İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/702 E. 2025/901 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/702
- Karar No
- 2025/901
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/702 Esas KARAR NO:2025/901
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/12/2019 KARAR TARİHİ : 02/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde: Müvekkili ... ... olay günü ... Mahallesinde ... plakalı ticari taksinin sağ ön koltuğuna seyahat etmekteyken ... İş Merkezi önlerinde ... plakalı aracın, müvekkilininde içinde bulunduğu ticari taksi ile çarpışmaası suretiyle yaralandığını, müvekkilinin içerisinde bulunduğu ticari taksi bu çarpmanın etkisiyle kontrolünü kaybederek o an yolun kenarında park etmiş şekilde bulunan kamyona, aracının sağ kısmıyla (müvekkilin bulunduğu) çarptığını, çarpmadan sonra aracın sağ ön kapısı açılamayacak durumda olduğu için ticari taksi şoförü ... ... müvekkili aracın sol ön kapısından çıkardığını, müvekkili daha sonra olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırıldığını, kazalı aracın trafik sigortasını yapan davalı şirket tarafına yaptıkları başvuruyu haksız ve kötüniyetli olarak taksi şoförünün herhangi bir kusuru olmadığı gerekçesiyle reddettiklerini, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduklarını, uzlaşma sağlanamadığını, huzurdaki davayı açma gereği hasıl olduğunu, müvekkili kaza sonucu hayati tehlike taşıyacak şekilde çok ağır yaralandığını, kaza sonucu 8 ay yatalak bir halde yaşayan müvekkili hali hazırda koltuk değnek yardımıyla yürüyebildiğindi, yürüme yetisini büyük oranda kaybettiğini, müvekkili hakkında %25 oranında maluliyet verildiğini, müvekkili kazadan sonra 8 ay boyunca yürüyemediğini, yatalak bir vaziyette yaşamak zorunda kaldığını, tam ve sağlıklı bir şekilde yürüyemediğini, günlük yaşantısında sekerek devam ettiğini, müvekkilinin gelinen aşamadaki sağlık durumu %25 oranından çok daha fazla olup müvekkilinin gerçek maluliyetinin adli tıp kurumunca tespiti gerektiğini, müvekkili dava konusu kazada yolcu konumunda bulunması nedeniyle müvekkile atfedilecek herhangi bir asli, tali yahut mütefarik bir kusuru bulunmadığını, müvekkili davalıya ait poliçe ile teminat altına alındığını, araç içerisinde bulunan 3.kişi olduğunu, müvekkilinin tazminat talepleri araç sücüsü, işleten ve sigortalayan şirketin kusurundan bağımsız bir hak olup davalının sorumluluğu araç işletenin garanti vereni / halefi olması nedeniyle araç işletenin kusursuz sorumluluğu davalıya da bağlayan bir sorumluluk olduğunu, kısaca sürücünün kusurlu olup olmaması ancak davalı ile dava dışı araç işleteni arasındaki rücu ilişkisinde dikkate alınacak bir husus olduğunu, müvekkilinin seyahat ettiği aracın ticari bir taksi olması ve bu seyahatin ücrete mukabil gerçekleşmesi nedeniyle müvekkili araç içerisinde hatır dışı yolcu konumunda olduğunu, ilerde hesaplanacak muhtemel bir tazminattan hatır taşıması indiriminin yapılmaması gerektiğini, müvekkili geçirdiği kaza nedeniyle sakat kaldığını, müvekkilinde kaza sonucu meydana gelen hasarlar tüm tedavilere rağmen hala tam olarak giderilemediğini, müvekkilinin sürekli ve geçici iş göremezliğinin tazmini gerektiğini, müvekkilinin bakımı, hastaneden taburcu olduğu tarihten itibaren şu ana kadar yakın akrabası tarafından aylık 2.000,00 TL karşılığında yapıldığını, müvekkili geçirdiği kaza nedeniyle çok ağır bir tedavi süreci geçirdiğini, sürekli olarak kontrole gitmek zorunda kaldığını, masrafların tamamını SGK'nın karşılamadığı medikal ürünleri kullanmak zorunda kaldığını, müvekkili bu süre zarfında yürüteç, oturma simidi, banyo sandalyesi (ayarlanabilir) ve yetişkin bezleri vd. SGK'nın karşılamadığı ürünleri devamlı olarak kullanmak zorunda kaldığını, her ay düzenli olarak muayene ve kontrollere giden müvekkilinin yol giderlerinin de ödenmesi gerektiğini, müvekkili kaza sonucu hayati tehlike taşıyacak şekilde çok ağır yaralandığını, kaza sonucu 8 ay yatalak bir halde yaşayan müvekkili hali hazırda sekerek yürümek suretiyle sakat kaldığını, müvekkili vücudunun; kalça, boyun, bacak ve diğer pekçok yerlerinde meydana gelen ezilme ve kırıklar çok şiddetli ağrı ve acılara sebep olduğunu, müvekkili yeme, içme, kişisel temizlik ve tuvalet ihtiyacını karşılamakta zorluklar yaşadığını, hizmetlerini görmede müvekkilinin ablası ve çocuğu yardımcı olduğunu, müvekkili ve ailesinin bu süreçte yaşamış olduğu manevi elem, acı ve keder katlanılmaz boyutları bulduğunu, müvekkili çocuğu de 6098 Sayılı Borçlar Kanununun m.56 ağır bedensel zarar ya da ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar para ödenmesine karar verilebileceği hükmü gereğince manevi zarara uğradığı hiç şüphesiz olduğunu, bir kişinin cismani zarara uğraması sonucunda, onun (ana, baba, karı, koca ve çocuklar gibi) çok yakınlarından birinin de aynı eylem nedeniyle ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğünün ağır şekilde bozulmuşsa, onların da manevi tazminat isteyebilecekleri Yargıtay uygulamaları ve doktrinde kabul edildiğini, müvekkili üzerine kayıtlı hiçbir menkul ve gayrimenkul malvarlığı bulunmadığı gibi herhangi bir işi de olmadığını, müvekkilinin adil yargılanma hakkının korunması hem de hak arama özgürlüğünün sağlanması adına dava masraflarından bağışık tutulmasını, şimdilik belirsiz alacakları olan 500,00 sürekli iş göremezlik, 200,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL ilaç ve tedavi masrafları, 100,00 TL yol masrafı ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 24.06.2018'den itibaren işleyecek avans faizi; yargılama gideri, masraf ve vekalet ücretinin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile fazlaya dair hakların tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde: Dava dilekçesinde bahsi geçen 24/06/2018 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı araç, müvekkil şirkete 18/10/2017-2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numarası ile müvekkili şirkete Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limiti kişi başına 330.000 TL olduğunu, poliçe teminat limitlerini belirtmemiz davayı kabul anlamına gelmediğini, müvekkili sigortacı şirket üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, müvekkili şirketinin sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu Karayolları Trafik Kanunu'nun 91.ve 85. maddelerine göre trafik sigortaları, işletenlere düşen sorumlulukları karşılamak üzere yapılırlar. Sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa, işletene düşen bir sorumluluk da olmadığını, konu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında belirtildiğini, diğer evraklardan da anlaşıldığı üzere sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğunu, müvekkili şirketin üzerine düşen bir sorumluluk bulunmadığını, haksız davanın reddinin gerektiğini, dosyada öncelikle kusur tespiti yapılmasının gerektiğini, kusur tespitinin yapılabilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, maluliyet raporuna itirazlarının bulunduğunu, davacının kişisel müracaatı ile almış olduğu maluliyet raporu hükme esas alınamayacağını, kaza tarihinden 7 ay sonra sağlık kurulu raporu aldığını, davacının tazminat taleplerinin hesaplanmasında kullanılmak üzere yetkili bir hastaneden özür bildirir nitelikte Engelli Sağlık Kurulu Raporu alınması gerektiğini, kaza tarihi ile rapor tarihi arasında 7 ay gibi çok kısa bir süre geçmesi nedeniyle bu kadar kısa bir süre içerisinde rapor alınmasının doğru verileri vermesinin mümkün olmadığını, hem de SGK İç Tüzüğü uyarınca kazazedenin sürekli iş gücü kaybının tespiti için kaza tarihinden itibaren en az 1 yıllık sürenin geçmiş olması gerektiğini, maddi tazminat istemine esas alınacak maluliyet raporu 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmeliği’ne uygun alınmasının gerektiğini, davacı yanın trafik kazası sebebi ile meydana gelmiş bir maluliyetinin olup olmadığının ve varsa oranının belirlenmesi gerektiğini, ... Bölge Adliye Mahkemesi 2017/... Esas 2019/... Karar dosyasında vermiş olduğu 17.01.2019 tarihli güncel kararında; başvuranın kendi müracaatı ile almış olduğu raporun hükme esas alınamayacağını açıkça belirttiğini geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi gideri tazminatı poliçe kapsamında olmadığını, dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat talepleri sigorta kapsamı dışında tutulduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nda poliçe kapsamı ve teminat dışında kalan haller açıkça belirtildiğini, Genel Şartlar'ın teminat dışında kalan haller başlıklı maddesinde dolaylı zararların da teminat kapsamı dışında kaldığı görüldüğünü, müvekkili şirket açısından yol ve ilaç giderlerinden dolayı talep edilen dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, tazminat hesaplaması ZMMS Genel Şartlar çerçevesinde yapılmasının gerektiğini, müterafik kusur durumu göz önünde bulundurulmasının gerektiğini, davacıların ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri ya da uzlaşma bildirimlerinin şikayetçi tarafından dosyaya sunulmasının gerektiğini, faiz hatalı talep edildiğini, müvekkili