İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/604 E. 2025/229 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/604
Karar No
2025/229
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/604 Esas KARAR NO : 2025/229

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/10/2020 KARAR TARİHİ : 25/03/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki faktöring sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığı, bu sözleşmeden dolayı davalı cari hesap alacaklarının olduğunu alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine itiraz ederek durdurduğunu, Sonuç olarak ... 28. İcra Dairesi ...E sayılı icra dosyasına yapılan haksız itirazın kaldırılmasını, davalının kötü niyetli olarak icra takibine itirazı nedeniyle, en az %20 İcra İnkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalı ... Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu itirazın iptali davasının haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkilinin davacıya tüm ödemeleri yaptığını, davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, taraflar arasında bir cari hesap sözleşmesinin de olmadığını, davacının cari hesap iddiasının dayanaksız ve gerçek dışı olduğunu, davacının tek taraflı olarak hazırlamış olduğu ve sunacağı, müvekkilinin imzası veya kabulü olmayan tüm delillere de şimdiden itiraz ettiklerini, davacının kayıt tutmaktaki hünerleri sayesinde ticari faaliyetlerini sürdürdüklerini, bu anlamda delil üretme kapasitesinin hayli yüksek olduğunu, müvekkilinin imzasının ve kabulü içermeyen davacının tek taraflı olarak hazırlayıp sunacağı rapor, kayıt, defter, tanık adı altındaki tüm delillere şimdiden itiraz ettiklerini, haksız davanın reddini, haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili aleyhine takip yapan davacının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu itirazın iptali davasının haksız ve dayanaksız olduğunu, reddinin gerektiğini, işbu davanın, müvekkili ...'e müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yönetildiğini, oysa ki, müvekkilinin davaya dayanak olarak gösterilen 04/03/2014 tarihli faktoring sözleşmesinde, müşterek borçlu olmadığı gibi sözleşmenin kefalete ilişkin zorunlu unsurları da taşımadığını, müvekkiline her iki bakımdan da herhangi bir borç atfedilmesinin olanaklı olmadığını, davanın husumet nedeniyle de reddinin gerektiğini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davaya konu edilmiş ve iddia edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın bu yönden de reddinin gerektiğini, diğer davalı ve müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, tüm bu nedenlerle, mahkemenin görevsizliğine, haksız davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili aleyhine takip yapan davacının takip konusu alacağının %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır. Uyuşmazlığın, davacının davalıdan aralarında Faktoring sözleşmesi kapsamında takip tarihi itibariyle talep edilebilir alacağı olup olmadığı varsa miktarı ile bu kapsamda itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, miktarı, %20 icra inkar tazminatı veya kötü niyet tazminatı gerekip gerekmediği hususlarından kaynaklandığı görülmüştür. Dosya arasına celp edilen ... 28. İcra Dairesi ...Esas sayılı Ödeme emrine davalı vekili tarafından alacaklı tarafından yapılan takibe, içerindeki borcun tamamına faize ve fer'ilerine itiraz edildiği ve takibin durduğu tespit edilmiştir. Mahkememizin 08/02/2022 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller, tüm dosya kapsamı nazara alınarak dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle bilirkişi ...'e dosyanın verilerek rapor istenilmesine karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi...'e tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından sunulan 18/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Tüm dava dosyası, iddia, savunma, dosyaya sunulan tüm deliller üzerinde yapılan inceleme neticesinde, Bu raporun 5. Bölümünde yapılan tespitler ile 6. Bölümünde yapılan değerlendirme ve hesaplamalar sonucunda: Davacı şirketin dava dosyasına sunmuş olduğu cari hesap kayıtları ile Yüce Mahkemenizce celp edilen, banka ödeme kayıtlarının tam olarak örtüşmediği, Davacı şirketin davalı şirketin cari hesaplarına; Bankalardan gelen ödeme belgelerinde hesabına aleyhe girilen (Yada farklı reklam girilmek suretiyle ) 1- 02.10.2014 Tarihli ...” ndan davacı şirkete gönderilen 8.496,12.