve mevcut durumdan dolayı Müvekkil davacının bozulan manevi dengesinin eski haline dönüşmesi, duygusal olarak tatmin edilebilmesi ve müvekkilin bir nebze olsun rahatlayabilmesi için lehine 500.000 TL(beşyüzbintürklirası) tazminata hükmedilmesine, hükmedilen manevi tazminatın davalı tarafın banka olması sebebiyle zararın gerçekleştiği tarihten itibaren Sayın Mahkeme'niz aksi kanaatte olması halinde ise dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak Müvekkil davacıya verilmesine karar verilmesini adli yardımlı olarak dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle mahkememizin görevli olmaması sebebiyle huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, görev itirazlarının olduğunu davanın asliye ticaret mahkemesi görevli olduğunu, davacı maddi-manevi zarar iddiasına ve tutarına ilişkin hiçbir somut delil sunmadığını, ispat külfeti kendisinde bulunan ve hiçbir delil sunmayan davacının davasının kabulü mümkün olmadığını, davanın esastan reddi gerektiğini, davacı zarar gören taraf değil davalı şirketi zarara uğratan taraf olduğunu, görev itirazlarının ve diğer usuli itirazlarının davacının açmış loduğu haksız davanın usulden ve esastan reddini, vekalet ücreti ve dava giderlerinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Mahkememizce dosyanın bankacı bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından sunulan 25/11/2022 tarihinde sunulan raporda özetle; "IV-SONUÇ; Yukarıdaki açıklamalarımızın ışığında; konunun hukuki nitelemesi, sözleşme ve yasa maddelerinin yorumu, delillerin değerlendirilmesi ve nihai kararı Yüksek Mahkemenize ait olmak üzere ayrıntıları aşağıda verilen inceleme ve hesaplamalarımız sonucunda, ... A.Ş. ve Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasasında gerçekleşen işlemlerde, alıcıya karşı satıcı, satıcıya karşı ise alıcı konumunda bulunan, piyasada yapılan işlemlerden kaynaklanan takas yükümlülüklerini üstlenen ve takasın tamamlanmasını taahhüt eden merkezi karşı taraftır. ... A.Ş., Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda gerçekleştirilen tüm işlemlerde, işlemin üye aracı kurumların müşterilerine ait olup olmadığına bakılmaksızın, sadece üye aracı kurumları muhatap alır. Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda gerçekleştirilen işlemlerde, üye aracı kurumlar, işlem sahipliğine bakılmaksızın, kendilerine bildirilen teminat tamamlama çağrısından doğan yükümlülüklerini bir sonraki işlem günü en geç saat 15:00'a kadar yerine getirmek zorundadırlar. Üye aracı kurumun sorumluluğu, ... tarafından yapılan teminat tamamlama çağrısının üyeye ulaştığı anda başlar. Piyasa işlemlerinden kaynaklanan müşteri yükümlülükleri, üye aracı kurumlar aracılığı ile ... AŞ. nezdinde yerine getirilir. Müşteriler üye aracı kurumlara karşı yükümlülüklerinden üye aracı kurumlar ise Takas Merkezine karşı olan yükümlülüklerinden sorumludurlar. Davalı, taraflar arasında imzalanan Türev Araçlar Alın Satım İşlem Aracılık Sözleşmesi kapsamında, kendi hür iradesi ile gerçekleştirdiği işlemler neticesinde, ... A.Ş. nezdinde oluşan teminat tamamlama yükümlülüğünü davacı tarafın uyarılarına rağmen yerine getirmemiş ve temerrüde düşmüştür. İlgili bölümde detaylar paylaşılan davalıya ait borç tutarı, davacı tarafından ... A.