sigorta şirketi temerrüde düşmediğini, uygulanacak faizin başlangıç tarihinin belirlenmesi ve konuyu değerlendirmek için öncelikle motorlu araç işleteninin, üçüncü kişilere karşı mali sorumluluğunu yüklenen sigortacının, rizikonun gerçekleşmesi halinde ne zaman temerrüde düşeceği, önem kazandığını, faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi ve yasal faiz olması gerektiğini, davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddinin gerektiğini, davanın usulden reddini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde atfı kabil kusuru bulunmadığından haksız davanın reddini, mahkemece esastan inceleme yapılacak ise kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini, davacının kişisel müracaatı ile usulüne uygun olarak alınmamış maluliyet raporunun hükme esas alınmamasını, maluliyet oranı tespiti için davacıların Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi’ne veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümüne sevkini, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi ve bakıcı giderleri taleplerinin reddini, yol ve ilaç giderleri dolaylı gider niteliğinde olduğundan söz konusu taleplerin reddini, kusurun ve maluliyet oranının tespiti halinde, alanında uzman bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, davacının müterafik kusur durumunun araştırılmasını, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden, dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını, kaza tespit tutanağı ve alkol raporunun tebliğini, aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, 24.06.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası dolayısıyla davacının yaralanması nedeniyle içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın sigortalayanı olan davalı sigorta şirketinin davacı tarafın tazminat taleplerinden sorumlu olup olmadığı, davalı sigortalısı olan aracın kusurunun olup olmadığı, talep edilen tazminat kalemlerinin ve miktarının ne kadar olduğu noktalarında toplanmıştır. Davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. Davacı ... ... 18/06/2021 tarihinde vefat etmiştir. Geriye tek miraşçısı ... ...'ın kaldığı, ... ...'ın davacı müteveffanın mirasının ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi ... Karar sayılı ilamı ile reddetmiştir. Mahkememiz 14/03/2023 tarihli duruşma tutanağında: Davacı müteveffanın tek mirasçısı olan oğlu ... ...'ın babası ... ...'ın mirasını ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Karar sayılı ilamı ile reddettiği anlaşıldığından, davacı müteveffa ... ...'ın mirasının TMK 612 maddesi gereğince iflas hükümlerine göre tasfiye edilerek terekeye tasfiye memuru atanması gerektiğinin ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ihbarına karar verilmiştir. Muris ... ... Tereke Tasfiye Memuru Av....tarafından sunulan 15/11/2023 tarihli dilekçesinde: Tereke tasfiye memuru olarak muvafakatlerinin bulunduğunu, dava dosyasını takip edeceklerini beyan etmiştir. Mahkememiz 05/03/2025 tarihli ara kararı ile tarafın adli yardım talebi kabul edilmiştir. ...Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 24/05/2021-... sayılı adli tıp raporunda: "Mevcut belgelere göre ... ve ... oğlu 1965 doğumlu ... ...'ın 24.06.2018 tarihli trafik kazası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr 1 XII (11Bbba…..40) A % 44 E cetveline göre: %49,2 (yüzdekırkdokuzvirgüliki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur."şeklinde rapor sunulmuştur. İstanbul Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından hazırlanan 19.09.2024 tarih ... sayılı adli tıp raporunda: "Mevcut belgelere göre; ... oğlu, 1965 doğumlu ... ...’ın 24.06.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle; A-30.03.2013 tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine göre, Kas İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye ait Yaralanmalarda Özürlülük, Tablo 3.33a, Kötü sonuçlu total kalça replasmanı maddesine göre %75, Tablo 3.2’ye göre %38 olduğu, bu değerden kişinin olay öncesinde mevcut sekel oranı olan %19 çıkartıldığında; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %19 (yüzdeondokuz) olduğu, B-İyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, C-Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3(üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 07/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda: "A -... plakalı ticari otomobil sürücüsü ...'un aracında yolcu olarak bulunan ... ...'ın yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu, B -... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın ... plakalı otomobilde yolcu olarak bulunan davacı ... ...'ın yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 100 (yüzde yüz ) oranında asli derecede kusurlu olduğu, C-... plakalı park halindeki kamyon sürücüsü ...'ın ... plakalı ticari taksi içerisinde yolcu olarak bulunan davacı ... ...'ın yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kanaatini bildirir rapordur." şeklinde raporunu sunmuştur. Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 07/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda: "Davacının 24.06.2018 tarihli kazasından dolayı uğramış olduğu zararların tahsili talebine ilişkin olarak davacının 18.06.2021 tarihinde vefat ettiğinden hesaplamanın vefat tarihine kadar yapılabildiği, davacı adına hesaplanan toplam maddi tazminatın 27.436,02 TL olduğu, bunun; 15.596,97 TL'lik kısmının geçici iş göremezlikten kaynaklı olduğu, o 11.839,05 TL'lik kısmının sürekli iş göremezlikten kaynaklı olduğu, davacı adına hesaplanan bakıcı giderinin 6.088,50 TL olabileceği, davacı adına SGK'nın karşıladığı tutarı aşan tedavi giderine ilişkin tespitte bulunulamadığından bu talebe ilişkin hesaplama yapılamadığı, ancak tedavi için 2.000,00 TL'lik ulaşım yardımı olabileceği, kanaatini belirtir" raporunu sunmuştur. Muris ... ... tereke vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesinde: Murisin trafik kazası sebebiyle uğramış olduğu maddi zararın tazmini amacıyla trafik kazası tarihi olan 24/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 35.524,52 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, A.A.Ü.T uyarınca takdir edilecek vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı müvekkile verilmesini, yargılama masrafların davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Somut olayda, davacı müteveffanın 24/06/2018 tarihli trafik kazası sebebiyle tazminat talebinde bulunduğu, davacının kazaya karışan araçlardan ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu, davalı sigortanın iş bu aracın ZMMM sigortacısı olduğu, .... ASCM'nin ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile seyir halinde iken yola gereken dikkat ve özeni vermesi, manevra alanını kontrol altında bulundurması, sağa manevra yapmadan evvel bu bölümdeki araçların varlığına dair yeterli kontrolleri sağlaması, uygun bir anda manevrasını gerçekleştirmesi gerekirken bu hususlara uymayarak yaptığı hatalı manevra ile ... plaka sayılı araç ile çarpıştıkları olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurlu olduğu anlaşıldığından dava dışı ...'ın cezalandırılmasına karar verildiği, dosyanın kesinleştiği, mahkememizce kusur bilirkişisinden alınan raporda ... plakalı ticari otomobil sürücüsü ...’un aracında yolcu olarak bulunan ...’ın yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...’ın ... plakalı otomobilde yolcu olarak bulunan davacı ...’ın yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 100 (yüzde yüz ) oranında asli derecede kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının tazminat talebini davayı kazaya karışan araçlardan ... plakalı araç sigortacısına yönelttiği anlaşılmış olup, davalı sigortanın ancak sigortlasının kusuru oranında ve poliçe limitiyle tazminat ödemekle yükümlü olduğu ve davalı sigorta tarafından sigortalı araç sürücüsünün meydana glen kazada kusursuz olduğu anlaşılmakla, davacının tazminat talebini davalıya yöneltemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 44,40 TL harcın mahsubu ile eksik 571,00 TL harcın terekenin tasfiyesi halinde tereke dosyasından tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Dosyada adli yardım talebinin kabul edilmesinden sonra suç üstü ödeneğinden karşılanan 7.000,00 TL bilirkişi aktüer raporu, 6.000,00 TL kusur raporu, 13 adet e-tebligat masrafı 195,00 TL, 11.375,00 TL Adli Tıp Kurumu rapor ücreti ve 1.070,00 TL ATK rapor ücreti olmak üzere toplam 25.640,00 TL ücretin terekenin tasfiyesi halinde tereke dosyasından tahsili ile hazineye irad kaydına, 6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 35.524,52 TL vekalet ücretinin terekenin tasfiyesi halinde tereke dosyasından tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin terekenin tasfiyesi halinde tereke dosyasından tahsili ile hazineye irad kaydına, 8-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak tereke tasfiye memuru vekilinin yüzüne karşı, mirasçıların ve davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/12/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim .... ¸e-imzalıdır