-TL sının cari hesaba 8.496,92.-TL borç kaydedilmek suretiyle davacı aleyhine 0,80.-TL borç kaydı 2- 10.03.2015 Tarihinde Geri ödeme şeklindeki 61.000,00.-TL fazladan borç kaydı 3- 18.11.2015 Tarihinde ön ödeme şeklindeki 9.235,83.-TL borç kaydı ile birlikte Ödeme emri tarihinde davalıdan 45.320,00.-TL alacağının olacağı, aksi halde Bu 3 kaydın cari hesaplara alacak girilmesi gerektiği bu durumda: Davacının kayıt altına aldığı 12.03.2020 Tarihinden itibaren 45.320,00.-TL cari hesap alacağından ( 61.000,0049.235,8340,80X)70.236,63.-TL düşülmesi gerektiği, Bu durumda da (45.320,00-70.236,63-) 24.916,63.-TL davalı şirketin davacı şirketten alacaklı olduğu sonucuna ulaşılacağı, Tüm bu nedenlerle davacının davasının bu şekli ile ispata muhtaç olduğu sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizin 24/05/2022 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile tüm takdir ve değerlendirme mahkememize ait olmak üzere taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi için dosyamızın önceki bilirkişiye tevdine; raporun çelişkiye yer verilmeksizin ve de önceki raporda farklı görüş bildirilmesi halinde gerekçesinin de belirtilmek suretiyle rapor düzenlenilmesinin istenilmesine karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişiye yeniden tevdi edilmiş ve bilirkişi ... tarafından sunulan 24/05/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: " Tüm dava dosyası, iddia, savunma, dosyaya sunulan tüm deliller ile itirazlar doğrultusunda yapılan inceleme neticesinde, Vakıanın seyri açısında Davacı ticari defterlerinin incelenmesine gerek olmadığı, cari hesap kayıtlarında davacı alacağının net olarak ortada olduğu, Kök Raporun 6. Bölümünde yapılan; Davacı şirketin 02.10.2014 Tarihinde davacı hesabına 0,80.-TL fazladan Borç, 10.03.2015 Tarihinde Geri ödeme şeklindeki 61.000,00.-TL fazladan borç 18.11.2015 Tarihinde ön ödeme şeklindeki 9.235,83.-TL borç, Bu 3 kaydı ispatlaması halinde 45.320,00.-TL alacağını ortaya koyacağı dendiği, Davacı vekilinin İtiraz dilekçesi ekinde; 02.10.2014 Tarih 8.496,92.-TL bedelli ... Bankası 10.03.2015 Tarih 61.000,00.-TL bedelli ..., 18.11.2015 Tarih 9.235,83.-TL bedelli ... dekont fotokopileri sunduğu, yukarıda belirtilen dekontların Yüce Mahkemeniz Tarafından ilgili bankalardan celp edilerek teyit edilmesi halinde; ... 28. İcra Dairesi ... Esas sayılı Ödeme emrine; davalı tarafından edilen itirazın, 45.320,00.-TL likit alacak üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün yüce mahkemenizin takdirinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizin 03/10/2023 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile ... bankasında gelen yazı cevaplarının değerlendirilmesi için dosyamızın önceki Bilirkişiye tevdine karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'e tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından sunulan 06/10/2023 tarihli ek raporunda özetle; "Yüce Mahkemeniz tarafından, ... bankasında gelen yazı cevaplarının değerlendirilmesi yönünde, verilen görevlendirme neticesinde; Yüce mahkemeniz tarafından celp edilen, davacı şirkete ait ... hesap özetine göre; davacı şirket tarafından davalı şirkete, 02.10.2014 tarihinde 8.496,92.-TL, 10.03.2015 Tarihinde 61.0000,00.-TL, 18.11.2015 tarihinde 9.235,83.-TL havale yapıldığı, sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizin 26/12/2023 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile Dosyanın incelenmesinde bilirkişi tarafından ... 