Ş.'ye ödenmiştir. Taraflar arasında imzalanan ÜREV ARAÇLARININ ALIM SATIMINA ARACILIK SÖZLEŞMESİ’nin 4. Sayfasında Madde 7’de TEMİNAT VE TAKAS MEKANİZMANINA İLİŞKİN ESASLAR başlığı altında bu husussa ilişkin hükümler düzenlenmiştir. Davaya konu VİOP İşleminin davalı tarafın bir gerçek kişi olması dolayısı ile spekülatif hareketlerden faydalanarak Döviz ve Hisse Senedi Alım/Satımı yaparak kişisel tasarruflarının değerlendirilmesi yönünde olduğu açıktır. Bu açıdan bakıldığında işlem bir tüketici işlemidir. Dosyanın 01.10.2019 tarihinde, .... Tüketici Mahkemesi'nin ... Esas'ına tevzi edildiği, anılan Mahkemenin 25.09.2020 tarihinde, ... karar sayı ilamıyla somut uyuşmazlıkta; taraflar arasındaki işlemin tüketici işlemi olmayıp, yatırım amaçlı ticari iş olduğu, bu haliyle 6502 sayılı kanun kapsamına girmediği görüşlüne istinaden görevsizlik kararı ile Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi işleminin doğru ve yerinde olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır. Kendi hür iradesi ile VİOP'ta gerçekleştirdiği işlemlerden kaynaklanan eksik teminatı tamamlamak, davalının yükümlülüğündedir. Anılan sözleşme maddesinde aracı kurumun yetki sınırı; teminat tamamlama yükümlülüğünü yerine getirmeyen müşterinin, pozisyonlarının tasfiyesi olarak belirlenmiştir. Yürürlükteki Sermaye Piyasası Kurulu ve ... A.Ş. mevzuatı ile taraflar arasında imzalanan sözleşme ve formlar, davalının kendi hür iradesi ile VİOP'ta gerçekleştirdiği işlemler neticesinde oluşan ve davacı tarafından, ... A.Ş.'ye ödenen temerrüt borcu nedeniyle davalının, davacıya karşı sorumlu olduğunu düzenlemektedir. Davalı, davacının kendi hür iradesi ile VİOP’da gerçekleştirdiği işlemler neticesinde oluşan teminat tamamlama yükümlülüklerini, ... A.Ş. nezdinde kapatması nedeni ile 31.12.2018 tarihi itibariyle davacıdan 207.379,28 TL Sözleşmeden kaynaklı alacak ve hesap ekstresinde yer alan diğer parasal yükümlülük eklentileri ile birlikte olmak üzere 207.560,51 TL alacaklı olduğu, görüş ve kanaatimizin bir önceki Bilirkişi Heyetinin görüş ve kanaati paralelinde olduğu," şeklinde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 25/07/2023 tarihli raporda özetle; "SONUÇ Dosyanın incelemesi; ilgili kanun ve sermaye piyasası düzenlemeleri ve ilgili piyasa işlemleri çerçevesinde yapıldığında: konunun hukuki nitelemesi, sözleşme ve yasa maddelerinin yorumu, delillerin değerlendirilmesi ve nihai kararı Yüksek Mahkemenize ait olmak üzere: Davalı, taraflar arasında imzalanan Türev Araçlar Alin Satım İşlem Aracılık Sözleşmesi kapsamında, kendi hür iradesi ile gerçekleştirdiği İşlemler neticesinde, ... A.S. nezdinde oluşan teminat tamamlama yükümlülüğünü davacı tarafın uyarılarına rağmen yerine getirmemiş ve temerrüde düşmüştür. İlgili bölümde detaylar paylaşılan Davalıya ait borç tutarı, davacı tarafından ... A.Ş.'ye ödenmiştir. Taraflar arasında imzalanan Türev Araçlarının Alım Satımına Aracılık Sözleşmesi'nin 4. Sayfasında Madde 7'de Teminat Ve Takas Mekanizmasına İlişkin Esaslar başlığı altında bu husussa hükümler düzenlenmiştir. Kendi hür iradesi ile ViOP'ta gerçekleştirdiği işlemlerden kaynaklanan eksik teminatı tamamlamak, davalının sorumluluğundadır. Anılan sözleşme maddesinde aracı kurumun yetki siniri; teminat tamamlama yükümlülüğünü yerine getirmeyen müşterinin, pozisyonlarının tasfiyesi olarak belirlenmiştir. Yürürlükteki Sermaye Piyasası Kurulu ve ... A.Ş. mevzuatı ile taraflar arasında imzalanan sözleşme ve formlar, davalının kendi hür iradesi ile VIOP'ta gerçekleştirdiği işlemler neticesinde oluşan ve davacı tarafından, ... A.Ş.'ye ödenen temerrüt borcu nedeniyle davalının, Davacıya karşı sorumlu olduğunu göstermektedir. Davalı, Davacının kendi hür iradesi ile VİOP'da gerçekleştirdiği İşlemler neticesinde oluşan teminat tamamlama yükümlülüklerini, ... A.S. nezdinde kapatması nedeni ile 31.12.2018 tarihi itibariyle Davacıdan 207.379,28 TL Sözleşmeden kaynaklı alacak ve hesap ekstresinde yer alan diğer parasal yükümlülük eklentileri ile birlikte olmak üzere 207.560,51 TL alacaklı olduğu, görüş ve kanaatimizin bir önceki Bilirkişi Heyetinin görüş ve kanaati ile uyuştuğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce dosyanın tarafların itiraz ve beyanları kapsamında ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 04/11/2025 tarihli raporda özetle; "VI. SONUÇ Bu kapsamda: 1. Davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşme ve formların SPK düzenlemelerine uygun olduğu, 2. Risk bildirimi ve uygunluk testi mevzuat çerçevesinde yapıldığı, 3. Davacının, kendi yatırım kararları doğrultusunda VİOP işlemi gerçekleştirdiği, teminat yükümlülüğünü yerine getirmediği, 4. Aracı kurum, teminat açığı nedeniyle ...’a ödeme yapmak zorunda kaldığı ve sözleşmeden doğan kapatma yetkisini kullandığı, 5. Bu süreçte davalı kurumun mevzuata veya özen borcuna aykırı bir işlemine rastlanmadığı, 6. Dolayısıyla, taraf itirazlarının raporun esasını değiştirecek nitelikte olmadığı," şeklinde görüş bildirilmiştir. Dava ve cevap dilekçesi, bilirkişi raporları, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeler ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde; davanın taraflar arasında düzenlenen 22/05/2017 tarihli VİOP sözleşmesi, türev araçların alımı satımına aracılık sözleşmesi, bildirim formları ve uygunluk testi sözleşmesinden kaynaklı gerekli dikkat ve özen gösterilmemesi nedeniyle davacının uğradığı zararların tazmini talebine ilişkin olduğu, taraflar arasında 22/05/2017 tarihinde türev araçların alım satımına aracılık sözleşmesi, aynı tarihli vadeli işlem ve opsiyon piyasası sözleşmesi ve yine aynı tarihli uygunluk testi sözleşmelerinin imzalandığı, davacının davalı ile yaptığı bu sözleşmeler kapsamında müşteri tanıma anketi, bilgilendirme formları, vadeli sözleşme örneği, kredi alımı, açığa satış, ödünç alma ve verme, türev hesabı açma ilke ve şartları, türev araçları risk bildirme formu, risk bildirimi formalarını imzaladığı, her ne kadar davacı taraf dava dilekçesinde davacının gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, sözleşmelerin matbu sözleşmeler olduğunu, içeriğine etki etme imkanının bulunmadığını, usulüne uygun risk bildiriminin yapılmadığını, kendisine atanan müşteri temsilcisinin Viop hakkında yeterli donanıma sahip olmadığını, bilgisi dışında işlem yapıldığını, yanlış yönlendirilerek zararın artmasına sebebiyet verdiğini ileri sürmüş ise de mahkememizce düzenlenen hükme esas alınan bilirkişi heyetinin asıl ve 04/11/2025 tarihli ek raporunda da teknik yönden açıklama ve izah edildiği üzere davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşmelerin SPK mevzuatına uygun olduğu, risk bildirimi ve uygunluk testinin mevzuat çerçevesinde yapıldığını, davacının, kendi yatırım kararları doğrultusunda VİOP işlemi gerçekleştirdiği, teminat yükümlülüğünü yerine getirmediği, Aracı kurum, teminat açığı nedeniyle ...’a ödeme yapmak zorunda kaldığı ve sözleşmeden doğan kapatma yetkisini kullandığı, Bu süreçte davalı kurumun mevzuata veya özen borcuna aykırı bir işlemine rastlanmadığını rapor ettiği, düzenlenen raporun gerekçeli, denetlenebilir, hüküm kurmaya elverişli olması ve teknik mevzuat açısından gerekli değerlendirme ve tespitleri yapmaları nedeniyle hükme esas alındığı, dolayısıyla davacının iddia ettiği zararın atmasında davalıya atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40-TL peşin harç ile 44,40-TL başvurma harcının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Yargılama aşamasında yapılan 11.034,70-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine, 5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 1.000,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine 6-1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/11/2025

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2020/728, K. 2025/866, T. 25.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-728-e-2025-866-k-e084e04143f6