9. ATM'nin ... Esas sayılı mahkememizin iş bu dosyasıyla birleşen dosya yönünden inceleme yapıldığı anlaşılmakla birleşen dosya yönünden inceleme yapılmak üzere dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi ile ek rapor alınmasına karar verilmiş, dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından sunulan 03/07/2024 tarihli bilirkişi 3. Ek raporunda özetle: "Tüm dava dosyası, iddia, savunma, dosyaya sunulan tüm deliller ile itirazlar doğrultusunda yapılan inceleme neticesinde, Davacı şirket ile ... şirketi arasında 04.03.2014 Tarihinde 500,000,00.TL limitli bir faktöring Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin aynı tarihte davalı ... tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, Sözleşme Konusunun: Müşteri davalının doğmuş veya sözleşme süresi içerisinde mal/hizmet satışlarından doğacak alacaklarının, peşinen ve toptan temliki suretiyle Faktör tarafından finansman sağlanması şeklinde olduğu, Finansman faiz oranının devir alınan alacaklara ilişkin Davacı Faktör tarafından serbestçe belirleneceğinin belirlendiği, Sözleşmede müşteri davalının kendisine sağlanan finansmanın; faktöring ücreti, komisyon, faiz ve bütün masraflar ile ferilerinin teminatını Faktör'ün talep edeceği miktarda ve türde teminat vermekle yükümlü olduğunun belirtildiği, Bu faktöring sözleşmesi ve cari hesap kayıtlarına göre davacı şirket tarafından davalı şirkete 05.03.2014-30.11.2018 Tarihleri arası 2.981.059,95.-TL ödeme Yapıldığından bahisle davalı şirket hesabına toplam 2.981.059,95.-TL Borç kaydedildiği, yine bu cari hesap kayıtlarına göre davacının davalıdan 12.03.2020 Tarihinden itibaren 45.320,00.-TL cari hesap alacağının olduğu, Davacı şirketin Yüce Mahkemenize vermiş olduğu beyanlar doğrultusunda Celp edilen banka dekontlarına göre; Davacının davalıya: ... Hesabından: 21.260,96.-TL, ... Hesabından: 310.709,57.-TL, ... Bankası Hesabından: 624.687,92.-TL, ...Bankası Hesabından: 650.244,22.-TL, ... Bankası Hesabından: 1.374.156,48.-TL olmak üzere toplamda 2.981.059,15.-TL gönderdiğinin tespit edildiği, İlgili faktöring sözleşmesi ve cari hesap kayıtlarına göre davacı şirket tarafından davalı ... şirketine 05.03.2014- 30.11.2018 Tarihleri arası 2.981.059,95.-TL ödeme yapıldığı ve davalı şirket hesabına toplam 2.981.059,95.-TL Borç kaydedildiği, yine bu cari hesap kayıtlarına göre; ödeme emri tarihinde davacının davalı ... şirketinden 12.03.2020 Tarihinden itibaren 45.320,00.-TL cari hesap alacağının olduğu, davalı ...'in bu borçtan müteselsil borçlu sıfatıyla sorumlu olduğu, .. 28. İcra Dairesi ... Esas sayılı Ödeme emrine; davalı ... tarafından edilen itirazın, 45.320,00.-TL likit alacak üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün yüce mahkemenizin takdirinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Mahkememizin 03/12/2024 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile Alınan raporların incelenmesinde taraflara ait ticari defter ve kayıtların incelenmediği, tarafların ticari defter ve kayıtlara delil listesinde yer verdiği anlaşılmakla, taraflara ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi, cari hesap ilişkisinin defter ve kayıtlar üzerinden de tetkiki suretiyle rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişiye yeniden tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından sunulan 10/01/2025 tarihli bilirkişi 4. Ek raporunda özetle: " Taraflara ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi, cari hesap ilişkisinin defter ve kayıtlar üzerinden de tetkiki suretiyle rapor düzenlenmesi yönünde verilen görevlendirme çerçevesinde; 03.12.2024 tarihli Duruşma tutanağının 1. Bendinde; tarafların defter ve kayıtları yerinde inceleme yapılacağından taraf vekillerine ticari defter ve kayıtlarını 27/12/2024 tarihinde mahkemeye ibraz için kesin süre verilmesine, kabul edilebilir bir mazeret olmadan tarafların ticari defterlerini 27/12/2024 günü saat 14:00'te ibraz etmedikleri takdirde tarafların HMK md.222-3 kapsamında defterlerini ibrazdan kaçındığının kabul edilerek yargılamaya devam olunacağının ihtarına karar verildiği, davacı şirketin duruşmada hazır olduğu, ancak inceleme günü ve saatinde davacı şirketin ticari defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği gibi yerinde inceleme talebinin de bulunmadığı, davalı şirketin 2014-2018 ve 2019 Yılları arası ticari defterlerini incelemeye sunduğu, 2014 yılı hariç ilgili defterlerin TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda açılış ve kapanış onaylarını zamanında yaptırıldığı, yine ilgili yıllara ait envanter defterlerinde kayıt olmadığı, dava konusu işlemlerin defterlere usulüne uygun kayıt edilmediği, dönem başı ve dönem sonu kayıtlarının tutarsız olduğu, bu nedenlerle davalı şirkete ait 2014-2018 ve 2019 Yılı ticari defterlerinin TTK 64/1 ve TTK 65/2 hükümlerine uygun tutulmamasından dolayı HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil etmediği, Davalı şirketin ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtları incelendiğinde; Davacı şirkete temlik edilen bazı kambiyo senetlerinin kaydı bulunduğu, ancak davacı tarafından gönderilen tutarların kayıt altına alınmadığı, yine 2015, yılında defterlerin boş olduğu 2016 ve 2017 yıllarında dava konusu iş ve işlemlerin kayıt altına alınmadığı, 2018 yılı bakiyesi 493.414,11.-TL borç bakiyesi verirken 2019 Yılı dönem başına kaydın 204.164,11.- TL olarak girildiği, sonuç olarak 30.07.2019 tarihinde davalı şirketin davacı şirketten 300.614,11.-TL alacaklı olduğu görülse de; davalı şirket ticari defterlerinin uyuşmazlığı çözecek gerçek verilere sahip olmaması nedeniyle bu tutarın borç/alacak olarak değerlendirmesinin mümkün olmadığı;Tüm bu nedenlerle geçmiş raporlarda tespit edilen; ... 28. İcra Dairesi ...Esas sayılı Ödeme emrine; davalı ... tarafından edilen itirazın, 45.320,00.-TL alacak üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün yüce mahkemenizin takdirinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizce tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında 04.03.2014 Tarihinde 500,000,00.TL limitli bir Faktöring Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin aynı tarihte... tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, sözleşme konusunun; davalının doğmuş veya sözleşme süresi içerisinde mal/hizmet satışlarından doğacak alacaklarının, peşinen ve toptan temliki suretiyle Faktör tarafından finansman sağlanması şeklinde olduğu, finansman faiz oranının devir alınan alacaklara ilişkin davacı Faktör tarafından serbestçe belirleneceğinin belirlendiği, sözleşmede davalının kendisine sağlanan finansmanın; faktöring ücreti, komisyon, faiz ve bütün masraflar ile ferilerinin teminatını Faktör'ün talep edeceği miktarda ve türde teminat vermekle yükümlü olduğunun belirtildiği, tespit edilmiştir. Mali Bilirkişi tarafından hazırlanan kök ve ek raporlarda, taraflar arasında akdedilen faktöring sözleşmesi ve cari hesap kayıtlarına göre davacı şirket tarafından davalı şirkete 05.03.2014-30.11.2018 Tarihleri arası 2.981.059,95.-TL ödeme yapıldığından bahisle davalı şirket hesabına toplam 2.981.059,95.-TL borç kaydedildiği, yine bu cari hesap kayıtlarına göre davacının davalıdan 12.03.2020 Tarihinden itibaren 45.320,00.-TL cari hesap alacağının olduğu tespit edilmiştir. Konuya ilişkin Yargıtay İçtihatlarına bakıldığında, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun T.28.03.2018, E...., K.... ve T.17.09.2019, ... E. , ... K. sayılı ilamlarında; '6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’ nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’ daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz.' demektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu T.25.04.2018, E.... K.... sayılı ilamında; 'Yukarıdaki açıklamalar ışığında, takibe sıkı sıkıya bağlı olan davada taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından, aradaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilebileceği ve Özel Daire kararında belirtildiği gibi yalnızca takibe konu faturaların ve faturalara ilişkin ödemelerin taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, faturaların tümünün teslim alan kısımlarında imza olduğu hususunun gözetilmesi ve delillerin eksiksiz olarak toplanıp hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği, aksi yönde yapılacak araştırmanın ise itirazın iptali davasının niteliği ile bağdaşmayacağı hususları açık olduğundan, mahkemece önceki kararda direnilmesi doğru değildir.' içtihat edilmiştir. Emsal Yargıtay İçtihatları doğrultusunda, taraflara ait ticari defter ve kayıtların incelenerek cari hesap ilişkisinin defter ve kayıtlar üzerinde tetkiki sureti ile rapor düzenlenilmesi istenilmiş ise de, 03.12.2024 tarihli Duruşma Tutanağının 1. Bendinde; tarafların defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılacağından taraf vekillerine ticari defter ve kayıtlarını 27/12/2024 tarihinde mahkemeye ibraz için kesin süre verilmesine, kabul edilebilir bir mazeret olmadan tarafların ticari defterlerini 27/12/2024 günü saat 14:00'te ibraz etmedikleri takdirde tarafların HMK md.222-3 kapsamında defterlerini ibrazdan kaçındığının kabul edilerek yargılamaya devam olunacağının ihtarına karar verildiği, davacı şirketin duruşmada hazır olduğu, ancak inceleme günü ve saatinde davacı şirketin ticari defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği gibi yerinde inceleme talebinin de bulunmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde, "mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" hükmü bulunmaktadır. Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delil niteliğindedir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de, ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bu durumda her iki tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi zorunludur. Ancak karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defteri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden, verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde mahkeme karşı taraf defterindeki kayıtların doğru olduğunu kabul edebilir. Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı, defterlerini sunmayarak, davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığını tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtları mevcut olduğu halde sunulmadığını ve bunun sonucunda davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine değil oluşturduğunun kabulü gerekir. ( Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar) Tüm bu açıklamalar muvacehesinde, taraflar arasında bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, davacı yanın alacağını sübuta erdirecek defter ve delillerini verilen kesin süre içerisinde ibraz etmediği, dosya kapsamında alınan Mali Bilirkişi raporlarında sadece davacının davalı için hazırlamış olduğu cari hesap listesi ve ödeme işlemlerine dair banka kayıtları üzerinde yapılan incelemeye dayalı rapor tanzim edildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu T.25.04.2018, E... K.... sayılı ilamında da belirtildiği üzere, takibe sıkı sıkıya bağlı olan davada taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından, aradaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilebileceği ve yalnızca takibe konu faturaların ve faturalara ilişkin ödemelerin taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususunda inceleme yapılması gerekeceğinden sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davanın REDDİNE, 2-) İspatlanamayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 3.097,86-TL karar harcının peşin yatırılan 547,72-TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 2.550,14-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-)Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 6-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-)Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/03/2025

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2020/604, K. 2025/229, T. 25.03.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-604-e-2025-229-k-3e5bcb5c6415